PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Solda birlik için dördüncü adım


demali
26.02.2006, 12:39
İzmir'deki toplantıda konuşan DİSK Genel Başkanı 'Ülkeyi artık sağa teslim etme lüksümüz yok' dedi

FATİH PORTAKAL İzmir DHA

"10 Aralık Solda Yenilenme, Bütünleşme, Kitleselleşme Platformu" toplantılarının dördüncüsü İzmir'de toplandı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkan Süleyman Çelebi, ülkeyi sağ siyasete teslim edemeyeceklerini belirterek, umudun adresinin "sol" olduğunu söyledi.
DİSK'in öncülüğündeki toplantıya sendika çalışanları ile eski siyasetçilerden Ertuğrul Günay, sanatçı Meral Okay, reklamcı Ersin Salman, Prof. Burhan Şenatalar, Vicdan Baykara ve Gazeteci -Yazar Derya Sazak konuşmacı olarak katıldı.

'Umut soldadır'
"Artık pembe hayallere halkımız inanmıyor. Bu iktidar herşeyi eline yüzüne bulaştırdı" diyen, hükümetin VIP salonunda getirdiklerini kargo deposundan gönderdiğini vurgulayan Çelebi, şunları söyledi:
"Düşünce özgür değil. İnsan hakları güvencesiz. Yargı felç olmuş. Başbakan argo atışmalarla kayıkçı kavgası yapıyor. Türkiye'nin aydınlık yüzü İzmir'e 'gâvur' diyebiliyor. Halkımız bu siyaset anlayışına hiç güvenmiyor. Yeni bir umut arıyor. Bu umudun adresi açıktır, soldur. Solun yenilenmesi, bütünleşmesi, kitleselleşmesini sağlayacak siyasal kurumsallaşmayı mutlaka gerçekleştireceğiz. Bu ülkeyi ve bu ülkenin insanlarını artık sağa teslim etme lüksümüz yok. Sağın alternatifinin sağ olmasına seyirci kalamayız."

ÖDP: Sol ayağa kalkmalı

ŞAKİR AYDIN İstanbul

Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin (ÖDP) kuruluşunun 10. yıldönümü nedeniyle İTÜ Maçka Yerleşkesi'nde "21. Yüzyılda Sol ve Türkiye" konulu sempozyum düzenlendi. Sempozyumda konuşan ÖDP lideri Hayri Kozanoğlu, siyasetten umudunu kesme noktasına gelen insanları milliyetçiliğe, tarikatçılığa ve mafyacılığa terk etme haklarının olmadığını söyledi.
Başkan Kozanoğlu, "Türkiye'de sol artık silkinip ayağa kalkmalı, değişen Türkiye ve dünya koşullarında fikri bir yenileme gerçekleştirmeli. Sol dar bir particilikle yetinemez" dedi.

milliyet

Ercan
27.02.2006, 00:13
Bence solun en büyük problemi,en ufak fikir ayrisiminda bölünmeleridir.Bu da sag partilerin isine yaradi.Klasik bir söylem oldu fakat durum budur.

boran_6
27.02.2006, 13:34
Bence solun en büyük yanlışı saplantılı olmasıdır. Şöyle kısaca cumhuriyetin çok partili dönemine bir göz attığımız zaman sağda hep değişim olmuştur. 12 eylül katliamından sonra özal daha sonra demirel sonra çiller, yılmaz, erbakan,bahçeli,erdoğan... kısaca hep değiştirmişler. Beğenmediklerini al aşağı etmişler. Şimdi gelelim sola. Cumhuriyet döneminde chp (kısa bir sürede shp ismi ile) sadece bir dönem meclise girememiş ve girdiği dönemlerin çoğunda da iktidarın bi şekilde ortağı olmuştur. Şimdi soruyorum bu ülkede bazı şeyler kötü ise (ki öyle) bunda en büyük emek chp nindir. Ama bizde bi saplantıdır chp. Bu da böyle olduğu sürece bizde hiç bir gelişme olmaz.

Ceyhun
27.02.2006, 13:44
Bence solun en büyük yanlışı saplantılı olmasıdır. Şöyle kısaca cumhuriyetin çok partili dönemine bir göz attığımız zaman sağda hep değişim olmuştur. 12 eylül katliamından sonra özal daha sonra demirel sonra çiller, yılmaz, erbakan,bahçeli,erdoğan... kısaca hep değiştirmişler. Beğenmediklerini al aşağı etmişler. Şimdi gelelim sola. Cumhuriyet döneminde chp (kısa bir sürede shp ismi ile) sadece bir dönem meclise girememiş ve girdiği dönemlerin çoğunda da iktidarın bi şekilde ortağı olmuştur. Şimdi soruyorum bu ülkede bazı şeyler kötü ise (ki öyle) bunda en büyük emek chp nindir. Ama bizde bi saplantıdır chp. Bu da böyle olduğu sürece bizde hiç bir gelişme olmaz.

Ben de bu görüşe ana hatlarıyla katılıyorum. Hizip şeklinde değil ama konuşarak, birlik halinde yeni çözümler aranabilir. Bu nasıl olur? Bu ülkede solun en büyük tabanı Alevilerdir. Bunun dışında sendikalar, meslek örgütleri ve insan hakları kurumları da solda söz sahibidir. Bence Alevi örgütleri; DİSK, KESK gibi sendikalar; TMMOB, TTB gibi meslek örgütleri ve İHD, TAYAD gibi insan hakları kuruluşları birlikte bir tartışma ortamı yaratır. Bu tartışma ortamına CHP, SHP, ÖDP, TKP gibi sol partiler de davet edilir. Ayrıca irili ufaklı bir çok sol platform ve dernek var. SODEV, ESP, HÖC, Halkevleri gibi sosyal demokrat ve radikal sol gruplara da çağrılar yapılır. CHP muhtemelen katılmayacaktır zaten ama gene de çağrılması lazım. Ve yeni bir örgütlenme arayışına girilir. Tekil örgütlenmeler bir çözüm sağlamıyor. DİSK'in tek başına girişeceği parti de bir tabela partisi olmaktan öteye gidemez kanımca.

candacan
28.02.2006, 02:41
Ben de bu görüşe ana hatlarıyla katılıyorum. Hizip şeklinde değil ama konuşarak, birlik halinde yeni çözümler aranabilir. Bu nasıl olur? Bu ülkede solun en büyük tabanı Alevilerdir. Bunun dışında sendikalar, meslek örgütleri ve insan hakları kurumları da solda söz sahibidir. Bence Alevi örgütleri; DİSK, KESK gibi sendikalar; TMMOB, TTB gibi meslek örgütleri ve İHD, TAYAD gibi insan hakları kuruluşları birlikte bir tartışma ortamı yaratır. Bu tartışma ortamına CHP, SHP, ÖDP, TKP gibi sol partiler de davet edilir. Ayrıca irili ufaklı bir çok sol platform ve dernek var. SODEV, ESP, HÖC, Halkevleri gibi sosyal demokrat ve radikal sol gruplara da çağrılar yapılır. CHP muhtemelen katılmayacaktır zaten ama gene de çağrılması lazım. Ve yeni bir örgütlenme arayışına girilir. Tekil örgütlenmeler bir çözüm sağlamıyor. DİSK'in tek başına girişeceği parti de bir tabela partisi olmaktan öteye gidemez kanımca.

İyi bir çağrı ama bu çağrının sonunda çözüm gelmez. Gene birileri bu yeni örgütlenme biçiminin yanlış olacağını öne sürerek, ayrı ayrı oluşumlarda devam ederler. Geçmişte bu tür girişimler çok yapıldı. Hatta başlangıçta olumlu sonuçlar da alınmıştı. Ama tekrar ayrılıklar, kopmalar oldu.
Bence çözüm bu tip arayışlarda değildir. Çözüm kendimizde. Bu sorunu ancak ve ancak biz aşabiliriz. Kendimizi en iyi şekilde ifade edebileceğimiz ve demokratik işleyişinden emin olduğumuz bir partiyi desteklemeliyiz. Hatta o partide örgütlenmeliyiz. Sistemin izin verdiği ölçüde, sistemi de zorlayarak mücadele etmeliyiz, destek vermeliyiz. En azından oylarımızla desteklemeliyiz. Gerçekten sol pir partiye oy vermeliyiz, verdirmeliyiz. Bu partilerden biri daha ön plana çıkacak ve güçlenecektir. İşte o partide birlik sağlanmış olacaktır.
Kısa vadeli çözümler, ilerisi için daha da çözümsüzlüğü getirmektedir. Kısa vadeli birleşmelerle bu surun çözülememiştir. Orta ve uzun soluklu, kalıcı çözümlere ihtiyacımız var. Ve bu çözüm bizlerin elinde.

boran_6
02.03.2006, 15:11
İyi bir çağrı ama bu çağrının sonunda çözüm gelmez. Gene birileri bu yeni örgütlenme biçiminin yanlış olacağını öne sürerek, ayrı ayrı oluşumlarda devam ederler. Geçmişte bu tür girişimler çok yapıldı. Hatta başlangıçta olumlu sonuçlar da alınmıştı. Ama tekrar ayrılıklar, kopmalar oldu.
Bence çözüm bu tip arayışlarda değildir. Çözüm kendimizde. Bu sorunu ancak ve ancak biz aşabiliriz. Kendimizi en iyi şekilde ifade edebileceğimiz ve demokratik işleyişinden emin olduğumuz bir partiyi desteklemeliyiz. Hatta o partide örgütlenmeliyiz. Sistemin izin verdiği ölçüde, sistemi de zorlayarak mücadele etmeliyiz, destek vermeliyiz. En azından oylarımızla desteklemeliyiz. Gerçekten sol pir partiye oy vermeliyiz, verdirmeliyiz. Bu partilerden biri daha ön plana çıkacak ve güçlenecektir. İşte o partide birlik sağlanmış olacaktır.
Kısa vadeli çözümler, ilerisi için daha da çözümsüzlüğü getirmektedir. Kısa vadeli birleşmelerle bu surun çözülememiştir. Orta ve uzun soluklu, kalıcı çözümlere ihtiyacımız var. Ve bu çözüm bizlerin elinde.



yani kısacası bizler oy kullanırken baraj kaygısı ile değil kendimize gerçekten yakın hissetiğimiz örgütleri desteklersek zaten yeni bir örgütlenme içine girmiş oluruz.