PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Abdal Musa Anma Etkİnlİklerİ 24-25 Hazİran Tarİhlerİnde Yapilacaktir.


heterodoks
10.06.2006, 15:11
ABDAL MUSA ANMA ETKİNLİKLERİ 22-23-24-25 HAZİRAN TARİHLERİNDE YAPILACAKTIR.

Antalya'nın Elmalı ilçesinin Tekke köyünde yapılacak etkinliklere az bir süre kala sizlere Abdal Musa'da geçen yıl yaşanan sorunlarla ilgili bir yazı aktarmak istiyorum:

http://img135.imageshack.us/img135/1633/abdalmusa076tg.jpg (http://imageshack.us)

ABDAL MUSA SULTAN ANMA ETKİNLİKLERİ ve ÇİRKİN SALDIRI !

‘Geleneksel Abdal Musa Sultan Anma Etkinlikleri’ne; şu anki köy muhtarlığını ve köydeki Dernek başkanlığını yürüten Ali Tören’in gelmesi ile beraber, meydana gelen olumsuzluklar nedeniyle katılmıyorduk. Neydi bu olumsuzluklar: Tekke Köyü Muhtarı törenlerde ilk iş olarak bu güne kadar görülmemiş bir uygulamaya imza attı. MHP milletvekilini ve gerici şahsiyetleri törenlerde konuşturdu. Alevi Bektaşi Kuruluşları ile önceden yapılan protokollere uymadı. “parayı kim verirse onu konuştururum…” şeklindeki yaklaşımı ile de; Alevi düşünce ve inancı ile alakalı olmadığını, Alevi inancını/kültürünü önemsemediğini, kendisi için önemli olanın “para” olduğunu daha ilk günden ortaya koydu. Çağrılan konuklar, panelistler, sanatçıların bazıları ve gösterilerde de; Aleviliğin binlerce yıllık anlatımları değil, gericilik-Sünnileştirme-Şiileştirme ve akçeli ilişkiler ön plana çıktı. Bu nedenle ‘Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Derneği’ döneminden itibaren, Elmalı/Tekke Köyde yapılanlar en üst düzeyde protesto edildi ve törenlere müteakip yıllar katılınmadı.

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yapılan son GYK toplantısında; “Yol Önderlerimiz’in Anma Etkinliklerine katılmamanın, buraları Aleviliği Sünnileştirmek isteyenlerin, gericilerin, bağnazların manevra alanı haline getireceği” tespitinden hareketle: Bundan sonra şartlar ne olursa olsun “yol Önderlerimizin” mekanlarına ve bu mekanlarla ilgili inançsal/kültürel çalışma ve organizasyonlara sahiplenme ve yanlışlara müdahale etme kararı alınmıştır.

Bu bağlamda önümüzdeki ilk büyük anma etkinliği olan “21.Abdal Musa Sultan Anma Etkinliği” için de, Ege ve Batı Akdeniz’deki örgütlerimizin katılımı kararlaştırıldı.

15.05.2005 tarihinde Antalya’da “Zorunlu Din Derslerinin Kaldırılması” ile ilgili yaptığımız “Batı Akdeniz Bölge Toplantısı” esnasında yaklaşan 21.Abdal Musa Sultan Anma Etkinlikleri hakkında da görüşmeler yapmak için Tekke Köyü Muhtarı Ali Tören de davet edildi. Bölge toplantısı sonrası Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri: Attila Erden, Genel Örgütlenme Sekreteri: Hüseyin Yıldırım ve Genel Eğitim ve Kültür Sekreteri: Tekin Özdil ile Tekeköyü muhtarı ve köyden gelen heyetle görüşüldü. Muhtara; daha önceki yıllarda yapılan olumsuzluklar hatırlatılıp, ‘bu yıl yapılacak törenlerin Alevi inancına/kültürüne hizmet edebilmesi için neler yapabileceğimizi’ sorduk. ‘Herhangi bir kurum/kuruluş ile yaptığı bir protokol veya antlaşmanın olup olmadığını’ sorduk. Muhtar “Tören gününün belirlendiğini, bir programlarının olduğunu” söyledi. ABF Genel Sekreteri Attila Erden “o zaman programda neler yer alacak? Hangi sanatçılar gelecek? Konferans veya panellerde kimler konuşacak? Konuları ne olacak? Açılışta kimler konuşacak? Kısacası anma etkinliğinin muhtevasını bilmeliyiz. Programın içeriğini bilmeden destek vermemiz olanaklı olamaz’ dedi. Muhtar Ali Tören Programın muhtevası hakkında bilgi vermeden, “biz arkadaşlarımızla bir değerlendirelim size bilgi veririz” dedi ve toplantıdan ayrıldılar. Aslında Tekke Köyü Muhtarının Cem Vakfı ile önceden protokol yaptığı yönünde bizlere bilgi gelmişti ama, biz yinede sonucu görelim dedik. kısa bir süre sonra Muhtarlık Anma etkinliklerinin davetiyelerini ortaya çıkardı ki, (bu davetiye basıldığında var olmayan) Alevi Vakıflar Federasyonu adı altında birkaç vakfın ismi ile Törenleri düzenleme Komitesi oluşturulmuş. Bu vakıflardan “Kayseri Hacı Bektaş Veli ..Vakfı” nın da ismini görünce, Kayseri’deki Dernek ve Vakıf yöneticilerine telefon ettim. “böyle bir organizasyonda var mısınız? Yoksa bilginiz dışındamı isminiz yazılmış?” diye. “Kesinlikle haberlerinin olmadığını, isimlerinin açılmasının kendi bilgileri dışında olduğunu” söylediler. Bu da ; Alevi Vakıflar Federasyonu başlığı altında toplanan örgütlerin (ki böyle bir federasyonun daha resmi olarak kurulamadığını/kurulamadığını biliyoruz) bir kısmının hiç haberi olmadığının göstergesi idi.

Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Federasyonu’na bağlı Batı Akdeniz Şubelerimiz ile 12.haziran.2005 de Antalya’da son bir toplantı yaptık ve Federasyonun aldığı kararı nasıl hayata geçireceğimizi konuştuk. 21.Abdal Musa Sultan Anma Etkinliklerine, sadece; katılımın en yüksek olacağı ve protokol konuşmalarının da yapılacağı 25 haziran 2005 cumartesi günü katılmayı ve Pazar günü en geç saat onda ayrılmayı kararlaştırdık. Aldığımız kararı ABF olarak bölgedeki şubelerimize ulaştırdık. Yapacağımız organizasyonda işin yükünü de Antalya şubelerine verdik.

Amfi tiyatro, Cem salonu gibi yerlerin önceden tertip komitesi marifetiyle üç gün boyunca kapatıldığını bildiğimizden, biz; Abdal Musa Türbesinin avlusunun içinde bir günlük program yapmaya karar verdik.

Görevli gençlerimize giydirilmek üzere önyüzünde “Alevi Bektaşi Federasyonu” arka yüzünde “Zorunlu Din Derslerine Hayır” ve bir kısmından da “İlimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır” yazılı 200 adet gömlek diktirdik. ABF adına şubelerimizce kesilecek kurbanların düzenli kesimi ve dağıtımı için Antalya’dan kazan, ocak ve kap hazırlattık.

CEM ESNASINDA ÇİRKİN SALDIRI

25.06.2005 Cumartesi günü yapacağımız etkinliklerde kullanacağımız “ses cihazları” nı en uygun yere kurmaları için bir gün önceden (24.06.2005 günü) ABF ye bağlı kurumlarımızın İzmir ve Antalya şubelerinden, çoğunluğu gençlerden oluşan 12 kişi gönderdik. Bu görevlilerimiz Abdal Musa Türbesinin Bahçesinde daha önceki yıllarda da Cem ve gösterilerin yapıldığı kesime ses cihazlarını indirip kuruyorlar. Hepsinin de üstünde yukarıda bahsettiğim ön yüzünde “Alevi Bektaşi Federasyonu” yazılı gömlekler mevcut.

Görevlilerin ses cihazlarını ayarlamalarından sonra, kasetten Alevi deyiş ve semah parçalarını çalmaya başlıyorlar. Bahçede toplanmış halk kalkıp semah dönmeye başlıyor. Bu arada köy muhtarı Ali Tören ve Cem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olduğu söylenen Ertuğrul Aslan görevli arkadaşlarımızın yanına gelip “bu cihazları buradan kaldırın, sizlere alternatif program yaptırmayacağız. Bu alanda Cem yapmanıza izin vermiyeceğiz, Biz bu etkinlikler için masraf ettik. On beş milyar Türk lirası verirseniz burada kalın aksi halde sizi buradan kaldırırız…” diyorlar. Görevli arkadaşlarımız Antalya’da bulunan bizlere (ABF örg.sekr. Hüseyin Yıldırım ve ABF Eğt.ve Kül.sekr. Tekin Özdil’e) telefonla durumu aktardılar. Bizde “yerlerini terk etmemelerini hemen oraya gelmek için yola çıktığımızı” bildirdik. Ve Tekeköyü’ne gitmek için yola çıktık. Köy Muhtarı Ali Tören ve Cem Vakfı yöneticisi Ertuğrul Aslan’ın (ve organizasyonda yer alanların) daha önceden bir kavga çıkarmak için hazırlık yaptığı, belli sayıda genci hazırladıkları görülmekte... Abdal Musa Türbesinin bahçesinde Alevi Bektaşi Federasyonu adına görevli olan insan sayısının o anda az olduğunu gören bu kişiler daha önceden hazırladıkları 45-50 kişilik gençlerden oluşan (muhtarın çocuklarının da içinde olduğu) bir gurubu alıp Türbeye doğru geliyorlar. Bu arada Birkaç saat önce Abdal Musa Türbesinin bahçesinde görev yapan gençlerimizin yanına gelen Alevi Bektaşi Federasyonu MYK üyesi Ergül Şanlı (Dede) halkın yoğun isteği üzerine Cem tutmaktadır. Semah dönen gurup Ergül Şanlı Dedenin karşısında darda, Gülbank’ları okunurken Muhtarın ve Cem Vakfından Ertuğrul Aslanın yönlendirdiği bu 45-50 kişilik kendini bilmez gurup Abdal Musa Türbesinin avlusunda Cem tutan, semah döndüklerinden dolayı darda dedelerinde dua alan insanlara ve görevlilerimize saldırıyorlar.

Geçen sene biz olmadığımızdan, bu avluda ve Abdal Musa Sultan Pirimizin sandukasının bulunduğu iç mekanda Menzil Tarikatından insanlara iki rekat Şeriat namazı kıldıran zihniyet Alevi Bektaşi Federasyonunun varlığından dolayı bu sene şeriatçı anlayışla kol kola giremedi. Türk-İslam sentezcilerinin cirit atması zorlaştı. Aleviliğin aslında ne kadar Sünnilikle kardeş olduğu, Camiye gidip kurtulmamız gerektiğini anlatamayan ve ırkçı zihniyetinde propagandasını yapamayan anlayışların temsilcileri varlığımızdan rahatsız olmuşlardı.

Ama biz bu güruhun Cem yapan insanlara da saldırabileceklerini düşünememiştik. Hata etmişiz. Alevilikten nasibini almamışların, Aleviliği kendi ikballeri olarak görenlerin, Aleviliği Sünnileştirmek yada Şiileştirmek gibi bir misyonu olanların , gerçek yüzlerinin açığa çıkması ile hırçınlaşacaklarını, saldırganlaşacaklarını bilmeliydik.

Bu utanç tablosundan Tekeköyü halkının haberdar olduğunu ve onayladığını sanmıyoruz. Muhtarın ve Cem Vakfı ile beraber hareket eden Vakıfların yöneticilerinin utanmazlığı ve son çırpınışlarının sonucudur. Bu olaydan haberdar olacak insanlarımızın; hem Tekke Köyü’nde hem de Abdal Musa Sultan Anma Etkinliklerinde adı geçen Vakıfların üyelerinin de olaya seyirci kalmayacaklarını biliyoruz. Bu kurumlarda üye olan insanlar: “bir alevinin Cem yapan bir topluluğa nasıl saldırabileceğini” sorgulayacaklardır. Köy halkı Muhtara, adı geçen Vakıfların üyeleri de (Cem Vakfı, Kartal Cem Evi… ) yöneticilerine Hesap soracaklardır.

Olay esnasında direnen ve alanı bu yobaz guruba terk etmeyen görevlilerimize teşekkür ediyoruz. 21.Abdal Musa Sultan Anma Etkinlikleri organizasyon komitesi tarafından hazırlanan bu planlı saldırı görevlilerimizin direnci ve alanda bulunan halkın görevlilerimizi desteklemesi sonucu hedefine ulaşamamış, silahları geri tepmiştir. ABF yöneticimiz Ergül Şanlı’nın olayı soğukkanlılıkla tahlil etmesi sonucu; muhtarın ve Cem Vakfı yöneticisi Ertuğrul Aslan’ın Jandarmayı yanlış yönlendirmesinin önüne geçilmiş böylece bu saldırgan-gerici gurubun ikinci planı da geri tepmiştir.

Olaydan yaklaşık bir saat sonra Örgütlenme Sekreterimizle birlikte Abdal Musa Türbesinin avlusuna geldik. Jandarma ile kısa bir istişarede bulunduktan sonra bir durum değerlendirmesi yaptık. Programımızda olmamasına ve Şubelerimizden daha gelen hiçbir kafile olmamasına rağmen, Türbenin avlusunda (halkında isteği ile) Ergül Şanlı Dedenin yöneteceği bir Cem yapmaya karar verdik. Ve Cem başladı. Abdal Musa Sultanın avlusunda yaklaşık 1700 kişinin katıldığı bir Cem tertip ettik.

Sabah erkenden çeşitli illerden Şubelerimizin kaldırdığı Otobüsler gelmeye başladı. Abdal Musa Türbesinin avlusu tıklım tıklım oldu. Sabah ilk iş olarak şube başkanları ile bir değerlendirme toplantısı yaptık. Değerlendirmede: “olanlara rağmen serin kanlılığımızın muhafaza edilmesine, Yol önderlerimizin mekanlarının kavganın değil, sevginin harmanlandığı alanlar haline getirilmesine, bundan sonra hiçbir yol önderimizin mekanının “Sünnileştirme” aracı olarak kullanılmasına izin verilmemesine…” gibi bazı kararlardan sonra Kurbanlar kesildi ve görevlileri lokmaların dağıtıma hazır hale gelmesi için görevlerinin başına geçti.

Daha önceden hazırladığımız üzerinde “Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Federasyonu” yazılı oldukça büyük pankartı bahçede uygun bir yere çektik. Abdal Musa’ya gelen her canımızın Türbe ziyareti amacıylada olsa bu avluya mutlaka gireceğini bildiğimizden yan yana masalar kurarak “Zorunlu Din Derslerine Hayır kampanyası” için imza standları açtık. Akşama kadar görevlilerimiz sabit ve dolaşarak imza topladılar. Alevi Vakıfları Federasyonu olarak adlandırılan listenin içerisinde yer alan kuruluşlara yakın düşünen insanların “zorunlu din derslerinin kaldırılması imza kampanyası”na imza vermemeleri, “din dersleri niye kaldırılıyor, devam etsin, biz kaldırılmasını istemiyoruz” diyerek imza vermemeleri bu cenahın Alevilik ve özgürlüklerle ilgili bakış açılarını görmemiz açısından bir gösterge olsa gerektir.

Akşam üstü saat Beşte programımızı başlattık. Önce Antalya kuruluşlarımızın Semah ekibi 45 dakikalık mükemmel bir semah erkanı yaptı. Ardından Mersin Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği Semah ekibi yaklaşık 30 dakikalık bir Semah erkanı yaptı. Ardından Kuruluşlarımızda görev yapan Canlarımızın Nefeslerimizden, Duvazlarımızdan örnekler sunduğu izleyicilerinde katıldığı bir bölüm yapıldı.

Saat 20. civarlarında Mehmet Turan Dedenin yönetiminde, Ergül Şanlı Dede, Elvan Çelen Dede, Sultan Battal Ana Bacının da katkı sundukları “Abdal Musa Sultan Cemi” başladı. Mehmet Turan Dedenin Ceme ve Ceme katılan kitleye hakimiyeti o kadar mükemmeldi ki Cemin başlangıcında 2000 civarında olan Cem erenlerinin sayısı gittikçe artarak 2500-3000 arası bir sayıya ulaştı. Cem saat 10.30 dolaylarında sona erdi. Ardında gündüzden hazırladığımız dev boyutlardaki perde üzerinde sine vizyon gösterisi yapmaya başladık. Önce “Sivas Belgeseli” ardından “Bin yılın türküsü” gösterildi. Gece saat bir civarında programımıza son verdik. Ve kafileler halinde dönüşler başladı.

Sonuç olarak bu olay bize şunu göstermiştir:

Türkiye’de Devletin Aleviliği Sünnileştirme politikası devam etmektedir. Aleviliğin asimilasyonu için misyon verilen ‘Alevi olduğu söylenen kişilerce kurulan’ kuruluşlar Alevilik kalesini içten fethetmekle görevlidirler. Aleviliği, Sünnileştirme misyonu ile görevli olanlar, artık Aleviliği Şiileştirmek misyonu ile görevli olanlarla ittifak etmektedirler. Abdal Musa’da meydana gelen bu çirkin saldırı olayı ; geçen yıl İran Mollaları tarafından İran’a davet edilip Devlet protokolü ile ağırlanan ve kapalı kapılar ardından ne pazarlıkların döndüğünü bilmediğimiz kişi ve temsil ettikleri kurumlar ile Türk-İslam sentezcilerini bir araya getirmiştir.

Bizlerde Yol önderlerimizin mekanlarına ve onlar adına yapılan anma etkinliklerine sahip çıkacağız. Bu konuda –tarihte atalarımızın öğretiyi bize ulaştırmak için verdikleri bedeller gibi- bizde bu Yol ve Erkanın sürmesi, bu öğretinin gelecek nesillere aktarılabilmesi için her türlü bedeli ödemeye hazırız. Yani; bu “yol düşkünlerinin” işi, bu “Cem yapanlara saldıranların” işi bundan sonra zor olacaktır. Antalya/Tekke Köy’deki olayın bir daha meydana gelmesine izin vermeyeceğiz. Muhtarların, Belediye başkanlarının kendi asli işleri ile uğraşmalarının tamda zamanıdır. Alevi Bektaşi toplumunun “yol/inanç önderleri”ne sahiplenme hakkı yine Alevi Bektaşi Toplumunun ve onun en büyük örgütlü yapılarının hakkıdır.

Türkiye’de ve Dünyanın diğer ülkelerinde yaşayan bütün Alevi Bektaşi canlarımıza sesleniyoruz.: Aleviliği para ve makam zanneden, Aleviliğin Sünnileşmesinde -Şiileştirilmesinde sakınca görmeyen, tâ kadimden beri var olan öğretimizi doğmalara teslim etmek isteyen bu gerici ve şer cephesine karşı sesinizi yükseltiniz.

Hacı Bektaş Veliyi Anma Törenlerinde , Hz.Pir’e yakışır bir organizasyonda buluşmak dileğiyle.

28.Haziran.2005

Tekin ÖZDİL

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Eğitim ve Kültür Sekreteri

http://www.psakd.org/yazarlar/abdal_musa_etkinlikleri.html

genco
14.06.2007, 15:41
Her Sene Federasyondan GÖrevlİ Olarak İzmİrden Gİdİyorum 2 Sene Önce Bİze Saldirmalarinin Nedenİ Para DeĞİldİ Onu Bİze Bahane Olarak Sundular AmaÇlari Farkliydi Bİzler Orayi TerkedeceĞİmİzİ Sandilar Fakat Halkimiz Bİze Destek Verdİ Ve Gerİvİ GÜruhu Gerİ PÜskÜrttÜk Umarim Bundan Sonra BÖyle Saldirilarda Bulunmazlar........