PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Abdestli Hortumcular


OzaN35
03.05.2006, 19:35
Abdestli Hortumcular

[Only Registered Users Can See Links]


Herkesin merak ettiği ve fakat doğru dürüst bir cevap bulamadığı bir soru; “Neden siyasi partiler millete vaadettiklerinin iktidarda tersini yapmak zorunda kalıyorlar ve böylece hızla yıpranıp gözden düşüyorlar” sorusudur. Evet bu gerçekliği bütün millet defalarca denediği için bilir. Siyasi partiler milletin arzularına uygun söylemlerle ve çoğu zaman iyi adaylarla seçime giriyorlar, iktidar oluyorlar ama iktidarda tanınmaz hale geliyorlar. Çünkü tam aksine milletin rağmına ne varsa hepsini bir bir yapıyorlar. Peki nasıl oluyor da bu böyle oluyor? Bu parti yöneticilerinde hiç akıl ve izan yok mu? Neden milleti kızdıran, millete rağmen işler yapsınlar da milletin öfkesine muhatap olup bir seçim sonrasında iktidardan alaşağı edilsinler?

Bunun nedeni ülkelerin yönetimlerinin kilit noktalarına çöreklenmiş ve köşebaşlarını tutmuş gizli masonik örgütlenme ve yapılanmadır. Demokrasi denilen tiyatroyu, aslında orta oyununu, bu masonik şer güçler işletirler. Oyuncular ve sahnelenen oyun ne olursa olsun, hasılayı masonik yapılanma uhdesine geçirir. Bu masonik yapılanma kalıcıdır; siyasi partiler ve onların sözde iktidarları ise gelip geçicidir. Masonlar siyasi partileri kurar veya kurulmuş olanlar başarılı iseler ele geçirirler. Onları çeşitli yollar ve şebekelerle destekleyip iktidar yaparlar. Önemli olan partilerin üst yönetimleridir. Zaten partiler kanunu öyledir ki tabandan bir hareketle hiç bir partinin yönetimini ele geçiremezsiniz. Bu yüzden masonik güçlerin belirlediği kadrolar ne kadar başarısız olurlarsa olsunlar onları halk ve parti tabanları değiştiremez; ancak gerekli görürse masonik yapılanma onları değiştirebilir.

Sık aralıklarla iktidara gelip yıpranan ve gözden düşen partiler yerine, masonik yapılanma yeni siyasi oluşumlar ihdas eder. Söz dinlemeyen parti liderlerini; “lider sultası”, “parti çıkarını ülke çıkarına (yani masonik yapılanmanın çıkarına) tercih eden”, “halk dalkavukluğu yapan”, “Ülke çıkarını gözardı eden (yani söz dinlemeyen)”, “halka olmayacak şeyler vaadeden (çünkü masonlar engelleyecek)” gibi suçlamalarla yıpratır, halkın gözünde düşürürler. Çünkü bunun için kurdukları kamuoyu oluşturma araçları ve mekanizmaları vardır. Böylece siyasi partiler iktidara gelir masonik yapılanmanın çıkarlarına uygun icraatlar yapar. Zaten bu icraatlar milletin arzularına ve çıkarlarına aykırıdır, tamamen zıttır. Böylece iktidarlar yıpranıp gözden düşer ve alaşağı edilir, sonra bir başkası allanıp pullanır iktidara getirilir.

şimdi kim diyebilir ki MHP’li Nesrin ÜNAL, kendi isteği ile, seçmeni karşısına çıkarken başında sürekli bulundurduğu başörtüsünü Meclis’e girerken çıkardı. Kim diyebilir ki MHP isteyerek Nesrin ÜNAL’a baskı yapıp buna mecbur etti? Kim diyebilir ki MHP 12 yaşına kadar Kur’an öğrenmeyi yasaklayan kanunu isteyerek destekleyip çıkarttı. MHP’nin ülke ekonomisini ithal bakan Kemal DERVİŞ’in eline isteyerek verdiğini kim söyleyebilir? Halkın rağmına ve zararına tarım ve hayvancılık politikalarını MHP’nin çok istediği için tercih ettiğini kim söyleyebilir? Bayındırlık Bakanlığı’ndaki hortumculara MHP’nin parti olarak çok istediği için yardımcı olduğunu kim söyleyebilir? Kim MHP’nin DSP ile koalisyonu kendi tercih ettiğine ve Rahşan Hanım’ın onca hakaretine, istiskaline seve seve katlandığına inanabilir? MHP’nin aklını peynir ekmekle yediğini kim iddia edebilir? Peki bütün bunlar neden olmaktadır? Bir parti eğer masonik yapılanma ile işbirliğine girerse bunların hiçbirinden kaçınamaz. Her dediğini yapmak zorundadır da onun için.

Sadece MHP’yi örnek aldık. CHP’nin yaptığı din düşmanlığını, Demokrat Parti’nin yaptığı saçmalıkları, Adalet Partisi’nin yaptığı zulüm ve haksızlıkları, ANAP’ın yaptığı yolsuzlukları düşünün... Bunların tamamı masonik yapılanmanın isteği ile, dayatması ile yapılmıştır. Bütün bu suçlar, yanlışlıklar, masonik yapılanmanın yararına ve çıkarı için işlenmiştir. Çünkü masonik yapılanma, bir avuç çıkar grubunun ülkenin rantını toplayıp Global Masonluk için ayırdığı paydan artanı iç etmek için vardır. Sırtını dışarıya dayadığı için de onu içeriden çökertmek kolay değildir. Yerli masonik yapılanma, Global Masonluk adına ülkenin siyasetini, ekonomisini ve kültürünü kontrol altında tutmaktadır.

Masonik yapılanma için siyasi partilerin görüş ve düşünceleri pek önemli değildir. Milliyetçi, solcu, liberal ve ılımlı dinci olabilirler. Bunların hiç bir sakıncası yok. Yeter ki siyasi partiler, yönetimlerine ve önemli kilit yerlerine biraderlerden alıp yerleştirsinler. Bunlar da genelde Sabataycıdır. Açık kimlikli Yahudiler pek siyasete girmezler. Zaten girişimde bulunanlar da pek başarılı olamadılar.

Millî Görüş işte bu masonik yapılanma ile mücadele ettiği için 30 yıldır iktidara gelmesi ve iktidara geldiğinde kalması çeşitli yollardan engellendi. Eğer Masonik yapılanma ile mücadeleyi bırakıp, uzlaşma yoluna girerse Milli Görüş için de iktidar yolu açılır. Ancak iktidarda kısa zaman içinde yıpratılıp hurdaya çevirilir. Çünkü masonik yapılanma Millî Görüş’ü iktidarda tepe tepe kullanmakla yetinmez, aşağılayıp milletin gözünden iyice düşürmek de ister. ERBAKAN masonik yapılanma ile mücadele ettiği için karşısına bunca engel çıkarıldı. Saadet Partisi masonik yapılanma ile işbirlikçiliğe yanaşmadığı için AKP kurduruldu. Tayyip ve AKP masonik yapılanma ile uzlaşarak onlarla mücadeleyi bıraktığı için destek görüyor.

AKP ile ANAP arasında masonik yapılanma açısından pek bir fark yoktur. ANAP’ı hortum olarak kullanan masonik yapılanma şimdi de AKP’yi hortum olarak kullanmak istiyor. Bir de hortumu tutanlar abdestli namazlı olurlarsa bu katmerli kaymak olur. Çünkü hortumlama işi abdest-namazla kamuflajlı olacağından daha güvenli yapılacaktır. Eğer ç****iz hortumlar ortaya çıkarsa o zaman “Müslümanlar da hortumcu. Ne yapalım; görüyorsunuz ki bu işin ç****i yok” diyeceklerdir.
Tayyip ve AKP kadrosu, İstanbul Büyükşehir ve diğer belediyelerde masonik yapılanmanın hortumlamasına mani olmadı ve sadece işbirlikçilik yaparak payını aldı. SHP döneminde yapılan hortumlamalar Ergun GÖKNEL’in üzerine yıkılmıştı. Masonik yapılanma hortumun ortaya çıkmasından hiç zede bile almadı. Tayyip döneminde de birkaç gariban tutuklanmak suretiyle hamamın namusu temizlenmiş oldu. Ama açıktır ki Tayyip asla İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi bir kuruluşta tek başına yolsuzluk ve hortumlama yapamaz. Bunun için ekip de kuramaz. Ancak masonik yapılanmanın mevcut hortumlama şebekesi ile işbirliğine razı olup payına düşeni alabilir. Bu tartışılmaz bir gerçektir.

Yolsuzluk ve hortumlamayı, devletin bütün kilit noktalarında ve köşebaşlarında biraderlerini yerleştirmiş bulunan masonik yapılanma dışında kimse gerçekleştiremez. Hele Tayyip gibi toy bir adamın kısa bir dönemde böyle bir şebeke kurup hortumlama yapması ve istihbarattan, denetimden saklaması tamamen imkânsızdır. Zaten yolsuzluklarla ilgili olarak da, 312. maddeden yapılan yargılamasında da Tayyip’i ünlü mason hukukçular ve avukatlık büroları savundular. Çünkü gelip geçici politikacıların ve iktidarların yolsuzluk yapmak için yapılanmaları imkânsızdır. Buna göz yuman, alet olan politikacılar ise ancak paylarını alabilirler. Onları savunmak, denetimlerde kendilerini temize çıkarmak masonik yapılanmanın ancak üstesinden gelebileceği işlerdir.Ancak ERBAKAN da masonik yapılanmaya karşı, 12 Mart öncesi Ordu içinde Millî Derin Devletin çekirdeğini kurdu. 12 Mart müdahalesini bu odak organize etti. Bu Milli Derin Devlet 12 Eylül ihtilalinin odağında da yer aldı. 28 şubat sürecini de nihayet bu Millî Derin Devlet kontrolüne aldı. şimdi masonik yapılanma ile işbirliği yapan Tayyip ve AKP ile mücadele eden de Milli Derin Devlettir. Tayyip ve AKP için masonik yapılanma büyük gayretler sarfediyor. Global Masonluk da Tayyip ve AKP’nin arkasında. Onun için uluslararası masonik platform olan DAVOS’a Tayyip ve arkadaşları davet edildiler İsmail CEM ve Kemal DERVİş’le birlikte. Bu yüzden Tayyip, Kemal DERVİş’i AKP’ye davet etti ve “Bize çok yakışır” dedi.

Masonik yapılanma son üç yılda ANAP’ı, DSP’yi ve MHP’yi kullanıp sıkılmış limona çevirdi. Saadet Partisi, DYP ve CHP ise Millî Derin Devlet ile birlikte hareket ediyorlar. Bu yüzden ç****iz kalan masonik yapılanma Tayyip ve AKP’ye ilaç kadar muhtaç. Ayrıca hortum tutanların abdestli namazlı olacaklarını düşündüklerinden ellerini daha bir keyifle oğuşturuyorlar masonlar. Ama tabii boşuna. Çünkü Millî Derin Devlet masonik yapılanmadan daha güçlü, daha etkili; kamuoyu oluşturma araçlarına da daha hakim. Masonik yapılanmanın hevesi kursağında bırakılacak ve abdestli namazlı hortumculara asla geçit verilmeyecek.

Mesut YILMAZ, sandıktan çıkamayacağını bile bile erken seçime lades demesinin gerekçesini şöyle açıklıyor: BEN BELİRSİZLİKTEN KORKARIM! Ne demektir bu? Eğer bir hükümet bunalımı çıkarsa Ordu daha etkili ve belirleyici konuma gelebilir, ülkenin yönetiminden masonik yapılanmayı tamamen ayıklayabilir. Kendisi de bu arada Yüce Divanı boylayabilir. Peki Mesut YILMAZ demokratik kaygılarla böyle demiş olamaz mı? Olamaz. Çünkü Mesut YILMAZ 28 Şubat’tan bir başbakanlık çıkaran parti lideridir. Sincan’dan geçen tankları ilk gören ve heyecanla alkışlayan parti lideridir de. Ancak Milli Derin Devlet Orduya hakim olduğu için Mesut YILMAZ korkuyor. Demokrasiyi Mesut YILMAZ kendi partisinde istemediği gibi ülkede de istemez. şimdi Mesut YILMAZ gözden düştü. Çünkü hortum tuta tuta kirlendi. şimdi masonik yapılanma günde beş kere ellerini abdest suyu ile yıkayanlara hortumu tutturmak istiyor!
.

BU YAZI ALINTIDIR

KAYNAK: [Only Registered Users Can See Links] %26sa%3DG

redyellow
11.05.2006, 09:58
diğer hortumcular içinde "abdestsiz hortumcular" dememiz mi gerekiyor?

"abdest" gibi bir ibadet konusunu böyle siyasi konulara alet etmek yanlış oluyor bence.

insanların inancına daha saygılı olunmalıdır.

OzaN35
11.05.2006, 17:39
diğer hortumcular içinde "abdestsiz hortumcular" dememiz mi gerekiyor?

"abdest" gibi bir ibadet konusunu böyle siyasi konulara alet etmek yanlış oluyor bence.

insanların inancına daha saygılı olunmalıdır.


arkadaşım değerlendirme yaparken lütfen önce bir konuyu oku
yazının sonunda alıntı yazıyor
kaynak da verilmiş
yazı benim yazım değil

redyellow
11.05.2006, 17:44
arkadaşım değerlendirme yaparken lütfen önce bir konuyu oku
yazının sonunda alıntı yazıyor
kaynak da verilmiş
yazı benim yazım değil

benim yazım da o yazıyı yazan kişiyedir.

selamlar

katalizör
12.05.2006, 02:08
ben yazıyı okudum abdestle yazının uzaktan yakından alakası yok
yazan kişinin cahilliği abdest kavramını ve abdestin anlamını bilse zaten bu yazının içeriğini abdestle bağdaştırmaz