Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Genel

Alevilik Genel Alevilik üzerine genel tartışmalar, eleştiriler, sorunlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 09.06.2019, 21:20   #1
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.097
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Kürtlerin Alevi/Kızılbaş Katliamları/Soykırımlari

Tarih boyunca, şafii inancina sahip kürtler Alevi/kızılbaşları katletmiş,yerlerinden etmiştir.

Yavuz Sultan Selim ile İdrisi bitlisi arasındaki işbirliği ile başlayan bu soykırım, Kuyucu Paşalarla, Hızır paşalarla, şeyh saitlerle, Dersim isyanını bastırmaya gelen şafii kürt askerlerle devam etmiştir. Yedi alevi/Kızılbaş katledenin cennete gideceği propagandası şafii din alimlerince ortaya atılmıştır. Alevinin elinden su içmeyen, kestiğini yemeyen şafii kürtler tarihin her döneminde Alevileri kâfir görmekten ve katletmekten çekinmemiştir.

Elbetteki burada sorgulanması gereken şafiî lik inancıdır.

Şimdi, Alevi/Kızılbaş soykırımlarından belki de Çaldıran savaşından sonra en büyük soykırım olan Hamidiye alaylarından bahsedelim:



II. Abdülhamit'e Neden Kızıl Sultan denir?

Hamidiye Alayları ve Alevi-Kızılbaş soykırımı:

II. Abdulhamid döneminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki Kürt aşiret mensuplarına üniforma ve silah dağıtılarak, Hamidiye alayları oluşturdu. Diğer adı çapulcular birliği. Amaçları Alevi Türkmen nüfusu ve diğer nüfusu bölge'den silip atmaktı. Gerçekten de silip attılar.

Öyle zulümler yaşandı ki, köyleri basan Hamidiye alayları beğendikleri kızları götürüyor, taş üstünde taş koymuyordu. Kürt aşiretleri, Kızılbaş Türkmenleri ve Süryanileri , Ermenileri, temizlediler. 37.500 kişi bu katliama katıldı.120 bin Alevi Türkmen can vermiştir.

Fotoğraf : Kürt Hamidiye Alayları.

Dede-baba Ã?evrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (11.06.2019)
Alt 09.06.2019, 21:37   #2
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.097
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yavuz Selim’e kadar Doğu Anadolu’da Türkmen hakimiyeti vardır.

Yavuz ise; Şafi mezhebinden Nakşibendi tarikatından Kürt mollası Şeyh İdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasıyla Doğu ve Güney Anadolu’da Türkmenler katledilmişler, kurtulanlar ise Azerbaycan’a kaçmışlardır. Türkmenlerin hakim oldukları idari beylikler ve toprakları; Yavuz’un imzaladığı boş fermanları, İdris-i Bitlisi oldurarak Kürt Aşiret reisine ve ağalarına vermiştir. Böylelikle bugünkü doğudaki feodalizmin temelleri atılmıştır.

İdrîs-i Bitlîsi (Ö.8 Kasım 1520) “Selim Şah-Nâme” adlı eserinde; başta Diyarbekir olmak üzere Kürtistan memleketinde “Kürt Beyleri ve Kürt taifesinin mülk, millet, mezhep ve irsi bağlarının” nasıl güçlendirdiğini anlatırken, şehir ve yöre adlarını tek tek vererek Kızılbaş Türkmenleri de nasıl katlettiklerini “Allah’ın ve Padişah’ın yanında olan bir Molla olarak” zevkle ve kana susamış bir vampir edasıyla anlatmaktadır.

Kürtler “dirlik ve birliklerini” İdrîs-i Bitlîsi’ye borçluyken, Türkler ise, Yavuz Selim ile İdrîs-i Bitlîsi’nin yaptıklarını lanetle anmaya devam edeceklerdir. Büyük bir Türk katili olan İdrîs-i Bitlîsi’nin bütün eserlerini Türkmen Tarihi açısından “Türklük bilincine sahib bir tarihcimiz” tarafından incelenip gerçek anlamda “Anadolu Türk Tarihi”nin bir kesitini ayakları üstüne oturtulması gereklidir. Yunan mezalimini ağızlarında sakız eden bazı “Türk Milliyetçi Yazarları” Yavuz ve İdris-i Bitlisi’nin Türk katliamlarını görmezlikten gelmektedirler.

Yavuz dönemimde Osmanlı yönetiminde görev alan İdris Bitlisi ve Bıyıklı Mehmet Paşa ile Kürt Aşiret Ağaları’nın durumları için; bugün Kürt gruplarından KOMKAR belgeli olarak şöyle demektedir ki çok ilginçtir:

“1535'ler de böyle bir icazet vererek, beylik topraklarının bölünmesini kolaylaştırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman fermannamesinde aynen şöyle diyor:

-Bey öldüğünde, eyaleti kaldırmayıp bütün hududu ile Mülkname'yi Humayun uyarınca oğlu bir ise, O'na kalacak, eğer müteadit ise, istekleri üzerine kale ve yerleri, aralarında paylaşacaklardır. Uzlaşmazlarsa, Kürdistan beyleri nasıl münasip görürlerse öyle yapacaklar ve mülkiyet yoluyla bunlara ebediyete kadar ila ebeddevran mutaarrıf olacaklardır. Eğer Bey, varissiz, akrabasız ölmüş ise, o zaman eyaleti, hariçten ve yabancılardan hiç kimseye verilmiyecek, Kürdistan beyleri ile görüşülüp ve ittifak edilip, onlar bölgenin Beylerinden veya Beyzadelerinden her kimi uygun görürlerse, ona tevcih edilecektir. (Hükmi Şerif, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, E. 11960 sayı-İstanbul)

Kürt-Osmanlı Andlaşması'nın mimarı Mevlana İdris'tir. Bu anlaşmayı kabul eden ve gerekli bulan Yavuz Sultan Selim'dir. İkisi de 1520'de maalesef ölmüşlerdir. Sultan Selim, Mevlana İdris'e; -Git Kürdistan beylerini ve emirlerini topla, kendi aralarında bir beylerbeyi seçsinler demişti. Mevlana İdris ise, Kürt beylerini çok iyi tanıdığı için kestirmeden bir beylerbeyi Sultan'dan istemiş ve Bıyıklı Mehmet Paşa'yı tavsiye ederek bu işi noktalamış idi.

Diyarbakırlı bir Kürt olan Bıyıklı Mehmed Paşa'da çok erken gitti ve bundan sonra Kürdistan Eyaleti Başkenti'ne Mekadonlu komutanlar gelmeye başladı. Kanuni Sultan Süleyman, bilerek veya bilmiyerek 1533-34'lerde, Bitlis'i Şeref Han'dan alıp, bir fermanla Ulame Tekelu'ya veriyor. Direnen Bitlis Beyi'nin üstüne, Diyarbekir Beylerbeyi ve kuvvetleri ile bütün Kürdistan beylerinin kuvvetlerini de katıyor ve Ulame'yi başkomutan olarak atıyor. Aynı Sultan, 1535'ler de Bağdat seferini yaptıktan sonra Kürtleri tanımaya başlıyor veya bunlarsız bir şey yapamıyacağını anlayarak, babasının Amasya'da imzaladığı anlaşmaya yukarda verdiğim arşiv numaralı Hükm-i Şerif-i yayınlıyor. Neticeye baktığımızda, Kürdistan hükümdarları, çoğunlukla topraklarını bölmemiş ve statülerini 1850'lere kadar getirmişlerdir.”

Aynı gurubun siyasi örgütünün başı Alevi Kökenli Kemal Burkay ve Munzur Çem gibileri; bu iki Osmanlı Kürtünün, Alevileri katletmesini görmezlikten gelerek, Alevi Tarihini yok sayarak “öteki tarih” dedikleri uydurma bir “Kürt Tarihi” yaratmaya çalışıyorlar.

Tunceli Ovacık’ta “üçlü Kürt ittifakı” olan: Bıyıklı Mehmet Paşa, İdris Bitlisi ve Palu Beyi Cemşid ‘in; on binlerce Kızılbaşı kesmesine; aynı bölgenin adamları Kürtlük İdeolojileri adına ses çıkarmamaktadırlar. Ahlaki olarak bu çifte standart davranışlarına ne demek gerektiğine okuyucular karar versin !

Yavuz Selim’in önce Erzincan Valiliğine atadığı, sonradan da bütün doğu ve güney doğuya bakmak kaydı ile Diyarbakır Eyaletine getirdiği Dıyarbakırlı Kürt Bıyıklı Mehmet Paşa ve danışmanı Bitlisli Molla İdris; bütün bölgeyi Türkler’den temizlerler ve YÜZ BİN Kızılbaş Türk’ü katlederler.

Bölgeden kaçamayan Türkler de kendilerini Kürt olduklarını söyleyerek kalırlar, baskılar sonucu da gerçekten Kürtleşirler. Doğu sınırlarını Türklere kapatan Yavuz; korumalığını da Kürt aşiretlerine bırakır. 1517’de Yavuz Selim’in Mısır’ı alması ve 74.ncü İslâm Halifesi olması ile sünnilik resmi ideoloji haline gelir ve İslâmi Devlet kimliği oluşur. Bu tarihten sonra Araplar, Osmanlı Devleti’nin yaşamı boyunca diğer halklardan üstün ve gözde konumlarına devam ederler.

Türkler arasında Yavuz adı Yezit ile özdeşleşir ve lanetle anılır olur. Türk ulusal kimliği; Bozkırdaki Türkmenlerde yaşar ve ozanları Türkçe’yi geliştirir. Osmanlı Sarayı ise giderek soysuzlaşır ve yapay “Osmanlıca” denen yazı dili hakim olur. Bu nedenle Prof.Dr. Faruk Sümer; Safaviler için Osmanlılar’dan daha fazla Türktür demektedir.

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun zirvede olduğu bir zamandır. Ama Türkler açısından bir şey değişmez. Yine bu dönemde zülüm, şiddet ve katliamlar devam eder.

Kürt kökenli Ebussuud Efendi (1545-1574)’in Şeyhülislâm olmasıyla ve 30 yılda verdiği fetvalarla “Osmanlı toplum yaşamını” belirler ve Kızılbaş Türkmen katliamı, “Sünni Şeriatı”na göre meşruluk kazandırır. Yedi Kızılbaş öldürene “Cennetin Anahtarı” verilir. Bugün Sünni din adamları tarafından huşu ile anılarak “evliya mertebesi”ne çıkarılan Ebussuud Efendi, Türk katliamcısı, yobaz, lanet okunacak bir zalim ve cellattan bir kişiden başka birşey değildir.

Hırvat kökenli ve nakşibendi tarikatından Kuyucu Murat Paşa 6.12 l606’da sadrazam olduktan hemen sonra Anadolu’da geniş çaplı Alevi katliamı harekatı başlatır. 155 bin Alevi Türkmeni diri diri kazdırdığı kuyulara gömdürür. Aman dileyen insanlara Kuyucu Murat Paşa’nın yanıtı; “Vurun şu pis Türk’ün başını” olmuştur. Cellatların bile öldürmeye kıyamadığı çocuğu atından inerek öldüren Kuyucu Murat Paşa üç yıl terör estirir.

Dede-baba Ã?evrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (11.06.2019)
Alt 09.06.2019, 21:42   #3
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.097
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart 2. Abdülhamid ve Kürtler

İdrîs-i Bitlîsi ve Bıyıklı Mehmet Paşa’dan sonra Kürtlere en büyük destek sağlayan II.Abdülhamit olmuştur.

Yavuz Selim’den itibaren iç işlerinde tam bir serbestlik olan bölgeye Prof.Dr.İlber Ortaylı’nın tesbitine göre “Kürt Hükümeti” denmekteydi ve “merkezi hazineye ipotek ödemezdi ve herhangi bir biçimde düzenli askeri hizmetlerle yükümlü değillerdi.” Böylesi bir bölgeye Abdülhamit, İslamcılığın bütünleştirici “ümmet” anlayışıyla birarada tutma fikriyle yeni bir yapılanmaya gidilir.

Abdülhamid’in “Aşiret Mektebi-i Humayun”(1892-1907) adıyla açtığı ve aşiretlerden getirtilen şeyh ve ağa çocuklarının eğitildiği okullardan mezun olanlar; beklentilerin yerine, devlete karşı örgülenme yapan kadroları oluşturmuşlardır. Abdülhamid’in marifetlerinden biriside “Hamidiye Alayları”dır

Hamidiye Alayları, Dördüncü Ordu Komutan› Müşir Zeki Paşa’nın II. Abdülhamid’e önerisiyle 1890 yılında kurulmaya başlanır.14-15 Nisan 1891’de de “Nizamnâmesi” yayınlanarak yasal hale gelir.Ruslara yönelik olarak Şafi Kürtler’den oluşturulan Hamidiye Alayları amacına uygun faaliyette bulunmaz.

Hamidiye Alayları daha çok eşkiyalık yapar. Ermeni ve Alevi köylerine baskınlar düzenleyip çapulculuk yaparlar 23 Temmuz 1908 ‘de İkinci Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra Eylül 1908 ayında Kürt Hamidiye Alayları’nın silahlarını ellerinden almak isteyen İttihat’çılar bunu başaramazlar İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde Türkçülük akımı giderek güçlenir ve hakim olur.

Şafi Kürtlerin ağa ve aşiret reislerinin çocuklarının eğitildiği İstanbul’daki “Aşiret Mektebi”nde ve Hamidiye Alaylarında ise Kürt milliyetçiliği filizlenmiş ve örgütlenmeye başlamıştır. Bu durum Doğu Anadolu’da Alevi-Şafi çatışmasını beraberinde getirir. Sonuçta; Okul Müdürü Kolağası Kamil Bey; “bunlar aşiret değil haşerat!” der...

Dede-baba Ã?evrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (11.06.2019)
Alt 10.06.2019, 16:35   #4
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.097
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
GM6 Erzincan ve Dersim de Kürtlerin Alevi katliamlari

Yavuz Selim tarafından Erzincan Valiliğine atanan Bıyıklı Mehmed Paşadır. Dersim bölgesinde baskıcı yöntemleri ile tam bir terör estirmiştir.

İdrisi-i Bitlisi ve Palu Beyi Çemsid’in de katılımıyla birlikte Ovacık’da, Nur Ali Halifeye bağlı binlerce Kızılbaşın kafasını kesip Erzincan’a getirerek, şehirde Kızılbaş kafataslarından kuleler oluşturmuştur. Erzincan Valisi olan Bıyıklı Mehmed Paşa benzer faaliyetlerinden ötürü defalarca kez Yavuz Selim tarafından takdir edilmiştir.

Yavuz Selim, Çaldıran Seferine giderken Bıyıklı Mehmed Paşa'yı Bayburt aldıktan sonra Erzincan beylerbeyliği ile görevlendirmişti. Ayrıca kendisi Mısır Seferi'nde Yavuz’un ordusuna aktif şekilde yardım etmiştir. Bundan sonra Yavuz onu Safevi Devletinin, batı hududunda, elinde tuttuğu kalelerin en önemlisi olan Diyarbakır komutanı olarak atamıştır. İdris-i Bitlisi ile birlikte hareket eden Bıyıklı Mehmed Paşa, Diyarbakır’ı diğer Kürt beyleri ile anlaşarak zaptetmiştir. Şehri geri almak için gelen Karahan kumandasındaki Safevi kuvvetlerini de yenilgiye uğratmışlardır.

Daha sonra İdris-i Bitlisinin Yavuz’a önerisi ile Bıyıklı Mehmed Paşa, yeni oluşturulan Diyarbekir eyaletine ilk beylerbeyi olarak tayin olunmuştur.(Şerefhan-Şerefname) İdris-i Bitlisi'nin de yardımıyla Mardin de Osmanlı topraklarına katılmış, böylelikle Urmiye, İmadiye, Siirt, Eğil, Hasankeyf, Palu, Bitlis, Hizran, ve Cizre; Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.

Dede-baba Ã?evrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (11.06.2019)
Alt 12.06.2019, 08:59   #5
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.097
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ehlibeyte Düşman Aliye Düşman
Muhammed'i Sevdim Dese Yalandır
Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veliye Düşman
Muhammed'i Sevdim Dese Yalandır


Aliyi Sevenin Öldürüp Asan
Kerbelada İmam Hüseyini Kesen
Alinin Soyuna Katleden Süfyan
Muhammed'i Sevdim Dese Yalandır


Hüdai Hüdaya Gönül Vermeyen
Doğruyu Demeye Dili Varmayan
Muhammed'i Muhabbette Görmeyen
Muhammed'i Sevdim Dese Yalandır

Dede-baba Ã?evrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Alt 14.06.2019, 09:12   #6
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.097
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

"Bir Türk öldürmek, 70 gevur öldurmekten daha sevaptır."

Şeyh Said

Dede-baba Ã?evrimiçi   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:47.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica