Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Araştırmaları

Alevi Araştırmaları Alevilik üzerine araştırmalar, teorik yazılar, düşünceler, incelemeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 15.11.2018, 08:57   #1
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 952
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 199
815 Mesajına 1.397 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Cami ve Cemevi

Cem Evi ve Cami

CAMİ VE CEM EVİ

Medreseler ve minareler viran olmadıkça
Kalenderilik cerayanı genişleyemez.
İman küfr, küfr iman sayılmadıkça
Halkın hiçbir bendesi hakkıyla müslüman olamaz

Mevlana Celalettini Rumi

Yüzün Sürüp Cemevine Gelirse
Erenler Döşenip Deme Gelirse
Cümle Kutlu Olur Ceme Gelirse
İman Tarikini Çalmak Görünür

Şah Hatayi

(Kaynak: İ. Arslanoğlu Şah Hatayi,sayfa 368 / )

Cami kelimesi, Arapça "CEM" (toplanma, bir araya gelme) kelimesinden sonradan türetilmiştir… Bu anlamda. Kur’an-ı Kerim’ de ne cami kelimesi ne de cem evi kelimesi, sözcük olarak geçmez.

Kur'an ‘da ibadethane olarak secde edilen yer anlamına gelen, “mescit” sözcüğü geçer. İlk mescid Hz. Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicretinde kurulmuştur. Medine girişinde konakladığı KUBA köyünde yapılmıştır. Bu mescid yapılış öyküsü ise şöyle anlatılır: Peygamberimiz Hz. Muhammed Medine’de “tef” çalınarak karşılanır ve devesini serbest bırakılır, deve iki yetim çocuğa ait olan bir yere konaklar. Bu yere ”Peygamber Mescidi” yapılır. İşte Kuba köyünde yapılan ilk mescid’in öyküsü böyledir.

Daha önce Peygamberimiz ibadetlerini evinde veya Ashab-ı Kiram’dan olan Erkan Bin Ebu’l Erkan’ın evinde yapardı. (İslam Ansiklopedisi “mescit” bölümüne bak.)
Medine’ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği, Peygamber mescidi: -Mescid-i Resul, Mescd-i Şerif, Mescid-i Saadet ve en çok bilinen ismiyle “Mescid-i Nebevi” adlarıyla anılmıştır.

Bu mescidte şunlar yapılıyordu:

1-Gündüzleri bir eğitim – öğretim yeri idi.

2- Geceleri ise, evsiz kimseler ve misafirlerin barınması için “Suffa” denilen üzeri kapalı bir bölüm eklenmişti

3- Hz.Muhammed dersler veriyordu. Yeni gelen insanlara okuma yazma bile öğretiliyordu. Savaş esirleri 10 kişiye okuma yazma. Öğretmeleri karşılığında serbest bırakılıyordu.

4- Buranın ihtiyaçları da sahabelerce karşılanıyordu. İslam’da ilk üniversite diyebileceğimiz bu okul sayısız alim yetiştirmiştir.

5- Bu mescit aynı zamanda, kurulan devlete ait bütün faaliyetlerin yürütüldüğü merkez niteliğinde idi.

6- Hz. Muhammed, ashabıyla sohbet ediyor savaş ve barış kararları orada alınıyordu. Elçileri orada kabul ediyordu. Savaşa çıkacak orduları orada techiz ederek yola çıkarır, topluma ait bütün meseleler orada çözüme kavuşturulurdu.

7- Medine de bir evi ve ailesi olmayan fakir kimseler de Suffa’da yatıp kalkıyor, ihtiyaçları buradan sağlanıyordu

Hz. Muhammed Mustafa’nın Temiz soyu Ehl-i Beyt’in ibadetini yaptığı mekana, yani

Alevilerin ibadet ettiği yere secde edilen yer anlamında “cemevi” denir.

Cem evi; Alevi İslam inancının ibadet yeridir. Geçmişte de tekke, zaviye, dergah olarak adlandırılmıştır. Farsça’da, dayanma anlamına gelen tekke (tekye) sözcüğü İslam’da inançsal etkinliklerin yürütüldüğü yapıyı anlatmak için kullanılır. Tekke insanlığın mabedidir, gönül gözünün aydınlandığı, kalp gözüyle görmeye başlanılan yerdir.

Tarihimize baktığımız da; Ahmet Yesevi Dergahın da, Hacı Bektaş dergahın da ve 1207 tarihinde yapılan Seyit Gazi Dergahın da “Kırklar Meydanı” veya “Meydan Evi” olarak anılan “Cemevi” ni göreceğiz. Bu dergahlara “Cami” sonradan eklenmiştir.

Bu mabetler değişik isimlerle anılmıştır; Mevlevilikte “huzur” ya da “huzur-ı pir” Alevilik’de “pir evi” yada “pir makamı” olarak adlandırılmıştır. Mutasavvıfcılarca ilk tekke, sufi adı ile anılan ilk kişi olan Ebu Haşim El-Kufi (ölüm 767) tarafından Şam yakınlarında Remle’de kuruldu ve İslam dünyasının her tarafına hızla yayıldı. 12. Yüzyılda Türkistan’da yetişen Ahmet Yesevi Hazretleri en büyük tekkeyi kurarak “Pir-i Türkistan” adı ile ünlenmiş oradan da küçük Asya dediğimiz Anadolu’ya Hacı Bektaş Veli tarafından taşınmış, Hacı Bektaş ilçesinde büyük bir dergah kurarak gönüller fethetmeye başlamışlardır.

Buralara “ışık dergahları” adı da verilmiştir. Çünkü burada doğan ışık Balkanlara, Budapeşte’ye kadar yayılmış ve gitmiştir. Işık dergahları olarak gönüller fethetmişlerdir. Bu dergahlardan yetişen dervişler dünyanın belirli yörelerine yayılarak irşatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tekkelerde yetişen Yunus, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal, Sarı saltık ve daha niceleri halen günümüzde de gönlümüzde de yaşayıp irşatlarını devam ettirmektedirler.

Türkiye’de II. Meşrutiyet ilanından (1908) sonra yapılan bir sayıma göre sadece İstanbul’da 311 tekke varmış. Ülkemizde tekkeler kullanım amaçlarının dışına taşındığı için 30 Kasım 1925 tarihinde, 677 sayılı yasa ile kapatılmış, tekke ve zaviyeler kapatılıp yasaklanınca o kelimeler yerine “Cemevi” kelimesi kullanılmıştır. Cem, birliğin ve beraberliğin adıdır. Cemin yapıldığı Cemevi ise sadece ibadet amaçlı kullanılmamış geçmişin mescitin işlevini yerine getirmiş ve getirmeye de devam etmektedir. Çok amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Cem Evleri’nde neler yapılır.

1-İkrar ve iman, edeb ve erkan, tevella ve teberra, güvenin ve Birbirinden razı olanların toplandığı, Hakk'a temenna ve Hakk'ın tecelli yeridir

2-Barış, Huzur ve toplumsal birlikteliğin sağlandığı mekânlardır

3-Toplum içerisinde, suç işleyenlerin halk meclislerinde yargılandığı, Herkesin birbirinden rızalık aldığı meydanlardır. Bu manada, toplumsal yargı ve karar yeridir.

4-Alevi topluluğunun tapınma dışında toplumsal, bireysel sorunların çözüme kavuşturulduğu bir meclis işlevi de görmüş ve görmektedir.

5-Cem evleri, toplumsal kaynaşmanın birlikteliğin perçinleştirildiği, sohbet ve muhabbet ocağıdır

6-Hiçbir karşılık beklenmeksin (Veya sadece minimum maliyetler) eğitim-öğretim , kesintisiz devam ettiği mekanlardır. Bu mekânlarda, (saz, bağlama, semah, müzik, Bilgisayar kursu, dikiş-nakış, okuma, Vb birçok kurs verilmektedir)

7-Bir çok cem evi, ırk renk, dil, din gözetmeksizin bütün yoksullara aş evi olmuştur.. Bugün, herhangi bir cem evine gitseniz, farklı din ve mezheplerden fakir birçok insanın karnını doyurduğunu göreceksiniz.

8-Birçok cem evinde, hasta, ve doktora gidecek parası olmayanlara, bedava sağlık hizmeti sunulmakta, hastalara yardımcı olunmaktadır.. bu hizmetler renk, ırk, dil, din, mezhep ayrımı olmaksızın herkese bedava sunulmaktadır.

Allah Eyvallah

Kaynaklar:

1- İslam Ansiklopedisi, Bkz. “mescit”

2-M. Hamidullah, İslam Peygamberi, İstanbul, 1981,11,s. 832

3-Nesei, Mesacid, s. 21

4-İbn Sa’d Tabakatül- Kübra Beyrut, C.1, s.239

5-A. Rıza. UĞURLU, "CEM EVİ", [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ya Ali

Sikayetim sana ya Merdan Ali
Senin bilim yolundan donenler oldu
Kimse seni aşıp, bilim katmadi
Senin katkilarini atanlar oldu.

Senden sonra Emeviler geldiler
Ne Muhammet, ne Aliyi bildiler
Kuranıda yerden yere vurdular
Kirklarin yolundan donenler oldu.

Senin zamaninda Camiler yoktu
Minare,minberi,sedcade yoktu
Cemahat evinde ilimin coktu
Ömerin camisinde öldu dediler.

Degerli canlar..

Bir kısım sünni din adamları islamın ibadet yerinin cami olduğunu söylemekte, İbadet için alevileri Camiye çağırmaktadır..

Bugün neden alevilerin cami yerine cem evine gittiklerini cami ile cem evi arasındaki farkları anlatmaya çalışacağım

1- Cami şeriat evidir.. cem evi ise, alevi ve bektaşi İbadet yeidir.

2- camiye gündüz girilir, Orası şeriata aittir. Cem evine gece gidilir, Cem evi Tasavvuf ehline aittir..

3- Cami gündüz açık gece kapalıdır, Cem evi ise, ibadet için gündüz kapalı gece açıktır..

4- İbadet evinin ibadet için gündüz kapalı olması Kur'an emriyledir...

Çünkü Kur'an-ı Kerim, İnsan Suresi ayet 26, İsra Suresi ayet 78 ve 79, Müzemmil Suresi ayet 1-9'a kadar ve 20. ayetleri, Nebe Suresinin 9-10-11 ayetleri, Müdessir Suresi 1-5 ayetleri emri gereği, Yüce Allah gece secde ve ibadet etmeyi buyurur..

"... Ey Muhammed! kalk ve kaldır. gecenin üçte ikisi veya evvel veya sonra kalk ağır ağır Kur'an oku. Biz Sana taşınması ağır söz vahiy edeceğiz. Şüphesiz ki, gece kalkmak kolay olmayacak, amma, huşu içerisinde ibadet için daha elverişli, daha tesirli olacaktır.. Bedeninizin rahatı ve istiratı için, geceyi size örtü ettik, bir bölümüne uyku verdik, Diğer bölümünde de halveti istiratına göre yönelip ibadet edesiniz,

Gündüzleri de geçim ve nafakanız için dolaşın, sizi uzun uzun işleriniz vardır..."

5-Camide arapça okunur, cem evinde her milletin anlayabildiği dil konuşulur.

6- Camide Allah'tan korkulur, cem evinde Allah sevgisi öğretilir..

7- Cami dünya meşgalesi, siyaset meydanıdır. cem evi akıl ve imanın birleştiği , irfan meclisidir.

8- Camide cemaat Mescid-i Harama döndürülür. Cem Evinde Bakara suresinin 115. ayeti gereği,

" Doğuda Allah'ın, Batıda Allah'ın, hangi yöne dönersen dön Allah2a dönmüş olursun.." hükmüne uyulur..

9- Camide ben, sen vardır. cem evinde benlikten sıyrılarak Birlik vardır (Biz)

10- Caminin mihrabı vardır... cem evinin ise Tanrı Aşkıyla kurulan, "Gadir-i humm" daki Hz. Muhammed'in veda Kürsüsü vardır...

11- Camide, Ezanı Muhammed varken, cem Evinde ise, Ezan-ı muhammed ve sırat-ıl Mustakim olan Ehl-i Beyt'in nesefi ve Hünkar Gulbanki vardır..

12- Camide kıbleye dönüş vardır.. cem evinde, karşılıklı kıble oluş vardır.

13- camide Fatiha okunur, el yüze sürülür. cem evinde, Fatiha'anın sırrına erilir, Hakk'a niyaz edilir...

14- camide "amin amin" derler, Cem Evinde Allah Allah derler..

15- camide kadın erkek var.. cem evinde ise (Elhamdü lillâhi rabbil alemiyne) ayetitinin hükmüne uyarak bacı ve kardeş vardır.

16- Camide ateş korkusu, cennet yalvarışı vardır.. cem evinde ise, her ikisinden vaz geçilerek, sevgi ile "Enel Hakk" inancıyla İnsan-ı kamilin özünde, tanrıyı görmek vardır..

17- camideki Yaratan ile yaratılmış ikiliğinden sıyrılalarak, Tanrının tezahürü. yansıması, "vahdet-i Vucut" olmak vardır..

18- cami de şeriat ehlinin emir ve yasakları varken, cem evinde, akış ve imanın birleştiği, İlahiliğin İrfan meydanı vardır..

Gerçeklerin Demine Hû Diyelim..

Allah Eyvallah

yararlanılan kaynak:

Seyid Derviş Tur , Erkanname

Camileri kimler yaptırdı

Bakınız Kur'an-ı Kerim'in Tevbe suresinin 107-109 ayetleri ne diyor

" ...Bir de şunlar var. Tutup bir mescid edinmişler. zarar vermek için, nankörlük için, inanları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve Resulü ile savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. "iyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz" diye gerile gerile yeminde edeceklerdir. Allah tanıktır ki onlar kesinlikle yalancıdırlar. böyle bir mescitte asla namaza durma! (Duacı olma) Daha ilk gününde takva üzerine kurulan bir mescid içinde, namaz kılman ( Burası Allah Resulunun ve Ehli Beyti'nin ibadethaneleridir-cem evleri- ancak) çok daha uygundur, Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır. o mescitte, Allah, temizlenenleri sever. Peki, binasını Allah'tan gelen bir sakınma duygusu ve Allah rızası üzerine kuran mı hayırlıdır, yoksa binasını sel artıklarının ucundaki uçurumun kenarına kurup ta onunla cehenneme yuvarlanacak mı(Tevbe Suresi 107-109)

Tarihi Taberi II. Cildinde ve, Altıparmak kitabının 306. sayfasında bu konudan bahsedilirken şunlar yazılmaktadır:

"...Vakti saatle Müslüman'ız diyenlerin yaptıkları camilerde namaz kılmak için Hazreti Muhammed'e teklif edilmiş idi. Bu teklif üzerine Cebrail Aleyisselâm nazil olup:

'O camilerin yıkılmasını sana emretti' ayeti kerimesini getirince, namaz kılmak için yaptıkları mescidi Hz. Resulullah farzı Kur'an'la yıktırdı.

Hz. Muhammed'in zamanında ilgili ayet ile yapılan tüm mescitler yıkılrken başkada mescit yapılmamış.. Mü'min'ler kendi evlerinde gizli olarak İbadet etmişlerdir..

Hazreti Muhammed'den sonra camiyi Halife Ömer yaptırdı."

Ravzatul Ahbab kitabının III. Cilt, 103. sayfasında ve IV. Cilt 100. sayfasında yazıldığına göre,

"...muhteşem camileri Muaviye yaptırdı. Buralarda Hazreti Ali'ye ve evlâtlarına lanet eden hutbeler okuttu. Hazreti Ali'yi ve evlâtlarını sevenlerin katline fermanlar çıkardı...."

Ahmet Refik'in 'Büyük Askeri Tarihi Umumiyesi'ne göre,

"...camileri Muaviye yaptırmıştır. Sünniliği her tarafa Muaviye yaymıştır...."

Şirketi Sahafıyei Osmaniye Elhac Ahmet Hulusi fi 11 Şevval, -ene 306 tarihiyle Matbaayı Arnire'de İstanbul'da basılan Dibacei Tercümei Tıbyan'm yazdığına göre:

Hazreti Muhamrned ile namaz kılmak için yapılan cami hakkında 'La takım ebeden''ayeti gelince

"...Allahü-teâlâ o camilerde namaz kılmayı Hazreti Muhammed'e yasak etti. Peygamber'imiz sahabeden birkaç kişiden müteşekkil heyet gönderdi. Mescidi Tarra denilen camiye vardılar. Ana ateş urup yaktılar ve camiin binasını bozup yıktılIar. Ve o caminin yerini cife ve kinase ile doldurdular...."

(II. Cilt, sy. 204, Tevbe Suresi)

Ve Ata eder: Ömer bin Hattap zamanı hilâfetinde vakta ki Ensar fethl olundu . Müslimine emreyledi ki yine mescit bina edeler. Lâkin iki -mescidi birbirinin yanında yapmayalar ki, biri diğerine zarar vermeye."

(Bu sözlerden anlaşılan şudur: Ömer, hilâfeti zamanında Hz. Muhammed'in Medine şehrinde bulunan yardımcılarını, ensarını mağlup etti.

Ensarın isteklerine karşı koyarak, cami yapılması için emir verdi. böylece, Peygamber Efendi'mizin yıktırdığı camileri ilk defa olarak Ömer yaptırdı. Ondan sora da Muaviye yaptırdı.)

Allah Eyvallah

Kaynak:

1- Kur'an da İbadet Müslüman'a Saadet, Halil ÖZTOPRAK- HÜSEYİN ERDOĞAN

2-Kur'an da Hikmet Tarihte Hakikat ve Kur'an da Hikmet İncilde Hakikat, halil ÖZTOPRAK

Hayyam Dörtlüklerinde İbadethane cami-mescit

PISMAN OLDUM-

Bir zaman cami'ye devam ederdim
Aklimca sanirdim müslüman oldum
vaaz dinlemeye her zaman giderdim
zan ederdim ki imanli oldum

sonra dergaha eyledim devam
Baktim ki muhammed ona da imam
hasan ve hüseyin, masuman, cümlesi tamam
Eski inancima pisman oldum

Gördüm ki Muhammed dedebaba'dir
Kible kendi, Namaz niyaz onadir,
Ben de seçde ettim allah'in emridir,
Harabi iste simdi gerçek müslüman oldum.

Harabi

Tarikatsiz mümin olamaz kimse,
Nuru nübüvvetle dolamaz kimse,
Hakkı peygamberi bulamaz kimse,
YATIP KALKMAK İLE DUVARA KARŞI..

Bana namaz kılmaz diyen
Ben kılarım namazımı
Kılarısam kılmazısam
Ol Hak bilir niyazımı

Hak'tan ayrı kimse bilmez
Kafir müselman kimdürür
Ben kılarım namazımı
Hak geçirdiyse nazımı

Ol nazı dergahtan geçer
Ma'ni şarabından içer
Hicabsız can gözüm açar
Kendisi siler gözümü

Gizli sözü şerheyleyip
Türlü nükteler söyleyip
Değme arif şerhetmeye
Bu benim gizli razımı

Sözüm ma'nisine erin
Bi-nişandan haber verin
Dertli aşıklara sorun
Bu benim dertli sözümü

Dost isteyen gelsin bana
Göstereyim dostu ona
Budur sözüm önden sona
Ben bilirim kend’özümü

Yunus şimdi söyle sözün
Münkir ister istemesin
Pişir kurtar kendi özün
Arifler tatsın tuzunu

Zühd ü riya ile olan ibadet
Hatadır Hazreti Settar'a karşı
Böyle namaz ile olamaz ümmet
Hiç kimse Ahmed-i Muhtar'a karşı

Tarikatsız mü'min olamaz kimse
Nur'u nübüvvetle dolamaz kimse
Hakk'ı Peygamber'i bulamaz kimse
Yatıp kalkmak ile duvara karşı

Allah gözlerine çekmiş bir perde
Yok dersin Allah'ı yerde ve gökte
Gösterelim gelde gör Hakk'ı nerde
Secde eyleyesin didara karşı

Muhabbet açılsın cemâl görünsün,
Muhammed Mustafa Ali aşkına.
Hasan ile Hüseyin'in demi sürülsün,
Hatice Fatıma gülü aşkına.

Medresenin sözü vardır, tekkenin hali,
Sözden, halden öteye gider aşkın yolu.
Müftünün, vaizin en iyisini getirsen
aşkın mahkemesinde tutulur dili.

Putların, kabe'nin istedi: kölelik;
çanların, ezanların, dileği. Kölelik;
Mihraptı, kiliseydi, tesbihti, salipti:
nedir hepsinin özlediği? Kölelik.

Tekkede, medresede, manastırda, kilisede,
Bir cennet cehennem kaygısıdır sürüp gitmede.
oysa yüce varlığın sırrına eren kişi
Bunların tohumunu uğratmaz düşüncesine.

Seccadeye tapanlar eşek değilde de nedirler?
Küfelerle riya çamuru yüklenir gezerler.
işin kötüsü, din perdesi arkasında bunlar,
Müslüman geçinirken gavurdan beterler

Ramazan ayı bu yılda geldi yine
Vurdu bukağıyı aklın bileğine;
Tanrım bu halka bir gaflet ver de bari
Ramazanı Şevval sansınlar bu sene

orucumu yiyorsam ramazanda
Mübarek aydan habersizim sanma:
çileden gece oluyorda gündüzüm
Sahura kalkıyorum gün ortasında.

katı softa sünni/ şii islam anlayısına inat gerçekleri görenler ile Sevgi üzerine bir din olan islamı karşılaştıran ve yanlışları bize gösteren hayyam'lara selam olsun..

Yüce Allah'ım bizleri dostoğro bildirdiğin hz. Muhammed'in ve Ehli beyt'inin yoluna DAİMİ NAMAZ ÜZRE OLANLARIN YOLUNA İLET..

GÖSTERİŞ YEZİT NAMAZI KILANLARDAN EYLEME SIDK İLE İNSİN BAŞIMIZ SECDEYE VE SANA VARINCAYA KADAR KALMASIN GÖNLÜMZ DAİMİ SECDEDEN

Gördün mü o, dini yalan sayanı?
İşte odur yetimi itip kakan;

Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
Vay haline o dua edenlerin ki,

Dualarından gaflet içindedir onlar!
Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.

Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.

Maun suresi

Kur'an-i İbadet te Zaman ve mekan fetişiz mi var mı?

Degerli canlar...

Öncelikle İbadet için herhangi bir özel mabetin islam inancında olmadığını belirtmek gerekir... cemaatle toplu ibadet ise sadece Cuma İbadeti için geçerlidir. .. Cami yada benzeri özel mabetler Kur'an-ı Kerim'in Tevbe suresi gereğinde yıkılmıştır... ilgili Ayetten sonra İbadethane insa edilmesi üzerine hiçbir sure ayet nazil olmamıştır..

Peygamber efendimiz ise, kendi Evinin ikamet ettiği mekanın salonunda İbadet ederdi.. yine Ehl-i beyt'te yaşamları müddedince hiçbir özel mabet yaptırmamıştır. Tümü kendi İkamet ettikleri evlerinin salonlarında ibadetlerini yaptılar..

Tarihi kaynaklar göstermektedir ki camileri insa edenler ömer, ve Muaviyedir. emevilerdir...Yine İbadet belli bir zaman'a 'aykırıdır.. Şirktir...

İBADET KUR'ANİ MANADA NASILDIR?

1- Allahı anmak , ibadet etmek, belli bir zamana bağlanamaz..

2- İbadetin gizliği esastır.. Aleni olarak yapılan İbadet riya ve şirke götüreceği için Kur'an İbadetin gizli olanını emreder..

3- İbadet toplu olarak değil, birey ile Allah arasındadır. ( Cuma İbadeti hariç)

1- Allahı anmak , ibadet etmek, belli bir zamana bağlanamaz..

Ahzab Suresi 41, 42. ayetler:

".. Ey İnanlar! Allah'ı çok anın.. O'nu sabah akşam tesbih edin.."

Şuara Suresi 227. ayet

"... Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok zikredenler ve haksızlığa uğradıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır.. haksızlık eden kimseler, nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.."

Enfal Suresi 45. ayet

"... Ey İnanlar! bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın, başarıya erişebilmeniz için Allah'ı çok anın.."

Mearic Suresi 22, 23, ayetleri

".. Kılınması vacip olan emrolunan, yüksek olan daimi ( sürekli) namazdır...."

Rum Suresi 17. ve 18. Ayetler

".. Allah'ı akşam, sabah, birbiri ardınca tesbih et ve tenzih et.. yerde ve gökte olanlar öğle ve akşam ona hamd ederler..."

Şimdi Yüce Allah, İbadeti DAİMİ OLARAK isterken, siz İbadeti üç vakte, beşte indirgemeniz.. ve ibadete zaman fetişzimini sokmanız doğrumudur? oysa Kur'anın hiç birinde belli bir vakitte ibadet yoktur.. İbadete devamlıdır..

hemen belirtelim ki Kur'an birçok ayetinde İbadet olarak Zikirden yani Duadan bahseder. Dua yolu ile allah'ı anma ve tesbihten bahseder.. Yoksa sabah aşkam binlerce kez secde ve ruku edip dünyadan el etek çekmeyi değil.

İbadetin Gizliliği

Degerli canlar hemen belirtelim ki islam inancında İbadetin gizliliği mahremiyeti esastır.. yoksa cami ve benzeri özel mabetlerde namaz ve benzeri İbadet islamda yoktur.. Kur'ani de değildir... ( Cuma İbadeti hariç/ perşembe akşamları Cem ibadetidir)

Bakalım Kur'an bu konuda ne diyor:

A'raf Suresi 55. ayet

"... Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarın, doğrusu O aşırı gidenleri sevmez..."

A'raf Suresi 205. ayet

".. Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah akşam an, gafillerden olma..."

Bakara Suresi 238. Ayet

".. Niyazlarını ( namazlarınızı) saklayınız, orta Niyaza ( namaza) dikkat ediniz. Allah için Duaya kalkınız..."

Dikkat edilirse Burada Zikir özellikle vurgulanır.. yani dua...

Mü'min Suresi Ayet 9.

"... Ol kimseler, Niyazlarını ( namazlarını) saklarlar.."

Şimdi Kur'anın yüzlerce ayetinde İbadetin gizli yapılacağı açıkken camide ibadete insanları zorlamak ve bir mekan fetişizmi yaratmak Kur'ana asi olmaktır..

peki bundaki amaç nedir* elbetteki İnsanları manupule etmek siyasi çekişmeler için rant sağlamak ve insanları yönlendirmek... Kur'anın bir çok suresinde namaz olarak ifade edilen ve tercüme edilen kavramlar esasında zikir kasdedilir yani sabah aşkam Allah adını anmak, Dua etmek kastedilir.. yoksa Rukulü secdeli kıyamlı beş vakit yada daha fazla İbadet değil..

Kur'an 'ayetleri tetkik edildiğinde İbadetin dami olduğu kesinlik kazanır.. Fakat Özellikle gündüzün çalışmak gece ise İbadet halinde olmak Kur'an emridir...

Sünni/şii 'lerin gündüz beş vakitlik namazlarına Kur'andan kanıt getirilez ancak Alevi_bektaşilerin gece yaptıkları cem İbadetine ve İnanların geceleri ibadet etmeleri Kur'andan pek çok kanıt getirilebir...

İsra Suresi 78-79

"... Güneşin batışından, gecenin koyu karanlıklarında salatında ( İbaetinde/ zikrinde) daim ol; seherde de Kur'an oku, seherde okunan Kur'an şahitlidir...."

Müzemmil Suresi 1-4 Ayet

"...Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku...."

Müzemmil Suresi 6-7Ayet

"...Şüphe yok ki geceleyin kalkmak, pek meşakkatlidir, fakat ibâdet için de gece, pek uygun....

Doğrusu sana, gündüz uzun bir meşguliyet var;bunun için geceleyin bol bol ibadet etmek en uygundur..."

Müzemmil Suresi 20. ayet

".....Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve (bazan da) onun üçte birinde (Kur'ân okumak, zikir yapmak, kanitin olmak, teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerini doğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. O halde Kur'ân'dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hasta olacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah'ın fazlından (rızık) isteyerek dolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah'ın yolunda savaşacaklarını bildi. Artık O'ndan (Kur'ân'dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefsiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah'ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz. Ve Allah'a istiğfar edin (tövbe edip Allah'tan mağfiret dileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahîm'dir...."

Yukardaki Ayetler bize açıkca sünni/ şii gündüz kılanan üç vakit yada beş vakit namazın/ ibadetin Kur'ani olmadığını Kur'an emrinin açık ve sarih olarak İbadeti gece yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Bu durumda sünni/şii günlük beş vakit namazın Kur'ani dayanağı olmayıp sadece birer yorumdur...

Kur'ani İbadet tek başına, gizli olarak gece yapılır...

özel mabetler Kur'anda yoktur..

Toplu ibadet etme sadece Cuma İbadeti içindir Buda Alevilerde perşembe Akşamı ( Hiçri takvime göre cumaya perşembe güneş batarken girilir) Cem ibadetidir.

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.11.2018, 20:27   #2
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 460
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Celallettin Rumi demi ALEVI KIZILBAS!!!!!!!!!
Senin liderin Fetullah Gulen veya RTE da ALEVI OLABILIRMI?

Bastan sona kadar Cinsi Sapik, Uckur Duskunu ve Insanlik Dusmani ISLAMIN Propagandasini yaparak.
ALEVI YASAM FESLEFESINE GOLGE DUSURMEYE, ASIMILE POLTIKASINA HIZMET EDIYORSUNUZ...


Islam Ulemasindan ALINTI;
(Cami kelimesi, Arapça "CEM" (toplanma, bir araya gelme) kelimesinden sonradan türetilmiştir… Bu anlamda. Kur’an-ı Kerim’ de ne cami kelimesi ne de cem evi kelimesi, sözcük olarak geçmez.)

Hayret!!!!!! idrak etmissiniz ama. Cem ile Cami yi karistirmissiniz... Sizin icin fark etmez, A ILE I harfini degistirirseniz sorun olmaz..
Tipki 12 GIZMET ILE 12 IMAMI DEGISTIRDIGINIZ GIBI!!!!

Sadece DEDE kiligina girmis ALEVI KIZILBAS DUSMANLARI YOK Ayni zamanda Alevi kiligina girmis, Cami Imamlari da var, bunlar ISLAM MISYONERLERIDIR.

Dede İsen Dedeliği Doğru Yap
İrfana Müfreze Kaldırma Dede
İnsanlığa Işık Dolu Çağrı Yap
Gaipten Hurafe Bildirme Dede

Aslı İnkâr Edip Saçma Söz Etme
Mantığı Köreltip Batıl Gözetme
Duvarı Yürütüp Kılıç Uzatma
Alemi Kendine Güldürme Dede

Dede Kendine Gel İnan Bilime
Bilimin Yumruğunu İndir Zalime
Sıtkı Candan Gönül Bağla Alime
Ondan Gayrısına Aldırma Dede

Kırpık Hocalara Sırtın Yaslama
Kızılbaşın Nesi Benzer İslama
İnsanı Zemmedip Hakka Toslama
Talibi Hürmetten Yıldırma Dede

Arap Çöllerinde Gezdirme Bizi
Deve Tüccarına Ezdirme Bizi
Sabrı Tahrik Edip Kızdırma Bizi
İkrarını Koru Öldürme Dede

Dünyada Sevgi Var Kine Ne Hacet
İnsanı Korkutan Dine Ne Hacet
İslamsak İmam Var Sana Ne Hacet
Cenaze Namazı Kıldırma Dede

Namazla Oruçla İşimiz Yoktur
Kâbe Tavaf Eden Kişimiz Yoktur
Kızılbaşız Müftü Başımız Yoktur
Müslümanız Deyip Çıldırma Dede

Neme Lazım Deme Herşeye Karış
İnsanı Hatmeyle Bilimle Yarış
Tarihine Dost Ol Kendinle Barış
Sakın Emekçiye Saldırma Dede

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.11.2018, 21:53   #3
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 952
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 199
815 Mesajına 1.397 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Mevlana ve Alevilik

Alıntı:
Raya Haq Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Celallettin Rumi demi ALEVI KIZILBAS!!!!!!!!!
Senin liderin Fetullah Gulen veya RTE da ALEVI OLABILIRMI?

Cehalet ne kötü bir durum. Cahil insan, Ehl-i tarikatta Ham ervah'tir. Edep'ten hayadan bihaberdir. Kenefe benzer, ağzı her açtığında pislikten, iftiradan, yalandan başka bir şey duyamazsınız.

Sağırdır, duymazlar...Kördür görmezler. Bu tiyniyette kimselere soylese de birdir. Soylemese de... Bu nedenle sözümüz duymayan kulaklara, görmeyen gözlere değildir.

Mevlana'nin hayatı ve eserleri ıkiye ayrılır. Batıni dervişi olan Tebriz-i Şems'ten önce ve sonra olmak üzere, Şems'ten önce Mevlana, şeriat ehline dahil, sünni islami en ser hali ile tatbik eden ve ettirendir.

Ne zaman ki, Şems ile tanışır. Camideki namaz yerine, sema edecek, ezan sesi yerine Ney' dinletecektir. Hacca giden hacı adaylarının önüne kesecek, etrafımda yedi kere dön, haccin kabul oldu diyebilecektir...

Ve Divan-i Kebir'inde Hz. Ali'ye öyle bir kaside yazacaktır ki, nami " NAT-İ ALİ" dır. Birçok Alevi-bektaşi'nin ötesine gelebilecektir.

Mevlana'daki bu değişim, halkı Şems'e düşman edecek hatta halka yürümesine sebeb olacaktır.

Şimdi Mevlananın Nat-ı ALİ adlı kasidesini aktaralim:

NAT-I ALİ


O açıklayıcı İmam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda halka duran imamın zatı ile, iç ve dış temizliğiyle vasıflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, iki yüzlülükten kurtulmuştur, temizdir.

Onun konağı birlik alemidir. Dünyevi ve beşeri sıfatlardan dışarıdır. O insanın hakikati ve canı gibiydi. Her şey fanidir, fakat can yaşar, ölmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır. Yaratıkları yaratanın zatı gibi o bakidir. Hakkın yüksek sıfatları Ali’nın vasfıdır. Hakkın sıfatları zaten ondan ayrı değildir. O Tanrı’nın zatine yapışmış O olmuştur. Hani duyduğun ‘Lahutun o gizli hazinesi’ yok mu; işte O odur.

Çünkü O, Haktan Hakka görünmüştür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksut, Yüce Ali’dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilmez. Zira o hakimdir, her şeyin bilginidir.


Cihan var oldukça, Ali var olur
Cihan var, olurken de Ali vardı

Cihanın temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. yer resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali idi. Veli, vasiy olan Şah Ali, cömertliğin, keremin, bağışın sultanı idi. Ali’den ötürü melekler Adem’e secde ettiler. Adem bir kıble idi, secde olunan Ali idi. Adem de, şit de Eyyup de, İdris de, Yusuf da, Yunus da, Hud da, Musa da, İlyas da Salih Peygamberlerde, Davut da Ali idi. Nefsin tamamından ötürü cihan sofrası üzerinde elini bulaştırmayan kahraman aslan Ali idi Kur’an’nın yer yer, ayetlerinde tanrı’nın ismini vasf ile öğdüğü Kur’an sırlarının kaşifi Ali idi.

kapısının tokmağı kadir ve kıyamette Arşın semasından daha ileri geçen, o durmadan Hakka secde eden arif Ali idi. İslam yolunda iş düzelmedikçe; surup dinlenmeyen o şerefli, vekarlı Şah Ali idi. Hayber kalesinin kapısını bir hamlede koparıp açan, o kalalar fatihi Ali idi.

Afaka her bakışımda gördüm ki, yakın yüzünden her varlıkta var olan Ali idi. Bu küfür olmaz, küfrolan söz bu değildir. Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olurken de Ali vardı. Tebriz’in Şems-ül Hakkı cihanın gizli ve açık sırlarından her ne gösterdinse hepsi de Ali idi.”


Gerçeklerin demine devamına Hu diyelim


Konu Dede-baba tarafından (23.11.2018 Saat 21:55 ) değiştirilmiştir.
Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.12.2018, 03:53   #4
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 460
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

(Igrenc Islamin Igrenc Misyonerininden Alinti:
Cehalet ne kötü bir durum. Cahil insan, Ehl-i tarikatta Ham ervah'tir. Edep'ten hayadan bihaberdir. Kenefe benzer, ağzı her açtığında pislikten, iftiradan, yalandan başka bir şey duyamazsınız.)

Cahil ve Cehaletin ne oldugunu baska baslik altinda size anlamini acikladim.. Acikladigim halde utanmadan ve yuzun kizarmadan sana ayit bir deyim degilmis gibi, Ayni kelimeleri ve ayni cumleleri kurup utanmadan yazmaya devam ediyorsunuz....

Ehl-i tarikatta sen Eh-li Kamilmisin??? Bence Islamin igrencliginin bir devamisin.. agziniz Suc Makinasi ve Insanlik Dusmani Islam gibi lagim kokuyor...

Sonuc olarak yukarida AHLAKSIZLIGINIZ VE IGRENCLIGINIZ Sahip Oldugunuz Suc Makinasi Islamin yansimasidir...

Kuran Denilen Suc Makinasinda butun igrencliklerin olmasi, siz ve sizin gibileri boylesi bir ortam icine itmesi normaldir..

Cocuklara Tecavuz Eden, SIZ.
Kufur ve Hakaret Eden, SIZ.
Namusuzluk ve Serefsizlik Yapan. SIZ.
Seriat Kanunlarinizla Insan Kellesi Ucuran, SIZ.
Kol ve El Kesen Yine, SIZ.
Yagmaliyan, SIZ.
Talan Eden, SIZ.
Calan ve Cirpan Yine, SIZ.
Iftira ve Karalama Yapan Yine, SIZ.
Sahtekarlik ve Dolandiricilik Yapan Yine, SIZ.

Sonuc olarak her turden AHLAKSIZLIK, ONURSUZLUK, ALCAKLIK, NAMUSUZLUK VE SEREFSIZLIK ISLAMIN KENDISINDE IKEN...
Sizden olmiyan herkes KAKA KUKA. oluyor degilmi...

Yazdiklariniza belge ve delillerle cevap veriyorken, igrenclik yapmaniz ACIZLIGINIZIN EN GUZEL ACIKLAMASI DEGILMIDIR...

BANA ISLAM DENILEN INSANLIK DUSMANI VE SUC MAKINASI ADINA BIR DOGRU YONUNU SOYLEYIN... ONUN UZERINE TARTISALIM..
Nasil bir Pislik ve Igrenclik Ararsaniz ISLAMIN KENDISINDE.....
Defalarca soyledim, Bu Uckur Duskunu, Cinsi Sapik, Asaglik, Onursuz, Serefsiz Alcak ve Namusuz Islam denilen Suc Makinasi, ALEVI KIZILBAS YASAM FELSEFESININ YANINDA DUNKU COCUKTUR..
UZAKTAN VE YAKINDAN ILGI VE ALAKASI OLMADIGI GIBI... ALEVI KIZILBAS YASAM FELSEFESINI KENDISINDEN BIR PARCA OLARAK GORMEYE CALISMASI..... KENDISINI AKLAMAYA CALISMASINDAN BASKA BIR SEY DEGILDIR....

Uckur Duskunu ve Cinsi Sapik Muhammediniz sizin olsun,
Kelle avcisi ve Islamin kilici Arap Ali Sizin olsun.
Cennet Hevesi ve Cehennem korkusu salan Olmiyan Allah yine sizin olsun..
Bizden uzak gidin, Pisliklerinizle, Ahlaksizliklarinizla ve Alcakliklarinizla bas basa kalin....
Sen ve senin gibi Islam Yobaz,Gerici ve Bagnazlari INSANLIK ADINA KINIYOR VE HAK ETTIKLERI YERE GONDERIYORUM....


Konu Raya Haq tarafından (04.12.2018 Saat 04:00 ) değiştirilmiştir.
Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.12.2018, 10:52   #5
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 952
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 199
815 Mesajına 1.397 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SORU: Alevi-Bektaşi Dede ve babalarına devlet tarafından maaş bağlanması, cemevlerinin elektrik, su vb. giderlerinin karşılanması yol ve erkanımıza göre doğru mudur?

El-Cevap:

Kur’an-ı Azümüşanda, Allah’ın ayetlerini ucuz bir bedel karşılığında alıp satmak ( El-Bakara: 41-42), dini anlatarak, aktararak veya din ile ilgili bir hizmeti yerine getirirken dünya menfaati elde etmek ve bunu bir meslek iş/uğraş geçim sebebi yaparak ifa etmek yasaklanmıştır.

İlaveten söylemek lazım gelir ki, her kim ibadetten faydalandı, cemevine gitti veya gitmeyi arzuluyorsa o mekanın giderlerini karşılar. İbadethaneye gitmeyen hatta o inanca sahip olmayan bir kimsenin gönül rızası olmadan parasını almak, ve o inanca sahip kişilerin ihtiyaçlarını bu paradan karşılamak helal olmaz, Alevi-bektaşi inancımız gereği, rızalık almak, helal ve harama dikkat etmek durumundayız.

Devlet denilen yapı, farklı inançlardan hatta inanmayanlardan oluşur. Devletin geliri, o devlet içerisinde vatandaşlık bağı ile bağlı olanların vergileridir. Alevilerden alınan vergilerle Alevilerin ibadethane olarak kullanmadığı camilere para aktarmak ya da “İmam” olarak adlandırdıkları din hizmetini meslek haline getiren kimselere maaş olarak vermek inancımıza göre doğru değildir. Ve Alevilerin rızası yoktur. HARAMDIR. Aynı şekilde, sünni inancına sahip veya hiçbir inanca sahip olmayan bir vatandaşın vergisini Alevi-Bektaşi Dede’sine babasına veya o cemevinin elektrik veya su parasını ödemek için kullanmak doğru değildir ki, bu parayı da bir sünninin, ya da ateistin helal etmeyeceği, rızası olmayacağı açıktır.

Alevi Bektaşilerde, cemevlerinde , “kara kazan” vardır. Alevi-bektaşiler gönül rızası içerisinde cem evine gittiklerinde veya Dede huzuruna vardıklarında buraya gönüllerinden kopanı verirler. Bu bazen “lokma” olur. Bazen cemevinin bir eksiğini Hakk aşkına gidermek olur. Bazen de kurban olur. Yine cenaze erkanını yürüten dede veya baba cenaze erkanı sonrasında cenazeye katılanlarca, cenaze evinin ihtiyaçlarını gidermek veya dedenin hizmeti karşılığı maddi güçleri varsa ise gönüllerinden kopanı verirler.

Çağın gerekleri gereği, Cemevlerine üyelik ve cemevinin hizmetlerden oluşacak giderler için üyelerden aidat alınması ve bu aidatlarında sadece giderler ve bu hizmeti yerine getirenlere , hizmetlerine karşılık olarak, verilmesi icap eder.

Yine gerek cami gerek havra gerek kilise ve gerekse cemevi olsun, buralardaki giderlerin devlet bütçesinden, vergilerden değil, o ibadethanelere giden, o hizmeti alan kimselerden karşılanması icap eder. İbadethane ve dini hizmetler, kamuya ( tüm halka yönelik) yönelik bir hizmet değildir. Çünkü halkın inançları birbirinden farklı ve ibadethaneler ortak değildir. Dahası bu dini hizmetleri almayan insanlarda vardır. Dolayısı ile, halkın tümünün rızası ve onayı olmadan, halkın parası olan vergilerin belli bir grubun dini inançlarının karşılanması için kullanmak inancımız gereği haramdır.

Nitekim, ne Peygamber’imiz ne Hz. Ali ne de 12 İmamlar ve O’nların soyundan gelen, eren, evliya ve yolumuzun Uluları geçimlerini tekke, dergah, veya beyt-ül maldan sağlamamıştır. Hepsinin kendi emekleri ile çalışarak bir iş ile meşkul olarak geçimlerini sağlamıştır.
Dergah, tekke ve zaviyelerin giderleri ise, Enfal suresi 72. Ayet gereği, tekkeye, dergaha veya dede ve pirine bağlı taliplerce “çıralık”, “lokma” olarak adlandırdığımız şimdi ise gönülden rıza ile verilen nakdi veya ayni ( eşya, mal vb.) yardımlar iledir.

Yüce Allah cümlemizi, dosdoğru yola iletsin, haramdan ve kötü işleri yapmaktan. Zalim olmaktan korun

Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.12.2018, 04:40   #6
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 460
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Allah`iniz Cennette Pezevenklik, Cehennemde Iskencecilik yaparken, Peygamberiniz de Cinsi Sapik ve Uckur duskunu iken... Sizden insan olmayi beklemek HAYALCILIKTIR...

ENEL-HAQ

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.12.2018, 04:48   #7
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 460
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Irmaklarından şaraplar akacak' diyorsun
Cennet-i alâ meyhane midir?
'Her mümin'e iki huri' diyorsun
Cennet-i alâ kerhane midir?
* * *
Tanrı bize cennette vaat ettiği şarabı
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş arap, devesini vurmuş Hamza'nın
Peygamber de yasak etmiş arap'a şarabı
* * *
Beni özene bezene yaratan kim? Sen
Ne yapacağımı da yazmışsın önceden
Demek günah işleten de sensin bana
O zaman nedir o cennet cehennem?
* * *
Kim senin 'yasa'nı çiğnemedi ki söyle?
Günahsız bir ömrün ne tadı kalır söyle.
Yaptığım kötülüğü kötülükle ödetirsen eğer
Seninle benim aramda ne fark kalır ki söyle
* * *
Tanrı bizi çamurdan yarattığında
Biliyordu bu dünyada ne işimiz olacak
İşlediğim günahlar hep onun emriyledir
O halde cehennemde beni niçin yakacak?
* * *
İsyan edip karşında duracağım, neredesin?
Karanlığı, ışığa yoracağım, neredesin?
İbadete karşılık cenneti alacaksam
'Bağış mı ticaret mi' diye soracağım, neredesin?
* * *
Kör cehalet çirkefleştirir insanları.
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım var elbet
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye
* * *
Dünya, üç beş bilgisizin elinde
Sanırlar ki tüm bilgiler kendilerinde
Üzülme, eşek eşeği beğenir
Bir hayır var sana kötü demelerinde
* * *
Sen bu dünyanın sırrına eremezsin
Erenlerin dilini de sökemezsin
Öyleyse iç şarabı, cennet et dünyayı
Öteki cennete ya girer, ya giremezsin
* * *
Niceleri geldi, neler istediler
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler
******
İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka, tespih, post, seccade güzel
Ama TANRI KANAR MI BUNLARA?

Sen sofusun hep dinden dem vurursun
Bana da sapık dinsiz der durursun
Peki, ben ne görünüyorsam O'yum
YA SEN NE GÖRÜNÜYORSAN O'MUSUN?

Sen içmiyorsan içenleri kınama bari
Bırak aldatmacayı ikiyüzlülükleri
ŞARAP İÇMEM DİYE ÖVÜNÜYORSUN AMA
YEDİĞİN HALTLAR YANINDA ŞARAP NEDİR Kİ..

Ey kara cübbeli senin gündüzün gece
Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere
ONLAR YARATANIN SANATI PEŞİNDELER
SENİNSE AKLIN ABDEST BOZAN ŞEYLERDE....

Ben kadehten çekmem artık elimi;
Tutmam senin kitabını minberini.
Sen kuru bir softasın, ben yaş bir sapık
CEHENNEMDE SEN Mİ DAHA İYİ YANARSIN, BEN Mİ?..

Seni kuru softaların softası seni
Seni cehenneme kömür olası seni
Sen mi haktan rahmet dileyeceksin bana ?
HAKKA AKIL ÖĞRETMEK SENİN HADDİNE Mİ ?

Yaşamın sırlarını bileydin
Ölümün de sırlarını çözerdin
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok
YARIN AKILSIZ NEYİ BİLECEKSİN

Ey kör!
Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş !
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş !
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
BİR NEFESTİR ALACAĞIN, O DA BOŞTUR BOŞ !

ÖMER HAYYAM

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:10.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica