PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Turan Dursun


bykuş
14.06.2007, 23:19
Ölürsem,

O zaman anlarsın.

Ölünce biri,

Pazar, kışın,

İki yüz olur hemen yüzler Hemen!

Dersin, neymiş meğer!

Ben de ölürsem eğer

Ey aydın cemaat!

Lütfen öldürme beni,

Lütfen! ”

(Turan Dursun)

TURAN DURSUN (1934-1990)
http://img507.imageshack.us/img507/4112/turanbx1.jpg
Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Gümüştepe köyünde 1934 yılında doğdu. İmam olan babası, daha o doğmadan "Basra'da ve Kufe'de bile görülmeyecek bir alim" yapma sevdasındaydı onu. İlkokula göndermedi. Çocukluk hayatı şeyhlerin ve din hocalarının yanlarında çeşitli tekke ve dergahlarda geçti. O yıllarda Turan Dursun' un en büyük amacı babasının belirlediği bu amaca hızla ulaşmaktı. Birkaç yılda öğrenilecek dersleri bir- iki ayda öğreniyordu. Sırf İslam bilgileri çok iyi olan Kürt hocalardan ders alabilmek için üç-dört ayda çok iyi denilebilecek ölçüde Kürtçe öğrendi. "sarf" ve "nahv" denilen Arapça grameri çocuk yaşta öğrendi, hem 11. ve 12. yüzyıl Arapçasını hem de 7. ve 8. yüzyıl Arapçasını bilirdi. onyedi yaşına geldiğinde İcazeti almış ve Kazviniyi okumuştu.



Diyanette müftü olabilmek için İlkokulu dışarıdan bitirdi. İlk olarak köy imamlığı yaptı. İstanbul Çarşamba'da Üçbaş ve İsmailağa medreselerinde hocalık yaptı. 1958-1965 yılları arasında Tekirdağ, Gemerek, Türkili, Altındağ ve Sivas' ta Müftülük yaptı. Atatürkçü ve şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırgandı. Müftülükleri sırasında bu nedenlerle sürgünleri oldu. 60'lı yıllarda aydın müftü olarak kamuoyunda yankılar getirdi. Kendi deyişiyle İslama olan inancını yitirdikten sonra 1965 yılında müftülüğü bıraktı.


Turan Dursun' u, neredeyse ömrünü adadığı İslam' dan uzaklaştıran baş neden, aklının imanına üstün gelmesidir.Ömrünü İslamla içi içe geçiren bir insanın bunu başarmasının ne kadar zor olduğunu tahmin etmek güç değildir. Onu böylesine büyük kılan belkide en önemli şey budur. Turan Dursun' u İslamdan kopartan başlıca deneyimlerini şöylece sıralayabiliriz:


1)İnsanlık tarihinin bilinen en eski efsanesi olan Gılgamış Destanı' nı okuduktan sonra, Tevrat' a ve ondan sonra da Kuran' a geçen Nuh Tufanı efsanesinin kökeninin çoktanrılı ilkel Sümer Uygarlığı olduğuna kanaat getirmiştir.


2) İncil ve Tevrat' ı okuduktan sonra, Kuran' daki pek çok ayetin bu kitaplardan kopya edildiğine kanaat etmiştir.


3) Sinop'daki görevi sırasında marksist bir öğretmenden edindiği kitaplar sayesinde Tarihi Materyalizm ve Diyalektik Materyalizm Felsefesi ile tanışmış, ancak komünist olmasa bile bu felsefelerden etkilenmiştir.


4) Kemalist düşünceye yakın olması nedeniyle hiç bir zaman bağnaz İslami kesimlerin yoluna girmemiştir.


5) Kuran' daki gerek akıl dışı ayetleri, gerekse de birbiriyle çelişkili ayetleri, gerçekliğe olan aşkı imanından üstün geldiği için görebilmiştir.


Turan Dursun, Diyanet' deki görevinden ayrıldıktan sonra 1966 yılında TRT'de dini içerikli programlarda görevi aldı. On yıl bu görevine devam ettikten sonra gene TRT'de prodüktör olarak "Başlangıcından Bu Yana İnsanlık", "Vergi Programı", "Akşama Doğru" gibi programlar yaptı.
TRT'den emekli olduktan sonra "Kur'an Ansiklopedisi"ni 1987 yılında bitirdi. 1989 yılında haftalık 2000'e Doğru Dergisi' nde yazı yazmaya başladı. Bu sitede yer alan pek çok yazısını da bu dergide yazdı. Bu yazıları nedeniyle İslami çevrelerden çok büyük tepki aldı. Süleyman Ateş, Yaşar Nuri Öztürk gibi pek çok İslamcıyı kalemiyle yanıtlamasını bildi. Hiç biri o hayatta iken karşısına çıkamadılar.

Böylesine kuşatılmış bir durumda onun çevresinde çok az sayıda destekçisi vardı. İlhan Arsel ve kitaplarını yayınlamayı kabul eden Doğu Perinçek bunlardandı (Turan Dursun yazdığı yazıları kitap haline getirmek için pek çok yayınevini dolaştığını, yayınevlerinin böyle bir kitap yayınlamaya cesaret edemedikleri için teklifini kabul etmediklerini söylemiştir. Sayın Doğu Perinçek bunu kabul eden yegane kişi olarak, Turan Dursun gibi bir aydınlanma savaşçısını kitapları ile Türkiye kamuoyuna kazandırdığı için burada kendisini kutlamayı borç biliriz.)



Turan Dursun yazdıklarının bedelini canıyla ödeyebileceğini bilmiyor muydu? Bu soruya yanıt olarak Hasan Yalçın' a şunları söylemişti: "Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?" Turan Dursun bir aydınlanma savaşçısı olarak yanıtladı soruyu. Ve o anda ölümü yendi. Ölümün ötesine geçti. Ölüm, Turan Dursun' u daha da büyüttü. Yazdıklarının uğruna yaşamını feda etmiş olmasının büyüsüyle daha çekici hale geldi. Adı, ölümsüz aydınlanma kurbanları arasına yazıldı.


Turan Dursun' un kitapları, onun ölümünden sonra yayınlanabildi. İlk kitabı, ölümünden iki ay sonra yayınlanan Din Bu 1 adlı kitabı idi.



CİNAYETİ VE DAVASI


Turan Dursun, 4 eylül 1990 tarihinde İstanbul -Koşuyolu' ndaki evinin yakınlarında teröristler tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Oysa onun kalemi ve kitapları dışında hiç bir silahı yoktu. Öldürüldüğü günün ertesinde İran radyolarından sevinç çığlıkları yükseldi. Türkiye' deki İslam savunucuları da rahat bir nefes aldı.


Öldürüldüğünde yetişkin üç çocuk babası idi. Cinayet sonrasında Turan Dursun'un evinde kütüphanesinin raflarında duran çok şeyin kaybolduğu anlaşıldı. Yatağının üzerine ise "Kutsal Terör Hizbullah" kitabı bırakılmıştı. Yakınları kitabın Dursun'a ait olmadığını, eve giren kişiler tarafından bir "mesaj" olarak bırakıldığını söyledi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü, evde polislerin arama yaptığını doğruladı ancak "arama tutanağında kitaplıktan alınanlar yer almadı.


Cinayetle ilgili operasyonda yakalanıp tutuklanarak DGM'ye çıkartılan 15 sanık ilk oturumda tahliye edildi. Ardından cinayetle ilgili İstanbul DGM'de iki ayrı dava görülmeye başladı.


Davalardan birinde örgütün üst düzey yöneticileri Kudbettin Gök, Mehmet Ali Şeker, Mehmet Zeki Yıldırım, Ekrem Baytap'ın da aralarında bulunduğu 25 sanık yargılanıyordu. Bu dava sürerken 1996 yılının Mart ayında İslami Hareket Örgütü lideri İrfan Çağırıcı yakalandı. Çağırıcı ve 12 arkadaşı da DGM'de yargılanmaya başladı.



"Babam Turan Dursun" adında bir de kitap yazan olan Abit Dursun babasını anlatırken: "O, İslam dininin en derin kaynaklarına ulaşmış, eski Arapçayı bilen, Kuran dili Arapçasını da çok iyi bilen bir aydındı. Yıllarca araştırdı, sorup sorguladı. Bütün bunlar Türkiye'deki şeriatçıları ve Atatürk düşmanlarını elbette rahatsız. etti" diyor.

Abit Dursun, Turan Dursun cinayeti soruşturmasında aksayan önemli noktaları özetlerken insan bir kere daha hayretler içine düşüyor: "4 Eylül 1990'da Turan Dursun vurulduktan 40 -45 dakika sonra polis geliyor. Çok daha erken gelen siviller evi darmadağan ediyor. Bir çok eseri ve çalışması siyah poşetlere konuluyor, onlar çıkarken de resmi giysili polisler içeri giriyor. Biz sivil polislerin götürdüğü eserleri ve çalışmaları Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak istedik. Ama 9 yıldır bu girişimimizle ilgili hiç bir sonuç alamadık. Kuran ansiklopedisinin 2000 sayfası, 'Kulleteyn' isimli kitabın ikinci ve sonraki ciltleri yok. '. Her şeyi götürmüşler. Bir yaşam boyu büyük emekle ortaya çıkarılan her şeyi. Bütün bunlar sivillerin eve girmesinden sonra kayboldu. Devlet içindeki bazı güçler, yasadışı devlet odakları bu eşyaları alıp gitti."


23 temmuz 2000'de İstanbul 3 nolu DGM' de Turan Dursun ve Çetin Emeç davalarından yargılanan İrfan Çağırıcı önce 7.5 yıla daha sonra ise "Anayasal düzeni silah zoru ile değiştirmeye kalkışmak" suçundan idam cezasına çarptırıldı.

Sanıklardan Ekrem Baytap, Tamer Aslan, Mehmet Ali Şeker ve Cengiz Sarıkaya hakkında aynı suçtan dolayı ömür boyu hapis cezası verildi. İrfan Çağırıcı'nın kardeşi Rıdvan Çağırıcı ve avukat Hüsnü Yazgan'ın da aralarında bulunduğu 12 sanık örgüt üyeliği suçundan 3 yıl 9 ay ila 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldılar.

6 mart 2002'de Yargıtay 9. Ceza Dairesi, İrfan Çağırıcı hakkındaki kararı onadı.




TURAN DURSUN KİTAPLARI


Turan Dursun' un kitaplarının çok büyük bir bölümü Kaynak Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Turan Dursun' u daha iyi anlamak için kitaplarını ve bilhassa başyapıtı denebilecek olan kitabı Din Bu 1' i (1990' dan beri 20. baskıyı geçmiştir) okumanızı tavsiye ederiz. Bu kitapları Kitap Alımı sayfamızda bulunan sanal mağazalardan birinde temin edebilirsiniz. Turan Dursun'un başlıca kitapları şunlardır:


Kur'an Ansiklopedisi, 8 cilt, (Aydınlanma)

Tarihte, İslam dünyasında ilktir… Herkesin anlayabileceği bir dille hazırlandı… Türkçesine ve açıklamalarına yer verildi… İslam dünyasının en önemli uzmanlarınındır… Her açıklama ve yorum, kaynak gösterilerek alındı… Kaynak, İslam dünyasında herkesin birleştikleri arasından seçildi… Hadisler, Buharî, Müslim gibi güvenilir olanlardan alındı… ilgili maddeler için uzmanlardan görüş alındı…


Din Bu I-II-III-IV /Tabu Can Çekişiyor
(Aydınlanma)

Turan Dursun, Din Bu adlı eserinin ilk cildini kendisi yayıma hazırlamış, fakat eserini kitap halinde görmeden katledilmişti. Aslında toplumumuz Turan Dursun’u yitirmemiş, O’na, vurulmasından sonra kavuşmuştu.

Din Bu ciltlerinde ele alınan kimi konu başlıkları şöyle:

“Muhammed’in Cinsel Hayatı”, İslam Ve Şiddet; Kur’an’ın Orijinalleri Yakıldığı için Şimdi Yok; “Şeytan Ayetleri” İslamın Gerçeği; Büyü Ve Muhammed’in Büyülenmişliği; “Kur’an Mucizeleri”; İslamın Tanrısı Akıllı mı?; Kur’an’daki “Çelişkiler”lerden; Kur’an’daki “Akıl Ve Bilim” Dışlıklar; Kur’an’da “Öldürün” Buyruğu!; Ve Kadına Dayak; İslamın İbadet Kaynağı: Güneş Kültü; İslamda İşkence; Orucun Kökeni: Güneşe Tapma; Dinde İnsan Hakları; Peygamberin Karıları ve Cariyeleri; Seni Çamurdan Yarattık-Efsanelerden İslamiyete-; Zina Cezası (“Hadd”) Ve Uygulamaları; Tahsin Mayetepek’in Atatürk’e Raporu...


Kutsal Kitapların Kaynakları 1-2-3 (Aydınlanma)

Turan Dursun’un üzerinde yıllarca çalıştığı ve büyük önem verdiği araştırması olan Kutsal Kitapların Kaynakları üç ciltten oluşuyor.
Birinci ciltte, Kur’an, incil Ve Tevrat’ta yer alan “korku”yu, korku-umut kaynağı Tanrı’yı, “Efendi Baba Tanrı” kavramını, “Kral Tanrı’nın Yönetimi”ni, bunların kaynaklarını;
ikinci ciltte, “Peygamberlik” konusun, “kabile peygamberi Muhammedi”, peygamberliğin koşullarını ve türlerini, “felsefe-din çiftleşmesini”;
Üçüncü ciltte “Mucize” konusunu, “Mucize” inancının kaynağını, “Mucize”lerden örnekleri; Turan Dursun’un binlerce yıl derinliklere uzanan titiz çalışmasıyla bulacaksınız.
“Ben yüzyılların doğurduğu ölümüm” diyen Turan Dursun, Anadolu insanını aydınlatmaya devam ediyor.
Kutsal Kitapların Kaynakları, Turan Dursun ölümsüzlüğünün mührüdür.

Kulleteyn (Aydınlanma)

Turan Dursun'un ilk din eğitimini aldığı çocukluk yıllarını anlatan romanı...
Şeyh, ağa ve molla üçlüsünün eliyle Doğu Anadolu'nun insanlarına "kader" olarak örülmüş yaşamdan bir kesit. İnsanlara yeniden giydirilmek istenen ŞERİAT'ın nasıl bir İLKELLİK olduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyan bir yapıt. Sömürgenlerince övgüsü yapılan İSLAM nasıl bir şey? Gün ışığına çıkarılıyor. Doğrudan kaynağından tutulan ışıklarla.

Allah (Aydınlanma)

Bu kitap, Kur'an Ansiklopedisi'nin "Allah" maddesini içeriyor. Allah adının Arapça olup olmadığı?; "Allah"a, "Tanrı" denir mi?; islam öncesi ("el cahiliye") Araplarında "Allah" Kur'an Ve hadislerde "Allah"; islam "kelam"ında "Allah; Allah'ın varlığı nasıl kanıtlanabilir?; Allah'ın kendisini olduğu gibi bilip kavramak mümkün mü?; Allah-evren, Allah-insan ve toplum ilişkileri; İslam öncesi ve sonrası bütün kaynaklar incelenerek hazırlandı…

Kur'an (Aydınlanma)

Bu kitap "Kur'an Ansiklopedisi"nin "Kur'an" maddesini içermektedir. "Kur'an" sözcüğü, tanımı Ve kapsamı, herhangi bir kökten türeyip türemediği hakkında ileri sürülen görüşler; "Kur'an" sözcüğü hangi dildendir; Hadis ve ayetlerde "Kur'an"; "Kur'an"ın inişi, nasıl, ne zaman ve hangi topluma yönelik indiği; islam hukuk ve "Kelam"ındaki tanımı, öteki adları...

Dua (Aydınlanma)

Duanın Anlamı ve Tanımı; Kimi durum ve sesler karşısında okunması öğütlenen dualar; Konulara göre dualar: Yağmur Duası, Yemek Duası, Namaz Duası, Hava Duası, Güneş ve Ay tutulmalarındaki Dua; Peygamberin en çok yaptığı dua; Dua nasıl olmalı; ses ve tutum, korku ve umut; Tanrı'ya ait "en güzel adlar" ile dua…

Şeriat Böyle (Aydınlanma)

Bu kitap, Turan Dursun'un, Prof. ilhan Arsel aracılığıyla tanıştığı Erkan Boynuince ile mektuplaşmalarını ve "Şeriat Böyle" adlı bir film senaryosunun özetini içeriyor.

Müslümanlık Ve Nurculuk
(Aydınlanma)

Bu kitabın ilk basımı 1971 yılında Ankara'da yapılmış. Özelliği, öteki kitaplarından farklı olarak, Turan Dursun'un "Müslümanlığı" döneminde yazılmış olması.
Turan Dursun, bu kitabında, Nurculuk Tarikatının kurucusu "Bediüzzaman Said-i Nursi"nin Risale-i Nur'larını, Kur'an'daki ayetlerle karşılaştırıyor, onun Kur'an'a zıt düşen taraflarını ortaya koyuyor...

Ünlülere Mektuplar
(Aydınlanma)

O'nu tanıyanlar ideolojik mücadelede nasıl coşkulu olduğunu bilirler. işte bu mektuplar insanlığa seslenişlerin birer parçasıdır. Turan Dursun hiçbir insandan umudunu kesmemiştir. Her insana dürüsttür, açıktır, yalındır. insan ilişkilerinden ikiyüzlülüğü kovmuştur.

İlhan Arsel'e Mektuplar
(Aydınlanma)

Bu mektuplarda, aydınlanma mücadelesinin iki bayrağı arasındaki sarsılmaz dostluğu, şeriatın karanlığına karşı mücadele azmini okuyacaksınız...

Hayatını Anlatıyor (Aydınlanma)

Gözünü çocuk yaşta medesede açmış, İslamı derinlemesine öğrenmiş bir müftüyü, büyük bir Aydınlanma savaşçısı olmaya yönelten etkenler. Hangi toplumsal ortam, hangi deneyimler, nerede Ve nasıl bulunan bir enerji kaynağı Turan Dursun'u bir ışık haline getirdi? Şule Perinçek, öldürülmesinden iki buçuk ay önce Turan Dursun'la yaptığı görüşmelerde bu soruların yanıtını araştırdı...

ABİT DURSUN
Babam Turan Dursun
(Aydınlanma)

"Turan Dursun kimdi? Bilim adamı, Aydınlanmacı kimliğinin dışında nasıl biriydi? Nasıl bir eş… Nasıl bir arkadaş… Nasıl bir baba… Onun doğa sevgisini, onun insan sevgisini yaşadığı topluma anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak bir borçtu, bir görevdi. Bu görevi, onunla otuz yılı birlikte geçirmiş olan benim yerine getirmem gerekiyordu..."


www.turandursun.com (www.turandursun.com)

hasanhüseyin
03.02.2008, 20:58
seriat böyle kitabini okuyorum müslümanligin gercek yüzünü yazmis.

hakikat
03.02.2008, 21:02
Turan Dursun benim için gerçekten çok çok enteresan bir insan ve kitapları okunması gerekiyor. Normal bir ateist değil. Bilgili ve her şeyi bilerek ateist olması hep ilgimi çekmiştir.

Öldürülmesi ise çok acı ve insafsızca.

patth
03.02.2008, 21:08
turan dursunu buraya aktardığınız için teşekkürler dost.,
15-16 yaşlarında iken 'din bu''
serisini,allah kitabını ve kulleteyn i okumuştum.
çok bilgili olduğuna ve haklılığına şüphe yok fakat üslubu çok kaba ve sertti.
yöntemini hiç bi zaman beğenmedim,benimsemedim.
o bilgisi ile islamın içinde kalarak,islamcıları değişeme zorlayacak,bazı hurafeleri dağıtacak,reform yapabilecek ve bunu başaracak bi adamdı.
. eleştirileri daha yumuşak ve hakaret etmeden yapabilirdi..bu üslubu nedeniye yaptıkları gümbürtüye gitti...oysa saygınlığını koruyabilse bambaşka faydaları olacaktı.
yinede büyük bi aydındı ve saygıyla anıyoruz.

mucoban
03.02.2008, 22:13
turan dursunu buraya aktardığınız için teşekkürler dost.,
15-16 yaşlarında iken 'din bu''
serisini,allah kitabını ve kulleteyn i okumuştum.
çok bilgili olduğuna ve haklılığına şüphe yok fakat üslubu çok kaba ve sertti.
yöntemini hiç bi zaman beğenmedim,benimsemedim.
o bilgisi ile islamın içinde kalarak,islamcıları değişeme zorlayacak,bazı hurafeleri dağıtacak,reform yapabilecek ve bunu başaracak bi adamdı.
. eleştirileri daha yumuşak ve hakaret etmeden yapabilirdi..bu üslubu nedeniye yaptıkları gümbürtüye gitti...oysa saygınlığını koruyabilse bambaşka faydaları olacaktı.
yinede büyük bi aydındı ve saygıyla anıyoruz.

Ahsab suresi 50.ayetin indiğinin iddia edildiği dönemde muhammed ile ayşe arasında geçen şu konuşma (Turan Dursunun din bu 1 kitabında aktardığı şekli ile )
`Bakıyorumda senin tanrın senin şeyinin keyfine göre hareket ediyor` şeklindedir.
Böyle bir cümleyi okuduğumda tüylerimin diken diken olduğunu ve bu kadarınında düpedüz terbiyesizlikten kaynaklı saygısız bir söylem tarzı olduğunu düşünmüştüm.Oysa çok sonraları bu tür yaklaşımların gerçeği bilen bir insanın olması gereken davranış biçiminin haklılığından ve biz okuyanların o bilgiye sahip olmayışımızın bencil ürkekliğinden kaynaklı ukalaca bir karşı çıkış ve asla gerçek bilgiye dayanmayan tedirginlik olduğunu öğrendim.
Sonra böyle bir şey yazılacaksa bu şekilde yazılmalıydı.Karşı tarafa yalakalık yapmadan direk doğruyu söylemek gerekirdi.Sonra anladım.
Körü körüne inanca karşı durmanın başka yolu yok.Belki öldürürler insanı ama ciddiye alan birileri yani olayı olduğu gibi özüyle anlayan birileri mutlaka çıkar gerçeği bildiğin halde karşıyı incitmemek için yada korktuğun için yalakalık yaparak yazma yolunu denersen ne şiş yanar ne kebap.Ama neseni ciddiye alan olur nede sen sonsuz yaşabilirsin
Turan Dursun doğru olanı yapmıştır o tarz gereklidir ve onu okuyan biz binler anlıyoruz
Yaşar Nuri Öztürk onun,onun gibi konuşamayan ama onun kadar bilen biri olduğu kesindir lakin konuştuklarından ne kendisi ne dinliyeni hiçbir sonuç çıkaramaz.Çünkü Turan Dursun gibi yazmaya,konuşmaya cesaret edemez sonuçta Yaşar Nuri Öztürk gibi tv kanallarının suya sabuna dokunmayan magazin katılımcısı olursun.
İşte bu yüzden PATTH
İlk defa sana katılmıyorum
Turan Dursuna katılıyorum
Ölmek kolaydır
Zor olan onu düşünmek
O kolay ve güzel olanı seçti
Öldürenler düşünsün

patth
03.02.2008, 22:31
dost mucoban,
benim eeştirdiğim tarzın karşılığı,yalakalık şeklinde algılanmamalıydı..
hata yapmışsın.
söylermisin peki,şeriatçılardan yada sünnilerden kaç kişi turan dursun sebebiyle dinine bakışını değiştirmiştir..
değiştirenler daha da sarılmıştır dine refleks olarak.
ve yansımalarını bizzat müşahade etmiş biriyim.
yaşar nuri yi beğenmiyorsun ama bence o da müslüman değil ve saldırarak yapamıyacağını biliyor ve reformist davranıyor.
ve birçok seveni ve peşinden gideni var....ve diyanetin bazı kararlar almasına vesile oldu,diyanetin sınırlarını genişletti (baltalimanı),olumlu işler yapıyor,takip ediyorum..

dost, turan ın pozisyonu ve bilgisi çok şey ummama sebep olmuştu ve mutlaka ,sosyolojik olarak islamdada bi reform olması gerektiği ve olacağı beklentisi ve bunu turan gibi bi adamın yapabilecek olması,beni o eleştiriye itti..
daha stratejik davranabilirdi..
dost mucoban:
sen ve ben gündelik hayatta elbette karşı tarafa it muamelesi yapmalıyız ve bunu en çok yapanlardan biri benim,,bana meşruiyetlerini ispatlamak zorunda kalır hep hacılar...bunları bilirim...bana bizim kadar ahlaklı ve namuslu olduklarını ispatlamaya çalışırlar tavrımdan dolayı,bunları yaşarım ama ,turan ın durumu başkadır..
neyse ,elbet fikirlerimiz farklı olacak,yoksa az kalsın ruh ikizim sanacaktım seni:D
bu eleştirilerimi iyi niyetli eleştiriler ve fazla beklenti olarak anlamanı isterim..yoksa turan ı çok önemsediğimi ve saygımı,herşeye rağmen büyük alim oluşunu belirtmiştim..
(ilave not: yaşar nuri türbanın kuranda olmadığını ,eski sümerlerde fahişelerin taktığını ,rahibe giysisi ve ithal olduğunu söyledi,ve peşine takılıp bunu savunan destekleyen çok prof oldu,,,bu açılardan bkıyorum olaya,,,,yani biraz evrimsel:D)

mucoban
03.02.2008, 23:08
Sevgili patth,
Önce şunu bi halledelim,sen beni ruh ikizin sanmışsın ben öteye geçtim ruh ikizim kabul ettim :):) o yüzden sana rağmen yazıklarımı insanın aynaya bakarken kendi kendisi ile konuşması şeklinde değerlendiriyorum hadiseyi
durum bu oLunca sana
Beni yanlış anlama
Aslında böyle demek istememiştim
Aslında böyle demek istemiştim ama sen üstüne alınma
gibi biraz resmiyet ifade eder cümLeler kurmak istemiyorum ve kurmayacağımda sebebi budur.Şimdi sen ve ben Turan Dursun ile Yaşar Nuri gibi kendi ölçeklerinde artı ve eksileri ile biribirine denk iki insan üstünde cümlelerin en süslüsünü kullanmak suratiyle sonu önünden belli bir girdapa dalmak üzereyiz.
O yüzden ben o girdapa girmesi gereken en azından bu konuda en son iki insan olduğumuzu düşündüğümden ben yapamasam bile sen tut çek beni yada oraya itme hiç birimizi Yaşar Nuri hakkında senin söylediklerinin tümüne katılıyorum zaten ortada hiç isim yok iken aklıma gelen iLk ismin o oluşu bu anlamda ona verdiğim önemin ölçüsüdür.Ruh ikizim oLarak senin zaten bunu ismi görür görmez anlaman gerekirdi.
Neyse
Bildiklerimize sebep olan öğrendiklerimizin bu konuda bu insanlara ait olduğunu düşünürek şu anda onların artılarını eksilerini tartışmak yerine ikisinede saygı ve sevgimizi belirterek bu konuyu kapatmak,ve girdaba girmek istemiyorum
Bütün muhalefet şerhlerimizi bi kenara bırakarak konu başlığı olan Turan Dursun`a ölmüş bir insan olarak(Öldürülmüş) hakikaten sonsuz saygımı ve sevgilerimi iletmek istiyorum
Saygılar ve sevgiler...

patth
03.02.2008, 23:17
Sevgili patth,
Önce şunu bi halledelim,sen beni ruh ikizin sanmışsın ben öteye geçtim ruh ikizim kabul ettim :):) o yüzden sana rağmen yazıklarımı insanın aynaya bakarken kendi kendisi ile konuşması şeklinde değerlendiriyorum hadiseyi
durum bu oLunca sana
Beni yanlış anlama
Aslında böyle demek istememiştim
Aslında böyle demek istemiştim ama sen üstüne alınma
gibi biraz resmiyet ifade eder cümLeler kurmak istemiyorum ve kurmayacağımda sebebi budur.Şimdi sen ve ben Turan Dursun ile Yaşar Nuri gibi kendi ölçeklerinde artı ve eksileri ile biribirine denk iki insan üstünde cümlelerin en süslüsünü kullanmak suratiyle sonu önünden belli bir girdapa dalmak üzereyiz.
O yüzden ben o girdapa girmesi gereken en azından bu konuda en son iki insan olduğumuzu düşündüğümden ben yapamasam bile sen tut çek beni yada oraya itme hiç birimizi Yaşar Nuri hakkında senin söylediklerinin tümüne katılıyorum zaten ortada hiç isim yok iken aklıma gelen iLk ismin o oluşu bu anlamda ona verdiğim önemin ölçüsüdür.Ruh ikizim oLarak senin zaten bunu ismi görür görmez anlaman gerekirdi.
Neyse
Bildiklerimize sebep olan öğrendiklerimizin bu konuda bu insanlara ait olduğunu düşünürek şu anda onların artılarını eksilerini tartışmak yerine ikisinede saygı ve sevgimizi belirterek bu konuyu kapatmak,ve girdaba girmek istemiyorum
Bütün muhalefet şerhlerimizi bi kenara bırakarak konu başlığı olan Turan Dursun`a ölmüş bir insan olarak(Öldürülmüş) hakikaten sonsuz saygımı ve sevgilerimi iletmek istiyorum
Saygılar ve sevgiler...
aynen katılıyor destekliyor ve kesiyorum.
aslında aynı fikirlerde olduğumuzu,seninde dediğin gibi aynaya bakarak ikiye bölünüp ihtimalleri kritiğe aldığımızı,kendi kendimizle,sosyojik çok yönlü olayları tartıştığımızı ve her açıdan bakmaya çalıştığımız için ,buna göre konumlandığımızı,bütünü görmeye çalışıp,sentezi ve ilahi dansı yaşattığımızı biliyorum.. yani sorun yok.....girdapta yok:D

HEVİDARIM
04.02.2008, 23:14
Turan Dursun'un''Din bu 1''adlı kitabını tavsiye üzerine almıştım ama daha okumak kısmet olmadı maalesef...:S

Şimdi bu paylaşımı okuyunca daha bir ilgimi ve dikkatimi çekti en kısa zamanda okuyup buraya bende düşüncelerimi yazmalıyım...:D

Öldürülmesi gerçekten çok acı..zaten ülkemizdeki tüm aydın beyinleri mezara gömüyorlar..bu tam anlamıyla bir cehalettir!!!:cool:

Revival
04.02.2008, 23:34
15 yaşlarımda okudum ve etkileyici bir kitap olduğu kanısındayım. Mutlaka oku Burcu

gerçeğe az kaldı
05.02.2008, 14:34
Turan Dursun büyük bir cesaret örneği göstermiştir.

Araştırarak kafayı vererek, sorgulayarak gerçeğin farkına varmıştır. Onun cesareti tarihte asla unutulmayacak. Bazı şeyleri abarttığını sanmıyorum bile, tabuların zararlarından tutun da insanın sırtından yükselenlerin yüzünü ortaya koyan bir bilgindir.

Bir kaç yazısını daha önceden okumuştum ama kitaplarını da kısa zamanda okuyacağım.

Gerçeklerin ortaya çıkmasını istemeyenler, insanı kullananlar onun gibilerin yaşamasını istemezler. Çünkü onlarda bu gerçekleri biliyor, evet biliyor çünkü riyayla ayakta durduğu için egoist, nrsist yüklü oldukları için gerçeklerin ortaya çıkması onların sonu anlamına geldiği için doğruları her zaman örtbas etmişlerdir. Yalan hayatını biraz daha uzatabilmek için de her zaman doğruları vurmaya devam edeceklerdir. Devran döner...