PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Veysel'in mezarı nerede?


OzaN35
13.06.2006, 00:08
Veysel'in mezarı nerede?

[Only Registered Users Can See Links]
Veysel Güney, 12 Eylül'den sonra Devrimci Yol davasından ilk idam edilen kişi. 11 Haziran 1981'de, 24 yaşında asılan Güney'in mezarının yeri ailesine bile söylenmedi. Ailesi, 25 yıldır oğullarını arıyor





İSTANBUL - Veysel Güney, 25 yıl önce, bir cezaevi aracının içinde idama götürülüyordu. Cezaevinde kaldığı sürece ailesiyle görüştürülmemişti. Araç durdu. Oğullarını son kez görmek için mücadele veren ailesine nihayet izin çıkmıştı. Bu, ailesinin onu son görüşüydü. Aile, vasiyetinde bir mezar isteyen oğullarının gömüldüğü yeri bile öğrenemedi. Ailesi ve arkadaşları, ölümünün 25. yılında Güney'in idamdan sonra gizlice gömüldüğü yerin açıklanmasını istiyor.
Hem çalıştı, hem okudu
Güney, 1957 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Davulkulu Köyü'nde doğdu. Dokuz çocuklu kalabalık bir çiftçi ailesiydiler. Veysel, ilkokulu köyde okudu. İzmir Erkek Sanat Enstitüsü'nde öğrenciyken devrimcilere katıldı. 18 yaşındayken İsdemir Karabük Montaj Şantiyesi'nde elektrikçi olarak çalışmaya başladı. Bir yandan da okuyordu.
İskenderun Meslek Yüksekokulu Makine Bölümü'nü bitirdi. Türkiye'de siyaset rüzgârının çok farklı estiği dönemlerdi. Veysel Güney'in inandığı başka bir dünya vardı, bunun için mücadele ediyordu. 12 Eylül askeri darbesinin ardından arkadaşı Ali İhsan Özer'le Gaziantep'te bir evde saklandılar. Bir gün evin çevresi askerlerce kuşatıldı. 'Teslim ol' dediler, onlar çatıştı. Özer ve bir üsteğmen çatışmada öldü. Veysel üç kurşunla yaralandı.

Kendini savunamadı bile
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nde bazı arkadaşları ona yapılan işkencenin seslerini duyuyordu. "İdam edileceksin. Kurtuluşun yok" diyorlardı. Gözaltından çıkarılıp cezaevine getirildiğinde saçları kazınmış, ayakları çıplaktı. Üzerinde sadece hastane kıyafeti vardı. Askeri Cezaevi'nde bir hücreye atıldı. Yaraları daha yeni iyileşiyordu.
Yargılanmasının hızlanması için dosyası Gaziantep Devrimci-Yol davasından ayrıldı. O dönem herkes, bunun idam anlamına geldiğini biliyordu. Hızla yargılandı. Çoğu zaman kendini savunma hakkı bile yoktu. Gazeteler, idam kararı yüzüne okunduğunda slogan attığını yazmıştı. Artık küçük koğuşunda idamı bekliyordu, 24 yaşındaydı. Mektupları verilmiyordu, havalandırmaya çıkması ve ziyaretçi kabul etmesi yasaktı. Ailesi onu yalnız bırakmamak, bir kez olsun görebilmek için aylarca uğraştı, mücadele etti. Ama izin verilmedi.

'Işık sönünce anladık ki...'
Veysel'i, Gaziantep E Tipi Cezaevi'ne götürüp infaz edeceklerdi. TV'den idam cezasının onaylandığını duyan ailesi cezaevinin kapısında oğullarıyla görüşmek için çabalıyordu. Son ana kadar izin verilmemişti. 11 Haziran 1981 günü saat 02.00'de cezaevinin demir kapısı açıldı. Güney ailesine, cezaevi aracının içinde oğullarıyla kısa bir süre görüşebilecekleri söylendi. Annesi, babası, eniştesi ve kardeşi Ayhan Güney, araca bindi. Veysel'in elleri kelepçeliydi. Ayhan Güney, o anı şöyle anlatıyor: "Kısa süre görüştük. Çok cesurdu. Ağlamaktan konuşamıyorduk. Annem, 'Oğlum korkmuyor musun?" dedi. O da, 'O kadar işkence gördüm ki artık ölüm bile korkutmuyor ana' dedi. İnandığı dünya için savaştığını anlattı. Slogan attık. Bizi gözaltına aldılar. Tutulduğumuz yerden biraz uzakta idam edilecekti. Orada bir ışık vardı. O sönünce anladık ki idam edildi. Vücudunda kurşun duruyordu."
Veysel Güney, 1980 öncesinin en kitlesel örgütü olan Devrimci Yol'dan ilk idam edilendi. Ailesine küçük bir kutunun içinde hücresinden çıkan birkaç eşyasını verdiler: 'Yarısı içilmiş bir karton sigara, bir çakmak ve annesinin gönderdiği gömlek.'

Arkadaşları vazgeçmedi
Aile, cenazenin verilmesi için başvurduğunda ret yanıtı aldı. İdamından önce de, 'Size cenazesi bile verilmeyecek' demişlerdi. Sıkıyönetim mahkemesine, ilgili komutanlıklara, milletvekillerine, bürokratlara defalarca başvurdular. Tek istedikleri oğullarının bir mezarının olmasıydı. Başvuralar sonuçsuz kaldı. Acıları büyüyen aile sonunda vazgeçti.
Ailesi ve arkadaşları, ölümünün 25. yıldönümünde Veysel Güney'i arıyor. 78'liler Derneği üyeleri, bugün saat 13.00'te Gaziantep Adliyesi'nin önünde buluşarak bir basın açıklaması yapacak. Bilgi Edinme Yasası uyarınca Veysel Güney'in gömüldüğü yerin söylenmesi için valiliğe, savcılığa ve mezarlıklar müdürlüğüne başvurucak. 78'liler Derneği Mersin Şubesi Başkanı Ethem Dinçer, "Bir insanın mezarından bile korkuluyor. Bir ailenin en önemli hakkı elinden alınıyor. Bu insanlık suçu. Biz bu mezarı buluncaya kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu. Kardeşi Ayhan Güney de şunları söyledi: "Acımız 25 yıl hiç azalmadı. Ağabeyimin bir mezarı bile olamadı. Annem, babam hastalandı. Onların hastalıklarından dolayı, dayanamamalarından korktuğumuz için zamanla vazgeçmiştik. Ama ben ağabeyimin bir mezarının olmasını istiyorum. Yerini bilmek istiyorum."

gnost
13.06.2006, 23:38
Benim gönlümde sonsuza kadar yaşayacak.Uğrunda öldüğü halkı onu yaşatacaktır.