Orijinalini görmek için tıklayınız : *** Soyadı...NESİN sen...!!! ***
alev_2005_2005
20.09.2008, 18:59
SOYADI
1934 yilinda soyadi kanunu cikti. Her turk kendine bir soyadi alacakti.
Herkes kendisine, soyadini kendisi sectigi icin insanlarin butun gizli
asagilik duygulari ortaya cikti. Dunyanin en cimrileri 'eliacik', dunyanin
en korkaklari 'yurekli', dunyanin en tembelleri 'caliskan' gibi soyadlari
aldilar. Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasini atabilen bir
ogretmenimiz kendisine 'cevikel' soyadini almisti.
Irkciligin yayildigi gunler oldugundan, ozellikle turklugu karisik olanlar
ırkciligi anlatan soyadlarini kapisiyorlardi. Her turlu yagmada hep sona
kaldigim icin guzel soyadi yagmasinda da sona kaldim. Bana, ortada
boburlenecegim bir soyadi kalmadigindan, kendime 'nesin' soyadini aldim.
Herkes 'nesin' diye cagirdikca ne oldugumu dusunup kendime geleyim istedim.
Aziz Nesin
alev_2005_2005
24.09.2008, 09:17
Aziz Nesin ( 1915)- (06.07.1995)
1915 yılında İstanbul’da doğdu.
Kuleli Askeri Lisesi’ni, Harp Okulu’nu (1937) bitirdi, subaylıktan gazete fıkra yazarlığına geçti (1944), birçok gazetede yazdı.
Sabahattin Ali ile birlikte, biri kapatılınca öteki, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba (1646/47) ve tek başına Zübük (1962) adlı mizah dergilerini çıkardı; yazılarından ötürü hapse girdi, sürüldü. Bir ara Düşün Yayınevi’ni (1956) kurdu, dağıttı. Hayatını bağımsız yazar olarak sürdürdü. 6 Temmuz 1995 tarihinde öldü.
Sanata şiirler, gerçekçi hikayeler (Millet Dergisi, 1944) ile başlamıştı, dünyaca tanınan güçlü bir mizah yazarı oldu. Cumhuriyet Döneminde Türk Mizahı (1973) adında bir de antoloji düzenlemiş olan yazar, Türkiye’de ve başka ülkelerde yayımlanacak, oynanacak kitap ve oyunlarının telif hakları ve dileyenlerin yardım ve bağışlarıyla yürütülmek üzere, 1972’de bir NESİN VAKFI kurdu; bu vakfın amacı “Vakfın yurduna her yıl alınacak dört kimsesiz ve yoksul çocuğu, ilkokuldan başlatarak yüksek okulu, meslek okulunu bitirinceye ya da bir meslek edininceye dek, her türlü gereksinimlerini sağlayarak barındırmak, yetiştirmektir.” Vakıf her yıl bir edebiyat yıllığı çıkarıyor. İlk Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı 1976’da çıktı.
Kazandığı ödüller, armağanlar;
A) Türkiye’de; Üç Karagöz Oyunu (bas. 1968) ile Milliyet gazetesinin 6. Karacan Armağanı birinciliğini (1968), Çiçu ile Türk Dil Kurumu 1970 Tiyatro Ödülü’nü, Pırlatan Bal oyunuyla Arkın Çocuk Edebiyatı Ödülleri ikinciliğini (1974) kazandı.
B) Yurt dışında aldığı uluslar arası ödüllerse altı tanedir: Üst üste iki yıl Altın Palmiye (İtalya 1956, 1957), Altın Kirpi (Bulgaristan, 1966), Krokodil (Sovyetler Birliği, 1069) ve Lotüs (Asya-Afrika Yazarlar Birliği tarafından Filipinler’in Manila kentinde, 1975) ödülleri. Son olarak Gabrova kentinde (Bulgaristan) kik yılda bir düzenlenen Gülmece ve Yergi Şenliği’nde, Uluslar arası Gülmece Kitapları Yarışması’nda Büyük Ödül’ü ( Hitar Petar Ödülü, 1977) kazandı.
Pınar_34
24.09.2008, 09:42
Çok güzel bir paylaşım Alev emeğine sağlık...
Zamanımızda çoğu insan; egolarını tatmin etmek için, kendilerini övmek/övdürmek, önemli hissettirmek için yapmadıkları şey kalmıyor.
Ne olduklarının/kim olduklarının farkında bile değiller, dönüp düşünmüyorlar "ben neyim???".
Evet şimdi soruyorum "Siz nesiniz? Siz kimsiniz? Soyadınız "Aslan" diye gerçekten aslan kadar güçlümüsünüz? Yoksa tam tersi misiniz?" Soyadlarımız acaba gerçekten kişiliğimizi yansıtıyor mu?
Soyadları kişilikleri yansıtır diye bir tez atsam ortaya bu konuda bana katılır mısınız? Yoksa tam aksi yönde bir tezmi atarsınız ortaya sizde?
alev_2005_2005
24.09.2008, 11:28
Evet çok güzel bir tartışma konusu çıkıyor ortaya
Neyim ben... ?
Kimim ben...?
Belki de etiket mi insanı yücelten şey...?
Düşününce ve toparlayarak gidersem, Eskilerde mi ad soyadı çok önemli şuan mı sorgusunu yapacak olur isem...
Saraylı deyimini çoğumuz duymuşuzdur, İşte soyu taaa bilmem hangi saraylıya dayanıyor hangi vezir, sadrazam yada padişahın bilmem kaçıncı torunu vs...
Osmanlıyı benimsemediğim için bana hiçbir zaman çekici gelmemiştir bu saraylı deyimi.ama çoğu için çekici ve ayırdeden bir fark olduğu gerçeğini de gözardı edemem.
İsimler kişiliği yansıtır derler hani ismi Nazlı ise nazlı olacağına inanılır. Bunun zaman zaman tesadüf mü yoksa gerçekten öylemi benim karşılaştığım bir durum ama kimi zamanda tam tersi olmuyor hani.
Adı zarife olan bir tipin aslında hiçte öyle zarif bir tip olmadığı hatta kaba saba bir tip olduğu durumla da karşılaşmışızdır..
E o zaman bu tezde çürüdü... :S
İnsanlar yaptıkları ile ön planda olmalılar... Birde hani bilmem kimin yakını kardeşi oğlu kızı vs diye tabirler var sizden önce gelen ve sizin siz olmanızı engelleyen sıfatlar...
Pınar_34
24.09.2008, 11:42
İsimler kişiliği yansıtıyor ise eğer, o zaman şöyle birşey çıkar ortaya, aynı isimden olan herkes aynı karaktere sahiptirler.
Doğru mu?
alev_2005_2005
14.03.2009, 11:58
İsimler kişiliği yansıtıyor ise eğer, o zaman şöyle birşey çıkar ortaya, aynı isimden olan herkes aynı karaktere sahiptirler.
Doğru mu?
Hayır,
Bu tezde doğru çıkmıyor isimler bire bir o karakteri oluşturan hamurun sadece küçük bir yüzdelik dilimi aslında aile, çevre, yaşam koşullarıda karakteri etkileyen faktörler olduğu için herkesin aynı karakterde olması imkansızlaşıyor...
vBulletin v3.7.4, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.