Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Toplumsal Konular > Din

Din Dini tartışmalar ve teoriler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 30.10.2018, 05:57   #21
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Bir yerde, en kötü suçlar bile çok fazla işleniyor ise o suçlar normal karşılanmaya başlanır. Mesela; bonzai çok içilen bir mahallede, artık bunu kimse ayıplamaz, bazı mahallelere girdiğinde oralarda gaspa uğramak çok normal bir şeydir, çünkü mahalledeki erkeklerin çoğunluğu gaspçıdır. Bazı bölgelerde ise (örneğin; orta-doğu) çocuklara ya da hayvanlara tecavüz etmek normaldir, çünkü o bölgedeki erkeklerin çoğu, tecavüzcüdür.
Oraya gitme tecavüze uğrarsın

Bu noktada mahalle, tecavüzcülerin istediği şekilde şekillenecektir. Nasıl ki uyuşturucu satan mahallelere polis pek bulaşmıyor ise tecavüzcüler de, tecavüze ceza ya da önlem getirecek uygulamaların, mahallelerinde var olmasını istemezler. Muhtarından polisine, zabıtasından temizlik işçisine kadar, herkes bilir o mahalledeki yazılı olmayan kuralı: “Oraya gitme tecavüze uğrarsın”. Üstelik bunu bildiğimiz halde, o mahalleye gidip tecavüze uğradığımız için tecavüzcünün değil, bizim suçluluk duymamızı beklerler.

Görebileceğimiz gibi, bir bölgenin büyük kısmı, bir suçu çoğunluk olarak işliyor ise, o suçun suç olmaktan çıktığına dair bir yanılsama olabilir. Bunun nedeni de, bölgedeki suçlular sayesinde iktidar elde edip, o iktidarını muhafaza etmeye çalışan kişilerin, bu bölgedeki insanların, isteklerini, yerine getirmek zorunda olmasıdır. Aksi halde iktidarları sarsılır. Peki bu bölgede, bu bölgenin suçluları sayesinde, iktidar elde eden kişi de, aynı suçu işliyor ise ne olur? Bu durumda suçu suç olmaktan çıkarma çabası, daha güçlü ve inançlı bir hâl alır, suçun suç olmadığı söylenecek ya da suçu masumlaştırmaya çalışacaklardır.
tecavuz-2Evrimin iki altın kuralı; hayat “mücadelesi” ve çoğalma

Devlet (sistemin arayüzü), insanları (zengin olmayanları), açlıktan öldürmeyecek bir seviyede ama mutlu da olamayacak bir moral düzeyinde tutarak, sürekli olarak sömürür. Sürekli olarak, düşük özgüven seviyesinde tutulan kişiler, ilkellikten ileri gidemezler. Sorgulamakta, düşünmekte, kendi gerçeklerini aramakta ısrarcı olamazlar. İlkel kalan kişilerde ise, evrimin iki altın kuralı her zaman ilk sıradadır; hayat “mücadelesi” ve seks. Burada hayat mücadelesi dedikleri şey; hayatta kalma kuralına tekabül ederken, seks; evrimin çoğalma kuralını simgeler. Fakat insan medeniyetinde seks, her zaman çoğalmak için yapılmaz. İlkel insanlar (medeniyette yaşasalar dahi), hayatlarındaki en önemli olduğunu düşündükleri kurallarla ilgilenirler.
tecavuz-5Tecavüz edilecek her şey tehlike altında

Bu noktada ilkel insanların devletten beklediği, azami ihtiyaç olarak gördükleri beslenme ihtiyaçlarının karşılanması ve gerçekte suç olsa bile, kendilerinin suç olarak görmediği şeyi, normalleştirmesidir. Burada suç, çift taraflıdır. Hem suçu işleyen halk hem de evrensel (her yerde ve her görüşte suç sayılması gereken) bir suçu, kendi bölgesinde suç olmaktan çıkarmaya çalışan devlet, suçludur. Burada suçun iktidarı oluşmuştur ve suçsuzlar güvende değildir. Çünkü gaspçı mahallesinde bir memur olsaydınız, durumu çok daha iyi anlardınız. İşte tecavüzün suç olmadığı yerde, tecavüz edilecek her şey (türbanlı, türbansız, çarşaflı kadın, hayvan, erkek insan, çocuk insan, bank, cansız manken, damacana) tehlike altındadır.

Faşizmin hiçbir türlüsüne saygı duyamayız

Eğer devlet, çocuk yaşta yapılan evliliklere (cinsel suç, çocuk gelin, pedofili), izin veriyor, eskiden yasak olan bu suça, hafifletici cezalar getirmek istiyorsa, bunu halk istediği için yapıyordur. Devlet tabanla ilgili verdiği kararları, tabana aykırı veremez. Bu topraklarda, çok fazla tecavüz oluyor ve gördüklerimiz sadece buz dağının görünen kısmı. Özellikle aile içi cinsel suçların, cinsel saldırıya uğrayan kişi, kadın ya da çocuk ise üzeri örtülüyor.

Hayvanlarla veya eşyalarla cinsel tatmin yakalamaya çalışmak bile, artık normal karşılanmaya başlandı. Zaten normal demek, çoğunluğun kabul ettiği norm, demektir. Yani normal demek, doğru demektir diye bir şey yok. Mesela hayvan yemek, nedir? Bir bireyi, yaşamak isteyen ve acıyı hissedebilen bir bireyi, feci şekilde öldürüp yemektir. Ama bu o kadar yoğun ve yaygın şekilde yapılıyor ki bunun bir cinayet olduğu gerçeği hem gözardı ediliyor hem de bunun cinayet olduğunu söyleyenler, hayvanları öldürüp yemeye devam etmek isteyenler tarafından saldırıya uğruyor. Oysa faşizmin hiçbir türlüsüne saygı duyamayız. Faşizm, bir kişiye istemediği bir şeyi, onun iradesine rağmen ona yapmaktır. Yaşayan hayvanı, ona sormadan, o bunu istemeden canını almak, faşizmdir.
Toplumun kanayan yarası “Çocuk gelin”ler

Yaşadığımız topraklarda, “çocuk gelin” tabir edilen iğrenç bir durum var. Bu tecavüzdür ve şu yüzden tecavüzdür; ne yaptığını bilmeyen birine (benliği oluşmamış, kendisi için kötü olanı ayırt edemeyecek durumda, yaşta), onun iradesine rağmen ya da oluşmamış iradesinden faydalanarak (yönlendirerek), bedeninden yararlanmaktır. Burada mağdurun itirazı söz konusu olamaz; çünkü zaten çocuk ne yaptığını ve yapması gerektiğini bilememektedir. Bu nedenle mağdur her zaman itiraz etmiş sayılır (tepki vermemesi korkudan donup kalmasıdır).

Tecavüzcü zevk almaya çalışırken, mağdur, travma yaşamaktadır. Bunun dışında, çocuk gelin kültürünün, hakim olduğu yerlerde, çocuklarını çok sevdiklerini iddia eden aileler bile, çocuklarına tecavüz edilmesi için tecavüzcü olan kişiye (çocuklarının kocası olacak kişiye), (evlendirerek) yardım etmektedir. Devlet, çocuklarla evlenenlerin, çocuklara veya hayvanlara tecavüz edenlerin tarafından bakıyor olaylara, çünkü gücünü var eden de tecavüzcülerdir. Eğer mağdur ile aynı taraftan bakarsa devlet, tecavüzcüler ondan desteğini çekecektir. Bu da devletin başındaki zatların, iktidarının sarsılması demektir. Tecavüzcülerin desteğini çekmesi demek, sadece tecavüzcü erkeklerin desteğinin yitirmesi değil, aynı zamanda ERKek kadınların da (erkek zihniyetli ve tecavüz durumunda mağduru suçlayan) desteğini çekmesi demektir.
tecavuz-3Kutsal erk, kutsal iktidar

Çocuk gelin suçunun, cezalandırılmasının tek bir sebebi var; caydırıcılık. Bir daha olmasın diye, evli olsa dahi tecavüz etmiş kişiyi hapse atmak ya da cezalandırmak gerekiyor ki, daha fazla işlenmesin.

Devlet, şimdi bu suçun karşılığında, cezasızlık önererek, suçluları kurtarmaya çalışıyor. Çünkü iktidarın ortakları arasında da bu suçu işlemiş onlarca kişi var. Ensar vakfı, imam hatipler, din öğretmenleri, cami hocaları, İslami yurtlar, İslami dernek üyeleri ve başkanları, devleti temsil eden partinin, en önemli elemanlarından biridir ki zaten parti siyaseti bunun üzerine kurulmuştur.

Partiye göre; partinin yapı taşını oluşturan bu kesim kutsaldır, kutsanmalıdır, kutsallığına zeval verilmemelidir. Çünkü bu kimselerin itibarlarının sarsılması, partinin yapı taşında da, dandik kimselerin yer aldığı gerçeğini bize gösterir ve bu da iktidar partisinin kutsal imajını sarsar. Unutmayın ki; iktidar partisi yaptırdığı afişlerde “kutlu yürüyüşe devam” cümlesini kullanarak, kendi iktidar olma durumlarının, kutsal olduğunu ve dünyevi değil de tanrısal bir durum olduğunu, kendi iktidarlarını aynı zamanda Allah’ın da istediği imajını vererek, diğer rakiplerinden çok daha öne geçerler. Çünkü bu topraklar adaletsiz bile olsa Allah’ın istediği (kitaplar aracılığı ile) şeyi yapacak insanlarla dolu. Çünkü bu topraklarda yaşayan insanlar, rüyasında gördü diye çocuğunu kurban edecek kimselerin hikâyelerini anlatırken, gözleri dolacak kadar dehşet verici insanlar.

İşin içinde kutsallık olduğu zaman, gerçekçilik ve evrensel doğrular, yok olur ve sadece o kutsalın istediği şeye bakılır ve ona göre davranılır. Böyle bir durumda da, diğer rakiplerin hiçbir şansı olmaz. “Onlar kafir, onlara mı oy vereceğiz?” diyerek, tecavüzü dahi aklayan bir partiye oy verebilirler. Çünkü o parti, Allah’ın tercih ettiği partidir onlara göre, çünkü Allah’ın dininin iktidarda olmasını isteyen partidir. Oysa durum çok açık, iktidar partisi insanların dine olan zaaflarını (bu çok kötü bir zaaftır, özgür düşünmeyi ve özgür olmayı engeller) kullanarak, iktidarını sağlam kılmaktadır.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.10.2018, 18:51   #22
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ohooo peygamber bile yapmış

İnsanlar, iktidar partisini kutsal ilan ederken, iktidar partisi de kendi tabanını kutsal ilan ederek, onları tatmin eder. Böylece tecavüzler, hırsızlıklar, savaş suçları, ayrımcılıklar… hepsi unutulur gider. Çünkü ne yaparsa yapsın iktidar kutsaldır onlara göre. Ayrıca İslam peygamberinin eşi ve eşleri olma yaşına bakacak olursak, onların da çocuk yaşta olduğunu görürüz. Çocuk tecavüzcüleri, kendilerini aklamak için bu bilgiyi de kullanmaktadır. “Peygamberimiz yaptı, biz de yapalım” diyerek bu tecavüz kültürünün sürmesini sağlarlar ve tecavüzü kutsal bir şey olarak görürler. Böyle sürer gider bu vicdan rahatlatma durumları.
İktidar tabanını dengelemek

İşte bugün, hayvanlara tecavüzün bile, cezasız kalmasını isteyen bakanlar ve milletvekilleri var. Gerçekten de kimleri temsil ettiklerini çok iyi bilen milletvekilleri ve bakanlardan bahsediyoruz. Bir taraf tecavüze, çocuk tecavüzüne, cezasızlık isteyip bunun daha fazla yaşanmasına yol açmak isterken, diğer tarafta bu akıl dışı harekete karşı çıkan iktidar partisi mensupları da var (Sümeyye Erdoğan’ın derneği). İşte bu karşı çıkanlar da, tabanda bulunan ve çocuklara ve hayvanlara tecavüzün yanlış olduğunu düşünen kimseler için yapılan açıklamalardır. Bu sayede iktidar partisi tamamen tecavüzü destekleyen bir görünüm almaktan kurtularak, partinin imajı korunmaya çalışılıyor.

Oysa hayvana ya da çocuğa tecavüzü meşrulaştıracak kadar sapkın düşüncelere sahip kimselerin, şu an rehabilitasyon merkezlerinde, rehabilite ediliyor olması gerekir. Fakat toplum içinde, bu bakanlar ve milletvekilleri gibi düşünen o kadar çok insan var ki, akıl hastanesinde tedavi edilmesi gereken bu kimseler, şu an bir ülkenin politikasına yön veriyorlar. Oysa çocuklara, hayvanlara tecavüz edenlerin yeri hapishanenin yanı sıra, akıl hastanesinde ciddi bir tedavidir. Rehabilite etmeden yalnızca ceza vermek, yalnızca cezalandırıcı yanımızı tatmin eder.
İdam, gerçekten tecavüzcüler için mi öngörülüyor?

Günümüzde bazen, iktidar partisi idam cezasını getirebilmek için tecavüzden dem vururlar. Çünkü tecavüz evrensel bir suçtur ve herkes bunun cezası olması gerektiğini söyler (ama gerçekten böyle düşünür mü?), fakat şuna dikkat etmemiz gerekiyor, şu an idamın muadili ağırlaştırılmış müebbet ise ve tecavüzden kaynaklı ağırlaştırılmış müebbet cezası neredeyse hiç verilmiyor ise, aslında idamın tecavüz için istendiği yalnızca bir yalandır.

Eğer gerçekten idam tecavüzcüler için isteniyorsa, neden hayvanlara ve çocuklara tecavüz (evli olsa dahi) cezasızlık öneriliyor? Çünkü aslında tecavüz ve hayvana tecavüz ile ciddi anlamda bir sorunları yok, ülkede kültür haline gelmiş bir şeyi nasıl yasaklayabilirsiniz? Üstelik bu kültürün daha da yayılması için iktidar partisi ve iktidar partisine bağlı yayın organları, propaganda yapıyorlar.

Çocuklarla evlenmeyi masumlaştırmaya çalışıyorlar. Çocuk evlilikleri üzerinden, mağduriyet çıkarmaya çalışıyorlar. Oysa çocuklarla evlilik ya da tecavüzün, tek mağduru, çocuktur. Tecavüzcü nasıl mağdur olabilir? Bir kadını daha çocukken al, kendi istediğin gibi eğit, onu tam bir köle haline getir, seni bırakamasın diye çocuk yap, bir çocuğun henüz olgunlaşmamış kadınlığını ve iradesini sömür, o çocuğu kendine bir köle haline getir, sonra da tüm bunlar üzerinden mağdur edebiyatı yapmaya çalış.

Aşağı tükürsen ________lik, yukarı tükürsen karaktersizlik!

Burada tek seferlik bir tecavüzden değil, sürekli bir tecavüzden bahsediyoruz. Çocuk ya da hayvan, psikolojide “öğrenilmiş çaresizlik” dediğimiz bir yöntemle tecavüzcüye bağlanır, bunu istediğini sanır. Kendine bu yalanı söylemesinin tek sebebi de kurtuluşuna dair bir çaresi olmadığına inanması ve kaderine razı olmasıdır. İşte erkek partisi, erkek devleti, erkek toplum, erkek din, bu tecavüzleri kader gibi algılatmak istemektedir. Çünkü iktidar partisine, iktidarı veren, iktidarı elinde bulundurmak isteyen ve iktidar ile iktidarı aynı şey sanan erkeklerdir. Aynı zamanda unutmamak gerekir ki, partinin zihniyeti tabanın zihniyeti ile örtüşür.
tecavuz-1Ve sonuç olarak;

Bu kültür, devlet eli ile iyice genişletilmeye çalışılacak. Çünkü iktidar partisinin hedeflediği şey, klasik bir Ortadoğu-Arap ülkesi olmamız ki bundan çok fazla yarar sağlayacaklar. Klasik bir Ortadoğu ülkesinde, muhalefet diye bir şey yoktur. Ayrıca koyu bir İslam anlayışı, kapitalizm için çok faydalıdır. İslama göre, hak aramak yerine, tevekkül etmek vardır. Bu da, patronlardan oluşan iktidar partisi ve onun orada kalmasına izin veren zenginler için çok yararlıdır. Sendika, grev, hak arama gibi durumlar olmadığında, iktidar partisi ve zenginler, mutlu olacaklardır.

Ayrıca cennet-cehennem, ahiret kavramları, fakirlerin isyan etmesini önleyerek, zenginlerin güvenliğini de tepe noktaya çıkarmaktadır. Bu yüzden toplumu, her açıdan Ortadoğu’ya benzetmek için bir gayretin olması normal. Bunun için iktidar partili danışmanlar (ki bunlar rezil derecede yalan söyleyebilen, okumuş tayfadır.), ekranlarda, halka, çocuk tecavüzünün, İslama uygun bir şey olduğunu söyleyerek, bu konuda dini açıdan tereddütleri de ortadan kaldırır, medya ise sürekli olarak çocuk gelin mağduriyeti haberleri yaparak çocuk tecavüzünü normal gibi göstermeye çalışarak daha çok yaygınlaşmasını istemektedir.

Hayvanlara tecavüzde, mağdur hayvanın mağduriyeti bile söz konusu değildir. Erkek toplum için, toplum zaten cinsiyetçidir ve üstüne üstlük türcüdür. Onların sakat mantığına göre; hayvanlar ve kadınlar, erkeklerin zevki için yaratılmıştır. Bu nedenle, hayvanların tecavüze uğramasında, hayvanın mağdur olabileceği, asla akıllarına gelmez. Hayvanlar, bu kimseler için bu kadar ki cansızdır. Onları köleleştirirler, öldürürler, yerler, tecavüz ve işkence ederler. Öldürüp yedikleri bir canlının, tecavüze uğradığında yaşadıkları bu kayıtsızlık, şaşırtıcı değildir.

Hayvana, insana ve yeryüzüne tecavüzü kendine hak gören, erkek toplumun yarattığı devlet ve yasalar ile bu tecavüzü sonsuz kılma eğilimindedir. Erkek dünyada, iktidar (hükümranlık),cinsel iktidara (cinsel hükümranlık) eşit olarak görüldüğü için, bu rezilliklerden kurtulabileceğimizi hiç sanmıyoruz. Sorunun çözümü, belki de kadınların çocuklarını erkek olarak değil, birer birey olarak yetiştirmelerinden geçiyor. Kadınların en büyük düşmanı; erkek zihniyetli, erkek kadınlardır.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.10.2018, 18:56   #23
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu: Bir kerelik tecavüzden bir şey olmaz, Ensar Vakfı'nı karalamayın!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

SANA BIR KERE TECAVUZ EDILIRSE BIR SEY OLMAZMI?
HIC TECAVUZE UGRADINMI?
TECAVUZ, BIR INSANA ZORLA VE ISTEMEDEN VAHSICE SAHIP OLMASIDIR..
TIPKI PEYGAMBERINIZIN KUCUK YASTAKI KIZ COCUKLARINA TECAVUZ ETMESI GIBI...
ALISKANLIKMI OLDU NEEEEEEE.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Ensar Vakfı'nda 45 çocuğa tecavüz edilmesi hakkında "Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz." dedi.



Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, 45 çocuğa tecavüz edlien Ensar Vakfı'na yöneltilen eleştiriler için, "Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz. Biz Ensar Vakfı’nı da tanıyoruz, hizmetlerini de takdir ediyoruz, ama öteki taraftan bunu yapan kişi için de sıfır toleransla hukuki açıdan bütün takibimizi yapıyoruz" dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ramazanoğlu, Yaşlı Destek Programı (YADES) Tanıtım Toplantısı’nda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Ensar Vakfı’nda görevli olduğu iddia edilen sınıf öğretmeni Muammer B.’nin cinsel istismar iddialarına ilişkin soruya Bakan Ramazanoğlu, "Tabii ki bu olayı bizim hizmetleri ile her zaman gurur duyduğumuz bir Vakıf ile ilişkilendirilmek istendi ki bu Vakfımız da bir süre görev yapmış onun da ne kadar olduğunu vakıf çalışanları tarafından açıklandı. Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz. Biz Ensar Vakfı’nı da tanıyoruz, hizmetlerini de takdir ediyoruz, ama öteki taraftan bunu yapan kişi için de sıfır toleransla hukuki açıdan bütün takibimizi yapıyoruz.. "
Etiketler: ensar vakfı, Sema Ramazanoğlu, Tecavüz

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.10.2018, 18:58   #24
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

AKP’li Selçuk Özdağ: ‘Devlet tecavüze uğrar sabah bakire kalkar’

AKP’den 24 Haziran seçimlerine kadar üç dönem milletvekilliği ve yöneticilik yapan Selçuk Özdağ insanlık dışı bir Türkiye Cumhuriyeti tarifi yaptı. Özdağ, “Gece her türlü saldırıya uğrar, tecavüze de uğrar, sabah bakire olarak kalkar. Ve hesabını da görür.” dedi.



Özdağ’ın süperhaber.tv’den Hülya Okur’la yaptığı söyleşide geçmiş darbe dönemlerine ilişkin yaptığı açıklamalar sosyal medyada tartışma konusu oldu.

Özdağ darbe dönemlerinden bahsederken 15 Temmuz girişimini diğerlerinden farklı bir yere koyarak “15 Temmuz lokal, spesifik bir darbe girişimiydi. TSK’da yine zaman zaman darbe girişimlerine başvuranlar oldu. Ergenekon, Balyoz birileri beraat etti diye orada hiçbir şey olmadı değil. Orada bir şeyler de oldu” dedi.

Okur’un “Yani Ergenekon’un gerçekliği de mi vardı?” diye araya girmesi üzerine de Özdağ şöyle devam etti: “Vardı tabii. Kalkıp bir rektör, ‘Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı diyemeyiz, %99 oy alsanız dahi size cumhurbaşkanı demeyeceğiz’ dedi. Sayın Hayrünnisa Gül neden başörtülü olarak Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne çıkamadı? Bunlarla ilgili şeyler de vardı. Sayın Erdoğan’dan ve AK Parti iktidarından rahatsız olanlar da vardı. Bülent Arınç’ı ziyaret eden dört kuvvet komutanı ve genelkurmay başkanı kaç dakika içeride durdu: 30 saniye, kahve bile içmediler, bunların hepsi bir mesajdı. Bundan böyle devleti ele geçirmek isteyen, adına dernek, vakıf, cemaat ne derseniz deyin herkese bir derstir bu. Devlet ele geçmez. Devlet, 18 yaşındadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti 95 yıllıktır, Türkiye devleti Anadolu topraklarında bin yıl Orta Asya’da 3 bin yıllık bir devlettir. Gece her türlü saldırıya uğrar, tecavüze de uğrar, sabah bakire olarak kalkar. Ve hesabını da görür. Bundan böyle askerler darbe yapmak isterlerse Kenan Evren ve arkadaşlarından ders çıkarsınlar. Askerler içerisinde lokal olarak ister içeriden ister dışarıdan yapmak isteyenler varsa 15 Temmuz’da yargılananlardan ders çıkarsınlar. Biz demokrasiyi ne kadar içselleştirmek devlet o kadar az saldırıya uğrar. 81 milyonun ne kadarı ‘Bu devlet bizim devletimiz’ derse o devlette huzur olur. Bu millete ‘Bu devlet benim’ dedirteceğiz. Bunun yolu da cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak, hukuku adaletle buluşturmak, devleti liyakat ve ehliyet esasları üzerine bina etmek.”

Hayvana tecavüz için ‘bir şans daha’ istemişti

2016 yılında, o dönem milletvekili olan Özdağ, Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın Meclis komisyonunda görüşüldüğü sırada söz alarak, hayvanlara tecavüz edenlere bir şans daha tanınması gerektiğini söylemişti.

Tasarıyı hazırlayan Türkiye Barolar Birliği avukatlarından Buğcan Çankaya, hayvanlara tecavüz eden kişilerin tekrar tekrar hayvan sahiplenerek aynı davranışı göstermemesi için“hayvan sahiplenmekten men” cezası verilmesi maddesini eklediklerini söyleyince AKP’li Selçuk Özdağ araya girerek tepki toplayan şu ifadeleri kullanmıştı:

“Efendim, burada Kabahatler kanunu’ndan çıkartıyoruz ve Türk Ceza Kanunu’nun içerisine alıyoruz. Bu hakikaten bir devrim, bir reform fakat bir yandan altı ayla dört yıl arasında cezaya çarptırılan insanlara yeniden bir şans vermeden hayvanlardan, hayvan sahiplenmekten men etmeyi de ben doğru bulmuyorum çünkü insanlara şans vermek gerekir. Yanlış yapabilir, hata yapabilir, bu insanlar için de geçerlidir. Türkiye’de hata yapan insanlar veya hata yaptıkları kanunlar tarafından teşhir edilen kişilere tekrar yeniden yaşama tutunma hakkı vermiyor muyuz? Veriyoruz. o nedenle, ben bunu çok ağır bir ceza olarak görüyorum. o nedenle, bu önergeye de katılmıyorum.”

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.10.2018, 19:07   #25
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bakan Bekir Bozdağ çocuğa tecavüzü "Küçüğün rızası" diyerek savundu!!!!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda cezayı ortadan kaldıran yasayla ilgili skandal bir açıklama daha yaptı. Bozdağ, çocuğa tecavüzü "Küçüğün rızası" diyerek savundu.

Ustelik bir ulkenin yillardan beri bakanlik la gorevlendirdigi birisi!!!!!!
Pekki SUC BU BAKANDA`MI?
YOKSA ONA VE ONUN GIBILERINE OY VERIP ONU BU SEVIYEYE GETIRENDE`MI?

Aziz Nesin`i Saygi ile bir kez daha Anarken.... Onun soyledigi, "Turkiye Halkinin %80 Aptaldir" kelimesine ek olarak kendisine saygisizlik yapmadan Bu rakamin %90 oldugunu idda ediyorum.....

Islam denen Barbarlik, Vahsilik, Bagnazlik, Gericilik, Cinsi Sapiklik, Uckur Duskunlugu vs vs vs gibi olumsuzluklar bu toplumun kaniyan en buyuk yarasidir, dolayisiyla boylesi olumsuzluklar bu toplumu bir adim ileri goturmez, goturmiyecektir...

Saygilarimla.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2018, 05:56   #26
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

5 YASINDAKI KIZINA TECAVUZ EDEN SUUDI DIN ADAMI.
MUHAMMED`IN GELENEGINI SURDURDUGUNU IDDA ETMIS OLABILIRMI?

Kızına tecavüz eden Suudi vaize 8 yıl
Arabistan'da 5 yaşındaki kızına tecavüz edip işkenceyle öldüren bir vaiz, 8 yıl hapse ve kızın annesine 270 bin dolar "kan parası" ödemeye mahkum edildi.

Suudi Arabistan'da 5 yaşındaki kızı Lama'ya tecavüz eden ve işkenceyle onu öldüren bir vaiz, mahkeme tarafından 8 yıl hapse ve 270 bin dolar kan parası ödemeye mahkum edildi.

AFP'ye konuşan avukat Türki el-Raşid, sanık Fayhan el-Ğamdi'nin 800 kırbaç cezası da aldığını, aynı zamanda kızın annesi olan eski karısına kan parası ödeyeceğini söyledi. Ancak kızın annesi, kan parası olarak 2 milyon 700 bin dolar istiyor. Kızın annesinin avukatı olan Raşid, suça yardım ettiği söylenen Ğamdi'nin ikinci karısına da 10 ay hapis ve 150 kırbaç cezası verildiğini açıkladı.


25 Aralık 2011 tarihinde vücudunda çok sayıda morarma ve yanık ile birlikte kafatası ezilmiş, kaburgaları ve sol kolu kırılmış durumda hataneye getirilen küçük, birkaç ay sonra yaşamını yitirmişti.

Suudi televizyonlarında dini yorumlar yapan ancak devletin "resmi" görevlisi olmadığı belirtilen Ğamdi, kıza kablo ve değnekle işkence yaptığını itiraf etmişti. Hastanede çalışan Randa el-Kalib, kızın kendilerine getirildiği zaman sırtında kırık olduğunu ve neredeyse vücudunun her yerinde tecavüz izi bulunduğunu söylemişti.

Ğamdi'nin, küçük kızın "bekaretinden şüphe duyması" üzerine kıza tecavüz edip işkence yaptığı iddia edilmişti.

Bu senenin başında mahkemenin Ğamdi'ye az bir ceza vereceğinin ortaya çıkmasıyla birlikte, Suudi Arabistan'daki bazı gruplar daha ağır ceza verilmesi ise kampanya başlatmıştı. Ülkede tecavüz ve insan öldürmenin cezası ölüm olmakla birlikte, bir babanın çocuğunu ve bir kocanın eşini öldürmesi "ölüm cezası" kapsamına alınmıyor. Ğamdi'nin suçunun ceza aralığı 5 ila 12 yıl.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2018, 17:57   #27
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Turkiye Sinirlari icinde bulunan butun Islam Ulemalari. Muhammed`in Ayse 9 yasindayken evlendigini biliyorlar. Lakin islerine gelmedigi icin serefsizce yalanlara, sahtekarliklara, Onursuzluklara ve sahip olduklari kisisizliklerini aciga cikarmamak adina, Peygamberlerini Aklamak tan baska careleri yok.

AMA YERI GELDIGINDE PEYGAMBERLERIN 9 YASINDAKI AYSE ILE EVLENDIGINI IFTRAF EDIYORLAR..
YANI BENI YARGILAMADAN, PEYGAMBER EFENDIMIZI YARGILAYIN DIYOR.
CINSI SAPIKLIK, MUHAMMED`DEN MIRAS KALDIGINI ACIK ACIK SOYLIYORLAR.

72 yaşındaki dinci yazar 22 yaşındaki kızla evlendi

İslamcı yazar Hüseyin Üzmez, geçen pazar günü İstanbul'dan Bursa'ya giderek gizlice evlendi. 72 yaşındaki Üzmez'in kendisinden 50 yaş küçük 22 yaşındaki Ayşe Yılmaz'la hayatını birleştirmesi şaşkınlıkla karşılandı.Aşırı dinci görüşleri savunmasıyla tanınan Vakit Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan ve televizyonlarda tartışma programlarında kavgacı bir üslupla İslamcı görüşlerini dile getiren Hüseyin Üzmez ile Ayşe Yılmaz'ın nikahları, büyük gizlilik içinde kıyıldı. Evlilikle ilgili tüm evrakı İstanbul'da hazırlayan Hüseyin Üzmez, Bursa'nın Arabayatağı Mahallesi'nde oturan Şükran ve Mustafa Yılmaz çiftinin kızları Ayşe ile evlenmek için, Bursa Nilüfer Evlendirme Dairesi'nden nikáh için gün aldı. Geçen pazar günü saat 13.30'da Nilüfer Evlendirme Dairesi'ne gelen Ayşe Yılmaz ve Hüseyin Üzmez çifti, aralarındaki yarım asırlık yaş farkına aldırmadan nikah defterini imzaladı. Nikahta, iki tarafın 60 kadar yakını hazır bulunurken, fotoğraf çekilmesine izin verilmedi.GELİN HAFIZ Evinin altında kuruyemiş dükkanı bulunan kayınpeder Mustafa Yılmaz, kızının 4 çocuğunun en küçüğü olduğunu belirterek, ‘‘Peygamber efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlendi. Kızımın evlenmesine ilk zamanlar karşı çıkıyordum. Sonra normal karşıladım. Zaten 8 aydır telefonla konuşuyorlardı’’ dedi. Yılmaz ailesinin komşuları, baba ile çocuklarının nikaha gitmediklerini ve Hüseyin Üzmez'in hafız olduğu belirtilen geline İstanbul'dan bir ev ve bir otomobil aldığını duyduklarını söylediler. Genç kızlara aşkı ilk değilHüseyin Üzmez, 2001 yılının aralık ayı başında Hürriyet'e verdiği röportajda aşkını anlatırken ‘‘yaş farkı’’nın önemli bir sorun olduğunu söylemişti. Üzmez, şunları anlatmıştı:‘‘Eşim asil bir kadın. Erkek olsaydı, herhalde Genelkurmay Başkanı olurdu. Çok disiplinli, despot. Olayı öğrendikten sonra evde kıyametler koptu. En ufak ihanete tahammül etmez. Dedim ki ‘Doğru, insan kendi duygularına hakim olamıyor. Gönlünü almak için altın bilezikler aldım. Geçen gün de, altın saat aldım. Kızcağızla ilişkim, duygudan ileriye gitmedi. Sadece Kuğulu Park'ta yakınlaşmamız oldu. Bir insan o kadar zaafların içinde ancak bu kadar dayanabilir. Kızcağızın intihar ettiği, son anda kurtarıldığı doğru. Şimdi evlendi. Adamcağız, karısının bana olan duygularını herlahde sezmiştir. ‘Can Pazarı' kitabının ikinci cildini yazmak için hamile kalmasını bekliyorum. Çocuk onu evine bağlar diye. Yoksa yine çok etkilenecek, sarsılacak. O kızcağızla yaş farkı çok hassas bir konu. Yaş olmasaydı ne yapardım biliyor musunuz? Eşimden boşanmadan onu nikahıma almadan günaha, cehennemde yanmaya, sorulacak hesaba razı olurdum. İkinci nikaha karşı olduğumdan değil, yaş farkından. Yoksa, Allah'ın ruhsatı başımızın tacıdır. İslam davasının köpeği bile değilim. Ama karşıdakiler beni İslam davasının temsilcisi gibi görüyorlar. Şahsımdan İslam'a en ufak bir gölge düşeceğine Allah canımı 100 bin defa alsın. Sırf bundan korktuğum için yapmadım. İnançlarını nefislerine alet edenlerden olurdum. Yaş farkını o mesele yapmıyordu, ben yapıyordum. 20 yaş daha genç olsaydım keşke. Ayrılmak için Çeçenistan'a gidip şehit olacaktım. Mahmut Ustaosmanoğlu Efendi Hazretleri, kerameten önledi. ‘Nefsinle mücadele et' dedi. Avustralya'ya da ayrı kalmak, nefsimle mücadele etmek için gittim. Duramadım, döndüm.’’ÜZMEZ KİMDİR?Hüseyin Üzmez, ilk silahlı sağ eylemcisi. 22 Kasım 1952 tarihinde, lise son sınıf öğrencisiyken, ‘‘Allah düşmanı’’ dediği Vatan gazetesi sahibi ve başyazarı Ahmet Emin Yalman'a 6 el ateş etti, ‘öldü' diye bıraktı. ‘‘Öldürmeye teşebbüs’’ suçundan 10 yıl tutuklu kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra lise ve hukuk fakültesini bitirdi. Özal hükümetinde Sağlık Bakanı Mehmet Aydın'ın özel müşaviri oldu. Milliyetçi Çalışma Partisi'nin genel başkan adayı oldu. Can Pazarı adlı aşk romanının aynı zamanda kahramanı olan Hüseyin Üzmez, üniversite öğrencisi ile yaşadığı aşkı romanlaştırdı.�

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2018, 18:01   #28
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Vakit yazarı Üzmez 'tecavüz'den tutuklandı.

14 yaşındaki bir kıza tecavüz ettiği iddia edilen Vakit gazetesi yazarı 78 yaşındaki Hüseyin Üzmez ile genç kızı bu ilişkiye zorladığı iddia edilen annesi tutuklandı.

Üzmez ve genç kızın ailesi polise gelen bir ihbar üzerine Bursa'nın Mudanya ilçesinde gözaltına alındı.

Üzmez'in, bir süre önce tanıştığı İnegöllü bir aileyi, işlerinde yardımcı olmaları için 14 yaşındaki kızları ile birlikte yazlığına getirdiği, daha sonra anne ve babanın bilgisi dahilinde kızlarıyla ilişkiye girdiği iddia edildi.

Mudanya Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Üzmez ve kızın ailesi ifadeleri alındıktan sonra adliyeye sevkedildi.

Mahkeme, Hüseyin Üzmez'i 'cinsel istismar', ilişki kurduğu kızın annesi L.Ç.'yi de kızını bu ilişkiye zorlamak suçundan tutukladı.

"Bu büyük bir komplodur"

Tutuklama kararının ardından Üzmez, Emniyet Müdürlüğü binasına girerken, "Olayla ilgili ne diyeceksiniz" diye soran gazetecilere, "Mahkeme sonuna kadar bekleyeceksiniz. Bu, büyük bir komplodur" dedi.

L.Ç. sorgusunda, babasının bir süre Ankara'da Hüseyin Üzmez'in yanında kapıcılık yaptığını, bu nedenle Üzmez'i uzun süredir tanıdığını söyledi.

Küçük kız devlet korumasında

Annesiyle birlikte getirildiği Mudanya Emniyet Müdürlüğü'nde ifadesine başvurulan 14 yaşındaki B.Ç., işlemlerin tamamlanmasının ardından Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nce koruma altına alındı.

Eşinin ailesi evliliğe karşı çıkmıştı

78 yaşındaki Hüseyin Üzmez, Bursa'da 9 Ocak 2003 tarihinde kendisinden 50 yaş küçük hafız Ayşe Yılmaz'la evlenmişti. Yılmaz'ın ailesi bu evliliğe karşı çıkmış ve nikaha gitmemişti.

Bursa'da yaşayan Yılmaz'ın babası Mustafa Yılmaz sonradan bu evliliği onayladıklarını, "Peygamber Efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlenmişti. Kızımın evlenmesine ilk zamanlar karşıydım ama sonradan normal karşıladım" demişti.

İlk silahlı sağ eylemci

Malatyalı olan Hüseyin Üzmez, 1952 yılında henüz lise öğrencisiyle gazeteci Ahmet Emin Yalman'a suikast girişiminde bulundu. 'İlk sağ eylemci' olarak bilinen Hüseyin Üzmez, Ahmet Emin Yalman'ı öldürmeye teşebbüs suçundan mahkum oldu ve 10 yıl hapis yattı.

Cezaevinden çıktıktan sonra yarıda bıraktığı liseyi, ardından da Hukuk Fakültesi'ni bitiren Hüseyin Üzmez, bir dönem Turgut Özal hükümetinde Sağlık Bakanı Mehmet Aydın'ın özel danışmanı olarak görev yaptı.

Hüseyin Üzmez, bazı sağ partilerde görev almış ve MÇP'de genel başkan adayı olmuştu.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2018, 18:11   #29
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

NAZLI ILICAK
Azgın TEKE


Yıllar önce (1952) Ahmet Emin Yalman'a suikast düzenlemiş; beğenmediği fikre kurşun sıkmış bir adam. Bu defa yaptığı bin beter. 14 yaşındaki bir kıza tecavüz etmiş. Anlaşılıyor ki, kızı annesinden "satın almış!" Ne biçim anaysa? Kızın rızası yerine annenin rızası... Herhalde bu şekilde, "din bezirganı" adam, işi kitabına uydurduğunu sanıyor. Meğer kendinden 47 yaş küçük bir de karısı varmış. İmam nikahlı eşi 25 yaşlarında; tecavüz ettiği ise 14 yaşında. Karısının babasını, d"Peygamber efendimiz, Ayşe anamızla 9 yaşındayken evlendi" iye ikna etmiş; böylece aradaki yaş farkını makul göstermiş.
Hüseyin Üzmez gibilere, dindar değil, din istismarcısı denir. Bu olay iyice teşhir edilmeli ki, kimse, bir benzerini yapmaya kalkışmasın. Ama kim bilir, nice genç kızımızın canı bu şekilde yanıyordur; baskıdan, korkudan, başlarına geleni kimseye açamadan, ücra köşelerde ne dramlar yaşanıyordur.
Tacize uğrayan genç kızlarımıza sesleniyorum: Ürkmeyin, utanmayın; hemen polise bildirin veyahut güvendiğiniz bir yakınınıza açılın.
Bir çift sözüm de muhafazakar gazetelere: Hüseyin Üzmez'in ahlaksızlığını, arka sayfalarda ufacık göstermek doğru mu arkadaşlar? Bu adam dindar filan değil ki! Dolayısıyla, "Bizden olanı teşhir etmeyelim" psikolojisine girmeye gerek yok.

EVET AYNEN OYLE... PEYGAMBER EFENDINIZDE
AZGIN TEKE idi...

Tek fark birisi Sozum ona olmiyan Allahin elcisi olarak kabul edildi.. Uzmez denen karektersiz kisiliksizlik ise, Teke ve Cinsi Sapik olarak tarihe karisti...

Tarih Yer Yuzunde Butun Insanlik Dusmanlari Yargiliyacaktir...

SEREFLI LER; SEREFSIZLER KADAR CESARETLI OLMUS OLSAYDI, YER YUZUNDE BU KADAR SEREFSIZ OLMAZDI, VEYA PEYGAMBER OLARAK ILAN EDILMEZDI...

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2018, 18:16   #30
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 409
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
29 Mesajına 31 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hz. Peygamber’in örnek alınacak başka şeyi yok mu?

İnsanı erkekliğinden utandıran bu ayıpların Hazreti Peygamber örneğiyle savunulması da vicdan sahibi İslam ümmetini dindarlığından utandıracak mahiyettedir.



72 yaşındaki Hüseyin Üzmez, kendisinden 50 yaş küçük 22 yaşındaki Ayşe’yle evlendiğinde, gelinin babası ne demişti:
“Peygamber Efendimiz de Ayşe Anamız 9 yaşındayken evlenmişti.”
71 yaşındaki Halis Toprak, kendisinden 54 yaş küçük, 17 yaşındaki Nazlıcan’la evlendiğinde Yavuz Donat’a ne dedi:
“Peygamber Efendimiz de 16 yaşında hanım aldı.”

* * *

Hz. Muhammed’le evlendiğinde Hz. Ayşe 9 yaşında mıydı, 16’sında mıydı, bilmiyorum.
Bildiğim şu:
Çağımızın Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesinde 18 yaşına kadar her insanın “çocuk” sayıldığı yazılı...
Bunu görmezden gelip bir azgınlığı Peygamber’in hayatından örneklerle açıklamaya çalışmak “kabahatten de büyük özür sahibi olmak” demektir.
Peşin bir yargılama yapmayacağım:
Muhataplar 18 yaşını aşmışsa, iki taraf da halinden memnunsa, arada zorlama yoksa kimsenin kimseye bir diyeceği olamaz.
Gönüllere yaş sınırı konulamaz.
Lakin, verilen iki örnekte de pek öyle olmadığına dair emareler var.
O yüzden 70’ini aşmış bu iki adam, Lolita tutkularıyla kamuoyunun sabrını zorluyorlar.

* * *

Bu iki vakada beni asıl irkilten, torunu yaşındaki çocukları koynuna alanların, kendilerine Hazreti Peygamber’i kalkan yapmaktaki pervasızlıkları...
Onun sünnetinden medet umarken ne İslam’ın doğduğu devrin şartlarından söz ediyorlar...
Ne Hz. Muhmmed’in o zaman 50 yaşında olduğunu hatırlatıyorlar...
Ne de Hz. Ayşe’nin evlendirildiğinde aslında 18 yaşında olduğunu ispatlamaya çalışan ilahiyatçılara kulak asıyorlar.
Yaptıkları işten sünnetmiş gibi söz ediyorlar:
“Hz. Muhammed 9 yaşında bir kızla evlenmişti; biz de onun ümmeti olduğumuza göre çocuk yaşta kız almamız mazur görülmeli.”
İyi de Hazreti Peygamber’in örnek alınacak başka fiili yok mu?
Diğerlerine sırt çevirip ille bunu taklit etmek tuhaf değil mi?

* * *

Asıl şaşırtıcı olan, İslam Peygamberi’yle alay eden karikatürlere büyük tepki gösteren dinibütün çevrelerin, Hz. Muhammed’in adının pedofili vakalarına dayanak gösterilmesine sessiz kalması...
Yoksa burada örtülü bir tasvip mi söz konusu?
Oysa ne dini mazeretler, ne tarihsel örnekler, ne âdet ve gelenekler, işin vahametini azaltmaya yeter.
Üzmez’in taciz ettiği B.Ç.’ye “beden ve ruh sağlığı bozulmamıştır” raporu veren Adli Tıp’tan geçen hafta istifa eden Prof. Dr. Bayram Mert Savrun, “Erkekliğimden utandım” diyordu.

İnsanı erkekliğinden utandıran bu ayıpların Hazreti Peygamber örneğiyle savunulması da vicdan sahibi İslam ümmetini dindarlığından utandıracak mahiyettedir.

Can Dündar - Milliyet
can.dundar@e-kolay.net


HZ MUHAMMED`IN BASKA ORNEK ALINACAK NEYI OLABILIR!!!!!!

YAGMALAMA.
TALAN.
KATLIAM.
CINAYET.
KELLE UCURMAK.
4 ILE 15 YAS ARALARINDAKI COCUKLARA TECAVUZ ETMEK.
CINSI SAPIKLIKLIGINI ALLAHIN SOZDE VAHILERI ILE ONAYLAMAK.
KENDI KIZINA TECAVUZ ETMEK..

VARMI BASKA BIR SEY????????

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:44.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica