PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Seçim yalanları da başladı


boikot
12.06.2006, 03:38
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, iktidara geldiklerinde Türkiye'yi dünyanın en büyük devleti yapacaklarını belirtti. Ağar "Hiç kimsenin, holding ve medya patronlarının arkasına sığınmadan siyaset yapıyoruz. Bizim olduğumuz Türkiye'de işsizlik, piyasada durgunluk ve geçinemeyen emekliler olamaz. Adalet ve huzur da yaşanır." dedi.

Türkiye hızla seçim sürecine giriyor. Seçimlerin ne zaman yapılacağı henüz belli olmasa da, ülkenin süratle seçime doğru sürüklenmekte olduğu görülüyor. Adeta gizli bir seçim atmosferi yaşamaya başlayan düzen partileri bildik seçim yalanlarına başladılar.

Bu palavracılık geleneğini Demirel kendisinden öncekilerden devralmıştı. Yalanları yıllar sonra dost sohbetlerinde karşısına çıkarılıp, bu kadar da olmaz ki denilince, "ne deseydik, yapamayız mı deseydik" der ve çeşitli seçim vaadi yalanlarının yapılmak üzere değil, "gönüllerinden geçen" olduğunu söylerdi.

Menderes de Türkiye'yi "küçük Amerika" yapacaktı. Her mahallede bir milyoner yaratarak ülkeyi nurlu ufuklara taşıyacaktı. Sonuç gençlerimizi Kore'de ölüme götürmek, kendisini de idam sehpasına taşımak oldu.

Çiller'in iki anahtar palavralarıyla ülke ekonomisini yerin dibine batırıp dünyada yoksullaşma rekorları kırması ise henüz anılarımızda tazedir. Çiller çetelerin, kontrgerillanın kol gezdiği bir memleket bırakarak siyaseti kısa sürede terk edip kaçmış ve belki de bu sayede canını kurtarmıştır.

Şimdi yine aynı ekolün devamcısı Ağar sahnede.
Söylediklerinin tamamen tersi doğru. Ağar'ın söylemesi gereken şudur: "Medya ve holding patronlarının arkasına sığındım. İcazet aldım. İşsizlik için benim de yapacak pek bir şeyim yok. Siz İşsizi olmayan kapitalizm hiç gördünüz mü? Piyasalardaki durgunluk benim değil ABD merkez bankasının ve IMF'nin elinde. Emekliler mi, dediniz? Onlar da erkenden ölüversinler. Geçim dertleri kalmaz."
İşte akıldan geçenle ağzından çıkan arasındaki fark budur.

Boynuz kulağı geçmiş ve Ağar Amerika'nın küçüğüyle yetinmeyip Türkiye'yi dünyanın en büyük ülkesi yapmaktan söz etmiştir. Demek ki memleketin yalan ihtiyacı büyümüştür! Yalanın dur durak tanımadan büyümesi başımıza gelebilecek felaketin boyutlarına işaret ediyorsa son derece ürkütücüdür. Ancak yalan büyüdükçe yalancının aklından geçen de şeffaflaşmaktadır. Düzen partilerinin sözcüleri artık açık açık halka "sizi aptal yerine koyuyoruz" demektedirler. Bu hakarete yanıt verilecek gün yaklaşıyor olmalıdır.