Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Kültür-Sanat > Tarih

Tarih Tarihsel olaylar, kişiler, durumlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 19.03.2018, 00:14   #1
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 971
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 20
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 29
37 Mesajına 39 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Yoldaş Ölümsüzdür !

DEVRIMCI ONDER IBRAHIM KAYPAKKAYA`YI 45 YIL ONCE 18 MAYIS 1973 DE FASIST EGEMENLER TARAFINDAN ISKENCE HANELERINDE HUNARCA KATLEDILMESININ GUNUDUR.

GEÇMİŞİ OLMAYANIN GELECEĞİ OLAMAZ,O HALDE DEVRİMCİ GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM!

18 Mayıs 1973. 45. yıl öncesi. Bir tarihtir Turkiye Devrimci Hareketin Komunist Onderi Diyarbakir Zindanlarinda Ser Verip, Sir Verilmemesinin ne oldugunu Fasizmin zindanlarinda Fasizmi maglup ederek OLUMSUZLESTI...

“Katledilişinin 45. yıldönümünde Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşın kızıl anısı önünde saygıyla eğilirken, Kaypakkaya yoldaş şahsında Parti şehitlerimizin ölümsüz anılarını, Sosyalist Halk Savaşı‘ndaki komünist kararlılığımızla anıyoruz. Aynı vesileyle bağımsızlık, halk demokrasisi, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde ölümsüzleşen tüm dünya ve coğrafyamız devrim şehitlerini anıyoruz.

Kaypakkaya yoldaş komünist fikirleri ve bu fikirleri doğrultusunda giriştiği silahlı mücadele pratiğiyle ortaya koyduğu tutarlı komünist nitelik ve mücadelesi nedeniyle 12 Mart faşist cuntasının korkusu ve hedefi haline geldi. Faşist cuntanın azgın saldırıları Mahir’leri Kızıldere’de katlederken, Deniz’leri darağaçları kurarak idam etti. Kaypakkaya yoldaş, Ali Haydar Yıldız yoldaşın katledildiği Vartinik- Mirik mezrası kuşatmasında giriştiği çatışmada yaralı olarak kurtulduktan sonra gittiği köyde köy öğretmeni tarafından yapılan ihbar sonucu Fehmi Altınbilek komutasındaki düşman birliği tarafından yaralı olarak yakalandı ve Amed zindanlarında aylarca süren işkencelerde işkenceci Fehmi Altınbilek tarafından 18 Mayıs 1973’de katledildi.

Kaypakkaya yoldaş yaralı halde üç buçuk ay süren ağır işkencelere karşı destansı bir direniş sergileyerek, “ser verip sır vermeyen’’ komünist direniş tavrıyla tüm komünist ve devrimcilere idol olurken, işkencecilerine de en güçlü oldukları kalelerinde büyük bir yenilgi yaşattı. Kaypakkaya yoldaşın bu direnişi yoldaşlarına, devrime ve komünizme bağlılığın yanı sıra, derin bir halk sevgisinden bağımsız değil, doğrudan onun eseriydi. Kuşkusuz ki, O’nun komünist fikirleri O’nun esas yanı ve O’nu güçlü kılan özüydü. Komünist direnişi bu fikirlerin bir sonucuydu ve elbette ki anlamlıydı. O, fikirleri ve pratiğiyle tutarlı bir Komünist, düşünceleri direnişinden direnişi düşüncelerinden koparılamaz komünist bir önderdi.

Dün olduğu gibi bugün de O’nun komünist direniş ve önder çizgisi devrim ve komünizm yürüyüşümüze ışık tutmaktadır. O büyük bir tarihsel kopuşun mimarı, değişik millet ve milliyetlerden halklarımızın kurtuluş manifestosudur. O’ndan öğrenilmesi dün olduğu kadar günümüz şartlarında da coğrafyamız devrimi için elzemdir. O’nun çizgisi faşizm ve her türden gericiliğe karşı mücadelenin yaşamsal bir kaynağı, devrimci kurtuluşun temel anahtarıdır. Sosyal şovenizme vurulmuş hançer, tekçi faşist paradigmaya karşı keskin bir kılıç darbesidir Kaypakkaya çizgisi…

Kaypakkaya yoldaş coğrafyamız devrimci hareket tarihinde komünizm bayrağını Maoist doğrultuda Demokratik Halk Devrimi niteliği ve Halk Savaşı Stratejisi perspektifiyle yeniden göndere çeken teorik-pratik çığırın tartışmasız temsilcisi, devrimimizin komünist rehberidir.

Bu rehberlik, bugün dünde kalmış değildir. Bilakis bugün komprador tekelci burjuva hakim sınıfların kapitalist sistemi koşullarında uygulanan köhnemiş faşist diktatörlük şartlarında Sosyalist Devrim ve Sosyalist Halk Savaşı Stratejisi biçimine ilerleyerek dinamik ve aktüel olmaya devam etmektedir. Değişen ve ilerleyen tarihtir, somut tarihsel koşullardır ve somut şartların ihtiyaçla talep ettiği somut tahlil ve tespitlerdir.

Kaypakkaya yoldaşın temsil ettiği komünist rehberlik, komünist doğrultu, komünist amaç ve temel ilkeler geçerliliğini korumakta, değişen sadece somut şartlara uygun tahlil/tespitler ve bunlar ışığında yeni strateji ve siyasetlerdir. Bunlar Komünist yönelimi güçlendiren nesnel diyalektik ilerlemelerdir. Kaypakkaya yoldaşın ardılları O’nun bıraktığı komünist miras ve kulvarı nesnel koşullara uygun bilimsel zeminde ilerleterek devrimi geliştirmek komünist toplum yürüyüşünü sürdürmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülük Kaypakkaya yoldaşı statik dogmaya indirgeyen tekrarcı kavrayışla değil, bilimsel zeminde ilerletmekle yerine getirilebilir. Soyut slogan ve boş naralarla değil, devrimci teori-pratiğin seyrini izleyen bilimsel ilerleme hattıyla Kaypakkaya yoldaş temsil edilip savunulabilir.

Onlarca yıl sonra da olsa, işkenceci Fehmi Altınbilek’i cezalandıran devrimci eylemle, Sosyalist Halk Savaşı pratiğinin kırda-şehirde örülüp geliştirilmesiyle, nihayetinde komprador tekelci burjuva sınıf iktidarına karşı siyasi iktidara kenetli kararlı savaş ısrarıyla Kaypakkaya yoldaş savunulabilir.

Kaypakkaya yoldaşın lafızda değil, özde kavranarak bilince çıkarılması ve somut tarihsel şartlardaki gelişmelere uygun olarak ilerletilip savunulması devrimimizin başarısı için zorunludur. Bugün Komprador tekelci burjuva sınıfların tekçi-faşist devletinin Erdoğan’ın tek adam sultası biçiminde açık faşizm olarak dizayn edilen diktatörlüğüne karşı mücadele, ancak ve ancak KAYPAKKAYA yoldaşın Komünist çizgisi ışığında geliştirilen Sosyalist Halk Savaşı perspektifiyle başarıya ulaşabilir.

Devrimimizin komünist çizgisinin mimarı Kaypakkaya yoldaş ve onun şahsında tüm parti ve devrim şehitlerini bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Komünist Önder Kaypakkaya yoldaş Ölümsüzdür!

Devrim ve Komünizm Şehitleri Ölümsüzdür!

Yaşasın Sosyalist Halk Savaşı!

Yaşasın Partimiz Maoist Komünist Partisi!”

18 yaşında bir genç gibi gelişmektedir zafer
kimilerine göre kötüdür ölüm
kimilerine göre ecel
kimilerine göre 90 günde örülen direniş
ölüm canlının yaşamdır Kaypakkaya’larda
bir çağlayan
ve yüreğimizin isyanı
ve bir alev,munzur bile söndüremez bu yangını
diyarbakırda bir kaya
sanki yükselmiş aya
diyarbakırda bir zindan
zindanda Kaypakkaya
nasıl ki sevgiyle kucaklamış ölümü
nasıl ki 90 kere 24 saat katlanmışsa acıya
nasıl ki haykırmışsa kinini
tükürmüşse suratına suskunluğu
bizede anmak düşer coşku ile onu
vurdu gövdesini karanlığın zembereğine
ve doğdu ışık yürek pençesine
ey benim cevahirim
ey dişleri kenetlim, suskun ırmağım
ser verip sır vermeyenim
durmadı coşku akan ırmağın ve namlusuna
yüreğini sakladın
ne o zindandaki sesin
ne de nefesin
hala bitmiş değil
hücre karanlığında
her düşen, düştüğün yere çıktı
göğsünü gere gere
kesilince bileklerin sökülünce tırnakların
ödü koptu puştların
her mayısta vurdular bizi
yinede yarattık kendimizi
bizi hasretin koynunda boğmak istediler hasrete
oysa ne kadar güzeldir
hasret sürmüş filiz vermiş
sevde…
hani kurşun sıkan parçalanır gece
hani uzatsan elini aya gölge düşer
işte güçlenerek kıvılcımlara
yürüyen mazin ve halkın boynuna bir zincir gibi
büyüyüp gelişmekte zafer!!!
bizde gördük küçük adamları
köhnemiş silahlarıyla saldıranları
bizde yaşadık acıları
sevince boğan direnişleri
elbette unutulmaz direnişin senin
çünkü büyüyüp gelişmektedir zafer!!!
bir yangın gibi taşıdık durduk
zulamızda cevahirini
sanki okyanusta damla, işkencede denizdir.
eeeyy günü uyandıran toprakta söndüren rüzgar
eeyyy halkımın yaralı gülü
sol yanımın kıvılcımı
eeeyy gökteki ay
dağdaki kaya
İbrahim Kaypakkaya!!!
onlar yoruldu 90 günü saya saya
bıkan olnlardı
onlar şaşırdı
can çektikçe yaşamaya
bulutlar yağmura
karanlıklar aydınlığa
bugünler yarına
mahkumdur.
ve yüzleri gülmez
vurdukları ölmez
gökteki ay
dağdaki kaya
İbrahim Kaypakkaya!!!

Vardık Elazığ’ın kunduracılar çarşısına
Ali Haydar uğradı bir kasketlinin yanına
Kimdi o abi diye sordum Hamza dedi bana
Karşımdaki kasketli meyer İbrahim yoldaş

İşçi köylü kurtuluş ordusunun kurucusu
Feodallerin ve emperyalitslerin korkusu
Ulusların kaderlerini tayin hakkının savunucusu
Teorisyen liderdi İbrahim yoldaş

Ali Haydar Yıldız’dı ilk komutanın
Uyumuştu dışarıda nömeti tutanın
Sizleri uyarmak adına öne atılanın
Vuruldu Yıldız düştü kara İbrahim yoldaş

Kaypakkaya silah sesi ile uyanır uykudan
Kömü terkederken vurulur boynundan
Kızıla boyanır yürek fırlayacak koynundan
Yorgun ve uykusuz İbrahim yoldaş

Yoldaşların dağılır dağa vadiye
Ali Haydar Şehit düştü kaldı geriye
Kurşun yağıyordu gelemez beriye
Yaralıydı saklandı İbrahim yoldaş

Kar üstünde aç açık uyudu gezdi
Ayak, parmak dondu kangırene çevidi
Uğradığı köyün ögretmeni nden ihbar yedi
Yakalanmıştı yürekli İbrahim yoldaş

Kaypakkaya’ya kurulmuş işkence sofrası
Üşüşmüşlerdi başına zalimler tayfası
Devrimcilere bıraktı dik duruşun sayfası
Ser veripte sır vermemidi İbrahim yoldaş

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 06:22   #2
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 971
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 20
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 29
37 Mesajına 39 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

TKP-ML ve MKP’den Ortak Açıklama: KOMÜNİST ÖNDER İBRAHİM KAYPAKKAYA’NIN TARİHE VURDUĞU NEŞTER, İDEOLOJİK- POLİTİK GÜZERGAHIMIZDIR!

Geleneğimizin kuramcısı ve kurucularından komünist önder İbrahim Kaypakkaya ’ya yoldaşı ölümsüzlüğünün 46. Yılında komünizmin savaşçıları olarak sevgi ve minnetle anıyoruz.

Kaypakkaya’nın bizlere bıraktığı miras büyüktür. Tarihin akışına yön verecek, coğrafyamızda devrimi gerçeğe büründürecek, keskin bir bilince, ihtilalci komünist fikirleri içinde barındıran bir mirasa sahiptir. Bu özellikleri nedeniyledir ki en tehlikeli ihtilalci komünist fikirlere sahip Kaypakkaya, tutsaklık koşullarında işkenceyle katledildi. Ve ardıllarına paha biçilmez büyük bir miras bıraktı. O miras ki tüm çarpıtmalara, görmezden gelmelere ve içini boşaltma çabalarına rağmen bir meşale gibi karanlıkları aydınlatmaya devam etmektedir.

O sönmeyen bir meşale yol gösteren bir kutup yıldızıdır. İbrahim Kaypakkaya’yı derinden anlamalı ve ondan yeniden ve yeniden öğrenmeliyiz. Kaypakkaya yoldaşın tarihe vurduğu neşter, ideolojik, politik, pratik güzergahımızdır.

Kaypakkaya 71 radikal devrimci komünist kopuşunun komünist adıdır. Kaypakkaya bilimin ulaştığı üçüncü nitel aşamanın coğrafyamızdaki izdüşümü, yol göstericisidir. Diyalektik ve tarihsel materyalizmin, Büyük Proleter Kültür Devrimi’yle kazandığı birikimin Maoizmle ulaştığı bu yeni seviyenin coğrafyamız halklarına bütünlüklü ulaşmasının adıdır. Gerçekleşen tüm devrimlerin ve ileriye doğru atılmış adımların devrimci eleştirisi üzerinden yükselen, bilimsel dünya görüşünün zamanı yakalayan ve zamana cevap olan doğrulanmış en ileri bakış açısıdır. Kaypakkaya somut koşulların somut şartlarından hareketi referans alan bilimsel yöntemler bütünlüğüdür. Devletin faşist niteliğinin, Kemalizmin burjuva gerici karakterini, şovenizm, ezilen ulus burjuva milliyetçiliği karşısında Kürt ulusunun ve azınlık milliyetlerin kendi kaderini tayin hakkının kararlı savunusudur. Emperyalizm ve gericilik koşullarında silahlı devrimci zorun ilkesel kabulünün, devrimci mücadelenin başından itibaren illegal temelde silahlı örgütlenmesinin, tüm diğer örgütlenmelerin devrimci zora hizmet temelindeki konumlanışının teori pratiğidir. Kitleleri esas alan, devrimin kazanılmasında ve devrimin sürdürülmesinde kitlelerin örgütlenmesi ve inisiyatifinin açığa çıkarılması, kitlelere üstenci bakış açısının eleştirisinde, devrim kitlelerin eseridir anlayışının kızıl bayrağıdır.

Kaypakkaya somut şartların somut örgütlenmesinde, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir felsefik bakış açısı taktik doğruların teori haline getirilmesinin keskin eleştirisidir. Barikat savaşlarından partizan savaşlarından, toplu ayaklanmalardan, gerilla savaşlarından öğrenerek geliştirilen silahlı devrim mücadelesinin siyasal coğrafyamızda devrimi ete kemiğe büründürecek yolun adıdır.

Kaypakkaya her türden anarşist, legalist, şef tipi örgütlenmeler değil, demokratik yaşamıyla iradileşen, eylemiyle merkezileşen, kendi içindeki disiplinli işleyişiyle devrimin stratejik silahı, öncü kurmaylığıdır.

Kaypakkaya ideolojidir. Kaypakkaya siyasettir. Kaypakkaya stratejidir. Kaypakkaya örgüttür. Kaypakkaya bilimsel metodolojidir. Kaypakkaya komünizme yürüyüşün silahı olarak proleter devrimci duruş, devrimci bir yaşam, komünizme kilitlenmiş militan devrimciliktir. Kaypakkaya devrim mücadelesinin yolunu gösteren özetlenmiş aklıdır.

Dostlar, yoldaşlar, ezilen emekçi halklarımız;

Siyasal coğrafyamız her türlü haksızlıkların, hukuksuzlukların, eşitsizliklerin, katliamların, ötekileştirilmenin, inkar ve asimilasyonun, aşağılanmanın en ağırına, en şiddetlisine, en bayağısına tanıklık etmektedir. İşçi sınıfı ve emekçilerin ellerinde kalan son hakları da gasp edilmek üzere. Açlık yoksulluk ve işsizlik günbegün artmaktadır. Kadınların katli sıradan hale getirilmiş, siyasal İslamla daha bir azgınlaşan erkek egemen sistem devlet kurumlarından okullara, burjuva medyadan semtlere, evlere kadar tüm alanlarda kadının yaşam hakkını sınırlamaktadır. LGBTİ’lere yönelik nefret duyguları körüklenerek, her türlü şiddet ve katliama maruz kalmakta, ötekileştirilmektedir. Aleviler başta olmak üzere, ezilen inanç toplulukları, egemen siyaset ve egemen siyasal İslam karşısında baskı altında tutulmakta, yok sayılmakta ve kapıları işaretlenerek katliamla tehdit edilmektedir.

Kürt ulusu en azgın saldırıların hedefi durumunda, her türden anti demokratik uygulamayla karşı karşıya, teslim alınmaya, diz çökertilmeye çalışılmakta, evleri başlarına yıkılmakta, yerlerinden yurtlarından kopartılmakta, katledilmekte, en insani temel hakları dahi ellerinden alınarak terörist ilan edilmektedir.

Rant uğruna doğamız sınırsızca tahrip edilmekte, HES’lerle yaşam alanlarımız zehirlenmekte, yaşam ve üretim alanlarındaki doğal denge onarılamaz biçimde gittikçe bozulmaktadır. Toplumsal sosyal yaşam alanlarımız zindana dönmüş, uygulanan şiddet politikalarıyla, yasaklarla, hak gasplarıyla, ayrımcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı, kriminalize edici politikalar eşliğinde cezaevlerindeki tecrit politikası tüm toplumun üzerine karabulut gibi çökmüştür. Nefes alamaz duruma getirilen halkların, devrime olan ihtiyacı bugün çok daha güncel ve acildir. İşçisinden memuruna, köylüsünden esnafına, işsizinden üreticisine itirazlar yükselmektedir. Kadınlar birlikte güçlüyüz diyerek, erkek egemen sistemin kuşatmasına sokakta cevap vermeye başladılar. Gençler birlikte mücadelenin arayışındalar. Kürt ulusu gasp edilen iradeleri karşısında öfkelerini bilemekte, tecrit politikasına karşı Kürt kadını Leyla Güven öncülüğünde, binlercesi de yaşamak direnmektir diyerek mücadele etmektedirler.

Halkların devrimci komünist öncülere ihtiyacı olduğu açıktır. Tüm itirazları, arayışları, sokağı öfke ve direnişleri bir araya getirecek, birlikte hareket etmesini sağlayacak ve faşist Türk devletine gereken cevabı verecek öncülere ihtiyacı vardır. Yaşamın olduğu her alanda mücadeleleri birleştirmek, geliştirmek ve devrim mücadelesinin bir bileşeni olarak ileri taşımak ertelenemez bir görev, tarihi bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun getirmiş olduğu bilinç ve ciddiyetle, yakın tarihlerde duyurulan TKP-ML 1. Kongresini ve MKP 4. Kongresini komünizm savaşçıları olarak selamlıyoruz.

Komünist önder Kaypakkaya yoldaşın ardılları, bu tarihi sorumluluğun bilincinde olarak öne çıkmalı ve devrimci rolünü oynamalıdır. Kaypakkaya yoldaşın ardıllarına bıraktığı mirasının derin anlamı devrime yol göstermektedir. Biz TKP-ML ve MKP’li yoldaşlar olarak, savaşçılar olarak komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşı ölümsüzlüğünün 46. Yılında saygıyla anarken, bıraktığı mirası bugünlere onurla taşıyan, Süleyman Cihan, Kazım Çelik, Cüneyt Kahraman, Mehmet Demirdağ, Cafer Cangöz, Yılmaz Kes, Meral Yakar, Barbara Anna Kistler, Sefagül Kesgin, Nubar Ozanyan, Lorenzo Orsetti şahsında komünizm mücadelesinde tüm yitirdiklerimizin anılarına olan bağlılığımızı yineliyoruz.

Geleneğimizin kuramcısı ve kurucularından komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşı ölümsüzlüğünün 46. Yılında, komünizm savaşçıları olarak sevgi ve minnetle anıyoruz.

Önderimiz İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür!

Devrim ve komünizm Şehitleri Ölümsüzdür!

Yaşasın Birleşik Devrim Mücadelemiz!

TKP-ML MKP

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 06:23   #3
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 971
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 20
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 29
37 Mesajına 39 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

TKP-ML TİKKO Genel Komutanlığı: HAKİKATİN ÖNCÜSÜ KAYPAKKAYA ÖLÜMSÜZDÜR!

HAKİKATİN ÖNCÜSÜ KAYPAKKAYA ÖLÜMSÜZDÜR!

18 MAYIS MÜCADELE VE DİRENİŞ GÜNÜDÜR!

Sömürü ve zulmün yok edildiği yeni bir yaşamı en güçlü isteyen ve mücadelesini en önde veren önderimiz İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür. Onun görüşleri sadece direnmek isteyenlere değil özgürlük ve kurtuluşu gerçekleştirmek isteyenler için gereklidir.

Tarihin ve sınıf savaşımına ait gerçekliğin kapsamlı ve bütünlüklü analizini yapan önderimiz kötülüklerle dolu yaşamın hangi araç ve yöntemlerle nasıl yıkılacağının, eşit-özgür-adil bir yaşamın nasıl yaratılacağının manifestosunu yazdı. Düşlediği dünyanın ve yaşamın hangi mücadele yolu ve araçlarla gerçekleştirileceğinin öncüsü oldu.

Onun devrimci görüşleri, zamana ve mekana sığdırılamayacak kadar evrensel ve uygulanabilecek kadar güncel ve pratiktir. Sınıf savaşımına, devrim ve sosyalizme dair soru ve sorunların bilimsel yanıtıdır. Geçmişin bilimsel değerlendirmesini en ileri bakış ve bilinçle yapan, ana ve geleceğe dair devrimci görevleri gerçekçi bir şekilde ortaya koyan Kaypakkaya yoldaş, uğruna ölünesi komünizm davası için yükseklere çekilmiş bir bayraktır.

O aşılamayan eşik, ser verirken bile gösterişsiz bir önderdir. Övülmeye ihtiyacı olmayan görüşleri, her daim savaş bildirisi olan sahici bir yol göstericidir. O, herkesin önünde ve ilerisinde olan düşünce ve mücadelesiyle başarının ve zaferin yolunu göstermiş ve bunu mücadele kararlılığıyla ispatlamış bir kutup yıldızıdır. Karanlığın en koyu anında bile aydınlatıcı bir fenerdir.

O sadece işçi sınıfının değil aynı zamanda özgürlük ve geleceğini arayan ezilen tüm emekçi halkların da öncüsü olmayı hak etmiş bir önderdir. Aradan 46 yıl geçmesine karşın özgürlük ve kurtuluş arayan her emekçi, aradığının yanıtını Kaypakkaya yoldaşın görüşlerinde bulabilir. Büyük düşün ve eylem insanı Kaypakkaya yoldaş, arayışın vazgeçilmez ismi, hakikatin öncüsüdür.

18 Mayıs aynı zamanda Dörtlerin bedenlerini ateşe vererek Amed zindanlarındaki karanlığı parçalama günüdür. 18 Mayıs, Kürt ulusal özgürlük hareketinin devrimci önderlerinden Haki Karer’in katledildiği gündür.

Katledilişinin 46 yılında Kaypakkaya yoldaşı ve tüm Mayıs şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz. Amed zindanlarında bedenlerini ateşe veren Dörtleri ve Haki Karer’i saygıyla selamlıyoruz. Mayıs ayı şehitlerini, görüşlerini ve ideallerini yaşatma ve gerçekleştirme sözünü veriyoruz



18 MAYIS, ÖZGÜRLÜĞE VE KURTULUŞA DOĞRU YÜRÜYÜŞÜN GÜNÜDÜR!

18 MAYIS, HALK SAVAŞINI GERÇEKLEŞTİRME SÖZÜDÜR!

KOMÜNİST ÖNDER KAYPAKKAYA YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR!

PARTİYLE DEVRİME ŞAN OLSUN 1. KONGREMİZE!

YAŞASIN PARTİMİZ TKP-ML, HALK ORDUMUZ TİKKO, GENÇLİK ÖRGÜTÜMÜZ TMLGB VE KADIN ÖRGÜTÜMÜZ KKB!



TKP-ML TİKKO Genel Komutanlığı

17 Mayıs 2019

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.05.2019, 06:25   #4
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 971
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 20
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 29
37 Mesajına 39 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

18 Mayıs Bir Direniş Manifestosudur

18 Mayıs Bir Direniş Manifestosudur

18 Mayıs, TKP-ML TİKKO önderi İbrahim Kaypakkaya, PKK’nin kurucu kadro ve önderlerinden Haki Karer ve Halil Çavgun, PKK savaşçıları Dört’leri (Ferkat Kurtay, Eşref Anyık, Mehmet Zengin ve Necmi Öner) ölümsüzlüğe uğurladığımız bir direniş, başkaldırı ve geleceği fethetme günüdür.

Bir direniş manifestosu! Baharın coşkusu ve yaşamın yeşili!.. Onları ölümsüzlüklerinin yıl dönümlerinde sevgi ve saygıyla anıyor, devrimci eserlerini bayraklaştırıp zafer burçlarında dalgalandıracağımıza dair sözümüzü yineliyoruz.

71 devrimci başkaldırısının devrimci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya, yaralı ele geçirildikten sonra Amed zindanında aylar süren işkencelerle 18 Mayıs 1973 tarihinde alçakça katledildi. Kaypakkaya işkencede direnişin, ‘ser verip sır vermeme’ geleneğinin sembolü olarak devrim tarihimizdeki yerini altın harflerle aldı. O, düşmana cepheden saldırarak, işkencehaneleri devrim ve komünizm ideallerini haykırdığı birer direniş ve başkaldırı mevziisine çevirdi. Granitten bir iradeyle düşmana geçit vermedi. Kaypakkaya, işkencehanelerde örgütsel sırlarla ilgili soruları yanıtsız bırakırken, siyasi tavır alarak, düşüncelerini, hedef ve amaçlarını gizlemeyi bir hafiflik saydı ve işkencecilere cepheden meydan okudu. Bu şekilde ölümüne bir direniş geleneği yarattı.

’71 devrimci başkaldırısının diğer önderleri Deniz ve Mahir gibi Kaypakkaya da ’50 küsur yıllık revizyonist, parlamentarist, reformist, darbeci geleneğin parçalanmasında rol oynamış büyük tarihsel devrimci önderlik düzeyidir. Kaypakkaya’da söz ile eylem, teoriyle pratik arasında büyük bir tutarlılık vardır. Özellikle Kemalizm ve Kürt sorunundaki devrimci kopuşlarıyla Kaypakkaya çok daha farklı roller oynadı, devrimci ve Marksist-Leninist mevzilerde konumlanmada ısrar etti. Koşulların arkasına sığınmadı. Şovenizme, sosyal şovenizme ve her türden sınıf işbirlikçisi teori ve pratiklere karşı tutarlılıkla mücadele etti. Kaypakkaya, teorinin sorunlarına büyük bir hakimiyeti olduğu gibi, pratikte de güçlü bir önderlik gücü olduğunu gösterdi. Devrim ve silahlı mücadele anlayışı son derece canlıydı. Devrimci program, strateji ve parti konusunda güçlü bir kavrayışı vardı. Bir Türk devrimcisi olarak Kürt sorununda resmen formüle etmese de fiilen birleşik devrim görüş açısıyla hareket etmiş, ezen ve ezilen ulus devrimcilerinin görevleri arasındaki farkları açıklıkla ortaya koymuş, silahlı mücadele dinamiklerini Kürdistan’da daha güçlü gördüğü için gerilla mücadelesine Kürdistan’dan başlama yöneliminde ısrar etmiştir. Düşündüğü gibi yaşamış ve savaşmıştır. Devrimci kopuş diyalektiğinin derinliği bütün devrimci süreçlerini yönetmiştir.

Kaypakkaya gibi, Türkiyeli bir devrimci olarak Haki Karer de enternasyonalist devrimci yönelimde ısrar etmesiyle devrimci hareketimizin tarihindeki yerini aldı. PKK’nin kurucu kadrolarından Haki Karer, 1977 18 Mayıs’ında ölümsüzler kervanına katıldı. O, Türkiye devriminin geleceğini Kürdistan devriminde gördü. Yüzünü Kürdistan devrimine döndü. Buradan iradeleşti. Kürdistan devriminin gelişimine emek verdi, önder bir duruş sergiledi.

PKK’nin silahlı mücadele çizgisinin uygulanmasıyla özdeşleşen Halil Çavgun 18 Mayıs 1978’de şehit düştü. PKK Merkez Komite üyesi olarak örgütün gelişiminde özel roller oynadı.

18 Mayıs 1982 yılında bir ateş topu olarak tarihe “Dörtler” olarak geçen Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mehmet Zengin ve Necati Öner ölümsüzleştiler.12 Eylül askeri faşist diktatörlüğün imha, tasfiye, sindirme, ezme ve iradeyi kırma saldırısına ve teslimiyete karşı bedenleriyle ateşten barikat oldular. Amed zindan direnişinin ateşleyicileri olarak gerilla savaşı ve serhildanlara uzanan süreci fedai duruşlarıyla beslediler. Bu yüzden de “Dörtler” direnişleriyle tarihi bir rol oynadılar.

Kaypakkaya’dan Haki’lere ve “Dörtler”e uzanan, farklı kollardan aynı okyanusa akan direnişin tarihsel sürekliliğidir. İşte 18 Mayıs böylesi bir manifestodur.

12 Mart faşizmi gibi 12 Eylül faşizmi de devrimcilerin iradesini kıramadı. Faşizme boyun eğmeyen devrimci önderler ve devrimci savaşçılar sembolleştiler. İşçi sınıfı, emekçiler ve ezilenler içerisinde kök saldılar. 71 devrimci başkaldırısı, 75-80 devrimci yükselişini koşulladı.

’82 Amed direnişi de gerilla mücadelesini, serhildanları ve Kürt ulusal demokratik dirilişini besledi, ona kan taşıdı. 18 Mayıs’ın tarihsel anlamı tam da budur. Bu büyük tarihsel çıkış bugün de AKP-MHP faşizmine karşı direnişte anlam kazanmaktadır.

“Tecriti kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistanı özgürleştirelim, Türkiye’yi demokratikleştirelim” hamlemizle 18 Mayıs direnişi yeni bir düzeyde sürüyor. 18 Mayıs devrimci direniş manifestosu geçtiğimiz kritik süreçte devrimci hareketimize ve halklarımıza yol göstermeye devam ediyor.

18 Mayıs şehitlerini ölümsüzlük yıl dönümlerinde anarken, direnişi büyütelim, faşizmden hesap soralım.

HALKLARIN BİRLEŞİK DEVRİM HAREKETİ

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:06.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica