PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Murat Karayalçın Alanya PSAKD Toplantısına Katıldı


heterodoks
18.11.2006, 23:58
Murat Karayalçın Alanya PSAKD Toplantısına Katıldı


SHP ve CHP arasında polemik

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Alanya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yemeğinde SHP ve CHP arasında ittifak polemiği yaşandı. SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, dernek üyelerinden solda ittifak için diğer sol partilere baskı yapmaları çağrısında bulundu. Bunun üzerine kürsüye çıkan CHP Antalya Milletvekili Atilla Emek, bunun hem seçim mevzuatı gereği hem de anayasa gereği mümkün olmadığını söyleyerek, "Anayasa değişikliği AKP'nin desteği ile olur, o da imkansız" dedi.

Antalya'nın Alanya İlçesi'nde Pir Sultan Abdal Derneği'nin yemeğine katılan SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, dernek üyelerinden solda ittifak konusunda destek istedi. Karayalçın konuşmasında, SHP olarak bu ittifaka "evet" dediklerini hatırlatarak şöyle konuştu, "Bugün Sulama Birliği toplantısında ben ve DSP Genel Başkanı kardeşim Zeki Sezer'i gören kooperatifçiler, biraraya gelin dedi. Ben burada da CHP'li milletvekilleri arkadaşlarımla aynı masayı paylaşıyorum, aynı şeyleri konuşuyorum. Şah İsmail Bey'den de aynı masada, aynı tebligatı almış durumdayız. Buradan da aynı talimat veriliyor. Bu sadece Alanya'ya özgü değil. Türkiye'nin neresine gidersek gidelim yurttaşlarımızdan bu doğrultuda istemler duyuyoruz. Geçmiş yıllardan farklı bir eğilim ve coşku görüyorum. SHP, solun en güçlü partisi olduğu dönemde de solun birleşmesi için gereken sorumluluğu yerine getirmiştir" ifadelerini kullandı.

- "ANKET YAPACAK PARAMIZ YOK"


Seçimlerin yaklaştığına dikkat çeken Karayalçın, bu konuda bir çok anket yapıldığına dikkat çekerek, "Bu anketlerde ilginç bir gerçek ortaya çıkıyor. Bizim anket yaptıracak paramız yok, ama diğer partilerin ve bazı sivil kuruluşların yaptırdıkları anketleri yakından takip ediyoruz. Bu anketlerden çıkan sonuç şu; sol partiler ittifak yaptıkları taktirde oyları artıyor, sağ partiler ittifak yaptıkları taktirde düşüyor. Sol seçmen şu mesajı veriyor; iktidar olmak istiyorsanız, ittifak yapın. Bu üç partinin ittifakı, iktidarı getirecek. Türkiye tarihinin en tehlikeli döneminden geçiyoruz ve cumhuriyetin temel değerleri hiç bu kadar tehdit ve tehlike ile karşı karşıya kalmadı. Bu nedenle insanlarımız diyor ki, aklınızı başınıza toplayın. Sizi görevlendiriyorum. Ben Murat Karayalçın olarak bu mesajı alıyorum, bu mesajı kabul ediyorum ve bu mesajın gereğini yerine getirmeyi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği'nin Alanya Şubesi Toplantısı'nda ilan ediyorum. Siz de bunu destekliyorsanız, bu sesi her yerde söyleyin" dedi.

Karayalçın'ın ittifak konuşmasının ardından kürsüye çıkan CHP Antalya Miletvekili Atilla Emek, ittifakın olamayacağından bahsetti. Karayalçın'ın bir gün önce Alanya'da bir mahalli kanalda yaptığı açıklamaya değinen Emek, "Sayın Genel Başkan Karayalçın kanalda yaptığı açıklamada birleşmeyi istemiyor, ittifakı istiyor. Ancak ne seçim mevzuatı ne de anayasa, ittifaklara el vermiyor. Bunu bilmenizi isterim. Sayın Karayalçın yine burada bir mahalli kanalda çıktı ve 'Ne olacak, bir anayasa değişikliğini verelim, bunu sağlayalım" dedi. Şu anda buna imkan yok. AKP'nin böyle bir yolu açmayacağı da aşikar. O zaman ne yapmak lazım. Türkiye'nin irtica ve bölücülük tehdidi altında olduğu bu günlerde sadece solcular değil, tüm millet birleşmeli. CHP olarak Türkiye'de en örgütlü sol parti biziz ve milletimize diyoruz ki, sağcıda olsan, solcuda olsan cumhuriyete bağlı isen ülkenin bölünmesini istemiyorsan, gelin Türkiye'yi kurtaralım " şeklinde konuştu.

gnost
19.11.2006, 01:27
Türkiye tarihinin en tehlikeli döneminden geçiyoruz ve cumhuriyetin temel değerleri hiç bu kadar tehdit ve tehlike ile karşı karşıya kalmadı. Bu nedenle insanlarımız diyor ki, aklınızı başınıza toplayın. Sizi görevlendiriyorum. Ben Murat Karayalçın olarak bu mesajı alıyorum, bu mesajı kabul ediyorum ve bu mesajın gereğini yerine getirmeyi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği'nin Alanya Şubesi Toplantısı'nda ilan ediyorum. Siz de bunu destekliyorsanız, bu sesi her yerde söyleyin" dedi.



Yukarıda altı çizilmiş olan bölüm Alevilerden yıllarca oy çalmış bir zihniyetin sloganıdır.Sosyal Demokrat adı ile iktidar olmuş yada koalisyonlarda bulunmuş olanların Alevileri korkutma sloganıdır.Rejim elden gidiyorsa buna leviler göz yummaz,ancak bunun için bir partinin yada grubun kölesi yada kuyrukçusuda olmaz.Sol gibi bir sol istiyoruz,taleplerimizi Adana'da dile getirdik,taleplerimizin gündeme alınmasını istiyoruz.


Evet Türkiye'nin sol bir iktidara ihtiyacı var ancak bu ihtiyaç beklentilerimizi karşılayacak kadar güven veren,seçim için değil ülkenin bağımsızlığı için yola çıkmış,temel hak ve özgürlükleri koruyup güçlendirecek proğramlara ve pratiklere sahip,otel lobilerinde değil halkın içinde toplantılar yapan,kravat takıntısı yaşamayan,halka benzeyen,önderlik bilincine sahip,çağdaş,devrimci,enternasyonal,demokrasi yanlısı,emk yanlısı bir profil çizmelidir.

Sol seçmen şu mesajı veriyor; iktidar olmak istiyorsanız, ittifak yapın. Bu üç partinin ittifakı, iktidarı getirecek.

Bu üç partinin iktidarı solun iktidadarı olmaz.Üç parti dediğiniz eğer CHP,DSP ve SHP ise bu tamamen dışlayıcı ve tamamen yeni saflaşmalar yaratır.Diğer sol partilerede seslenilmelidir.Halkın içinde yer alan her farklı sol gelenek emek,özgürlük,eşitlik ve Demokrasi ölçeğinde birleştirilmelidir."Rejim elden gidiyor" söyleminiz sanırım politik bir oyun olmaktan öte gitmez.Rejim elden her daim gidiyordu zati.Sivas'ta,Çorum'da,Gazi'de,Maraş'ta elden giden rejim değilmiydi.Daha bu günlerde Gazi Üni.'de ve Tokat'ta elden giden nedir?

Bu sloganları seçim arefesinde diğer sloganlarla birleştirmeyen zihniyetlerle olamayız.

Geniş ve daha uzun soluklu bir arayışın solunu istiyoruz.Çözümleriyle ve pratikleriyle özlenen solu istiyoruz.Rejimin tehlikede olduğuna değil rejimin bitme aşamasında olduğunu bilen bir sol istiyoruz.Faşizmin kuşatmasında olduğumuzun,sağ politikaların ülkeyi bölüp parçaladığını bilen bir sol istiyoruz.

Seçim dışında bir muhalefet yaratabilen solu istiyoruz.Seçime 5 kala değil bir asırlık dost istiyoruz.Kurum ve kuruluşlarımızı seçim öncesinde değil yılarca aşındıran sol istiyoruz.

CHP olarak Türkiye'de en örgütlü sol parti biziz ve milletimize diyoruz ki, sağcıda olsan, solcuda olsan cumhuriyete bağlı isen ülkenin bölünmesini istemiyorsan, gelin Türkiye'yi kurtaralım " şeklinde konuştu.

Evet işte CHP nin klasikleşmiş "benim çatım" arayışı..Millet olarak CHP çatısı bize göre yanlış gelmiyor ancak Baykal zihniyetiyle nasıl iktidar olunacak.Hadi oldunuz diyelim nasıl yürüyecek.

Namlu gölgesinde gizli CHP kurultayı
[Only Registered Users Can See Links]


[Only Registered Users Can See Links]
Barikatlı kurultay 'ilk'leriyle anılacak

CHP yönetimi muhalefet yanlısı partililerin salona girişini jandarma barikatı kurdurarak engelledi

Baykal'ın "30'lar muhalefeti"yle hesaplaşmak için yaptığı baskın kurultay ilklere tanık oldu. Ankara'nın 27 kilometre dışında yapılan kurultaya basın ve partililer alınmadı. Kurultayın yapıldığı otel binası jandarma tarafından çepeçevre kuşatıldı.


***

Silahların gölgesinde kurultay

CHP'de olağanüstü kurultay "olağanüstü" şartlarda yapıldı. Baykal, basının ve partililerin alınmadığı kurultaya protestolar nedeniyle arka kapıdan girebildi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın tüzükte yer alan yetkisini kullanarak toplantıya çağırdığı CHP 12. Olağanüstü Kurultayı, Ankara'ya 27 kilometre uzaklıkta bulunan Büyük Anadolu Oteli'nde yapıldı. Basına ve halka kapalı yapılan kurultaya sadece delegeler ile onur üyeleri katılabildi. Kurultaya giremeyen partililer jandarma barikatı önünde sloganlar atarak parti yönetimini protesto etti. Baykal, protestolar nedeniyle kurultayın yapıldığı jandarma korumasındaki otele arka kapıdan girdi. Gece yarısına kadar süren kurultayda Baykal 781 delegenin oyunu alarak güven tazeledi.

OTEL YOLUNA BARİKAT
Kurultayın [Only Registered Users Can See Links]ıldığı Büyük Anadolu Oteli'ne gidiş için kullanılan ara yol, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun araç trafiğine sahne oldu. Otel, kent dışında olduğu için güvenlik önlemleri jandarma tarafından alındı. Otele bir kilometre uzaklıkta jandarma barikatı oluşturularak, delege kartı bulunmayanların geçişlerine izin verilmedi. Bunu protesto eden bir grup partili, barikat önünde sloganlar atarak tepki gösterdi. Partililer, Baykal'ı; "Rica ediyoruz bak, lütfen yakamızı bırak", "Korku ülkesinin kralı git artık", "Baykal yeter artık", "CHP'ye evet, Baykal'a hayır" pankartları [Only Registered Users Can See Links] protesto ettiler. Yine Kurultayın salonunun girişinde muhalif partililer, Baykal'a yakın olan CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'u da tartaklamak istedi. Kalp rahatsızlığı bulunan Anadol, jandarma tarafından kalabalıktan çıkarıldı. CHP'li muhaliflerden Sabri Ergül, bir araç üzerine çıkarak partililere sakin olmaları ve yolu açmaları çağrısında bulundu. Ergül, güvenlik görevlileriyle görüştüklerini, partililerin otele yakın bir yere alınacaklarını belirtti. Bunun üzerine jandarma, barikatı otelin 50 metre önüne çekti, ancak barikatı iki aşamalı hale getirdi.

TOPRAK'IN KAŞI AÇILDI
Kurultayda muhalifler [Only Registered Users Can See Links] Genel Merkez'in ilk düellosu Divan Başkanlığı için oldu. Divan Başkanlığı'na İsmet Atalay'ın seçilmesinden sonra Baykal, kürsüye geldi ve muhalefeti eleştiren bir konuşma yaptı. Baykal'ın konuşmasının ardından salon içinde CHP İzmir Milletvekili Muharrem Toprak ve Vezir Akdemir arasında tartışma yaşandı. İki vekil yumruklaştı ve Toprak'ın kaşı açıldı. Daha sonra muhalif delegeler toplantının basına ve izleyicilere açık devam etmesi ve oylamaların gizli yapılmasına yönelik bir önerge verdiler ancak bu önerge kabul edilmedi.

192 OY DAHA [Only Registered Users Can See Links] ALDI
Konuşmaların ardından Baykal'a yakın bir grup kurultay delegesi "Parti aleyhine çalışan muhalif milletvekillerinin ihraç edilmesi için disiplin kurulunu göreve çağıran" bir önerge verdi. Ancak, Baykal talimat vererek önergeyi geri çektirdi. Daha sonra muhalifler güven oylamasının tüzük gereğince gizli yapılmasını ve herkesin vicdanına göre oy kullanması yönünde bir önerge verdi. Önerge kabul görmeyince 27 muhalif milletvekili ve 400'den fazla delege salonunu terk etti. Daha sonra yapılan oylamaya 1058 delege katıldı. Sadece Baykal'a yakın [Only Registered Users Can See Links] ve delegelerin katıldığı oylamada 781 kabul 14 ret ve 1 çekimser oy çıktı. Muhalif milletvekilleri ve delegelerden 262'si de hiç oy kullanmadı. Oylamaya, aralarında Kemal Derviş, Fikret Ünlü ve Zülfi Livaneli'nin de bulunduğu 29 milletvekili katılmadı. Baykal güvenoyu aldıktan sonra, "Bu kurultay CHP Genel Başkanı ve yönetiminin izlediği politikaya desteğini ilan etmiştir. Genel Başkan'a güvenoyu bu kararla deklare edilmiştir" dedi Baykal, 2003'te kurultayda 973 delegeden oy alarak yeniden genel başkanlığına seçilmişti.
Fatih ERTÜRK / ANKARA
[Only Registered Users Can See Links]


Sosyaldemokrasi.com: Kendinizi bir sosyal demokrat olarak kimliklendirmenizin nedeni, bunun ilk dinamikleriyle, bunun öncesi ve şimdisi hakkında biraz bahseder misiniz? Böyle kısa bir giriş yapabilir misiniz acaba? Siyasetle ilgilenişiniz, sosyal demokrasiyle ilgilenişiniz..

Murat Karayalçın: Ben bazıları gibi anadan doğma yada aileden gelme bir sosyal demokrat değilim. Solu okuyarak tercih ettim, aslında lise yıllarında kendimi milliyetçi olarak tanımlayan bir öğrenciydim, ODTU nün hazırlık okuluna girdim, ODTU hazırlık okulunda öğrenci temsilcisi seçildim, daha sonra, ODTU den ayrıldım , A.U. SBF ne girdim. Hazırlık okulundayken de, siyasal bilgiler fakültesinin ilk yıllarındayken de kendimi milliyetçi olarak tanımlıyordum. Doğrusu sağ sol farklılaşması, tanımlaması o yıllarda çok geçerli, popüler değildi. Kullanılıyordu ama sonraki yıllar kadar çok, yaygın bir şekilde kullanılmıyordu. SBF de okurken, benim kendimi solda tanımlamama neden olan bir kitap okudum. Oscar Lange’nin ‘Ekonomi Politik’ isimli kitabı, Marksizmi, sosyalizmi, üretim biçimlerini Oscar Lange’den öğrendim, sol düşüncenin doğru olduğuna karar verdim.
Ama bu milliyetçilik düşüncesini ret şeklinde gelişmedi, milliyetçilik düşüncesini sol değerlerin eklenmesi, sol değerlerin eklenmesiyle milliyetçilik düşüncesinin de yeni bir yapıya dönüşmesi şeklinde gelişti.
Siyaset ise biraz daha farklı , ben siyasetçisi çok bol bir bölgeden ve aileden geliyorum, çok çocuk yaşta siyasete ilgim vardı. Günün birinde siyasete girmeyi düşünüyordum ama ne zaman ve nasıl gireceğimi doğrusu bilmiyordum. Sonra bir tarihte bilemediğim bir şekilde siyasetin içine gırdım aslında bunun tam bir günü tarihi yok.
[Only Registered Users Can See Links]



Soldaki kapris sonunda Karayalçın’ı da pes ettirdi
Solu kurtaracak bir beyaz atlı prens ya da prensesin gelmeyeceği çok açık. Bir Atatürk de çıkmayacak. Bana göre solun kurtarıcısı “ittifak yöntemi” dir. Bizi bir lider değil, bir ittifak kurtaracak. Ben 1993′ten beri bunun için uğraştım. Ömrüm boyunca da sol için coşkuyla çalışmaya devam edeceğim, ama artık ben bir ittifak girişiminde bulunmayacağım. Çünkü olmadı. Bence bunu biri yaparsa ancak DİSK’in önderliğindeki 10 Aralık Platformu yapabilir: SHP, DSP ve CHP ortak bir program hazırlamalı ve ortak bir başbakan önermeli. Sağın bölündüğü bir ortamda eğer bunu yaparsak kesinlikle iktidar oluruz. Üstelik de yüzde 40′ları aşarak. Fakat bunu yapmazsak muhalefet bile olamayız. Durum bu kadar kritik.

Kısır ve inançsız bir bakış..Solu üç partiyle sınırlayan bir anlayış..İşte sol bu yüzden gerçek kimliğine kavuşamıyor.