Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Müziği

Alevi Müziği Aleviler'in müzikleri, saz, ozanlarımız, hayatları ve eserleri

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 07.08.2018, 07:00   #1
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Pir Sultan Abdal Olumsuzdur.

Söz Pir Sultan 'dan açılınca kolay bitmez. Çünkü türkülerimizin en güzel örneklerinde onun yüreği, emeği, özlemleri, aşkları, acıları, onuru ve tabii Hızır Paşanın darağacında sallanan güzelim upuzun bedeni vardır.

Özellikle bu topraklarda türkü deyip geçmek kolay değil; geçen hafta sevgili Yaşar Kemal 'in de anımsattığı gibi, milattan önce 548'de ölen Milet'li filozof Thales 'in ifadesiyle; ''Halkların türkülerini ya ratanlar kanunları yapanlardan daha güçlüdür'' . Pir Sultan tam da Thales'in bu ifadesinde olduğu gibi, yarattığı türküleriyle kanunlardan hep daha güçlü olmuş, bu toprakların tarihsel bir kahramanı olarak günümüze akmıştır.

Bugün, onlarca araştırmacıya konu olan Pir Sultan'ı, ondan miras kalan türkülerin diliyle anlatmak istiyorum.

Onun yaşadığı dönem Osmanlı iktidarının hem diğer Türkmen ve Müslüman toprakları fethettiği hem de fethettiği bu topraklarda halkı sindirmek için her türlü zulmü yaptığı dönemdir. İşte böylesi bir dönemde o zulme karşı sazı ve sözüyle çok önemli bir misyon yüklenmiştir.

Ondan bize, Anadolu halkının Osmanlı karşıtı direnişinin edebi destanı kalmıştır. Bu destan, aynı zamanda tarih yazıcılarını, adalet arayışı ile zulüm arasında saf tutmaya zorlayan bir anlam taşımaktadır.

BU YIL BU DAĞLARIN KARI ERİMEZ

Onda yaygın kullanım bulan Şah miti etrafında, o dönem Anadolu halkının tercihlerini buluruz. Şah dosttur ve kendilerini derin bir eziklik ve sefalet koşullarında yaşatan ''Rum Sultanı'' ndan kurtaracaktır. Ancak bıçak kemiğe dayandığı için pasif bir bekleyiş değildir bu. İstanbul'da ''aşkın kazanı'' kaynasın diye bayrak kaldırır:

''Yeryüzünü kızıl taçlar bürüye / Münafık olanın bağrı eriye / Sahib-i Zaman'ın emri yürüye / Sultan kim olduğu bilinmelidir / Pir Sultanım eydur ey Dede Dehman / Kendine cevretme andan gel heman / İstanbul şehrinde ol Sahip-Zaman / Tac-ı devlet ile salınmalıdır'' diye seslenen Pir Sultan, sömürücü bir tahakküm kuran iç egemene karşı, halkı sembolize eden kızıl taçların yeryüzünü bürümesini istemektedir. Bu sayede hem göçebe geleneği olan doğrudan demokrasi geri gelecektir, hem de bu yolla, sefil durumdaki halkın ağlamasının son bulacağı düşünülmektedir. Bu nedenle herkesten büyük bir kararlılık bekler:

''Sefasına cefasına dayandım / Bu cefaya dayanmayan gelmesin / Hem rengine boyasına boyandım / Bu boyaya boyanmayan gelmesin" der ve sözünü sürdürür.

''Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu / Alim ne yatarsın günlerin geldi / Kızılırmak gibi bendinden boşan / Hama'dan, Mardin'den, Sivas'tan döşen / Düldül eğerlendi Züfikar kuşan / Alim ne yatarsın günlerin geldi.''

Ancak tarihsel koşullar uygun değildir ve bu nedenle halkın direnişi ezilecektir. Pir Sultan şiirinde bunu şöyle yansıtacaktır: ''Bu yıl bu dağların karı erimez / Eser bad-ı saba yel bozuk bozuk / Türkmen kalkıp yaylasına yürümez / Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk / Pir Sultan'ım yaratıldım kul diye / Zalim paşa elinden mi öl diye / Dostum beni ısmarlamış gel diye / Gideceğim amma yol bozuk bozuk.''

Kendini terkeden dostlarını kınar:

''Hanı benim ile lokma yiyenler / Başı canı dost yoluna koyanlar / Sen ölmeden ben ölürüm diyenler / Dostlar da geriye kaçtı bulunmaz.''

Buna rağmen umut ve kararlılığını sürdürür, çevresine umut aşılamaya devam eder:

''Sultan suyu gibi çağlayıp akma / Durulur gam yeme divane gönül / Er başında duman dağ başında kış / Irılır gam yeme divane gönül // Bizden selam söylen dosta gidene / Yuf yalancıya lanet nadana / Bunca düşman ardımızdan yeltene / Yorulur gam yeme divane gönül / Pir Sultan Abdalım sırda sırada / Bu iş böyle oldu kalsın burada / Cümlemizin yeltendiği murada / Erilir gam yeme divane gönül.''

CÜMLENİN MURADI DÜNYADA CENNET

Pir Sultan'ın deyişlerinde yansıyan ''Şah'' , önce Safevi devletinin kurucusu Şah İsmail , daha sonra Bektaşi Tekkesi Postnişini Şah Kalender 'dir. Bununla birlikte Pir Sultan'ın kişiliği üzerindeki en büyük etken Şah Kalender ve onun öncülüğünde 1527'deki Kalender Çelebi ayaklanmasıdır (A. Haydar Avcı) . Ancak Safevi Şahlarına yöneldiği dönemde bile Pir Sultan'ın bir ''ihanet'' içinde olmadığını, aksine devşirme Osmanlıya karşı Türkmen Safeviden, Şeriatçı baskıya karşı kendi kendi inancından ve tabii dayanılmaz baskı ve eşitsizliğe karşı adil bir düzen arayışından yanadır.

''Bu kavganın temelinde yeni bir toplum düzeni arama vardır. ... en büyük din ve siyaset gücü olan Sultan ve Sivas'taki el ulağı Hızır Paşa, bütün kötülüklerin baş sorumlusudur. ... Gelenek nelere karşı ise, nelerin yok olması için kavga veriyorsa, yeni düzende bunlar olmayacaktır. Padişah masumları boğdurmayacak, halkın feryadına sağır olmayacaktır. Paşalar hak söyleyen dili kesmeyecektir. Yetimin yoksulun hakkı yenmeyecek, adalet dağıtanlar haksızlığın kapılarını açmayacaklardır. Zulüm olmayacak, Tanrı adaleti yürüyecektir bu düzende'' (İlhan Başgöz).

Pir Sultan, işlediği konuların zenginliği ve söyleminin gücü ile öz gün bir ozandır. Deyişlerindeki çok renklilik, ezilenlerin özlemleriyle sergilediği uyumla zenginleşir. Dili ve deyimleriyle günceli ve bireysel olanı dile getirirken tarihsel ve toplumsal olanı yakalaması, deyişlerinin etkisini ve yaygınlık alanını arttıran öğelerdir.

Pir Sultan emeği kutsar ve cennetin dünyada aranması gerektiğini anlatır: ''Dünyanın üstünde kurulu direk / Emek zay olmadan sızlar mı yürek / Bu yolu kim kurmuş bizler de bilek / Söyle canım söyle dinlesin canlar / Pir Sultan Abdalım farz ile Sünnet / Yola gelmeyene edilmez minnet / Cümlenin muradı dünyada cennet / Söyle canım söyle dinlesin canlar.''

Bir yandan öfke ve acı yaşanırken diğer yandan sevda ve lirizmin doruklarına ulaşır:

''Şu karşı yaylada göç katar katar / Bir güzel sevdası serimde tüter / Bu ayrılık bana ölümden beter / Geçti dost kervanı eyleme beni.''

Bir başka seslenişinde sevgilisine kırıklığını dillendirir: ''Nasıl yar diyeyim ben böyle yare / Mecnun edip çöle saldıktan sonra / Alemin gülleri al ile yeşil / Şu benim güllerim solduktan sonra / Coşkun çaylar gibi çağlamayan yar / Gönlünü gönlüme bağlamayan yar / Benim bu halime ağlamayan yar / Daha ağlamasın öldükten sonra.''

Sevgili, dost ve mücadele, dünya malına değişilmez bir düzlemde örtüşür: ''Bin cefalar etsen almam üstüme / Gayet şirin gelir dillerin dostum / Varıp yad ellere meyil verirsen / Kış ola bağlana yollarım dostum / Pir Sultan Abdal'ım gülüm dermişler / Şu benim yarime nasıl kıymışlar / İster isem dünya malı vermişler / Sensiz dünya malı neylerim dostum.''

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan


Pir Sultan ömrünün geç döneminde nihayet yakalanır. Kendisini bekleyen sona karşı onurlu sesini şöyle yükseltir: ''Koyun beni hak aşkına yanayım / Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan / Yo lumdan dönüp mahrum mu kalayım / Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan / Kadılar müftüler fetva yazarsa / İşte kement işte boynum asarsa / İşte hançer işte kellem keserse / Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.'' Ancak onu astıracak olan Hızır Paşa, ''Osmanlı hizmetine girmezden çok önce Pir'in müridi olduğundan onu astırmakta ikirciklidir'' . İçinde Şah adı geçmeyen üç şiir okuması, yani pişmanlık bildirmesi halinde onu affedeceğini söyler. Pir Sultan, işte bu teklife yanıt olarak Hızır Paşa'ya sunduğu üç şiir ile zulme boyun eğmemenin bayrağı olur:

1- ''Hızır Paşa bizi berdar etmeden / Açılın kapılar Şaha gidelim / Siyaset günleri gelip çatmadan / Açılın kapılar dosta gidelim''

2- "Sivas ellerinde sazım çalınır / Çamlıbeller bölük bölük bölünür / Dosttan ayrılmışım bağrım delinir / Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz / Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa / Gör ki neler gelir sağ olan başa / Hasret koydun bizi kavim kardaşa / Katip ahvalimi Şah'a böyle yaz''

3- ''Eğer göğeriben bostan olursam / Şu halkın diline destan olursam / Kara toprak senden üstün olursam / Ben de bu yayladan şaha giderim / Dost elinden dolu içmiş deliyim / Üstü kanköpüklü meşe seliyim / Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim / Ben de bu yayladan Şaha giderim / Alınmış abdestim aldırırlarsa / Kılınmış namazım kıldırırlarsa / Sizde Şah diyeni öldürürlerse / Ben de bu yayladan Şaha giderim''

Pir Sultan asılır. Anlamlı vasiyetine atfen Ali Baba 'nın yazdığı şu deyiş bu sonu anlatır: ''Bize de Banaz'da Pir Sultan derler / Bizi kem kişi bellemesinler / Paşa adamına tembih eylesin / Kolum çekip elim bağlamasınlar / Hüseyin Gazi binsin atına / Dayanılmaz çarkı felek zatına / Bizden selam söylen ev külfetine / Çıkıp ele karşı ağlamasınlar / Ala gözlüm zülfün kelep eylesin / Döksün mah yüzüne nikap eylesin / Ali Baba Hak'tan dilek dilesin / Bizi dar dibinde eğlemesinler / Ali Baba eğer söze uyarsa / Emir Hüdanındır beyler kıyarsa / Ala gözlü yavrularım duyarsa / Alın çözüp kara bağlamasınlar.''

Söylenceye uygun olarak Aşık Ali İzzet Özkan 'ın Pir Sultan'a atfen söylediği bir deyişte ise şöylesi dramatik bir tablo çizilir: ''Şu kanlı zalımın ettiği işler / Garip bülbül gibi zareler beni / Yağmur gibi yağar başıma taşlar / Dostun bir fiskesi yareler beni / Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz / Haktan em'rolmazsa irahmet yağmaz / Şu ellerin taşı hiç bana değmez / İlle dostun bir tek gülü yareler beni.''

15.07.2006 * *Erdogan Aydın

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.12.2018, 04:26   #2
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Pir Sultan Abdal'ın Hızır Paşa'sı bulundu

'Efsane halk kahramanı Pir Sultan Abdal mahlaslı Alevi önderi Haydar , gerçekten yaşadı mı, yoksa yönetim baskısından yılan kitleler kendilerine bir kahraman mı oluşturdular?' sorusu uzun süre tartışma konusu olmuş, daha sonra yapılan araştırmalar; Banazlı Pir Sultan Abdal'ın yaşadığını gözler önüne sermişti. Ama efsanede adı geçen Hızır Paşa ortada yoktu.

Pir Sultan Abdal'ın hayatını araştıran tarihçilerin içinden çıkamadığı en büyük bilmece bulunan Osmanlı arşiv belgesi ile çözüldü.

Daha önce Sivas yöresinde görevli iki tane Hızır Paşa'nın varlığı biliniyor ama onların yönetim tarihleri ile Pir Sultan Abdal'ın olası ölüm tarihi örtüşmüyordu. Araştırmacılar ünlü ozanın ya daha ileri bir tarihte idam edildiğini kabulleniyor veya, ya onun ya da Hızır Paşa'nın gerçekten yaşayıp yaşamadığına emin olamıyorlardı.

Araştırmacı Ali Haydar Avcı, ünlü ozan ile aynı çağda bölgeye atanan 'yeni bir' Hızır Paşa'nın varlığını ispatladı ve tarihi belirsizliği ortadan kaldırdı.

Ali Haydar Avcı, Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal ve Bütün Deyişleri adıyla yayınlanan araştırmasında, aynı zamanda ozanın tüm şiirlerini mısra mısra analiz ederek, birden fazla Pir Sultan Abdal yaşadığı iddialarını da yalanladı.

Araştırmanın tarih açısından önemli bir yönü de 'ozanın devlete başkaldırmadığı' tezlerini çürütmesi. Avcı'ya göre Banazlı Haydar isyanlara destek vermekle kalmayıp, isyanlara bizzat katılmıştı ve 'Pir Sultan iftira ile haksız asıldı' diyenler, ozanın gerçek rolünün farkında değiller.

PİR SULTAN SÖYLENCESİNDE HIZIR PAŞA

Halk arasında ağızdan ağıza yayılan efsaneye göre, Pir Sultan'ın tekkesinde yetişen Hızır bir gün 'Ya pirim himmet edin gideyim, okuyup büyük adam olayım, şu bozuk düzenekarşı çıkayım' der. Pir Sultan çevresindekilere, 'Hızır can gitmek için himmet ister ama korkarım gün gelir döner katlimize ferman getirir' der. Aradan yıllar geçer ve Hızır derviş, Osmanlı'nın bir paşası olarak, elinde Pir Sultan Abdal'ın ölüm fermanı ile geri döner ve onu astırır...

Bu şekilde halk ağzında efsaneleşen idam için tespit edilen tahminler dar bir zaman dilimini belirliyordu

Araştırmacı Attilla Özkırımlı, Toplumsal Bir Başkaldırının İdeolejisi adlı eserinde, idamın 1548 yılı sonrasında olduğunu ancak, bu tarihin Deli Hızır Paşa oalrak bilinen Beylerbeyi'nin zamamına kadar gecikmiş olamayacağını (1588-1590) savunuyordu.

Abdülbaki Gölpınarlı da Pir Sultan Abdal ve Alevi Bektaşi nefesleri adlı eserlerinde aynı şekilde Şah Tahmasp isyanını baz alarak, idamının 1560-67 yılları arasında gerçekleşmiş olabileceği kanısındaydı. Pertev Naili Boratav ve İrene Melikof'un kanıları da bu varsayımı destekliyor hatta Mehmet Fuat, Boratav'ın bulguları ışığında tarihin 1560 olabileceğini yazıyordu.

GERÇEK HIZIR PAŞA BULUNDU

Osmanlı Belgelerine yansıyan iki ayrı Hızır Paşa'nın bu bölgede görev yaptığı tespit edilebiliyor fakat omların yönetim tarihleri ile idam tarihi çakışmıyordu... Hızır Paşalardan birincisi 1547-1551 yıllar arasında bölgede görev almıştı, diğeri ise Deli Hızır Paia olarak bilinen 1588-1590 yılları arasında görev yapmış beylerbeyi idi. (ki bu paşa ile bilgiler de kuşkuluydu)

İşin garibi idam her iki paşanın görev sürevlerinin tam arasında bir tarihte vuku buluyordu. Acaba Hızır Paşa detayı uydurma mıydı, yoksa Pir Sultan Abdal daha geri ya da ileri bir zamanda mı yaşamıştı?

Ali Haydar Avcı, Mühimme Defterleri kayıtlarında bulduğu belgelerle bu sırrı çözdü ve Pir Sultan Abdal'ın olası ölüm tarihleri ile aynı dönemde Sivas'ta görevli Hızır Paşa nam bir Beylerbeyi olduğunu ispatladı.

Bu Hızır Paşa 1560 yılında Rum (Sivas) Eyaleti Beylerbeyi idi. 27 Şaban 967 (23 Mayıs 1960) tarihinde doğrudan jendisine gönderilen bir hüküm ve 9 Zilkade 967 (1 Ağustos 1560) tarihinde Dulkadirli Beylerbeyine hitaben yazılan 'Sancak Defterlerinin Rum Beylerbeyi Hızır Paşa'ya gönderilmesi' yönündeki emirname bu Hızır Paşa'nın aranan Hızır paşa olduğunu ispatlıyor.

İlginç bir ayrıntı da bu Hızır Paşa'nın Bağdat'tan gelmesi. Yani Pir Sultan ile yollarının daha önce de kesişme olasılığının kuvvetli olması...

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.12.2018, 04:29   #3
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

PİR SULTAN NEDEN İSYAN ETTİ?

Yazar, Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal ve Bütün Deyişleri adlı eserinde Pir Sultan Abdal'ın isyanın analaşılması için, Pir Sultan'ın içinde bulunduğu ortamın, koşulların ve yaşanan olayların çok iyi kavranılması gerektiğini savunuyor. Ve 16. Yüzyılın başlarında Safevi Devleti'nin oynadığı rolün unutulmaması gerektiğini savunuyor.

Pir Sultan Abdal, yönetime öncelikle ağır ve adaletsiz vergiler, adaletteki farklı uygulamalar ve tabi ki sosyolojik ve inançsal nedenlerle karşı çıkıyordu. Safefi Devleti'nin Osmanlı cihetinde yayılma ve rejim ithal etme çalışmalarının verdiği kışkırtmaların bu isyanın dinamizmini sağladığı da reddedilemez

Osmanlı Belgelerine göre ise, Pir Sultan Abdal'ın katlini vacip kılan resmi gerekçeler özetle belli:

1- Pir Sultan dinsiz, namaz kılmıyor ve oruç tutmuyor

2- Şeriata aykırı söz söylüyor ve davranış sergiliyor.

3- Müslümanlara 'Yezit' diyor ve şarap içiyor.

4- Kur'an ve İslam Peygamberi hakkında uygunsuz sözler söylüyor.

5- İslamiyet'in ilk üç halifesine sövüyor.

6- Peygamber hanımı Hz. Ayşe'ye hakaret ediyor.

7- Cem Ayini gibi gizli toplantılar yapıyor.

8- Safevi taraftarı ve Kızılbaş taifesinden bir devlet düşmanı.

9- Rafizi kitaplar bulunduruyor okuyor ve okutuyor.

10- Saz ve Çalgı çalıyor törenlerde semak dönerek oyun oynuyor.

11- Törenlerde ve dışarıda haremlik selamlık kuralına riayet etmiyor.

12- Mehdi-i Zaman (Zamanın Mehdisi) gelecek propagandası yapıyor...

SAFEVİLER ADINA OKUNAN HUTBE

Aslında adem-i merkeziyet esaslı yönetim bölgesinde bu denli büyük isyanların yaşanması, kanın oluk oluk akması biraz tuhaf. Yazar olayın bu ince noktasının farkında ama bunu somut olarak dillendiremiyor. Fakat, bu topraklarda isyan olmadığını savunanları yalanlarken son derece haklı. Yazarın savunduğu ekonomik, kültürel ve toplumsal koşullar tabi ki bu isyanlarda ve bastırılmasına yönelik kanlı müdahalelerde tabi ki çok önemli.

Fakat Osmanlı Yöneticilerini bu denli celallendiren önemli bir ayrıntıyı da aslında eserin satır aralarında yer alıyor. Tokat, Amasya ve Sivas'a kadar nüfuz genişleten Safevilerin adına bu topraklarda hutbe okunmuş olması, özellikle de o dönemde doludizgin 'Sünnileşen' bir devlet için yenilir yutulur lokma olmasa gerek. Öfkenin şiddetinin fazlalığında bu hutbenin önemini de iyi algılamak gerekir. Ki 'bir kızılbaş bir kafirden daha tehlikeli ve melundur' tarzı fetvalar verdirecek kadar büyük bir öfkeyi izah etmek başka türlü pek mümkün değil. (Ki bu alanda kafa yoran Rıza Zelyut vb. araştırmacıların, o günkü Alevi tabanlı isyanlara karşı merkezi yönetimin tavrını yerden yere vururken, bugün merkezi yönetimin basiretsizliğinden dem vurabilmesi de bu bağlamda belki sorgulanabilir) Alintidir.


Simdiki Hizir Pasanin Enikleri Daha Tedbirli ve Daha Donanimli Olarak Gorevini Yapmaktadirlar.
Daha once Barbar Osmanlinin kadilari toplanir, fetvayi verir istedikleri sekilde VAHSI ISLAMIN SERIAT KANUNLARINI uygular, hunarca katlederlerdi,
Gunumuzde ise Maasli gorevlendirilmis Islam misyonerleri HIZIR PASANIN GOREVINI FARKLI YONTEMLE SURDURMEKTEDIRLER.
HIZIR PASA ve Barbar Osmanli hunarca katlederek susturmaya calismistir.
HIZIR PASANIN gorevli ENIKLERI ise Bu Yola Golge Dusurmek ve 1400 yillik alcakca Asimile Politikasini sinsice surdurmektedir....

Bugun yapilan alcaklik, dunden daha tehlikeli oldugunu goz onunde bulundurursak, Yarin daha da tehlikeli olacaklardir..


Saygi ve Insani Sevgilerimle

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:43   #4
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Gezdim seyrettim dünyayı,
Şu dünyada melamet var.
Silindi gönlümün pası,
Yüreğimde zılalet var.

Ne yolcular izin izler,
Ne meşayih sırrın gizler,
Ne kadı şer'isin gözler,
Ne beylerde adalet var.

Ne kız ayal hicap saklar,
Ne gelinler usül bekler,
Ne kocalar özün yoklar,
Ne yiğitte marifet var.

Şeriat göğe çekildi,
Yüz suyu yere döküldü,
Alem zulm ile yakıldı,
Kıyametten işaret var.

Pir Sultan'ım eyder: Erlik,
İşin bilmektir serverlik.
Allah'a yakışır benlik,
İnsanda da keramet var.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:45   #5
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

mihman olmuşum gelmişim
hakk'a bağlamışım özüm
ev sahibi iki gözüm
gönder bizi safa ile

gelin örselemen bizi
hakk'a ısmarladık sizi
ayağın tozuna yüzü
sürdür bizi safa ile

sürüye katılan koçlar
o da hakk'ın emrin işler
yiyip içtiğimiz kardaşlar
gönder bizi safa ile

hey dedeler hey babalar
yerde gökte hü diyenler
rıza lokmasın yiyenler
gönder bizi safa ile

gidiyoruz hoşça kalın
gahi siz de bize gelin
heybemize azık koyun
gönder bizi safa ile

pir sultan ere varalım
hak divanına duralım
yolcu çizmesin giyelim
gönder bizi safa ile

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:48   #6
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

güzel aşk cevrimizi
çekemezsin demedim mi
bu bir rıza lokmasıdır
yiyemezsin demedim mi

yemeyenler kalır naçar
gözlerinden kanlar saçar
bu bir demdir gelir geçer
duyamazsın demedim mi

bak şu aşkın haline
ne gelse söyler diline
can ü başı hak yoluna
koyamazsın demedim mi

aşıklar harabat olur
hak yanında hürmet bulur
muhabbet baldan tatl'olur
doyamazsın demedim mi

girelim hakkin serine
çıkalım meydan yerine
küfrümüz iman yerine
sayamazsın demedim mi

pir sultan'ım der şah'ımız
hakk'a ulaşır rahımız
on'ki hizmet katarımız
uyamazsın demedim mi

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:49   #7
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

geldik darına duşlandık
irehbere bağışlandık
bir aşıyla aşılandık
durmaz yezit oklar bizi

gönül bir ulu şehirdir
rızasız lokma zehirdir
talib yiyemez haklar bizi
hak iyesi haklar bizi

tarikattadır elimiz
hakikattadır yurdumuz
hak'la olunca virdimiz
her kazadan saklar bizi

meydana meydan güzarım
hak olan yere nazarım
gaibde sırda gezerim
göremesin çoklar bizi

pir sultan talib devirir
mervanın külün savurur
yedi kat barü çevirir
ali anda saklar bizi

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:50   #8
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

kalbi kara kallaş sofi
şu cihana gelse gerek
adı helal zade konmuş
helal haram yese gerek

helal haram yiyen kişi
hakk'ınan yoktur bir işi
oturmuş da sallar başı
zikrullahım dese gerek

görmez amma gönül katar
çıkmaz yataklarda yatar
ödünç alır ödünç satar
karı ziyan olsa gerek

hem pirinden gülbank alır
nasihata kulak urur
nefis için mihman olur
ben hacıyım dese gerek

pir sultan'ım varmayanlar
pir cemalin görmeyenler
bir ikrara durmayanlar
imansızca ölse gerek

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:52   #9
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

evvel bu dergahtan kısmet
alır da var almaz da var
tarikate kadem basıp
gelir de var gelmez de var

bazını almış destine
hizmet ederdi dostuna
ahd ile ikrar üstüne
durur da var durmaz da var

olayım der isen hızır
irfan defterine yazıl
hak her yerde hazır nazır
görür de var görmez de var

için bizim dolumuzdan
çıkman sakın yolumuzdan
pir sultan'ım halimizden
bilir de var bilmez de var

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.02.2019, 05:54   #10
Yazar
Raya Haq
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 717
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 21
34 Mesajına 36 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

sabır kıla kıla canıma yetti
hasmını ararsan bundadır aşık
kamil oldum deyü dava edersin
hamakat nişanı kimdedir aşık

ehl-i dil olmadan söyleme hemen
senin mücadelen benimle neden
muhammet mustafa göçtü dünyadan
muhammed'in nuru kimdedir aşık

ben de bilmedim nasıl sevdadır
heman çekticeğim kuru kavgadır
nebi medine'de musa tur'dadır
muhammed'in nuru kimdedir aşık

gözle erkanını dönme yolundan
dererler de goncasını gülünden
pir sultan'ım hü der almam elinden
senin sende benim bendedir aşık

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:05.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica