Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Merak Ediyorum

Merak Ediyorum Alevilikle ilgili merak ettikleriniz, kafanıza takılan sorular

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 26.05.2019, 21:26   #1
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.094
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Halife Ömer Hz. Alının kızı ile evlendi mi?

Halife Ömer Hz. Ali'nin Kızıyla Evlendi mi?



Bir kısım internet forum sitelerinde Halife Ömer'in Hz. Ali'yi tehdit edip, kızı Ümmü Gülsüm ile evlendiği konusu işlenmekte Bu konuyla ilgili bilgi vermeden önce:

Hz. Ali ,evini basan ve yakmakla tehdit edip sonrada Hamile karisinin düsük yapmasina sebeb olana kızını verir mi? Gerçekleri saptırarak kendi yaptıkları kötülükleri, yalanları örtbast etmek ve "..Ehlibeyt Nesline kız verdik aldık..." diyerek olmadık yalan uydurararak katılmak istemekten başka birşey değildir...

Tarihsel kaynaklar incelendiğinde:


1- Hiçbir Alevi-bektaşi kaynağında Hz. Ali'nin böyle bir kızının varlığı söz konusu olmadığı gibi, Halife Ömer'e kızını vermesi söz konusu değildir. yani Alevi-bektaşi literatüründe böyle bir bilgi yoktur. hatta böyle birşey hiç şüphesiz hz. Ali'ye ve Alevilere hakarettir. iftiradır. Ümmü Gülsüm, birçok sünni kaynağa göre hz. Muhammed'in kızlarından biridir.

2- Hz. Ali'nin Ümmü Gülsüm adında kızıyla, Halife Ömer'in evlendirildiğine ilişkin hadis sünni literatürün en muteber kaynakları sayılan ne Sahih-i Buhârî'de, ne de Sahih-i Müslim'de nakledilmemiştir. Birçok Sünnî ulemâsı, bir rivâyetin bu iki kitapta nakledilmemesini, onun zayıf ve itibarsızlığının delili olarak gösterir.

3-Bu rivâyetler sadece adı geçen iki kaynakta değil, Kütüb-i Sitte'nin hiçbirisinde, hatta muteber bilinen Müsnetlerde dahi (Müsned-i Ahmed b. Hanbel gibi) nakledilmemiştir. Yine çoğu Sünnî âlimler, bu kaynaklarda nakledilmeyen rivâyetleri muteber saymamaktadır; ama nedense bazı muhteremler, bu ve benzeri konulara gelince, Hz. Ali ile halife Ömeri canciğer yapmakta böyle uyduruk hadislerle Hz. Ali'nin kızını, Ömer'den korktuğu için verdirebiliyorlar.


Son Olarak, Bu konuyla ilgili yaygın kanı Hz. Ali'nin bırakın kızını halife Ömere vermesi böyle bir kızının varlığı dahi şüphelidir. hatta Ümmü Gülsüm'ün hz. Muhammed'in kızı olduğu konusunda bile şüpheler vardır ( kaynak: ]- el-İmam Ali b. Ebi Talib/sireh ve tarih, s.27, Şeyh Muhammed Âl-i Yasin; el-İstiğase, Ebu'l-Kasım el-Kufî (ölm:352), s.80-82, Daru'l-Kütübi'l-İlmiyye basımı, Kum.)


Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.05.2019, 16:31   #2
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 961
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
35 Mesajına 37 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Sayin Islam Misyoneri.
Bak bunlarda senin gibi inkarci, 62 yasinda olan Omer 56 yasinda gosteriliyor, kucuk kizin etegini kaldirip cinsel organina bakmasini da Omer denilen sapiga da yakistirmadiklari icin, aklamaya calisiyorlar..

Hayatü's-Sahabe, III. ciltte, "Hz. Ömer'in, Hz. Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm ile evlenmek istediği ve Hz. Ali'nin kızını Hz. Ömere' gönderdiği, Hz. Ömer'in kızın eteğini kaldırp baktığı" yazılıyor. Bu hareket Hz. Ömer gibi büyük bir sahabinin yapacağı bir harekete benzemiyor; acaba bu hadisenin aslı, kaynağı nedir?

Hz. Ömer'in, Ehl-i Beyt'le Akrabalık Arzusu ve Hz. Ali'in Kızı Ümmü Gülsüm'le Evliliği:

Hz. Ömer (ra)'in hayatındaki bu olay, onun Ehl-i Beyt sevgisini gösterir. Hz. Ömer (r.a.) halifeyken, bir gün, Hz. Ali (ra)'den, kızı Ümmü Gülsüm'ü istedi. Hz. Ali, "o küçüktür" dedi.

Bunun üzerine Ömer (r.a.), "Hayır. Vallahi, bu bir şey değil; fakat sen beni engellemek istiyorsun." diye konuştu ve "Eğer gerçekten dediğin gibi (çocuk/sabî) ise onu bana gönder." diye ekledi.1

Aslında, Resûlullah (asm)'ın vefatından önce dünyaya gelen Ümmü Gülsüm, gerçekten küçüktü.2 Hattâ, bir rivayette, kendisinden, "O, o zaman bir kız çocuğu idi." diye söz edilir. Hattâ, Mescid-i Nebevî'de sonucu bekleyen Hz. Ömer (ra)'e yanındakiler, "Ey Mü'minlerin Emîri! Ondan ne istiyorsun? O küçük bir kız çocuğudur." demişlerdi.

Ümmü Gülsüm'ün küçüklüğü bir yana, Hz. Ali (ra) onu, Mu'te'de şehid olan kardeşi Câfer-i Tayyar (ra)'in öksüz oğluna vermek istiyordu.

Hz. Ali (ra), evine geldi. Ümmü Gülsüm'ün eline bir hülle (elbise) verip, "Bunu Emîru'l-Mü'minîn'e götür, ona şöyle de: 'Babam sana, bu elbiseyi nasıl buluyorsun, diyor.' de." diye onu gönderdi. Çocuk yaşta olan Ümmü Gülsüm, hiçbir şeyin farkında değildi. Elbiseyi Hz. Ömer (ra)'e getirerek babasının dediklerini tekrarladı. "Bunun üzerine onun izarından (ön kolundan) tutunca, Ümmü Gülsüm kolunu çekti."3

Ümmü Gülsüm, Ömer (ra)'e kızmıştı. Hz. Ömer ise, "iffetli ve şerefli birisi" dedikten sonra, "Git, ona (babana) şöyle de: O ne güzel ve ne cemâllidir. Vallahi o, senin dediğin gibi değildir."

Bunun üzerine Hz. Ali (ra), onu Ömer'e (r.a.) nikahladı. Konu hakkında birbirine benzer farklı rivayetler de vardır. Zehebî'ye göre, Hz. Ömer, Ümmü Gülsüm'le H. 17. Yıl'da evlenmiştir.4

Aslında Hz. Ömer (ra)'in, Hz. Ali (ra)'in kızıyla evlenmesinde gayesi başkaydı. O, Ümmü Gülsüm'ü isterken, bir rivayete göre, "Ey Ebû'l-Hasan! Onu benimle evlendir. Çünkü mutlaka ben, ondan hiç kimsenin beklemediği bir keramet (değer) ve şeref gözlüyorum." demişti.

Ümmü Gülsüm'le alacağı değeri/kerameti de Hz. Ali'ye, "O küçük olursa olsun." deyip şöyle açıklamıştı:

"Ben Resûlullah (asm)'tan şöyle derken duydum:

'Bütün sebepler/bağlar, beş nesebler (soylar) ve sıhriyetler kesilmişlerdir. Ancak benim sebebim, nesebim ve sihrim hâriç.'"6 diye açıklamıştı.

Bir başka rivayette de şu ilâve vardır: "Ben de, benimle Resûlullah (asm) arasında bir 'sebep ve sıhr (kız alma) yoluyla akrabalık' oluşmasını istedim."7

a) Hz. Ömer (ra), neseben Ehl-i Bey t'ten değildir; hiç olmazsa sebeben/kız alma yoluyla, Kıyamet Gününde Ehl-i Beyt'le ve Hz. Peygamber (asm) ile bir bağı olsun istemektedir.

b) O, Resûlullah (asm) soyuyla ilişkiye ve yakınlığa azamî derecede isteklidir. Onun Ummü Gülsüm'le evlenmesi başka bir sebepten değildir; küçüklüğü ve onunla evlilik ilişkisi geri plândadır. Hattâ, Hz. Ali (ra)'ye, "Gerçekten ben, yanımda Resûlullah (asm)'tan bir uzuv (organ) olmasını istiyorum."8 diyerek onu istemiş;9 Hz. Ali, "Bende ancak (Fâtıma'dan olma) Ümmü Gülsüm var; o da küçük hâldedir." deyince, Hz. Ömer, yaşarsa büyür, demiştir.9

O, Kıyamet Günü için yanında bir sebep ve Resûlullah (asm) soyundan bir et parçası olsun istemektedir. Sebep: Hurma gibi ağaçlara çıkmak için elde bulunan "habl"dir, (iptir). Kendisi vesilesiyle bir şeye ulaşılan her vesileye sebep denir.10 Marifete vesile olan her şey de sebeptir. Ümmü Gülsüm de, Fâtıma'nın kızı ve bir "seyyide" olmakla Kıyamet'te Resûlullah (asm)'a ulaştıran, onunla ilişkiye sebep olan bir vesile olacaktır. "Zerî'a" da sebep mânâsına gelir. Nitekim, İmam Şafî de, Ehl-i Beyt sevgisini dile getiren bir şiirinde,

"Âl-i Nebî benim sebebim/ipimdir. Hem onlar beni ona/Resûlullah'a bağlayan bir vesilemdir."11

diyerek, aynı konuya parmak basmıştır. Hz. Ömer (ra)'in bu evlilik olayı da, Hz. Peygamber (asm)'e ve Ehl-i Beyt'e sevgi ve saygısına büyük bir delildir.

Ümmü Gülsüm'le nikahlandıktan sonra, Ömer (r.a.) Mescid-i Nebevî'de Muhacirin ve Ensâr ile otururken, "Beni tebrik etmiyor musunuz?" demişti. Oradakiler, "Seni neden dolayı tebrik edelim ey Mü'minlerin Emîri?" diye sordular. O da "Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'le..." diye cevap verdi.

Hz. Ömer (ra), sonra da Kıyamet Günü bütün sebeplerin ve neseblerin kesilmesiyle ilgili hadis-i şerifi zikrederek, "Ben de Resûlullah'la aramda bir sebep/sıhrîyet ve neseb olmasını çok sevdim ve istedim, sevginin gereği olarak çok arzuladım."12 dedi. Bunun üzerine oradakiler kendisini tebrik ettiler.

Gerçekten, Ehl-i Beyt'le olan akrabalık ilişkisi onu çok sevindirmişti.

İslâm kültüründe, seyyide ve şerifelerle evliliğe, özellikle bu olay sebebiyle çok rağbet gösterilmiştir.13

Ümmü Gülsüm'den, Hz. Ömer (ra)'in Rukiyye adlı bir kızı ve Zeyd adlı bir oğlu oldu. Çocuklar çok yaşamadı. Hz. Ömer'in vefatından sonra (H. 23. Yıl/M. 644) Ümmü Gülsüm'ü, amcasının oğlu Avn b. Cafer aldı. Çocuk bırakmadan ikinci kocası ölünce, yine amcasının oğullarından Muhammed b. Cafer'e vardı. Ondan bir kızı oldu. Onun ölümüyle de, Abdullah b. Cafer'le evlendi. Bununla nikâhlı iken ve son kocasından çocuğu olmadığı hâlde vefat etmişti.14

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.05.2019, 16:34   #3
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 961
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
35 Mesajına 37 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hz. Ali, kızı Ümmü Gülsüm'e,-Yavaş ol kızım, o senin koçandır, dedi. Sonra Ömer'in yanına geldi. Meclis'te muhacirler ve ensâr vardı. Ömer dedi ki

Hz. Ali, kızı Ümmü Gülsüm'e,-Yavaş ol kızım, o senin koçandır, dedi. Sonra Ömer'in yanına geldi. Meclis'te muhacirler ve ensâr vardı. Ömer dedi ki:

* Bana mutluluk, hayırlı çocuk dileyin, ben Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm ile evlendim. Çünkü ben, Allah'ın Elçisi (s.a.v.)'nin, 'Kıyamet gününde benim sebebim, nesebim ve hısımlığım dışında bütün sebep, nesep ve hısımlıklar kalkacaktır' dediğini işitmiştim. Benim Allah'ın Elçisi ile sebep ve nesep bağım vardı ama bunlara hısımlık bağını da eklemek istedim.

Sahâbîler ona dua ettiler, hayırlı evlat dilediler. Ümmü Gülsüm, Ömer'e Zeyd ile Rukıyye adlı iki çocuk doğurdu [İbn Kesir, Musne-du'l-Fârûk, 1/390, (neşr: Abdu'l-Mu'tî Kal'acî), Mansûra: 1412/1992].

Hz. Ömer, Fil Olayı'ndan 13 yıl sonra doğduğuna göre, Fil yılında doğmuş olan (İbnu'l-Esîr, Usdu'l-Ğâbe: 4/53) Hz. Peygamber'den 13 yaş küçüktü. İslâmiyet'in 7. yılında Müslüman olduğu zaman 34-35 yaşlarında, Hicret esnasında 42 yaşındaydı. Hz. Ali, Farıma ile Hicret'in 2'nci yılında vukubulan Uhud Savaşı'ndan sonra, bir rivayette Hz. Peygamber'in Ayşe ile gerdeğe girmesinden 4.5 ay sonra nikahlanmış, 7 ay nişanlılıktan sonra evlenmiştir (Usdu'l-Ğâbe: 5/520). Buna göre Hz. Ali ile Hz. Fâtıma, 2. Hicret yılının sonunda veya 3. Hicret yılının başarında evlenmişlerdir.

Ümmü Gülsüm, Hasan ve Hüseyin'den küçük olduğuna göre en erken Hicret'in 6. yılında doğmuş olmalıdır. O doğduğu zaman Hz. Ömer, 49-50 yaşlanndaydı. Halifeliği sırasında bu kızla evlendiğine göre kendisinden 49-50 yaş küçük olan bir kızla evlenmiştir. Bu kızın, evlendiği zaman 13-14 yaşında olduğu varsayılırsa demek ki, Hz. Ömer o sırada 59-60 yaşında bulunuyordu.

Bu tür evlilikler ancak sıradışı insanlarla olabilir. Bunları, yaş farkının din açısından evlenmeye engel olmadığını belirtmek için yazdım, bu tür evlenmeleri teşvik için değil. Günümüzde de bu tür evlilikler olmaktadır. Yakın tarihimizde MHP lideri merhum Alparslan Türkeş, kendisinden hayli küçük bir kızla evlenmiş ve mutlu bir yaşamın ardından Allah'ın rahmetine göçmüş, o hanımefendi bu lidere çocuklar vermiştir. Birkaç yıl önce maalesef teröre kurban giden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı öldürüldüğü zaman geride 25 yaşında hanımıyla bir yaşında kızını bırakmıştı. Filistin lideri merhum Yaser Arafat da kendisinden hayli küçük bir bayanla evliydi. Taraflar birbirinden memnun olduktan sonra kim ne karışır?

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.05.2019, 16:43   #4
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 961
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
35 Mesajına 37 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ümmü Gülsüm bint Ali

Vikipedi, özgür ansiklopedi,

Ümmü Gülsüm bint Ali, (Arapça: أمّ كلثوم بنت علي), Muhammed'in torunu, Ali ile Fatıma'nın kızı. Sünni ve bazı Şii kaynaklara göre Ömer'in eşidir.

Hayatı

627 yılında doğmuştur. Ali'nin Ümmü Gülsüm adındaki iki kızından büyük olanıdır. Ömer ile yaptığı evlilik Sünni kaynaklarda geçiyorken Şii kaynaklar arasında tartışmalıdır. Şii kaynaklarda; Ömer'in Ali'yi tehdit ederek kızıyla evlendiği, Ömer'in Ali'nin Fatıma'dan olmayan başka hanımından olan kızıyla evlendiği, Ömer'in Ali'nin Necran'dan çağırdığı bir cinle evlendiği ve böyle bir evliliğin hiç gerçekleşmediği gibi çeşitli rivayetler vardır.

Sünni kaynaklara göre Ömer, Muhammed ile akrabalık bağını güçlendirmek için Ümmü Gülsüm ile evlenme isteğini Ali'ye beyan etti. Ali ise kızının ergenlik çağına ermediğinden ve kardeşi Cafer bin Ebu Talib'in oğluyla evlendirmek istediğinden bu isteğe karşı çıktı. Ancak Ömer'in ısrar etmesi üzerine Ali rıza gösterdi. Ümmü Gülsüm Ömer ile 638 yılının son aylarında evlendi. Bu evlilikten Zeyd ve Rukiyye adında iki çocukları oldu.[1][2] Oğlu Zeyd annesi ile aynı gün ölmüştür, kızı Rukiyye ise İbrahim bin Nuaym en-Nehhâm ile evlenmiştir.[3]

Halifenin eşi sıfatıyla Bizans kraliçesi ile hediyeleşmiştir. Ömer'in vefatının ardından amcası Cafer bin Ebu Talib'in oğullarıyla evlenmiştir. İkinci evliliğini Avn ile, onun ölümünün ardından diğer kardeşi Muhammed ile, onun da ölümünün ardından Abdullah ile evlenmiştir. Cenaze namazını üvey oğlu Abdullah bin Ömer kıldırmıştır.[4]
Kaynakça

^ Muhammad ibn Saad. Kitab al-Tabaqat al-Kabir vol. 8. Translated by Bewley, A. (1995). The Women of Madina. London: Ta-Ha Publishers.
^ Muhammad ibn Saad. Kitab al-Tabaqat al-Kabir vol. 3. Translated by Bewley, A. (2013). The Companions of Badr, p. 204. London: Ta-Ha Publishers.
^ Mus‘ab b. Abdullah ez-Zübeyrî, Nesebü Kureyş (nşr. E. Lévi-Provençal), Kahire 1982, s. 349
^ Huriye Martı, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 42, sayfa: 323-324


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.05.2019, 17:02   #5
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 961
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
35 Mesajına 37 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Saygideger Gorevli Canlar.

Bu Sahtekar Iki Yuzlu Riyakarin kafasina gore actigi bu basligi, daha once acilmis baslik altina alinmasini rica ediyorum.

Bu Sahtekar Islam Misyonerin asil amaci, gorevi icabi kendisine atilan kemigin hakkini vermektir....


Saygideger Onurcan dostun acitigi baslik ile aynidir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hz. ali


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:00.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica