Ceyhun
06.03.2006, 13:04
2006-03-06 - 09 : 50 : 00
Hopa 12 Eylül gibi...
[Sesonline] Hopa'da 12 Eylül 1980 sonrası kurulan askeri cunta günlerini aratmayacak bir operasyon yapıldı. İlçenin çevresinde alınan güvenlik önlemlerinin ardından Hopa sokaklarına dalan çok sayıda polis ve jandarmadan oluşan timler, insan avına başlayıp, 20'den fazla evi bastı.
Belediye Başkanı Topaloğlu, Hopa'nın tarihinde linç kültürü olmadığını belirtip, ''Kendiliğinden gelişmiş bir halk tepkisinin, Cuma sabahı 12 Eylül'ü çağırıştırır, bir Şafak oparasyonuyla 23 kişinin gözaltına alınıp, 20 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlandırılmasını doğru bulmuyorum'' dedi.
Sanıkların Avukatı Demir ise, Hakimin tekdirine birşey diyemeyeceğini ama böyle kocaman bir tutuklamayı sosyal boyutu açısından yanlış bulduğunu söyledi,
Artvin'in Hopa ilçesinde, geçtiğimiz 27 Şubat günü iki balıkçının, Barış Akbıyık ile Hüseyin Akbıyık'ın bıçaklanmasını protesto eyleminin ardından Artvin polisi ve jandarmanın işbirliği ile sabaha karşı yapılan operasyonda, 23 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan ÖDP ve Halkevleri üyelerinin 3' ü serbest bırakılırken, 20'si ''kamu malına zarar verdikleri'' gerekçesiyle tutuklanarak, cezaevine konuldu.
Hopa'da derin provokasyon
Polisin, cezaevi aracına götürürken bazı tutukluları tartaklaması, çevrede toplanan vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılandı. Trabzon'da ki TAYAD'lılara yapılan linç girişimi başta olmak üzere ülkenin birçok yerindeki olaylara göz yumulurken, Kaymakamlık kapısında yaşanan arbede yüzünden birkaç camın kırılmasından başka kimsenin zarar görmediği bir olayın ardından yapılan bu operasyon ve tutuklamalar Hopa'da endişeye neden oldu. Yerel yöneticiler ise halkı sukunete davet etti.
Hopa'da ki, yerel kaynaklardan edinilen bilgileri göre olay şöyle gelişti: ''26 Şubat pazar gecesi Hopa da iki balıkçı tarafından, Barış Akbıyık ve Hüseyin Akbıyık bıçaklanarak ağır bir şekilde yaralandılar. Saldırganlar o gece yakalanarak nezarete alındı. Ertesi gün saldırganların adliyeye getirilişi sırasın da Hopa halkı saldırganlara tepki gösterdi. Çıkan arbede de adliyenin de için de bulunduğu kaymakamlık binasının giriş kapısının camları kırıldı. ÖDP ve Halkevi üyeleri olayın bir linç girişimine dönüşmesini engellemek için yoğun çaba gösterdiler. Yaklaşık 30 dakika süren gerilimin ardından ÖDP üyelerinden biri kalabalığa seslenerek, ''Demokratik tepkimizi gösterdik. Hopa halkı uyuşturucu çetelerine geçit vermedi, vermeyecek. Ama artık olay adliyeye yansımıştır.''diyerek kalabalığın dağılmasına katkıda bulundu.
3 Mart cuma sabahı saat 06.30 sıralarında Artvin polisi ve jandarma tarafından yapılan operasyonda ÖDP ve Halkevi üyesi 23 kişi gözaltına alındı. Polis olayı bir toplumsal tepkiden çıkarıp, buradaki yerel iktidarın önünü tıkamak için özellikle çaba gösterdi.
Savcılıkta alınan ifadelerden sonra 3 kişi serbest bırakıldı, 20 kişi tutuklandı. Bütün bu süre için de polis infial hali yaratmak için elinden geleni yaptı. ÖDP ve Halkevi üyeleri cezaevine götürülürken polis dışarda ki kalabalığı provoke etmek için, tutuklulardan bir kaçını dövdü. Dışardaki kalabalık polisin bu tutumu üzerine ''baskılar bizi yıldıramaz'' ,''insanlık onuru işkenceyi yenecek'' sloganları atarak durumu protesto etti. Tutuklu ÖDP ve Halkevi üyeleri 3 mart cuma akşamı saat: 22.00 sıralarında Artvin cezaevine konmak üzere polis araçlarıyla Artvin'e götürüldü.''
Cuma günü şafakla birlikte çok sayıdajandarma ve polisin tarafından ortaklaşa yapılan operasyonla 23 kişinin gözaltına alınması Hopalılara, 12 Eylül 1980 Cuntası dönemlerini hatırlattı Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu, daha önceden yaşanan şişleme, bıçaklama gibi failleri yakalanmamış olayların birikimiyle kent, toplum ve kişi güvenliğine yapılan saldırıları protesto etmek için kendiliğiinden toplanan bir halk topluluğunun hareketinin böyle sonuçlanmasının çok yanlış olduğunu söyledi.
Doğal tepki abartıldı
CMUK'a göre(Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu), 1-2 yıl hapis cezası istenen durumlarda bile tutuklamaya gerek görülmezken, burada 20 kişinin birden tutuklanmasının, insanların doğal tepkisinin çok fazla abartılması anlamına geldiğini kaydeden Başkan Topaloğlu, ''Üstelik, burada ne uyuşturucu ne yolsuzluk ne hırsızlık ve soygun ne de yaralama ve ölüme sesebiyeet verme gibi herhangi bur suç unsuru da yok. Bu işin arka planında uzun vadede politik nedenler ortaya çıkmaz umarım'' dedi.
Failler bulunmuyor
Topaloğlu, olaayların geçmişiyle ilgili olarak ise, ''Fatsa'dan gelip Hopa açıklarında avlanan bir teknenin 2 işçisi 2 kişiyi bıçakladı. Bıçaklananlar hastaneye kaldırıldı. İki tarafında alkollü olduğunu öğrendim. Fakat, geçmişte de Hopa'da bir Ordulu tarafından bir vatandaaşımız şişlendi, festivalde de 1 kişi bıçaklandı. Failleri belli olmasına rağmen yakalanan olmadı. Bu son olayda Hopalıları haklı olarak, bir tepkiye yönlendirdi. Kent, toplum ve kişi güvenliğinin böylesine zedelenmesini protesto ettiler.'' şeklinde konuştu,
Hopa'da linçi kültürü yok
Olay sırasında ben komşu ilçede olduğunu, Kaymakamın arabasıyla ilçesine geldiğini belirten Topaloğlu, olayları genel olarak şöyle değerlendirdiğini söyledi: ''Topluluğa, demokratik bir tepki koyduklarını ve olayın bu çerçevede kalması gerektiğini belirten bir konuşma yaptım. ''Hopa tarihinde bir linçi kültürü olmadığını'' söyleyip dağılmalarını istedim. Onlar da yavaş yavaş limana doğru dağıldılar. Olayda, birkaç insan elle, ayakla cam kırmış. Taş yok, sopa yok. Kendiliğindeen toplanan birtopluluk. Bu tutuklamanın ardından bundan sonraki olayları izleyeceğiz '' açıklamasını yaptı. Hakimin takdiri Sanıkların Avukatı Nahide Demir ise, tutuklamayı şekli itibarıyla doğru bulmuyorum dedi. Normal gelişen bir olay sonrasında 20 kişiyi bulan, kacaman bir tutuklamanın sosyal boyutunu uygun görmeyen Demir, ''Hukuki açıdan bir şey diyemem, Hakimin takdiridir.'' yorumunu yaptı. Demir, müvekkillerinin adil yargılamayı etkilemek, , görevlilere görev yaptırmamak, devlet malına zarar vermek gerekçesiyle tutuklandıklarını ve haklarında 1 ila 5 yıl hapis cezası istendiğini de sözlerine ekledi.
Salim YAVAŞOĞLU - Hayati AKBAŞ - Hopa
SESONLINE
[Only Registered Users Can See Links]
Hopa 12 Eylül gibi...
[Sesonline] Hopa'da 12 Eylül 1980 sonrası kurulan askeri cunta günlerini aratmayacak bir operasyon yapıldı. İlçenin çevresinde alınan güvenlik önlemlerinin ardından Hopa sokaklarına dalan çok sayıda polis ve jandarmadan oluşan timler, insan avına başlayıp, 20'den fazla evi bastı.
Belediye Başkanı Topaloğlu, Hopa'nın tarihinde linç kültürü olmadığını belirtip, ''Kendiliğinden gelişmiş bir halk tepkisinin, Cuma sabahı 12 Eylül'ü çağırıştırır, bir Şafak oparasyonuyla 23 kişinin gözaltına alınıp, 20 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlandırılmasını doğru bulmuyorum'' dedi.
Sanıkların Avukatı Demir ise, Hakimin tekdirine birşey diyemeyeceğini ama böyle kocaman bir tutuklamayı sosyal boyutu açısından yanlış bulduğunu söyledi,
Artvin'in Hopa ilçesinde, geçtiğimiz 27 Şubat günü iki balıkçının, Barış Akbıyık ile Hüseyin Akbıyık'ın bıçaklanmasını protesto eyleminin ardından Artvin polisi ve jandarmanın işbirliği ile sabaha karşı yapılan operasyonda, 23 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan ÖDP ve Halkevleri üyelerinin 3' ü serbest bırakılırken, 20'si ''kamu malına zarar verdikleri'' gerekçesiyle tutuklanarak, cezaevine konuldu.
Hopa'da derin provokasyon
Polisin, cezaevi aracına götürürken bazı tutukluları tartaklaması, çevrede toplanan vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılandı. Trabzon'da ki TAYAD'lılara yapılan linç girişimi başta olmak üzere ülkenin birçok yerindeki olaylara göz yumulurken, Kaymakamlık kapısında yaşanan arbede yüzünden birkaç camın kırılmasından başka kimsenin zarar görmediği bir olayın ardından yapılan bu operasyon ve tutuklamalar Hopa'da endişeye neden oldu. Yerel yöneticiler ise halkı sukunete davet etti.
Hopa'da ki, yerel kaynaklardan edinilen bilgileri göre olay şöyle gelişti: ''26 Şubat pazar gecesi Hopa da iki balıkçı tarafından, Barış Akbıyık ve Hüseyin Akbıyık bıçaklanarak ağır bir şekilde yaralandılar. Saldırganlar o gece yakalanarak nezarete alındı. Ertesi gün saldırganların adliyeye getirilişi sırasın da Hopa halkı saldırganlara tepki gösterdi. Çıkan arbede de adliyenin de için de bulunduğu kaymakamlık binasının giriş kapısının camları kırıldı. ÖDP ve Halkevi üyeleri olayın bir linç girişimine dönüşmesini engellemek için yoğun çaba gösterdiler. Yaklaşık 30 dakika süren gerilimin ardından ÖDP üyelerinden biri kalabalığa seslenerek, ''Demokratik tepkimizi gösterdik. Hopa halkı uyuşturucu çetelerine geçit vermedi, vermeyecek. Ama artık olay adliyeye yansımıştır.''diyerek kalabalığın dağılmasına katkıda bulundu.
3 Mart cuma sabahı saat 06.30 sıralarında Artvin polisi ve jandarma tarafından yapılan operasyonda ÖDP ve Halkevi üyesi 23 kişi gözaltına alındı. Polis olayı bir toplumsal tepkiden çıkarıp, buradaki yerel iktidarın önünü tıkamak için özellikle çaba gösterdi.
Savcılıkta alınan ifadelerden sonra 3 kişi serbest bırakıldı, 20 kişi tutuklandı. Bütün bu süre için de polis infial hali yaratmak için elinden geleni yaptı. ÖDP ve Halkevi üyeleri cezaevine götürülürken polis dışarda ki kalabalığı provoke etmek için, tutuklulardan bir kaçını dövdü. Dışardaki kalabalık polisin bu tutumu üzerine ''baskılar bizi yıldıramaz'' ,''insanlık onuru işkenceyi yenecek'' sloganları atarak durumu protesto etti. Tutuklu ÖDP ve Halkevi üyeleri 3 mart cuma akşamı saat: 22.00 sıralarında Artvin cezaevine konmak üzere polis araçlarıyla Artvin'e götürüldü.''
Cuma günü şafakla birlikte çok sayıdajandarma ve polisin tarafından ortaklaşa yapılan operasyonla 23 kişinin gözaltına alınması Hopalılara, 12 Eylül 1980 Cuntası dönemlerini hatırlattı Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu, daha önceden yaşanan şişleme, bıçaklama gibi failleri yakalanmamış olayların birikimiyle kent, toplum ve kişi güvenliğine yapılan saldırıları protesto etmek için kendiliğiinden toplanan bir halk topluluğunun hareketinin böyle sonuçlanmasının çok yanlış olduğunu söyledi.
Doğal tepki abartıldı
CMUK'a göre(Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu), 1-2 yıl hapis cezası istenen durumlarda bile tutuklamaya gerek görülmezken, burada 20 kişinin birden tutuklanmasının, insanların doğal tepkisinin çok fazla abartılması anlamına geldiğini kaydeden Başkan Topaloğlu, ''Üstelik, burada ne uyuşturucu ne yolsuzluk ne hırsızlık ve soygun ne de yaralama ve ölüme sesebiyeet verme gibi herhangi bur suç unsuru da yok. Bu işin arka planında uzun vadede politik nedenler ortaya çıkmaz umarım'' dedi.
Failler bulunmuyor
Topaloğlu, olaayların geçmişiyle ilgili olarak ise, ''Fatsa'dan gelip Hopa açıklarında avlanan bir teknenin 2 işçisi 2 kişiyi bıçakladı. Bıçaklananlar hastaneye kaldırıldı. İki tarafında alkollü olduğunu öğrendim. Fakat, geçmişte de Hopa'da bir Ordulu tarafından bir vatandaaşımız şişlendi, festivalde de 1 kişi bıçaklandı. Failleri belli olmasına rağmen yakalanan olmadı. Bu son olayda Hopalıları haklı olarak, bir tepkiye yönlendirdi. Kent, toplum ve kişi güvenliğinin böylesine zedelenmesini protesto ettiler.'' şeklinde konuştu,
Hopa'da linçi kültürü yok
Olay sırasında ben komşu ilçede olduğunu, Kaymakamın arabasıyla ilçesine geldiğini belirten Topaloğlu, olayları genel olarak şöyle değerlendirdiğini söyledi: ''Topluluğa, demokratik bir tepki koyduklarını ve olayın bu çerçevede kalması gerektiğini belirten bir konuşma yaptım. ''Hopa tarihinde bir linçi kültürü olmadığını'' söyleyip dağılmalarını istedim. Onlar da yavaş yavaş limana doğru dağıldılar. Olayda, birkaç insan elle, ayakla cam kırmış. Taş yok, sopa yok. Kendiliğindeen toplanan birtopluluk. Bu tutuklamanın ardından bundan sonraki olayları izleyeceğiz '' açıklamasını yaptı. Hakimin takdiri Sanıkların Avukatı Nahide Demir ise, tutuklamayı şekli itibarıyla doğru bulmuyorum dedi. Normal gelişen bir olay sonrasında 20 kişiyi bulan, kacaman bir tutuklamanın sosyal boyutunu uygun görmeyen Demir, ''Hukuki açıdan bir şey diyemem, Hakimin takdiridir.'' yorumunu yaptı. Demir, müvekkillerinin adil yargılamayı etkilemek, , görevlilere görev yaptırmamak, devlet malına zarar vermek gerekçesiyle tutuklandıklarını ve haklarında 1 ila 5 yıl hapis cezası istendiğini de sözlerine ekledi.
Salim YAVAŞOĞLU - Hayati AKBAŞ - Hopa
SESONLINE
[Only Registered Users Can See Links]