PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 4. Avrupa Sosyal Forumu Sosyal Hareketler Toplantisi SonuÇ Bİldİrgesİ


boikot
15.05.2006, 16:00
Bizler, Avrupa çapındaki toplumsal hareketlerden gelen kadınlar ve erkekler, yıllarca süren ortak deneyimin, savaşa, neoliberalizme, emperyalizmin her biçimine, sömürgeciliğe, ırkçılığa, ayrımcılık ve sömürüye, ekolojik bir felaketin tüm risklerine karşı mücadelenin ardından Atina’da buluştuk.


Bu yıl çok önemliydi; çünkü Avrupa Anayasası Anlaşması, AB Limanlar Direktifi ve Fransa’daki CPE yasası gibi neoliberal projeleri engellemek konusunda pek çok kampanya ve toplumsal mücadele başarıyla sonuçlandı.

Neoliberalizme muhalif hareketler büyüyor ve yalnızca ulus ötesi şirketlerin, G8’lerin, DTÖ, IMF ve Dünya Bankası’nın gücüyle değil, aynı zamanda devletlerin ve Avrupa Birliği’nin neoliberal politikalarıyla çarpışıyor.

Latin Amerika’da neoliberal saldırıları sarsan önemli siyasi gelişmeler gerçekleşti ve bunların bir kısmında halk hareketleri özelleştirme sürecini tersine çevirmeyi başardı.

Mevcut durum, hem fırsatlarla hem de önemli tehlikelerle dolu. Savaşa ve Irak işgaline karşı muhalefet ve direniş, İngiltere ve ABD stratejisinin iflas ettiğini ortaya çıkardı. Dünya, İran’da yeni bir savaşın kabusu ile karşı karşıya geliyor. AB’nin Filistin Ulusal Yönetimi’nin fonlarını kesmeye ilişkin keyfi kararı kabul edilemez; bu varolan durumu daha da ağırlaştıran bir karardır. Kürt halkı üzerindeki baskı hala sona ermedi.

Kuzey ve Güney’deki muhafazakar güçler baskı altındaki insanları bölmeyi hedefleyen bir “medeniyetler çatışmasını” körüklüyor; bu da en nihayetinde göçmenlerin ve azınlıkların haklarına ve onuruna karşı kabul edilmesi mümkün olmayan bir şiddet, barbarlık ve daha çok saldırı doğuruyor.

AB’nin dünyanın en zengin bölgelerinden biri olmasına karşın, onlarca milyon insan ya kitlesel işsizlik ya da iş gücünün geçicileştirilmesi sebebiyle yoksulluk içinde yaşıyor. AB’nin Avrupa içinde ve dışında rekabeti durmadan genişletme zeminindeki politikaları; istihdam, emekçiler ve refah devleti, kamu hizmetleri, eğitim, sağlık sistemi, vs. karşısında bir darbe oluşturuyor. AB yalnızca geçicileştirmeyi genel hale getirmeyi değil, işçi ücretlerini ve istihdam kazanımlarını da azaltmayı planlıyor.

Bu neoliberal Avrupa’yı ve Anayasa Anlaşması’nı yeniden balşatma yönündeki herhangi bir çabayı reddediyoruz; başka bir Avrupa için, feminist, ekolojist, açık bir Avrupa için, barışın, toplumsal adaletin, sürdürülebilir yaşamın, gıda egemenliğinin ve dayanışmanın, azınlık haklarına saygının Avrupa’sı, halkların kendi kaderlerini tayin ettiği bir Avrupa için mücadele ediyoruz.

Doğu ve Batı Avrupa’da muhaliflerin sorgulanmasını ve taciz edilmesini, küreselleşme karşıtlarının ve diğer ilerici hareketlerin kriminalize edilmesini kınıyoruz.

Doğu ve Batı’daki hareketler arasında daha iyi bir koordinasyon yönünde bir adım daha atarak, barış, daha çok iş ve sosyal güvenlik için mücadele kararlılığıyla Atina’daki Avrupa Sosyal Forumu’ndan ayrılıyoruz. ASF ağlarında geliştirdiğimiz ortak platformlardaki meselelere ilişkin, Avrupa çapındaki kampanyaları ve hareketleri yükselteceğiz.

Gelecek dönem için etkin bir strateji tanımlamak ve hareketlerimizi güçlendirip genişletmek adına çalışmalarımızı koordine etmemiz gerekmekte.

ASF süreci çerçevesinde gelecek aylar boyunca atacağımız yeni ortak adımlara ilişkin hep birlikte karar vermek için, Avrupa’daki bütün hareketlere büyük bir tartışma başlatma çağrısı yapıyoruz.

Şimdiden gündemimizde bazı önemli etkinlikler var:

• Irak ve Afganistan’dan askerlerin hemen çekilmesi için, İran’a yönelik yeni bir savaş tehditine , Filistin’in işgaline, Avrupa’daki askeri üslere karşı, nükleere silahsızlanma için eylem yapacağız ve 23 – 30 Eylül 2006 tarihleri arasında bir haftalık eylem çağrısı yapıyoruz.
• 7 Ekim 2006’da, Avrupa’da tüm göçenlerin koşulsuz olarak yasallaştrılması ve tüm göçmenlere eşit haklar verilmesi; dışlanmanın sona ermesi, sınırdışı edilmelerin sonlanması, Avrupa’da tüm mülteci kamplarının kapatılması için Avrupa ve Afrika çapında uluslararası eylem günü çağrısı yapıyoruz.
• Kamu hizmetlerinin dağıtılması ve taşeronlaştırılmasına karşı ve sosyal haklar için gelecek aylar içinde yürüyeceğiz.

Ocak 2007’de, ASF Nayrobi’de buluşacak. Afrikalı sosal hareketlerin büyümesi dünya için çok önemli. Dünya Sosyal Forumu’nun inşası, Avrupa sömürüsü ve neo-kolonyalizme karşı mücadele için bir fırsat olacaktır.

2007 Temmuz’unda, Avrupa Sendikalar Konseyi’nin bir toplantısı olacak ve bu yıl Temmuz ayında St. Petersburg’da yapılacak olan G8 zirvesinden sonraki G8 toplantısı da yine Temmuz 2007’de, Almanya Rostock’da yapılacak. Bizler bu olayları mücadelelerimizin ortaklaştırılması için bir fırsat olarak değerlendireceğiz.

baglama001
16.05.2006, 12:37
Onbinler Emperyalizmi Lanetledi

Avrupa Sosyal Forumu'nun (ASF) dördüncüsü ve alternatif olarak düzenlenen 'Anti-Forum' 4-7 Mayıs tarihleri arasında Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlendi.

Avrupa Sosyal Forumu Atina'da Yapıldı
Emperyalizme Karşı Halkların
Birliğini Sağlamalıyız

Avrupa Sosyal Forumu'nun (ASF) dördüncüsü ve alternatif olarak düzenlenen 'Anti-Forum' 4-7 Mayıs tarihleri arasında Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlendi. Türkiye'den devrimci gruplar, DKÖ ve sendikalardan geniş bir katılımın olduğu forum kapsamında çok sayıda konunun ele alındığı 210 seminer ve 60 atölye yeraldı. Son gün Irak işgaline, İran'ın işgalle tehdit edilmesine ve emperyalist saldırganlığa karşı yapılan yürüyüşe ise onbinlerce insan katıldı.

Türkiye'den Geniş Katılım

Önceki ASF toplantılarına nazaran, Türkiye ve Ortadoğu'dan katılımın geniş olması dikkat çekti.
Haklar ve Özgürlükler Cephesi, İdil Kültür Merkezi, Temel Haklar Federasyonu, Gençlik Federasyonu, TAYAD, Yürüyüş Dergisi, Halkın Hukuk Bürosu, Avrupa'dan Anadolu Federasyonu ve Uluslararası Tecrite Karşı Mücadele Platformu, Yunanistan'dan Agonos Dergisi foruma katılanlar arasında yeralırken; Sendikalar cephesinden DİSK, KESK, Hak-İş katıldı. HÖC dışında ESP, TİKB, TDP gibi devrimci gruplar ASF'de etkinlik gösterirken, Filistin'den FHKC ve FDKC, Suriye'den Küreselleşme Karşıtı Grup, Tunus'tan Yurtsever Demokratik Parti ASF'ye katılanlar arasındaydı. Ayrıca BASK, Bulgaristan, Sırbistan gibi yerlerden de devrimci grupların katılımı dikkat çekti.
HÖC, ASF içerisinde devrimci grupların yeraldığı bir blok oluşturan "Anti-Emperyalist Alan" içinde ve ayrı bir yerde alternatif olarak düzenlenen "Anti-Emperyalist Anti-Kapitalist Buluşma Forumu"na etkin şekilde katıldı. HÖC ve bağlı kurumların temsilcileri açtıkları standlarla Türkiye devrimci hareketinin mücadelesini tanıttı ve çok sayıda seminere konuşmacı olarak katılarak devrimci politikayı ortaya koyan gruplar arasında yeraldı.

Seminerlerde Emperyalist
Politikalara Karşı Direniş

Forum alanına asılan pankartlar, standlar ve TAYAD'ın sergisi Büyük Direniş'i Avrupalı devrimcilere, anti-emperyalistlere duyururken, direnişe, kara listelere ve emperyalist saldırganlığa ilişkin üç ayrı pankart ASF boyunca asılı durdu.
İlk gün 'Kara listeler, anti-terör yasaları ve Avrupa'da güvenlik yasaları' konulu seminerde konuşmacı olan Sandra Bakutz, Avrupa ve Türkiye'deki baskıcı yasalara, tecrite ve Knokke Davası'na değindi. HHB avukatlarından Barkın Timtik de Türkiye'deki anti-terör yasalarından bahsederek, Behiç Aşçı'nın ölüm orucunu anlattı.
'Emperyalizm ve kültür' seminerinde konuşan, İdil Kültür Merkezi'nden Yasemin Karadağ, emperyalizmin kültürel dejenerasyonundan, halkların değerlerini yozlaştırmasından sözederek, buna karşı alternatif devrimci kültür alanında yürütülen mücadeleden örnekler sundu. 20 yıldır devrimci müziğin sesi olan Grup Yorum'dan ve sanatın diğer alanlarında gerçekleştirilen faaliyetlerden sözeden Karadağ, "halklar bu yozlaştırma politikasına karşı birlikte mücadele etmelidirler" dedi.
Anti-Emperyalist Alan'ın organize ettiği 'Ortadoğu ve Savaş' konulu seminerde ise HÖC'lü Eyüp Baş da konuşmacıydı. Emperyalizmin tarifinin yeniden yapılmasının gereksiz olduğunu, dünyayı bir uçtan diğer ucuna kana bulayan emperyalizmin Lenin'in tarif ettiği emperyalizm olduğu vurgusu yapan Baş, Afganistan ve Irak'tan sonra emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin hedef tahtasına İran'ı oturttuğunu ifade etti. Bu kürsülerin konuşulup gidilen değil, halkların birlikte mücadelesinin örüldüğü yerler olması gerektiğine dikkat çeken Baş, emperyalizme ve faşizme karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı.
Son seminer ise Anadolu Federasyonu'nun da konuşmacı olduğu 'Mültecilik' konusundaydı.

Büyük Direniş ASF'de

ASF'de ikinci gün seminerlerinden biri olan 'Politik tutuklular, tecrit, özel cezaevleri' seminerinde konuşmacılar arasında yeralan TAYAD Başkanı Mehmet Güvel, F Tipi hücreleri ve Büyük Direniş'i anlattı. Tecritin emperyalizmin bir politikası olduğuna dikkat çeken Güvel, "bu politikaya karşı birlikte mücadele edilmelidir" dedi.
HÖC'lüler 'Nasıl bir toplum ve eğitim' konulu gençlik seminerinde de konuşmacılar arasındaydı. Gençlik Federasyonu'ndan Hasibe Çoban, seminerde devrimci çözümleri ortaya koyarken, anti-emperyalist alanın düzenlediği 'Komünist sol ve partiler ASF'yi tartışıyor' toplantısında ise Eyüp Baş yeraldı. ASF'nin süreci ve niteliğinin değerlendirildiği konuşmalarda, anti-emperyalist alanın ASF'yi zorlayacak, onu doğru çizgiye çekecek bir güç olabilmesi için blok tavır alınmasının önemine vurgu yapıldı.
Üçüncü gün Anti-Emperyalist Alan'ın düzenlediği sonuç kurultayına öneriler tartışmasında HÖC; politik tutsaklar üzerindeki baskılar ve tecrit, anti-terör yasaları ve kara listeler, emperyalist saldırganlık konularında öneriler getirdi. Bu önerilerin tamamı blokta yeralan diğer kurum ve örgütler tarafından desteklendi ve ASF sonuç kurultayına Anti-Emperyalist Alan'ın önerileri olarak götürüldü.

Alternatif Forum

HÖC'lüler, alternatif 'Anti Emperyalist Anti-Kapıtalist Forum'un etkinliklerinde de aktif şekilde yerlerini aldılar.
HÖC ve bağlı kurum temsilcileri; "Demokratik haklara saldırı, terör yasaları, kara listeler, hücreler", "Gençliğin eğitim ve iş haklarına saldırılar, Fransa örneği ve gençlik direnişleri", "Göçmen sorunları ve baskılar", "Avrupa ve Yunanistan'da işçi direnişleri ve işçi sınıfı hareketine bakış", "Irak direnişi, anti-emperyalist, anti-kapitalist mücadele", "Emperyalist savaş ve halkların dayanışması" ve "21. Yüzyıl solu ve devrimci, sosyalist bakış" konulu seminerlerde konuşmacı olurken, Grup Yorum da 5 Mayıs akşamı coşkulu bir konser verdi.

Onbinler Emperyalizmi
Lanetledi

Forumun son günü olan 7 Mayıs'ta ASF ve Anti-Forum'un düzenlediği iki ayrı yürüyüş yapıldı. Aynı saatte yapılan iki yürüyüşe de katılan HÖC'lüler, pankartları, kızıl flamaları ile yerlerini aldılar.
Çeşitli ülkelerden gelen grupların HÖC'lülerin "Emperyalizme karşı bağımsızlık, faşizme karşı demokrasi, kapitalizme karşı sosyalizm" şiarına destek sloganları attığı görülürken, yürüyüşlere onbinlerce kişi katıldı. Yunan basını tarafından Atina'da son yılların en kitlesel eylemi olarak nitelendirilen yürüyüşlerde, onlarca ülkeden gelen onbinlerin değişik sloganlarla protesto ettiği, emperyalist politikalar oldu, direnen halkalar desteklendi.

Devrimcilerden Ortak Tavır

HÖC, ASF alanında yaptığı değişik etkinliklerle hem foruma katılanlara Türkiye gündemini taşırken, hem de oligarşinin baskılarına karşı gelişen direnişlerle devrimcilerin yenilmezliğinin umudunu taşıdı.
Çeşitli radyo, televizyon ve gazetelerle röportajlar yapan HÖC'lüler Türkiye'de yaşanan ölüm orucu direnişini anlatırken, standlarda yeralan temsili hücre katılımcıların ilgisini çeken unsurlardan biri oldu.
Dikkat çeken bir başka nokta ise; ASF içinde bağımsız bir alan kuran anti-emperyalist blokun henüz yeni oluşmasına rağmen, devrimci söylemleriyle farklılığını göstermesiydi. Blok bileşenlerinin bir çok noktada ortak tavır alması da bir olumluluk olarak yansıdı.
Gerek bu oluşum, gerekse de alternatif 'Anti Emperyalist Anti-Kapıtalist Forum'; Dünya Sosyal Forumu (DSF) ve ona paralel ASF'deki tıkanmanın da bir ürünü olarak görülmelidir. Halkların emperyalist politikalara karşı öfkelerinin ve alternatif arayışlarının yükseldiği bir süreçte ortaya çıkan DSF, giderek bir tıkanmayı ve ayrışmaları da beraberinde yaşamaya başladı. Bu doğaldı, zira DSF ve ASF önderliği emperyalist kapitalizme karşı düzen içi çözümleri, reformları bir yana bırakarak devrimleri gündemine almadıkça kaçınılmaz bir şekilde halkların beklentilerini de karşılayamaz. Bugün katılımdaki düşüş, rutinleşen gündem ve eylemlilikler bunun bir sonucudur.
Sosyal Forumlarda "yön" arayışı sürecek ve reformist, düzen içi "çözümler"in, çözümsüzlük olduğu giderek daha alenileşecektir. Devrimciler bu platformlarda ve alternatif oluşumlarla, devrim ve sosyalizm çözümünün hakim olması için mücadelelerini sürdüreceklerdir.

Onbinler Emperyalizmi Lanetledi

Avrupa Sosyal Forumu'nun (ASF) dördüncüsü ve alternatif olarak düzenlenen 'Anti-Forum' 4-7 Mayıs tarihleri arasında Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlendi.

Avrupa Sosyal Forumu Atina'da Yapıldı
Emperyalizme Karşı Halkların
Birliğini Sağlamalıyız

Avrupa Sosyal Forumu'nun (ASF) dördüncüsü ve alternatif olarak düzenlenen 'Anti-Forum' 4-7 Mayıs tarihleri arasında Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlendi. Türkiye'den devrimci gruplar, DKÖ ve sendikalardan geniş bir katılımın olduğu forum kapsamında çok sayıda konunun ele alındığı 210 seminer ve 60 atölye yeraldı. Son gün Irak işgaline, İran'ın işgalle tehdit edilmesine ve emperyalist saldırganlığa karşı yapılan yürüyüşe ise onbinlerce insan katıldı.

Türkiye'den Geniş Katılım

Önceki ASF toplantılarına nazaran, Türkiye ve Ortadoğu'dan katılımın geniş olması dikkat çekti.
Haklar ve Özgürlükler Cephesi, İdil Kültür Merkezi, Temel Haklar Federasyonu, Gençlik Federasyonu, TAYAD, Yürüyüş Dergisi, Halkın Hukuk Bürosu, Avrupa'dan Anadolu Federasyonu ve Uluslararası Tecrite Karşı Mücadele Platformu, Yunanistan'dan Agonos Dergisi foruma katılanlar arasında yeralırken; Sendikalar cephesinden DİSK, KESK, Hak-İş katıldı. HÖC dışında ESP, TİKB, TDP gibi devrimci gruplar ASF'de etkinlik gösterirken, Filistin'den FHKC ve FDKC, Suriye'den Küreselleşme Karşıtı Grup, Tunus'tan Yurtsever Demokratik Parti ASF'ye katılanlar arasındaydı. Ayrıca BASK, Bulgaristan, Sırbistan gibi yerlerden de devrimci grupların katılımı dikkat çekti.
HÖC, ASF içerisinde devrimci grupların yeraldığı bir blok oluşturan "Anti-Emperyalist Alan" içinde ve ayrı bir yerde alternatif olarak düzenlenen "Anti-Emperyalist Anti-Kapitalist Buluşma Forumu"na etkin şekilde katıldı. HÖC ve bağlı kurumların temsilcileri açtıkları standlarla Türkiye devrimci hareketinin mücadelesini tanıttı ve çok sayıda seminere konuşmacı olarak katılarak devrimci politikayı ortaya koyan gruplar arasında yeraldı.

Seminerlerde Emperyalist
Politikalara Karşı Direniş

Forum alanına asılan pankartlar, standlar ve TAYAD'ın sergisi Büyük Direniş'i Avrupalı devrimcilere, anti-emperyalistlere duyururken, direnişe, kara listelere ve emperyalist saldırganlığa ilişkin üç ayrı pankart ASF boyunca asılı durdu.
İlk gün 'Kara listeler, anti-terör yasaları ve Avrupa'da güvenlik yasaları' konulu seminerde konuşmacı olan Sandra Bakutz, Avrupa ve Türkiye'deki baskıcı yasalara, tecrite ve Knokke Davası'na değindi. HHB avukatlarından Barkın Timtik de Türkiye'deki anti-terör yasalarından bahsederek, Behiç Aşçı'nın ölüm orucunu anlattı.
'Emperyalizm ve kültür' seminerinde konuşan, İdil Kültür Merkezi'nden Yasemin Karadağ, emperyalizmin kültürel dejenerasyonundan, halkların değerlerini yozlaştırmasından sözederek, buna karşı alternatif devrimci kültür alanında yürütülen mücadeleden örnekler sundu. 20 yıldır devrimci müziğin sesi olan Grup Yorum'dan ve sanatın diğer alanlarında gerçekleştirilen faaliyetlerden sözeden Karadağ, "halklar bu yozlaştırma politikasına karşı birlikte mücadele etmelidirler" dedi.
Anti-Emperyalist Alan'ın organize ettiği 'Ortadoğu ve Savaş' konulu seminerde ise HÖC'lü Eyüp Baş da konuşmacıydı. Emperyalizmin tarifinin yeniden yapılmasının gereksiz olduğunu, dünyayı bir uçtan diğer ucuna kana bulayan emperyalizmin Lenin'in tarif ettiği emperyalizm olduğu vurgusu yapan Baş, Afganistan ve Irak'tan sonra emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin hedef tahtasına İran'ı oturttuğunu ifade etti. Bu kürsülerin konuşulup gidilen değil, halkların birlikte mücadelesinin örüldüğü yerler olması gerektiğine dikkat çeken Baş, emperyalizme ve faşizme karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı.
Son seminer ise Anadolu Federasyonu'nun da konuşmacı olduğu 'Mültecilik' konusundaydı.

Büyük Direniş ASF'de

ASF'de ikinci gün seminerlerinden biri olan 'Politik tutuklular, tecrit, özel cezaevleri' seminerinde konuşmacılar arasında yeralan TAYAD Başkanı Mehmet Güvel, F Tipi hücreleri ve Büyük Direniş'i anlattı. Tecritin emperyalizmin bir politikası olduğuna dikkat çeken Güvel, "bu politikaya karşı birlikte mücadele edilmelidir" dedi.
HÖC'lüler 'Nasıl bir toplum ve eğitim' konulu gençlik seminerinde de konuşmacılar arasındaydı. Gençlik Federasyonu'ndan Hasibe Çoban, seminerde devrimci çözümleri ortaya koyarken, anti-emperyalist alanın düzenlediği 'Komünist sol ve partiler ASF'yi tartışıyor' toplantısında ise Eyüp Baş yeraldı. ASF'nin süreci ve niteliğinin değerlendirildiği konuşmalarda, anti-emperyalist alanın ASF'yi zorlayacak, onu doğru çizgiye çekecek bir güç olabilmesi için blok tavır alınmasının önemine vurgu yapıldı.
Üçüncü gün Anti-Emperyalist Alan'ın düzenlediği sonuç kurultayına öneriler tartışmasında HÖC; politik tutsaklar üzerindeki baskılar ve tecrit, anti-terör yasaları ve kara listeler, emperyalist saldırganlık konularında öneriler getirdi. Bu önerilerin tamamı blokta yeralan diğer kurum ve örgütler tarafından desteklendi ve ASF sonuç kurultayına Anti-Emperyalist Alan'ın önerileri olarak götürüldü.

Alternatif Forum

HÖC'lüler, alternatif 'Anti Emperyalist Anti-Kapıtalist Forum'un etkinliklerinde de aktif şekilde yerlerini aldılar.
HÖC ve bağlı kurum temsilcileri; "Demokratik haklara saldırı, terör yasaları, kara listeler, hücreler", "Gençliğin eğitim ve iş haklarına saldırılar, Fransa örneği ve gençlik direnişleri", "Göçmen sorunları ve baskılar", "Avrupa ve Yunanistan'da işçi direnişleri ve işçi sınıfı hareketine bakış", "Irak direnişi, anti-emperyalist, anti-kapitalist mücadele", "Emperyalist savaş ve halkların dayanışması" ve "21. Yüzyıl solu ve devrimci, sosyalist bakış" konulu seminerlerde konuşmacı olurken, Grup Yorum da 5 Mayıs akşamı coşkulu bir konser verdi.

Onbinler Emperyalizmi
Lanetledi

Forumun son günü olan 7 Mayıs'ta ASF ve Anti-Forum'un düzenlediği iki ayrı yürüyüş yapıldı. Aynı saatte yapılan iki yürüyüşe de katılan HÖC'lüler, pankartları, kızıl flamaları ile yerlerini aldılar.
Çeşitli ülkelerden gelen grupların HÖC'lülerin "Emperyalizme karşı bağımsızlık, faşizme karşı demokrasi, kapitalizme karşı sosyalizm" şiarına destek sloganları attığı görülürken, yürüyüşlere onbinlerce kişi katıldı. Yunan basını tarafından Atina'da son yılların en kitlesel eylemi olarak nitelendirilen yürüyüşlerde, onlarca ülkeden gelen onbinlerin değişik sloganlarla protesto ettiği, emperyalist politikalar oldu, direnen halkalar desteklendi.

Devrimcilerden Ortak Tavır

HÖC, ASF alanında yaptığı değişik etkinliklerle hem foruma katılanlara Türkiye gündemini taşırken, hem de oligarşinin baskılarına karşı gelişen direnişlerle devrimcilerin yenilmezliğinin umudunu taşıdı.
Çeşitli radyo, televizyon ve gazetelerle röportajlar yapan HÖC'lüler Türkiye'de yaşanan ölüm orucu direnişini anlatırken, standlarda yeralan temsili hücre katılımcıların ilgisini çeken unsurlardan biri oldu.
Dikkat çeken bir başka nokta ise; ASF içinde bağımsız bir alan kuran anti-emperyalist blokun henüz yeni oluşmasına rağmen, devrimci söylemleriyle farklılığını göstermesiydi. Blok bileşenlerinin bir çok noktada ortak tavır alması da bir olumluluk olarak yansıdı.
Gerek bu oluşum, gerekse de alternatif 'Anti Emperyalist Anti-Kapıtalist Forum'; Dünya Sosyal Forumu (DSF) ve ona paralel ASF'deki tıkanmanın da bir ürünü olarak görülmelidir. Halkların emperyalist politikalara karşı öfkelerinin ve alternatif arayışlarının yükseldiği bir süreçte ortaya çıkan DSF, giderek bir tıkanmayı ve ayrışmaları da beraberinde yaşamaya başladı. Bu doğaldı, zira DSF ve ASF önderliği emperyalist kapitalizme karşı düzen içi çözümleri, reformları bir yana bırakarak devrimleri gündemine almadıkça kaçınılmaz bir şekilde halkların beklentilerini de karşılayamaz. Bugün katılımdaki düşüş, rutinleşen gündem ve eylemlilikler bunun bir sonucudur.
Sosyal Forumlarda "yön" arayışı sürecek ve reformist, düzen içi "çözümler"in, çözümsüzlük olduğu giderek daha alenileşecektir. Devrimciler bu platformlarda ve alternatif oluşumlarla, devrim ve sosyalizm çözümünün hakim olması için mücadelelerini sürdüreceklerdir.