Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Merak Ediyorum

Merak Ediyorum Alevilikle ilgili merak ettikleriniz, kafanıza takılan sorular

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 23.12.2018, 08:20   #1
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.049
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 215
820 Mesajına 1.402 Kere Teşekkür Edlidi


Standart İslam Öncesinde YILBAŞI KUTLAMALARI

İSLAM ÖNCESİ ORTA ASYA TÜRKLERİN YIL DÖNGÜSÜ “NARDUGAN” COŞKUSU

22 Aralık’ta gece ile gündüzün savaşının yenmesini zaferlerini akçam ağacının altında kutlayan Türkler, güneşin zaferini ve güneşin yeniden doğuşunu kutlarlardı. Güneşin yeniden doğuşu, “yeni bir doğum” olarak algılarlardı. Türkler, Güneş’e “nar” diyorlardı. Günümüzde dilimize doğan olarak gelen ve “doğmak” anlamına gelen “tugan” doğan ise yüz yıllardır aynı anlamını koruyarak günümüze kadar kullanılagelmiştir.

Türklerin her yıl geleneksel olarak kutladıkları Narduğan, “Güneşin Doğuşu” kutlaması yaklaştığı zaman yaşadıkları çevreyi ve evlerini temizlerlerdi. Kutlama günü ise en güzel ve temiz elbiselerini giyerlerdi. Tanrı Ülgen’e sunacakları hediyeleri de yanlarına alıp, gruplar halinde şarkılar söyleyerek bulundukları yere en yüksek ve en gösterişli akçam ağacının yanına gider, akçam ağacının altına vardıklarında Tanrı Ülgen’e ulaşması için hediyeler bırakır, dua eder ve şükür ederlerdi.

Hatta bu ritüelde Ayaz Ata’nın yanında bir de torunu olarak kabul edilen “Kar Kız”da yer alırdı. Genç kızlar ve kadınlar ağacın dallarına bağlamak için; aile fertlerine yetecek kadar bantlar hazırlar ve herkese dağıtırlardı. Koyun, keçi gibi hayvanların kılını eğrilerek yapılmış ve dokunmuş bu bantların üstünde hayat ağacı motifleri işlerlerdi. Herkes akçam ağacının dallarına bu bantları dilek dileyerek bağlardı. Yüz yıllardan bu yana yapılan bu gelenek günümüzde de, evliya, yatır vb. mezarlarına ya da o mezarların yakınında bulunan ağaçların dallarına bağlanarak devam etti.

Kaynak: Jozef Naseh - Arkeolog, " Nardugan, Khal KAGAN, milad, Taşıp Sini, Noel, yıl döngüsü başlangıcınız kutlu olsun", Odatv-22.12.2018

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.12.2018, 08:23   #2
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.049
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 215
820 Mesajına 1.402 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Anadulu da Luvi'lerde Yılbaşı Kutlamaları

M.Ö. 2000 / 1100 yılları arsında Akdeniz ve iç Anadolu bölgesinde 900 yıllık bir egemenlik süren, haklarında çok az bilgiye ulaştığımız, Işık İnsanları olarak da bilinen Luvi’lerin eski yılı uğurlama; yeni yıl karşılama “Yıl döngüsü” kutlama geleneği var. Bu geleneğin uygulamaları azalmakla birlikte, Anadolu’da Sivas, Tunceli, Erzincan, Bingöl ve Muş illerimizin kırsal alanlarında, “Eski yılın uğurlanması, yeni yılın karşılanması” anlamını taşıyan “KHAL KAGAN” ismi ile halen sürdürülmektedir... Khal Kagan kutlamaları; Aralık ayının son haftasına gelen “Khal Khelk” adı verilen; ak saçlı, ak sakallı, pak yüzlü yaşlı bir adamın, köy çocukları ile beraber kapı kapı dolaşarak, çocuklar için hediyeler toplaması ile başlar, yeni yılın ilk gününde kurulan ayin-i cem ile sona erer...

Luvi’lerin bir zamanlar egemenliklerini sürdürdükleri, Antalya bölgesinde, Roma dönemindeki adı Myra, günümüzdeki adı Demre olan antik kentte M.S. 3. yy.’da yaşadığı var sayılan Noel Baba’nın kimliksel yapısına ne kadar çok benziyor değil mi? Acaba! Bu insancıl kimliksel yapı, binlerce yıllık bir kültürel aktarım izi olabilir mi? Varsayım olsa da olabilir!

Çünkü; insanlığın gelişimsel sürecine olumlu katkıları olan her inanç, gelenek ve görenek, kültürel gelişme, felsefi görüş, toplumsal bellekte iz bırakmış efsanevi olaylar, sözlü veya yazılı kültürel aktarım ile başka topluluk veya inanç gurupları tarafından yararlı görülmüş ve kullanılmıştır. Myra (Demre) kaynaklı “Noel Baba” düşünüsü Orta Asya’dan, Anadolu’ya buradan da batıya taşınmış olabilir.

Hıristiyanlık’ta binlerce yıl önce doğa yasası olarak kutlanan bu geleneksel düşünüden esinlenmiş, kendi inanç kültürü ritüeline, bulunduğu coğrafyanın yerel kültür değerlerini ekleyerek inanç kültürü bağlamında Hz. İsa’nın doğuşu ile özdeş tutmuştur.

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.12.2018, 12:07   #3
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.049
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 215
820 Mesajına 1.402 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Noel Baba ve Yılbaşı Ağacı Aslında Bir Türk Kültürü mü?

Günümüzde bir çok tartışmayı beraberinde getiren yeni yıl ağacı süslemeleri, aslında eski Türk kültürü geleneğidir. Türkler, İslamiyet'e geçmeden önce dünyanın ortasından göğe kadar yükselen bir ağaç hayal ederler ve buna "Hayat Ağacı" derlermiş. Kulağa efsane gibi gelen bu çam süsleme hikayesi Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ alıntılarıyla şu şekilde anlatılabilir:

Türklerde Gök Tanrısı; Gök'ün yüce ruhuydu.

Sözde gece ve gündüzün kavga halinde olduğuna inanan eski Türkler, 21 Aralık gecesi karanlığa veda ederlerdi.

Güneş kutsaldı, ama Tanrı olarak kabul edilmiyordu. 22 Aralık'ta güneş yeniden dünyayı aydınlatmaya başlayacaktı.

Türkistan'da yetişen Akçam ağacını kullanarak "Yeniden Doğuş"u (Nardugan) kutluyorlardı.

Akçamın altına o sene Tanrı onlara güzel şeyler yaşatsın diye hediyeler koyuyorlardı.

Akçamın altına o sene Tanrı onlara güzel şeyler yaşatsın diye hediyeler koyuyorlardı.

Yeni yıl onlara şans getirsin diye, Tanrı'dan istedikleri şeyleri kurdele, bantlar veya çaputlarla bağlayıp dilek tutuyorlardı.

Büyük bayram şenlikleri yapılır, aileler toplanır, büyükler varsa ziyaret edilir, özel yemekler yenilir ve güzel elbiseler giyilirdi.

Yedikleri yaş ve kuru meyveler bereketi temsil ederdi. Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur getirdiğine inanılırdı.

Ve bu adet Türkler yoluyla Avrupa'ya geçti. "Pagan" adeti olarak bilinen bu adeti İsa'nın doğuşu olarak kabul etmişlerdi.

Filistin’de bu akağacı bilmezlermiş. Bu sebeple olayın Türklerden Hristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunların Avrupa’ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor. Aslında İsa’nın doğumu ile pek ilgisi yok gibi.

Başlarda amaç ağaç süslemek değildi. Bu adet ilk olarak 16. yüzyılda Almanya'ya sonra ise Fransa'ya geçip dünyaya yayılmıştır.

Gelelim Noel Baba'ya; ülkemiz toprakları Demre'de doğan bu tonton amacanın hikayesini bilmeyen yoktur artık.

Aziz Nicholas bir papazdır. Kudüs’e giden Haçlı Orduları'na destek olmuştur. İslamiyet’ten önce Demre’de doğan Nicholas yaşantısı ve yardımsever olmasından kutsal biri olarak kabul edildi. Aziz kişi, Demre’de yaşarken yoksul insanlara yardım ediyor, onların mahcup olmalarını istemediğinden, ihtiyacı olan eşyaları pencerelerinden, kapılarından veya bacalarından atıyordu.

Türklerde ise, “Ayaz Ata” diye nitelendirilen kişi bulunduğu toplumun en yaşlısıdır.

Nardugan Bayramı’nda bu kişi ziyaret edilir. “Soğuk Tanrısı” olarak anlatılmıştır. Kış Babası olarak da bilinen Ayaz Ata, göğün altı deliğinden soğuk havayı üfleyerek kışı getirdiği de ifade ediliyor.

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul)

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.12.2018, 12:11   #4
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.049
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 215
820 Mesajına 1.402 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Noel Baba Sarı Saltuk mu?

Noel baba yortusu ve gercek kimliği, Bilim çevreleri tarafından tartışılmaya başlandı. Hıristiyan dünyasında Noel Baba olarak bilinen Aziz Nicholaos’un aslında, Hacı Bektaş Veli’nin Velâyetnamesi’nde ismi geçen Sarı Saltuk adlı Bektaşi dervişi olduğu iddia ediliyor. Velâyetname ve Bektaşi el yazmalarına dayandırılan bu iddia da, Sarı Saltuk’un hayat hikâyesiyle, Noel Baba ile ilgili efsanelerle arasında önemli benzerlikler dikkati çekiyor...

Velâyetname’de Sarı Saltuk...
Hacı Bektaş Veli’nin Velâyetnamesi’nde yer alan Sarı Saltuk adlı derviş, hünkâr tarafından Rumeli’ye Bektaşiliği yayması için görevlendirilen bir derviş olduğu belirtiliyor. Tarihi kaynaklarda Hıristiyan toplumu arasında sevilen bir kişi olan Sarı Saltuk, dönemin Şeyhülislamı Ebu Suud tarafından ‘Hıristiyan azizi’ olarak tanımlanıyor...

Velâyetnamede geçen hikâyeye göre; “Sarı Saltuk, Ulu Abdal ve Küçük Abdal ile Karadeniz’den Romanya kıyılarına oradan da Kalikarya adlı bir kaleye çıkıyorlar. Kaleyi zalim voyvodanın esaretinden kurtarıyorlar. Kale aranırken, karanlık ve rutubetli mahzenlerden yüzlerce çocuk çıkarılıyor. Bu çocuklar, ailelerinden fidye alınmak için çalınmış zengin çocuklarıdır. Bu sırada sene 1263’tür, mevsim ise kıştır. Ocak ayının ilk günüdür. Her taraf karlar altında bembeyazdır. Gaddar Voyvoda tarafından çalınmış yavrularının matemi içinde bulunan Hıristiyan ahali, peygamberleri İsa’nın doğum gününü neşeyle kutlamak olanağından yoksundur. O, sırada uzaklardan gittikçe yaklaşan bir çan sesi duyuluyor. Kiliselerinkine hiç benzemeyen acayip bir çan sesi duyuyorlar. Mesih’in geleceğine inanmış bulunan bütün Hıristiyanlar, bu garip çan sesini duyarak kapıldıkları bir ümitle sokaklara fırlıyorlar ve biraz sonra, aralarında, sarı çizmeleri ile altın sarısı sakalları ile güleryüzü ile Sarı Saltuk’u görüyorlar. Çanlar onun kızaklarında çalınmıştır. Ve o kızaklar biraz sonra hepsi de sahiplerine dağıtılacak olan altınlarla, elmaslarla ve bütün bunlardan kat kat kıymetli olan çalınmış çocuklarla doludur. Halk bu günü seneler boyu kutlayarak, Sarı Saltuk’u minnetle anmaktadırlar” deniyor…

‘Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü’

Konuyla ilgili bir makale yazan Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi öğretim üyesi Prof. Dr. Belkıs Temren, yazısında Noel Baba ile Sarı Saltuk arasındaki benzerlikleri ortaya koyuyor. Prof Dr. Temren’in makalesinde şu görüşlere yer veriliyor: “Bektaşi geleneğinde Noel Baba’nın gerçek kimliği Sarı Saltuk’dur. Giysisiyle, “Hü-hü-hü” şeklindeki üçlü niyazlamasıyla, çam ağaçlarındaki mumlarıyla, kızaklarıyla Türk gelenekleriyle süslenmiş derin bir anlatıma sahiptir. Bektaşi gelenekleri Noel Baba - Sarı Saltuk ilişkisini anlatırken şu sorgulamaya yer verir: “Başka hangi kültürde Noel Baba’nınkine benzer bir kıyafeti ve hangi dilde Ho-ho-ho diye seslenmeyi görüyorsunuz? Ho, hü veya hu’nun farklılaşmış söylenişidir. Kıyafete gelince, bu, Türk dervişlerinin kıyafetidir. Bu kıyafetle de ne Antalya’nın sıcağında dolaşılır ne de güneyin herhangi bir yerinde. Sarı Saltuk’un gerçek güzergâhı olan ve daha çok dolaştığı yerler olan Trakya ve Balkan’lardaki Türk dervişlerin kıyafetleridir”

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
noel


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:19.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica