Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Toplumsal Konular > Siyaset/Politika

Siyaset/Politika Ulusal ve uluslararası politika ile ilgili tartışmalar burada yapılır

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 15.10.2008, 18:52   #21
Yazar
socco_vanzetti
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.05.2008
Mesajlar: 128
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 38
İtibar Puanı: 12
socco_vanzetti iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 71
73 Mesajına 150 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Devrim‘Che’ kendi çağında neredeyse ‘komünist’ dogma halini alan ‘aşamalı devrim’ şablonuna karşılık, Marksist geleneğin 1848 devrimlerinden çıkarken kurduğu ‘kesintisiz devrim’ yaklaşımını da ihya ediyordu

Aradan 41 yıl geçti. Ernesto “Che” Guevara’yı Bolivya’nın Santa Cruz ilinin, La Higuera kasabasındaki ilkokulda kurşuna dizdirenler, geriye bir kırıntısı bile kalmasın diye ölüsünü gizli bir mezara gömseler, onun ayak izlerini takip edeceklere ibret olsun diye 1960’lar sonu dünyasına, morgdaki görüntülerini yaysalar da, tarih başka türlü tecelli etti işte...
ABD’den Arjantin’e göç etmiş bir aileden gelen, Latin Amerika’yı baştan başa katedip Guatemala’da ABD işgaline karşı koyan devrimcilerin arasına karışan, Meksika’da Kübalı devrimcilere katılıp 30 yaşında Sierra Maestra’da ‘commandante’, 32 yaşında Havana’da İktisat Bakanı olan, 9 Ekim 1967’de 39 yaşında Bolivya’da bir gerilla ‘foco’ lideri olarak ölürken, katillerine “Ateş et korkak, yalnızca bir insan vuracaksın” diye meydan okuyan Buenos Aires’li bu hekimi, 1960’lar sonu gençliği ve devrimci aydınları yaşamayı ve ölmeyi anlamlı kılabilecek bir hayat tarzı arayışlarının en parlak modeli olabildiği için bağrına bastı. O, çağının statükoyu reddeden bütün aydınları ve gençliği için gerçekleşmiş bütün devrimlerin donduğu, devrimci kahramanların devlet adamlarına dönüştüğü bir tarihsel dönemde, başarılmış bir devrimden sonra devrimci kalmanın bir imkânının hâlâ var olduğunu kanıtlayan canlı bir örnek olduğu için de devrimciliğin çağdaş ahlaki modeliydi.

Uluslararası devrim
“Che”nin kendi çağının devrimcileri için önemi yalnızca bu yüksek insani ve entelektüel niteliklerinde değil, iki kutuplu “detant”-”Soğuk Barış”- statükosunda “emperyalist dünya sistemi”ne karşı dünya çapında bir devrim hedefini yükselten biricik anlamlı çağrının da sahibi olmasındaydı.
16 Nisan 1967’de OSPAAL (Asya Afrika ve Latin Amerika Halkları Dayanışma Örgütü) yayın organı Tricontinental (Üç Kıta) dergisinde yayınlanan mesajında “Che” önerisini ana hatlarıyla şöyle özetlemişti: “En sağlam kalesi olan ABD tarafından uygulanan baskıyı silahlı mücadeleyle ortadan kaldırarak emperyalizmin topyekûn çökertilmesi!” Bu stratejik hedefin “taktik” ana halkası ise şuydu: “Halkların teker teker ya da gruplar halinde tedricen kurtarılmasını sağlamak”, “düşmanı bütün ikmal üslerinden, yani kendisine bağımlı topraklardan yoksun bırakarak kendi topraklarından uzakta zorlu bir savaşa sürüklemek”.
“Che” “bir dünya sistemi olduğundan ötürü”, “kapitalizmin son aşaması olan emperyalizmin dünya ölçeğindeki bir kapışma ile yenilmesi gerektiği”ni ileri sürerken de 1930’lardan beri dünya komünist hareketinin gündeminden kaldırılmış olan, “her yerel devrime, uluslararası ölçekte bir devrimci sürecin bir parçası olarak yaklaşma” ilkesini ihya ediyor ve devrimcileri 1917 Ekim Devrimi’nden bu yana ilk kez sosyalist devrimin uluslararası niteliği üzerine yeniden düşünmeye çağırıyordu.

Kesintisiz devrim
Öte yandan “Che” kendi çağında neredeyse bir tür “komünist” dogma halini almış olan “aşamalı devrim” -“önce milli ve demokratik, sonra sosyalist”- şablonuna karşılık Marksist geleneğin 1848 devrimlerinden çıkarken kurduğu “kesintisiz devrim” yaklaşımını da ihya ediyordu. Geleneksel Komünist partilerin (KP) “demokratik” ve “antiemperyalist” ittifaklar dolayımıyla, “milli burjuvazilerin desteğini alarak önce demokratik bir devrim gerçekleştirme, daha sonra sosyalizme yönelme” stratejilerine “Che” şöyle karşılık vermişti Tricontinental’e mesajında: “...Yerel burjuvaziler emperyalizme karşı koyacak güçlerini -eğer hiç var olmuşsa- bütünüyle tüketmişlerdir... Yapılacak başka bir şey yok, ya sosyalist devrim [yapacağız] ya da bir devrim karikatürü...”
Bu çağrının peşinde giden yüz binlerce insanın çabaları emperyalizmi “bir dünya sistemi” olmaktan çıkarmaya yetmedi. 1970’ler ve 80’ler bazı kısmi zaferlere karşın “Che”nin yolunu izleyenleri program hedeflerine ulaştırmadı. Aralarında arkadaşlarımızın da olduğu farklı halklardan pek çok devrimci İran’da, Filistin’de, Oman’da, Sri Lanka’da, Bolivya’da, Venezüella’da, Uruguay’da, Paraguay’da, İspanya’da, Bask’ta, dünyanın bütün kıtalarında, Dorfman’ın deyimiyle “kendilerini bekleyen kurşunlar”la, darağaçlarıyla buluştular, işkencehanelerde, sorgu merkezlerinde azap çektiler, cezaevlerinde uzun esaret yılları geçirdiler... Her yerde Amerikan harp doktrinleriyle yetişmiş generallerin çizmeleri, genç kadın ve erkek devrimcilerin, emekçilerin, yoksulların bedenleri üzerinde tepindi... Ama tarihin cilvesine bakın: 41 yıl sonra yalnızca Bolivya’dakiler değil, Arjantin’dekiler, Şili’dekiler, Brezilya’dakiler, Venezüella’dakiler, Uruguay’dakiler, Paraguay’dakiler, Peru’dakiler ve diğerleri, Latin Amerika’nın, Akdeniz’in, Asya’nın bütün askeri diktatörleri ve oligarkları da gittiler- cehenneme ya da hapisaneye... Vallegrande morgunda “Che”nin cansız bedeni başında onu delik deşik eden mermilerin izlerini parmağıyla gösteren Bolivyalı subayların esamisi okunmuyor artık ama “Che” şimdi her yerde, Alberto Korda’nın 1960’ta çektiği bereli fotoğrafı her yerden bize bakıyor... Dünyanın bütün ülkelerinde, bu arada Türkiye’de de, “Che” tişörtlerin bağrında, anahtarlık ve takıların ucunda, sigara paketlerinde, “içerseniz ölürsünüz” uyarısının yanı başında, içki şişelerinin etiketlerinde, video-kliplerde, posterlerde, resim-heykel sergilerinde, fotoğraf yıllıklarında, çorap, kemer, diş fırçası, terlik ve akla gelecek ya da gelemeyecek her tür ticari nesnenin bir yerinde, onu görebilirsiniz, görebiliriz...

Neden başkası değil?
Ariel Dorfman, TIME dergisinin 20. yüzyılın en önemli yüz insanı arasında gösterdiği “Che” Guevara için yazdığı makalede bu paradoksal ve ironik durumu şöyle açıklıyordu: “Boylu boyunca bir siniklik, çıkar ve çılgın tüketim dünyasına gömülmüş oldukları için asla onun ayak izlerini takip etmeyecek olanların gözünde hiçbir şey ‘Che’nin maddi refaha ve gündelik arzulara sırt çevirişi kadar hoş olamaz. ‘Che’yi bu kadar çekici kılanın, onun bize bu kadar uzak, onun hayatını tekrar etmenin imkânsızlığının bu kadar aşikâr oluşu olduğunu söyleyebiliriz.” Gene de dünyanın her yerinde kadın/erkek yüz binlerce, milyonlarca gencin başka herhangi bir popüler politik ikonu değil de “Che”yi göğüslerinin orta yerine yerleştirmelerinde,, özentiden, stereotip düşkünlüğünden, “Che”nin artık zararsız bir imge haline geldiği bilgisinin sağladığı güvenden başka bir şey arayamaz mıyız?
Neden, örneğin, ABD’de yüzbinlerce genç tişörtlerinde J(ohn) F(itzgerald) K(ennedy) ya da George Washington imgesiyle dolaşmıyor, neden örneğin hiçbir faşistin, hiçbir liberalin imgesini kendisiyle bağlamak için en ufak bir arzu duymuyor dünyanın hiçbir yerinde hiçbir genç insan, neden liberal hediyelik eşya imalatçıları, liberal bir kahramanın (öyle biri varsa eğer) anahtarlıkların ucundan bize bakmaları için yardımcı olmuyorlar? Neden “Che”den başkası para etmiyor acaba?

Belki de tılsım başka bir yerde!
1968’de, eski kuşaklar, “Che”nin çağrısına kulak kabartanlara dünya ölçeğindeki büyük güç analizlerinden dem vurur, bu güç analizleri her bir ülkede yalnızca sınırlı bir reform imkanına işaret ettiği halde, silahlı mücadeleye girişmenin taktik yanlışlıkları üzerine diskur çekerlerdi. Büyük olasılıkla, “mümkün olan”ın sınırları bu güç analizleriyle çiziliyordu. “Che”nin kahramanca ölümü bu sınırların aşılabilirliğinin aşılamazlığının somut bir göstergesiydi onlara göre. Öyleyse, niçin 1968’de bir devrimin hâlâ mümkün olduğuna inanan milyonlarca insan “Che Si!” diyerek bu “yanlış”a onay vermiş olabilirlerdi?
“Che”nin ölümü, dünyayı değiştirmede bireysel insan iradesinin olanaklarının sınırlarına olduğu kadar, bunun içerdiği potansiyellerin çokluğu ve sınır tanımazlığına da işaret ederek, “nesnel” denilen toplumsal süreçlerin “bireysel öznellikler”in organik bir toplamı olduğunu bir kere daha düşünmemize ve bir devrimi istemenin onu başarmaya yetmediğini, ama ancak bir devrimi hakikaten istemenin ve onun için bu dünyadaki bütün çıkarlardan vazgeçebilmenin onun yegâne öznel imkanı olabileceğini somut olarak kavramamıza hizmet ettiği için, kendi çağının en parlak insanlarını bu örneği hayatlarının ilkesi kılmalarına yol açtı. “Che”nin “emperyalizmi topyekûn çökertme” stratejisinde kazandığı en büyük zafer oldu. İnsanları mantıksal bir “yanlış”a tarihsel bir onay vermeye yönelten, bu zaferi kutlama arzusuydu da.
“Che”nin imgesiyle kendi varlıkları arasında bir ilişki kuran genç insanların onun mücadelesinin anlamını gerçekten kavradıklarını ya da bunu devrimler tarihinin içinden okumayı başardıklarını düşünmek çok iyimserlik olurdu. Ama onların “Che”nin hakikatinden tamamen habersiz olduğunu düşünmek için de insanlıktan umudu kesmiş olmak gerekir doğrusu. Bu sınırsız tüketim, marka düşkünlüğü, piyasa idolleriyle örtülü, eşitsizlik ve haksızlık dünyasının karşısına bir sportif eşya firmasının, ya da bir pop ikonunun imgesiyle değil, göğsünde “Che”nin ölümsüz suretiyle çıkan bir genç, bu dünyaya itiraz ettiğini dile getirmenin en dolaysız, en az dolambaçlı göstergesine başvuruyor. 20. yüzyılın son büyük devrimci dalgasıyla özdeşleşen insanın hatırasının onu 21. yüzyılın gelmekte olan ilk büyük devrimci dalgasına bağladığını, bilmese de hissediyor... “Che” devrimin yüzü, onlar bu yüzü seviyor!



YORUM YAZYAZDIR | YOLLA
OKUR YORUMLARI
in Devrimin yüzü: : ‘Che’

socco_vanzetti Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
socco_vanzetti Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 17.10.2008, 11:02   #22
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 139
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Konumuz araştırmaya yönelik bir yorum başlığıdır,
Hani az olabilir öz olabilir ama kendi öz düşüncelerimizi belirtirsek sevinirim.

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.11.2008, 21:04   #23
Yazar
bağdat kafe
Y A S A K L I ! ! !
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 07.07.2007
Bulunduğu yer: göztepe hemşerim
Mesajlar: 697
Memleket: İZMİR
Cinsiyet:
bağdat kafe - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 329
bağdat kafe sevilen bir üyebağdat kafe sevilen bir üyebağdat kafe sevilen bir üyebağdat kafe sevilen bir üye
bağdat kafe - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 636
298 Mesajına 601 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Kapitalizm var olduğu her yerde savaşları , yıkımları ,rant ekonomisini , eşitsizliği getiriyor . Bunu da bizi birbirimize düşürerek yapıyor bunu halklar olarak da düşünebiliriz tek tek bireyler olarakta , Hiç kimse bu dünyada mutlu yaşamak kadar güzel bir şey varken bunu bırakıpta savaşmak istemez; şiddet şiddeti doğurur.. Sömürgecileri en çok korkutan şey kendi içimizdeki barış olacaktır..
kalıcı ve adil barışı istiyoruz ama tam tersine bu düzen sürdükçe savaşın coğrafyasıda büyüyor , emperyalizm bütün dünyada savaş kışkırtıcılığı yapmaya devam ediyor , Çoğu zaman da bunu barış ve demokrasi adına yapıyor !

Şu anda gündemimizde Büyük Ortadoğu Projesi de olmalı bu projede dikkat edilirse dünyanın egemenlerinin istediği bir hükümet ülkemizde iktidarda buna da değinmek istiyorum .

Savaşsız sömürüsüz barış içinde bir dünya için emperyalizmle mücadele kaçınılmaz zorunluluktur , Montronün delinmesine bile göz yuman emperyalistlere üstlerini açan bu iktidarda ortadoğuda barışa emperyalistler gibi engel taşımaktadır .
Ülkemizden bu iktidarın , dünyamızdan da sömürgecilerin atılması kalıcı bir barış için şarttır. Ve insanlıkta artık değişim istiyor ben umutluyum yurtta ve dünyada sulh adına ..

Çok geç kaldım, Buluşmam lazım Bağdat Kafe'de
Bağdat Kafe ..
Varamadım hala
Orda.....
Orda bulusamadıktan sonra .....


Konu bağdat kafe tarafından (06.11.2008 Saat 21:15 ) değiştirilmiştir.
bağdat kafe Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
bağdat kafe Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Alt 06.11.2008, 22:26   #24
Yazar
KAMER
Forum Katılımcısı
 
KAMER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.01.2008
Bulunduğu yer: fransa
Mesajlar: 178
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 40
İtibar Puanı: 23
KAMER iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 126
74 Mesajına 114 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SİYASET hakkında neler düşünüyoruz...?

siyasetin olmadigi bir ortamda ,savas vardi,baski ve zulum vardir

SAĞ - SOL diyoruz; bu kavramları ne kadar biliyoruz...?

1789 Fransada bir devrim olmus ,kurulan ilk mecliste sagda oturanlara sagci solda oturanlara solcu denmistir



Sağcılık sizce nedir...?

sagcilar o donem dini ve kraligi savunan kesimdir


Solculuk sizce nedir...?

solcular da burjuva ve de halktan kesimlerdir

Neden insanlar böyle bir ayırıma gitmiştir dünya olarak...?

sermaye nin paylasimi


Siyasilerden ne bekliyorsunuz...?

Benim beklentim halktandir.



Siyaset 21-35 yaş aralığı için ne kadar önemli...?

Siyaset her kesim icin onemlidir
Bilhasa baski ve zulum goren kesimler icin


Siyasetin içinde ne kadar yer aldınız...?

ben bu konuda bir dunya vatandasi olarak bazi gorevlerimi yerine getirmeye calisiyorum

Siyasileri ne kadar başarılı/başarısız buluyorsunuz

Turkiyede siyaseten basetmek zor ,daha cok kurulmus fashizan ,tekelci ,ve oligarsik bir duzenin hizmetcileri veya humetcilerden bahsedebiliriz

___________________İMZA___________________
ATESIN VE GUNESIN COCUKLARI RUYALARIMIZDAN ASLA VAZ GECMEYELIM
INADINA BASKA BIR DUNYA MUMKUN DIYE HAYKIRALIM
KAMER Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
KAMER Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 19.11.2008, 06:02   #25
Yazar
Pir Baskoylu
Y A S A K L I ! ! !
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.09.2008
Mesajlar: 157
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -21
Pir Baskoylu hakkında olumsuz fikirler mevcut

Ettiği Teşekkür: 128
75 Mesajına 110 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Canlarin yureklerine saglik, gereken aciklamalari yaptiklarina gore,
Biz yaslilara is dusmemis,
Yureginize ve Emeginize saglik.

Enel-Haq


Konu Pir Baskoylu tarafından (19.11.2008 Saat 06:41 ) değiştirilmiştir.
Pir Baskoylu Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Pir Baskoylu Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 21.11.2008, 01:12   #26
Yazar
Melda80
Y A S A K L I ! ! !
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 16.11.2008
Mesajlar: 157
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -159
Melda80 forum tarafından sevilmiyorMelda80 forum tarafından sevilmiyor

Ettiği Teşekkür: 19
25 Mesajına 28 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Siyaset menfaat işidir.
Sağ, sol yada merkez farketmez.
Kim olursa olsun siyasete girdigi zaman
menfaat aramaya başlar. Her kurulan parti
devletten trilyonluk yardım alıyor.

Parti eger iktida geldiyse o zaman 7 ceddi
sülalesi zaten zengin oluyor. Eskidende böyleydi
halada böyle

Tam terside oluyor: Siyasetle ugrasan herkes
zengin olurken Uzan tam tersine fakirleşti
Malının mülkünün bir kısmı elinden gitti

Melda80 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Melda80 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 19.12.2008, 04:22   #27
Yazar
Muminlerin Emiri
Forum Katılımcısı
 
Muminlerin Emiri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.10.2007
Mesajlar: 225
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 41
İtibar Puanı: 42
Muminlerin Emiri iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 89
45 Mesajına 75 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yorum yazmayacaktım ama katkı katıkta gızlıdır dıye kendımı tıftıkledım ve o sevmedıgım tumsek hakkında konusmaya cesaret buldum .

Polıtıkayı anlamak ıcın ılk once hz alıden basladım . O zamanlar Imamlık sevdası ıle yanıp tutusan ınsanlar ! hz alının makamına goz dıkerek en yakın arkası olmalarına karsın ona oyun ve tuzak kurmaya kadar vardıran polıtıka cıkarmaları - Polıtıkanın asıl olusum maddesının ve tohumunun ne oldugunu gore bılırız .

O zamanlar 2 - 3 dusunce yapılarının ımamlık veya baska nıyetle basa gecıp halkı ıstedıgı gıbı kullanarak ıdare ettırerek yonetmek ısterken hz alının kendı evıne cekılıp polıtıkayla bır alakasının olmadıgının bır delılıdır . Cunku hz alının yonetıcılıgı polıtıkayla alakası olmayan bır ıstı .

Sımdı sen kızıp dıyeceksınkı bununla ne demek ıstedın sadete gel !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Anlatmak ıstedıgım sagcılıkta solculukta ezelden evvele evveldende gelecege dogru hıc durmadan yolunu surduren kara bır carsaftır. Sımdı sen dıyeceksınkı ne dıyorsun boyle ?

Her ıkı tarafında arzuladıgı bır yonetım bıcımı ve halkın gelecegını ve refahını saglamak ıcın bır cabaları vardır . Sımdı dıyeceksınkı yok bunların bırı bırınden daha ıyı . Farzet bırı bırazdaha yardım edıyor halkına ama acaba bu tam cozummu ?

Sımdı dıyeceksınkı ne anlatıyorsun .

Canım kardeslerım . Bugunku polıtıkaya baktıgımızda demek ıstedıklerım gun yuzune cıkıyor . Sagcılar bugun ulkeyı satıp ınsanını caput gıbı goruyorsa o zaman onlar beraber aynı lokmayı yıyen solculukta aynı cıkarlar dogrultusunda kendıne has bır duzeyde aynı cogunlukta veya azınlıkta bunu halkına yapacaktır .

Sımdı bana kızıp dıyeceksınkı aynı lokmayı solcular nerde yıyor ?

Alevılerım -canlarım - benım goren gozlerım- hayatımın tek anlamları olan sızlere sunu demek ıstıyorum . Bır arkadasınız hırsızlık yaptıgında onun hırsızlık yaptıgını bıldıgın halde eger sende orda kalırsan * yakalandıgında mehkeme onunde cogunlukla sende suclu olacaksın oyle degılmı .

O zaman nasıl olurda aynı devlet ıcınde ulkenın vede devletın hem mal varlıgı hemde halkın malvarlıgı somurulurken zarara calısılırken o sagcılarla beraber ısbırlıgı ıcınde ulkeyı yonetırler . Bu solcuları sagcılarlan beraber suc ortagı yapmaya yetmıyormu ?

Nasıl olurda sagcılar tarafından halkın hakkı yenecekte sen solcu bunu bıle bıle yıne onlarlan aynı kefende vazıfede olacaksın bu akla sıgar bırsey degıl.

Ben hz alı gıbı polıtıka yapmayan ve halkı dusunen polıtıka degılde lıder ıstıyorum .
Ben Ataturk gıbı polıtıka yapmayan ve yapan kısılere karsı koyan mıhlayan ataturk gıbı lıder ıstıyorum.

Polıtıka var oldugu surece *kolecılık - ezme - kullanma *calma herzaman var olacaktırkı .

Bugun polıtıkası en gelısmıs ulkelere baktıgımızda amerıka - ıngıltere gıbı buyuk ulkelerde kolecılıgın kıralı yasatılıyor - ezmenın kıralı yasatılıyor . Ve bu ulkelerın kımısı solcu kemsı ıle kımısı sagcı kesımı ıle yonetılıyor .

Tepeden kusbakısı baktıgımızda ıkısıde aynı sekıl gozukuyor. Neyemı benzıyorlar ?

Tabıkı sıyah carsaflı hırsıza . Hoo hoooo hoooo

Canım dsotum benı anlamanı beklemıyorum . Bırak ıcımı dokeyım lutfen !!!!!

Sevgılerle

Muminlerin Emiri Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Muminlerin Emiri Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 24.02.2009, 15:09   #28
Yazar
sultan50
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.01.2009
Mesajlar: 247
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 37
İtibar Puanı: 29
sultan50 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 577
74 Mesajına 114 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

şimdi biz araba yerine bisikleti yeglesek petrol fiyatı düşecek. naylon poşet istemezsek petrol düşecek... falan filan

sultan50 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.03.2009, 12:43   #29
Yazar
arascan
Forumla Bütünleşmiş
 
arascan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.10.2007
Mesajlar: 1.019
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 64
İtibar Puanı: 1431
arascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 1.362
954 Mesajına 2.537 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Milliyetciliğin (ön/eki ne olursa olsun. Kürt, Türk vs..) her türlüsüne, her şekline karşıyım. Öyle körü körüne değil, yani ''babam solcuydu'' baabında değil. Milliyetçilik kavramı size Bolivya'daki bir gerillanın şarkısına ortak etmez sizi.. Veya İngiliz askeri tarafından dövülen Basra'lı bir çocuğun çığlığını duymanıza izin vermez.
Neden mi?
Çünkü O gerillanın niçin savaştığı veya O çocuğun neden dövüldüğü, milli kimliğinden daha önemli degildir milliyetçilik için..
Miliyetçilik sizi dar kalıplara ve kimliklere hapseder. Dünya'yı bütünüyle görmenizi, insanı, salt insan olarak, birey olarak değerlendirmenizi engeller..

___________________İMZA___________________
Çok okuyan kendinden az okuyan başkalarından cahildir
arascan Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
arascan Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:10.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica