Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Merak Ediyorum

Merak Ediyorum Alevilikle ilgili merak ettikleriniz, kafanıza takılan sorular

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 11.08.2008, 09:56   #1
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Atatürk/Alevilik ve Gizlenen Gerçekler

Atatürk/Alevilik ve Gizlenen Gerçekler..BELGE VE KANITLARLA ATATÜRK ALEVİDİR

Resmi anlatıda pek dillendirilmeyen bir gerçek, Mustafa Kemal'in, Bektaşiliğe yakınlığıdır. Herşeyden önce Atatürk'ün Bektaşiliğe yakınlığı, Yaşadığı Selanik ve genelde Rumeli bölgesindeki Bektaşi dergahlarının yoğunluğundan kaynaklanır. Acaba Atatürk'ün Bektaşiliğe yakınlığı, ve ilgisi sadece yaşadığı yerdeki Bektaşi Nufusundan mı kaynaklanmakta? Yapılan araştışmalar, Atatürk ve Aleviler arasındaki bağın, sanılanın dışında, ilgi ve sevginin ötesinde olduğunu gösteriyor.

Mustafa Kemal’in soyu Anadolu’ya dayanmaktadır. Yörük Türkmen kökenlidir. Mustafa Kemal’in mensup olduğu soya Kızılcalı Türkleri denir. Oğuzların kızıl oğuz boyundandır. Kızılca bölüklü, Kızılcaörenli adı da verilir. Selanik’teki kayıtlarındaysa ”Karakocalılar” olarak geçmektedir. Mustafa Kemal’in sülalesi olan Kızılcaoğulları, Rumeli Aleviliğinin Anadolu koludur. Bu kolun anayurdu Tokat –Almus Tozanlı vadisidir. Bugün burada yaşayanların tümü de Alevidir.

Bu bölgeye yerleştirilen Yörük Türkmen boyları 1410 yıllarında Tokat, Çorum, Amasya, Sivas ve Reşadiye dolaylarındaki Kızıl Özenliler yurdu olarak bilinen bölgede “Kızıl Ahmetliler Beyliği” adıyla bir beylik kurmuşlardır.

Osmanlı Hükümdarlarından II.Murat’ın Amasya Valisi Yörgüç Paşa’nın bu beylik üzerine düzenlediği sefer sonucunda beylik ortadan kaldırıldı. Kızıl Ahmetliler beyliği halkının bir kısmı zindanlara doldurularak, dumandan boğdurularak öldürülmüştür. Bir kısmı da Anadolu’ nun çeşitli yerlerine dağıtılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün baba soyu, Bu olay nedeniyle Konya'ya yerleşmiştir...

Bundan sonraki tarihsel süreç içerisinde, Fatih Zamanında Rumeli'nin Türkleştirilmesi sürecinde aile, Konya/Karaman'dan gelerek Manastır Vilayeti'nin Debre-i Balâ Sancağı'na bağlı Kocacık'a yerleşmişlerdir. Kocacık, bugünkü Makedonya Cumhuriyeti'nde Arnavutluk sınırına yakın olan Debre şehrine bağlı bir nahiyedir. Aile sonradan (muhtemelen 1830'larda) Selanik'e göç etmiştir.

Mustafa Kemal’in dedesi Kırmızı Hafız Ahmet’tir. Mustafa Kemal’in Nüfus kayıdı “Yörük tayifesinden “ diye geçmektedir. Mustafa Kemal’in babası da nüfus kütüğünde Kızılhafız oğlu Ali Rıza diye yazılmaktadır. Mustafa Kemal, on yaşlarında Selanik’teki Kızılbey sokakta bulunan ilkokula yazılmıştır. Kızıl sözcüğü genellikle Alevi Bektaşilere takılan bir addır. Mustafa Kemal’in babasının ismi Ali Rızadır. Ali Rıza, Ehli beyt soyunun Sekizinci İmam’ın ismidir.

Mustafa Kemal’in duygu ve düşüncelerinde Namık Kemal’in büyük tesiri sözkonusudur. Namık Kemal de bir Bektaşi idi. Yine Bektaşi olan Abdulkerim Paşa’nın Mustafa Kemal’le yazışmalarında, özel Bektaşi şifreleri kullanmaları onun Bektaşiliğine dair bir kanıt olarak ileri sürülen bir başka kanıttır.. Zira bu şifreler tarikata girmeyen kimseye verilmezdi..

Falih Rıfkı Atay, "Çankaya" kitabında, Kılıçoğlu Hakkı'ya atfen, Mustafa Kemal'in, Harbiye yıllarında tatillerde Selanik'e geldiğinde, Bektaşi Şeyh Rıfat Efendi'nin tekkesine gidip, dervişler halkası içinde ayinlere katıldığını yazar. Mustafa Kemal de Nutuk'ta, Selanik'ten arkadaşı olan Abdülkerim Paşa ile telgraflaşmalarını anlatırken Paşa'nın, kendisine "Kutb-ul akrap" yani "Kutuplar kutbu" diye hitap ettiğini anlatır. Bu Bektaşiliğin en üst derecesi için kullanılan bir terimdir..

Yararlanılan Kaynaklar

1-Türk Kültürü Dergisi, "Atatürk'ün baba soyu" Sayı; 145
2- Falih Rıfkı Atay, "Çankaya"
3-Mazhar Müfit Kansu , Atatürk'le Beraber, 1986
4- Mete Tuncay , Milliyet sanat sayı:246.s:25
5-Mustafa Cemil Kılıç, Laik Türkiye İçin Yükselen Alevilik, s. 193.-204
6-Cemal Şener, Atatürk ve Aleviler, Ant yayınları, s.14
7-A. Celalettin Ulusoy, Hünkar Hacı Bektaş Veli ve Alevi – Bektaşi Yolu. S.104.

8- Ankara, Atatürk ve Aleviler, Can Dündar [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 10 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 09:57   #2
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Kurtuluş Savaşında Atatürk ve Aleviler

Teşkilatı Mahsusa (MİT): Alevi ve Bektaşiler tarafından kurulmuştur... Aleviler Öncelikle Kurtuluş savası süresince... İstanbul'dan Anadoluya adam ve askeri araç kaçıran gizli örgüt Mim Mim gurubunu kurmuşlardır... Mim Mim gubununda içinde yer aldığı... Teşkilatı mahsusa'nın başkanı Albay Hüsamettin (Ertürk) Bey Bektaşidir. ( Kaynak: S.N Tansu, iki devrin perde arkası Sayfa. 530)

*** İstanbul'un çeşitli semtlerinde ulusal örgüt kuranların başında... Erenköy'deki Didariye Dergahı gelir... Bu dergahın başında ise Bektaşi İbrahim Mihrabı baba vardır.

*** Kuzguncuk Ulusal Kurtuluş Örgütü: Kurucusu Bektaşi Ali Nutki baba'dır

Buna benzer sadece İstanbul'da 14 gizli örgüt kurulmuştur.. bunlardan bazıları Topkapı'da Şeyh Abdullah tekkesi, Sütlüce'de Seyh Hüseyin baba tekkesi.. Rumelihisarında Şehitler tekkesi... Anadolu yakasında çamlıca ve Merdivenköyünde Şahkulu Tekkesi... Üsküdar tekkesi...


Fakat bunlar içinde belki de en önemlisi Atatürk'ünde saklanmak ve gizli toplantılarını yapmak için gittiği yer Olan Özbek tekkesi'dir ki.... Bu tekke İsmet paşa.. Fevzi Paşa... Nurettin Paşa... halide Edip Adıvar gibi Kurtuluş savasında isim yapmış bir çok kişinin Anadoluya gizlice geçişini sağlamıştır...

KAYNAK: Kaynak: S.N Tansu, iki devrin perde arkası Sayfa. 530

Saygılarımla..

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 8 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 09:57   #3
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Kurtuluş Savaşında Dersim Halkı ve Atatürk

Dersim halkı ve Ata

*** Atatürk Erzurum kongresinden sonra sivas kongresine gitmek için Erzincan bölgesinde Çardaklı bölgesine yaklaşırken... Kendisine El-Aziz (Elazığ) valisi tarafından pusu kurulduğu ve öldürüleceği haberi gelir.

**** Ata Fakat Ata kararlıdır. yoluna devam eder. Boğaza geldiklerinde.. Heyet pusuya düşer... Paşa bağırarak:

--Ne istiyorsunuz?

Kolbaşı Diyap Ağa:

-- Sizi yakalayıp İngilizlere teslim etmek üzere Elazığ valisinden emir aldık der..

Ata:

--- O halde ne duruyorsunuz? der.

Diyap Ağa:

--Siz bu vatanın kurtuluşu için çalışıyorsunuz.. Biz Ali Galip'i dinlemeyeceğiz.. ve sizin yanınızdayız der..

M. Kemal gülümsereyek bu yanıtı alınca tesekkür eder.

***Diyap Ağa daha sonraki dönemlerde Milletvekili olacak ve Ata'nın en yakınları arasına girecektir.


Saygılarımla..

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 09:58   #4
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Kurtuluş Savaşında Aleviler

Batı illerindeki Alevi-Bektaşi direniş kuvvetlerinin benzerleri Anadoluda da kurulmuştur.

***1 Dünya savaşının sonunda Emperyalist güçler doğudaki bir çok Şafii kürt ve ermeniyi silahlandırmış ve bunun sonucunda Erzincan da Kars da gümüşhane ve Erzurumda bir çok katliamlar olmuştur..(Ermeni iddialarının aksine asıl katliama uğrayan Bölge halkıdır bu dönemde..)

*** Bölgenin işgali sonrasında Buraları savunmak yöre halkına düşmüştür...

***Bölgedeki Alevi halkın bağlı bulunduğu Erzincan, Tercan, Varto, Hınıs ve DERSİM bölgelerinde bulunan aşiretler topraklarını.... Ruslara ve Ermenilere karşı savunmak için milis alayları kurmuşlardır.

**Hormek Milis Alayı... Balaban Aşiret Alayı...Çarekli Mustafa Bey... Şalavanlı Aşiret Başkanı Mehmet Ağa.... Milis Güçleri

*** Kureşanlı Şah Haydar Ağa... Milis güçleri

***Bu aşiretler Mir alay Kazım (Orbay) ile birlikte olmuş ve büyük yararlılıklar göstermişlerdir.

*** Vahit Paşa'nın 3. ordusu ile Balaban Aşireti Gülağa'nın 500 kişilik Milis kuvvetleri birleşince Dersim bölgesinde Ruslarla Dersimliler arasında büyük ( Pülümür-Dersim dağlarında) büyük çarpışmalar olmuş Ruslar dersime girememiştir.

*** Savaşta Doğu bölgesinde işgal edilemeyen tek bölge Dersim'dir. Savaş sonrasında Bölgeden seçilen Diyap Ağa Atatürk'ün en yakın arkadaşlarından olmuş Atayı destekleyen kişilerin başında gelmiştir.

Kaynak: M. Şerif FIRAT- Doğu İlleri ve Varto Tarihi. sayfa: 170 ve sonrası)

Saygılarımla..

***Bir çok yerde desteğini Atatürk'den esirgememiş olan Alevi-Bektaşilerden Atatürk kesin bir destek almak için Hacı Bektaş dergahına gitti...

**** O Dönemde Çelebi Cemalettin Efendi Dede postunda oturuyordu... Cemalettin Efendi Atatürk'ü beş taşlarda dergah dışında karşıladı...Bu karşılama Alevi-bektaşilerin Ata'ya olan sevgi ve saygısını gösteriyordu

*** Yapılan toplantıda Ata Alevi-Bektaşilerin desteğini istiyordu. Cemalettin efendi de yanlarında olacaklarını... Hatta (Ata Cumhuriyet fikrini ilk olarak orda söyledi) Cumhuriye'tin kurulacağı günü sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

*** Cemalettin Efendi dergahın bütün ambarlarını ve yüklü bir parayı kurtuluş savaşında kullanılması için Ata'nın emrine vermiştir.

Saygı Ve Sevgilerimle

KAYNAK:

M. Şerif FIRAT- Doğu İlleri ve Varto Tarihi. sayfa: 170 ve sonrası

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 9 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 09:59   #5
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Kurtuluş Savaşında Hacıbektaş Dergahı ve Atatürk

Degerli canlar...

Kurtuluş savaşının en başından itibaren Aleviler Ata'nın yanında yer almıştır.. simdi size, Atatürk'ün Hacı Bektaş dergahına uğraması ve Buradaki dede-baba tarafından hacı Bektaşa bağlı Tüm ocaklara gönderilen Emir nameden bahsetmek istiyorum..

....Mustafa Kemal Paşa, Hacıbektaş'ta bir gece kalmış, harem dairesinde ağırlanmıştır. 24 Aralık 1919 Cuma günü de Hacı Bektaş Veli'nin türbesini ziyaret etmiştir. Mustafa Kemal Paşa, Çelebi Cemalettin Efendi ve Salih Niyazi Baba arasında yapılan üçlü görüşmeyle Dergah Paşa'ya destek sözü vermiştir.

Nitekim TBMM açıldığında Çelebi Cemalettin Efendi Kırşehir Mebusu ve TBMM başkan vekili olarak mecliste yer almıştır.

Çelebi Cemalettin Efendi'nin vefatının ardından Çelebi olan Veliyyettin Efendi 25Nisan 1923 tarihinde yayımlanan ve Alevileri TBMM Hükumetini desteklemeye çağıran bildirinin sahibidir. Bildiri şöyledir:


"....Anadolu'da Bulunan Dedem Hacı Bektaş Veli Hazretlerine Samimi Sevgisi Olan Bütün Ocak Sahibi Sevenlerine:

Bu milleti tekrar dirilterek bağımsızlığımızı temin eden, varlıkları tüm İslam milletinin övünç kaynağı olan, Türkiye Millet Meclisi Reisi, Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'nin yayımlamış oldukları beyanname hepimizin malumudur.

Gazi Paşa'nın vatanın yüceltilmesive geliştirilmesi için bizlerden istemiş olduğu tüm arzularını yerine getirmek boynumuzun borcudur. Milletimizi kurtaracak ve bizleri mutluluğa eriştirecek, ancak onun yüce fikirleridir. Bunu inkar edenlerin bizimle kesinlikle ilgisi yoktur. Yüce tarikatımızın tüm mensuplarına, Gazi Paşa Hazretlerinin işaret ettiği adaylardan başkasına oy vermemelerini, vatanımızın kurtuluşunun ancak bu şekilde gerçekleşebileceğini özellikle tavsiye eylerim.

Bu vasiyetlerimi tutmayanlar bizden değildir. Hak erenler onlara hiçbir zaman yardım etmez. Yine söylüyorum ki, bu vatanı ve milleti kurtaracak ancak Mustafa Kemal Paşa'dır. Onunla beraber olanlar ise, mukaddes vatanımızın has evlatlarıdır. Hiçbir kimsenin sözünü dinlemeyiniz. Sözümden hiçbir şekilde dışarı çıkmayınız. Sizin mutluluğunuzu düşünen, sizi kölelikten kurtaracak olan, ancak Büyük Millet Meclisi Reisi ve hepimizin büyüğü olan Mustafa Kemal Paşa Hazretleridir...."


Allah Eyvallah

Kaynak: Mazhar Müfit Kansu (Atatürk'le Beraber, 1986)

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 09:59   #6
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Ata'nın Bursa nutku

Mustafa Kemal Atatürk'ün, 5 Şubat 1933 günü Bursa'da yaptığı konuşmadır.

Şubat 1933'ün ilk günlerinde Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar irticacı kişi camilerde Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunurlar.
Ayaklanma kısa sürede bastırılır.


Atatürk olayın hemen ardından Bursa'ya gider. Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırada bir kişi Atatürk’e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur:

"Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıtaya ve adliyeye olan güveninden ötürü...".

Atatürk'ün hemen konuşmakta olan kişinin sözünü kestiği ve günümüzde "Bursa Nutku" diye anılan konuşmayı yapmıştır.

Bu konuşmayla ilgili olarak Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, "Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi" adlı kitabında şu yorumu yorumu yapar:


"Tarihte bu sözleri söyleyebilen bir başka devrimci çıkmış mıdır? Başında bulunduğu devletin bile 'zaaf' içinde olabileceğini düşünen, geleceğin siyasal iktidarlardan kuşkulanabilen, ama gençliğe böylesine 'sınırsız' bir güven besleyen, böylesine 'çek' veren, gençliği böylesine 'son çare' olarak gören bir devrimci yoktur! Ve Atatürk, hem gelecek iktidarlar hem de gençlik konusunda yanılmamıştır."

Mustafa Kemal Atatürk'ün Bursa Nutkunun metni:

".....Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir.

Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım.

Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.....”

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 8 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 10:00   #7
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Atatürk'in Din ve İnanç ile İlgili Sözleri

Degerli canlar...

Bugün sizlerle Atatürk'in din ve İnanç ile ilgili sözlerini paylaşmak istedim..


Türkiye Cumhuriyeti'nde, her yetişkin... dinini seçmekte hür olduğu gibi, her inancın merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatiyle ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz. Geçmişte çok görülmüş olan bu gibi durumlara artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.

Bir de, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı. 1930

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.

Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir. 1930

Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. 1930

Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, İlerleme ve canlığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.

Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler. İğrenç kimselerdir. İşte bu duruma karsıyız ve buna müsaade etmiyoruz. 1930

Bunun gibi bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlar ve tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün öğelerinden bir an önce kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir. 1924

Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya ve mahkemelerinde vatandaşları ve yabancılar hakkında eşit adalet uygulamakla vazifeli olan bir hükümet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur. 1927

Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar.


Kaynak: ALİ ARSLAN, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Saygı ve Sevgilerimle

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 10:01   #8
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Vahdettin'in Atatürk Hakkında Verdiği Ölüm Fetvası

Degerli canlar...

Mustafa Kemali.. Anadoluya gönderen vahdettindir.. yada vahdettin ülkesini.. vatandaşlarını seven bir kahraman.. masum.. ve mazlumdur.. esasen.. ihanete uğrayan Musatafa kemal tarafından vahdettindir.. gibi saçmalıkları duymuşsunuzdur..."

Şimdi.. Gerçekleri öğrenme zamanı..


Dosya Tasnifi
Harbiye-Divan-ı Harp
DOSYA No : 70
Harbiye Nezareti
Adliye-i Askeriye Dairesi
Şube :
Adet : 705


PADİŞAH BUYRUĞU

Mehmet Vahidüddin


ONAY

"Kuvayı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, asker almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak suretiyle iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan, Üçüncü Ordu Müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan Selanikli Mustafa Kemal Efendi,

Eski yirmi yedinci fırka kumandanı miralaylıktan emekli İstanbullu Kara Vasıf Bey, Eski yirminci kolordu kumandanı Mirliva Salacaklı Fuat Paşa ile Eski Vaşington elçisi ve Ankara milletvekili Midillili Alfred Rüstem ve sıhhiye eski müdürü İstanbullu Doktor Adnan Bey ile Üniversite Batı Edebiyatı eski öğretmeni Halide Edip Hanımın,

ayrıntıları 11 Mayıs 1336 (1920) tarihli ve 20 numaralı karar tutanağında yazılı olduğu üzre, Mülkiye Ceza Kanunu'nun kırk beşinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle elli beşinci maddesinin dördüncü fıkrası ve elli altıncı maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla, her türlü resmi ünvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına,

halen firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının haczedilerek, usulüne göre idare ettirilmesine dair İstanbul bir numaralı sıkıyönetim mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tasdik edilmiştir.

Bu Padişah Buyruğu'nu yürütmeye Harbiye Nazırı görevlidir.

24 Mayıs 1336 (1920)

Sadrazam ve Harbiye Nazırı Vekili
Damad Ferid


saygılarımla...

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 10:02   #9
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Atatürk Ve Bilinmiyenleri

MUSTAFA KEMAL HAKKINDA BILINMESI GEREKEN 30 OZEL SEY

1."ATA" LAFINI SEVMEZDI

"Ataturk" hitabini ilk kez donemin Turk Dil Kurumu Baskani bir konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de cok begenerek soyadi olarak almisti.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hic hoslanmazdi.

2.EN SEVDIGI YEMEK

Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati boyunca en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya duskun degildi ama cani istediginde cok sevdigi gul recelini tercih ederdi.

3.EN BUYUK HAYALI DUNYA TURUNA CIKMAKTI

Omru yetseydi bir dunya turuna cikip Turk dili ve tarihi uzerindeki calismalarini genisletmek en buyuk hayaliydi.

4.BASUCU KITABI "CALIKUSU" YDU.

Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile basucundan ayirmadi. Resat Nuri Guntekin'in unlu Calikusu" romanini hep yaninda tasir, her gun rastgele bir yerinden acar, birkac sayfa okurdu.

5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU

Atlardan sonra en sevdigi hayvan kopekti. "Fox" adini verdigi kopegi, Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara duskunlugu o dereceydi ki bir gun misafirlerinin de gorebilmesi icin yeni dogmus bir tayla annesinin Cankaya Kosku kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.

6.TAM BIR SALON ADAMI

En sevdigi dans valsti. Muzik zevki cesitlilik gosteriyordu.Klasik Bati muzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

7.GOMLEKLERININ TUMU BEYAZDI

Gomleklerinin hepsi beyazdi. Bu gomlekler ilk yillarda Isvicre`de ozel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina onculuk edebilmek icin Beyoglu`nda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.

8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU

Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi cizerdi.Lacivert takim giymeyi sevmezdi.

9.OLCULERI

Boyu 1.74 idi.Hayatinin son donemlerine kadar 76 olan kilosu hastaliginin ilerlemeye baslamasiyla 46'ya kadar dusmustu. 43 numara siyah rugan ayakkabi giyerdi.

10.RUMELI SIVESI

Ozenli ve temiz bir Turkce konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli sivesiyle telaffuz ederdi.

11.HAZIN BIR HIKAYE

Hayatinda bir donem cok onemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarinin nerede oldugu bilinmiyor.

12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.

Hayatinin cogunu gecirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani olarak gecirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, cok sevdigi halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini dusunuyordu.

13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE

Kiyafet Kanunu cercevesinde tum din adamlarinin dini kiyafetleriyle sokaga cikmalari yasaklaninca, Monsenyor Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.

14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.

Sabah kahvaltilariyla arasi hic hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasindaki divanin uzerine bagdas kurarak oturur, gunun ilk kahvesini sigarasini icerdi.Bir ozelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.

15.DUZEN TAKINTISI VARDI

Evinde ,cevresinde hatta konuk oldugu evlerde bile egri duran esyalari duzeltmeden rahat edemezdi.

16.HOSGORULU LIDER

Koylunun birinin gazete kagidina sardigi tutunu icmeye calisirken eli yanmis,"Alin bunu kendi icsin" diyerek Ataturk`e kufretmisti. Mahkemeye cikarilacakti. Ataturk olayi dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceginize dogru durust sigara icmesini temin edin" dedi.

17.SIGARA PAZARLIGI

Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger gunde kac paket sigara ictigini sormus, Ataturk "sekiz" demisti. Doktor bunu gunde bir pakete indirmesi gerektigini soyleyince gulumseyerek cevap vermisti:"Ben zaten bir paket iciyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacagim".

18."BU NASIL HALKCILIK?"

Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Konduktorun milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ogrenince epey sinirlenmis, "Ne de guzel halkcilik ama" demisti.

19."LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!"

Ilk mecliste bir oturum sirasinda uyelerden biri laikligin ne manaya geldigini anlamadigini soyleyince Gazi cok sinirlenmis ve elini
kursuye vurarak bir din bilgini olan uyeye cevap vermisti: "Adam olmak demektir hocam,adam olmak!"


20.KURBANLARI BAGISLARDI

Gittigi yurt gezilerinde kendisi icin kurban edilen hayvanlara bakamaz boyle durumlarda sirtini doner yada kesilmelerini engellerdi.

21.YABANCI DILE MERAKI

Askeri lisede ogrenmeye basladigi Fransizca'yi sonraki yillarda gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya
Fransizca sozcukler de eklerdi.


22.FASULYESINE POKER

Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun sonunda kazandiklarini iade ederdi.

23.KAN GORMEYE DAYANAMAZDI

Cephelerde dusmanla gogus goguse savasmis biri olarak en ilginc ozelligi savas meydanlari disinda kan gorunce fenalasmasiydi.

24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.

Fransiz tarihcisi Herriot Ankara`ya geldiginde Gazi`nin kulaklarinin duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille anlatmisti: "T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani yapmislar".

25.BIR RICASI BAS ACTIRDI

Bir gun halk arasinda dolasirken carsafli bir kadina rastlamis, "Hafiz Hanim benim hatirim icin basindaki ortuyu acar misin?" diye sormustu. Kadin bas ortusunu acarak , Ataturk`un onunde egildi ve ellerini optu.

26.BILARDO VE YUZME

Sportmen kisiligi vardi. Her gun at biner , yuzmeye gider ve bilardo oynardi.

27.EN BASARILI DERS.

Egitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca surdu.

28.YAGCILARA GECIT YOK

Yagcila cok kizardi Bir aksam sofrasida kendisine gereksiz sekilde iltifat eden Abdulhak Hamit`e mudahale etti.

29.SON YILBASI GECESI

1937`yi 1938`e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik Rustu Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana hediye etmisti.

30.KOSKTEKI GUVERCINLIK

Kuslari cok severdi.Cankaya Kosku`nde ozel bir bakicinin ilgilendigi guvercinligi vardi.

Saygılarımla..

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Alt 11.08.2008, 10:03   #10
Yazar
Dede-baba
Forumla Bütünleşmiş
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 1.096
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 218
826 Mesajına 1.408 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Ata'yı Analamak IQ meselesi mi?

Mustafa Kemal'in büyüklüğünü anlatan bir yazıyı sizinle paylaşmak istedim...


Alıntı:

'En zeki insan'dan Atatürk'e övgü


"....199.37 IQ" ile dünyanın en üstün zekâlı insanı unvanını taşıyan Dağıstanlı Prof. Dr. Nadia Camukova, Batı'daki bilgi ve Doğu'daki duygu dengesinin en iyi Türkiye'de olduğunu vurguladı.

Camukova, "Türkler dünyanın dengesini korumak için varlar. Türkiye'nin vazgeçilmez, yok olma noktasından varlığa taşımış olan bir lideri, Atatürk'leri var. Türkiye Atatürk'ü yaşatmadığı zaman dünya dengesini negatif şekilde etkileyecektir" dedi.

Okan Üniversitesi'nde verilen bir konferansta konuşan Camukova'ya, salonu tamamen dolduran öğrenciler büyük ilgi gösterdiler. "Dünyada en zeki insan olmak önemli değil. İnsan olabilmek ve insan kalabilmek çok önemli" diyen Camukova, "Zekâyı rakamlar üzerinden görmek yanlış. Zekâ problemleri çözme yeteneğidir" dedi.

"Türkiye ve Türkler Allah'ın sevip de yarattığı bir soy" diyen Camukova, dünyaya verilmiş olan birkaç liderin başta gelenlerinin içinde Atatürk'ün olduğunu vurguladı. Camukova şöyle devam etti:

"Türkiye'yi yok olma noktasından varlığa taşımış olan bir lider. Türklerin ileriye yönelik varlığını korumak için var olan bir Atatürk var."



Şimdi düşünün;

- "Dünyanın en zeki insanı" ünvanına sahip biri bunları söylüyor,

- Norveç, bugün halk arasında zor durumların altından kalkabilme durumunu anlatmak için "Mustafa Kemal gibi düşünmek" deyimini kullanılıyor,


- Sadece zamanının değil, 20. ve 21. yüzyılın liderleri O'nu örnek alıyor,

- Dünyanın tüm liderlerini liderlik, askeri deha, psikoloojik, sosyolojik açıdan inceleyen bir araştırmada en yüksek puanı alan da O,


- Adına Latin Amerika'dan, Japonya'ya pekçok ülkede anıtlar ve parklar inşa ediliyor,

Tüm bunlara karşılık, ülkesinin insanları O'na saldırmak için birbiriyle yarışıyor.


Şimdi basit bir soru soruyorum;


"Atatürk'ü anlamak için IQ'nuz kaç olmalı ?"


Saygı ve Sevgilerimle

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Dede-baba Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:35.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica