Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > İnsan/Yaşam > Ekonomi-İktisat

Ekonomi-İktisat Ekonomi konusundaki haber ve yazılar, iktisat bilimiyle ilgili konular

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 10.11.2015, 21:41   #1
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Gulfıroş

Gülfroş:
Rıza kentinden Bazırganların(Tüccarların) yükü gül, aldığı gül sattığı güldür.

Rıza kentine gelen yabancı satıcılara da Gulfıroş denir.
Hak Yol rıza ekonomisinde abad olmanın bir faktörü de abori(geçim) sağlama faktörü olan Gulfroş mesleğidir.
Buradan anlaşılıyor ki; kentleşme Mansuri yaşamında bir gereğidir.
Her Mansur rıza şehrinde gül alıp gül satar.
Bu pazarda her Mansur bazırgandır.
Gül alınıp gül satılan rıza şehrinde paranın adı bile yoktur.
Bundan ne anlamalıyız?
Ticaret var para yok.
Ama bir metafor var.
Ticaret var finans yok.
Rızalık var, rısk var, temerküz yok.
Bütün bu yokların nedeni Rıza şehrinin bir kombraxe komu olduğunu gösterir.

Öyleyse gönlü bile cevahir bilen Hak Yol inancında cevhere bunca önem atfetmek nedir?
Hinterlandını altın hilal bilen bir inançta, altına bunca önem atfetmenin nedeni nedir?
Sadece süs eşyası olma dışında hiç bir kullanım değeri olmayan altın zümrüt, yakut, inci, elmas gibi cevahirlerin rıza kentinde gül sayılması nedendir? Alevi hinterlandında Eza şehirleriyle Rıza şehirleri arasında nasıl bir Abori olmalı?
Bunun iki farklı hukukta buluşması nasıl olmalı?
Aradaki bağın kirvelikle ilgisi olabilir mi?
Kivrelik hediyelerinin abad olmada rolü olabilir mi?
Rıza kentinde Gülfroş olmak niye önemli bir meslektir.
Üstelik bu meslek neden herkes içindir?
Peygamberlerin; ''rızkın onda dokuzu ticarettedir'' demelerinin Gülfroşlukla bir bağlantısı var mı?
Burnundan kıl aldırmayan Alevi aydınları böylesi konulara neden girmiyor, tartışmıyor, fikir beyan etmiyorlar?
Ellerini kollarını bağlayan nedir?

Rıza ekonomisinde sorulmamış sorular, açıklanmamış konular oldukça çoktur.
Hatta çoğunun üstü bile açılmamıştır.
Böylesi konularda nutku tutulan pirlerin suskunluğu nedendir?
Bilmezlikten mi, cahillikten mi yoksa Tarikat Aleviliğinden öte gitmekten korkmak mı?
Hak Yol Kızılbaş Alevilikle ilgili olur olmaz ahkam kesenler, Külliyat devşirenler, kitap yazanlar, söylevler verip formlara toplantılara katılanlar niye bu konuda tutuk kalıyorlar hiç anlamıyorum.
Anlayan varsa beri gelsin.


Konu yıldızbaba tarafından (15.11.2015 Saat 16:12 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
aris (20.11.2015)
Alt 20.11.2015, 00:49   #2
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Rıza şehrinde geçimle seçim doğru orantılıdır.
Derya düzeninde her seçim geçim içindir.
Geçim için en doğru seçimin yapıldığı gün; tekniğin başladığı gündür.
Rıza şehrinde ocak tekniğin doğum evi olduğundan teknik ateşle başlar.
Ateş bulunduktan sonra ocaklar tütmeye başlamıştır.
Derya düzeninde ocakların tütmesiyle Hak Yol inancının üçlü sac ayağı tamamlanmıştır.
Xızır ve Ziyaretten sonra Ocağın tütmesi Hak Yol inanç sisteminin oluşumu tamamlanmıştır.
Mansurlar ışıktan ve sudan sonra ateşle yıkanmaya başlayarak Mansurlaşmıştır.
Hak Yol Kızılbaş Alevi inancının tarih sahnesine çıkışı ocakların tütmesiyle başlar.
Baba Mansur ocağı talipleri Hak Yol inancının tarih sahnesine çıkışını böyle düşündükleri için mürşit ocaklarına Baba Mansur ocağı demişler. Diğer süreklerde de hikayeler benzerdir.
Kızılbaş Alevilerin diğer mürşit ocakları da evveliyatı böyle düşünürler.
Her mürşit ocağının ortaya çıkışında tarikat erbabının hikmetlerden bahsetmeleri ve bu hikmetlerin mucizelerini anlatmaları sadece tarikat makamı bilinç düzeyi ile ilgili olduğundan tarikat makamında renkli mucizeler çok ve çeşitlidir.
Marifet makamında mucizeler yerini akla, Hakikat makamında ise akıl yerini gerçekliğe bırakır.
Bu nedenle '''Gerçeğin demine devranına Hü'' denilerek devriye özümlenir.
Hak Yol inancının üç sac ayağında birincisi Xızır olup bu stunda insan duyu ve sezisi esastır.
İkinci sac ayağında insan passif doğa aktif stundur.
Üçüncü sacayağı olan ocakta doğa ve insan birlikte üçüncü stun olarak sacın üç ayağı tamamlanmış olur ki: Burada derya toplumunun yaşam koşulları ortaya çıkmış olur.
Bu nedenle ocaksız bir derya toplumu gerçekliğinden bahsedilmez.
Çünkü Rıza şehrinin temel taşı ocaktır.
Ocak yoksa rızalık yok demektir.
Ocak yoksa geçim yok demektir.
Geçim yoksa dem mümkün değildir.
Dem yoksa hiç bir Mansurun devrana takaatı yok demektir.
Devran mansurun hareketidir.
''Nerede hareket orada bereket''
Bereket ne demektir?
Bu daha önemli bir konudur.
Bu konuda fikir belirtenler olursa daha derin tartışmalarımız olacaktır.

Ek bir not: Bazı Alevi yazarlar son günlerde benden aşırdıkları bazı söz ve cümlelerle Facebook, Twitır da yazılar yazıyorlar.
Aldıklarına bir şey demiyorum alabilirler.
Ama sözlerimi kullanırken hoyratça kullanmasınlar.
Atı arabanın önüne koşmasınlar.
Kendilerini basından yayınlar dan tanıyoruz.


Konu yıldızbaba tarafından (20.11.2015 Saat 01:04 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
aris (20.11.2015)
Alt 20.11.2015, 20:08   #3
Yazar
aris
Tecrübeli Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.06.2015
Mesajlar: 92
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 32
aris iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 280
61 Mesajına 112 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Nerde hareket orda bereket,kristalize bir sözdür.
Her söz bir davranışın,bir yaşanmışlığın sembolize ifade edilişidir.
Matematiksel hiyerarşide formüller aynı işlevi görürler.
Sayılar tek başına karmaşayı ve karmaşa içerisinde belli bir sınırın göstergesiyken
formüller gözlemi hissedebilmeyi
işlevsel hale getirirler.
Kavramlarda aynı şekilde yaşam içerisinde bir sınırı,bir kesitin göstergesiyken
Deyimler,hakyol sözleri de yüzyılların birikimi
toplumsal hafızanın formüle edilmiş halini bize sunarlar.
Toplumsal yaşam esaslı bir deyişm olan
nerde hareket orda bereket deyimi
Her varlığın kendi içindeki hareketle demlendiğini
yaşamın çeşitliliği içerisinde bereketlendiğini ifade etmek için kullanılır.
Bir ocağın tütmesi,
bir komun bir değer etrafında birleşmesiyle mümkündür.
Mansurluk nasıl bir değerse
Bu değerin bilinmesi ve etrafında cem olunmasıdır.
Bu devriyenin devamı,bereketinde güvencesi ve
denetleyenidir.
Yıldızbaba mansurlaşmadan kızılbaş kom oluşmaz diyor!
Doğruda söylüyor.
Mansurların olmadığı yerde ne hüseyin olunur
nede pirsultan,Mansurlaşmak
cümle içinde hiçleşip
yolun yürüteni ve kendisi olmaktır.
Benden bukadar.

aris Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
aris Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
yıldızbaba (21.11.2015)
Alt 21.11.2015, 00:11   #4
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
aris Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nerde hareket orda bereket,kristalize bir sözdür.
Her söz bir davranışın,bir yaşanmışlığın sembolize ifade edilişidir.
Matematiksel hiyerarşide formüller aynı işlevi görürler.
Sayılar tek başına karmaşayı ve karmaşa içerisinde belli bir sınırın göstergesiyken
formüller gözlemi hissedebilmeyi
işlevsel hale getirirler.
Kavramlarda aynı şekilde yaşam içerisinde bir sınırı,bir kesitin göstergesiyken
Deyimler,hakyol sözleri de yüzyılların birikimi
toplumsal hafızanın formüle edilmiş halini bize sunarlar.
Toplumsal yaşam esaslı bir deyişm olan
nerde hareket orda bereket deyimi
Her varlığın kendi içindeki hareketle demlendiğini
yaşamın çeşitliliği içerisinde bereketlendiğini ifade etmek için kullanılır.
Bir ocağın tütmesi,
bir komun bir değer etrafında birleşmesiyle mümkündür.
Mansurluk nasıl bir değerse
Bu değerin bilinmesi ve etrafında cem olunmasıdır.
Bu devriyenin devamı,bereketinde güvencesi ve
denetleyenidir.
Yıldızbaba mansurlaşmadan kızılbaş kom oluşmaz diyor!
Doğruda söylüyor.
Mansurların olmadığı yerde ne hüseyin olunur
nede pirsultan,Mansurlaşmak
cümle içinde hiçleşip
yolun yürüteni ve kendisi olmaktır.
Benden bukadar.
Çok güzel bir yorum.
Eğer bir konu özümlenmişse onu ifade eden kelime dizinleri kendiliğinden sıralanır.
Buna kavramların semahı desek doğrudur.

yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
aris (21.11.2015)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:39.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica