PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fatsa Fikri Yaşıyor Yaşatacağız!


boikot
08.05.2006, 03:02
terzi fikri öyle bir giysi dikti ki fatsa’ya
o gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
kimseler çıkaramaz fatsa’nın sırtından
emek hakkının sımsıcak çıplaklığını

can yücel



Fikri Sönmez, 1938’de Fatsa’nın Karabağ köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra bir terzinin yanına çırak olarak girdi. Siyasi serüveni 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nde başladı. TİP’in Fatsa ilçe sekreterliği ve başkanlığını yürüttü. 1969’da Dev-Genç’lilerle tanıştı. 12 Mart’tan sonra tutuklandı ve Dev-Genç davasından yargılandı. İki yıla yakın hapis yattı. İçerden çıktıktan sonra dükkanın kepenklerini yeniden açarak hem mesleğine hem de siyasete kaldığı yerden devam etti.

1979 seçimlerinde Fatsa’dan, Devrimci Yol’un desteklediği bağımsız belediye başkan adayı olarak çalışmalarına başladı. Terzi Fikri’nin seçim konuşması yaptığı kahveler iki kez otomatik silahlarla tarandı. Bu saldırılar sırasında Sönmez ayağından yaralandı. Ama seçimi de açık farkla kazandı. CHP’nin 1150, AP’nin 850 oyuna karşılık 3096 oy alarak belediye başkanı seçilmiştir. Belediyenin tüm kararlarını halkın onayına sunarak almıştır. Bu ülkede solcuğu ve ütopya olarak görülenleri bizzat hayata geçirmiştir.



Terzi Fikri dönemi Fatsa’da çok şeyler değiştirdi. Doğru düzgün yolu olmayan ilçede ilk iş olarak ‘Çamura son kampanyası’ ile işe başladı. Ama hükümetten yardım alması mümkün değildi. Kasabalılar arasından gönüllüler seçildi, yol inşaatları başladı. Bir yandan da ‘direniş komiteleri’ adı altında birlikler oluşturuldu. Yapılan ilk toplantılarda halkın gizli oy, açık sayım esasına göre komite üyeleri seçildi. Komite seçimlerine tefeciler ve faşistler dışında herkes; CHP'li, AP'li, MSP'li, demokrat, devrimci insanlar hem aday oldular, hem katıldılar. Seçilen komite üyelerinin görevleri, halkın sorunlarının takipçisi olma, Belediye çalışmalarını denetleme, Belediyece karşılanan ihtiyaç maddelerinin dağıtımı vb. işlerdi. Halkın belediye yönetimine katılımı komite üyeleriyle sınırlı kalmadı. İki ayda bir yapılan halk toplantılarıyla Fatsalıların yönetime doğrudan katılımı sağlanmaya çalışıldı. Bu toplantılarda tartışılarak son şekli verilen "Belediye Çalışma Programı" doğrultusunda yapılan işler Belediye Başkanı ve görevlilerce halka anlatıldı, yapılan eksiklikler ve yanlışlar açıkca tartışıldı; önemli hataları görülen komite üyeleri halk tarafından görevden alındı. Öte yandan bu toplantılar aynı zamanda ülke sorunlarının tartışıldığı meclisler haline getirilmeye çalışıldı. Yirmi bin nüfuslu Fatsa'da, bu toplantılara beş bin yetişkin insan katılıyordu. Belediye'nin aldığı tüm kararlar halkla tartışılıyor, halkın onayı olmayan hiçbir iş belediye tarafından yapılmıyordu.




"Çamura Son Kampanyası"nın ardından "Fatsa Halk Kültür Şenliği" düzenlendi.

Şenlik boyunca her türden sanatsal ya da kültürel etkinlikte doğrudan halkın katılımı gözetildi.

Büyük kentlerde yaşayan aydınların, demokratların, sosyalistlerin; sanatçıların da katıldığı

şenlik, aynı zamanda bu insanların Fatsa'da olup bitenlere tanıklık etmelerine vesile oldu.


Alternatif bir yönetim hayata geçiyordu ve siyasi erk ilçe’de yaşananlardan rahatsızdı. Öyle ki, 50'nin üzerinde insanın öldüğü Çorum

olayları sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel "Çorum'u bırakın, Fatsa'ya bakın" diyordu. 8 Temmuz’da ilçenin çevresi askeri birliklerle kuşatıldı. Artık uyarıların en büyüğü geliyordu. Dönemin Genelkurmay Başkanı “Netekim”, 9 Temmuz 1980’de Fatsa

üzerinden geçerek Perşembe’ye gitti. 11 Temmuz’da Demirel hükümeti tarafından, operasyonların başlatılması kararı alındı ve ilk nokta operasyonu Fatsa’da yapıldı. Aralarında Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez’in bulunduğu 300 kişi gözaltına alındı. 12 Eylül’den sonra Devrimci Yol davası sanıkları arasında yargılandı. Amasya Cezaevi'ndeki direnişi kırmak için bir işkence merkezi olan Suluova Et Balık Kurumu'na götürülen 25 kişiden biri de Fikri Sönmez'di. Orada 3 ay boyunca işkence gördüler. Mücadele dolu yılların ardından artık kalbi yorulmuştu. 4 Mayıs 1985’te cezaevinde hayatını kaybetti.



"Netekim" Fatsa Fikri Sönmedi!






O SÖNMEZ



Kıyıda rüzgar dağlarda pınardı
O yüreklerimizde bir çınardı
Onunla yörede başladı öykü

Kozasından kurtulan kelebek gibi
Yürümeye başlayan bir bebek gibi
Yarınlarını alıp avuçlarına
Tırmanırlar güneşin al burçlarına

Barut acısı ölüm bu
Sığar mı tabutlara
Sesimiz bıçak gibi
Saplanır bulutlara

Şimdi bir ışık gecede yıldızdır
O yüreklerimizde bir filizdir
Aynısıyla büyür yeni bir öykü

Kozasından kurtulur uçar kelebek
Yürümelere başlar güneşten bebek
Yarınlarını alıp avuçlarına
Tırmanırlar güneşin al burçlarına



Ersin Ergün


[Only Registered Users Can See Links] fotoğraflara bakmanızı tavsiye ederim

boikot
08.05.2006, 14:02
Sesonline] Cezaevinde geçirdiği kalp kriziyle 1985 yılında hayatını kaybeden Fatsa eski Belediye Başkanı Fikri Sönmez, Fatsa'da gerçekleştirilen 'unutulmasınlar diye' gecesiyle anıldı.

Dokuz aylık belediye başkanlığı sonrasında Fatsa’da gerçekleştirilen ‘Nokta Operasyonu’ ile tutuklanan daha sonra da cezaevinde geçirdiği kalp krizi ile hayatını kaybeden Fikri Sönmez’in 26 yıl sonra ilk kez fotoğraflarıyla Fatsa sokaklarında olması, bölge sakinlerinde pheyecan yarattı. Özgürlük ve Dayanışma Partisi(ÖDP) Ordu İl Örgütü tarafından düzenlenen anma gecesine Fatsalılar büyük ilgi gösterdi. Geceye CHP Ordu Milletvekili Dr. Sami Tandoğdu, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Alper Taş, Eğitim Sen Genel Basın Yayın Sekreteri Sayım Gültekin, ÖDP eski Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya ve Sedat Göçmen ile Oğuzhan Müftüoğlu katıldı. Anma gecesi, Fikri Sönmez ve arkadaşları anısına yapılan saygı duruşu ile başlayıp, slayt gösterisi ve konuşmalarla devam etti.

YOLDAŞLARIMIZI UNUTMADIK
ÖDP Ordu İl Başkanı Vedat Şensoy konuşmasında şunları söyledi: “Kaybettiğimiz yoldaşlarımızı ve önderlerimizi unutmayacağız. 12 Martçılar rüzgar ekip fırtına biçmişlerdir. 12 Eylülcüler ise fırtına ektiler ama uzun bir sessizlik sonrası patlayacak olan kasırgayı biçemeyecekler.” Fikri Sönmez’in torunu Fikri Sönmez de gecede dedesini ve Fatsa’yı anlatan bir şiir okuyarak, “Bu ismi taşıdığım için gururlanıyorum. Dedem elinden geldiğince bütün hayatı boyunca halk için çalışmış, biz de geleneğini sürdürüyoruz” dedi.

‘FATSA FİKRİNİ UNUTMAYACAK’
Gecede yapılan slayt gösterisinde Fatsa’da Fikri Sönmez döneminde gerçekleştirilen ‘Çamura Son Kampanyası”, fındık mitinginden görüntüler sunuldu. Fikri Sönmez’in görüntülerinin ekrana geldiği sırada ise salonda oldukça duygusal anlar yaşandı. Sinevizyon gösterisi süresince sık sık ‘Fatsa Fikrini Unutmayacak’ sloganları atıldı. Etkinlik Sevinç Eratalay ve Ali Asker konserlerinin ardından sona erdi.
Sönmez'in yaşam öyküsü 1938 yılında Fatsa Kabakdağ köyünde doğdu. Geçimini terzilik yaparak sağladı. Fikri Sönmez, 1979'da yapılan Belediye seçimlerine Fatsa'dan bağımsız aday olarak katıldı. Fikri Sönmez, daha önce CHP, AP ve MSP'ye oy verenlerin önemli bir bölümünün de desteğiyle 14 Ekim 1979 Fatsa Belediye Başkanlığı seçimini, diğer tüm partilerin adaylarının aldığı oy toplamından daha fazla oy alarak kazandı. Belediye başkanlığı döneminde doğrudan demokrasiyi ve halkın yönetime katılımın önemsedi. Kurulan halk komiteleri aracılığı ile halk her düzeyde yönetimde söz, yetki ve karar sahibi kılındı. Ağustos 1980'de Fatsa’ya ‘Nokta Operasyonu’ gerçekleştirildi. Fikri Sönmez de bu operasyon sonrasında cezaevine girdi. İşkenceler, cezaevleri, mahkemeler zaten yıllardır önemsemediği sağlığını iyiden iyiye bozdu. Kalbi, bütün bu yükü daha fazla kaldıramadı ve 4 Mayıs 1985 günü hayata veda etti.
‘Fatsa geçmiş değil gelecektir’
CHP Ordu Milletvekili Dr. Sami Tandoğdu: “68 kuşağının güzide izlerini, belgedeki resimleri o günlerin anısını tazeletti, göz yaşlarımı tutarken zorlandım. Fikri Sönmez’siz, Ertan Saruhan’sız, Nihat Yılmaz’sız günler benim için tatsız tuzsuz ve geleceği karanlık günlerdir.”
» Oğuzhan Müftüoğlu: Fatsa bütün Türkiye’de devrimcilerin gururudur. Devrimcilerin neler yapabileceğinin göstergesi, en belirgin örneğidir. Fikri de bu mücadelenin içinde, önünde yer aldı. Bu mücadele için örnek bir insandı.Bugünün Türkiye’sinde de yarına ilişkin bir umuttur. O yüzden Fatsa geçmiş değil gelecektir.
» Sedat Göçmen: Bugünün Türkiye’sine bakınca Fatsa’ya her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. 25-30 yıl sonra burada gerçekleşen etkinliğe katılım ve coşku Fatsa’nın yeniden insanların ihtiyacı haline geldiğinin göstergesidir.
» Naci Sönmez: Mutlu edici bir hadise yaşıyoruz. 26 yıl sonra ilk kez Fikri Sönmez’in fotoğrafları asılıyor Fatsa sokaklarına. İnsanlar büyük ilgi gösterdi, bundan büyük mutluluk duyuyoruz. Tıpkı daha önce yapılan halk şenliği gibi yine Fatsa halkıyla beraberiz.
» Nurten Sönmez (Fikri Sönmez'in eşi): Bütün dünya Fikri’nin nasıl bir insan olduğunu benden daha iyi biliyor. Onu siz benden daha iyi tanıyorsunuz. O hep halkı için çalıştı, halkına çok düşkün bir insandı. Gençlerin şimdi onu sahiplenmesinden gurur duyuyorum.

Çilem KAYA - Önder İŞLEYEN - Fatsa

SESONLINE

OzaN35
22.07.2007, 23:45
Fikri Sönmez ve dönemin Fatsa'sı hakkında politikacıların bazı söylemleri


“Bırakırsak bin Fatsa çıkar, Fatsa’nın hakkından gelmeye mecburuz, o işi bitireceğiz” Süleyman Demirel.


“Çorum'u bırakın Fatsa’ya bakın” Çorum’da bir çok kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylar sonrası Süleyman Demirel'in basına yaptığı bir açıklama.


"Biz gemeseydik Fatsa'dakiler gelecekti." Kenan Evren 12 Eylül sonrası.

boran_6
22.07.2007, 23:54
evet dostlar
ne üzücü ki onlar geldi ve fatsa gelemedi
ne kadar acı ki bu gün yine akp corumda % 57 oy alıyo.
ne kötü bir gerçek ki faşizm ve gericilik işini iyi yapti.
ya biz
ya terzi fikrinin cocuklari
ya mahirin yegenleri
ya denizin çocukları
ya biz ????????????

fatsalitatar
25.07.2007, 23:20
Fikri sönmez her zaman kalbimizdesin her ne kadar şu anda fatsada faşizm yawaş yawaş yükselişe geçtiysede biz her zaman dizginlemesini bileceğiz

banu
26.07.2007, 02:14
Noktalanmayan Öykü

“Orkestranın şefi son kararı tarih verecek diye dipnot düşüp yazmaya devam etmişti, noktaya karşı. Şimdi tarih Maraş’ı, 12 Eylül karanlığını yaratanları mahkum ederken Fatsa'yı yaratanları aklıyor. Türkiye Fatsa olacak diyenlerin mücadelesi devam ediyor. Güzel bir gelecek yürüyüşünde dört yanda 'Fatsa Fikri Sönmez' pankartları asılıyor, 'Ben ne yaptıysam halk için halkla birlikte yaptım' diyen fikir yeni bir yaşam için yol göstermeye devam ediyor.”

Fatsa Kızıldere'de ekilen tohumların yeşermesidir. O yüzden Fatsa Kızıldere'nin eleştirisi ve devamıdır denilmiştir. Kızıldere Türkiye solu içine teorik-pratik olarak devrimci bir yol açmıştır, Fatsa bu yolun ete kemiğe bürünmesi olarak ortaya çıkmıştır. Bugün de devrimci yoldan yürümek, o tarihsel mecrayı günümüz koşullarına göre derinleştirmek ve yeniden üretmek devrimcilerin görevidir.

Bir ilçe nasıl terörist olabilirdi ki? Herkes orada olmaktan ve öylece yaşamaktan mutluyken sizi kurtaracağız diye topuyla, tüfeğiyle gelenler kimlerdi? Sen bilir misin Fatsa'yı? O güzel ve şirin kasabayı. Yazgıları avuçlarında güzel bir gelecek için yürüyen o onurlu insanları. Küçük bir ilçenin kocaman adamlarını ve orkestra şefi Fikri Sönmez'i. Ateş ve barut kokusu altında, maskeli ve maskesiz faşistlerin baskını sırasında güzel bir yaşamın üzerine düşen kalp krizini yaşadın mı? Neler hissettin filizlenen başka bir yaşam yok edilmeye çalışılırken?

Şimdilerde de bir ülkeyi terörist ilan ettiler orayı yok ediyorlar, terörist ilan etmek egemenlerin bir geleneği olsa gerek. Ve direnmek ve yenilmemek onurlu halkların bir geleneği. Noktalayacağız diye gelmişlerdi, dört yandan kuşatmışlardı güzel ilçeyi. Ne var ne yok yok etmek için girdiler, evleri bastılar, yaktılar, yıktılar hikmetinden sual olunmaz devletin gücünü kazıdılar ilçeye. 'Fatsa'da yaşanan Fatsa Cumhuriyeti olayıdır' diyenlerin yüzlerini çirkin bir gülümseme aldı. Fatsa'dan sonra ülkenin her yanını kana buladılar çirkin gülümse hiç eksik olmadı yüzlerinden.

Nokta operasyonu yapıyorlardı. Noktalamak istedikleri neydi ki? Nokta koymak bitirmek anlamına mı gelir, noktadan sonra yazmaya devam edilmez mi? Edilir de yazılan başka bir cümle mi olur, iki cümle arasında artık bağ kurulmaz mı? Noktaladılar da bitti mi? Elbette bitmedi, bitmedi o kavga diye barut kokuları arasında söylemeye başlamadık mı? Umudumuzu Karadenizin yeşillerine salıp, yeminler etmedik mi? 12 Eylül karanlığını bu umutla yırtamadık mı?

Noktalamak istedikleri Fatsa'da yeşeren ve ülkenin dört yanında umut olan yaşamdı. Fındıkta sömürüye son diye başlamışlardı sözlerine. Sözleri Fatsa'yı sardığında artık yaşam onlarındı. Egemenleri ve buyuranları yoktu. Sorun onların olduğu kadar çözümde onların ellerindeydi. Bir oldular, birlik oldular, el ele verdiler başka bir yaşam kurmaya giriştiler. Çamura son diye kazmayı, küreği kapıp kadın,erkek, çoluk çocuk tüm pislikleri ve bataklıkları kuruttular. Ülkenin dört yanında karaborsa, sömürü varken Fatsa'dan karaborsaya, sömürüye son verdiler. Sömürenler de aşkla, umutla, sevgiyle, dayanışmayla örülen bu ilçeye sömürüye ve zulmü geri getirmek için kuşattılar. Mesele K.Maraş değil Fatsa diyorlardı, Fatsa'yı ve ülkeyi Maraş yapmaya çalışıyorlardı?

Orkestranın şefi son kararı tarih verecek diye dipnot düşüp yazmaya devam etmişti, noktaya karşı. Şimdi tarih Maraş’ı, 12 Eylül karanlığını yaratanları mahkum ederken Fatsa'yı yaratanları aklıyor. Türkiye Fatsa olacak diyenlerin mücadelesi devam ediyor. Güzel bir gelecek yürüyüşünde dört yanda 'Fatsa Fikri Sönmez' pankartları asılıyor, 'Ben ne yaptıysam halk için halkla birlikte yaptım' diyen fikir yeni bir yaşam için yol göstermeye devam ediyor.

Mayıs'ta söylenenler herşey çoşkuyla ve hüzünle söylenir. 1 Mayıs'ı 4 Mayıs'a, 4 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlarız. Bağlamak noktaya karşı yenilmemektir. Ve tüm bağları bugüne ve geleceğe bağlarız. İşte bütün mesele budur, unutmak yenilmektir dünü bugüne bağlamak geleceği kazanmak. Yalnızca bir tarih değildir yaşananlar, bir ilçede olup bittiğiyle kalmamıştır. Kalmadığı için noktalanmamıştır.

Fatsa Fikri Yaşıyor, Yaşatacağız...