PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Liselilerin söyleyecekleri var !!


boikot
26.05.2006, 13:04
SAM AMCA’ NIN PARTİLERİ SEÇİM HAZIRLIKLARINA BAŞLADI!



Ülkemizde seçim hazırlıkları, Sam Amca’ nın kontrolünde bir süredir başlamış durumda görünüyor. Trabzon’ da bir papazın öldürülmesi, Cumhuriyet gazetesi’ nin bombalanması, son olarak da Danıştay’ ın basılması ve burada bir yargıcın öldürülmesi ile birlikte bilgi verme konusunda oldukça cömert olan ve bir aralar AKP’ yi yere göğe sığdıramayan işbirlikçi medyamız -demokratik bir ülke olduğumuzu da düşünerek- olayları sadece AKP’ nin gericiliğine mal ederek AKP’ ye alternatif partileri ve başkanlarını halkımıza pazarlamaya çalışıyor. Yani AKP’nin kalemi Sam Amca tarafından kırılmış durumda.

Peki bu alternatifler hangi partiler? Düzenin sol partisi CHP ve faşizan parti MHP. AKP’ ye karşı birleşmeli diyen bu –sözde alternatif- partilerin genel başkanları “Sağ partiye attık olmadı, sol partiye attık olmadı.” Diyen seçmenlere de alternatif olarak “Sağ-sola ayrımı bitmiştir, AKP’ ye karşı milletimizin hangi görüşten olursa olsun her kesimi birleşmelidir.birleşmenin tek adresi de partimizdir” söylemleriye kendilerini tek alternatif olarak gösteriyorlar.IMF programlarına, NATO’ ya, yerli ve yapancı sermayeye karşı olmayan, ABD ve AB ye karşıymış gibi yapıp hiçbir zaman kuyruklarından ayrılmayan bu partilerin AKP’ den farkı ne? Tabiki farkı yok.

Ayrıca alternatif olarak DYP’ yi de gösteriyorlar. Bu partinin genel başkanı da polis müdürüyken onurlu yurtseverlere yaptığı işkenceleri ve susurluk olayını unutup, insan ve ülke sevgisi “hastalığına” çok küçük yaşta yakalandığını belirtiyor. AKP’ den bir farkının olmadığını –emperyalistlerle yaptığı işbirliklerinden- zaten biliyoruz.

Bu gündemde yurtseverlere düşen görevse; medya ve düzen partileri tarafından uyutulmaya çalışılan halkımıza gerçekleri anlatmak ve gerçek alternatifi göstermektir.



DANIŞTAY


Danıştay'da Susurluk İzi" diye manşetler gazetelerde sayfalar kaplıyor. Bu konu hakkında yorum yapanlar yığınla. Her biri bu (sanki bilmedikleri) derin devlete hakaretler yağdırıyor ve bu tür olayları nasıl engelleriz diye konuşuyorlar. Aralarında iyi niyetliler de var ancak hepsi şu gerçeği biliyor: Kapitalist toplumda sınıfsal bakmadan hiçbir yere varamazsınız.


Derin devlet diye bir şey yoktur. Çünkü kapitalist devletin kendisi derindir. Kapitalizm, burjuvazinin devleti olduğu için ilerici hareketleri bastırır. Mesela, Çatlı'nın veya Çakıcı'nın solculara karşı işledikleri cinayetler ve sonucunda olan mahkemelerde "Ben konuşursam Türkiye yıkılır" lafları desteksiz söylenmeyen laflarıdır. Hepsinin arkasında kapitalist devlet başta olmak üzere, kapitalizmin tüm üstyapısal kurumları vardır. Kanlı 1 Mayıs’ın arkasında da devletin kurumları vardır. Danıştay saldırısında da ortaya çıkan eski yüzbaşı da devletin adamıdır. Ancak biz liselerde milli güvenlik derslerinde devletin, sosyal ve halkını seven bir devlet olduğunu öğreniyoruz. İşte görüldüğü gibi eğitim de kapitalisttir.


Ancak biz yurtsever liseliler kendi eğitim bültenlerimizle ve siyasi bilincimizle hem bu saldırılara karşı çıkacağız hem de liselerdeki kapitalist eğitimlere anti-emperyalist ve anti-kapitalist bakışımızla karşılık vereceğiz.