Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Tarihi

Alevilik Tarihi Alevi toplumunun tarihi, tarihsel olaylar, kişiler, durumlar, değerlendirmeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 02.05.2019, 06:10   #91
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 653
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 25
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 356
218 Mesajına 271 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Sayın Raya Haq, haddinizi bilin sizi insan yerine koyup yazdıklarınıza cevap vermeye çalışıyorum. Siz ise tarihin önümüze koyduğu gerçekler karşısında cevap bulamayınca benim insanlığımı tartışmaya açıyor şahsımı ırkçılıkla suçluyorsunuz. Gerçek ırkçı ve faşist olan zihni yapınızı bir şekilde gizlemiş olduğunuzu sanıyorsunuz, oysa yanılıyorsunuz.

Alevilik aydınlanmadır, barıştır, sevgidir, kardeşliktir. Gerçek İslam'da aynı değerleri taşır.
Hz. Muhammed gerçek bir aydınlanmacıydı, devrimciydi ömrü muaviye ve onun dinine karşı savaş açmakla geçti. Ona yakıştırılan tüm bu yaftalamalar muaviye ve onun dincilerinin yakıştırmalarıdır.
Siz de muaviye dininin ortaya koymuş olduğu bu kaynaklardan suç içip karşımıza çıkmakla yezidin ordusuna cephane taşıdığınızın bile farkında olamıyorsunuz.
Daha ne diyeyim
Alan alır almayan almaz.

slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 02.05.2019, 17:11   #92
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Slistre
Sayın Raya Haq, haddinizi bilin sizi insan yerine koyup yazdıklarınıza cevap vermeye çalışıyorum.

KONULARI KISISELLESTIRIP, KONU DISINA CIKIP KISISEL SALDIRILARDAN OTEYE GITMIYEN, BILGI TARTISMASINDAN UZAK, KISIR TARTISMALARA YONLENDIRMEK CEVAPMI OLUYOR?


Slistre,
Siz ise tarihin önümüze koyduğu gerçekler karşısında cevap bulamayınca benim insanlığımı tartışmaya açıyor şahsımı ırkçılıkla suçluyorsunuz. Gerçek ırkçı ve faşist olan zihni yapınızı bir şekilde gizlemiş olduğunuzu sanıyorsunuz, oysa yanılıyorsunuz.

HANGI TARIHI GERCEKLER KARSISINDA CEVAP BULAMIYORUM!! BIR TANE KAYNAK, DELIL VEYA CANLI TANIGIN ONUNUZE KOYDUGU TARIHI BELGEYI BEN HATIRLAMIYORUM, BUYRUN SU TARIHI BELGEYI GETIRIN ONUN UZERINE TARTISALIM.
TURK IRKCILIGINIZI, MILLIYETCILIGINIZI VE ZAMAN ZAMAN ALEVI`IYMIS GORUNUMUZU BIR TARAFA BIRAKIN, INSANI DEGERLER ICINDE TARTISALIM, KISA BIR SURELIGINE INSAN OLMANIN GUZELLIKLERINI YASIYALIM NE DERSINIZ?
BEN SIZI IRKCILIK VE MILLIYETCILIKLE SUCLAMIYORUM, BEN SIZIN ICINDE BULUNDUGUNUZ OLUMSUZLUGU, YETERSIZLIGI, BILGISIZLIGI, BILINCSIZLIGI VE KULAKTAN DUYMA SOLEMLERLE HAREKET ETMENIZE KARSILIK VERDIGIM CEVAPLARDIR.
MESELA BIR AN SENIN DEDIGIN GIBI OLSUN DIYELIM VE SORALIM,
GERCEK IRKCI
GERCEK FASIST SIZE GORE BEN OLUYORUM DEGILMI?
IRKCILIK VE MILLIYETCILI YAPTIGIMA DAYIR SADECE BIR SATIR YAZI ILE KANITLIYABILIRMISINIZ?
AMA BEN SIZIN HER YAZINIZDA EZILEN ULUSUN VERDIGI MUCADELEYI IRKCI VE MILLIYETCI BIR YAKLASIMLA YAKLASMANIZI HEMEN HEMEN HER CEVABINIZDA KANITLARIM.
FASIZM TAHLILI KONUSUNDA EN DOGRU TESPITI YAPAN, "GEORGİ DİMİTROV" DUR, ILK ONCE OKU, FASIZMIN NE OLDUGU NE OLMADIGINI OGREN, SONRA CEVAP VER, KULAKTAN DUYMA, DOLMA SOZLERLE KONUYU KISIRLASTIRMADAN LUTFEN.



Slistre,
Alevilik aydınlanmadır, barıştır, sevgidir, kardeşliktir. Gerçek İslam'da aynı değerleri taşır.

''alevici'' sahte solcularımız, acaba 1 Mayıs'ı nerelerde kutlayacaklar?"

1 MAYIS ISCI VE EMEKCI BAYRAMI KONULU YAZIDA VE HER SEFERINDE FARKLI BASLIKLAR ALTINDA
"ALEVICI" OLARAK SALDIRIYORSUNUZ!!!!
ALEVI YOL ONDERLERINE SALDIRIYORSUNUZ?
ALEVILERE YONELIK YAPILAN SOYKIRIM VE TOPLU KATLIAMI SONUNA KADAR DESTEKLIYORSUNUZ!!!
TURK IRKCILIGI VE MILLIYETCILIGI YAPIYORSUNUZ!!
SONRA ALEVILIGIN SAHIP OLDUGU DEGERLERI ITRAF EDIYORSUNUZ!!!!
AKABINDE HIC BEKLEMEDEN, GERCEK ISLAMIN DA AYNI DEGERLERE SAHIP OLDUGUNU SOYLIYORSUNUZ!!!!!!!!!!!!!!
SU GERCEK ISLAM DENEN YAPILANMAYI, ISLAM MISYONERINDEN DEFALARCA KAYNAGINI, KURAN DENILEN SUC MAKINASININ NEREDE VE KIMLERIN ELINDE, HANGI ULKEDE VS VS SORDUM.
OLMADIGI ICIN SUSUYOR, BIR SURE SONRA YINE GELIP TEMCIT PILAVI GIBI AYNI SOYLEDIKLERINI TEKRARLIYOR...
SIZDEN ALABILIRMIYIZ, GERCEK ISLAMIN SAHIP OLDUGU KURAN`I, LUFTEN....
ALEVILERIN SAHIP OLDUGU GEGERLERLE, BENZERLIGI OLAN ISLAM`I BIZDE GORELIM.
NAMAZI, OLMIYAN,
ORUCU, OLMIYAN,
ABDESTI, OLMIYAN
HACCA GITMEK, OLMIYAN
KUCUK COCUKLARA TECAVUZ, OLMIYAN,
BIR BIRLERININ KIZ COCUKLARINA MUSSALAT, OLMIYAN,
YAGMALAMIYAN,
SALDIRMIYAN,
SAVAS SONRASI EL KONULAN CANLILARIN MUSLUMANLIGI KABUL ETMIYEN HUNARCA KATLEDIMESI, OLMIYAN.
COCUKLARA TECAVUZ EDILMESI CAIZDIR, ZINA DEGILDIR (ESIR/KOLE) OLDUKLARINDAN DOLAYI ZINA DEGIL DIYEN, BUNA BENZER IGRENCLIKLER OLMIYAN.
GERCEK TANRININ KENDISI OLAN "KADINA" DEMIYEN, OTELEMIYEN, SEX ALETI GORMIYEN VE IKINCI SINIF INSAN GORMIYEN, KADINI KUTSAL GOREN GERCEK ISLAMIN KURANINI GORELIM, OLUR YA BILMEMIS, ARASTIRMAMIS, GORMEMIS OLABILIRIZ!!!!!



Hz. Muhammed gerçek bir aydınlanmacıydı,

EVET YA BUNU HIC DUSUNMEMISTIM, AMA BENIM BILDIGIM KARANLIKLARDAN CIKMIYAN BIRISIDIR.. MESELA HIRA MAGARASINDAN CIKMIYORDU, ORAYA KAPATTIGI KISILERDEN VAHI ADI ALTINDA ALDIGI BILGILERI ALLAH TARAFINDAN YOLLANDIGINI SOYLIYORDU.
USTELIK BU ALLAH, MUHAMMEDIN EN YAKIN ARKADASININ KIZI AYSE 6 YASINDA IKEN, ALLAH BUNA VAHI GONDERMIS, AYSE`YI AL BEN ONU SANA LAYIK GORDUM, TAM SANA GORE, BIR SEY OLMAZ, DEDESI YASINDASIN AMA, SEN ALDIGIN ESIR COCUKLARA TECAVUZ EDEREK ALISKANLIK OLMUS, AYSE`YI ALIRSAN, BOS ZAMANLARINI DA DEGERLENDIRMIS OLURSUN DIYE VAHI GONDERMISSSSSSS....
ISTE MUHAMMED DENEN UCKUR DUSKUNU VE CINSI SAPIGI BOYLE AYDINLATMIS.........


Slistre,
devrimciydi

DEVRIMCIMIYDI!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
KUCUK KIZ COCUKLARINA TECAVUZ EMEKLE, EVINI GENEL EVINE (KERHANEYE) CEVIRMEKLE, 9 KADINLA BIR ORTAMDA EVLILIGI RESMI HALE GETIRMESI.... KONUSUNDA DEVRIMCIYDI DEGILMI?
BILMEDIGIMIZ BASKA DEVRIMCILIGI VARSA BUYRUN....



Slistre,
ömrü muaviye ve onun dinine karşı savaş açmakla geçti.

YUUUUUHHHHH DENIR BUNA, VEYA PESSSSS DENIR,
GALIBA AYNI MUAVIYE DEN SOZ EDIYORUZ, FARKLI BIR MUAVIYE ISE LUTFEN BILGINIZE SIGINARAK, FARKLI BIR MUAVIYE VARSA, SUREKLI ONUNLA SAVASMIS,SA SAVASLARIN ISMINI VE TARIHINI ALABILIRMIYIM?
MUAVIYE; EBU SUFYANIN OGLUDUR, EBU SUFYAN ILK DONEMLERDE, MUHAMMED`E KARSI SIDDETLI OLARAK KARSI CIKMIS, HATTA BU TEPKILER SONUCU BIR BIRLERI ILE SAVAS BILE YAPMIS, DAHA SONRA, EBU SUFYANIN KIZINI YATAGINA ATIP TECAVUZ EDEN MUHAMMED, CINSEL ORGANINI BEGENMIS, NIKAH KIYMIS, BIR ANDA EBU SUFYANIN DAMADI OLMUS...
EBU SUFYAN DAHA SONRA MUSLUMANLIGI KABUL ETMIS, HATTA ISLAM ICIN SAVASIRKEN GOZUNUN BIRINI DE KAYBETMIS...
EBU SUFYAN VARLIKLI BIR OLDUGU ICIN OGLUNU O DONEMIN BILGINLERI TARAFINDAN IYI EGITMIS.
OKUR YAZARLIGI OLMIYAN, HZ. MUHAMMEDIN`DE KATIPLIGINI YAPMAKLA GOREVLENDIRILMIS, MUHAMMED ZEHIRLENIP OLDUGU GUNE KADAR KATIPLIGINI YAPIYORDU...
YANI MUHAMMED`IN KAYIN BIRADERIYDI, ESININ KARDESIYDI...
EV HALKI VE EV HANESINDEN BIRISIYDI.....
BUYRUN SIZIN MUAVIYENIZ KIMSE TANIYALIM, OLURYA BILMEMIS VE OGRENMEMIS OLABILIRIZ.
OGRENMEK AYIP DEGIL, OGRENMEMEK AYIPTIR.


Ona yakıştırılan tüm bu yaftalamalar muaviye ve onun dincilerinin yakıştırmalarıdır.

CUMLEYI KURARKEN BILE ELLERINIZ TITRIYOR!!!!
BEN KULAKTAN DUYMA SOZLERLE HAREKET EDILMESINE SUREKLI TEPKI GOSTEREN BIRIYIM, BIR KAYNAK VARSA, BU KANAGIN TEMELI DOGRU DEGILSE, DOGRULUGU SAVUNAN VE DIGER KAYNAGI CURUTEN MUTLAKA BASKA BIR KAYNAK VARDIR, EGER O KAYNAGIN TEK TEK SIRALANMASI DOGRU ISE, OLMIYAN BIRSEYI SAVUNMAYA CALISIYORSA, DELIL VE BELGELER LE ONU CURUTUR...
MESELA, BUTUN ISLAM ULKELERINDE AYSE`NIN 6 YASINDA IKEN, SOZ KESILDIGI,(NISANLANDIGI) 9 YASINDA ADET OLDUGU ZAMAN, MUHAMMED ILE EVLENDIGI BELGELI IKEN, TURKIYE DEKI ISLAM YOBAZLARI TARAFINDAN 17 ILE 18 YAS ARASI OLDUGU SAVUNULMASI.... TURKIYE DE KABULLENILIR BIR YAPILANMA OLMADIGINDANDIR. BUGUN BILE ARAP YARIM ADASINDA VE ISLAM DA KUCUK KIZ COCUKLARLA EVLILIKLER VAR VE DEVAM EDIYOR, ONLAR ICIN NORMAL, CUNKU INANDIKLARI DININ LIDERI BUNU NORMALLESTIRMIS.....
ISLAM HAKKINDA YIGINLA BELGELI, KANITLI, TESPITLI YORUM, IDDALARIM VE TESPITLERIM VAR...
ISLAM MISYONERI BUNA CEVAP VEREMIYOR, SUREKLI "ALEVI BEKTASI KAYNAKLARI" DIYOR AMA BIR KEZ OLSUN SU KAYNAKLARI GORMEDIK, SU GIZLI BATINI KURAN DENEN SUC MAKINASINI GOREMEDIK.....
HADI BAKALIM, SEN BUNU BIZE SAGLA BIR ZAHMET....


Slistre,
Siz de muaviye dininin ortaya koymuş olduğu bu kaynaklardan suç içip karşımıza çıkmakla yezidin ordusuna cephane taşıdığınızın bile farkında olamıyorsunuz.

SII/ CAFERI, HAMBELI, HANEFI, SUNNI VE SAFI KAYNAKLARINIZ VARSA BIZI AYDINLATIN, BILDIKLERIMIZI SU GIZEMLI GIZLI ENGIN BILGILERINIZI DAHA FAZLA GIZLEMEYIN, ACIKLAYIN, BIZDE, HZ MUHAMMED HAKKINDA EDINDIGIMIZ BILGILERDEN VAZ GECIP ONUN SAHIP OLDUGU KIMLIGIN, YANLIS BILGILERLE HATA YAPTIGIMIZI ACIKLAYIP OZUR DILIYELIM....
YEZID`IN ORDUSUNA CEPHANE TASIYAMAYIZ, KEMIKLERI BILE KALMAMIS BIRINE BOYLESI BIR IMKAN SAGLIYAMAYIZ.
AMA LIDERINIZ ERDOGAN`IN KARGO UCAKLARLA, TIRLARLA, TIREN VE FARKLI ULASIM ARACLARI ILE ISID VE BENZERI INSANLIK DUSMANLARINA SILAH VE CEPHANE GONDERDIGI DOGRUDUR.... ONUN AGZI ILE KONUSMANIZ DA KIMIN KIME CEPHANE GONDERDIGI ACIK VE NET ORTADADIR....




Slistre,
Daha ne diyeyim
Alan alır almayan almaz.

BIRDE SIZ GERCEK VE DOGRULARI OLDUGU GIBI KABULLENIP KISA SURELIGINE INSAN OLMAK ADINA KENDINIZI YENILEMEK VE GELISTIRMEK ICIN BIR ADIM ATABILSENIZ...
ISTE O ZAMAN KAZANAN INSANLIK OLACAKTIR......

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.05.2019, 18:42   #93
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

AVUSTURYA’DA; TÜRK İSLAM FAŞİZMİNİN “BEKASI” İÇİN ÇALIŞAN /DEVLETÇİ ALEVİLER.

AVUSTURYA’DA; TÜRK İSLAM FAŞİZMİNİN “BEKASI” İÇİN ÇALIŞAN /DEVLETÇİ ALEVİLER.

2006 yılında Almanya’da bazı eyaletlerde Alevilik dersleri hakkı alınmış. 2008 de Danimarka’da Alevilik kendine özgün bir inanç olarak tanınmasının ardından. Avusturya Alevi federasyonu da benzeri bir başvuru için hazırlandığı süre içinde. Federasyon yönetiminde olan Viyana Alevi derneğinden başını ; Kazım Gülfırat, Ertürk Meral, Rıza Sarı, Cengiz Duran’ın çektiği birkaç düşkün hırsız, elektronik olarak hazır olan başvuru metinlerini ÇALIP, içeriğini “Alevi İslam” olarak değiştirip, “Avusturya Alevi İslam Toplumu” IAGÖ olarak, Federasyon ve Viyana derneğinden habersiz Avusturya makamlarına, Avusturya İslam yasası altında tanınmak için başvurmuştur.

Avusturya ABF’ninde başvurusu üzerine mahkeme süreci yaşanmış. Bu süreçte o zamanki “Avusturya Alevi İslam Toplumu” IAGÖ başkanı Kazım Gülfırat kendilerine yapılan eleştirileri gerekçe gösterip, Avusturya, Almanya AABF’yi ve Avrupa AABK’yi ve Avrupa’daki devrimci demokrat güçleri, devrimci Alevileri şiddet yanlısı, intihar eylemcisi, terör örgütü olarak gösterip AABF ve AABK yasaklanması için Avusturya makamlarına İHBAR da bulunmuştur.

Dünyada savunduğunuz ve ziyaretine gittiğiniz İSLAM dini, ırkçı milliyetçi faşist Kemalist zihniyetten daha büyük katliamcı terörist görmemiştir. Dersim katliamı, Sivas katliamı ve Iran İslam cumhuriyeti molla recmin katliamları ve İŞİD ortada kanıtıdır.

Yine bu süreçte mahkemeyi kaybedeceğini anlayan “Avusturya Alevi İslam Toplumu” IAGÖ, sinsice davranıp adından İSLAM kelimesini çıkararak, AABF’nin tanınmasını engellemiş, aynı zamanda da Alevi toplumunda gelen tepkilerin kırmaya çalışmıştır. Sonuçta Avusturya mahkemesi her ikinizde Aleviyim diyorsunuz bizde Aleviliği tanıdık, diye AABF’nin son itirazını red etmiştir.

“Avusturya Alevi İslam Toplumu” IAGÖ şimdi “Alevi Avusturya” adı altında Alevileri Türk-İslam’a asimile etme, türbanlı çocuk eğitimi cemi, kara çarşaflı İran/Irak 12 imam ziyareti ile Alevileri İslam’ın kara çarşafa sokma, AKP Konsolosluğu, AKP Türk İslam Birliği, Fetöcü İzzeDin vakfı Cem Tv vs. ile içli dışlı ilişkilerini, çalışmalarını son hızla sürdürüyorlar.

İmamların hangisi sazlı sözlü semahlı kadınlı erkekli lokmalı demli cem yapmışta siz İran’a/Irak’a imamları ziyarete gidiyorsunuz? İslami olmak böyledir, İmamların mezarına bile kara çarşafsız gidemezsiniz. Halbuki Pir HBV bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlık diyor,, Siz Bile bile karanlığa gidiyorsunuz. “Her ne ararsan kendinde ara diyor, Kudiste, Mekkede molla iran’da, Körbela Arap çöllerinde arama diyor, siz bile bile DİN-İslam karanlığına kürek çekiyorsunuz.

Profillerine baktığımızda, Avusturya’da Alevileri bölen, AABF ve AABK’yı “terörist” olarak gösterip, kapatılması için Avusturya makamlarına başvuran, Türk-İslam Faşizminin bekası (ölümsüzlüğü) için Alevileri İslamlaştırmaya çalışan, sözde Laik, ilerici aydınım diye geçinen DEVLETÇİ ALEVİLER olduğunu görüyoruz.

Avusturya’daki Alevi canları, özlerine dönmeye, Alevi kurumlarını, bu ırkçı milliyetçi, İslamcı mollalardan, hınzır paşalardan temizlemeye çağırıyoruz.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.05.2019, 10:08   #94
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

KIRMADAN DÖKMEDEN…

Almanya Alevi birlikleri Federasyonu yeni bir bildiri yayınlamış.Bildiride; ezilenden, haktan,adaletten , kardeş halklardan bahsedilmiş vurgular yapılmış !!

Ama yine de aralara kerbela ve ehlibeyt üzerinden islamla ilişki sıkıştırılmış!!

Ve ısrarla Avusturya islam davasında olduğu gibi “Alevilik kendine has bir inançtır” deyip akabinde islamla ilişkilendirilerek insanlarımızı algı kargaşasına sokmaya devam ediyorlar!!

Bu söylemler arasında mantık hatası ve çelişki vardır!! Bir kurum kendini tanımlayan bildiri veya söylemlerde bu kadar çelişkiye düşmemelidir düşemez !!

Naçizane tavsiyemdir;

İslamda mezhepler ve tarikatlar vardır ve bunlar islamı farklı şekillerde yorumlar ve yaşarlar.

Yani hangisine sorsan gerçek islamı uygulayan kendilerdir!!! Alevilerin bu tavırları ve söylemleri bu tarikat ve mezheplerin tavrı ile aynıdır.

İşte bu Aleviliği islamın içinde islamla islami sembollerle yorumlayan Aleviler kendilerine Bizler “ İslamın tarikatı veya mezhebiyiz diye tanımlasalar daha dürüst daha rasyonel bir karar vermiş olacaklar!!

Zira islamın bir tarikatı veya mezhebi olarakta kendinizi islamın diğer yorumcularından farklı kılabilir islamı istediğiniz gibi yaşayabilirsiniz!!!

Dolayısı ile Alevi örgütlenmeleri ve kurumları içinde islamı kendi inancı olarak görmeyen, BİLİMİ SEVGİYİ kendine kılavuz gören , “Gerçeğin demine hü”diyen canlar kendi yollarını kendi inançlarını yaşamakta bir an tereddüt etmez, gerçek anlamı ile Kendine has kendinden başka bir inancın bir dinin kolu olmayan bir öğretiyi yaşatmak için mücadele ederken daha başarılı olurlar!!

Ve Aleviler bu mücadele ışığında 1500 yıllık bir uykudan uyananarak asimilasyonla yok olmaya yüz tutmuş inançlarını 21 yüzyılda çağa uyarlayıp sosyal ve bireysel yaşamlarını düzenledikleri bir felsefeye bir öğretiye dönüştürebilirler!!

Son olarak İslamın ortaçağ anlayışına mahkum olmak isteyen Aleviler bu inancı daha fazla yok etmeden kendilerini islamın bir mezhebi olarak tanımlayıp isimlerini ve yaşamlarını buna göre şekillendirsinler. Öyle ki kendilerini Alevi olarak tanımlamak yerine Kerbela ve Ehlibeyt kültü ile şekillenen Şii İslam inancı olarak adlandırıp bu karmaşaya son verebilirler.

Alevi dernek ve kurumları İslamı kendilerine din olarak,islamın kişiliklerini ise model olarak görüp Aleviliği tanımlamaya çalıştıkça Aleviliğe en büyük zararı kendileri vermektedir!!

“Alevilik Çağ dışı bir inanç bir öğreti bir felsefe değildir”

Gerçeğin Demine H܅.

28.04.2019

T.Yasin

Söz konusu AABF Bildirisi aşağıdadır

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.05.2019, 10:10   #95
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

AABF OLAǦAN SEÇİMSİZ GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

(27 NİSAN 2019 – KÖLN)

Deǧerli Basına ve Kamoyuna,

İNANCININ ÖZÜNE SEVGİYİ KOYAN ALMANYA ALEVİ BİRLİKLERİ FEDERASYONU

30. YILINI KUTLUYOR

Kuruluṣundan bu yana tüm çalıṣmalarını, insanların ortak deǧerlerinin oluṣturulmasına ve yaṣatılmasına, eṣit yurttaṣlık temelinde, kültürlerin, inançların, dillerin, özgürce yaṣamaları için mücadele eden AABF´miz 30 yaṣında.

Yol´u esas alan, 30 yıl öncesinden baṣlayarak, “Yol Bir Sürek Binbir” düsturunu kendine rehber edinen, Almanya ve Avrupa´da, devasa bir Alevi örgütlenmesinin yaratılmasına emek veren, katkı sunan, tüm CANLAR´a teṣekür ediyoruz.

AABF Almanya´da göçmen örgütler içerisinde en büyüklerden biri haline gelmiṣtir. Aleviliǧin yaṣanması ve yaṣatılması için Alman okullarında verilen “Alevilik Dersleri” ve devlet anlaṣmaları kazanımlarımızın en önemli kesitini oluṣturmaktadır. 30 yıllık örgütsel yaṣamımızda kurumsal yapımızın içerisinde büyüttüǧümüz,

İnanç Kurullarımızla,

Almanya Alevi Kadınlar,

Almanya Alevi Gençler,

Almanya Alevi Üniversiteliler,

Külür ve Sanat,

Birim ve Birliklerimiz ile

Delil Eǧitim Akedemimzle,

Alevi Cenaze Kollektifi ve Ṣirketimiz ile

Danıṣma Kurullarımız ile

örgütümüzün ve tüm muhaliflerin dıṣa açılan yüzü, penceresi, sesi olan YOL TV ve Alevilerin Sesi Dergisi ile güçlenerek, büyüyerek yolumuza devam ediyoruz.

BİR OLMAK, İRİ OLMAK, DİRİ OLMAK YOLUMUZUN GEREǦİDİR

Gücümüzü; toplumumuzun birlikteliǧinden,

Kerbela´da haksızlık karṣısında Yezit´e biat etmeyen Ṣah Hüseyin´den,

“En-El Hak” dediǧi içın derisi yüzülen Hallacı Mansur´dan, Nesimi´den,

“72 Millete Aynı Nazarla Bak” diyen Hünkar´ın hümanist düṣüncesinden,

“Yarin Yanaǧından Gayrı Herṣey Ortaktır” diyen Seyh Bedretin´in paylaṣımcılıǧından,

Pir Sultan´ın direniṣinden,

Haksızlık karṣısında idama giderken “Evladı Kerbela´yız, Bihatayız, Ayıptır, Günahtır, Cinayettir” diyen Seyit Rıza´dan,

İdam sehbasında “ Yaṣasın Türk ve Kürt Halklarının Kardeṣliǧi” diyen Deniz´lerden

alıyoruz.

Aleviliǧin bu ahlaki anlayıṣı, bu vicdani duruṣu, bu sarsılmaz ve yıkılmaz direniṣi

YOL´a – İKRARA baǧlılıǧı,

“ALEVİLİǦİN KENDİNE ÖZGÜ BİR İNANǔ olduǧunun kanıtıdır.

Bütün bu kirli oyunlara karṣı yolumuzdan ve inancımızdan taviz vermeden,

ALEVİLİK KENDİNE ÖZGÜ BİR İNANÇTIR

Öyle kalacaktır,

Bizler Aleviyiz ve

Alevi kalacaǧız.

Aleviliǧi asimile ederek ihanete bulaṣtırmak isteyen karanlık gücleri ve kapı kullarını tanıyor ve biliyoruz.

Pir Sultan´ın dediǧi gibi;

“Bizim Davamiz Kapı Kullarıyla Deǧil, Ol Kapıyladır”

AKP – MHP FAṢİZMİ YENİLECEKTİR

Ülkemizde, milli irade diyerek iktidara gelen AKP–MHP FAṢİZMİ, ekonomik, sosyal, siyasal olarak Türkiye´yi geliṣtirmesi ṣöyle dursun tam aksine 96 yıllık Cumhuriyetin baṣta laiklik olmak üzere tüm kazanımlarını yok eden politikaların öncülüǧünü yapmıṣtır.

Bu ırkcı, gerici, iktidarın, nefret ve kinci dili, CHP lideri sayın Kemal Kılıçdaroǧlu´nu yakmaya ve linç etmeye kadar vardırmıṣtır.

Komṣu ülkelere ve halklara karṣı düṣmanca tutum, ülke içinde kendi anlayıṣı dıṣında ki bütün toplumsal kesimleri düṣmanlaṣtırmıṣtır.

Avukatları iṣkencelerden geçiren, gazetecileri hapse tıkayan, insanları açlık grevinde ölüme terk eden bu faṣist anlayıṣı kınıyoruz.

Halkımızı açlıǧa, yoksulluǧa mahkum eden zihniyetin ahlaksızlıǧı, çocuk tecavüzlerinde ve kadına karṣı ṣiddet eylemlerindeki artıṣta bu çirkin yüzünü göstermektedir.

Bu çirkin ve kirli politikalara karṣı, AABF olarak, tüm demokrasi, eṣit haklar, özgürlük, laik ve demokratik Türkiye için mücadale eden, sivil toplum güçleriyle birlikte olacaǧız

ÖRGÜTSEL BİRLİǦİMİZ DEVAM EDECEK, KAZANIMLARIMIZ ARTARAK ÇOǦALACAK

AABF´mizin bu kadar güçlenmesinden ve büyümesinden rahatsız olanlar bilsinler ki; içeriden ve dıṣarıdan yapılan tüm saldırılar karṣısında, örgütsel birligimiz tüm saldırı ve yok etme çabalarına karṣı devam edecek, kazanımlarımız artarak çoǧalacaktır.

“Sevgi Bizim Dinimizdir” ṣiarından hareketle,

Tüm kazanımlarımıza sahip çıkarak,

Bir Olarak,

İri Olarak

Diri Olark,

Geleceǧimize

Sahip cıkarak

Tüm güçlerimizi birleṣtirerek

EL ELE, GÖNÜL GÖNÜLE,

“Yol Bir Sürek Binbir” diyerek

Mücadeleye devam ediyoruz.

28 Eylül 2019 Köln – Lanxess –arena´da

“YOL BİR, SÜREK BİNBİR – EİNHEİT İN VİELFALT „

Buluṣmak üzere

Aṣk ile…

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.05.2019, 10:18   #96
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

“Sevgi bizim dinimizdir” diyor Âşık Hüdai…
Sevginin dini nedir?!
Peygamberi kimdir!?

Bu denli Aşk ile yaşamı yorumlayan bir İNANCI, kalkıp İslam, Şii motifler ve söylemlerle ASİMİLE ÇABALARINA, elbet itirazımız olacaktır! Kimse bize “değerlerimize saldırıyorsunuz” demesin. Kimse bize “olmayan değerleri” DEĞER DİYE sunmasın! Kimse SEVGİYİ ESAS ALAN BİR İNANCA, kendisi ile alakası olmayan, dini inancı “esası” gibi sunmasın.

Birde ÖZ DEĞERİNE SAHİP, SEVGİYİ ESAS ALAN, bilim ile düşünen, gerçeği esas alanların çerçevesinden baksınlar. KİM KİMİN DEĞERLERİNE SALDIRMIŞ OLUYOR?!

İslam’ın tarihsel durumu ve tarihsel karakterleri ile Aleviliğin, ona uyuşmayan net gerçeğini, görmezlikten gelmemizi beklemesin! Aynı biçimde, “neden İslam ile sürekli mukayese ediyorsun uz”da demeyin. Asimile ediliyorsak soru net: KİM VE NE BİZİ ASİMİLE EDİYOR?! DOĞAL OLARAK KENDİMİZİ savunurken, itiraz ederken NEYSE ONLA AÇIKLAMAK ZORUNDAYIZ!!!

Kim(ler) neden ve niye Aleviliği öz değerinden uzaklaştırmak ister? Bize düşen nedir ne olmalıdır?! Alevilik elbette insanlık yürüyüşünde SEVGİSİNİ, emeğe/değere koyacak ve zulmün karşısında, HAK olacak geçmişe ve geleceğe sahip!
Aleviliğin asimile edilmesi için YETERLİ BİR GEREKÇE DEĞİL Mİ?!

Din gösterin, kadın ön planda olsun

Din gösterin, vahdetti mevcut/vücut desin

Din gösterin, sanatsal kültürü (saz Semah) olsun

Din gösterin, ölenin cennet cehenneme gittiğini değil DEVRİ DAİM OLDUĞUNU SÖYLESİN.

Uzar liste…

Alevilik, İslamlaştığı ve ya dinselleştirildiğini DÜŞÜNÜLÜNCE, var olan din gerçeği neyse, ALEVİNİN YAŞAYACAĞI o olsun istenmekte! Öz gerekçelerimizin yitirilmesi, DÜŞÜNEMEYEN VE DÜŞÜNENE DÜŞMAN OLMAMIZ BEKLENMEKTEDİR.

Peki, Asilime olduk mu? Büyük ölçüde evet!

Bize düşende elbette ki yüksek sesle DAYATILANA İTİRAZ ETMEK VE GERÇEKLERİ SAVUNUP ÖRGÜTLEMEKTİR! Öz değerleri savunmak ve Alevilerin sahip çıkmasını sağlamak olmalıdır. Bunun içinde yılmamak esas olmalıdır.

Ve Anka misali, HAYDARI KERAR(tekrar gelen) olan gerçeğin demi, silker atar bu “ölümcül” perdeyi.

Devrimci Aleviler Birliği tam olarak da bunu yapmaktadır. Bizi ısrarla “öcü” gösterme, “değer yargılarına” saldıran, kurum gösterme çabaları, KEŞKE TARİHSEL BİR TARTIŞMA VE GERÇEKLER ÜZERİNDEN OLSA! Oysa bizi, sizden ve sizi, gerçeklerden uzak tutma çabasından başka bir şey değil. Alevi tarihini savunan DAB’a, tek söylenen , “şii/ müslüman değerlerimize hakaret ediyorsunuz”!!! Bize dair yazılan her satıra dikkatle bakın! Peki “asimile olmayacağız” derken NEYE ASiMİLE OLMAYACAKSINIZ?! işte MASKEYİ DÜŞÜREN SORU!!!

Bu uğurda durana, bedel ödeyene, tecrit edilmesine rağmen, dik, kararlı ve net durana, AŞK İLE SELAM OLSUN! Sahip çıktığınız ve çıkacağınız sadece DAB değil, kendi öz değerlerinizdir.

“Hüdaiyim hüdamız var
Dost elinden bademiz var
Muhabbetten gıdamız var
Ölüm ölür biz ölmeyiz” sevginin çocukları!

Haydar Ceylan 23 nisan 19

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.05.2019, 17:17   #97
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Saygideger Canlar,

Tarihi Belgelerle Alevilik olarak baslik acan ISLAM MISYONERI tek amaci, Islamin savunuculugunu ve propagandasini yapmak amacli acmistir...
Yiginla soru sormamiza ragmen hic birine cevap vermemesi, Sadece ALEVI BEKTASI KAYNAKLARINDAN ogrenin DEMESI!!!!! SAHTEKARLIGIN, RIYAKARLIGIN VE AYMAZLIGIN EN GUZEL ORNEGINI GOSTERMISTIR....

İslam dışı olmanın, adeta kötü bir şey olduğu yönünde koşullandırılmış bazı Aleviler, ısrarla “Biz İslamız” deseler de Aleviliğin İslam’ın Sünnilik’ten farklı bir yorumu olduğu görüşü büyük çoğunluk tarafından benimsense de tarihsel sürece ve teolojik boyuta ilişkin yapılacak objektif inceleme ve değerlendirmeler, bu iki kavramın, özde çok farklı olduğu gibi bir sonuç ortaya koyuyor. Ancak, Aleviliğin bağdaştırmacı (senkretik) niteliği nedeniyle İslam’la eklemlenmiş, şu anki yapısı itibariyle bir sentez olduğu da görülüyor.

Her ne kadar bir sentezin varlığından söz etsek de Alevilik, inanç boyutunda İslam’la farklı, yer yer onunla karşıt nitelikteki unsurlarını, bünyesinde barındırmaya devam ediyor. Din olgusu içinde en temel kavram olan Tanrı’ya bakışta bile Alevilik’le Kuran aynı çizgide buluşmuyor. Kuran’daki yaratan, yargılayan, ödüllendiren, kızan, cezalandıran, bağışlayan bir Allah kavramına karşılık, Alevilik’te Allah, insandan, varlıktan ayrı değildir. (Varlığın birliği, Vahdeti Vücut, Vahdeti Mevcut) Allah’ın evreni yaratması, görünür hale gelmesidir. Her şey O’ndandır, herşey O’nun görüntüsü, kendisidir. Bu yüzdendir ki Alevilik’te “Allah korkusu” kavramı yerine “Allah sevgisi” geçerlidir.
Alevilik’te kabul edilen, her insanın tekamülünü tamamlayana kadar yer yüzüne başka bedenlerle defalarca geleceği, ancak insanı kamil olduktan sonra bu süreç tamamlanarak Allah’a kavuşacağı şeklindeki “devriye” inancı ile İslam’ın ölümden sonrasına ilişkin ödül-ceza mekanizması (cennet-cehennem) şeklinde sunulan ”ahirete iman” kavramları birbiriyle çelişmektedir.
Muhammed, Ali, 12 İmamlar, Ehli Beyt gibi motiflerin varlığının yoğun biçimde hissedilmesine karşın, Aleviliğin temel iman esasları ve ibadet biçimlerinin İslam’daki ile hiç uyuşmadığı da somut bir gerçektir. Alevilikteki inanç ve ibadetleri, Kuran’da, İslam’ın tarihsel mirasında bulabilmek mümkün değildir. Ayini cem kurumu, burada alkollü içki kullanımı, kadın-erkek birlikte ibadet, müzik aletleri eşliğinde semah gibi temel olguları, Kuran’da, hadislerde, peygamberin ve 12 imamların hayatında görmek mümkün olmadığı gibi, bunların çoğu İslam’a göre “şirk, küfr, bidat” sayılır. Aleviliğe özgü olan bu kurumlar, tarihte de günümüzde de hiçbir İslam topluluğunda görülmemiştir. Özellikle, cemlerde “dem” adı altında içilen içkinin, Kuran’la, İslam öğretisiyle bağdaştırılması imkansızdır.

Alevilik’te var olan “hulul” (Tanrı’nın insan bedeninde tecelli etmesi) inancı, Kuran’a göre şirktir.

İslam’ın temel ibadetlerinden olan Kuran’da yüze yakın ayette geçen namaz (salat) ve buna ilişkin yine ayetlerde yer alan abdest, ezan gibi olgular, Alevilerce (Kuran’da geçtiği şekliyle ya da hiç) kabul edilmez. Kuran’ın Ramazan orucu tutulmasına ilişkin açık ayetine, hac ile ilgili emirlerine Aleviler uymaz.
Bütün bunların nedenlerini görmek için Aleviliğin tarihinin 6. yüzyılla başlamadığını, bu inancın kadim zamanlardan beri var olduğunu anlamak gerekiyor. Yüzyıllardır içinde yaşadığı İslam’ın bir takım motiflerini alıp adeta bir pelerin gibi üzerine örten, ancak temel inanç ve ibadetleri İslam’a uymayan Aleviliğin, sahip olduğu kurumların, binlerce yıllık “Batıni” inanç yoluyla ise birebir örtüştüğünü görmek, gözlerimizdeki perdeyi aralayacaktır.

Batıni inanç tarihinde bir gezinti

1880’li yıllarda eski dinlerin kökenleri hakkında araştırmalar yapan İngiliz araştırmacı James Churchward’a, Batı Tibet’teki bir manastırın baş rahibi Rishi’nin verdiği, günümüzden 15 bin yıl önce yazılmış “Naacal Tabletleri”nde dinin 4 temel ilkesi şöyle sıralanıyordu:

“1-Tanrı tektir. Herşey ondan var olmuştur ve ona dönecektir.
2-Ruh ile beden birbirinden ayrıdır. Beden ölür ve ayrışırken ruh ölmez.
3- Ruh, mükemmeliğe ulaşmak için değişik bedenlerde yeniden doğar.
4- Mükemmeliğe ulaşan ruh Tanrıya döner ve onunla birleşir”

Mu adı verilen 70 bin yıllık bir uygarlığa ait bu tabletlerde anlatılan dinin söz konusu ilkelerinin günümüz Alevi-Bektaşi inancında da aynen var olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Burada Alevi-Bektaşi inancının temeli olan vahdeti vücut, vahdeti mevcudat, devriye kavramlarını çok net biçimde görebiliyoruz.

Bugün Bektaşilerin simgesi olan 12 köşeli teslim taşı da tabletlerde yer alan Mu İmparatorluk Arması’nın aynısı. Naacal öğretisinde yer alan bir diğer önemli konu da Tanrısal nurdan türemiş olan dört temel gücün evreni kaostan düzene geçirdiği kuramıdır. Tanrının kendi asli nitelikleri, bu dört temel eleman; ateş, yel, su ve topraktır. Aynı inanç Alevilik’te ve tasavvufta “dört anasır, anasır-ı erbaa” gibi adlarla aynen vardır.

Churchward’a göre eski Uygur, Maya ve Mısır uygarlıkları Mu uygarlığının kolonileri idi ve onun izlerini taşıyordu.

Yüz yıllar süren Mısır dini, M.S. III. yüzyılda hızla yok oldu; Mısır, diğer Roma eyaletlerinden önce Hıristiyanlığı ateşli bir biçimde kabullendi.

Hıristiyanlığın giderek kök saldığı M.S. 150-450 arasında Mısır büyük bir siyasal, dinsel kaos ve çeşitlilikler dönemi yaşadı. Mısır dininin kalıntılarından üç dinsel akım doğdu. Antik Mısır inançlarının mirasçısı Hermesçiler, Neo-Platoncular ve Gnostikler, Tanrı’ya bireysel olarak ya da ezoterik (Batıni) örgütlenmeler sayesinde ulaşılabileceği inancına eğilim gösterdi. Bu yollara girebilmek için, gizemli ve çetin bir inisiyasyon (yola girme, erginlenme) sürecinden geçmek gerekiyordu. Bu kapsamda her aday (talip) gizlilik andı içmek zorundaydı. Söz konusu tarikatlar her türlü açıklığı yasaklıyordu; gerçek bilgelik (insanı kamil olma) ancak ezoterik bir sistem içinde ve uzun ve zor bir süreç sonunda elde edilebilirdi. Bu tarikatlarda en önemli unsur inançlarının içerdiği gizemlerdi (sır). Sırrı, başkalarına açıklamak (faş etmek) yola ihanet anlamına gelirdi.

Hermesçilik, Neo-Platonculuk ve Gnostisizm’de sıradan müritler, yolu benimseyen kitleler için inançlar (zahir), seçilmişler için gerçek bilgi yani “Gnosis” vardı. Gnosis akılsal bir bilgi olmayıp, insanın kendini bilmesi (Özünü bilen Hakkı bilir) gibi sezgisel ve bilinçsel bir süreci kapsıyordu.

Aydınlanmış azınlık (hakikat ehli) olarak seçkinler Tanrı’ya yaklaşabilirlerdi. İnsanın kendi içine dönüşü, insanın fiilen ya da potansiyel olarak Tanrısal olduğu inancını birlikte getiriyordu. (Hak ademde) Ölen firavunun Osiris’e dönüştüğü biçimindeki Mısır inancıyla bağlantılı gözüküyor. Mısır inancında Tanrı, insan da dahil olmak üzere, her şeyde var olabilirdi.

Mısır dininin kalıntılarından doğan üç inanç grubundan Hermesçiler, asimilasyona direnerek Mısırlı kalırken, Neo-Platoncular Helenleşerek bağlılıklarını Platon düşüncesi üzerinde yoğunlaştırdılar. Gnostikler ise kendilerini Hıristiyan olarak gördüler.

Ancak Hermesçiliğin yaşı konusunda net bir görüş yoktur. Hermesçiliğin ve Hermesçi literatürün (Corpus Hermetica) Mısır kökenli olduğunu savunan görüşe göre akımın tarihi daha gerilere gitmektedir.

Hermes ya da İdris Peygamber, sembolü Turna Kuşu

Hermes, İslam toplumlarında İdris peygamber olarak bilinir. İdris, Kur’an’da dürüst bir peygamber olarak yer almaktadır. İslam geleneklerinde, Hermes “filozofların babası” ve “kendisine üç kere hikmet verilmiş kişi” olarak geçmektedir.

Hermes’in sembolü olan Turna kuşu Alevilerce kutsal sayılır. Turna için söylenmiş onlarca deyiş ve Turnalar Semahı vardır. Aleviler’deki Turna kültünün varlığı, Alevi inancının kaynağına ilişkin önemli bir işaret, bir ipucudur.

“Hazreti Şah’ın avazı
Turna derler bir kuştadır
Asası Nil deryasında
Hırkası bir derviştedir”(Pir Sultan)

Sembolik anlatımlarla bezeli budizelerde yer alan “Hazreti Şah’ın avazı”nı Batıni öğreti olarak algılarsak, bu öğretinin; öğretmeninin İdris Peygamber olduğu, Mısır diyarında kök saldığını, bu öğretinin bir kolunu ise tasavvuf ehlinin oluşturduğunu anlayabiliriz. Alevi ozanların deyişlerini, her kişi, kendi düzeyine göre anlar. Alevi deyişlerinden, kişinin bulunduğu bilinç aşamasına göre dört farklı anlam çıkarması olasıdır.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.05.2019, 17:17   #98
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Takıyye zorunluluğu

Batıni inançlı zümreler, Yahudilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık gibi dinlerin egemen olduğu coğrafyalarda kendilerini bu dinlerin içine gizleyerek varlığını sürdürebilmiştir. Mesela bu inanç mensupları bazen Avrupa ülkelerinde dıştan Hıristiyan, İslam ülkelerinde ise Müslüman olarak bilinmiştir. Ya da Hıristiyanlarca Hıristiyan, Müslümanlarca Müslüman olarak bilindiği de olmuş.

Mesela Hacı Bektaş Veli, Anadolu’nun o dönemdeki Hıristiyan halkınca Hagios Haralampos olarak bilinir, o bir azizdir. Sarı Saltuk Balkan ve bazı Baltık ülkelerindeki Hıristiyan halka göre Noel Baba’dır, bir Hıristiyan azizidir O da.

Anadolu Aleviliğinin “serçeşmesi” kabul edilen Battal Gazi 8. yüzyılda (Türkler gelmeden 300 yıl önce) yaşamıştır ve Paulikien diye adlandırılan Batıni inançlı Anadolu halkına mensuptur. Malatya’yı alarak Bizans sınırlarına dayanan İslam ordularıyla ittifak yapan bu halk, Araplarla bir olup, kendisini sistemli olarak kıran, kıyımlara uğratan Bizans’a karşı savaşmıştır. Arap kaynaklarında Battal Gazi olarak geçen ve Arap asıllı olmadığı vurgulanan bu zat, Bizans kaynaklarında Chrysocheir olarak yer alır. Babası Hüseyin Gazi de aslında, Bizans’a karşı savaşırken Ankara yakınlarında şehit düşerek bir tepeye gömülen (Bugünkü adıyla Hüseyin Gazi Tepesi) Carbeas’tan başkası değildir. Bizans’a göre Paulikienler “sapkın Hıristiyanlar” dır, bunlar “mum söndü” yapar, kiliseye gitmez, kendi dua (cem) evlerinde ibadet ederler, “katli vacip” bir halktır. Bu insanlar İslam tabiyetine girip, Arap adları alsalar da, kendi inançlarını sürdürmüş, Müslümanlık sadece (zahiri) görüntü olmaktan öte gitmemiştir bunlar için. Sonraki yüzyıllarda gelen ve yine Batıni inanç çizgisindeki bazı Türkmen ve Kürt aşiretleriyle kaynaşan Paulikienler, büyük ölçüde bugünkü Anadolu Aleviliğini ve Alevilerini oluşturmuştur. Paulikienler’e “Heterodoks Hıristiyan” deniliyordu, bugün de Aleviler’e “Heterodoks İslam” deniyor. Ne tesadüf!…Paulikienlerin en yoğun olarak yaşadığı yerlere dikkat edin: Malatya, Sivas, Dersim… Sırasıyla Arguvan ve Diviriği’yi başkent yapmışlar. Divriği kalesini onlar inşa etmiş. Bogomiller, Albigenler, Tundrakiler…bunların değişik coğrafyalara sürülen akrabalarına verilen isimlerdi.

Batıni inanç mensupları değişik bölge ve ülkelerde farklı zamanlarda farklı adlar alsalar da özünde aynı yoldadır.

Yahudiliğin kurucusu sayılan Musa, gerçekte eski Mısır’da bir Osiris rahibiydi. Burada Ezoterik (Batıni) öğretiyi öğrenip, mürşit derecesine ulaşmış biriydi.

Yahudi toplumundaki Kabbalacılar ile günümüzde hala yaşayan ve artık Hacı Bektaş şenliklerine bile temsilci gönderen İsrail’deki ISIS inancı mensuplarını da unutmamak lazım.

Hz. İsa’yı yetiştiren, Esseniler tarikatı da aslında batıni bir kurumlaşmaydı.

Avrupa’da Kilise’ye (Hıristiyanlık) karşı, rönesans ve reform hareketlerinin fitilini ateşleyenler; Galileiler, Copernicler, Da Vinciler de hep gizli batıni (ezoterik) inanç örgütlenmelerinin üyeleriydiler.

İslam’da da Batıniliğin öğreticisi olarak Hz. Ali görülmüş. Muhammed dinin zahiri yanını bildirirken, batınını ise Ali’nin öğrettiğini (Veliyullah), el verdiği Salman-ı Farisi (Pak) ve sonraki mürşitlerle bugüne kadar gelen tasavvuf zincirinin oluştuğu varsayılır. Ancak bunun tam tersine, Ali’nin, sağlığında, kendisi için bu tür iddialarda bulunan Abdullah İbni Sebe’nin öğretisini benimseyenleri kuyulara doldurtarak yaktırdığı yönünde kayıtlar var.

İskenderiye Okulu

Halife Ömer komutasındaki Müslüman orduları, Mısır’ı fethettiğinde İskenderiye okulunu dağıttılar, asırlar boyunca oluşturulmuş muhteşem İskenderiye kitaplığını yakarak yok ettiler. Okulun üyesi filozoflar, yok edilmektense öğretilerini İslami bir kılıf geçirerek sürdürmeyi yeğlediler. İslamiyet’in içindeki muhalefetten de yararlanan bu filozoflar, Hilafet iddiaları nedeniyle Ömer’in karşısında olan Ali’nin yanını tuttular. Bu filozoflar İslamiyet’e bambaşka bir boyut getirdiler. “Alevilik” olarak adlandırılan bu inanç yolunda, İslam dininin önerdiği anlam değişti. Yaratana tapınma olgusu yerini, Tanrı-evren-insan üçlemesinden oluşan varlık birliğine bıraktı. Ortodoks Müslümanlar bu durumu derhal “sapkınlık” olarak nitelendirmekte gecikmediler.

Bu inanç, özellikle Arapların zorla Müslüman yaptığı halklar arasında hızla yayıldı, Alevilik adı altında, birbirine hiç benzemeyen Zerdüşt İranlılar, Mısırlı Fatımiler, Şamanist ya da Göktanrıcı Türkler aynı çatı altına toplandı. Zerdüşt yanlıları, kendi dinlerinin birçok normunu koruyarak Şii, Türkler Alevi ve Mısırlılar ile Ali’yi savunan diğer bazı Arap kavimlerinin bugünlerdeki ardılları da Dürzi ya da diğer bazı Batıni mezheplerin üyeleri oldular. Günümüzde bunların hepsinin de Ali yanlısı görünmesine karşın Şiiliğin; Alevilik, Batınilik ve Dürzilikle benzeşmemesi bu durumdan kaynaklanmaktadır.

Anadolu’da oluşan, tarihte Işıklar, Babailer, Kızılbaşlar (Safevi dönemi) ve yakın zamanda Alevilik gibi adlarla anılan bu inanç mensuplarının, Arap coğrafyasında Ali zamanında başlayan, Kerbela vakasından sonra Muhtariyye, Keysaniye ekolleri ve Tevvabin örgütü gibi kurumlarla kemikleşen 12 imamcı (isnaaşeriye) ya da yedi imamcı (İsmailik, Nizarilik) gibi versiyonları olan Şia hareketiyle etkileşimi olagelmiştir. Ancak Şia ile Alevilik özde farklıdır.

Dışarıya karşı gizlenmenin yanı sıra bu inancın özünde de zaten bir “sır” kavramı var. Bu inanca ikrar verip katılanlar talip-pir (mürşit) ilişkisi içinde bir yolculuğa çıkar, öğretiyi öğrenir ve yaşar. Sır, seyri süluk içinde mürşit makamına kadar yükselebilenlere verilir. (Alevilik sırrı, Bektaşilik sırrı vb.) Sıradan inanç mensupları, işin sadece zahiriyle, şeriatıyla yetinir, özüne nüfuz edemez. (Seyir var seyir içinde)

Dünyanın her yerindeki Batıni topluluklarda inanca giriş (ikrar verme), talip-mürşit ilişkisi, kurumsal yapılanma, seyri süluk kademeleri, ayinlerin formatı ve diğer ritüeller, Alevi-Bektaşilik’teki ile özünde aynıdır. Hepsinde insanı kamil, (olgun insan-adam kamon) yetiştirme ideali vardır.

İslam’dan alınanlar

Aleviliğin, İslam’dan hiç etkilenmemiş olduğunu savunmak da doğru olmaz. Aleviler, yüzyıllardır ağırlıkla İslam toplumları içinde yaşamaktadır, İslam’dan da birtakım değerleri, motifleri almış, kendi imbiğinden geçirerek, bunlara farklı, kendi inancına uygun formlar vermiştir. Alevilik, Hz. Muhammed, Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve 12 İmam gibi kutsal kişilikleri alıp, birer motif şeklinde kendi inancına monte etmiştir. Bu kişi ve kavramlar tamamen birer semboldür. Aleviler bu kişi ve kavramların asli içeriğini ve niteliğini alıp kendi yaşamına uygulamamış, bunlara farklı anlam ve değerler yüklemiştir. Öyle ki çoğunlukla yüklenen bu anlam ve değerler, söz konusu kişi ve kavramlarla taban tabana zıttır.

Özellikle Şii motiflerin girişi, 16 yüzyılda Safevi etkisiyledir. Bugün Aleviler’in inanç ve ibadetlerini anlatan Buyruk adlı kitap, sanıldığı gibi Cafer-i Sadık’a ait olmayıp, Şah İsmail’in Erzincan’da 3 bin dedeyle yaptığı kongrede, Alevi erkanı konusunda katılımcı dedelerce konsensusla kaleme alınmış bir bildiri niteliğindedir.

13. yüzyılda yaşamış Yunus Emre’de Allah-Muhammed-Ali üçlemesi, 12 imamların adlarının sayılması (duvazı imam) vb. yoktur.
İsim faktörü

Gönülsüz olarak kabul ettikleri, kendilerine zorla dayatılan İslam’a uymadıkları için daha önceleri “Rafızi, Mülhid” gibi adlarla anılan bu halkın Osmanlı’nın ilk zamanlardaki adı “Işıklar”dı. Onlara “Işık taifesi” denirdi. Padişah fermanlarında, bunların camiye gitmedikleri, şeriat ibadetleriyle alay ettikleri, kadınlı erkekli toplantılar (cem) yapıp içki içtikleri gerekçesiyle, “tiz zamanda” derdest edilip, “haklarından gelinmesi” istenmektedir. Osmanlı’nın ezdiği, her fırsatta katlettiği bu halk, kurtarıcı olarak gördüğü Safeviler’e açık destek verdikleri için Safeviler’e verilen Kızılbaş adı bunlara da verildi. Yani artık onlar da Kızılbaştı. Ancak Ebu Suud fetvaları ve diğer karşı propaganda yöntemleriyle pejoratif anlam yüklenen ve doğrudan öldürülme gerekçesi sayılan Kızılbaşlık adı yerine daha sonra Alevi adı benimsendi.

Aleviler’in Ali ve Ehli Beyt sevgisi, Alevi adını almadan öncesine gider. Emeviler’in zorla Müslüman yaptıkları halklar, bir yandan çaresiz kalıp bu aidiyatı kabul ederken, bir yandan da Ehli Beyt yanlısı olup, Emeviler’e muhalefetlerini sürdürmüşlerdir. Özellikle Emeviler’in “Mevali” (köle) olarak adlandırdığı Arap olmayan Müslüman halklarda, İslam’da iktidarın doğal sahibi ve zalim Emeviler’in anti tezi olan Ehli Beyt soyu kutsanıp, yüceltilmiştir. Anadolu’da yakın zamanlarda (daha çok 19. yüzyıldan itibaren) Alevi adını alan inanç topluluğunun bu adı almasında da söz konusu sevgi ve Emeviler’le özdeşleştirdiği Osmanlı’ya tepki etkili olmuştur. Ancak Aleviler, bu sevgide “La ilahe illa Ali” diyecek kadar ileri de gitseler, gerçekte ne Ali’nin yaşadığı ve tebliğ ettiği dini benimsemiş, ne de tarihte etiyle kemiğiyle yaşayan Ali’nin neye inandığını, nasıl ibadet ettiğini araştırmışlar. Onlar, kendi muhayyilelerinde, inançlarının değerlerini yükledikleri, Ali bin Ebu Talip’le hiç ilgisi olmayan, üstün erdeme, ilahi vasıflara sahip bir Şah-ı Merdan Ali kavramı yaratmışlardır.

Aleviler, “Emeviler’den nefret”ten, Ehli Beyt’e sevgiyi ürettiler. Kendilerini sürekli kırıma uğratan, her devirdeki kan içici “Yezit”lere karşı Ali’yi siper edindiler. Ali’yi Yezit’in, Muaviye’nin anti tezi olarak benimseyip, bağırlarına bastılar. Aleviler güçlüden değil, “haklı”dan yana oldular. Ezenden değil, hep ezilenden yana oldular. Aleviler’in çok partili siyasal süreçte de ezilenden yana olarak gördükleri sol siyasetlere yönelmelerinde de bu refleksleri etkili olmuştur.

Kavram kargaşası sürüyor

Alevi-Bektaşiliğin geleneksel örgütsel yapılanması ortadan kalktığı için, gelinen noktada Aleviler kendi inanç sistemlerini zahirine bakarak tanımlamaya çalışıyor. Alevilik tarihsel süreçte, gerçekte olduğu gibi görünememiş (görünseydi, bugüne kadar gelemezdi). Bu yüzden günümüzde Alevilik bazı mensupları tarafından artık “göründüğü gibi” algılanıyor. (“Biz İslamız”, “İslam’ın özüyüz”vb.)

Günümüzde “Alevi-İslam”, “Alevilik İslam’dır”, “Alevilik İslam’ın özüdür” ifadelerinde kendini gösteren zihniyet, Aleviler’i asimile etmek isteyenlere hizmet ediyor, asimilasyona ivme kazandırıyor.

Bu tanımlamalar akla şu soruları getiriyor: Alevi-İslam modeliyle, bir kavramın karşıtından, ikizi mi yaratılıyor? Binlerce yıllık kadim inanç sistemi 1400 yıllık bir dinin içine hapsedilerek, Sünnilik ve Şia’nın yanında üçüncü bir “İslami” ekol mü oluşturuluyor?

Aleviliği masaldaki kuşa benzetiyorum. “Kanatları mücevherden, uçuşu rüzgardan hızlı, sadakat, saflık, hakkaniyet ve zarafet”in timsali olan bu Zümrüd-ü Anka’nın, küllerinden yeniden hayat bulacağına inanıyorum.

Naki Bakır

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.05.2019, 04:16   #99
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 653
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 25
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 356
218 Mesajına 271 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yazmıyayım diyorum yine yazmak ihtiyacı duyuyorum. Alevilik islamı dışlamaz. Başta imam cafer buyruğu olmak üzere hadionuda reddedelim gerek, nesimi, virani, fuzuli, gerekse tüm diğer ulularımız olsun kaynaklarını bu dinden alır.
Yani ''Muhammed dini''nden alır.
Siz ise mürşidimiz muhammede yezidin kaynaklarından (muaviye dini) alıntılar yaparak olmadık iftiralar sıralamaktasınız.
Siz bu halinizle bizler açısından ''düşkün'' sünüz.
Aklınız varsa lütfen bu siteyi terkedin.

Almanlara gelince, bu devlet alevileri türkiye cumhuriyeti aleyhine kışkırtabilmek için sözde alevilik (alevicilik) adı altında inancımızı ayrı bir dinmiş gibi göstererek faaliyetler yürütmekte ve insanlarımızı kullanmaktadır.
Maalesef devletimiz kendi vatanlaşlarına sahip çıkmayı bırakın, alman devletinin faaliyetlerini türkiyede de heinrich böll vakfı aracılığıyla sürdürmesine izin vermektedir.
Hoybun cemiyetinin (fransa, ingiltere destekli ermeni kürt çetelerinden kurulu örgüt) kürtleri ve alevileri (seyit rıza bu cemiyet tarafından kullanılmıştır) nasıl silahlandırıp kışkırttığı tarihi vesikalarla ortadadır.


Konu slistre tarafından (13.05.2019 Saat 04:30 ) değiştirilmiştir.
slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
slistre Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
Dede-baba (19.05.2019)
Alt 13.05.2019, 14:35   #100
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 910
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 19
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 26
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
slistre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yazmıyayım diyorum yine yazmak ihtiyacı duyuyorum. Alevilik islamı dışlamaz. Başta imam cafer buyruğu olmak üzere hadionuda reddedelim gerek, nesimi, virani, fuzuli, gerekse tüm diğer ulularımız olsun kaynaklarını bu dinden alır.
Yani ''Muhammed dini''nden alır.
Siz ise mürşidimiz muhammede yezidin kaynaklarından (muaviye dini) alıntılar yaparak olmadık iftiralar sıralamaktasınız.
Siz bu halinizle bizler açısından ''düşkün'' sünüz.
Aklınız varsa lütfen bu siteyi terkedin.

Almanlara gelince, bu devlet alevileri türkiye cumhuriyeti aleyhine kışkırtabilmek için sözde alevilik (alevicilik) adı altında inancımızı ayrı bir dinmiş gibi göstererek faaliyetler yürütmekte ve insanlarımızı kullanmaktadır.
Maalesef devletimiz kendi vatanlaşlarına sahip çıkmayı bırakın, alman devletinin faaliyetlerini türkiyede de heinrich böll vakfı aracılığıyla sürdürmesine izin vermektedir.
Hoybun cemiyetinin (fransa, ingiltere destekli ermeni kürt çetelerinden kurulu örgüt) kürtleri ve alevileri (seyit rıza bu cemiyet tarafından kullanılmıştır) nasıl silahlandırıp kışkırttığı tarihi vesikalarla ortadadır.
Bence yazmazsan daha iyi olur.
Cunku agzina burnuna bulastiriyorsun,
Ne dedigini sende bilmiyorsun...
Yiginla kaynaklarla belge, Delil, Sahit ortaya koyarken, defalarca Ahlaksizlik uzerine kurulmus SAPIK ISLAMIN pisliklerini. igrencliklerini, serefsizliklerini ve insanligin kabul etmedigi haksizliklari siralamisken, bunlara cevap vermek yerine, papagan gibi ayni seyleri yazip, cevap verdiginizimi saniyorsunuz?
Fasist Devletin Irkci ve Fasist bir neferisin...
Halklarin dusmanisin,
Suc sende degil, kendisini ALEVI SITESI goren veya gormeye calisan bu gibi sitelerin, duyarili insanlari uzaklastirip, senin gibileri odullendirmesidir......

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
alevilik


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:06.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica