Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Üyelerin Mekanı > Üyelerimizin Makaleleri

Üyelerimizin Makaleleri Üyelerimizin Alevilik, Siyaset ve Yaşam konusundaki makaleleri, denemeleri, edebi yazıları. Lütfen sadece KENDİ yazılarımızı paylaşalım ve MAKALE tarzında olmasına dikkat edelim.

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 28.01.2008, 00:38   #21
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi


Post İşbirlikçi Sermayenin Kuyruğu mu Tutuştu da Laiklik Dedi?

Küreselleşme sürecinde emperyalist karar merkezlerinin Türkiye'yeden beklentisi, dahası dinci, ama çağdaş görünümlü batıcı AKP iktidardan beklentisi ulus-devlet yapımızı ve onun ilkelerinin korunması değil, küreselleşmeye ve çağdaşlaşmaya eklemlenmek adına küresel sömürü önünde bir engel olmamasıdır.

Emperyalist karar merkezlerinin (IMF, DB, Davos, G-8...), batılı küresel tekellerin ve sermayenin, AB ve ABD'nin ülkemizde laik rejimin yıkılıp yerine din temelleri üzerinde yükselen bir yönetim kurulması umurlarında değildir. Sömürünün sürmesi için sahte demokrasi ve özgürlükler yeterlidir. Çünkü onlar hukukun ve toplumsal düzenin kendi çıkar ve karlarının sürekliliğine engel olmayacak bir yapıda olmasını isterler.

Sömürünün sürmesini engelleyen, dahası yola gelmeyen; emekten, ulusal çıkarların korunmasından yana olup sömürüye geçit vermeyen iktidarlar devrilmeye mahkumdur.

Keza 11 Eylül 1973 Şili'de sosyalist devlet başkanı Allende'nin darbeyle alaşağı edilip öldürülmesi, petrol kaynaklarının denetim ve yönetimini enerji tekellerinden alıp tüm gelirleri ulusal çıkarlar için kullanan Chavez'e girişilen darbe, Küba Ambargosu, 1961 Anayasası'nın özgürlükçü ve kısmende olsa emekten yana duruşunun önce 12 Mart 1971, sonra 12 Eylül 1980 ile yok edilmesi...

Bugüne bakacak olursak küresel sermayenin yerli uzantısı gayri milli sermaye çevrelerinin, laik elit sınıfın “türban ile değil ekonomik krizle, küresel dalga ile uğraşın” anlamındaki geçmiş yıllarda göremeyeceğimiz çeşitli uyarı mesajlarının nedeni eylem ve söylemleri ve arkasına aldığı %47'lik oy ile her şeyi yapabileceğini sanan tek parti diktatörlüğüne, tek adam rejimine doğru ülkeyi sürükleyen dinci AKP iktidarının kendisine destek veren yeşil sermayesini oluşturup, iktidara gelene dek çıkarlarını koruyup kaynaklarını genişlettiği gayri milli sermayeye artık ihtiyacı kalmamış olmasındandır.

Bu yüzdendir ki, gayri milli sermaye gözden çıkartıldığını anlamış feryat etmektedir çıkarları için.

Yoksa Türkiye'deki yapı laikmiş değilmiş, dinciymiş umurlarında olmaz; ta ki çıkarları tehlikeye girdiği zamana dek. Kendileri değil miydi “istikrar için değil AKP, DTP'yi bile destekleriz” diyen? O an ise gelmiştir. Ancak türbana dolanmış demokrasi çoktan egemenleşmiş ve türban ekonomis parsayı kapmıştır.

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 28.01.2008, 13:50   #22
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi
Post Alanların İkilemi

“Başka Türkiye yok”, “Türkiye laiktir, laik kalacak”, “Atatürk gelecek AKP gidecek”, “Tayyip iktidarını al da git...” diyen, alanlarda bayrak seli olup akan, geçen senenin toplumsal haykırışı, kitlesel muhalefeti dinci AKP'ye düşman, laik Cumhuriyeti savunan bir görüntü çiziyordu.

Ancak bu milyonlar AKP'yi iktidardan uzaklaştırdıktan sonra nasıl bir yönetim arzusundaydılar?

AKP'siz, ama kapitalizmin egemen demokrasisiyle mi yol devam edeceklerdir? Aynı soru laik Cumhuriyetten yana olanlar içinde geçerlidir. Düzeni benimsemiş sol partiler nereye kadar emekçilerin haklarını, iktidarını savunabilir ki, geçmişlerinde bu görülmüş şey değildir. Yoksa emekten yana, ulusal politikalar ile toplumu bütünleştiren, sömürünün her türlüsüne karşı çıkan bir yönetim mi istiyorlar?

Eğer kapitalist egemen demokrasisi sürecekse bu sömürünün de sürmesi ve devletin hala patronların, sermayenin elinde olması demektir.

Emekten yana, bir siyasal güç yoksa ve alanlarda toplananlar böyle bir güç için birleşmezlerse ulusal birlik ve ulusal çıkarlar sağlanamayacağı bigi toplum yeniden bir kutuplaşmanın içinde olacaktır. Hatta bölünmeyi kabullenebilecektir de. Eğer ola ki, egemen demokrasisi solu işbaşına getirmeye karar verirse tüm hakları kullandırtmayacak, dahası onu kendisine göre evcilleştirecektir. Sonra da “laiklik, sol, Kemalizm karın doyurmuyor, emekçileirn sorununu çözmüyor” denilerek küresel oyuncular ve yerli işbirlikçileri, boyalı basınca alaşağı edilecektir.

Ardından da kapitalizme tam uyumlu bir İslam devrimi göreceğimiz kesindir. Hem de en renklisinden. Alanlarda toplananlar, soldan, emekten yana olanlar, ulusal çıkarları düşünüp bölünmeyi değil gerçekten bütünleşmeyi düşünenler önce bu soruya yanıt vermelidirler: Nasıl bir yönetim istiyoruz? Emperyalizmden bağımsız ve ona karşı mı, yoksa kurulu düzeni tasfiye etmeden ad değişikliği mi?

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 28.01.2008, 13:51   #23
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi
Post Türban Özgürlüğünden BOP'a ve Kadınlarımızın Köleleştirilmesi

Bugün ülkemiz bölünmenin, kamplaşmanın eşiğindedir. Yaratılan bu yapay tartışmalar ise ülkenin emperyalizm bataklığında boğulması gerçeğini toplumdan kaçırmaktadır.

Emperyalizmin kucağında büyüyen siyasal İslam ile etnik milliyetçilik bütünleşitiricilikten uzak olduğu gibi yoksul, cahil, okumayan, tarikat-cemaat sarmalında birey olmaktan uzaklaşıp ümmetleşen insanlara özgürlük adıyla pazarlanmakta. Öyle ki, bu insanlara başta siyasi liderlerden yoksulluğun, açlığın sona ermesi ve istikrarın sağlanmasının tek koşulu olarak türbanın her alanda serbest bırakılması ile ülkenin emperyalizmin gölgesinde bölgesel, etnik temelli bölünmesiyle mümkün olduğu telkin edilmektedir.

Medya ise bu noktada patronlarının yağma-talan düzeni kaynaklı çıkarları gereği toplumu, iktidarların, dinsel gerici güçlerin ve emperyalist karar merkezlerinin sınırlarını belirlediği “özgürlüklerin” anlamlarını kaydırarak bu yönde imal etme görevini üstlenmiştir. Dahası özgürlükleri sınırlayan sahte özgürlükleri pazarlamaktadır. Örnek mi? Israrla “radikal ve taraf” kimi gazeteler ve yazarları Anadolu'nun kültürel mirası ve İslamla alakası olmayan başörtüsünü siyasi ağızlarla elbirliği etmişçesine türban yerine kullanmakta ve bir siyasi üniforma olan türbanı masumlaştırmakta. Emperyalizmin beslediği bölücü terör örgütü PKK'nın saldırılarını ve şehitleri “toplu asker ölümleri”, direnişçi Kürt halkı, gerillalar diye aklamakta; ama terörün kaynağını es geçip emperyalizmi de görmeyerek faşist ilan ettikleri T.C'ye yüklemekte.

Medyada son yıllarda yaşananlar ile faşist ve tekelci yapılanma arttığı gibi, iktidarla olan kaçınılmaz ilişkiler ağı nedeniyle de halkın doğru, güvenilir ve yansız haber alma özgürlüğü de kısıtlanmakta. Kaldı ki medya, bugün kitleleri bilgilendirmekten çok kapitalizmi meşrulaştıran, tüketim çılgınlığını gençlere iyi bir şeymişçesine pompalayan, üretimin değil de tüketimin iyiliklerini anlatan, güncelden uzak, sorgulamayan bol magazin soslu, kültür emperyalizmi yapımları ve haberleriyle uyşturmaktadır. Hem de halk bunu istiyor edebiyatı ile.

Kendi zenginlerini, yeşil sermayesini, kadrolarını, imam memurlarını yaratan AKP, elbet türbana dolanmış demokrasisini destekleyecek faarklı alanlarda anlam karmaşası, bilgi kirliliği yapacak, “iktidar aydını”, “iktidar medyası”, “aydınımsı yazar-çizer-gazeteci”, “demokrasi havarisi STÖ'ler”, “özgürlükçü akademisyenler”, “piyasa bilim adamları”, “muhafazakar enteller” yaratmıştır.

Bu sayededir ki, boyalı medyaca el üstünde tutulan bu güruh dinci AKP'nin laik Cumhuriyet rejimi ile ulusal devlet yapısını bir İslam devletine sürükleyen eylem ve söylemlerini; emperyalist sömürüyü devam ettiren, sermayeyi takip eden siyaset çizgisini, kadını çağdaş köleliğe mahkum eden türban özgürlüğünü, din temelli eğitim ve demokrasisini aklamak için var güçleriyle çalışmaktadır. Doğal olarak da paylarına düşeni de almaktadırlar. Kimisi iktidarca el konulan gazetelerde köşe yazarı olmakta, kimisi iktidara danışman, kimisi bürokrat, kimisi belediyelerin işlerini, kimisi ise PTT'nin, THY'nin çalışanlarını giydirmekte...

Korkarım ki, sonları İran'da molllara inanıp Şah'ı devren İranlı komünistler, aydınlar, ilericiler gibi olsun!

Türbana özgürlük diye el şıkışan politikacılar aslında laik Cumhuriyetle hesaplaşmanın gururunu yaşamaktadırlar ve açıkça biz emperyalizmin bizi iktidara gelmemiz için koştukları şartları yerine getiriyoruz diyemedikleri için önce türbanla adım atıyorlar. Nereye ülkenin tam anlamıyla sömürgeleşip, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde bölünüp uydulaşmasına. Yol zaten emperyalis Amerikaca çizilmiş olup bugün uygulayanda AKP'dir ki, bu oyun kadınlarımız üzerinden oynanmaktadır ve kadınlarımız bu oyundan bir haberdardır.

Türbanala özgürleşeceğini, toplumsal yaşama katılacağını sanan etrafı dogmalarla çevirili, akılları erkek egemenliğindeki özünden uzaklaşmış İslam dinine teslim kadınlar ise farkında değiller çoktan köleleşip ev hapsi yaşantısının başladığının.

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
fadike Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 28.01.2008, 14:41   #24
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Sevgili Fadike teşekkürler katılmamak için üç maymunu oynamak gerekir.

Bugün sabah tv de dinledim yine türbanlı bir belediye başkanıda olması gerek açıklaması yapılmış akepe li ısparta belediye başkanı Hasan Balaban...

ve ben bu açıklamaları duydukça Türbanın bu kadar şovenist bir şekilde yaygınlaştırılmasına tahammül edemiyorum...!!!

Siyasi simgelerin bu kadar alenen kullanılmasına ve meşrulaştırılmasına tahammül edemiyorum...!!!

Bazılarının konu ile ilgili bu kadar vurdum duymaz olmasına tahammül edemiyorum...!!!

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 28.01.2008, 20:08   #25
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Toplumsal belleğin magazinler ile zayıflatılması ve gençlerin tüketim çılgınlığına hapsedilmesi; birde yanına 12 Eylül ile darmadağın edilen sol ile toplumun siyaset dışına itilmesinin eklerseniz dinci-faşist yapılanmanın ve emperyalizmin ne denli kök saldığını anlayabileceksiniz.

Yakın tarihimizde bakın Zonguldak Kömür İşçilerinin yürüyüşü ve bayrak Mitingleri dışında kitlesel bir eylem olmuş mu?

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 29.01.2008, 18:55   #26
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi
Post Kim Hangi Özgürlükler Adına Mücadele Ediyor?

Özgürlükler adına ayrımcılıkların pazarlandığı tezler ne yazık ki toplumsal barış ve refahı sağlayacak nitelikte değildir. Çünkü sağcısından dincisine, milliyetçisinden komünistine dek savunulan özgürlüklerin içeriği emperyalizme hizmet eder niteliktedir. Kaldı ki, bu savunulan ve “faşist T.C'den”, zorluk çıkartan Anayasa'dan beklenen özgürlüklerin sınırlarını da kapitalist egemen demokrasi belirlemektedir.

Türbanın özgürlükler adına, demokratikleşmek adına, kadının toplymsal yaşama karşıması adına serbest bırakılması için el sıkışan düzen partileri (ki, dinci AKP ile kapıcısı milliyetçi MHP) laik toplum yaşantısı iel devlet yapısını dinamitlerken temelden, ileride kendilerini dahi yutacak bir azgınlığa erişecek dinci-faşist yapılanmayı büyüttüklerinin farkında değildirler. Çünkü bizim demokrasimize özgü geniş görüşlülükten yoksun düzenin parti ve liderlerinin tüm planları gelecek seçimler içindir.

İşçi sınıfının iktidarı ve sömürüsüz bir düzen mücadelesi veren, örgütlenmeye çalışan solcular, komünistler ise türban sorununa dinciler gibi bakmasalarda destek olmaktadırlar. “Türbanlı komünist neden olmasın” gözüyle bakılınca türban sorununa aslında sınıf mücadelesine ve örgütlenme çabalarına da zarar verilmektedir. Çünkü, Kuran'da yeri olmayan ve erkek egemen özünden uzaklaştırılmış İslamcılığın kadını köleleştirmesi, daahası sömürmesinin aracı olan türban örgütlülğe darbe vurmakta; insan aklını körelten, yaratıcı ve eleştirel, bilimsel düşünceyi boğan dinsel gerici güçleri sömürü araçlarını aklamaktadırlar. Türban özgür bireylerden oluşan, hakkını bilen örgütlü bir toplumu değil aklı dogmalara tutsak, düşünemeyen ümmet oluşturur.

Aynı şekilde dinsel gerici geri güçler ile emperyalizmin Kürt ulusu üzerinde süren egemenliği sonlandırılmadan elde edilecek bir özgürlük, Kürtleri enerji kaynaklarının Ortadoğuda'da bekçisi yapacaktır. Tıpkı İsrail gibi.

Türkiye'deki topal demokrasinin ve sınırlandırılmış özgürlüklerin nedeni olarak “militer yapıdaki Cumhuriyet” ile laiklik ilkesi olduğunu ileri sürüp kapitaliat egemen demokrasisinin sermaye odakları olmasını görmezden gelen ikinci cumhuriyetçiler ise bireysel özgürlükleri dinci-faşist yapılanmayı överek, hatta AKP'yi gelmiş geçmiş en demokrat hükümet ilan ederek savunmaktadılar.

Ancak bunu yaparken de ne sınıf, ne kapitalist sömürü, ne de demokrasiyi araç olarak kullanan dinci AKP'nin toplumu geren ve Şer'İ düzene sürükleyen eylemlerine değinirler. Demokrasi bülbülü ikinci cumhuriyetçiler, iktidar aydınları ve kalemi satılık yazar-çizer-gazeteciler sanıyorlar ki, orduyu eleştirmekle, yerden yere vurmakla, laikliği esnetmekle demokratikleşeceğiz, özgürleşeceğiz, çağdaşlaşacağız.

Özgürlük adına bugün ülkeyi ve toplumu dinsel gerici güçler üzerinden bilerek, bilmeyerek emperyalizmin kucağına atanlar yarın emin olun ki, bu özgürlükleri arayacaklar.

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
fadike Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 31.01.2008, 16:46   #27
Yazar
karayazı1983
Berxwedan Jiyane
 
karayazı1983 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.10.2007
Yaş: 34
Mesajlar: 585
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 47
İtibar Puanı: 268
karayazı1983 sevilen bir üyekarayazı1983 sevilen bir üyekarayazı1983 sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 110
189 Mesajına 294 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yazılarını zevkle okuyorum Fadike arkadaş. Bu yüzden fikirlerimi paylaşmak istedim; Türban bence temelde özgürlük meselesidir. Yani cemaatlerin midahaleleri, dincilerin bunu kullanması farklı bir olay. Yıllarca T.C. insanları zorla modernleştirmeye çalıştı, kılık kıyafetine müdahale etti, laik olduğunu söylemesine rağmen Sünni-islamdan yana taraf oldu. Önce bunu sorgulamamız lazım. İnsanlara zorla elbise dikmek ne olursa olsun meşru değildir ve kimse istediği kılık kıyafeti giymekten alıkoyulmamalıdır. Bu çarpıklık Cumhuriyetle birlikte süregelmiştir ve bugünde başta AKP bunu kullanmaktadır. Biz ilerici insanların görevi, insanların özgürlüğünü savunmaktır. Kendimizi resmi ideolojiye yaslamakla bir çözüme ulaşamayız diye düşünüyorum.

___________________İMZA___________________
[SIGPIC][/SIGPIC]Şu dünyayı Tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. Çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. Yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek
ona şöyle bağırmak hakkımızdır: "Bunca mutsuzluğu ve boğuntuyu ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"
karayazı1983 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
karayazı1983 Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 31.01.2008, 23:06   #28
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Laik Türkiye Cumhuriyeti, Batı uygarlığını hedeflerken onun sömürgeci yanlarını almamıştır. Ancak kendisinden sonra gelen sağcı-dinci ve emperyalizmin kucağındaki iktidarlar silsilesidir ki, Batının sömürgesi olmayı kabul ederken içerdeki Anadolu halkını da emperyalizm adına sömürmüşlerdir.

Dinin de burada kitleleri aydınlıktan uzaklaştırmak ve dinsel gerici güçlerin bataklığında sömürüye duyarsızlaştırmak amacıyla kullanıldığı bariz açıktır.

Kılık kıyafetlerin özgür olması deniliyor; peki kim bunun esaslarını belirliyor? Madem Atatürk Devrim ve İlkeleriyle Türk insanı istemediği halde zorla Batılı görünüme kavuşturuldu; erkekler fötr şapka, kadınlar da etek, gömle ile, o zaman bugün dinciliği sabit AKP'nin yaptığı anayasal örtme biçimi türban nedir? Yasa zoruyle dayatılmamakta mıdır kadınlara ki, köle olmaları yolunda.

Evet bir ayrım var ise Atatürk'ün zorla Anadolu halkını bir elbiseye sokup üniformalaştırması ile dinci AKP arasında o da Atatürk insanını çağdaşlaştırıp, aklını özgür bırakmaya çalışırken AKP ise yaratıcı aklını dogma ve kutsallarla çevirip köleleştirmekte ve sömürüye karşı duyarsız hale getirmektedir.

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01.02.2008, 12:36   #29
Yazar
karayazı1983
Berxwedan Jiyane
 
karayazı1983 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.10.2007
Yaş: 34
Mesajlar: 585
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 47
İtibar Puanı: 268
karayazı1983 sevilen bir üyekarayazı1983 sevilen bir üyekarayazı1983 sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 110
189 Mesajına 294 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Senin özgürlük anlayışın birilerinin, birileri adına onları batılılaştırıp kafalarını örümcek ağlarından kurtarması mıdır? Halka dayanmayan devrimleri ne kadar yaşar sence ( en fazla 85 yıl)? Bunun yerine ülkede dinin etkisi kademe kademe azaltılamaz mıydı? İnsanlar pozitif bilimlerle eğitilemez miydi? Herşeyi "Atatürk ölünce diğer yönetimler ülkeyi mahvetti" mantığına sıkıştırıyorsun. Şüphesiz Atatürk büyük bir liderdi; fakat bir süre devletleşme politikası uygulandıktan sonra ( o da zorunluluktan) bizzat Atatürk'ün isteğiyle ülkenin kapıları yabancı sermayeye zonuna kadar açılmadı mı? Atatürk'ün kurduğu askeri bürokrasi sistemi halen yaşatılmıyor mu? 11 cumhurbaşkanı içinde sadece iki tanesinin sivil kökenli olması bundan değil midir? Derdim Atatürk'ü eleştirmek değil ama, her eleştiriye de "Atatürk erken öldü, ondan sonrakiler yaptı" demek de siyasetin bilimselliğine pek uygun düşmüyor. Siyaset birikimli bir şekilde ilerler.Öncekilerden bağımsız değildir...Saygılar

___________________İMZA___________________
[SIGPIC][/SIGPIC]Şu dünyayı Tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. Çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. Yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek
ona şöyle bağırmak hakkımızdır: "Bunca mutsuzluğu ve boğuntuyu ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"
karayazı1983 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.02.2008, 23:16   #30
Yazar
fadike
Forumu İyi Bilen
 
fadike - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 22.12.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 34
Mesajlar: 375
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 52
İtibar Puanı: 601
fadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyefadike isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 260
109 Mesajına 207 Kere Teşekkür Edlidi
Post Din ve Kutsalların Yeni Mekanı: Üniversiteler

30 Ocak'tan beri ekleyemedim yazılarımı, en ksıa zamanda kapatacağım arayı. Bugün yazısı ise;

Çankaya'daki partiler üstü olması gerekentarafsız, ama dinen feci taralı AKP'li Kayseri ziyaretinde buyurmuşlar ki “Üniversiteler, aynı zamanda düşüncelerin serbestçe ifade edildiği, inançların serbestçe yaşandığı, siyasetin kısı çekişmelerine girmeyen, lüzümsuz ideolojik tartışmalara sahne olmayan yerler olmalı.” Özetle cumhurbaşkanına göre üniversitede siyaset değil, inanç özgürlüğü olmalı.

Bu sözleri normal karşılamalı. Çünkü ne de olsa dinci AKP'nin toplumsal yaşama, devlet düzenine, kadına ve önemlisi eğitime bakış açısı sabit ve din temelli.

Bugün türbanı üniversitelerde kadınların, türbanlı kızların okuması, yaşama katılabilmesi için özgürlük adına topluma “kim ne derse desin” anlayışıyla dayatan ve anayasada bu çağdaş köleliye, İslam devletine gidişin başlangıcına yer veren dinci AKP ile bu dinci-faşist yapılanmaya destek olanlara anımsatmak görevimizdir üniversitelerin işlevini:

Üniversiteler bilim yapılan ve her zaman yanlışlanabilecek bilgiler üreten, gerçeği ne olursa olsun yılmadan, deneyerek, yanılarak arayan, dogmalara karşı eleştirel ve yaratıcı aklı yücelten yerlerdir.

Üniversiteleri akıl ve bilimden soyutlamak, dinci çizgiye çekebilmek için elinden geleni -gerek maddi, gerekse bürokratik- yapan AKP, sonunda üniversitelerden kapı dışarı edilen, asıl yeri vicdan ve tapınaklar olan din, dogma ve kutsalları bu kez anayasa zoru ile; dahası çoğunluk diktası ile; bacadan içeri sokmak niyetinde.

Üstelik inançları özgürce tartışmaktan bahseden bu kafalar siyaseti, ideolojileri -ki, anarşizmle bir tuttukları insancıl, emekten yana sosyalizmi- kapı dışarı etme çabasında 12 Eylülden beri. Umutsuz, siyaseti oy kullanmak sanan, alanlarda haklarını savunmak, sömürüyü sonlandırmak için toplanmak yerine dev alışveriş merkezlerinde tüketim için toplanan, tükettikçe mutlu olan, insanlaştığını sanan üniversite gençleri tabii ki, siyasetten bahsetmeyecek, ideolojilere yabancı kalacak.

Aynı zamanda bu düzende onlara göre üniversiteler sürekli gerçeği arayan, bilgi üreten, bilim yapan, “aklı hür, vicdanı hür, fikri hür”, sorgulayan, eleştiren gençler yetiştirilen yuvalar değil kapitalist sömürü ekonomisinin arka bahçesi olmalı. Ürettiği bilgiler, yetiştirdiği gençler ve sahip olduğu akademisyenler ile! Ve asla bilgi üretmemeli, eleştirel ve yaratıcı aklı sınırsızlaştırmamalı; hele dogma ve kutsallara karşı savaş açmamalı!

Türban sadece başlangıç. Hem kadınlarımızın köleliğinin, hem ülkenin rejiminin, geleceğinin ve bağımsızlığının yitirilmesinin, hem de eleştirel, yaratıcı aklın sınırsızlığının sınırlandırılmasının ve dogmaların istilasının başlangıcı.

___________________İMZA___________________
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz. Uğur MUMCU

fadike Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:48.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica