Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Merak Ediyorum

Merak Ediyorum Alevilikle ilgili merak ettikleriniz, kafanıza takılan sorular

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 29.11.2017, 05:56   #1
Yazar
Linea
Yeni Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 18.12.2016
Mesajlar: 5
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
Linea iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Aleviler maymundan mı geliyor

Aleviler Adem'e inanmıyorlar, Alevilerin inandığı ataları maymunlar mı ?

Linea Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.11.2017, 18:32   #2
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 328
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 10
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
27 Mesajına 29 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Neden boyle bir soru sordunuz?

Maymuna benzemiyormusunuz?
Maymundan farkiniz nedir?

Aleviler INSANLIGA VE INSAN OLMA OZUNE inanir..

Size gore Adem Ata ve Hava Ana insanligin baslangicidir...

Bize gore de Insanlik, Insanligin baslangicidir...

Saygilarimla.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Raya Haq Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
**Yorum** (18.02.2018)
Alt 30.11.2017, 04:44   #3
Yazar
Linea
Yeni Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 18.12.2016
Mesajlar: 5
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
Linea iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Raya Haq Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Neden boyle bir soru sordunuz?

Maymuna benzemiyormusunuz?
Maymundan farkiniz nedir?

Aleviler INSANLIGA VE INSAN OLMA OZUNE inanir..

Size gore Adem Ata ve Hava Ana insanligin baslangicidir...

Bize gore de Insanlik, Insanligin baslangicidir...

Saygilarimla.
Aleviler Adem Havva'ya inanmıyorlarsa ataları kim oluyor.
Bu konuda inanışları nedir ?

Linea Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.11.2017, 09:33   #4
Yazar
ulas_ 1
Tecrübeli Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 28.06.2007
Bulunduğu yer: iskenderun
Mesajlar: 97
Memleket: HATAY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 41
İtibar Puanı: 11
ulas_ 1 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 40
21 Mesajına 27 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Evrim Teorisine göre sadece Aleviler değil , sizde babanızda atalarınız da ve yaşayan tüm insanların atası Maymundan gelmedir , Gerçi o tam maymun denmez ama evrimden bir haber olduğunuz için direkt maymuna getirdiniz konuyu .. Dinlerin İnsan yaratılışına göre de Adem İle Havvadan geldik bu dünyaya , Adem ile Havvanın önce birbiriyle sonra da aile içi seks yaşayıp üreyip bu güne kadar gelmişiz.. Aleviler olarak sormanız hata , Bana göre evrim vardır ama benim Anneme Babama ve iki kardeşime göre de yoktur , Diğer kardeşlerime göre de vardır. Aynı aile içinden 4 kişi Evrim yoktur Ademden havadan geldik diyor , 3 kardeşe göre de evrimle oluştuk tıpkı her şeyin evrim geçirdiği gibi . Biz Alevi bir aile olarak kendi Aile içinde bile bu sorunun cevabı yarıya yarıya çıkıyorsa siz bütün Alevileri genelleme yaparak sormanızın nasıl mantıktır ?

___________________İMZA___________________
Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken sevgiye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Seviye on kala ölüme beş
ulas_ 1 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
ulas_ 1 Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (30.11.2017)
Alt 03.02.2018, 12:50   #5
Yazar
esmerkiz
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 09.07.2017
Bulunduğu yer: Gaziantep
Mesajlar: 26
Memleket: MALATYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 5
İtibar Puanı: 10
esmerkiz iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 7
6 Mesajına 6 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ademin toprağı onun nurundan idi, o sebeple meleklerin tacı oldu; Allah’ın isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Adem, herşeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki,melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi…/Hz.Mevlana/Divan-ı Kebir/
Alevilikte ilk insanın maymundan gelme gibi bir inanç yoktur.onu syleyenler zaten hiç bir inanci olmayan ateistlerdir.Alevilikte ilk insan Ademdir amma ve lakin hz.alinin sifatında görülmüştür.Zaten alevilktre mehdi a.s. Hz.alidir.Bu yüzden mehdi özellikleri tasir.Zaten muslimanlikta hz.isa muslumandir ve carmiha gerilen o değil mehdi a.s.dir. Muslimanlikta genel kaide böyledir.tüm mezhepler hz.isayi müslüman kabul ederler.Bizde de mehdi alidir.Her kılığa girebilir .

esmerkiz Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.02.2018, 12:57   #6
Yazar
esmerkiz
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 09.07.2017
Bulunduğu yer: Gaziantep
Mesajlar: 26
Memleket: MALATYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 5
İtibar Puanı: 10
esmerkiz iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 7
6 Mesajına 6 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Lütfen muslumanliga inanmauan hiç bir şeye inanmayan ben aleviyim demesin.Bu soruyu hiç bir bir seye inanmauanlar bu şekilde dediginiz için sormussunuz .Alevilikte islamin ilk beş sartona inanir.4 kapı kırk makama uymayanda bn aleviyim demesin.sonrabizi yanlış taniyolar .kimide art niyetle soruyr .Bi zahmet aleviyim diyen varsa makalati okusun.yunis emreyi okusun.Fuzuliyi yedi ulu ozanlaroı okusun arastrsin ogrensin onlar gibi yasasin ahmet yesevi gibi bir olsun .Sonra bn aleviyim desin.

esmerkiz Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.02.2018, 04:04   #7
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 328
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 10
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
27 Mesajına 29 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

ALEVI YASAM FELSEFESI INSANLIGIN DOGUSUNDAN BERI GELEN BIR YASAM BICIMIDIR.
ISLAM DENEN SUC MAKINASI, ALEVI YASAM FELSEFESININ YANINDA DUNKU COCUKTUR..
ISLAM ILE ALEVILIGIN UZAKTAN YAKINDAN ILGI VE ALAKASI OLMADIGI GIBI..
ALEVI YASAM FELSEFESINDE,
ELINE,
BELINE,
DILINE,
SAHIP OLMA OLGUSU YASAM FELSEFESININ TEMEL OLGUSUDUR...
ISLAM DENEN SUC MAKINASIN`DA ISE INSANLIGA DEGER HIC BIR DEGER YOKTUR.
5 SARTINDAN HIC BIRISI ALEVI YASAM FELSEFESINDE YOKTUR...

Dolayisiyla Alevilikle Siilik arasindaki fark kucumsenmiyecek kadar buyuk ayni zamanda taban tabana zittir.

1400 yildan beri Islamin kesintisiz surdurdugu ASIMILE politikasini surdurmeye devam etme politikasidir.....

Siilik; Islam ve Islamin Seriat kanunlaridir, Hz. Muhammedin olumunden sonra, Halifelik kavgasinin akabinde bir birlerine karsi beslenen ve bitmiyen dusmanliktir.

Alevilik; Insanligin dogusundan beri gelen, Din, Irk, Mezsep ve Renk Ayrimi Yapmadan 73 Millete bir nazarla bakan, Insanliktan Daha Degerli Varligin Olmadigini, Kuran, Incil, Zebur ve Tevrat gibi kitaplarin Insan tarafindan yazildigini, Insani Yaratan yine insanin kendisi oldugunu savunan, Tanriyi kendisinde, kendisini tanrida goren, yani insanin tanrisi yine kendisi oldugunu (ENEL-HAQ) savunan bir durusa sahiptir.

Zitlarin Biriligini goz onunde bulundurusak, Insan vucudunda`ki OLU HUCRELERIN, CANLI HUCRELERLE bir arada yasama zorunlulugu ayni zamanda ikisininde bir birlerine karsi olan amansiz mucadelesini goz onunde bulundurusak...
Farkli inanclarin, farkli dusuncelerin, farkli topluluklarin zorunlu olarak bir arada yasamasi,
Dolayisiyla bu olgularin bir birlerine ustunluk saglamaya calismasinin akabinde, bir birlerine yonelik insanligin kabul edemiyecegi haksizliklarin yasandigini tarihi belge ve kaynaklarla gorebiliyoruz......

Buna yiginla ornekler siraliyabiliriz, gunumuzde Irkci ve Milliyetci Turkculuk mantigin, Kurtler`in asil Turk oldugunu, Doguda Kar Cok Yagdigi Icin, Karda yuruduguklerinde cikan KART KURT seslerinden etkilenerek, kendilerini KURT olarak kabul etmis ve sahip olduklari Turk kimliginden kendilerini soyutlamaya calistiklarini savunarak, Kurt halkina yonelik asimile politikalarini surdurmeleri...
Karadenizde LAZ halkina yonelik, yeri geldiginde kucumseme ve karalama politikalarini surdururken, yeri geldiginde asil Turk olduklarini savunmaya calisirlar, Laz halkinin gecmis yasaminin RUM oldugunu Turkler`de, Kurtler`de Lazlar`da bilmektedir.

Kurt halkinin toplu olarak islamligi kabul etmesi, Turk halkinin toplu olarak Islamligi kabul etmesini goz onunde bulundurursak, bunlarin Islam`in geleneklerini ve inanclarini yerine getirmesinide goz onunde bulundurursak, Bunlara Islami Kabul Ettiginiz icin ARAPSIZNIZ diyemeyiz.
Farkli bir pencereden bakacak olursak, Laz halkinin gecmisi Rum olsada bunlara Siz musluman degilsiniz, veya Gecmisi Rum olmasina ragmen su anda Turk degilsiniz diyemeyiz, cunku tamamen asimile olmus gecmisinden hic bir kalinti kalmadigindan dolayi boyle bir iddamiz olamaz.
Bu ve buna benzer yiginla ornekler verebiliriz,

Gecmiste ve gunumuzde Kurt Inancinda ve Geleneginde 7 Alevinin Katli Helaldir demesine ragmen, Fasist T.C nin Kurt Halkina yonelik asimile politikasina ve Kurt halkina yonelik yapilan butun haksizliklarina tepki gosterip, Kurt halkinin yaninda yer aliyorsa!!!!! Bu onun gecmisten beri SEVGI VE INSANLIK YOLUNA SAHIP OLDUGU GELENEGIN EN GUZEL ORNEGIDIR.
Yani her bireyin, Kendisinden 7 kisiyi katlederek Cennete gidebilecegini savunan birini, kendisine dusmanlik besliyen bir toplumun haksizliga ugramasina goz yummuyan, onun kendisine yonelik vahsice besledigi dusmanligi bile goz onunde bulundurmiyarak, Ugradigi haksiziliktan dolayi onun tarafinda yer almasinin temel nedeni, KIN, NEFRET, INTIKAM duygularina dusmeden, SEVGI VE INSANLIK YOLUNU, kendisine amac edinmis bir durusa sahip olmasindandir.

Yukaridaki ornekleri goz onunde bulundurursak, Kurt - Turk Olmadigi, Turk de Kurt olmadigi gibi.... yani farkli topluluklar oldugu gibi...

SIILIK - ALEVILIK DEGILDIR, ALEVILIK`DE - SIILIK DEGILDIR. Taban tabana zit iki farkli yapilanmadir. isterseniz farkliliklari butun ciplakligi ile ortaya sergiliyelim.

Alevilik ile Siilik arasindaki temel nokta, sadece Ehl-i Beyt ve on iki imamlara yonelik olan sevgidir... Buda Islamin tarihler boyunca surdurdugu SAHTEKARLIKTIR.

Bunun temel nedeni de, Alevilerin Yasam Felsefesinde olan HIZIR ELI, HIZIR OLI nin Islamin Ali`si oldugu, yani Islamin 1400 yildan beri kesintisiz surdurdugu ve hic birakmadigi asimile politikasinin temel tasi olarak, Arap Ali ile HIZIR ELI, OLI nin ayni kisi oldugu gosterme politikasidir.

Alevilik Sevgi ve Insanlik Yoludur. Siilik Islam ve Seriattir.

Alevilik`te IKRAR vermek, INSAN-I KAMIL mertebesine biat etmek vardir. Siilik`te hic biri yoktur.

Alevilik`te Okunacak en buyuk kitap Insandir, der. Siilik`te Kurandir.

Alevilik`te Tanri Insanin kendisidir, ENEL-HAQ. Siilik`te Allah`tir.

Alevilik`te Sevgi ve Insanlik Yolu vardir. Siilik`te Muhammed donemin bilginleri tarafindan edindigi fikirlerle Kuran uydurmasini yayarak, hayali Allah yolu vardir.

Alevilik`te Islamin vaz gecilmezlerinden olan 5 sartindan hic biri yoktur. Siilikte islamin 5 sarti harfiyen uygulanmaktadir.

Alevilik`te Hizir Oli, Hizir Eli ye baglilik vardir. Siilik`te (Islama) Allah, Muhammed ve onun uydurdugu Kurana baglilik var.

Alevilik`te Haktan Geldim, Hakka gidecem felsefesi var. Siilik`te Allah`in kendisini yarattigini, Cennnet hevesi, Cehennem korkusu var, yani ya cennet`e yada cehennem`e gidecegi inanci var.

Alevilik`te Dort Kapi, (her kapida on makam) Kirk Makam var.
Şeriat Kapısı
Tarikat Kapısı
Marifet Kapısı
Hakikat Kapısı

Siilik`te Islam Kanunun Seriati var. Kol, El, Kelle, Bacak, Taslamak vs vs Insanligin kabul etmiyecegi ISKENCE VAR.

Alevilik`teki Seriat Kapisi ile Islamda`ki Seriat tamamen farklidir, sadece isim benzerligi var.
Alevilikt`te Seriat kapisi,
Yola girmek,
Insan-i Kamil mertebesine erismek.
Yolun geregini yapmak
Eline sahip olmak.
Diline sahip olmak
Beline sahip olmak.
Hosgorulu olmak,
Mursit, Pir ve Rayberin ogretilerine uymak.
Herturlu kotuluklerden sakinmak,
Kendisine, ailesine ve cevresine zarar vermemek.

Alevilik`te, Mursit, Pir Rayber gibi Yol Onderleri var. Siilik`e Allah, Muhammed ve Kuran ve ozellikle Islamin Kilici olan kelle avcisi Hz. Ali var.

Alevilik`te tek eslilik varken, (Beline Sahip Olmak). Siilikte Muta Cok Evlilik ve Eslilik nikahi kabul edilir... Ayini Uckur Duskunu Peygamberleri gibi Sapiklik Yapar....

Alevilik`te Kadin kutsaldir. Siilik`te Kadin Seytandir.

Alevilik`te Vicdan muhasebesi var. Siilik`te Cennnet Cehennem hesabi var.

Alevilik`te Zakir, Semah ve Cem Temel Ogesi oluken. Siilik`te Islamin sartlarini yerine getirir, Camiye gidip bes vakit namazini kilmak, oruc tutmak ve islamin 5 sartini yerine getirmektir..

Alevilik`te Aklin Yolu ve Vicdan olgusunu yasama yansitmak var. Siilik`te Aklin yolu ve vicdan olgusuna yer verilmez, herseyi Allah ile sinirlandirir....

Alevilik`te 12 Hizmet Var. Siilik`te 12 Imam var.

Alevilik`te Hak ve Hakikat var. Siilik`te Cennet ve Cehennem var..

Sonuc Olarak Alevilik Uzerinde 1400 Yildan Beri Yobaz Islamin Surdurdugu Acimasizca Igrenc Asimile Politikasina Son Vermelidir...
Icimizde Yol Duskunleri Yaratabilir, Yol Duskunler Cikabilir, Bunlar Dun Oldugu Gibi Bugunde, Yarinda Gecici Ciliz Olarak Varligini Surdurebilir...
Alevi Yasam Felsefesine Golge dusurmeye ne Islam, Ne Irk nede Farkli Millilyetcilik golge dusuremez......

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.02.2018, 04:33   #8
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 155
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
esmerkiz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Lütfen muslumanliga inanmauan hiç bir şeye inanmayan ben aleviyim demesin.Bu soruyu hiç bir bir seye inanmauanlar bu şekilde dediginiz için sormussunuz .Alevilikte islamin ilk beş sartona inanir.4 kapı kırk makama uymayanda bn aleviyim demesin.sonrabizi yanlış taniyolar .kimide art niyetle soruyr .Bi zahmet aleviyim diyen varsa makalati okusun.yunis emreyi okusun.Fuzuliyi yedi ulu ozanlaroı okusun arastrsin ogrensin onlar gibi yasasin ahmet yesevi gibi bir olsun .Sonra bn aleviyim desin.

Kendimize Alevi demek için sizin kurallarınızı olmazsa olmazımız mı kabul etmeliyiz? Siz hangi kurum adına bu kuralları koyuyorsunuz? Neden Alevi olmak için Ahmet Yesevi gibi olmak gerek? Neden sizin zorba dayatmalarınıza inanmak gerek?

Ben Aleviyim ve bunu rahatlşıkla söyleyebiliyorum yine ve sizin söylediklerinizin hiç biri bana uygun gelmiyor nasıl olacak şimdi?

Ve ardından, bende diyorum ki İslamın şartları Alevileri bağlamaz, bu şartlara inananlar Aleviyim demesin!! Evet size katılıyorum Yunus Emreyi okuyun, Yedi Ulu Ozanın sözlerine bakın Aleviliği görmeye çalışın.

Son olarak, Alevilik Aleviliktir başka bir dinin şartlarını kabul etmez ve ona göre biçimlendirilemez!

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01.04.2018, 18:22   #9
Yazar
serduna
Yeni Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.03.2018
Mesajlar: 7
Memleket: ELAZIĞ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
serduna iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bu konu başlığı art niyetli.

serduna Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.07.2018, 17:43   #10
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 328
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 10
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
27 Mesajına 29 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hz Adem ve Hz Havva yaratılışına dair tarihi gerçekler ve yalanlar.



Adem'in varoluşu.

Baştan Adem insan ismi değildir, bizzat Adem tanımlamasının sözcük anlamı insan/insanlık demektir.
Bu tanımalama günümüz türkçesinde kullandığımız Adam tanımlamasıyla aynı kökten gelmektedir.
Fransızcada ise ilk insan veya insanlık anlamına gelen Adem sözcüğünün yazılışı Türkçe "Adam" tanımlaması gibi yazılmaktadır.
Türkçede kullandığımız "Adam" sözcüğü bir insana, bir topluluğa veya bir ulusa vurgu değildir. Adam tanımlaması, oluşumunu tamamlamış, düşünen, aklını çalıştırabilen ,varlığını sorgulayabilen mükemmel varlık anlamında diyebiliriz.
Kuran bakara 30'a göre Allah yeryüzünde kendine bir temsilci yaratacağını sörlüyor.
Melekler şaşkınlıkla orada bozgunculuk ve kan dökecek birinimi yaratacaksın, biz senin varlığını zaten onaylıyoruz diye buna karşı çıkıyorlar. Meleklerin Allah ile senli beli konuşarak insanların yeryüzünde yapacakları eylemleri bilmeleri ve pazarlık etmeleri ilginç..
Kuran'a göre Allah Adem'i eşiyle birlikte cennette kalmalarını diledikleri kadar orda yemelerini fakat belirttiği bir ağaca yaklaşmamalarını söylüyor.
Bakara 36,37 ayetlerinden edindiklerimize göre cennette Adem'e şeytan vesvese veriyor ve Allah'ın yasak ettiği ağacın meyvesini yedikten sonra yeryüzüne gönderiliyor.
Allah Adem'i affediyor fakat Araf suresi.13,14,15,16, 17, 18'de şeytan'la karşılıklı konuşmasında, şeytan insanları kandırmak için izin istiyor, Allah izin veriyor. şeytan'ın kandırdıklarını cehenneme gondereceğini söylüyor !!!
Araf suresinden anladığımıza göre Adem cennette yasak meyveyi bir müddet yemiyor.
Sonra insanları kandırması için Allah'ın iznini alan şeytan devreye giriyor ve Adem'i kandırıyor. şeytana izin veren Allah Adem'in hatasını cennette affetmiyor ve insanların birbirine düşman olmalarını sağlamak için yeryüzüne indiriyor.
Neden dost olarak değilde düşman olarak !!!
Bu ayette şeytan'la insanları kandırması için pazarlık yapan, ona izin veren Allah'ın Adem'in yakarışından dolayı dünya da affetmiş olsa da Adem cennetten kovuluyor ve Allah'ın emriyle çocukları birbirlerine düşman oluyor.
Sorulması gereken soru;
Adem cennettemi yaratıldı yoksa yeryüzündemi?
Homo sapiens olan Adem'in cennette yaratıldığını varsayarsak ilk insan Adem'in milyarlarca yıllık evrim sürecinde oluşan değişik insan ırklarının atası olmadığını söylemiş oluruz. Kaldiki değişik insan ırkı olan, bizim gibi Homo Eraktüslerden evrilen Neandertaller bizim ırkımızdan, yani Adem'den önce yeryüzünde varolmuşlardı.
İlk insan olduğu kabul edilen Adem Kuran'a göre yaratılıyor ve ondan da eşi yaratıldıktan sonra Cennete konuluyor, sonra işlemiş olduğu hatadan dolayı dünya ya gönderiliyor fakat homo eractüsler yeryüzünün değişik bölgelerinde homo sapiensler olarak evrilmiş olmalarından dolayı Adem'e ilk insan da diyemiyoruz.
Homo Sapiensler olarak isimlendirilen bizim gibi insan ırkınını varoluş tarihi 200 bin yıl öncesine dayanmışken semavi kitaplarda adı geçen peygamberler sinsilesinden yola çıkarak ilk insan olduğununa inanılan Adem'e ulaşanlar en son m.ö. 4 bin yıl geriye gidebilmektedirler.
Oysa bizim gibi düşünen, yargılayıp sorgulayan, aklını çalıştırabilen insan ırkının oluşumu 200 bin yıl öncesine gidiyordu.
Kuran'da Adem ile ilgili kesin bir tarih verilmezken eski Ahit Tevrat'tan ve yeni Ahit İncil verilerinden yola çıkan Hiristiyan din bilimcileri dünyanın yaşınında ancak 15 bin yıl olduğunu iddia etmişlerdi.
Oysa evrenin oluşmasını sağlayan büyük patlama 14 milyar yıl önce, evrenin başlangıcından sonra devam eden oluşum sürecinde yaşadığımız yer küre 4.5 milyar yıl önce biçimlenmeye başlamıştı.
Dünyanın 4.5 milyar yıllık varlığında ilkel yaşam ise tahminen 3.5-3.8 milyar yıl önce oluşmaya başlamıştı.
Tevrat'ta ise dünyanın 6 günde yaratıldığı yazmakta !!!
Kuran Hud suresine göre yer ve gök 6 günde yaratılıyor. Fusilet 9,12'ye göre ise ilk baştan yaşadığımız yeryüzü 4 günde yaratılıyor, sonra Allah sis halinde olan göğe yöneliyor ve 2 günde evreni yaratıyor !!!
Kuran'da sayısı bilinmeyen binlerce peygamberin gelip geçtiğinden söz edilmesinden dolayı, adı geçen peygamberleri sürerek Ademe ulaşarak bir tarih çıkarmakta mümkün değildir.
Ms 325 yılında pagan kral Konstantin tarafından yazdırılan yeni Ahit'ten yola çıkarak gerçek bilgiye ulaşmak ise olanakansızdır.
Böyle bir derdi, ne de kaygısı olmayan Konstantin'in amacı yahudi geleneğinden gelen İsa öğretisi ve Tengri inancı öğretisi karşısında yok olmak üzere olan pagan inancını tekrar yaşatmaktı, bunda gerçekten başarılıda oldu.
Omurgası güneş kültü olguları olan bu inançtan yola çıkarak dünyanın ve Adem'in yaşı belirlenebilir, fakat bunlar asla bilimsel gerçek veriler olarak kabul edilemez.
Tarihte de olduğu gibi bilimsel bulguların sürekli karşısında olan Vatikan, bilimsel araştırmalar yapan insanları şeytanla işbirliği yapan sapkınlar oldukları gerekçesiyle haklarında verdiği fetvalarla bilim insanlarının bir kısmını idam etmiş, bir kısmınıda zindanlara atmıştı.
1564 yılında ölen ünlü İtalyan fizikci ve astronomi uzmanı Galile Galileo'da Vatikan'ın tutuklattırıp bir müddet hapise attığı kişidir. Vatikan Papa'sının yargıç olduğu, konsillerden oluşan savcılar huzurunda hatalı olduğunu söylemesinden sonra Galileo ancak özgürlüğüne kavuşabilmişti.
Sonuçta canını kurtarabilmek için dünyanın yuvarlak olmadığını ve kendinisin hatalı olduğunu söylemek zorunda kalan Galileo, kendisinin inançlı bir insan olduğunu ve bu bilgilerin inançlara zarar vermeyeceğini, aksine yararlı olduğunu söylemesine rağmen konsili ve Vatikan Papa'sını ikna edememişti.
Çünkü İncil 24:1'de dünya yüzeyinin dümdüz olduğu açıkca belirtiliyordu.
49:36'da ise ufkun dört köşe olduğu ve yine dünyanın düm düz olduğu yazıyordu.
4 asır sonra bilimin karşında darmandağın olan dogmalarından dolayı 1982'de Papa Jean Paul Hiristiyanlık adına Galileo'dan özür dilemek zorunda kalmıştı.
Şu saçmalığa bir bakın, katolik inancına göre yeryüzünde Allah'ın tek temsilcisi olduğuna, Allah'ın sadece onunla konuştuğuna ve asla hata yapmayacağına inanılan Papa, 400 yıl öncesi Papa'nın fetvasından dolayı özür diliyor !!!
Bunun anlamı; Tanrı 400 yıl önce bana yanıldığını söyledi, onun adına özür diliyorum demektir !!!
Galileo gibi bilim insanlarını önce sapkın ilan eden Vatikan yakında bu insanları aziz ilan ederse hiç şaşırmayın, çünkü Vatikan baştan sapkın olarak lanetlediği kişileri asırlar sonra aziz ilan etmiştir.
Vatikana göre Tanrı önce yanılıyor, İncil'deki söylemlerini eleştiren insanları sapkın ilan ediyor, diri diri yakılmalarını emrediyor. Daha sonra aracısı/elçisi olan Papalar ile yanıldığını söyleyerek özür dilenmesini emrediyor !!!
Jeanne Dark buna en güzel örnektir. Vatikan önce Jeanne Dark'ı odun üstünde diriri diri yakmıştı, günümüz Papası Benedikt ise onun azize olduğunu ilan etti !!!
Vatikan, şeytanla işbirliğine girdi diye yaktığı bir insanı daha sonra azize olduğunu ilan ediyor !!!
Hiristiyanlık inancı tarihinde sürekli emrettiği katliamlardan sonra pişman olan, sürekli hata yapan ve sonra özür dileyen bir Tanrı betimlenmesiyle karşı karşıya kalıyoruz !!!
İnsanlara şirin görünmek için takiye üstüne takiye yapan Vatikan aslında döktüğü kan içinde boğuluyor fakat insanlara şirin görünebilmek adına şeytani kurnazlıklardan da vazda geçmiyor.
Dünyanın yuvarlak ve güneş etrafında döndüğünü ve evrenin merkezi olmadığını çağının bilimsel verilerini kullanarak kanıtlayan Galileo'dan Vatikan'ın özür dilemesinin aslında hiç bir anlamı yoktur, samimide değildir.
Vatikan'a göre dünya evrenin merkezinde, düz ve sabittir ve bütün evren dünya'nın etrafında dönmektedir.
Vatikan İncilden edindiği bilgilerle bu iddialarını devam ettirmek zorundadır.
Vatikan'nın dogmalarını terketmesi demek İncili red etmek anlamına geldiği için bilimsel tespitleri inkar etmek zorundadır.
Bir daha bilimsel tespitler yapmayacağını ve yanılmış olduğunu söyleyen Galileo meydanda diri diri yakılmaktan kurtulmuştu. Galileo'dan özür dileyen Papa ikinci J.Paul, Jeanne Dark'ın Azize olduğunu ilan eden Papa Benedikt hernedense 1548 Nola doğumlu Köpernik'in yolundan giden Girardano Bruno'yu ağızlarına bile almıyorlar.
Aradan beş asır geçmesine rağmen Bruno'nun diri diri yakılmış olmasından Vatikan hala pişmanlık duymuyor !!!
Bruno, evrenin merkezinde sabit düz bir dünyanın olmayacağı gibi bilimsel verilerinin yanında, dünyanının yaratılmış olamayacağını, Meryemin bakire olmadığı gibi felsevi düşünceleri kiliseyi rahatsiz ediyordu.
Yıllarca süren yargılanma sürecinde kirli düşünceleriyle insanları kandıran devlet düşmanı hain damgası yiyen Bruno, yargılanmasını yapan Venedik konsiline "itiraf edin siz benden daha çok korkuyorsunuz" sözünden çekinen konsil gerçektende çok korkmuş olmalı ki, kent alanında yakmaya götürdükleri Bruno'nun önceden dilini kestirmişti.
Galileo ve Bruno davası gibi Vatikan'a bağlı kiliselerin bir çok kirli olay ve katliamları vardır.
Fazla ayrıntılara girmeden Hiristiyanlığın en karanlık dönemlerinde kadınların yaban otlarından hazırladıkları iksirleri büyücülük ve vebanın sorumluları gerekçesiyle başlattıkları cadı avıyla yüzbinlerce kadın ve doğanın verdiği nimetlerden yararlanarak vebaya ve hastalıklara şifa arayan insanlar şeytanla işbirliği yapan sapkınlar oldukları gerekcesiyle meydanlarda kaynar kazanlar içinde haşlanmış, yada diri diri yakılmıştı.
Avrupayı kasıp kavuran veba salgınının nedeni sadece kadın ve kedilerdi vatikana göre !!!
Oysa bu insanlar açlıklarını gidermek ve veba salgınına derman arıyorlardı.
Veba salgınının önüne geçmek için çesitli bitkilerin enziminden derman arayan bir çok insan kilise tarafından şeytanla işbirliği yapan sapkınlar oldukları gerekçesiyle engizisyon mahkemelerinde işkenceye tabi turulmuşlardı.
Aynı Vatikan, Hiristiyan insancını red eden, milyonlarca Afrikalı zenci ve Amerika yerlilerini öldürerek ruhlarını şeytanın elinden kurtardıklarını iddia etmişti.
Bu tür eylemlerini İncil'den çıkardıkları ayetlerin verilerine göre yapmış olmalarından dolayı bilimsel tespitleri red eden İncilin, Adem ile ilgili verilerine inanmamak ve güvenmemek gerekir.
Günümüz İncil'i Tanrı'ın sözleri değil, kral Konstantin'in sözleridir.
Son dönemde Türkiye'de Saidi Nursi takipçileri olan Harun Yahya(Adnan oktar) ve Fetullahçılar gibi sözde dindar kişiler, insanlığın ve evrenin nasıl oluştuğunu anlatmak için uydurulmuş Emevi, Abbasi hadislerinde fazla bilgiye ulaşamadıkları için sürekli yeni ve eski ahitlerden alıntılar yaparak zarlayı zorlayı, bilim kurku öyküleriyle yaratılışı anlatmaya başladılar.
Kaynağı yalan, temeli çürük olan bu anlatımlar, insanları doğruya değil karanlıklara sürüklüyor.
Ne gariptirki bazı İslami web siteleri Adem konusunu işlerken kaynak göstermeden İncil'de ve Tevrat'ta geçen öyküleri bire bir anlatmaktadırlar.
Kuran'da Adem'in eşi Havva'nın nasıl yaratıldığına dair hiç bir vurgu bile yazmazken, İslami bilgiler verdiklerini söyleyen bu insanlar, Havva'nın Adem'in sol kaburgasından yaratıldığını iddia etmektedirler.
Bu insanlar İslam adı altında insanları bilim kurgu öyküleriyle oyalayarak, gerçekleri görmelerini engellemektedirler.
Kuran'da Ademin eşi olduğuna dair Havva'nın adı bile geçmez.
İnananlar şunu iyi bilmelerilerki, Adem ilk insan değildir.
Adem bir kişi ismide değildir.
Hacı Bektaş veli'nin " ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" sözünü M. Kemal Atatürk "Hakiki mürşid ilimdir" diyerek onaylamıştır.
İmam Ali "ilim Çin'deyse bile gidin alın" demişti.
Dini verilerde Adem ile ilgili sunulan bilgilerin kaynakları çok zayıftır, inanılması güçtür, bilimsel bir dayanakları yoktur.
Bu nedenle Ademe ilk insan diyemeyiz
"Adem" sözcüğünün kök anlamlarından bir insan isminin olmadığı görülmektedir.
Kuran'da Allah "siz" diye çoğula vurgu yaparak varlığın topraktan veya minarellerden yaratıldığını söylüyor.
Havva ile ilgili yaratılış konusunda Kuran'da hiç bir bilgi geçmemesinden dolayı yaratılışı ilgili dinsel hadis söylemlerinin bilimsel ve Kuran'sal olmadığını da söyleyebiliriz.
Kuran Al-i imran 34, Meryem 58 surelerinde peygamberler sürecinin Ademle başladığı Nuh'la devam ettiği kesin bir dille belirtilmektedir.
Ademle ilgili bilgiler Tevratın tevsiri diyebileceğimiz "Midrash"ta verilmektedir.
Midrash'ta Adem tanımlaması şöyledir;
"Edam" ED = dünyanın merkezi, DAM = Kan, ruhun tahtı.
Mö 600'lü yıllarında yazılması biten Musevilik inancının kitabı Tevrat peygamberi Musa efsanevi bir kişiliktir.
Günümüze kadar arkeolojik araştırmalarda, eski Mısır tarihinde Musa ve sürgün ile ilgili tarihi hiç bir veriye ulaşılmamıştır.
Égyptologie/eski Mısır tarihinde uzaman olan Christiane Desroches Noblecourt'e göre Musa/Moïse ismi (Mes= çocuk, Mesy= dünya ya getirmek) olarak aynı ThotMES, RaMES gibi mısırlılarda tanrısallık söylemleri olan sözcüklerden türetilmişti.
M.ö.1350 yılında kilden yapılmıs yazıta yazılan Mısır krallığının Kenan/Filistin garnizon komutanı Amarna, mektubunda ülke sorunlarını anlatmış ama sürgün ve İbraniler ile ilgili hiç bir konuya değinmemişti.
Tevrat verilerine göre 600.000 bin ailenin Filistine yerleştiklerini Amarna'nın görememesi olanaksız.
Ramses zamanında Mısıra ilk gelen İbrani olan Yakub'un 12 oğlu, bir kızı ve 54 torunu vardı. Tevrat, Sürgün 12.40, 12.4 göre İbraniler Mısırda 430 yıl kalmışlardı.
Zamanında bir insanın yaşam süresini ortalama 30 yıl olduğunu göz önüne alırsak 15 nesil sonra sürgün olmuştu. 54 aileden 600.000 aileye 15 nesil sonra nasıl ulaşmış oluyorlar !!!
Bu bir mucize değilse sallama oluyor tabiki.
Aile başına 4 çocuk eklenince 3.600.000 gibi astronomik İbrani sayısı çıkıyor ortaya.
Oysa o zamanda eski Mısır'ın tamamında yaşayan insanların sayısı ancak 2.800.000'di.
600.000 aile sayısı ise inkarda edilemiyor, çünkü Tevrat, çölde sayım bölümü 1:16'da 600.000 sayısı verilmiş.
Ne tuhafki Firavun ordusunun boğulduğu iddia edilen yerde 25 yıldır yapılan aramalarda ne bir kılıça, ne at arabalarına nede 3.600.000 kişinin göç ettiklerine dair hiç bir ize rastlanılmıyor.
(L'épigraphiste) Eski uygarlık yazıtlarında uzman olan Andre Lemaire şunları söylüyor; "genellikle Mısır sürgününü İsrailliler atalarının büyük göçü olarak anlatırlar. Yahudiler için en önemli tapınaklardan olan Silo/Kenan çevresinde yapılan kazılardan çıkan sonuca göre M.ö.1200 yıllarında burada sadece 3.800 kişi yaşamıştı."
Silo'da yaşayanların yahudi olduklarıda belli değil.
M.ö.2350 yıllarında yaşamış Akad kralı Sargon'un ölümünden 300 yıl sonra anlatılan efsanevi yaşam öyküsü Musa'ya uyarlanarak bire bir Tevrat'ta anlatılmasıda eklenince bize Musa'nın ve Sürgünün mitolojik hayal ürünü olduğunu gösteriyordu.
Tevratta, İncil'de ve Kuran'da anlatılan yerler ve uygarlıklar zamanında anlatılan olaylardan yola çıkan bilim insanları Musa Peygamberin Mö 1300 yıllarında doğmuş, M.ö. 1200 yıllardında vefat etmiş olabileceği bilgisine ulaşmışlardı.
İlk İsrail oğulları krallığını kuran Davud peygamber ise ,M.ö. 1000 - M.ö. 962 arasında yaşamıştı.
Oysa "Adem" ismi Museviliktende önce M.ö. 2000'li yıllarında, Lübnan, Suriye bölgesinde oluşmuş "Ugarit" uygarlığının kapsadığı akdeniz sahilinde o dönemden kalma yazıtlarda tanımlama olaraktan geçmekteydi. Sümer çivi yazısıyla yazılmış yazıtlarda insanlık anlamına gelen "Adam" tanımlaması Museviliğe buradan, Ugaritlerden geçtiği görülmektedir.
Mö 2350 yılında Sümer kentlerini ele geçiren Akadlar da Sümer çivi yazısını kullanmaya devam etmişlerdi, fakat bu tarihten sonra bölgede Akad dili konuşulmaya başlanmıştı. Sümerce yavaş yavaş terkedilsede mezopotamya da ilk uygarlığı kuranlar olarak yazıyı, sanatı, edebiyatı, inancı getirenler olmalarından dolayı Akadlar Sümerceden bir çok sözcüğü ve inanç olgularını almışlardı.
İbrani ve Arapların konuştukları sami dili ilk baştan Aramice olarak Akadların konuştukları Babil ve Asur lehçelerinden evrilerek oluşmuştu.
Akadlardan Ugaritlere, Ugaritlerden de İbranilere girmiş olması "Adem/Adam" tanımlamasının İbrani gelenekten gelmediğini gösteriyordu.
Tarihte bilinen ilk yazım dili Sümercedir, Sümerler çivi yazısını kullanmadan önce Türkmenistan Karakum Anu'da inançlarını ve önemli olayları görsel olarak silindir damgalara kazımışlardı.
Sümer uygarlığının son bulmasından sonra Akadlar ve Elamlılar Sümer çivi yazısını kullanmaya devam etmişlerdi.
Ugaritler ve eski Persler gibi farklı dilleri konuşan resimsiz yazım kökenli özellikleri olan diğer uygarlıkların yazımları sümer çivi yazımı kökenlidir.
Görsel çizimlerle her nesneye bir simge yerine konuşulan dildeki seslere bir harf vererek yazılışın ve okunuşun çok daha kolay olmasından dolayı Sümer çivi yazısı Sümerlerden sonra binlerce yıl kullanılmaya devam edilmiş, logosuz yazımlarında kökeni olmuştu.
3.000 yıl Sümer uygarlığının etkisi altında kaldıktan sonra oluşmuş bu uygarlıkların Sümerceden ve Sümer inancından etkilenmemeleri de olanaksızdır.
Sümerlerden sonra oluşan Akad uygarlığının, inançsal insan Tanrı'larını oluşturan kişilerin geneli Gök Tengri inancının kağanları olan insanlar veya meleke olarak adlandırdığımız göksel varlıklardır.
Mö 2000 yıllarından kalma Sümer çivi yazısıyla yazılmış Ugarit yazıtlarında "Adem/Adam" tanımlaması "insanlık" anlamında Museviliğe geçmesi bu sözcüğü tam anlamıyla Ugaritlere ait bir tanımlamada yapmaz, çünkü Adam/Adem tanımlaması Sümerlerde de vardı.
Adem/Adam tanımlaması Sümercede "Atapa"/"Adam" Türkçe Atam anlamında eski ataya vurgu olarak kullanılmıştı.
Hun Türklerinin büyük kağanı Atilla'nın ismide Adem/Atapa kökenlidir ve aynı anlama gelir.
Sümerlerin göç ettikleri Anu, Karakum'da bu tanımlamanın tarihi 40 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Anu silindir damgalarında Atana/Atapa, Tengri'den yaşam suyunu alan ilk insan olarak betimlenmişti.
İster Kuran'da olsun, ister Sümercede eski ata'ya vurgu olarak insan anlamında Ugaritçeye geçsin, ister Ugaritçeden Museviliğe ruh taşıyıcısı insan anlamında geçsin, Adem tanımlamasının anlamı ilk insana değil, Tanrı tarafından sorumluluk verilen ilk insana vurgudur.
Kuranda Allah insanlıktan bahs ederken, sizler önceleri değersiz birer canlılardınız der. Bu belki ilk, ilkel homo Sapienslere vurgu olabilir, belkide homo Neandertallere veya öncesine vurguda olabilir.
Her ne olursa olsun, insan ırkının bir atadan türediğini bilim insanları ispatlamışlardı.
1.8 milyon yıl önce varolmuş homo Erektüsler, iki ayak üstünde yürüyen insanların ataları olarak Afrika dışında kanıtsal olarak ilk defa orta asyada meydana çıkmışlardı. Aynı tür Erectüs omurga kalıntılarının Pekin ve Cezayir'de bulunmaları bu türün dünyaya yayılıklarını, yada aynı atadan oralarda evrildiklerini gösteriyordu.
Son dönemlerde Çin'de, Endenozya'da ve Kafkaslar'da bulunan omurga kalıntıları genetik olarak 1.8 milyon yıl önce var olmuş homo Erektüslerle ortak genleri taşımaktaydılar. Bu genleri modern insan olan homo Sapiensler ve 28 bin yıl önce biolojik varlıkları son bulan homo Neandertallerde taşımışlardı.
Bu bilgiler Darwin kuramlarını da çürütmektedir. Darwin kuramlarına göre insan ırkları en az 500 farklı canlıdan evrilerek var olmuşlardı. Oysa bilim bütün insan neslini bir ataya dayandırmaktadır.
Burda bir konuyu belirtmekte yarar var.
Hep denilir ya insan maymundan evrildi diye, oysa bu söylem doğru değil, insan ırkı ve maymun ırkları aynı atadan evrilen canlılardır.
14 milyar yıl öncesine dayanan başlangıçta dünya'nın oluşum süresi 4.5 milyar yılda evrilerek dünya ve insanlık bu seviyeye geliyor ve daha ileri bir seviyeye doğru evrilerek ilerliyorsa bu devam eden bir evrim sürecinin olduğunu göstermektedir.
Tarihi dinsel verilerden, bilimsel gerçeklerden insanlık sürecine bakıldığında Adem'e Tanrı tarafından ilk sorumumluluk verilen insan diyebiliriz sadece. Yaratılış veya varoluşları ile ilgili bizim ırkımız olan homo Sapienslerin geçmişleri en fazla 200 bin yıl öncesine dayanmaktadır, bu veriyi temel alırsak ilk sorumluluk verilen Adem'in geçmisini ancak 200 bin yıl öncesine götürebiliriz.
Amerika kıtası hariç, dünyanin çeşitli bölgelerinde homo Erektüslerden evrilen insan ırkı belli bir bölgede oluşmuş/yaratılmış tek insan değildi.
Bu bilgilerin verilerinden Havva'nın Adem'in kaburgasından veya Adem'den yaratıldığını iddia etmekte imkansızdır.
Adem ve Havva'nın çocuklarının insan neslini devam ettirebilmeleri için kendi aralarında cinsel ilişkiye girdikleri gibi saçma iddialarda bulunmakta doğru değildir. Çünkü ilk ilahi sorumluluk yüklendiği iddia edilen ilk insan zamanında başka insanlarda, hatta homo Neandertal ve öncesinde Erectüsler gibi ırklar vardı.
Günümüz biliminin bulgularına göre homo Erektüslerin ataları hayvan göçlerini takip ederek dünyaya Afrika kıtasından yayılmışlardı. Dünyanın çesitli bölgelerine yayılmış homo Erektüslerden evrilerek Çin'de Pekin insanı, Endenozya adalarında Java insanı, Afrika'da siyah tenli insanlar, Avrupa ve Orta Asya'da homo Neandertaller ve beyaz tenli insanlar varolmuşlardı. Oluşum sürecinde 250 bin yıl önce varolmuş, bilinmedik bir nedenden dolayı 28 bin yıl önce biolojik varlıkları son bulan homo Neandertalların beyinleri homo Sapienslere göre daha az gelişmiş, kas ve alın çıkıntı kemikleri daha iriydi. Dil altında konuşmalarını biraz zorlaştıran kemik çıkıntısı vardı, bacak ve kol kemikleri uzunluk olarak bizlerden farklıydı.
Homo Neandertaller beyinsel olarak az gelişmiş olsalarda seslerle birbirleriyle iletişim kurabiliyor konuşuyorlardı, taştan ve kemikten yaptıkları silahları kullanıyor, giysi giyiyor, boya kullanıyor, mağarada yaşıyor, hatta ölülerini gömüyorlardı.
Homo Sapiens özellikleri taşıyan ilk insanın Adem olduğunu varsaysak bile Adem'den öncede farklı özelliklerde insanların olmasından dolayı Adem'e ilk insan diyemeyiz.
Üstelik Portekizin Lapedo vadisinde bulunan bir çocuğun beden kemik kalıntıları homo Neandertallerle homo Sapienslerin özelliklerini taşımaktaydı. Bu bize iki farklı özellikleri olan insan ırklarının cinsel ilişkiye girerek ürediklerini göstermektedir.
Bu açıdan bakılınca, Adem'in ilk homo sapiens olduğunu varsaysak bile Adem'den önce varolmuş insan türlerinin olması ve bu iki farklı insan türleriyle çoğaldıklarını gösteren bilgilerinde olması, insan neslinin Adem'in çocuklarının kendi aralarında yaptıkları evlilikle çoğaldılar, insan ırkı bu biçimde oluştu kuramını çürütmektedir.
Adem ve Havva'dan önce başka türde olsa farklı insanların olması, bu çiftten doğan çocukların kendi aralarında cinsel ilişkiye girmiş olmalarından insan neslinin bu iki çift'in çocuklardan türemiş olduğu iddialarını ve Havva'nın Ademin kaburgasından yartılmış olduğunu iddia eden dinsel söylemleride çürütmektedir.
Kuran'da ise Araf 189. O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler: "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız." Yazmaktadır !!!
Kuran'da Allah, Ademi ilk sorumluluk verilen akıllı varlık olarak göstermesinden yola çıkarsak, Ademin homo Eractüs veya homo Neandertal olmadığı görülecektedir.
Bu köksel bilgilerde Neandetalleri saymazsak Adem'in, ilk sorumluluk verilen, aklını çalıştıran, düşünen, sorgulayan bir insan olaraktan geçmişi en fazla 200 bin yıl öncesine dayandığı görülmektedir.
Hiristiyan ve Musevi dinbilimcileri, Tevrat'ın yaratılış bölümünden yola çıkarak sinsile olarak Nuh peygamberden 10 nesil sonra Ademe ulaşmaktadırlar.
Bu veriler Adem'in 4-5 bin yıl önce varolduğunu göstermektedir !!!
Bu din bilimcilere göre dünyanın yaşının 14 bin yıl olması zaten bu tür tespitlere inanılmasını imkansızlaştırıyordu.
Adem'in akıllı, düşünebilen, varlığını sorgulayan, sorumluluk kaldıracak bir varlık olduğu için ilahi emanetleri taşımaya layık, sorumluluk üstlenen ilk insan diyebiliriz sadece.
Adem'den önce farklı insan ırklarının olması, Adem'in eşi Havva'nın, yani kadının semavi dinlerdeki gibi Adem'in kaburga kemiğinden veya Adem'den yaratılmadığını gösterdiği gibi Adem'in çocukları ikiz doğdu, ayrı yumurta ikizi kardeşler birbirleriyle evlendiler ve insan ırkı bu biçimde türedi kuramı bilimle bağdaşmayan müslüman din bilimcilerinin saçma söylemleri olduğunu göstermektedir.
Tarihi yazıtlardan edindiklerimize göre varlığını sorgulayan ilk insanla başlayan inanç süreğini Tanrı tarafından seçilen temsilcilerin sinsilesiyle devam ettiğini Kuran'da görmekteyiz.
Kuran'da Allah binlerce nebilerle insanların uyarıldığını söyler.
Varlığını sorgulayan ilk insanla devam edegelen bu sinsileyi Kuran, Kevser suresinde görmekteyiz.
Allah, Kuranda Hz peygambere; " biz sana kevseri verdik" diyor.
Bu sure müslüman olmayan Mekke'lilerin Peygamberin yaşayan erkek evladı olmamasından, oğularının küçük yaşta ölmelerinden sonra nesli kesik diye alay ve hakaret etmelerinden sonra inmişti.
Bu surede hz Muhammedin peygamberlik sinsilesinin çok öncelere dayandığını ve İmam Ali'nin oğulları İmam Hasan ve Hüseyinle devam ettiğine vurgusunu görüyoruz.
Kevser, simgesel anlamda Cennette, Hz Muhammed'in başında olduğuna inanılan havuz anlamına geliyor.
Alevi nefeslerinde bu olguya "Muhammed kevser saki Ali'dir" diye sinsilenin devamına vurgu yapılır.
Alevilik inancında bu sinsilenin 12 İmam'larla devamına inanılır. Seyitler olduğu idda edilen insanlardan el alan Babalar ve Dedelerle bu sinsilenin devam ettirildiğine inanılmaktadır.
Bu anlayış Kuran'sal bir gerçektir, çünkü Allah Ali imran 33'de "Gerçekten Allah, Ademi, Nuhu, İbrahim soyunu ve İmran soyunu alemler üzerine seçkin kıldı" der.
Buradaki seçkinlik yahudilerdeki gibi Tanrı'nın seçtiği üstün ırk anlayışı değildir diye düşünüyorum . Öyle olmuş olsaydı Sümeri olan Nuh ve İbrahim peygamberlerden dolayı Sümerlerinde seçkinler olduğunu kabul etmemiz gerekirdi.
Geçmişi 40 bin yıl öncesine dayanan Atana/Etana'nın neslinden diyeceğimiz, aynı nesilden olmasa bile inançsal olarak Sümer damga ve yazıtlarında Nuh ve İbrahim peygamberlerin bu inancı devam ettiren nebiler olduğu gerçeği göz önüne getirilince insanlığın ilk kağanı Atana'nın Tengri elinden aldığı Abu yaşam suyu ile Kuran'da Allah'ın son elçisi Hz peygambere biz sana kevseri verdik söylemi dahada bir anlam taşıyor.
Bu surede Allah'ın ezelden beri var olan inancında görevlendirdiği ilk temsilci olan Adem/Atana'nın aslında yaratılmış ilk insan değilde Allah tarafında görev verilen ilk insan olduğu görülecektir.
Tengri'nin ilk kağanı Atana'nin Tengri elinden neslini devam ettirebilmek için aldığı Abu yaşam suyu ile son temsilcisi Hz Muhammed'e Mekke müşriklerinin nesli kesik diye alay etmeleri sonucunda üzülme, biz sana kevseri verdik demeleri arasından 40 bin yıl geçmesine rağmen iki anlatımın bu kadar birbirine ilişkin olması bizlere varsa Hak inancının hiç bir zaman insanlıktan ayrı olmadığını gösterdiği gibi değişik Peygamber/kağanlar'la insanları gerçeğe ve güzele ulaştırdığınıda gösteriyordu diyebiliriz.
Bu benzerlik o kadar belirginki, Atana erkek çocuğu olmadığı için Anu anlatımlarında binek olarak kullandığı kartal ile Tengri katına çıkıyor, orda Tengri'nin armağanı olarak neslini devam ettirebilmesi için simgesel olarak Abu yaşam suyunu alıyor.
Hz Muhammedin'de erkek çocuğu olmuyor ve müşrikler tarafından nesli kesik diye alay ve hakaret ediliyor, bu yakıştırmaya üzülen ve içerleyen Peygambere Allah, üzülme biz sana kevseri/Abu yaşam suyunu içenler sinsilesini verdik diyor.
Kevserin simgesel olarak Peygamberin başında bulunduğu havuz ve saki'nin İmam Ali olması dahada anlamlı. Burda Hak inancı temsilcilerine simgesel olarak verilen kevser söyleminde İmam Ali'nin oğulları olan İmam Hasana ve Hüseyin'e vurgu yapılmaktadır. Peygamberin nesli İmam Ali ile devam ettiği için bu yüzden İmam Ali'ye Kevser havuzu başındaki saki denilmişti.
Kuran, Ali imran 34'de Allah; Adem, Nuh, İbrahim peygamberlerin isimlerini bir önceki ayette saydıktan sonra "Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir" der
Aralarında 40 bin yıl var, inançsal belleklere kazılan Abu yaşam suyu olan Kevser tanımlaması ve inançsal simgelerin anlamlarının aynı olması Atana'nın ilk sorumluluk verilen insan olduğunu gösteriyor.
Kuran'sal dayanağı olmayan, bilimsel gerçeklik arzetmeyen, günümüzde milyonlarca insan İbrani kökenli yanlış tanımlamaların mutlak gerçekler olduğunu zannediyor. Binlerce yıl öncesinden kalma yazıtlar, 40 bin yıl öncesine dayanan anlatımlarda Atapa/Atana/Adem'in ilk insan değilde Tengri tarafından sorumluluk verilen ilk insan olduğunu ve Adem'in eşi Havva'nın Adem'in sol kaburgasından yaratılmadığını ve insan neslinin üremesi için değişik yumarta ikizleri kardeşlerin birbirleriyle evlenmediklerinide gösteriyordu.

40 bin yıl öncesi inançsal öykülerin anlatıldığı damgalar ve yazıtlar, günümüzde tarikat ve cemaatların saçma sapan dinsel olgular diye işledikleri konulardan daha gerçekçi ve az da olsa Kuran'saldır.


Konu Raya Haq tarafından (26.07.2018 Saat 17:46 ) değiştirilmiştir.
Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:37.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica