PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cüret ve cesaretini bilimden alanlara..Işıklara.


gnost
06.06.2015, 22:50
İbrahim Bahadır’ın “Aleviliğin içeriden asimilasyonu” yazısına dair.

İnternette cüret ile her aklına geleni yazanlara ithat olunur.

Sonuç olarak,diyor Bahadır “…söylenmesi gereken şu ki bir topluluğun ortak mirası olan bir inanca yönelik söylemlerde her aklımıza geleni söylemek bu kadar kolay olmamalıdır.” Ve ardından bakın neler diyor, hemde kendi bulduğu bu sonuca tezat bir zihniyet ile ağzına ne geldiyse yazıyor.

“…yalanlarla Aleviliğe yüklenerek Aleviliği zorla köklerinden koparmaya çalışıyorlar.”

“…kendi kök ve inançları ile bağları zayıf olan internet gençliği…”

“…budanan Aleviliğin kolları değil ayaklarıdır.”

“Hz. Ali’nin Alevilik ile ilgisi olmadığını söylemek.Ya arkadaşlar bu ne cüret.!!!!”

“Birilerinin asıl görevi Aleviliği bitirmek mi acaba? Devlet de Aleviliğin İslam ile din ile ilişkisi olmadığını söylüyor. Sizler de aynı ifadeleri tekrarlıyorsunuz. Devlet Aleviliğin içeriğinin boşaltılması noktasında gayret sarf ediyor, siz de. Sizin devlete nereniz muhalif anlamadık? Sorulsa solcuyuz dersiniz ama milliyetçilerin ürettikleri tezleri el üstünde tutarsınız. Şu gerçeği artık söylesek aranızda organik bağ olmasa da mantaliteniz ve hedefiniz aynı.”

“Arkadaşlar bu fikirleri siz ilk defa söylüyorsunuz ama biz bu söylemleri 1000 senedir biliyoruz.”

“Aleviliğin İslam dışında olduğunu söylemek…”

“İnternet sitelerinde Alevilik adına çeşitli tartışmalar yürütülmektedir.”

Yazara göre bu kötüdür.

“…asıl kötü olan ise bu tartışmaları yapanların konu ile ilgili hiçbir uzmanlık alanına ihtiyaç duymadan,aklına ne glirse bunu dile getirmeleridir.”

“Edep yahu”

“AABF den gelen açıklama ilginç…Aleviliğin ayrı bir din olduğunu hiç tereddütsüz söylemek acaba hangi akılla açıklanabilir”

“Dedelerin soyunun Hz.Muhammet ve Hz.Ali ile ilişkilendirilmesi bu kadar neden acayip karşılanır.”


Ne zaman Aleviler toplumsal ve inançsal talepleri ile öne çıksalar hemen arkasından “Teologlar” ve “Aleviliğin otorite bilginleri” çalakalem ve Dil Kurumu’nun bilinen tüm kurallarını ezip geçmek pahasına çok acele yazılar sürerler “piyasaya”.Bu yazıda benzerleri gibi içerik yönünden sıradan,biçim yönünden alışıldık bir örnek olmaktan öteye geçememiş.

Aleviliği hem internette hem de gerçek yaşamda tartışan biri olarak, bu alanlarda rastlanma olasılığı yüksek sayıdaki yazıların ve tartışmaların sahibiyim.Yazıyı anlamak bu anlamda zor değil.Sözü edilen basittir.Bahadır’ın kızgınlığı basittir.Sol siyasi eğilime,bilime ve onun çok yönlülüğüne,Aleviliğin binlerce kişi tarafından on binlerce yazıda ele alınmasına refleks göstermiş.Bilinen ve Bahadır tarafından ezberlenmiş bir literatür çöküyor..Bu yazı onu çatırdaması.

Yazar özetle “Alevilik=İslam” demektedir. Karşısındaki tüm fikirlere ise olmadık ve ağzına ilk gelen ile cevap vermektedir.Keşke aklına gelenler ile cevap yazmış olsaydı.

Çok özetle bu yazar arkadaşımızın düşüncesinin Diyanet’in basın açıklamaları, Abant Platformu’nun deklarasyonları, Alevi açılımı sürecinde devletin ve asimile odaklarının yaklaşımları ile farkı nerededir? Milliyetçiliği,ırkçılığı reddeden bir girişten sonra dede ve soy ilişkisini aradan alıp burada mantığı ters köşeye yatıran bu yazarın tutarlılık ile ilgilisi Aleviliği anlamak ile ilgisi kadardır.Söz konusu “uzman” lıktan yoksun olarak yazıyorum.

Alevilik bir dindir.O yada bu dinin kolu,dalı değildir.Bu düşüncemizi dile getirmenin internet,mail,fax,kağıt,papirüs,kaya olsa ne fark eder? Uzmanlık ölçen bir mekanizmaya sahip olan bu yazarın fikirleri çürüyeli çok oldu.Hatta hiç yaşama taşınamadı.Aleviler İslam da dahil olmak üzere tüm yayılmacı dinlere ve onların asırlardır yürütülen asimilasyon kampanyalarına göğüs gererek bu günlere geldi.Bu dinlerden etkilenmek bir yana onları etkileyen bir seyir izledi.Bu günün görece modern koşullarında kendisini yeniden biçimledi ve otantik yapısına tezat oluşturmayan çağcıl bir örgütlenme yarattı.Bu örgütlenmelerin otantik yapıya alternatif olarak değil, koşullara göre biçimlenen en doğal ve mecburi örgütler olduğu bir gerçektir.Bu örgütler ABF dir, AABF dir,AKD dir,PSAKD dir, Hubyar Sultandır,Piri Baba dır…Diyanetin dışladığı Alevilik işte bu kurumsallığın ve bu birliğin kıskançlığı ile biçimlenmektedir. Bu birliğin özü İslam ile zoraki ilişkiye karşıdır.Oysa yazarın yazıya aldığı bu düşüncelerin Alevi örgütlülüğün göz bebeği bir kurumun sitesinde yer bulmasını ifade özgürlüğü olarak ele alabilirim.Ancak benim fikirlerimin de yer bulması koşulu ile.


Cüret ve cesaretini bilimden alanlara..Işıklara.

Gnost

haziran_AW
07.06.2015, 00:45
Aleviler İslam da dahil olmak üzere tüm yayılmacı dinlere ve onların asırlardır yürütülen asimilasyon kampanyalarına göğüs gererek bu günlere geldi.Bu dinlerden etkilenmek bir yana onları etkileyen bir seyir izledi.Bu günün görece modern koşullarında kendisini yeniden biçimledi ve otantik yapısına tezat oluşturmayan çağcıl bir örgütlenme yarattı.Bu örgütlenmelerin otantik yapıya alternatif olarak değil, koşullara göre biçimlenen en doğal ve mecburi örgütler olduğu bir gerçektir.


evet bu kısma katılıyorum.aleviler tarihi süreç içerisinde bir çok kıyıma,asimilasyon politikasına kurban edilmiştir.ancak o kadar kuvvetli bir inanç ve kökleri tarihin derinlerine öylesine sıkı bağlıdır ki bu güne kadar ve yüzlerce acıya rağmen boyun eğmemiş,asimile olmamıştır.modern koşullar diye tabir ettiğiniz günümüz sosyoekonomik yaşantısına ayak uydurabildiğine ve kendini biçimlendirerek çağa ayak uydurduğuna ise katılmıyorum.bu konu üzerinde durulmalı ve geliştirilmelidir.bunu açabiliriz.


Alevilik bir dindir.O yada bu dinin kolu,dalı değildir.

bu kısma katılmıyorum.alevilik bir din değildir.islam dini içinde farklı bir yorumdur.hatta ben islamın bozulmamış hali olarak nitelendiriyorum.peygambere gelen sünnileşmemiş halidir.açarız,devam ederiz.

**Yorum**
07.06.2015, 20:55
Bu yazar gibiler için şunları söyleyebilirim;

Devletle bütünleşme çabalarında ve akabinde durumdan nemalanma beklentileri olanlardır...
Aleviliği yok etmek isteyen ve asimile etmeye çalışanlardır...