Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Genel

Alevilik Genel Alevilik üzerine genel tartışmalar, eleştiriler, sorunlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 19.05.2019, 09:16   #11
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

" YEDİ CİHAN ÜZERİME GELSE

İKİ MUSTAFA'DAN VAZ GEÇMEM

BİRİ MUHAMMED MUSTAFA, DİĞERİ MUSTAFA KEMALİM..."






Musfa'm MUSTAFA KEMAL'im



Dağ başını efkâr almış
Gümüş dere durmaz ağlar
Gözyaşından kana kesmiş gözlerim
Ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
Ağlar ağlar cihan ağlar
Mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
Altmış üç ilimiz altmış üç yetim
Yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
Her geçen seni bizden parça parça götürür
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Diz dövdüm
Gözlerim şavkı aktı sakarya'nın suyuna
Sakarya'nın suları nâmın söyleşir
Hemşehrim sakarya öksüz sakarya
Ankara'dan uçan kuşlar
Kemal'im der günler günü çağrışır
Kahrolur bulutlara karışır
Gök bulut yaşmak bulut
Uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
Divan durmuş bekleşir
Mustafa'm mustafa kemal'im

Nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
Çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
Şol yüzünde güneş südü sıcaklık
Ellerinden öperim mustafa kemal
Senin dalın yaprağın biz senin fidanların
Biz bunları yapmadık
Sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan
Yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal
Hani bir vakitler kubilay'ı kestiler
Çün buyurdun kesenleri astılar
Sen uyudun asılanlar dirildi
Mustafa'm Mustafa Kemal'im


Karalar kuşanmış karadeniz akmam diyor
Dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
Bu gece kıyamet gecesi bu vapur bandırma vapuru
Yattığı yer nur olsun mustafa kemal
Ben ölümden korkmam diyor
Korkmam diyen dilleri toz oldu toprak oldu
Değirmen döndü dolandı yıllar oldu
Bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir
O bize öğretmedi kazan kaldırmasını
Günahı vebali öğretenin boynuna
Erdirip oldurana ana avrat sövmesini
Yüreğim kırıldı kanım kurudu
Var git karadeniz var git başımdan
Mızıka çalındı düğün mü sandın
Bir yol koyup gideni gelir mi sandın
Mustafa'm mustafa kemal'im

Ankara'nın taşına bak
Tut ki baktım uzar gider efkârım
Çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
Gözlerimin yaşına bak
Ankara kalesi'nde rasattepe'de
Bir akça şahan gezer dolanır
Yaşın yaşın mezarını aranır
Şu dünyanın işine bak
Mustafa'm Mustafa Kemal'im

Atila İlhan

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 09:17   #12
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Fedai baba'ya ait olan ve Atatürk'ün Hacı bektaş dergahı'nda İkrar vererek Alevi bektaşi oluşunu işleyen bir değişi sunmak istedim


Kâinata Nizam Veren Kutup Sultanı Sensin Atatürk
Gayıp Ricâl Mahiyetinde Sayebanı Sensin Atatürk

Peyik Hazretleri Bağladı Nusret Kılıcın Beline
Adüyû Düşmanların Sahib Kıranı Sensin Atatürk

Bu Halk Zulmette Kalmış İken Çıkardın Aydınlığa
Dünyanın Şem-i Çırağı Mahi Tabanı Sensin Atatürk

Eski Dünya Revnak Tuttu Yeniden Buldu Hayat
Cumhuriyet Devrinin Semavati Sensin Atatürk

Kâfire Şecaat Gösterip Bir Hamlede Kahreyledin
İslâm Mümin Kardeşlerin Ümid İnanı Sensin Atatürk

Mareşallik Kazandın Âlemde İsmin Oldu Nâmıdar
Rûyi Zemin Halifesi Kâşif-i Burhanı Sensin Atatürk

Senin Bu Eserini Çarkı Devran Unutmaz
Her Maddenin Aslı Yani Göfer Kânı Sensin Atatürk

Aşık Fedai Beyit Eder Zamanın Önderine
Bu Asrın Hükümdarı Sahip Zamanı Sensin Atatürk


Fedayi Baba

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 09:19   #13
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

İslam ülkelerinin dolayısı ile buralardaki hayat standartları, kültür düzeyleri, bilimde geri kalmisliklarinin nedeni nedir? Gelir dağılımlarındaki adaletsizlikler elbette bir etken fakat toplumun pozitif bilimlerden uzak oluşu, bunun yerine hayatın merkezine, teolojik/dini/uhrevi öğretimin konulması olabilir mi?

Hiç kuşkusuz, burada sorgulanması gereken dini bilgileri aktaran kesimin aktardığı dini bilgiler ile kutsal kitaptaki bilgiler arasındaki farklılık, yani bir indirilen din var. Bu kutsal kitap Kur'an da bir de uydurulan din var o da hacilarin/hocaların/din adamlarının aktardığı din.

Bu noktada sözü Mustafa KEMAL ATATÜRK'e ve tespitlerine bırakmak yerinde olacaktır:

.İslam ülkelerinin geri kalmışlığının nedeni; dinden mi, yoksa din adamlarının/imamların cehaletinden mi kaynaklanıyor?


" ......Mustafa Kemal 16 Mart 1923 tarihinde Adana'da şöyle dedi:

“Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz; görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar, hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten gelmiştir. Onlar (cahil imamlar) her türlü hareketi dinle karıştırırlar.”

O halde…

Yobaz din adamlarına karşı halkı aydınlatmak için İslam'ı bilmek zaruriyettir.

Yoksa…

Şunları din sanırsınız:

– Horoz melek gördüğünde öter ve hemen Allah'tan dilek dileyiniz!

– Eşek şeytan görmedikçe anırmaz ve anırırsa hemen Allah'ı anınız!

– Yemeğe sinek düşerse, sineği yemeğe batırarak çıkarın; çünkü sineğin bir kanadında hastalık diğer kanadında şifa vardır!

– Yetmiş dertten kurtulmanın yolu yemeğe tuz koymaktır!

– Yemek sağ elle yenmelidir; çünkü şeytan sol elle yer!

– Meyveler mutlaka 1-3-5-7 gibi tek rakamlarla yenmelidir!

– Esnemek şeytan işi, hapşırmak Allah işidir!
Uzatmayayım…

Bu akıl dışılıklar din olabilir mi?

Bu akıl dışılıklar İslam olabilir mi?..."

Kaynak: 16 Mart 1923, Adana

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 09:27   #14
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Çanakkale'de oğlu şehit düşen bir Bektaşi Babasının nutkettiği nefes.

Bu Aziz vatanı canları pahasına bizlere armağan eden Başta MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve Kerbelâ'dan günümüze tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Gelibolu önünde Arıburnu’nda
Al bayrak altında öldün mü yahu?
Besmeleyle varıp attın topunu
Düşmana korkuyu saldın mı yahu?

Bir sabah düşümde suretin gördüm.
Şubenin önünde künyeni aldım.
Hasret çıbanına pençemi vurdum
Artık oralarda kaldın mı yahu?

Muhammet Ali’dir ismi oğlumun.
Şehitliğe koştu cismi oğlumun.
Bize yadigârdır resmi oğlumun.
Gözüme yaş diye geldin mi yahu?

Yarin mi çağırdı? Koşarak gittin.
Şarkı söyleyerek, coşarak gittin.
Dağları, denizleri aşarak gittin.
Şehitlik sırrına erdin mi yahu?

İsrafil surru’dur hücum borusu.
Şehit olanların yoktur sorusu.
Diri bekliyorduk işin doğrusu
Kopmuş güller gibi soldun mu yahu?

Haşim’in de oğlu gitti, merhaba.
Akıtacak yaşlar bitti, merhaba.
Bu dert bizi deli etti, merhaba.
Vatana canını verdin mi yahu?

Haşim Babaerenler

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 09:29   #15
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

ATATÜRK'ÜN MUAVİYE İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ

ATATÜRK’ÜN KONYA’DAKİ KONUŞMASI

Muaviye ile ilgili en çarpıcı değerlendirmelerden biri de hiç şüphesiz Mustafa Kemal Atatürk tarafından kaleme alınmıştır.

Mustafa Kemal 1923 yılında Konya’da yaptığı bir konuşmada konu ile ilgili aynen şöyle der:

“Beyler! Gerçek ulema ile dine zararlı ulemanın birbirine karıştırılması Emeviler zamanında başlamıştır. Hz. Peygamber’in saadetli zamanında, Peygamberin vefatından sonra, Raşit Halifeler zamanımda, hep doğrudan doğruya, Hz. Peygamber’in yol göstermesiyle İslâm olan Râşit halifelerin aydınlatılmasıyla kurtuluşa eren halk kütleleri arasında gerçek temizlik, içten saygı, yüce bir bağlılık vardı. Ta ki Muaviye ile Hz. Ali karşı karşıya geldiler. Sıffin olayında Muaviye’nin askerleri Kur ‘an ‘ı mızraklarına diktiler ve Hz. Ali’nin ordusunda böylece kararsızlık ve zayıflık oluşturdular. İşte o zaman dine bozgunculuk ve Müslümanlar arasına nefret girdi. O zaman hak olan Kur’an haksızlığı kabule araç yapıldı. En zorba hükümdarlardan olan Muaviye’nin nasıl bir hile ile hilâfet sıfatını takındığını biliyorsunuz. Ondan sonra bütün istibdatçı hükümdarla hep dini alet edindiler. İstibdat ve ihtiraslarını desteklemek için hep ulema sınıfına başvurdular. Gerçek ulema, dini bütün alimler hiç bir zaman bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Onların emirlerini dinlemediler, tehditlerinden korkmadılar.

Üç buçuk dört yıl öncesine kadar hayatta olan Osmanlı Hükümdarları da aynı şeyleri yapmışlardır. Son Osmanlı hükümdarı Vahdettin’in davranışları gözünüzün önündedir. Onun emriyle bile bile ölüme götürülen milleti kurtarmak isteyenler âsi ilan edildi. Onun emriyle millet ve vatanı kurtarmak için kan döken aziz ordumuzun, isyancılar sürüsü olduğuna dair fetvalar veren ulema kıyafetli kişiler çıktı…

Dört Halife’den sonra din sürekli siyaset aracı, çıkar aracı, istibdat aracı yapıldı. Bu durum Osmanlı tarihinde böyleydi. Abbasiler, Emeviler zamanında böyleydi. Böyle âdi ve sefil hilelerle hükümdarlık yapan halifeler ve onlara dini alet yapmaya tenezzül eden sahte ve imansız âlimler tarihte daime rezil olmuşlar, rezil edilmişler ve daima cezalarını görmüşlerdir…” 1

DİN İLE İKTİDAR ARASINDA KOPMAZ BİR BAĞ OLDUĞUNU GÖREBİLİRİZ

Muaviye ile ilgili Yaşar Nuri Öztürk’te oldukça çarpıcı sözlere imza atmıştır. İşte o konuşmalardan bir kaçı:

“Hz. Peygamber Cuma hutbesini namazdan sonra okudu, isteyen dinledi, istemeyen çıktı gitti. Sen şimdi Emevi’nin kafasıyla hutbenin yerini değiştirip namazdan öne aldın. Namaz farz, hutbe keyfe bağlı. Adam namazı kılmak için senin hezeyanlarını dinleyecek. Bunu Muaviye bu hale getirdi. ‘Eee biz şimdi bin yıllık şeyi mi değiştireceğiz?’...Açıkça peygamberin icraatına aykırı. İbadette içtihat olmaz. Peygamberden nasıl gördüyse öyle yapılacak. Sen Muaviye’ye mi peygamber diyorsun, Muhammed’e mi? Ben şimdi adama soruyorum bunu. Hangisinin dediğini yapacaksın?”

Yine Muaviye yönelik dile getirilen şu sert eleştiriler de Öztürk imzasını taşır: “Müslüman kitlelerin Allah ile aldatılması, Emevi kralı Muaviye b.EbîSüfyan’ın, Hz. Ali’nin ordusunu aldatmak için Kur’an sayfalarını mızrak uçlarına takıp “Aramızda bu kitap hakem olsun!” diyerek sergilediği şeytanetle başladı” 2

Kaynak:

1-ydın Tonga, Kapital İslamın Temeli Muaviye, 2011, Doğu Kitabevi.

[2]Yrd. Doç. Dr. RAMAZAN BOYACIOĞLU, Atatürk’ün Hilafetle İlgili Görüşleri.

[3] Yaşar Nuri Öztürk, Allah ile Aldatmak.

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 12:33   #16
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Alevi-bektaşi Dergah ve Tekkelerin Kapatılması

Atatürk ve Alevilik


Alevi olmanın şartı

“Atatürk ve Aleviler” üzerine çalışan araştırmacı yazar Cemal Şener, Aleviler arasında Atatürk sevgisinin, “tutku düzeyinde” olduğuna dikkat çekerek şu çarpıcı ifadeyi kullanıyor:

“Atatürk adeta Alevi olmanın şartı gibidir.”

Atatürk’ün Ankara’da Seymen Alayı’yla karşılandığını hatırlatan Şener, Aleviler ile Atatürk arasındaki ilişkinin gelişimini şöyle özetliyor:

“.....Mustafa Kemal, Hacıbektaş dergahına Alevilerin Kurtuluş Savaşı için desteklerini istemeğe geldiği zaman Osmanlı padişahı tarafından idam suçlusu olarak aranıyordu. Hacıbektaş dergahındaki Dede, Baba ve dergahtaki dervişler O’nu adeta kutsal kurtarıcı olarak karşılarlar , saygı, destek ve sevgilerini sunarlar. Dergahın kasasında bulunan, 1.800 adet altın bizzat Dede ve Baba tarafından Mustafa Kemal’e takdim edilir.

Tekkelere ihtiyaç kalmadı

Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının Aleviler’in Atatürk ve devrimlerine bağlılığını sarstığı savunulur. Oysa Topkapı Abdullah Baba Dergahı’ndan Yusuf Ziya Baba ve Naki Baba’nın 11 Eylül 1925’te ilan ettiği ve Nejat Birdoğan tarafından yayımlanan bildiri Atatürk varken inançlarını korumak, ilme ulaşmak için “tekkelere” ihtiyaç duymadıklarına işarettir:


“....İnsanlık aleminin ve Bektaşi taifesinin asırlardır halaskar (kurtarıcı) olarak beklediği Mehdi-i Sahipzaman efendimiz Hz.leri zuhur etmiştir (ortaya çıkmıştır/belirmiştir). Yüze Reis-i cumhurumuz Mustafa Kemal Paşa Hz.lerinin bedenleriyle vürud eden(gelen) halaskarın teşrifleri ile cümle alem-i İslamın ve bu arada Güruh’u Naci taifesinin canları ve malları ve huzurları tahtı emniyete (güvence altına) alınmıştır. Ol saye-i Alilerinin ve tekkelerin sebeb-i mevcudiyeti (var olma nedenleri) ortadan kalkmıştır. Bizlere düşen , Halaskarın emr-i alilerine (yüce buyruklarına) muti olup (baş eğip) badema ilm’el dünyayı tedris eden (dünya bilimlerini okutan) Cumhuriyet’in mektebatına (okullarına) ve ol yol ile ilm-i insaniyeye vusulettir (insanlık bilimlerine ulaşmaktır)...”



Başkan vekili Aleviydi

Atatürk ise ilk TBMM kurulduğunda dergahın dedesi Cemalettin Efendiyi meclis başkan vekilliğine getirir. 20 Alevi milletvekili mecliste yer alır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması bahane edilerek Hacıbektaş Dedesi Hamdullah Efendi, Kırşehir’de şeriat mahkemesinde 8 dede ile birlikte idam ile yargılanırken,

Atatürk dergah dedesine 1.TBMM’de 1. başkan vekilliği görevi vermiştir. Bu yaklaşım doğrultusunda Anadolu, Rumeli ve Ortadoğu’daki tüm Aleviler topyekün olarak Kurtuluş Savaşı’nın ve daha sonra da Atatürk devrimlerinin yanında yer almışlardır. Aleviler tarihlerinde ilk defa insan, yurttaş, vatandaş, eşit yurttaş olma hakkını kazanmışlardır.”


Konu Dede-baba tarafından (19.05.2019 Saat 12:47 ) değiştirilmiştir.
Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 12:50   #17
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

TAMİM:

"... Şimdiye kadar memurların Alevi kızlar ile evlenmesi ve Alevi çocukların mektebe alınması yasak eilmişti..

Bu yasaklar kaldırılmıştır.

badema dini nikahların İmam cafer mezhebi ile kıyılmasını bütün vilayet ve kaza müftüleri ile köy imamlarına kadar iblağını rica ederim..."


Gazi Mustafa Kemal

Mustafa Kemal'den önce Aleviler memuriyete alınmıyor.. Hatta memurların Alevi kızlar ile evlenmesi bile yasaklanmıştı.. yine Alevilerin okutulmaları da yasaktı..

Mustafa Kemal tüm haksızları giderendir... Alevileri eşit vatandaş statüsünde kabul ettirendir.



Kaynak:

1- Üç Mart 1341 tarihli Büyük Millet Meclisi " Muaviye taraftarlarının Muaviye Lehine ( Dini esasları tahrif ettiklerine) dair alınan kararlar hakkında" tamim kararı

2- Kur'an'da Hikmet, tarihte hakikat, halil ÖZTOPRAK, s. 7

3-Kur'an da İbadet Müslüman'a Saadet,halil ÖZTOPRAK, Hüseyin Erdoğan s. 36

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 12:59   #18
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Atatürk'ün Çocukluğu ve Bektaşi Dergahı Geçmişi




Kılıçığlu Hakkı bey Atatürk'ün çocukluk arkadaşlarından olup, geçmişini en iyi bilenlerdendir...

Selanikte Mustafa Kemal'in ailesinin bağlılık ve saygı duydukları Bir bektaşi Şeyh'i vardır: Şeyh Rıfat Efendi...


Şeyh Rıfat Efendi, orada kendi adıyla anılan bektaşi dergahının Şeyhidir. Kılıçoğlu hakkı bey'in de kayın babası olan Bu bektaşi şeyhi, Zübeyde hanımın evliliğinde aracı olacak kadar aileye yakındır..

M. kemal, idadi ( lise) ve harp okulu yıllarında, yaz tatillerinde Selanik'e geldiğinde, şeyh Rıfat Efendi'nin bektaşi dergahına devam etmektedir.

Kılıçoğlu Hakkı bey'in yazar Falih Rıfkı Atay'a yazdığı mektubunda Atatrük'ün bu yanı şöyle dile getirilir:


"... Ailecek pek yakındık. Zübeyde Mollayı ikinci defa kocaya veren benim büyük kaynatam şeyh Rıfat Efendi'dir.

Mustafa kemal tatillerde selanik'te sılaya geldiği vakit büyük kaynatamın tekkesine gelir, ayin günlerinde dervişler halkasına katılarak, hûuu diye kanter içinde kalıncaya kadar döner, durudu.."




Kaynak:

1- Falih Rıfkı ATAY, ÇANKAYA, bateş yayınları, İst. 1980, s. 31.

2- Baki ÖZ, Hz. Ali'den M. Kemal'e Aleviliğin Tarihçesi, Can yayınları, S.142-143

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 13:34   #19
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bektaşi Dergahı Piri Cemalettin Efendi ve Mektupları






"... Vatan çaresiz ve perişanken Alevi-Bektaşiler, Kurtuluş savasşının her safhasında, Mustafa kemal'in yanında olmuşlardır..

Hacı Bektaşi Veli dergahi posnisi Cemaletttin Efendi'nin Ali Fuat Paşaya gönderdiği bir mektuptan bir bölüm sunalım:


"..... Vatanı kuırtarmak için meydana atıldınız. üçüncü ordu eski müfettişi MUSTAFA KEMAL PAŞA ve eski bahriye nazırı Hüseyin Rauf Bey'in etrafında toplanarak, bağımsızlık ve özgürlüğümüzü sağlamak yolunda Tanrı'nın takdirini ve ulusun hayranlık ve minnetine sahip olan kutsal bir emeği yürütüyorsunuz.

Bu gerçek artık ulusça bilinmektedir. ben ve bütün din kardeşlerimiz, bütün varlığımızla sizlerin yanında yer almak ve her özveriyi kucaklamak çabasındayız...."


HACIBEKTAŞ DERGAHI POSTNİŞİ CEMALETTİN EFENDİ

7 ARALIK 1919



kaynak:

1- Baki ÖZ, Hz. Ali'den Mustafa Kemal'e Aleviliğin Tarihçesi. s.148


Konu Dede-baba tarafından (19.05.2019 Saat 13:39 ) değiştirilmiştir.
Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 13:42   #20
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.093
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 217
824 Mesajına 1.406 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Atatürk ve Alevilik




Aleviler arasında Atatürk sevgisi tutku düzeyindedir. Nitekim bu durumu gerek yazıları ve görüşleri gerekse duruşuyla ifade eden cemal ŞENERDİR.

Şenere göre Atatürk sevgisini adeta “Alevi olmanın şartı” tır.

Kuşkusuz paralel yönde düşünen sadece cemal şener değildir.Milli Mücadele’de aktif rol oynayan dersim milletvekili Diyap Ağa dahi Atatürk’ün Hz. Ali’nin izlerini taşıdığını düşünüyordu



Zaman zaman etnik bölücü gruplarla yan yana getirilmek istenen Aleviler, 1950’li yıllara kadar cenaze törenlerinde dahi Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuduklarını, yıllık kurbanlarını Cumhuriyet Bayramı’nda kestiklerini bilmek gerekir. Ve bilmek gerekir ki, Aleviler, devlete ve kurucusuna sevgi gösterilerini, o tarihten sonraki “cumhuriyet hükümetleri”nin baskıları sonucu bırakmak zorunda kalmışlardır.


Fitne girişimlerine rağmen cemevlerinin büyük bölümünde Hz. Ali ve Hacı Bektaş-ı Veli’nin yanında Atatürk resmi de hala yer almaktadır. Atatürk’ün bütün kamu kurumlarından silinmeye, suç deliline dönüştürülmeye meyledildiği bir dönemde, bu, “milliyetçi” olduğu iddiasındaki çok kişi ve kurumun gösteremediği kadar net bir tavır, duruş olsa gerek..


Atatürk'ü İnkar eden bizden değil!!!


Bursa’yı ziyaretinde Atatürk’ü gören bir Alevi’nin, 1993 yılında Prof. Dr. Çetin Yetkin’e gönderdiği mektupta “O biz Bektaşi ve Aleviler için Ali’nin ruhu tecelli etmiş bir ikinci Ali’dir...” ifadesini kullanması da gösterir ki, aralarındaki bağ kutsallaşmıştır.


Benzer biçimde Diyap Ağa, Atatürk’ün sırtında Hz. Ali’nin elinin izini ve mührünü gördüğünü düşünmekten alamamıştır kendini.


Atatürk’ün tam anlamıyla “kurtarıcı” sayıldığı, Mecitözü Kaymakamı’nın Konya Valisine gönderdiği “Alevilerin Mustafa Kemal Paşa’yı mehdi diye anmaya başladıklarını” bildiren meşhur telgrafıyla sabittir.


Veliyeddin Çelebi de Cumhuriyet’in ilanına kısa bir zaman kala (25 Nisan 1923) yayımladığı şu bildiri ile Atatürk’le birlikte hareket etmeyenleri “kendilerinden saymayacakları”nı duyurmuştur:


“....Bu milleti yeniden yaratarak bağımsızlığımızı sağlayan, varlığı bütün İslam dünyasına onur kaynağı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi, Gazi namlı Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin (...) vatanın yücelmesi ve yükselmesi konusundaki her arzusunu yerine getirmek, bizlerin en birinci görevidir. Milletimizi kurtaracak, mutluluğumuzu sağlayacak, onun koruyucu düşünceleridir. Bunu inkar edenlerin bizimle asla ilgisi yoktur...”


On üçüncü imam!
Hüsnü Merdanoğlu’nun Operatör Doktor Celal Kılıç’tan aktardığı anekdottaki sahiplenmeye bakın:


“....Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı bir köyden iki kişi, eşeklerine yükledikleri buğdayı, şehre satmaya götürmektedirler. Yokuşu çıkarken, eşeklerden biri yükün ağırlığı ile yürümekte güçlük çeker. Eşeğin sahibi, ”yetişin ya on üç imamlar beni yolda bırakmayın“ der. Diğer yolcu ”arkadaş benim bildiğim imamlar on ikidir. Sıkıntıdan imamların sayısını bile unuttun“ diye eleştirir. Eşeği zorda kalan yolcunun yanıtı anlamlıdır: ”Asıl sayıyı şaşıran sensin. Benliğimizi kimliğimizi kazandıran, şu yollarda rahatlık içinde yolculuk etmemizi sağlayan, Osmanlının zulmünden eşkıyanın, uğursuzun, hırsızın baskısından kurtaran Atatürk’ü unutan sensin...“

Selman Taşcı, makale

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
alevi, atatürk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:26.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica