Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Kültürü

Alevi Kültürü Alevilik üzerine kültürel yazılar, çıkarımlar, sonuçlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 09.07.2015, 16:46   #1
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Alevi İbadeti:Cem

Cem Nedir ? Aleviler Nasıl İbadet Eder ? Cem Nasıl Yapılır ?

CEME HAZIRLIK

Alevi dinsel törenine “Cem” denir. Cem; Alevilerin temel ibadet şeklidir.
Cem ibadetinde; “ölmeden önce ölmek, hesaba çekilmeden önce hesabını vermek, ulu divana alnı açık yüzü ak olarak, kul hakkıyla gitmemektir.
Kul kuldan razı olursa Allah da kuldan razı olur.” Ve “döktüğünüz varsa doldurun, ağlattığınız varsa güldürün” ilkesi gereğince; nefsi için ailesini boşayanlar, yalancı şahitlik edenler, hırsızlık yapanlar, haram kazanç sağlayanlar, vatan borcunu ödemeyenler, atasına evlatlık görevi yapmayanlar, komşusuna zarar verenler, kısaca zararlı kişiler ceme alınmazlar.

Ceme gelen can, en güzel giysilerini giyer ve ceme temiz ve pak bir şekilde gelir. Evi ve komşuları ile barışık olmalı, can incitmemelidir. Küskünlükler varsa barışılmalıdır ve ceme girmeden bu yapılmalıdır.
Bedenin abdesti su ile, nefsin abdesti gözyaşı ile, aklın abdesti ilim ile, ruhun abdesti aşk ve muhabbet iledir.
Canlar helal kazancından lokma yapar ya da ceme götüreceği bir yiyecek alır. Ve aile efradı ile ceme gelir, lokmasını lokmacıya, ayakkabılarını İznikçiye teslim eder.
İçeri girerken de meydana niyaz eder, diz üstü oturur ve cümlenin niyazı yapılır. Cemde konuşulmaz, edep erkana uyulur. Ta ki dedenin destur verdiği cemin bitişine kadar..

Dedelerimiz derdi ki; Oturun izzet ile, dinleyin hürmet ile, söyleyin edep ile. İbadetlerimizin kabulünün niyazıyla.


Kısaca Cemdeki hizmetlerin tanımlarına gelince


DARA DURMAK

Dar Yüce Yaratıcının huzurunda durduğunu kabul ederek özünü, benliğini ortaya koyup, teslim olmanın adıdır. Yaratanın huzurunda Gizlilik, saklılık yoktur. O her şeyi bilen ve görendir. Bilineni bilenden saklamanın bir anlamı da yoktur. Bu darda “ölmezden önce ölünür ve yaşamı sorgulanarak, pak insan olunur.” Ruhumuzu da arındırmamız lazım. Din, ruh fezasında yükselmenin adıdır. Öyleyse “Beytullah” dediğimiz öz, yani vicdani öz, kendini sorgulamalıdır
Aklı temizlemenin adıdır dar..

RAZILIK ALMAK

Razılık, bireye mahsustur, arınmaktır. Gönül kırdıysa özür dileyici olup, kırdığı gönlü onarmak, ağlattığını güldürmek, zarar verdiklerinin zararlarını ödemek yani, kul hakkını sahibine yaşıyorken vermektir..
Kur’an; “Şu bir gerçektir ki, müminler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın”, diye buyuruyor.
İnsanlar kendi gönlündeki huzuru yakalarsa, herkesle uzlaşırsa, dünya barışına giden yolun kapısını açar. Tüm yaratılmışla dost olur.
Kur’an;” Ey can! Razı etmiş ve edilmiş olarak sevgiyle dön Rabbine.”(Fecir; 27-28) der. Öyleyse birbirimizle barış içinde olmalıyız.


BİSMİŞAH (ŞAHIN ADIYLA)

Hz. Mevlana’nın Mesnevisi de “BİŞNEV” yani “İŞİT” sözüyle başlar. Allah aşkı ile dolu olan bir Veli neden Besmele ile başlamamıştır?

Tasavvufçular araştırmışlardır. “Bişnev” sözü; B ile başlamaktadır. Bu besmelenin yerini tutabilir. Çünkü, Velilerin sözleri, sembollerledir. B Hz. Muhammed, noktası İmam Ali’dir.

Hz. İmam Ali:” Kur’an’da ne varsa Fatiha’da, Fatiha’da ne varsa Besmele’de, Besmele’de ne varsa başında ki B harfindedir. Ve ben de B’ nin altındaki noktayım. “İlim noktadır, cahiller onu çoğaltmıştır.” Diye buyurmuş ve bu şekilde açıklamıştır. Yani “Bismişah” besmeledir.


ALLAH - ALLAH

Allah kelimesi bir zikirdir. Bu zikir, her insanın haline uygun en ideal zikirdir. Çünkü Allah lafzı ilahı isim ve sıfatların tek kelimeyle özeti olup, onunla zikreden muhtaç olduğu tecelli neyse ona ulaşır.Kula düşen, yaratanın bütün isimlerini bünyesinde toplayan ALLAH lafzına sığınmaktır. ALLAH, Cenabı Hakk’ın zatını, sıfatlarını, fiillerini hep birden ifade eder. Bütün Kemal sıfatları ondadır. Bizler cemlerimizde Amin yerine ALLAH ALLAH deriz. Amin kelimesi Öyle olsun, kabul ettik anlamındadır. Kim nasıl zikrederse Allah kabul eylesin. Biz aleviler Amin yerine ALLAH ALLAH deriz.



SU DAĞITMAK (SAKİ)

“Bütün canlıları sudan yarattık” (Enbiya 30)
“Ve Rableri onlara en temiz içeceklerden ikram edecek” (insan 21)
Su, can verendir, diriltendir. Su paklıktır, arılıktır. Alak suresindeki sudan yaratılışa ve mazlum Kerbela şehitlerinin anısına binaen su dağıtırız.




ÇERAĞ YAKMAK

Nur suresinin 35 ve 36. ayetleri gereğince 3 mum yakarız.
Allah’ın, Nübüvvetin, Velayetin nurunu temsilen.
Nur, ışıktır. Kandil nasıl ışık verip, karanlığı aydınlatıyorsa, bizlerde çerağ gibi ışık vermeliyiz. Bilimle donanmalıyız. İnsanlığa yararlı olmalıyız.



TÖVBE (TEVBE) ERKANI

Kul hakkının tövbesi olmaz. Kul hakkı da “Hakkı sahibine ödemekle” olur. Kur’an, ibadetle ilgili bir yaptırımdan söz etmez, ancak insan haklarının ihlaline maddi yaptırım öngörür.

Bir hakkı bağışlamak veya ondan vazgeçmek yetkisi yalnız o hakkın sahibine aittir. Kur’an; “Allah’tan af dileyin” diye buyurur. İnsan, yaratıcı karşısında sürekli bir biçimde noksanlığını görmeli ve ondan yeterince olgunlaşamadığı için af dilemelidir. Sürekli boyut değiştiren benlik, bir önceki halindeki eksikliğe af diler.

Hz. Ali; “Tövbe, insanın kalbiyle pişmanlık duyması, diliyle bağış dilemesi, bedeniyle günahları bırakması ve bu günahları tekrarlamayacağına dair içtenlikle karar vermesi demektir.”



SECDE ETMEK

Secde, kulluğun en güzel göstergesi ve ibadetin de simgesidir. Teslimiyetin en güzel ifadesidir.Tevhid dininde ibadetin omurgasıdır. Yüce kitabımız da; ”SECDE ET VE YAKLAŞ” diye buyurur.
Secde, bir üst varlığa boyun büküştür. Hz. Ali; “Beden ve gönül secdesin den bahseder. Beden secdesi yedi şerefli azanın toprağa tekabülü, gönül secdesi ise dünyalıktan uzaklaşmaktır.
Hz. Mevlana da: “Nereye baş koyarsam koyayım secde edilen o’dur; Altı yönde de tapılacak o’dur. Altı yönden dışarıda da bağ-bahçe gül, bülbül, sema, güzel… Bunların tümü de bahane, maksat hep o’dur O”
Öyleyse secde, o büyük tek varlığa aczini ve teslimiyetini ifade etmenin adıdır. Secde, ibadetin özüdür.


SÜPÜRGE HİZMETİ

Hacı Veli şöyle buyurur;
Söyle inanlara; Gönül evlerini alçak gönüllülük aşıklık süpürgesiyle süpürsünler. Hırsı, nasılı, niçini, münafıklılığı, hainliği, çekememezliği, dedikoduyu süpürüp atsınlar. Süpürge, manevi iç temizliğimizin sembolüdür. İnanç, bir iç dünya olayıdır.


MERSİYE

Cemimizde hep birlikte ayağa kalkarak mersiye okuruz. Birlikte ayağa kalkış uyanan enerjiyi sembolize eder. Şehitlere sevgi, insanlığın vefa borcudur. Yüce Kitabımız: “Allah yolunda öldürülmüşleri ölüler sanmayın onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklandırılıyorlar.” Bizlerde Kur’an’ın sevmeyi bizlere farz kıldığı Alemlerin Rahmeti Muhammed’in ailesi Ehlibeyt’e mersiye okuruz.
Allah’a muhabbet arttımı, hüzünde artar. Gözyaşı ile içiniz yıkanır, temizlenir. Hüzün bizi Allah’a yaklaştırır.
Bir bilge şöyle der; “Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmazsa, kişide acı çekmeden olgunlaşamaz .” O acı da Muhammed evlatlarının acısı olursa, İmam Hüseyin acısı olursa içinde insan sevgisi olan herkes gözyaşı döker.

CEM DEKİ SIRALAMA

Cemdeki sıralama şöyledir;
Dede Ceme girer, ayakta (darda) olan halka dar duasını verir.

Sohbet eder. (Güncel konularda veya tarihi konularda, aydınlatıcı konuşmalar yapar. Ceme katılanların her türlü sorularını yanıtlar)

Dede cemaatten razılık ister. Sorunlar varsa çözer. (Küskünleri, dargınları barıştırır.)

Edep erkâna dâvet eder.
Sâlat ve selam verilir.
On iki hizmet görev deyişi okunur. (zakir)
On iki hizmet sahiplerine dede toplu dua verir.
Post serilir ve duaları verilir.
Tezekkâr hizmetleri ve duaları verilir.
Çerağ uyandırılır ve duaları verilir.
Süpürgeci hizmeti ve duaları verilir.
Gözcü hizmeti ve duası verilir.
Tövbe duası okunur.
Secde duası (gülbank) verilir.
Duvazimam okunur.
Secde duası verilir.
Tevhid edilir.
Secde duası verilir.
Tevhid edilir.
Secde duası verilir.
Mir’ac’lama okunur ve Kırklar Semahı yapılır.
İstek semahları yapılır.
Saki suyu dağıtılır ve duaları verilir.
Mersiyeler okunur.
Secde duası verilir.
Süpürge (Farraş) hizmeti ve duaları verilir.
Lokma hizmeti ve duaları verilir.
Çerağ söndürülür.
Post kaldırılır.
On iki hizmet yapanların toplu duası verilir.
Dağılma (Gidene - Durana) duası verilir.

CEM İBADETİ

CEMLERİMİZ GENELLİKLE EN AZ 2 -3 SAAT SÜRER. FAKAT BU SÜRE KÖYLERDE ÇOK DAHA UZUN SÜRMEKTE HATTA GÜNLERCE CEM İBADETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR. ANCAK BÜYÜK ŞEHİRLERDE BÖYLE BİR İMKAN (ŞİMDİLİK) YOKTUR.

CEMLERİMİZDE ALLAH'A PEYGAMBERLERİNE EHLİBEYTİNE DUA VE TEVHİTLERLE, SEMAHLARLA GEÇER. YANİ SEMAH DÖNMEK TEK BAŞINA BİR CEM İBADETİ DEĞİLDİR. CEM İBADETİ İÇİNDEKİ BİR HİZMET BİR BÖLÜMDÜR. CEM İBADETİMİZİN ÇOK BÜYÜK BÖLÜMÜ ALLAH'A PEYGAMVERLERİNE EHLİBEYTİNE DUA VE TEVHİTLERLE GEÇER.

Alevi cemleri Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece yapılır.
Cem evinde cemaat (halk) toplanmıştır. Bütün hizmetliler yerini almıştır. Gözcü, cemaatin hazır olduğunu dedeye duyurur.

Bunun üzerine Dede (pir) ceme girer. Cemaat ayakta dardadır. Dede meydana gelir, niyazını yapar ve dardaki cemaatin karşısında dara durarak şu duayı okur:


Bismişah Allah Allah!

Geldiğiniz Yoldan, Durduğunuz Dardan, Çağırdığınız Pirden Şefâat Göresiniz.

Darlarınız, divanlarınız kabul ola. Muratlarınız hasıl ola.

Dergâh-ı izzetine yazılmış ola.
Darına durduk, Yâ Allah... yâ Allah... yâ Allah...
Divanına durduk, Yâ Muhammed... yâ Muhammed... yâ Muhammed…
Keremine sığındık, Yâ Ali... Yâ Ali... Yâ Ali…

İnâyet eyleyin, Yâ Oniki İmamlar.
Yol gösterin, Yâ On Dört Masumu Paklar.
Yardım eyleyin, Yâ On Yedi Kemerbestler.
Ceminize alın, Yâ Kırklar.
Bağışlanma, senin yüzü suyu hürmetine olsun, Yâ Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Veli.
Yâ Rabbi! darlarımızı, divanlarımızı dergâh-ı izzetinde Kabul Eyle!
Gerçeğe Hû!

Dede, postuna niyaz eder ve makamına oturur. Cemaatin rahat oturmasını sağlar. Aydınlatıcı konuşmalarını (Güncel konularda veya tarihi konularda, aydınlatıcı konuşmalar yapar. Ceme katılanların her türlü sorularını yanıtlar) sonra ceme başlayacağını söyler ve cemaatten razılık ister.

Şöyle hitap eder:
Canlar! yolumuz, rıza yoludur. Biz, sizi size teslim edeceğiz. Sizin özünüze, özünüzdeki Hakk’a teslim edeceğiz. Özünüzdeki Hak’la dar ve didar olacaksınız.
Aranızda dargın ve küskün olanlar, üzerinde kul hakkı olanlar varsa, bilerek veya bilmeyerek hata ve günah işledi iseniz lütfen hakk meydanına çıkınız ve özünüzü dara çekiniz. Yok ise “Allah Eyvallah” deyiniz.
Birbirinizden razı mısınız?...
Birbirlerinize haklarınızı helâl ediyor musunuz?...
Helal ediyorsanız “edeb erkân, sükutu lisan, mü’mine nişan” (Düzgün oturun, konuşmayın ve barışık olduğunuza dair niyazlaşın anlamındadır).

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.07.2015, 17:40   #2
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

HAŞİM KUTLU: Kızılbaş Alevilikte cem ya da meydan

Alevilikte, erkânlar gereği ‘Cem nedir?’ sorusuyla konuya girilmez ama Cem adı verilen kutsal etkinliğinin bizzat kendisinin anlatımına girişilir. Ne ki, bu çalışmamda ayrıksı olarak ‘Cem nedir, nasıl anlamalıyız?’ sorusuna yanıt vererek konuya girmek istiyorum.

Cem, en genel bir ifade ile özün her türlü olumsuzluktan, kirlilikten arındırılması ve öz birliğine yetilmesi anlamına gelir. Bu bağlamda bir tefekkür ya da içe kapanmayı da ifade etmektedir. Her türlü ikilikten ve ikircikli tutumdan arınmak ve öz birliğine yetilmektir. Dikkat edilirse bu ifade, kişinin kendi kendisiyle cem olması ya da bir’liğe yetmesiyle ilgili bir ifadedir. Bununla birlikte kişi ile kişi, kişi ile toplum ve nihayet kişinin maddi manevi doğal çevresi ile cem olması, bir’liğe yetmesi vardır. Dahası, toplumun bizzat kendisinin cem olması ve bir’liğe yetmesi vardır ki, şekilsel olarak farklı meydanlarda ifadesini bulsa da özü hep aynıdır.
Cem olmanın özü - birey için belirttiğimiz gibi toplum için de söyleyebiliriz - bütün bir maddi ve manevi yaşamda, ahlak insanı, ahlak toplumu olabilmektir. Yol dili ile söyleyecek olursak, “tek can tek nefes” olabilmektir. Ahlak toplumu derken, Aleviler böyle bir amaçla ve bilgi donanımıyla, yani, ‘Biz ahlak toplumu olacağız’ diyerek yapmazlar bunu ve ayrıca buna gereksinmeleri de yoktur. Çünkü, ayrıca doğacı ya da çevreci olmaları gerekmediği gibi, onların yaşamlarının kendisi ahlaktır, çevreci ve doğacıdır. Tabii bütün bunları belirtirken “günün Aleviliği”nden söz etmediğimin, tam tersine, otantik “Yol’un Aleviliği”nden söz ettiğimin farkında olunmalıdır.
Cem için bu kısa tanımı yapabiliriz ama bilmeliyiz ki tanım ve tarifler konuyu ancak bir boyutu ile anlamamıza yardımcı olabilir. Konunun kendisini tam olarak kapsamayacağı için de, doğası gereği eksikli bir yaklaşım olur. Hal böyle olunca, biraz daha kapsayıcı bilgiye doğal olarak gereksinim vardır. Belli ki, biz eğer bir tapınma ya da güncel ifade ile bir ibadet ya da ritüelden söz ediyorsak; kuşkusuz, aynı zamanda bir kutsallıktan ve kutsal sayılanın manevi huzurunda, söz ile ve davranış ile saygı ediniminde bulunmaktan söz ediyoruz demektir. Hal böyle ise eğer, sözü geçen kutsallık nedir ve nasıl anlamalıyız?
Açıktır ki güncelde, tapınma ya da ibadetten söz edilen yerde de anlaşılan tek kutsallık Allah’tır. Bugün böyle anlaşılsa bile gelmiş geçmiş tekmil kutsallıkların kökü üç temel unsura dayanır. Birincisi, BARINMA’dır. İkincisi, BESLENME’dir. Üçüncüsü ise ÜREYİM ya da neslin üretimi yani DOĞUM’dur. Bu üçlü kutsal öğe, en kadim kutsallıktır ve tapınmalar başlangıçta bu üçlü kutsal öğeye saygı sunumu olarak başlamıştır. Otantik Alevilikte kutsallığın bu üçlü kadim terkibi hiç bozulmadı. Barınma simgesi olarak Ocak ve aynı bağlamda hane simgesi eşik hala kutsaldır. Yine beslenme simgesi sofra ve lokma ya da niyazlık halka kutsaldır ve bu üçlü, bir cem ayinin ayrılmaz bileşenleridir. Bu üçlü kutsal terkip Ana şahsında ifadesini bulduğundan Aleviliğin batıni yüzünde; Yol, ana olarak; baba, Erkan olarak tanımlanır.
Bu bağlamda da kadim kutsalların doğal ve dünyasal oluşuna koşut, bunlara sunulan saygı ve şükran edinimi de dünyasal olmak durumundaydı ve öyle de oldu.
Burada yeri gelmiş iken şöyle bir soru sorulabilir: İnsan soyunun kadim geçmişinde, hem kutsal saydıkları hem de manevi olarak o kutsallara yönelik sunumlarda bulundukları şeyler, dünyasal iken, nasıl oldu da, önce göksel bir kimlik kazandı sonra da fizik ötesine yani “Öte Dünya”ya taşındı? Kuşkusuz ince ve uzun bir yol süreki ile gerçekleşti bütün bunlar ama soru, tanrılar ve dinler söz konusu olduğunda, mutlaka ayrıca yanıtlanması gereken temel bir konuyu kapsar. Ne yazık ki bunun yeri de bu makale değildir. Alevilikte cem ya da Yol diliyle cem değil de MEYDAN konusunu, dayanakları bakımından nispeten daha esaslı anlamak için, kısaca da olsa burada kutsallık ve saygıdan söz etmek durumunda kaldım.
İster tek tanrılı olsun isterse çok tanrılı olsun, kapitalist toplum öncesi dinler, en temelde iki bölümde ele alınabilir. Birinci bölümdekiler, doğal dinler ya da aynı bağlamda doğal/ortaklık toplumu dinleridir. İkici bölümdekiler ise ‘semavi dinler’ olarak da tanımlanan “devletli toplum” dinleridir. Güncelde devlet ve iktidarın tetiklemesiyle ‘Alevilik din midir, mezhep midir?’ ya da ‘İslam’ın bir yorumu mudur?’ ya da ‘İslam’ın içinde midir dışında mıdır?’ gibi yaklaşımlarla güncelleştirilen provokatif yaklaşımlara girmeden belirtmek gerekirse, konumuz bağlamında Alevilik, “doğal dinler” içinde yer alan en kadim din sürekine dayanır ve sadece bir iman ve itikatı kapsamaz. Bu haliyle de, yani hem toplumsal yaşam koşullarıyla hem de onun maneviyatını dillendiren, bir tarım toplumu yapılanmasıdır.
Alevilikte Cem-Civat bağlamında açılan meydanların tamamı, onun dünya görüşü ve sosyal yaşam tarzından ayrılmaz. Bir çiftçi ve çoban toplumunun günlük yaşam tarzını, kutsanması ve olumsuzluklardan arındırılması bağlamında bir cem erkanının tamamında görmek mümkündür. Zaten biraz da bu yüzden olacak ki, iman ve itikatlarını “öte dünya” anlayışına göre düzenleyenler ve ibadetlerini buna göre yerine getirenler, cemlere dışarıdan bakıp, ‘Bu ibadet değil cümbüştür’ diyebiliyor en iyimser yaklaşımla. Tabii ki ‘mum söndürüldüğü’ ya da ‘ana ve bacının bilinmediği bir seks partisi’ olduğu yolundaki modernite dahil bütün devletli dinlerce öteleyen ve aşağılayan nitelendirmeleri de hiç hesaba katmak istemiyorum.
Aleviliğin değişik süreklerindeki cemlerde nüanslar vardır ama bununla birlikte genel yapı değişmez. Bu bağlamda cemler, sıralı cemler ve özel cemler olarak iki başlık altında toplanabilir. Sıralı cem meydanları, yılın belli mevsimlerinde yerine getirilmesi gereken cemler olduğu gibi yılın belli ay ve günlerinde yapılması gereken cemlerden oluşur. Örnek olsun; On iki Nur (Donzdeh Nurani) hakkı için yerine getirilen, bugün Kerbela Matemi olarak adlandırılan ve on iki günlük yastan sonra yerine getirilen aşura cemi ayini, Hızır cemi, Hıdrellez (Hıdır-Eliyas) cemi, Newroz cemi gibi cemler, sıralı cem sürekindendirler.
Bu cemler, her yılın belli aylarının belli günlerinde yerine getirilirler. Örneğin her yıl, günleri, 13 gün evvele kaydırılarak kutlanan İslami kurban bayramından 20 gün sonraya denk getirilerek yerine getirilen, Kerbela Yası ve aşura cem ayini, bugün yanılsamalı olarak sanıldığı gibi, kurban bayramlarından 20 gün sonrasında değil, her yıl Ekim ayının birinci ve on ikici günü arasında yerine getirilir. Bugünkü uygulanış şeklinde bile o günkü takvim belirlemelerine baktığınızda, o günün Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edildiği gün olduğunun kayıt edildiği görülür ama yine de bu çelişkili yaklaşım sürdürülmeye devam edilir!
Bunlara her hafta perşembeyi cuma gününe bağlayan ve akşamları yerine getirilen, haftalık muhabbet cemini de eklemek gerekir. Muhabbet cemi, Abdal Musa cemi diye de adlandırılır. Daha çok gençlerin de yer aldığı eğitim esaslı cemlerdir.
Yıllık olarak özellikle hasat sonunda yerine getirilen, yıllık görgü cemlerini de buna eklemek gerekir. Özel olarak yerine getirilen cemler hanesinde de değerlendirilir ama çoğu kere yıllık görgü meydanları sırasında, Yol’a girecek genç Alevi adaylarının ikrarları da görülür. Çünkü ikrar cemleri de görgüden sayılır.
Özel olarak yerine getirilen cemler ise daha çok isteğe bağlı olarak yerine getirilen cemlerdir. İkrar cemleri, eşleşme ya da müsahip (birayê musaviyê = eşitlik kardeşliği) cemleri ile çeşitli anlaşmazlıkların çıkmasında durumun aciliyetine ve tarafların isteğine bağlı olarak görgü cemleri yapılır. Bir de Mihman Meydanı ya da cemi diye adlandırılan, dışarıdan konuk olarak gelen yol kardeşleri hakkına düzenlenen özel bağlamda cemler vardır.
Dikkat edilirse yer yer eşanlamlı kimi kavramları -ki bu kavramlar Yol diline ilişkin yol kavramlarıdır- sıklıkla kullandım. Geçerken bu duruma ilişkin de bir not düşmek istiyorum. Günün Aleviliğinin en önemli ayırt edici özelliği, onun, esası itibariyle ortaklığa dayalı köylü karakterinin çözülmüş olmasıdır. Alevi toplumu bugün artık ortaklık toplumunun değil, kapitalist mülk toplumunun bir bileşenidir! Toplumun otantik özelliklerinin de artık tarih olduğu anlamına geliyor bu. Bu bağlamda da günün Alevisi sadece Yola değil onun diline de yabancıdır. İnkarcı ve ırkçı devlet yapılanmasının yıllara dayanan imhacı ve bozucu etkilerini de bu yabancılaşmaya eklersek, günün Alevilerinin tam bir bozulmayı ve kendi gerçeklerine yabancılaşmayı yaşadıklarını belirtirsek abartı olmaz. Kolektif hafızanın karanlıklarından ola ki gün ışığına çıkma olanağı bulabilir düşüncesiyle bu kavramlara yer verdim. Böylece genç kuşaklara da Aleviliği kendi kavramlarıyla tanıma olanağı sunulmuş olur diye düşündüm.
Diğer yandan, her biri kendi başına bir konu olması nedeniyle, yukarıda kutsanma ve arınma bağlamında cem ayinlerinin temel özelliğinden söz etmeme karşın, cemlerin yapılış şekillerine, yine bu bağlamda hizmet özelliklerine hiç girmedim.
Sonuç olarak, sözü çokça uzatmaya gerek yok. Kadim özellikleri itibariyle bir ortaklık toplumu ve doğal din yapılanması olan Alevilik ve hele de Kızılbaş Alevilik sürekinde, öyle sanıldığı gibi, bugün özellikle de metropollerde inşa edilen ve birer minaresiz cami örneği cemevlerine de, büyük çaplı kalabalıklarla yerine getirilen ve şekilden ibaret olan cemlere de gereksinmesi olmamıştır. Onun için, insan suretinde olması da gerekmez, ÜÇ CAN BİR CEM olmuştur hep. Arî Mezin örneği ulu dağ eteklerinde. Soylu selvilerin, soğuk su kaynaklarının hemen yanı başındaki düzlerde, geceleri de değil, günün gün ortasında, bir börtü bir böcekle, üç can bir cem olmayı bilmiştir. O soylu yerlerin hala bu topluluğun bugünkü kuşaklarınca bile ziyaret kabul edilmesinin başkaca nasıl izahı yapılabilir ki!*
* Geniş bilgilenme için bkz.:
Haşim Kutlu, Kızılbaş Alevilikte Yol Erkan Meydan, Yurt Yayınları; Ankara.
Haşim Kutlu, Kızılbaş Kadın, Alev Yayınları, İstanbul.
Temel Özellikleriyle Kızılbaş Alevilik.
Ateşin ve Güneşin Yeryüzündeki Tezahürü Olarak Bozatlı Hızır.

Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Amistofes Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
aris (12.07.2015), yıldızbaba (10.12.2015)
Alt 09.07.2015, 18:11   #3
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Cem nedir?
Cem Alevilerin toplu halde ettikleri ibadetin adıdır.

Kavram olarak Cem Arapça bir kelime olup toplanma, birikme, bir araya gelme manasına gelmektedir.

Cem’in kaynağı Kırklar Cem’idir.

Cem ibadetini diğer inançlardaki ibadetlerden farklı kılan en önemli unsur; Cem de bulunanların ayni zamanda toplumda hesap vermekle yükümlü olmalarıdır. Cem de bulunalar bir birlerinden Razı Olmak zorundalar.

Cem de bulunan bir kişi başka bir kişiye dargınsa, bu iki kişinin dargınlıkları giderilmeden, barışmaları sağlanmadan Cem’e başlanmaz.

Alevilerin toplu anlamda temel ibadeti olan Cem, bir DEDE´nin gözetiminde, önderliğinde yerine getirilir.

Cem ibadetine katil, hırsız, yolsuz, düşkün kimseler giremez.

Cem ibadetini kısa bir şekilde tanımlamak mümkün değil. Bu anlamda Cem’in ne olduğunu ve nasıl uygulandığını tam manasıyla kavramak için en yakındaki Cem evine gidip bilgilenmek gerekiyor.

Erenler cemine hercan giremez

Şah’a kanber gibi kul olmayınca

Her kanberim diyen kanber olamaz

Edep ile erken yol olmayınca



CEM’in Amacı: İnsan ilişkilerini, otokontrol toplumsal duruşma ile kusursuzlaştırma ve olgunlaştırmadır. İnsanda, insan sevgisi, hoşgörü ve sanatsal uygulama ile dinlendiricidir.



Alevilik’de, uygulanan altı tür Cem vardır. Bunlar şunlardır:

İrşat Cemi (Gençleri, yeni yetişenleri aydınlatma Cemi).
Koldan Kopma Cemi (Suç işleyenlerin, düşkünlerin, toplumsal suçların yargılandığı Cem).
Müsahiplik Cemi (İkrar veren aileler arasındaki birlikteliği, dayanışmayı işleyen İkrar Cemi).
Lokma ve Dardan indirme Cemi (Herhangi bir konuda adak adayanlar, baba ve annelerinin Hakk’a yürümesinde helallık alma Cemi)
Abdal Musa Kurban Cemi (Kurban kesip çevreye dağıtılan Cem). Bu Cem Hacı Bektaş Veli döneminden sonra uygulanmaya başlanmıştır.
Görgü Cemi (Aleviler’de çok özel, önem taşıyan bir Cemdir).
İRŞAD CEMİ:

İrşad Cemi kısaca yeni yetişen kız ve erkek gençlerimizi eğiten, yolun kurallarını gösteren, Cemde nasıl davranacaklarını bildiren, duaları öğreten, insanların birbirleri ile nasıl kaynaşacağını sağlayan, dinler ve inançlar hakkında bilgilendirme yapan bir Cemdir.

KOLDAN KOPMA CEMİ:

Bu Cem Alevilikte Halk mahkemesinin işlediği, toplum içinde sosyal sorunların karara bağlandığı, toplumsal suç işleyenlerin müşkillerinin görülüp giderildiği, daha bir çok konuyu kapsayan bir Cem biçimidir. Bu Cemde tüm ihtilafları Dede, Pir veya Mürşid yöre halkının çoğunluğunun da katıldığı kararı uygular. Verilen karar herkes için geçerlidir.

MUSAHİPLİK CEMİ:

Alevi Cemleri’nin içerisinde Müsahiplik Cemi çok önemli bir yer tutmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi, Alevilik güçlü ahlak sistemine dayanan, eşitlik ilkesini, paylaşımı ve sosyal adaleti kendi bünyesinde barındıran bir inanç biçimidir. Hamı kendi içinde olgunlaştırdığı gibi, “İnsan-ı kâmil” olmaya yönelik yoğun çaba ve çalışma içine girer. Aileleri birbirleri ile kaynaştırıp dayanışmayı sağlayan bir humanizmaya sahiptir.

İşte bunun adı insanın insanla Müsahib olmasıdır. Yani birbiriyle ilke birliği, yaşam birliği ve daha da ileriye giderek kardeşlik anlaşmasının musahiplik vesilesiyle ikrarlaşmasıdır. Alevilik’de Müsahip olmadan önce belli olgunluk aşamaları vardır.

LOKMA CEMİ:

Adına Lokma Cemi dediğimiz Cem, kulun kula razılık Cemidir. Bir helallaşma Cemidir. Bir gönül alma Cemidir. Adak Kurbanları, Adak yemekleri bu Cemde yapılır. Bu Cemin diğer bir adı da “DARDAN İNDİRME CEMİ”dir. Anadolu’nun bazı yörelerinde Lokma Cemi, diğer bazı yörelerden de Dardan indirme Cemi olarak anılmaktadır.

Dardan indirme, anne, baba veya bir yakının Hakk’a yürümesiyle ilgilidir. Baba, Anne veya bir yakın akrabası Hakk’a yürüyen kişi, ilk üçüncü günü bir yemek verir. Yedinci ve Kırkıncı günü tekrar bir yemek verilir. Bu her üç yemek bir gelenektir. Ancak dardan indirme Ceminin amacı değişiktir. Bu Cemin belli bir günü yoktur. Ama aynı yıl içinde yapılması da bir görev sayılır.

Ölen kişi için Alevilikte daha çok “Hakk’a yürüdü” deyimi kullanılır. Hakk’a yürüyen kişinin tüm tanıdıkları, alış veriş ilişkisi olduğu kimseler, çevrede tanıdığı akraba ve arkadaşları çağrılarak hem halkın huzurunda, hem de Dede’nin huzurunda razılık alınır. Borcu varsa ödenir. Alacağı varsa alınarak yakınına teslim edilir. Sağlığında gücendirdiği kimseler varsa onların razılığı alınır. Kurallar yerine getirildikten sonra yemekler yenilir. Dualar ve gülbenkler okunarak kişiye razılık verilmiş olunulur.

ABDAL MUSA CEMİ:

Abdal Musa, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin önemli kerametler gösteren halifelerindendir. Abdal Musa Alevi ve Bektaşi’lerde saygı ile anılan “sultanlık” payesi almış, bir çok kerametleri olan velilerden birisidir.

Abdal Musa Ceminde kural olarak bir yola alınma veya görgü amacı yoktur. Özellikle Ege ve Akdeniz yöresinde adına Tahtacı ve Çepni dediğimiz boylarda Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gecelerde adak kurbanları gibi konularla ilgili Cem düzenlenir. Bu cemler’de köy halkı biraraya toplanır. Dargınlar, küsler barışır, komşular birbirlerine lokma verirler.

GÖRGÜ CEMİ:

Alevilikte görgü Cemi özellikle tüm kurallarıyla deüişik yörelerde noksansız olarak tatbik edilir. Görgü Cemine girebilmek için, Müsahipli olmak, evli olmak, adap ve ahlaka uygun olmak, düşkün olmamak, yani toplum içerisinde her hangi yüz kızartıcı bir suçu bulunmamak. Pire, Mürşide ve Dede’ye inançlı ve itikatlı olmak. Kişinin mevki ve makamı ne olursa olsun Cemevi’nin eşiğinden adımını içeriye attıktan sonra, Ceme katılan canlar kendi arasında bir fark gözetmemek ve Allah’ın birliğine Peygamberin Resulluğuna inanmaktır.

Alevi Cemleri, Ceme katılan aileler tarafından sosyal dayanışma suretiyle yaşamaktadır. Diğer bir deyimle Aleviler laikliği kendi içlerinde 1400 yıllık tarihi bir süreçde yaşatmışlardır.

Cemde oniki hizmet görevlileri

1-DEDE (PİR-MÜRŞİD): Cemi yöneten,yükseköğretim görevlisi,hakem,hakim,üst bilgili.

2-REHBER (yol gösteren): İlköğretim görevlisi,oniki hizmet sorumlusu.

3-ZAKİR (ozan, aşık, sanatçı) Saz,söz ustası.

4-GÖZCÜ (Gözlemci) Cem evinde düzeni,sükuneti,disiplini sağlar.

5-ÇERAĞCI (Işıkçı) Cem evinde meydanı aydınlatır,delilci.

6-PEYK (Haberci): Halkı cem evine (yerine) çağıran.

7-NİYAZCI (Lokmacı, kurbancı, sofracı) Halkın, evlerinden getirdiği yiyeceklerle (Niyaz) ilgilenir

8-PERVANE (Semah ve meydan sorumlusu) Meydan ve semahla ilgilenir.

9-İZNİKÇİ (Temizlik Sorumlusu) Temizlik ihtiyaç malzemeleri bulundurur. (Su,sabun, havlu,kap vs..)

10-FERRAŞ (Süpürgeci) Cem meydanında simgesel temizlik görevini yapar.

11-SAKKACI (Saka,su dağıtıcı) Cemde su dağıtıcı. (Hz. Hüseyin’i anımsatma)

12-KAPICI (dış kapı görevlisi) Dışardan, içerden gelen gidenleri gözlemler,ilgilenir.

Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Amistofes Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
aris (12.07.2015), yıldızbaba (10.12.2015)
Alt 11.07.2015, 21:57   #4
Yazar
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.08.2008
Mesajlar: 492
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 210
HURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 75
220 Mesajına 329 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Daha önceleri kaleme aldığım bir yazımı koyup sonrada başka yorumlar yapacağım. Aklı başında her alevi ruhundan ve bildikleri ilk kapı inancını sıyrılarak alevi ye yakışır şekilde kendisini sorgulasın.

1-Çoğu aktarımlarda Kırklar da mevcut olarak Hasan ve Hüseyin’in varlığından söz edilir.İslami acıdan, miraç olayı Hz.Muhammed’in Mekke döneminde olduğu bilinmektedir.Hz. Ali ve Fatıma hicretten sonra Medine döneminde dünya evine girdiler.Böylelikle de çocukukları Medine de dünyaya gelmişlerdir.

2- İsfahanlı Zerdüşt çocuğu olan Alinin arkadaşı yoldaşı Selman Faris-i hicretten sonra Müslüman olmuştur. Yani miraçtan çok sonra Müslümanığa giriş yapmıştır. Miraç olayı Hz.Muhammed Mekke de yaşadığı dönemde olduğundan dolayı Salman nın kırklar miraçın da olma olasılığı ve ihtimali yoktur.Hatta bu mefhumu analiz edersek konu inanc islami bir düşünce ürününün olmadığıda aşikarlığı ortaya çıkar.


3-Kuranıkerim’de namaz vakitleri kesin olarak gösterilirken. Bizde illa bu böyle değil diyen cem ayinini namaz yerine koymaya çalışmak kurana islami ictiatlara terstir. Yırtılmanın bir manası yoktur. Bunu zaman içerisinde acaba diyerek batı-ı manada açıklaya bilirmiyiz yorum ústúne yorum yaparak istediğimiz kívama getirdik diye bizde yaptık. İslam namazının cemle YOLUMUZ ile alakası olmadığını gördük.Yanlıştan döndük.

4-İslam’da cemal cemale ibadeti kabul görmezler. Nereye dönersen dön Hakk oradadır. Yön olayı Sonraki Kuran ayetlerinde Kâbe-ye dönmeyi emreder. Bizzat ibadet yaparken yapılması istenilen ritüel dır. Cenaze defin olayı bile bu yöndedir. Peki, canlar cemal cemale döneriz. Kâbe bizim için bir şey ifade etmez. Ama İslam için namazda olmazsa olmazlardan kutsallardan ve kabenin inancımızda yeri ykken islami acídan Allahın evi olarak ayetlerde yer alır?

5-İslam’da ibadet (aksatılmaz) herkes camiye girmekte hürdür ve ibadetini yapar yasaklayamazsınız. Muaviye ile imam Ali aynı safta namaz kıla bilmiştir. Ömer ile Osman Ali salman ve Gıffari ve Halit bin velit ve ebu hürreyye gibi. Her gürgün ve zamanları belli periyotlarla ifa edilir.

Lakin Can anlayışında nefsi için ailesini boşayanlar, yalancı şahitlik edenler, hırsızlık yapanlar, haram kazanç sağlayanlar,(kendi toplumuna) vatan borcunu ödemeyenler, atasına evlatlık görevi yapmayanlar, komşusuna zarar verenler, cem-i ayine ibadete alınmaz.Cem her gün yapılmamakla birlikte farklı bir tarih izlenir.

6- İslam da imam arkasına cemaat ibadetini yapar . İbadet şekli biçimi böyledir. İmam Ali askeriye kadar böyle gelmektedir ki yıl olarak 9 yüzyıldır. Saz süpürgeci, postçu kadının başı açık ve karma şekillerde oturulmaz hatta kadın tecrit edilmiş ayrı bir yerdedir. Veya ayrı yerde erkek öndedir. Günümüzde cemlerde kadınlarımız başlarıda örtülmeye başlanması da asimle olmaktan başka bir şey değildir. Cemde Kimsenin arkasında durulmaz. Can hakk ile kendi cemalini görür. Cemde kadın erkek yok can vardır.

7-Bismişah Allah, Allah Sahibi Selman, Mülkü Süleyman, Cennette Rıdvan, Carımıza Yetişsin Şah-ı Merdan. Bu dua özünde Aleviliğe aykırıdır. Alevilikte cennet kavramı yoktur.

8-İslam ibadetinde abdest ve sonra ibadet icra edilir. İbrikçi süpürgeci ibadetin orta yerineninde ortaya çıkmaz ibadetin içinde olmaz. Burada alevi inancında anlatılmak istenilen çok farklı şeylerdir. Geniş kapsamlı bilgi eğitim gerektirir.

9-İslam ibadetinde ibadet imam ve cemaatle yapılır selam verilir bitirilir.12 hizmetler ibadetin özünü oluşturmaz. İbadetin yerinde 12 hizmete bağlı hizmet erbapları meydana zakir eşliğinde çıkmaz.

10-İslam da namaz ibadettin de dem alınmaz. İslamcılar böyle bir şeyi ancak Yezit yada başka din mensupları için geçerli olarak düşünürler. Zaten içkide kuranıkerimim ayetlerince yasaklanmıştır. Biz Canlarda dem alırız ki biz bunu hala yapıyoruz, İçkiye bundan dolayı bakışımız İslamcılar gibi değildir.

11-İslam da kuran ve sünnet aktarımı ile ibadet yapılırken. Çok iyi bakıldığında Canlar ceminde ise Tasavvufi, Bâtın-i, Melami, Hurufi, Kalenderi, Ahi, Şamanist, Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt mani Budist, Haydari ve çeşitli kültür ve inançları içerisinde bir kültürler mozağiyi ile ibadet yapıldığını görmek herhalde yanlış olmaz

12-İslam ibadet (namazı)yıllardır bir iki değişiklik olsa da temelde aynıdır. Çerağ, Mürşidin Dedeye oturanlara cemal cemale secde etmek, Meydan, Hırka, Post, Taç, Düşkün kaldırmak adı altında yapılanların hiçbirisi ya da gözcü, süpürgeci, bekçi ya da çeşitli isimler altındaki ayrımlarının hiçbirisinin Oniki İmam yolunda bir değeri yoktur. Bu yapılanlar kaynak bakımından Oniki İmamlara ulaşmamaktadır. Çünkü Oniki İmamların yaşadıkları gördükleri bize bunu aktardıkları hiçbir toplantılar aktarımı yoktur. Bundan dolayı imamları takip edenler Namaz kılmaktadırlar. Olay tamamen Anadolu eksenlidir.

13-islamda şekilsel namazı genel manalarda aynıdır. Çok az farklılıkları vardır. Canlarda ise ayın-i Cem ibadetleri bölgeden bölgeye yerden yere belirgin farklılıklar arz eder. Erkan, turnalar, Kırat ve Gönüller semahı gibi çeşitli semah biçimleri de vardır.

14-İslamda yaratan vardır. Yaratana dua edilebilinir. Yaratmak kavramı ile içli dışlıdır. Kul vardır. Alevilik yaratılmaya karşıdır. Bu bile anlayana büyük bir olaydır. Bunu anlayana ne mutlu. Evirip çevirmenin manası da yoktur. Vardan var edilmiştir. Varki var oldun. Vucudu mevcut vardır. Vardan var olmak Bilimsel bir kuramdır. Günümüzde asimle olanlar tarafından en önemli niyaz bile yanlış yapılarak yaratanın nuru aşkına diye çerağ uyandırılıyor ki. Bu çerağ ve onun kapladığı aydınlığa ve yola bir ihanettir. Bu gün şöyle yapılmaktadır. Mumlar (3 adet) şu dua ile birlikte yakılır; Bismillâhirrahmanirrahim. Lâ Feta İllâ Ali, Lâ Seyfe İllâ Zülfikar. Yaratanın nuru aşkına; Ya Allah... Ya Allah... Ya Allah. Bu niyazın Alevilik felsefesi ile hiç alakası yoktur.

15-İslamda arapların ellerinde olan ve çoğaltılan kuran ayetleri namazda okunurken. Cem ayinlerinde üçler beşler yediler on ikiler diye rakamlar ile bir yol çizilmekte anlatılmaktadır. Bu yol kesinlikle islamik yol olmadığı açıktır. Simgelere isimlerin içine gizlenmiş sünni ve şiilerden korunmak için yapılmış sözde islama ısınıyorlar takiyesidir. Asıl bilgileri sır olarak, anlayana ve mürşit seviyesine gelene açıklamışlardır. Sıradan Aleviler inancın sadece zahiri yönüyle, şeriatıyla yetinmiş, "Allah Muhammed Ali" deyip semah dönmüştür. Zaten Alevi adı da bu saklanmanın bir parçasıdır. Hıristiyan Bizans'ın ve İslam'ın acımasızca yok etmeleri tecavüzleri köleleştirmeleri kıyımlarına karşı, bu inancı devam ettirmenin başka yolu da yoktu. Bugünkü Alevilik gerçeğinde olan kendini Muhammed, Ali imamlar arasına gizlemiş eski inancları ve İnsanlığın kazanımlarının harmanlamasıdır.

16-İslamcılar şii/sünniler muhammedi ve ek olarak da 12 imamı takip ederek ibadet yaptıklarını söylerler.12 imamlar çok bilgili alim insanlar olarak bilinmez mi?Canlara Siz hiç Peygamber ya da Oniki İmamları saz çalarken anlatan veya saz dinleyip semah dönerken anlatan ayet yada hadis biliyor yada duydunuz mu?Cemlerde imamların adını anmak onlara uymak mı oluyor hayır olmuyor çünkü imamlar namaz kılmış hacca gittim zekat vermiş çok eşli evlilikler yapmış vs. o zaman şunu demeliyiz .Kıvırıp zorla Aleviliği bu günkü İslam çizgisine çekmeye gerek var mı?

17-islamda namazında deyiş yoktur. Şii ve Sünnilere hoş görünmek siyasi bir yer bulma adına. Cemlerde şah hatay-i pir sultan ve diğer önderlerin deyişleri okunur. Lakin kimin ki okunursa okunsun bunların islamik şeriatla hiçbir ibadet yönünden bir alakası yoktur. Şiilerde Sünnilerde şah hatayiye ozanlara bundan ötürü beddua ederler. Çünkü islam içerisindeki namazda böyle bir şey yoktur.




18-Sünni ve şii islamda saf tutulur. Cemaat öğle ibadet eder. Bu toplu halde bir ibadet şeklidir. Alevilikte cem imam Hüseyin için el ele tutulur gözyaşı dökülür. Gözyaşına sünni ve şii âlimler toplu şekilde ağlamaya ne ad verirler bir düşünün.(toplu şekilde)Alevilik miraçta geldi ise bu hasan ve hüseyinin daha esamisi bile yokken. Cem yapanlar nasıl imam hüseyini anmadan yezidi naletlemeden cem yaptılar o zaman. Sonra demek ki erenler bunu ilave etmişler(bidat)hakk bu işe ne demiştir acep.

19-miraçta 12 imamın hangisi vardır. Ali hariç imam ali askeri 9.yy hakka yürüdü. Bu insanlar Muhammedden sonra nasıl cem yapıyorlardı 12 imam o zamanlar daha yoktu 5 ci 6 ci 7 ci imam vs. nasıl 12 kadar cemlerde olmayan imamlar nasıl sayıldı. Bu ekleme nedir? Cem-i ayinin tekrar söylüyorum. Namazla alakası yoktur. ŞİİLER VE SÜNNİLER DOĞRU SÖYLÜYOR. C em namaz değildir(halka namazıda sonradan çıkartılan bir uydurma).

20.6 İmam Cafer kesinle buyruk yazmamıştır. 3 eser yazmıştır. Musahiplik cem –i kendisine atfedildiği halde. Kendisi cem nedir. Kim le musahip olmuştur hangi cem meydanında musahip olmuştur diye bir kayıt olmadığıda açıktır.

21-12 İmam kurana ve Aliye uyuyorsa neden musahipleri yok. Hatta resul evlatları olan imamların diğer çocuklarının neden musahipleri yok.

22-Kuranda farklı arz edilen iniş geliş şekilli ayetler sebe 46 enfal 74–75 hasr 9 gibi ayetler musahiplikle ilgili değildir. Olsa idi kesin her cümle İslam musahip olurdu. İlk uygulayanlarda 12 imam olurdu.

Cem-i ayinlerde İslami motif ve isimler arasına gizlenen ritüeller felsefe akılcığı düşündükçe olayın nereye geldiğini akıllı alevi bilmesi gerekmektedir. İlk manada bunu her candan beklemek yanlış olur çünkü kendisi daha ilk kapıda şeriat kapısında olduğundan çoğu kavrama anlayamaz.
Tarih gelişiminde dinlerin tarihleri şekilsel ibadetleri ve etkileşmesi ile bu günkü durumları tarafsız bakılınca nasıl şekildiği ortadadır. Anlaşılan o ki cem ayininin islamla uzaktan yakından hiç bir alakası yok. Birileri illaki bir yere yamamak için çabalasa da. Benim gördüğüm ve test ettiğim, Cem ile namaz çok ayrı dünya ve görüşlerin ürünüdür. Lakin varlığın sırrını bilen bir toplum bu gün sır perdesini atması gerekir. Artık hasanın Hüseyin in arkasında durmanın bir manası yoktur.Acılarsa yaşadığımız coğrafyada hangi acıyı yazsak bir hüseyin bir hasan çıkktığını görmemek akıl tutulmasıdır. Deyişleri İslamlaştırılan veya saklanan yok edilen. İnanç önderleri tarihten buyana Sünni-Şii yapılan hümanist inancımız ellerimizden kaymamalı.
Açık belgeler imamların yazdıkları tarihin tozlu sayfalarında duruyor. Çok düşündüm yazdıklarımı çizdiklerimi batın manada çok yorumladım lakin şunu gördüm kırklarda cemde islam ile alakası bir yana yanından bile geçmediklerini gördüm. Ha şunu diye bilirsiniz Muhammed ali ne yaptı kuran doğrumu sahabelerin ilişkileri siyaset ve böylelikle de Anadolu ve hazar kıyılarında biz canlarla yaşarken zorla hayatlarımıza girmeleri tartışırız. Ben Muhammed ile Ali hakkında yazılanların çizilenlerin çoğuna inanmıyorum uydurmadan başka bir şey değiller. Lakin inanan inanır. Düşünün sadece Hatice den soyu yürüyen Muhammed kimilerine göre cariyeler dâhil 28 e yakın kadınla yaşadı. Peki, bunlarla da ilişkiye girdi yani bunun meyvesi nerde evlatları. Muhammed ile ilişkiye giren hanımlarından bir çocuk bile olmadı mı? Bu bile düşünene bir akıl verir. Neyse islamik motifler şuanda beni o kadar ilgilendirmiyor.


Varlığımızı geliştirmenin zamanıdır. Alevilik denildiği zaman akla gelen İslam motifli korku ve gizleme örtüsünden çıkıp özü olan bu gün insan eksenli vahdeti-i vucud düşüncesindeki Aleviliği göstermemiz gerekir. Zekât, Hacc ramazan orucuna Vakitli Durum
Namaza kadın erkek ayrımında tutunda Aleviliğin hiçbir yerinde olmayan inançları illaki belli bir yere götürmenin manası yoktur. İyi bir siyasi düşüncesi ve siyaset yapılmalı akademik çalışmalar yoğun şekle getirmeli. Dışarıda Anadolu dışında destek ve çeşitli bilinçlendirmeler yapılmalı. Yok, edilen kültürümüze karşı dik durmalıyız. Yanlışlıklarımız çekişmelerimizi hızlı yapmamız gerekir. Buda eğitimli ve organize olan birlik toplantılar ve kararla olacaktır. Halka bırakılırsa dağılım bölüme hızlı bir şekilde olur.
Aleviliğin hakkını ancak aleviler kendileri birlik beraber olarak alır. Kimse alın size haklarınız demiyor. Öğleki Aleviliğe karşı çok sert bir duruş mevcut olduğunu görüyoruz. Ülkeyi ne hallere sokanlara bile caddelerde veya devletsel olarak tepkiler belli konu alevi olunca küçücük hak aramasına karşı verilen tepkiler göz önündedir. Akıllı birlik güzel duruşun insancıl olmanın zamanıdır.


Konu HURUFİCAN-ERZİNCAN tarafından (14.07.2015 Saat 21:19 ) değiştirilmiştir.
HURUFİCAN-ERZİNCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HURUFİCAN-ERZİNCAN Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
aris (12.07.2015), yıldızbaba (10.12.2015)
Alt 12.07.2015, 00:02   #5
Yazar
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.08.2008
Mesajlar: 492
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 210
HURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 75
220 Mesajına 329 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

İmam Alinin abisi olan ebu talip bin caferin oğlu Abdullah İmam Ali den dul kalan hanımıyla ve imam Alinin başka eşinden olan kızı ile evlenmiştir.İmam Alinin torunu hasan bin hasan iki amca kízı ile aynı gün evlenmiştir. Habes kralı hz.Muhammed Sirin ve Marya isimli iki kadın cariye hediye ediyor.Cariyeleri getiren kişi Sirin ile ilişkiye giriyor.Hz.Muhammed bu cariye yı Daha sonra hz.ayşe nin IFK olayında suçlayacak olan şaire Hasan a veriyor.KargaSa isimli biriyle zina yapıyor İbrahim bu kişiden olmuştur.kaynaklar Taberi müslim tevbe babında bulunmaktadır.
Mesela Havanın savaşında ele geçirilen cariyeleri
Rayte i damadı imam Aliye
Hayyam kızı Zeynebi damadı hz.Osmana
Başka bir cariye yı Hz.Ömere veriliyor ömer bu cariyeyi alıp oğluna hibe ediyor.
Cariyeler içinde hz.Muhammedin süt kardeşi şeyba çıkınca bu kadının yüzü húrmetine cariyeler. Serbest bırakılır.Tabiki isteyenler geri veriyor.kaynakları bir bir titiz çalışma yapan ve İslami múteber kitaplardan sunan.a.tekin kuranda kadın ve hz.Muhammedin kadınları kitabı.

Bir anekdot sunmanın kendimizi sorgulayan bilinen ve ōgrendiklerimizi dara çekmektir.


Cem ayin-i birleşme olduğu kadar da ayrılmadır.Öteki olma gayretidir.Ak ile karadır.Cem bir dinin ibadet anlayışı değildir.Yada daha açıklayıcı söylem ile semavi din diye dikta edilen tanrı elçi kitap üçgeni ne sığan anlayışın ritüellerinden değildir.Doğal hukuk normları geçerli olan cem ayininde dini kuram-normlara ve ırkı normların getirilmesine karşı bir dik duruş mevcuttur.Kendi içindeki İslami isimler ve yaşamlarının neden ceme alındığı İslamın yayılışı ve taraf belirleme ile ilgilidir.Ehlibeyitin evliliklerini cariyeleri ve buna baglí hususlarda arap din kültünün getirdiği kuralları aşamamışlıgı bu cerceveden yayılmacılık ve yetersizlikler ilgilidir..Ama yinede ehil beyt yanlısı olup imam Husayıne bağlanılmıştırCem de imam hayatına ayrí bir bölüm açílmīstír.Bu bölümü ceme kim sokmuş ve amacı nedir diye düsündügúmüz de ezilen tarafı ve o çoğrafyada dilden dile anlatılan mitos destanlar leyla ile mecnun olan bir vukuyu hatırlatarak canlar ōtekiye karşı birlik olmaları sağlanmıştır.Ne acıdırki birlik olduğu isimler ve kişiler coğrafyalarında zülüm kıyım savaş kan kadınları çocukları esir almışlardır.Nedense canlar özümüzü sözümüzü sömüren bizi değiştiren dönüştürenlere aşık olmayı bir gelenek mi yaptık?Hem İslami hemde inancımız adına Başka toplumlarla karşılaşmalarında mecburi haller değişimler reformlar olsa da bilinen daire içinde kalınma savaşı verilmektedir.Kısmi Değişimi yapan yine başka grup ve devletler olmuştur.Bu günkü durum çok açıkken kör dōğüşü yapılmaktadır.Akademisi olmayan yardımları ve vakıflarí zor bela yürüyen siyasetcilerin ellerini ovuşturmasínı sağlayan ucuz siyasi asker ,işçi,amale,mazlum,suskun takımı görünmekten çıkmalıyız.Son zamanlarda coçuklarímız okumamakta bilgi sahibi olamamaktadır.Alkol uyuşturucu ve diğer emperyalistlerin kullandığı argümanları görüp kendimize gelelim.Burada hepimize görev dúsmektedir.Bu günün gerçek cem ibadeti de bu olmalı.


Konu HURUFİCAN-ERZİNCAN tarafından (13.07.2015 Saat 22:56 ) değiştirilmiştir.
HURUFİCAN-ERZİNCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HURUFİCAN-ERZİNCAN Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
yıldızbaba (10.12.2015)
Alt 12.07.2015, 22:45   #6
Yazar
SahtePeygamber
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.05.2015
Mesajlar: 217
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 238
SahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 51
65 Mesajına 89 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
HURUFİCAN-ERZİNCAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İmam Alinin abisi olan ebu talip bin caferin oğlu Abdullah İmam Ali den dul kalan hanımıyla ve imam Alinin başka eşinden olan kızı ile evlenmiştir.İmam Alinin torunu hasan bin hasan iki amca kízı ile aynı gün evlenmiştir. Habes kralı hz.Muhammed Sirin ve Marya isimli iki kadın cariye hediye ediyor.Cariyeleri getiren kişi Sirin ile ilişkiye giriyor.Hz.Muhammed bu cariye yı Daha sonra hz.ayşe nin IFK olayında suçlayacak olan şaire Hasan a veriyor.Kargaşa Ne bir isimli biriyle zina yapıyor İbrahim bu kişiden olmuştur.kaynaklar Taberi müslim tevbe babında bulunmaktadır.
Mesela Havanın savaşında ele geçirilen cariyeleri
Rayte bilgi yıla i damadı imam Aliye
Hayyam kızı Zeynebi damadı hz.Osmana
Başka bir cariye yı Hz.Ömere veriliyor ömer bu cariyeyi alıp oğluna hibe ediyor.
Cariyeler içinde hz.Muhammedin süt kardeşi Seyba çıkınca bu kadının yüzü húrmetine cariyeler. Serbest bırakılır.Tabiki isteyenler geri veriyor.kaynakları bir bir titiz çalışma yapan ve İslami múteber kitaplardan sunan.a.tekin kuranda kadın ve hz.Muhammedin kadınları kitabı.
Ey dusman!

Suslu hamlelerle esir aldigin Alevi canlari erzindaninda surgun ettin!

Ey erzindanli! Beni dinle Emevi uydurmalari ile cikma karsima beni kizdiriyorsun!

Ey sehvet duskunleri beni dinleyin! Hoslandiginiz adalet isidin yanindadir kosun oraya ki toplu bir kaderiniz olsun!
Alıntı:
Cem bir dinin ibadet anlayışı değildir.
Ey rabbin doldurdugu kaseyi, bosaltmaya calisan zanli beni dinle!

Bu kase sana birgun gazap seklinde uzerine bosalacak! Ve ogun bileceksinki rabbin yolunu bozmak isteyenler kurumus saman ekini gibi bicilip savrulacaklar. Evet bu kadar basit olacak! Evet onlarin hakkini o alacak ve sende gozunle goreceksin! Ve gozlerin aci cekecek! Kulaklarin duyacak ve kulaklarin aci cekecek!

Alıntı:
Cem de imam hayatına ayrí bir bölüm açílmīstír.Bu bölümü ceme kim sokmuş ve amacı nedir diye düsündügúmüz de ezilen tarafı ve o çoğrafyada dilden dile anlatılan mitos destanlar leyla ile mecnun olan bir vukuyu hatırlatarak canlar ōtekiye karşı birlik olmaları sağlanmıştır.Ne acıdırki birlik olduğu isimler ve kişiler coğrafyalarında zülüm kıyım savaş kan kadınları çocukları esir almışlardır.Nedense canlar özümüzü sözümüzü sömüren bizi değiştiren dönüştürenlere aşık olmayı bir gelenek mi yaptık?
Ey kunduz gibi halkimin icine sinen adam beni dinle! benim bulundugum toplulukta sana oturacak yer vermem! Fikriyatinla varacagin tek yer issiz coller ve devleerin yanidir! Alevi rolleri oynayip benim inancimdaki insanlara camur atamazsin!

Ey osmanli sevdalisi! Bugun degersizlestigin andir! Pazarda satsam seni alanin olmaz! Ustune para versem alin desem alanin cikmaz!
Alıntı:
Alkol uyuşturucu ve diğer emperyalistlerin kullandığı argümanları görüp kendimize gelelim.Burada hepimize görev dúsmektedir.Bu günün gerçek cem ibadeti de bu olmalı.
Ey zanli! Cemin icini ne guzel bosalttin! Meydanlarda gorusuruz?

SahtePeygamber Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.07.2015, 16:09   #7
Yazar
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.08.2008
Mesajlar: 492
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 210
HURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 75
220 Mesajına 329 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
SahtePeygamber Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ey dusman!

Suslu hamlelerle esir aldigin Alevi canlari erzindaninda surgun ettin!

Ey erzindanli! Beni dinle Emevi uydurmalari ile cikma karsima beni kizdiriyorsun!

Ey sehvet duskunleri beni dinleyin! Hoslandiginiz adalet isidin yanindadir kosun oraya ki toplu bir kaderiniz olsun!


Ey rabbin doldurdugu kaseyi, bosaltmaya calisan zanli beni dinle!

Bu kase sana birgun gazap seklinde uzerine bosalacak! Ve ogun bileceksinki rabbin yolunu bozmak isteyenler kurumus saman ekini gibi bicilip savrulacaklar. Evet bu kadar basit olacak! Evet onlarin hakkini o alacak ve sende gozunle goreceksin! Ve gozlerin aci cekecek! Kulaklarin duyacak ve kulaklarin aci cekecek!



Ey kunduz gibi halkimin icine sinen adam beni dinle! benim bulundugum toplulukta sana oturacak yer vermem! Fikriyatinla varacagin tek yer issiz coller ve devleerin yanidir! Alevi rolleri oynayip benim inancimdaki insanlara camur atamazsin!

Ey osmanli sevdalisi! Bugun degersizlestigin andir! Pazarda satsam seni alanin olmaz! Ustune para versem alin desem alanin cikmaz!


Ey zanli! Cemin icini ne guzel bosalttin! Meydanlarda gorusuruz?
Ukala olmakla bön olmak hatti aşıp ayet yazacak lisan geliştirmeye çalışan absürt farazi alzheimir yol yordamlı olacağıma sorgularım.Yok bunu emevi yazmış yok bunu şu yazmıs kusura bakma seni mutlu edecek kandíracak şeyler anlatanlar cok hem sunni hem şii sen onları dinle mest ol.Bellimi olur belki uçarsın .İste o zaman sahte peygamberligin okeylenmis olur.Ezberci ōgretilmiş õgrenilmiş dil ile değil dúşünen sual eden bir sistem geliştiren olmak varlık deryası olan insana aittir.Bu bilinc hakk ile hakk olmaktır.Sen hakkín yolunu bozanlarín dilinde konuşmaktasın ışıd varı dil geliştiren sensin sen...
muvzularla ilgili bir sōzún bile bulunmamakta elinde bir değnek her yere sokmaya çalīşan
Deli sacması İfadelerine dikkat edeçeksin. burasí babanın çayırı değil.Cahilligine bir sōz demiyoruzda ukala dilinuzadíkca uzamış. yazdíklarína bir bak ipe sapa gelmez biri olduğunu aşikar lakin sesimizi cíkarmíyoruz diye deyneksiz köymú sandın burayı. o kullandığın ifadeleri aynen sana misliyle iade ediyorum.Ahlaksız zır cahalet yapışıgı rōlünú kendine bicmis olabilirsin ama bu oyunu oynayacak yer burasí degil.bilgiden sorgulamadan ōgrenmeden biçare ōnce bir düşún sonra konuş.Bak senin hakaret diline yinede yumuşak cevap verdiysem bu senin türevlerinle çok ugraştığımdandır.


Konu HURUFİCAN-ERZİNCAN tarafından (13.07.2015 Saat 16:11 ) değiştirilmiştir.
HURUFİCAN-ERZİNCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HURUFİCAN-ERZİNCAN Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
yıldızbaba (10.12.2015)
Alt 15.07.2015, 19:38   #8
Yazar
SahtePeygamber
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.05.2015
Mesajlar: 217
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 238
SahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 51
65 Mesajına 89 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
HURUFİCAN-ERZİNCAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ukala olmakla bön olmak hatti aşıp ayet yazacak lisan geliştirmeye çalışan absürt farazi alzheimir yol yordamlı olacağıma sorgularım.Yok bunu emevi yazmış yok bunu şu yazmıs kusura bakma seni mutlu edecek kandíracak şeyler anlatanlar cok hem sunni hem şii sen onları dinle mest ol.Bellimi olur belki uçarsın .İste o zaman sahte peygamberligin okeylenmis olur.Ezberci ōgretilmiş õgrenilmiş dil ile değil dúşünen sual eden bir sistem geliştiren olmak varlık deryası olan insana aittir.Bu bilinc hakk ile hakk olmaktır.Sen hakkín yolunu bozanlarín dilinde konuşmaktasın ışıd varı dil geliştiren sensin sen...
muvzularla ilgili bir sōzún bile bulunmamakta elinde bir değnek her yere sokmaya çalīşan
Deli sacması İfadelerine dikkat edeçeksin. burasí babanın çayırı değil.Cahilligine bir sōz demiyoruzda ukala dilinuzadíkca uzamış. yazdíklarína bir bak ipe sapa gelmez biri olduğunu aşikar lakin sesimizi cíkarmíyoruz diye deyneksiz köymú sandın burayı. o kullandığın ifadeleri aynen sana misliyle iade ediyorum.Ahlaksız zır cahalet yapışıgı rōlünú kendine bicmis olabilirsin ama bu oyunu oynayacak yer burasí degil.bilgiden sorgulamadan ōgrenmeden biçare ōnce bir düşún sonra konuş.Bak senin hakaret diline yinede yumuşak cevap verdiysem bu senin türevlerinle çok ugraştığımdandır.
Ey huruf

Hem evimi ocagimi yikiyorsun, hemde hakliymis gibi bana bagiriyorsun! Bugun sana hakki konustuksa sen saldirganlasiyorsun!

Savundugum inanci neden yikiyorsun dedigimde, senin hircin ve yok edici saldirilarinla karsilasip bogusuyorum!

Ey huruf yorucu adam! Bugun senin notun verildi. Arsi alaya kaldirildi. Yaptigin secimler kaderini belirledi! Ali divaninda sorulur?

Ey huruf bilmelisinki, benim inancim eskilerin yaptigi ev ustune kurulmustur! Bunu yikmak isteyen evlatlar, benim sopama nazil olurlar. Bende onlari bir guzel dover, yola getiririm. Unutma yol cumleden uludur, ey hircin adam!

Ogrenecegin cok seyler var! Sen halen arinmadinmi! Karsima kirlimi cikiyorsun?

SahtePeygamber Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.07.2015, 12:55   #9
Yazar
1959
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 19.03.2015
Mesajlar: 108
Memleket: AFYON
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 299
1959 sevilen bir üye1959 sevilen bir üye1959 sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 99
66 Mesajına 96 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Arşı alanın kaçıncı katına kaldırdın?
Nasanın gönderdiği uyduların alt tarafınamı üst tarafınamı?

1959 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
1959 Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
HURUFİCAN-ERZİNCAN (25.07.2015), yıldızbaba (10.12.2015)
Alt 25.07.2015, 10:21   #10
Yazar
SahtePeygamber
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.05.2015
Mesajlar: 217
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 238
SahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 51
65 Mesajına 89 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
1959 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Arşı alanın kaçıncı katına kaldırdın?
Nasanın gönderdiği uyduların alt tarafınamı üst tarafınamı?
Ey 1959 beni neden alay konusu ediyorsun! Babayi kim asagilar?

Beni tipki cengaver gibi tuttun ve meydana firlattin!

Ahali icinde ayibimi aradin! Namahrem yerlerimi topluma bahane gosterdin.

Oturdun kalktin parmakla isaret ettin, kahkahalar yankiladin!

Ben Tanri adami Bahtiyar, safak sokumunde not tuttum! Bu halk beni Tanimiyor!

SahtePeygamber Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:59.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica