Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Genel

Alevilik Genel Alevilik üzerine genel tartışmalar, eleştiriler, sorunlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 11.03.2006, 08:52   #1
Yazar
Alevitürk
Y A S A K L I ! ! !
 
Alevitürk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 11.03.2006
Mesajlar: 51
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
Alevitürk iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
5 Mesajına 7 Kere Teşekkür Edlidi


Arrow Dört Kapi kirk Makam

Dört Kapi Kirk Makam



DÖRT KAPI KIRK MAKAM




Dört Kapı Kırk Makam

Dört Kapı Kırk Makam şeklindeki Kâmil(olgun) insan olma ilkelerini Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin tespit ettiğine inanılır.Hacı Bektaş “Kul Tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur.” buyurmuşlardır. Bu ilkeler aşama aşama insanı olgunluğa ulaştırır. Bir başka yoruma göre ise şeriat anadan doğmak, tarikat ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat Hakkı özünde bulmak yollarıdır.

Dört Kapı şunlardır:

1.Şeriat

2.Tarikat

3.Marifet

4.Hakikat


Her kapının on makamı vardır:

Şeriat kapısının makamları:

1.İman etmek,
2.İlim öğrenmek
3.İbadet etmek
4.Haramdan uzaklaşmak
5.Ailesine faydalı olmak
6.Çevreye zarar vermemek,
7.Peygamberin emirlerine uymak
8.Şefkatli olmak
9.Temiz olmak
10.Yaramaz işlerden sakınmak

Tarikat kapısının makamları

1.Tövbe etmek
2.Mürşidin öğütlerine uymak
3.Temiz giyinmek
4.İyilik yolunda savaşmak
5.Hizmet etmeyi sevmek
6.Haksızlıktan korkmak
7.Ümitsizliğe düşmemek
8.Ibret almak
9.Nimet dağıtmak
10.Özünü fakir görmek

Marifet kapısının makamları

1.Edepli olmak
2.Bencillik, kin ve garezden uzak olmak
3.Perhizkârlık
4.Sabır ve kanaat
5.Haya
6.Cömertlik
7.İlim
8.Hoşgörü
9.Özünü bilmek
10.Ariflik

Hakikat kapısının makamları

1.Alçakgönüllü olmak
2.Kimsenin ayıbını görmemek
3.Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
4.Allah’ın her yarattığını sevmek
5.Tüm insanları bir görmek
6.Birliğe yönelmek ve yöneltmek
7.Gerçeği gizlememek
8.Manayı bilmek
9.Tanrısal sırrı öğrenmek
10.Tanrısal varlığa ulaşmak



Alevitürk Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.03.2006, 10:21   #2
Yazar
s selman
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.02.2006
Mesajlar: 444
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 66
s selman yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 2
7 Mesajına 7 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

sana katılıyorum arkadaşım alevilik siyasete alet edilemez alevilik hakkın gösterdiği insanı kamil olmak yoludur

Nevsini ölü olan hakka teslim
Kamil olan mürşüdünü bilir
Arifinnen oturan güler
Hakkı sev kalbinde ibadetini allah bilir

s selman Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.02.2007, 10:55   #3
Yazar
dede
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.12.2006
Bulunduğu yer: Kütahya
Yaş: 56
Mesajlar: 47
Memleket: ESKİŞEHİR
Cinsiyet:
dede - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 46
İtibar Puanı: 7
dede hakkında olumlu veya olumsuz bir fikir yok
dede - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 15
10 Mesajına 14 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Konu Başlıklarını Biraz Açıklayalım.


DÖRT KAPI KIRK MAKAM
Dört Kapı Kırk Makam felsefesinin kökenleri, Horasan Tasavvuf Okulu ve bu okulun ortaya çıktığı toplumsal ortam ile Ortaasya, Ortadoğu ve Anadolu din ve inanışlarına dayanır. Bütün bu kültürlerin bir sentezi de Bektaşîlik olarak tanımlanabilir. Bektaşîlik te insan Dört Kapı Kırk Makam ilkeleriyle yoğrularak yetişir. Toplum için yararlı ve üretkenlik içinde, hûzur içinde yaşama mücadelesi verilir. Bu anlayış Sünnilik’le Alevî- Bektaşîliğin birbirinden kesin olarak ayrım noktasıdır. Bu şekilde inanç, çeşitli kapı ve makamlara ayrılır insanların kurallar arasına sıkışmadan, karşısındaki seçenekler ile inançsal, düşünsel ve ahlâksal yaşamını kolayca sürdürür.
Alevî- Bektaşî’ler yaşamları boyunca Dört Kapı Kırk Makam felsefesinden ayrılmazlar. Bu felsefe, Hacı Bektaş-ı Velî’nin Makalat ve Fevaid adlı kitaplarıyla Buyruk’larda detaylı olarak işlenmiştir. Dört Kapı Kırk Makam felsefesinde; Şeriat, Tarikât, Marifet ve Hakikat kapıları vardır. Her kapının da on makamı kırk makam olarak adlandırılır. Onyedi Erkan, Üçyüzaltmışaltı Menzil, ve Oniki Vilayet tabakası ‘nın yanında Yedi Vilayet dairesi dört Vilayet bölüğü ve Yetmişüç fırka ( mezhep) vardır. Mezheplerden yalnızca biri kurtulanlar (naci), yani geçerli, öbür yetmişikisi ise yanlış ve geçersizdir.

1- ŞERİAT KAPISI
Alevî-Bektaşî’ liğin anladığı şeriat; başlangıçta kutsal kökenin bir yansıması olarak algılanan görünür nesnel dünyadır. “Zâhir” değil, “Bâtın”dır. İnsan kendi kendini eğitmeye bu evrede başlar. Kaba, kuralcı bir inanç anlayışı vardır. Bu evrenin inananı “abid”, olarak adlandırılır. Makamları şunlardır:
1. İman etme : Tanrı’nın birliğine, meleklerine, peygamberlerine inanmaktır. Mürşit önünde yolun bütün kurallarına uyacağına söz verme, bu inancını ikrara bağlama, gönül yoluyla Hakk’ı bulmaktır.
2. Bilim öğrenme : Akılcı ve gerçeklere dayanan bilimleri öğrenmektir. Tarikât yolunda gönül yoluyla önce kendini, sonra kendi özünde, Tanrı’yı bulmak, bunu yaşamında uygulamak ve aklını kullanarak bilgiye ulaşıp sorunlara çözüm bulmaktır.
3. İbâdet etme : Alevî- Bektaşîlik namaz, oruç, zekât gibi zâhiri İbâdetleri yerine getirmez. İbâdetten Tanrı’ya yakın olmayı anlar, Tanrı’yı içinde, gönlünde hisseder.
4. Helal kazanma, haramdan uzaklaşma : Geçimini sağlamak için gerekenleri yasal yollardan kazanmaktır. Çalışarak kazandığı ile geçimini sağlama, ruhûnu, beynini bozguncu, yıkıcı düşüncelerden arındırmaktır.
5. Nikah kılma, evlenme : Evlilik dışı ilişkilerde bulunmama ve yakın akrabalarla evlilik yapmamaktır. İkrar verip yola girme ve yolda şeytana uymamaktır.
6. Çevreye zarar vermeme : Çevreyi kirletmemek. Tüm canlı- cansız varlıkları, doğayı, doğal dengeyi korumaya katkıda bulunmaktır.
7. Sünnet ve cemaat ehli olma: Peygamber’in buyruklarına, kurallarına uymak, Hz. Muhammed’in söz, davranış, uygulama ve onaylarını kabullenmektir.Yol töreleri konusunda bilgili olmak, Hz. Ali ve soyundan gelen imâmların söz, davranış, uygulama ve onaylarını kabullenmek ve Pîr’e, mürşid’e itâat etmektir.
8. Şefkâtli olma : İnsanlara yumuşak ve sevecen davranmaktır. Bütün yaratılmışlarla kardeş olmak, onları Tanrı emaneti bilip korumaktır.
9. Arı (pak) giyme, arı yeme : Kuran’ın izin verdiği şeyleri yemek, giymek ve temizliğe özen göstermektir. Tanrısal nitelikleri tanımak, onları ahlaka indirmek ve davranışlarının bir parçası durumuna getirmektir. Gönül bilgisi yoluyla gerçeği yakalamak, bunu tanrısal özellikler olarak algılamak, algılanan şeyleri ahlâkın temeline indirgemek ve davranışlara yansıtmaktır.
10. İyiliklere sarılma ve kötülüklerden kaçınma : Tanrı buyruklarına uymak ve yasaklardan kaçınmaktır. Tanrı’ya yaklaşmak ve sürekli bu tür bir çaba içerisinde olmaktır.

2- TARİKAT KAPISI
Alevî- Bektaşî’ liğin yol kuralları, ilkeleri, töreleri bu aşamada öğrenilir. Bu kapıdan yol’ a girilir. “Zahîdlik”le özdeşleşilir. Hakk yolu bulunmaya çalışılır. Bu evre, kamil insan olmanın ikinci aşamasıdır.
1. El alıp, tövbe etme : Bir mürşide bağlanmak, ham ervahlık’tan ayrılıp,yetkin duruma gelmek, kötü ve günah işlerden uzak durmak, Hakk’tan halka inen bir toplum hizmetlisi durumuna gelmektir.
2. Mürit olma : Mürşidin isteğine uymak, eğitim alma isteğinden olmak, düşünce ve davranış düzeyinde verilen eğitimi özümseyebilmek için içtenlikle çalışmaktır.
3. Saçını- sakalını kesme ve temiz giyinme : Alevî- Bektaşîlik’te cinsiyet farkı gözetilmez. Saçını giderme, kadının dişiliği’nin erkeğin kişiliği’nin ortadan kaldırılması olarak ifade edilebilir. Bu simgesel olarak çar- dârb” erkanından geçmektir. Libas giymek’le de, Alevî- Bektaşîlik tarafından kutsal sayılan taç, tennure, haydâriye, kamberiye, kemer kuşanmak, teslim taşı takmak gibi yola özgü giysi ve takıları takınmak, bu yolla ayıpları örtmek anlayışı esas alınmıştır.
4. İyilik yolunda savaşma : En büyük düşman olarak görülen nefisle mücadele etmek, benlik’in geçici ve dünyasal arzularına direnip kendi benliğini eğitmesidir.
5. Hizmetli olma : Kendini insanların mutluluğuna adamak, bunun için her türlü özveriye katlanmaktır.
6. Haksızlıktan korkma, çekinme : Tanrı yolunda yürürken, gerçeğe kavuşurken yanlış bir adım atmaktan kaçınmak ve Tanrı’nın bir yansıması olan insana ve doğaya, kötülük getirecek davranışlardan sakınmaktır.
7. Umutsuzluğa düşmeme : Kutsal gerçeğe bir gün kavuşulacağı umudunu taşımak, haklının haksızı yeneceğine inanmak ve bu inancı hiçbir zaman yitirmemek ve her zaman canlı tutmaktır.
8. Hırka, zembil, makas, seccade; ibret alma ve hidayet etme :
- Hırka alma; Tanrısal niteliklere bürünmek, kutsallık kazanmaktır.
- Zembil alma; İrfan arayıcısı olmak, evrenin gizlerini bilmek, kavramak, gönül yoluyla sezgisel olarak bilgi edinmektir.
- Makas alma; Tanrısal ahlâka uymayan sünnet dışındaki yenilikleri kabul etmeyerek birey ve toplum olarak ahlâk dışı davranışlardan uzak durmaktır.
- Seccade; Her zaman ve her yerde Tanrı tecellilerinin önünde olduğunu bilmek, tanrısal tecelli olarak algılanan şeye, insana büyük bir saygı ve sevgi beslemek, Tanrı sevgisini tecellisine aktararak aynı sevgiyi onda yaşamaktır.
- İbret alma; Her şeyde Tanrı’nın bir hikmeti olduğunu anlamak, ben’likten arındırılmış ve ben özelliklerinin katılımıyla beliren toplumsal yaratıcılığın gelişimine katkıda bulunmaktır.
- Hidayete ermek; Hak yoluna girmek ve Tarikâtı benimsemektir.
9. Nimet dağıtma ; Toplumda makam, toplumsal çevre, söz sahîbi, sevgi sahibi ve öğüt sahibi olmaktır.
- Makam Sahibi olmak; Ruhsal bakımdan belli bir olgunluk aşamasına ulaşmış olmaktır. Makam, Tarikât yolcusunun ruhsal bakımdan ulaştığı olgunluk evresini simgeler. Bu anlamda “post”u simgelemektedir.
- Cemiyet Sahibi olmak; “Yol”a (Tarikâta) girmek isteğinde olmaktır.
- Öğüt (nasihat) Sahibi olmak; Yol kurallarını, ilkelerini, törelerini anlatacak denli bilgi ve beceri Sahibi olmaktır.
- Muhabbet Sahibi olmak; Tanrı’ya, yol ulularına, ya da yol uğrunda yapılan bir işe, eyleme, davranışa gönülden sevgi ve bağlılık duymak, bir sorunun tartışılıp değerlendirilmesi, bir sonuca bağlanması için “muhabbet meydanı” açmaktır.
10. Aşka erme, şevke erme, özünü fakir görme : Aşka erme; tanrısal varlığı içten gelen bir eğilimle sevmek, sevilende kendini yok etmek, sevilenle bir olmak, seveni yok yalnızca sevileni var etmektir (aşık- maşuk). Şevke erme; Tanrı sevgisinden, tanrısal tecellilerden kaynaklanan coşkuyu duyumsamaktır. Özünü fakir görme: Tanrı uğruna dünyasal varlıklardan vaz geçmek, “ben”in geçici isteklerine kanmamak, büyüklük taslayarak tanrısal varlık karşısında bağımsız bir tutum takınmamaktır.

3- MARİFET KAPISI
Gönül yolunda en yüce düzeye ulaşma, tanrısal gizlere (sır) erme evresidir. Bu evre “arifler”le özdeşleştirilir.
1. Edepli olma ; Alevî- Bektaşî’ liğin ünlü ahlâk ve toplum ilkesi burada temel alınır. Eline, diline, beline sahip olmak anlayışı yaşama geçirilir. Kötü hal ve hareketlerden uzak durmak amaçlanır.
2. Bencillik, kin ve garezden korkma ve uzak durma ; Tarikâttan marifete geçen kişinin bu makamdan düşme endişesini taşıyarak korkuya kapılması, kendine yönelik eleştirileri sürekli canlı tutup özünü bencillikten, kin ve garezden uzak tutmasıdır. Engelleyici bir korkunun kuşatıcılığında her vicdanın sesi dinlenerek, kendini yoklayarak, eksiklerini saptama ve geleceğe daha arınmış olarak çıkmaktır.
3. Perhizli olma ; Hiçbir şeyde aşırı olmamak, aşırıya kaçmamak, ulaşılan manevi aşamanın verdiği sarhoşluktan korunmak, bu duyguyu yanlış algılayıp kendini yitirmemek ve mahrem olan şeylerden uzak durmaktır.
4. Sabır gösterme ve yetinme ; Bir olgunluk evresi olarak algılanan bu makamda; Tanrı’dan başkasına yakınmamak,Kutsal gerçeğe giderken aceleci olmamak, taşkınlık yapmamak, ölçülü olmak, mürşidin verdiği kadarıyla yetinmek, nefsine uyup mürşidinden kaldıramayacağı isteklerden bulunmamaktır.
5. Utanma ; Yakışıksız davranışlardan ve uygunsuz işlerden kaçınmak, kınanma, ayıplanma kuşkusuyla bir şeyi yapmaktan ya da yapmamaktan sakınmak.
6. Cömert olma ; Bilgisini ehlinden esirgememek, bilgisinden layık olanı yararlandırmak, bunu İbâdetin bir gereği olarak algılamak ve bu yolla insanın kendisini arı kılmasıdır.
7. Bilim öğrenme ; Tarikât yolunda gönül yoluyla önce kendini, sonra kendi özünde Tanrı’yı bulmak, sezgisel aklını kullanarak kesin bilgiye ulaşmaktır.
8. Gösterişsiz yaşamak ;Kişinin kendisine hiçbir varlık tanımaması, teslim olması, uzlaşması, yola, yolun kurallarına tam olarak uyması ve bağlanmasıdır.
9. Arif olma ; Tanrı’nın gönül bilgisi, duyarlığı, derinliği yoluyla kendi özüyle bütünleşmesine izin verdiği ve bu yolla kendi yüce varlığını görebilmesi lütfunu sağladığı, kendi özünü tanıma tadının zevkini verdiği biçimindeki yüksek olgunluk aşamasına ulaşmasıdır.
10. Özünü bilme ;Son amacını “alem- i ekber”de bulan ve küçük evren olarak algılanan insanı tanımak, bu yolla son amacını “alem- i asgar”da bulan ve büyük evren olarak algılanan alemin farkına varmak, bu bağlamda Tanrı’nın bütün sıfatlarının insanda ortaya çıktığına inanmaktır.

4- HAKİKAT KAPISI
Hakikat, bir ilham makamıdır. İlham doğrudan Tanrı vergisi olarak kalbe, gönülde doğan anlam, sezgi ve bilgidir. İlham, yalnızca arınmış gönüllere iner. İlham’da aldanma ve yanılma olasılığı yoktur. Hakk’ı görme, tanrısal alemin gücü içerisinde erime ve hakikat evresinde gerçekleşir. Kamil insan olma yolculuğunun sonuncusu ve yetkinliğe varma aşamasıdır. Bu evrede Hakk’tan halka inilir, Halka hizmet Hakk’a hizmettir anlayışı egemendir. Düşüncelerin ifadesinde kurulu düzenin kurallarını yıkıcı, dünyasal yaşamını kurallara alan her türlü baskıya karşı tepkici bir tutum sergilenir.
1. Toprak (turab) olma ; Herkesin “ayak toprağı” anlamında alçakgönüllü olmak, Tanrı’dan gelen herşeyi gönül hoşluğuyla karşılamak, Tanrı’nın hoşnutluğunu, onayını kazanmak, kendini yol kurallarına bırakmak ve teslimiyete ermektir.
2. Tüm insanları bir görme ;İnsanlar arasında din, dil, ırk ve mezhep ayrımı yapmamak ve tüm insanların inançlarına hoşgörüyle bakmaktır.
3. Elinden geleni esirgememe ; Verici olmak. Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.
4. Kimsenin ayıbını görmeme ; İnsanların iyi, yararlı ve üretici yanını yakalamak; insanların kusurlarını, ayıplarını örtücü olmak, onları büyütmekten, yaymaktan kaçınmaktır.
5. Tevhid anlayışında olma ; Bütün varlık türlerinin Tanrı’da “bir” olduğuna inanmak, Tanrı’dan başka varlık tanımamak, Tanrı’nın birliğine ve Ali’nin Tanrı’nın “Velî”si olduğuna inanmak, Tanrı’nın görüntüsü durumundaki tüm canlı- cansız varlıkları sevmek ve bunu bir İbâdet olarak algılamaktır.
6. Vahdet- i Mevcut anlayışında olma ; Tanrı’ya yakın olmak, Tanrı’yla bir olmak ve Tanrı- evren- insan üçlüsünden oluşan “birliği” Tanrı olarak algılamaktır. Vahdet- i Vücut biçiminde görülen tasavvuf akımı, Alevîlik- Bektaşîlik’te “Vahdet- i Mevcut” biçimini almıştır.
7. Anlamı bilme, sırrı öğrenme ; Gönül sezgisi yoluyla duyular üstü bilgiye ulaşmak, marifete ermek; Bâtın ve Tarikât bilgisini özümsemek ve hakikate ermek; nefsin isteklerinden sıyrılıp derin düşünceye dalarak, “Tanrı evi” olarak tanımlanan gönülde ortaya çıkan örtülenmiş (gayb durumunda) şeylerin, yani Hakk’ın örtülediği ancak halka bildirmediği şeylerin ayrımına varmak, sırra ermek; ulaştığı anlamı, erdiği sırrı, ehil olmayandan sakınmaktır.
8. Seyrü sülüğünü tamamlama ; Seyrü sülük aşamaları sıralamasında son evre olarak benimsenen ve Tanrı’dan halka dönmek olarak algılanan “seyri anillah” (Tanrı’dan yolculuk) aşamasını tamamlayıp gerçekle gerçek olmaktır.
9. Gerçeği gizlememe ; Sohbette, muhabbette hakikat sırrını Hak’tan halka taşımak; inançtan akla atlamak ve aklın öncülüğünde kamil toplumu yaratmaya koyulmaktır.
10. Münacat ve müşâhede ; Tanrısal sırları ve tecellileri seyretmek, bu yolla tanrısal alemi görmek;Gönül Tanrı evi’ dir. Gönülde Tanrı ile söyleşide bulunmak; Tarikât ulularını övmek ve onlara bağlılıklarını bildirmektir. (1)



(1) ULUSOY,Müslüm; Koçubaba / Anadolu ve Avrupada Türk Damgası Sy. 162

dede Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.02.2009, 14:04   #4
Yazar
DERDAN
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 28
Memleket: ANTALYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -61
DERDAN pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 1
2 Mesajına 2 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

. İbâdet etme : Alevî- Bektaşîlik namaz, oruç, zekât gibi zâhiri İbâdetleri yerine getirmez. İbâdetten Tanrı’ya yakın olmayı anlar, Tanrı’yı içinde, gönlünde hisseder.............Sünnet ve cemaat ehli olma: Peygamber’in buyruklarına, kurallarına uymak, Hz. Muhammed’in söz, davranış, uygulama ve onaylarını kabullenmektir.Yol töreleri konusunda bilgili olmak, Hz. Ali ve soyundan gelen imâmların söz, davranış, uygulama ve onaylarını kabullenmek ve Pîr’e, mürşid’e itâat etmektir.

10. İyiliklere sarılma ve kötülüklerden kaçınma : Tanrı buyruklarına uymak ve yasaklardan kaçınmaktır. Tanrı’ya yaklaşmak ve sürekli bu tür bir çaba içerisinde olmaktır.
...................

peygamber buyruğu ve tanrı buyruğunda namaz yok mu? oruç yok mu?bunların nasıl ve ne biçimde yapılacağı yok mu?

peki şeriat kapısında olan bu 7 ve 10 madde olan peygamber buyruğu ve tanrı buyruğu varken 3 madde olan ibadet maddesini namazsız ve oruçsuz ve hacsız bir tanrı buyruğuyla açıklmak nasıl bir açıklamadır...

....................

DERDAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.01.2019, 04:47   #5
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 961
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
35 Mesajına 37 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alevi Kızılbaş inancında kâmil insan olmak dört kapı ve her kapının oluşturduğu on makam yani kırk evrede insanın kendisini geliştirip dönüştürmesi aslına ermesiyle mümkün olduğunu söyler. Her inancın, ideolojinin, öğretinin ilkeleri etik kuralları vardır. Maalesef Aleviliğin 4 kapı 40 makam öğretisinde İslami asimilasyonla yozlaştırılmıştır. Alevilikte öze dönüş köklü reform/devrim başlatan Devrimci Aleviler Birliği (DAB) olarak tüm erkânlar gibi, yakında 4 kapı 40 makam öğretimizde özüne uygun olarak güncelleyeceğiz. Burada konuya kısa bir giriş yapıp, ileride bunu, yol erenleri ile birlikte geliştirip güncelleyeceğiz.

Kadim Alevi Kızılbaş öğretisini pirleri, bu yolun etik kurallarını 4 kapı 40 makamda toplamışlar, doğayı, bitki, havyan, insan tüm canlı varlıkları CANI kutsamışlar. Hace Bektaş Veli; “Can dediğimiz Şah dediğimiz Hak dediğimiz, Cevher madende uyur (görünmez), bitkide uyanır, hayvanlar âleminde hareket eder, insanda bilince gelir.” Can 4 vardan varoluştur ve hakka yürüdüğünde (öldüğünde) “Yel yele, od/ateş ateşe, ab/su suya, turap toprak toprağa, Can Cana, can Hakka gider” derken. Canın sürekli don değiştirerek, sürekli devriye değişim, tekâmül evrimleşmesinden, Âşık Veysel’in deyimi ile “Uzun ince bir yolculuktan” bahis ediyor. Alevilikte YOL, Kâmili insanlık yolu dediğimiz evrimsel bir yol ve yolculuktur.
Yolculukta amaç aslına, vardan var olan unsura, öze ana kaynağa ulaşmak gerektiğini anlatır. Bu noktada bilince ermiş insan başlangıçta doğuşta ham olduğundan pişmesi olgunlaşması gerekmektedir. Bu gerçekliği dört ana unsurun ateş hava su ve topraktan, vahdeti mevcuttan, vahdeti vücut a ermesiyle gerçekleştirir. Yani cevherde var olan dört unsur bitkide can bularak, hayvanda harekete geçer, bir üst gelişimde insanda bilince erer. Bilince eren insanı varın görünüş alanına çıkmış olan hakk ile birleştirir. Enel-Hak yani insan, insan varın en kutsal gelişmiş canlısıdır. Ancak buda yetmez insanın kâmil insan olabilmesi için, yani aslına ermesi için aklı, yani bilinci bilgi ile beslemeli. Ruhu (vicdan gönül kalp) sevgi ile yoğurmalıdır.

Alevi yol erkân, etik öğretisini ibadetini; “Kendine reva görmediğini başkasına görmemek” olarak özetleyebiliriz.
Dört kapı ve kırk makam insana, insan olabilme bilincini verebilmek için, kırk makamın her on aşamasını yaşamında kademe kademe hayata geçirmesi gerekiyor. Bilgelerimiz mürşitlerimiz pirlerimiz ve ulularımızın insanın kültürel inançsal ve bilgiyle sevgiyle donanması gerektiğini düşünerek bu sistemi Aleviliğin temel taşı olarak geliştirmişlerdir.

Aklı bilgi ile beslerseniz, cani ruhu sevgi ile olgunlaştırırsanız dünyayı cennete çevirirsiniz. Kamil insan kolektif duyarlılığı örgütleyen, bunu yaşama geçiren, bulunduğu her mekânda toplumun geleceğini inşa eden, kâmiller topluluğunu yaratan kişidir. Kâmil insan her yönüyle ideal ve örnek insandır. Bilgisi idraki ve aklını her daim geliştiren insandır. Ham insanda var olan, tüm zincirlerini kırmış insanı kemiren, tabularını yıkmıştır. Hiçbir kişiyi aşağılamaz, insanlar arasında ayrım yapmaz, sonsuz hoşgörü ve tevazu sahibidir. Karşılıksız seven ve gönlündekini verendir. Hiçbir zaman boş konuşmaz, sözü öz ve gerçekçidir. Eline diline ve beline hâkimdir. Cemale ibadeti, şekilde değil bilinçte ve yasam tarzındadır. Olmakta olan her güzelliğin bütünün yararına olduğunu bilir, ben olgusundan ve bencillikten uzak o nefsine değil, nefsi ona tutsaktır. Kâinatın ahengini askın ışığını gören ve bunu paylaşandır. Kin kibir, haset, nefret garez, kıskançlık bencillik, dedikodu, gaflet gibi çirkin karakterlerden kendisini arındırmış, insanlar arasında saygıyı sevgiyi dostluğu dayanışmacı, paylaşımcı üretken ilişkileri geliştirmiştir.

Her türlü şiddete zulme sömürüye karşı barışı, adaleti, sevgiyi var eden, mutlu huzur dolu insanca bir yaşamı savunur. Önemsediği en büyük olgu, yaşam ve seçme hakkıdır. Bu olguyu sevginin ana kaynağı olarak görür bu nedenledir ki hayatı var eden yapı bütünü veya zerreyi oluşturan temel öz insani kâmil olmaktır der. Bunu da dört kapı kırk makam öğretisiyle vermeyi amaçlar. Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlık diyen bu yolun Pirleri, bu yolu ilahi ‘Allaha’’ vahiye değil, doğanın ve yaşamın olmazsa olmaz temek kaynağı, Hava Ateş Su Toprak 4 ana unsura bağlamıştır.

DÖRT KAPI
1. HUKUK kapısı, simgesi Havadır. Hava nefes almadan 3 dakikadan fazla duramayız. Sözlü geleneğimizin teldeki sesi sözdeki nefesidir, yaşamın ve varlığın gıdasıdır candır sevgidir yaşamın varlık alanıdır, soluktur doğuşun yankısıdır.
2. YOL Kapısı simgesi Ateştir. Vücut ısımız 3 derece artıp veya eksilse yaşamımız tehlikeye düşer. Ham kişiyi olgunlaştırmak pişirmek, karanlığı aydınlatan bilginin sembolüdür. Ocak, çerag, güneş, ısı ve ışık doğuş kapısıdır.
3. MARİFET kapısı simgesi Sudur. 3 günden fazla susuz kalamayız. Suyun marifeti her girdiği boşluğu doldurur, Alimler bilge insanlarda öyledir. Erenler cemine arı duru girmektir. Temizlik, berraklık, canın özünü oluşturan zerresinde can bulandır, doğuşta abu hayattır.
4. HAKİKAT kapısı, simgesi Topraktır. Toprak saf cevher madden olmadan kalacak mekân bulamayız. Bereketin bolluğun doğa ananın canın gıdasıdır. Canlı cansız varlıkların görünüş alanına çıkışıdır. Her şeyi var eden ve sırlayan devri hakikattir. Doğuşta can ve hakka yürümedir. Hak ile hakk olmadır. Bu dört element bulunduğumuz gezegendeki yaşamı oluşturan ana maddelerdir.

ATEŞ HAVA SU VE TOPRAK (CAR ANASIR) KIRK MAKAM

HUKUK KAPISI talipler Alevi Kızılbaş inancına ilk olarak adaletli bir birey olabilmek için hukuk kapısında eğitime başlarlar hakka ve hakikat öğrenilir. Bunun içinde öncelikle bir ocağın mürşidin pirin talibi (öğrencisi) olmayı, ikrar verip, sorgulayarak, akıl mantığa yatanı bilerek sevip inanmayı içerir. Hukuk kapısına giren taliplere öğretilen on makam.

Hakka hakikat vardan var olana, akıl mantık bilim sevgi ile inanmak.
Hakkı hakikati mürşidinden pirinden bilenden öğrenmektir.
Üreten ve geliştiren bilimin yolundan gitmek
Çevreyi ve doğayı korumak zarar vermemek
Eşitliğe ve paylaşıma inanmak
Adaletli ve şefkatli olmak
Toplumun değerlerine sahip çıkmak
Kin kibir kıskançlık garez dedikodu haset gibi toplum dışı alışkanlıklardan arınmak

Arı duru pak olmak,
10 Kendisine, ailesine, topluma faydalı örnek birey olmak.
Hukuk kapısında talip özünü dara çekip yola yoldaş olmak için bu on makamın kurallarını günlük hayatta eyleme geçirip, Pir/ana huzurunda yola yoldaş olur. Bu eğitimin amacı, Ham olan bireyin kendisiyle yüzleşip kötü huy ve alışkanlıklardan arınarak yola uygun bir birey olarak yetişmesi sağlanır. Bu eğitimi tamamlamış olan kişi ikilikten ayrılır can olur ve yola talip olur. Ateşten gömleği giyenlerin, demirden leblebiyi yiyebilenlerin kapısına erer.

YOL KAPISI.
Yol kapısı ikrar kapısıdır talip serini meydana koyarak mürşitte ikrar verip yol erkânına girmiştir ancak bu erkâna girmek aynı zamanda kardeşlikte gerektirir. Yola girecek her canın birde yol kardeşi yani musahibi olmak zorundadır. Bu yol ikiliyi aradan kaldırmış can olmuş kişilerin yoludur gelme, gelme – dönme, dönme, herkes bu yola rızalıkla gönüllü ve istekli girmiştir. Yola girenler yoldaşı ile aşkın bilimin narında pişi olgunlaşırlar. Ask olsun bu meydanda serini koyanlara. Yol Kapısına giren taliplere öğretilen on makam.
Mürşittin pirin öğütlerine uymak.
Gönlünü sevgi ile doldurup nefsini arındırmak.
Cem görmek özünü dara çekmek.
Yol arkadaşı edinmek (musahiplik)
Kendisine, ailesine, topluma, dergâha hizmet etmek.
Özüne sadık kalmak(özünü fakir görmek) turap olmak.
İyiliği güzelliyi kardeşliği barışı yaymak 73 milleti bir görmek.
Haksızlık yapmamak mazlumun hakkını savunmak.
Ümitsizlik ve çaresizliğe kapılmamak.

Kendisini başkalarından üstün görmemek bilgiçlik taslamamak, yol kapısı talibin yaşamında önemli bir yere sahiptir. Cem görmüş didar görmüş olan talip ateşten gömlek giymiş ateşte sınanmıştır. İki can bir bedende yârin yanağından gayri her şeyde ortak olmuştur. Eline diline beline desturuyla yaşamını dört bas bir can etmiştir.

MARİFET KAPISI her kişi kendi özünü bilmelidir. Özünü bilen kendini bilir kendini bilen kişi Hakk’ı hakikati bilir. Sırrı hakikat’ta vardan var olan cevheri ve bilinci bilir evrenin sınırlarını keşfeder. Marifet kapısı bilim kapısıdır bilimle karanlığı aydınlatma kapısıdır. Aşk’ın IŞK’ın kâinatın kapısıdır. Bu kapıya varanlara Aşk’ olsun. Marifet Kapısına giren taliplere öğretilen on makam
Kendini özünü bilmek.
Su gibi arı duru pak olmak.
İlim(bilgi) irfan marifet sahibi olmak.
Güzel ahlaklı hoşgörülü geniş yürekli olmak.
Sabırlı ve azimli olmak.
Hoşgörü ve tevazu sahibi olmak.
Üretken ve paylaşımcı olmak.
Eğitici öğretici olmak, su gibi her boşluğu doldurmak.
Özüne sadık arif olmak.
Cömert ve yiğit olmak. Marifet kapısına giren talip özde bir insan olduğunu bilir. Bu uğurda serini meydana sermekten çekinmez. Hayal/düş ile gerçeğin farkına varmıştır. Hakkin hakikatin kendisinde var olduğunu tüm kâinatın aynası olduğunu görür. Hakikat kendisidir, candır sır perdesini aralamıştır. Özündeki güzelliğin su gibi bilgiyle güzel ahlakla sabırla hoşgörü ile üretken eyitici özüne sadik arif ve cömerttir. Gerçeğin demine hu

4 HAKİKAT KAPISI
Hakikat kapısı talibin ulaşacağı en ustun ve son mertebedir. Talip bu aşamada haktır hakikatin sırrına ermiş hakk ve hakikatle birleşmiş Enel-hak olmuştur. Özü özle bağlamak gerçeği kendinde bulmak coşmak gerçeği kendinde bulmak kendisinden başka bir şey olmadığını görmektir. Aslına ermektir aslına erenlerin demine hu.
Hakikat Kapısına giren taliplere öğretilen on makam.
1. Hakk’ın hakikat ‘in özüne varmak.
2. Sırrı hakikat nail olmak öğrenmek.
3. Gerçeği sırrına kavuşmak gerçeği gizlememek.
4. Birlikte çokluk çoklukta teklik birlik ve beraberliye yönelmek.
5. “İnsana” cemale dosta cana, canana niyaz etmek.
6. Birlik olmak iri olmak diri olmak bilimi sevgiyi paylaşmak.
7. Yârin yanağından gayri her şeyde herkesle ortaklaşmak.
8. Cana kıymet vermek, bitkide hayvanda insanda can aynı can, cana kıymamak.
9. Gördüğünü örtüp görmediğini söylememek kimsenin ayıbını görmemek.
10. Bilimden yana gelişimden yana üretici olmak çağa uymak hakikat mertebesine eren talip toprak ana gibidir, yağmur baba gibidir. İyiliğin güzelliğin kötülüğün bolluğun bereketin doğumun ve ölümün askın kendisidir. Başlangıcın ve sonun bir olduğunu var olanın, yok olmayacağını, don değiştirip devri ederek yeniden, yeniden tekâmül ettiğini bilir. Asla değişmeyen azalmayan ve yok olmayan enerjinin bütüne hizmet ettiğini bilir.
Ask ile gerçeğin demine varanlara, ask ile aslını bulanlara, hakkı hakikati özünde görenlere.
GERCEGIN DEMINE HUUU

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:59.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica