PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rıza Kentine Doğru


dergah
10.06.2008, 22:54
Ağlamıyordu artık, tek yapacağı şey hüzün olmamalıydı, gidecekti buralardan Behrengi'nin Küçük Kara Balık misali...Bu akvaryum dar geliyordu...Irmaklara, nehirlere, denizlere, okyanuslara gidecekti, ummana dalacaktı. Değiştirecekti yazgısını, tek yapacağı şey gözyaşı ve hüzün olmamalıydı.

Maya bozulmuştu... Nasıl, neden, niçin bozulmuştu ? Öyle çok şey söyleniyordu ki, varoluştan bu yana ama, bozuktu işte maya ve tutmuyordu. Değişmeliydi, yeni mayalar çalmalıydı hayata. Heybesine doldurdu tüm yaşadıklarını ve yola koyuldu.

Neler yoktu ki heybesinde, neler yaşamamıştı ki : Köle olup satılmıştı, adına şeytan denip yakılmıştı, savaşlar görmüştü vahşeti tanımıştı. Dünyada yaşanılan akla gelen-gelmeyen tüm acıların hem tanığı hem sanığı olmuştu cezalandırılmıştı, mahkum edilmişti sonsuza dek. Kendini bile tanımıyordu artık. Kime kızacağını, öfke duyacağını bilemiyordu. Razı gelmeyi öğrenmişti yazgısına, uzunca bir tarih ve kendinden nefret etmeyi...İktadar olma savaşına katılmıştı bir zamanlar. Ne kadın-erkek, ne kadın-kadın, ne ezen-ezilen savaşı hiç birşey kurtaramıyordu akvaryumdaki balık olmaktan. Özgürlük neydi ki?

İstediği bu değildi. Çünkü, varolanın dışına çıkamıyordu bir türlü. Evet bilim kadını, aydın, başbabakan, ekonomik özgürlük.. Hiç birşey en aşağılık, en tumturaklı küfürlerin onun üzerine söylenmesini değiştiremedi. O da denedi bu küfür edebiyatı yaşamını, güçlü olma adına... Nice sistemler değişti. Her değişimde, herşeye rağmen varolmasını bildi değişim için. Ama kendi durumu bir türlü değişmiyordu.

Ana oldu, bacı oldu, avrat oldu, kendi doğurduğu çocuğun esiri oldu. Onu da anlıyordu, anlayabilecek kadar seviyordu eserini. Çünkü, maya bozulmuştu bir kere, onun suçu değildi. Kendisi değişmeliydi , değiştirebilmek için. O bozuk maya tutmamalıydı. Hem kendisini hem eserini verili değerlerin dışına çıkarabilmeliydi. Yeni insanı yaratabilmeliydi.

Denemişti bir kere sevgi diye bir tohum vardı mayasına kattığında yedi veren güller gibi açıyordu. Nasıl bir güçtü sevgi; dokunduğu herşeyi değiştiriyordu. Nefret, öfke, vahşet yok oluyordu. Acılar diniyor, yaralar sarılıyor, kabuk bağlıyor, hızla iyileşiyordu. Karanlıklar aydınlanıyordu. Nasıl bir güçtü bu sevgi, dokunduğu her yerde güzellikler yaratıyordu. Hızla heybesindeki tüm yaşadıklarını yedi kat yerin dibine gömdü.

Yüzünü güneşe çevirdi, derin derin havayı içine çekti, sevgiyi soluyordu. Yüreğinde bir ferahlık hissetti. Sevgi dininin yoluna çıktı. Hem yaratacaktı bu yolu, hem yürüyecekti. Hem kendini, hem eserini, hemde mayayı kurtaracaktı. Sevginin gücüne olan inancıyla yolunda yürürken, yeni arklar açıyordu, hayatın akışı değişiyordu yavaş yavaş....

Şimdilik çok az yol katetmişti ama, geriye dönüp baktığunda : Dini, inancı, yolu sevgi olanların tohumu arkasından yeşerip, ekin oluyordu, sevgi tohumları yedi veren güller gibi açıyordu.
Nasıl farketmemişti, nasıl başka yollar aramıştı daha önceleri.. Ama şimdi bunları düşünüp zaman kaybedemezdi. Daha çok arklar açmalıydı ki hayatın akışı değişebilsin.

Hasretimsin, dinimsin, inancımsın, rıza kentimin anahtarısın, yolumsun....

arascan
11.06.2008, 19:28
Yaşamda sık sık ve kaçınılmaz olarak seçme zorunluluğuyla karşı karşıya kalırız.
İstesek de istemesek de şunu ya da bunu seçeriz.
Çoğu zaman asıl istediğimiz şeyi seçemeyiz, seçenekler arasında yoktur. Aslında seçmek bize dayatılmaktadır, seçim yapmaya zorlanırız.
Böyle durumlarda seçmemek de bir seçim midir?
Seçme özgürlüğümüzün olmamasına direnmek için, irademiz dışında oluşan seçeneklere mahkum olmamak için seçmemek en doğru seçim olabilir bazen..

alev_2005_2005
14.01.2009, 09:26
Hasretimsin, dinimsin, inancımsın, rıza kentimin anahtarısın, yolumsun....

Hep söylediğin bir cümle var senin; '' Herkes birbirinden razı olmalı ve rızalık almalı...'' diye.
Ne kadar güzel ve önemli bir olgu bu rızalığın altında yatan o derin anlam.
Hem insan olmanın özeti gibi hemde Alevi kültürünün olmazsa olmazı RIZALIK...

Her cümlesi her kelimesi birbirinden özenli, anlamlı bu paylaşım için o kocaman güzel yüreğine sağlık :ok: