Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Üyelerin Mekanı > Aleviweb Konukları

Aleviweb Konukları Aleviweb'in Konuk ve Röportajları Bölümü

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 06.10.2008, 15:33   #1
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi


Standart *** Haftanın Konuğu ( gnost ) 06-12 Ekim 2008 ***

Bu haftaki konuğumuz Gnost,
Öncelikle hoş geldiniz ve önerimi görünce kabul edeceğiniz için şimdiden teşekkür ederim.


* Bize kendindenizden kısaca bahsedermisiniz.?

* AW yi nasıl keşfettiniz.?

* AW' nin aleviliğe katkısı yani kısacası genel olarak soracak olursam sanal dünyanın aleviliğe katkısı artısı eksisini nasıl değerlendirsiniz...?

* AW' nin 35.000 üyesi var siz ilk üyelerindensiniz kaçıncı sıradasınız hatırlıyormusunuz...?

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 06.10.2008, 22:37   #2
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Merhaba

Seni tanıdığım kadarıyla siyaset ile ilgilisin, Sence Türkiye'de siyaset nasıl algılanıyor?

Gençlerin, özellikle Alevi gençlerinin siyasete olan ilgisi ne durumdadır?

Bilindiği üzere Türkiye'de Sol çökmüş durumdadır, Sence Solun gerilemesinin sebebi nedir?

Sol'un yükselmesi için neler yapmalı?


Şimdilik bu kadar daha sonra sorularım olacak, kolay gelsin

Sevgiler

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.10.2008, 21:12   #3
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Bu haftaki konuğumuz Gnost,
Öncelikle hoş geldiniz ve önerimi görünce kabul edeceğiniz için şimdiden teşekkür ederim.



* AW yi nasıl keşfettiniz.?

* AW' nin aleviliğe katkısı yani kısacası genel olarak soracak olursam sanal dünyanın aleviliğe katkısı artısı eksisini nasıl değerlendirsiniz...?

* AW' nin 35.000 üyesi var siz ilk üyelerindensiniz kaçıncı sıradasınız hatırlıyormusunuz...?

Önerinizi kabul ediyor sevgiler sunuyorum

Öncelikle bütün Aleviweb.com
ailesine,üyelerine,okuyucularına,müttelalarına,asl a terketmeyenlerine,ilkeler ile birbirine tutunanlara,kozalakmen'e,Tuz Ruhi'ye,Çay Bahçesi sakinlerine,İslam'ın içindekilere,dışındakilere,tüm inançlardan ve inançsızlıklardan müteşekkil halkımıza ve bütünüyle insan kalabilen herkese yürekler dolusu selamlar.

Alıntı:
* Bize kendindenizden kısaca bahsedermisiniz.?
Hkkımda bilgi sahibi olmak isteyenler için

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Aleviweb içindeki (yozcay) gnost olarak,uzunca bir süredir aranızdayım.İlk mesajımdan bu güne kadar geçen süre içinde (yaklaşık dört yıla kadar uzunuyor bu süreç) pek çok değerli insan ile birlikte değişmeyi ve değiştirmeyi denedik,deniyoruz.Hem değiştiriyoruz,hemde değişiyoruz.Bu anlamda ben sürekli olarak değişimin içinde gelişmeyi yaşayan biriyim.Bu gelişim ve değişim içinde çok mütevazı bir noktada durmaya çalıştım.Yaşamda da öyle bir duruşum oldu.

Alıntı:
* AW' nin aleviliğe katkısı yani kısacası genel olarak soracak olursam sanal dünyanın aleviliğe katkısı artısı eksisini nasıl değerlendirsiniz...?
Aleviweb öncesi (AÖ) Aleviweb sonrası diye ikiye ayırırsak yanlış olmayan bir anlatım tutturmuş oluruz.

Aleviweb Öncesi (AÖ)

Yayında olan kurum siteleri çok fazla güncel değildi,genelde bazı konuların üzerinden karşılıklı devam eden polemikleri okuyup kolayca sıkılabileceğiniz pek çok "Alevi" kurum siteleri vardı.Kimi "devasa" kurum siteleri ise yaşama henüz adım atmamıştı.Alevi ön adı ile kurulan bazı forum siteleri kendi krallığını oluşturup kendisi gibi düşünmeyen,yazmayan üyelerine karşı akılalmaz bir tavır içindeydi.Oysa hepimiz o "sihirli" ismin altında yazılar yazabilmenin heyecanıyla orada buluşmuştuk.Ne yazıkki bu kısa süreç içinde anladığımız yegane gerçek şu oldu.."Erenler cemine her can giremez"

Aleviweb.com bu ihtiyacın belirdiği anın adı oldu.

Aleviweb Sonrası (AS)

Sanal ortama geçişi ve bu güne kadar olan serüvenininde emeklerini esirgemeyen birine teşekkür borçluyuz.Burada teşekkürü hakeden ve ismi dahi anılmayan ve belkide bu yazıları dahi okuma şansına sahip olamayan nice emektara da en içten teşekkürlerimizi iletelim.Aleviweb.com tartışma platformu olarak farkını ilk günlerden bu güne kadar sürdüren ender bir alandır.Yöneticisinden yeni üyesine kadar her türden görüşün yer alabildiği ve yönetime gelebildiği bir forum.Amacını bir anlamda "düzeyli tartışma" ve forum kuralları çerçevesinde "Demokratik ve özgürlükçü" bir ortamda "fikir alışverişi ve paylaşım" olarak belirlemiş olan Aleviweb çok kısa bir sürede büyük bir çıkış yapmıştır.Gecesini gündüzüne katarak çalışan yönetim ekibi ve katkılarını esirgemeyen vefalı ve azimkar üyeleri sayesinde kısa sürede inanılmaz bir çıkış yakalamıştır.Tüm bu hızın iççinde en küçük ayrıntılara bile titizlikle yaklaşılmış ve her konu ve soru en açık haliyle cevaplarını bulmuştur.Yeni katılan her üye bu forumda kendisini olabildiğince açık ifade edebilmenin hazzını yaşamış ve yaşamaktadır.Aleviweb in bu hızlı çıkışı her çevrede olduğu gibi Alevi kurum ve kuruluşları tarafından da ilgiyle izlenmiştir.Kurumların ilgisine ve sempatisine nail olmaktan öte kurum yetkililerininde somut üyeliklerine şahit olduk,onlarla tanışıp birlikte üretip paylaşımlar yaptık.Alevi insanı ve Aleviler bu forum sayesinde bir ilki yaşayarak inançlarını en açık biçimiyle anlatma şansına eriştiler.Alevi olmayanlar ise bir anlamda Aleviliğin her biçimsel yaklaşımını ve renkli dünyasını buradan tanıdılar.

Şüphesiz Aleviwebden Sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı.

Son olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki,benzer forumların kurulmasına,gelişmesine ve işlerlik kazanmasına sebep olan aleviweb in bu kıvılcımı yakan her emekçisine hepimiz teşekkürden fazlasını borçluyuz.Örneğin Vefa.

Alıntı:
* AW' nin 35.000 üyesi var siz ilk üyelerindensiniz kaçıncı sıradasınız hatırlıyormusunuz...?
Ceyhun'dan sonra gelen üyelrden biri olmalıyım..Artık yavaş yavaş yaşlandık.Tam hatırlamıyorum ama seferberlik ilanından hemen sonra kaydımı yaptrmıştım

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Alt 07.10.2008, 22:02   #4
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Seni tanıdığım kadarıyla siyaset ile ilgilisin, Sence Türkiye'de siyaset nasıl algılanıyor?
sevgili revival;

seni tanıdığım kadarıyla sende siyaset ile ilgilisin bu yüzden beni kolay anlayacağını biliyorum.

Türkiye'de siyaset denilince çok uzun bir anlatımın içine hapsolursunuz.İlgilenenler için müthiş bir serüven ve son derece zengin bir birikimdir.Ancak en büyük sıkıntımız buradadır.İlgilenenlerin kendi aralarında tartışıp sonuca varacakları bir statik alan değildir siyaset.İlgili ilgisiz herkesin ve kesimin bir biçimde dahil olduğu,dahil edildiği bir hareketliliktir,değişkenliktir.Türkiye üzerine bir tahlil çalışması yapmak eğer sadece seçim sonuçları ile mümkün olmuş olsaydı işimiz kolaydı, ancak siyasetin asıl şekillendiği nokta, doğal şartlara karşı giriştiğimiz amansız mücadelenin tam ortasıdır.Yani ev,iş,aş,ekmek,giyim,sosyal olabilmek uğruna sabah evden her çıkışımızda büyükçe bir siyasetin içine uyanmışız demektir.Bu büyük siyasetin içine uyanırken uyur gezer olmakmak için mutlaka uyanık olmak zorundayız. İnsanın en doğal haklarının üzerinde kimseyle pazarlık yapmayan bir siyaset anlayışı henüz yok,ancak siyasetin Türkiye'deki algınaşı bu anlayışıda var edemez.Siyasetin Türkiye'deki biçimlerine baktığınızda parlamento ve partiler üzerine yoğunlaştığını görürsünüz.Doğal olarak siyaset bir anlamda gelişen güncele takılıp kalmıştır.Siyasi parti liderlerinin ağzından çıkanlara endeksli bir haber ve gündem üzerine akıyor.Oysa oturup olanı biteni kendi süzgecinden geçirmek adına çok fazla zaman hercanmıyor.

Bundan çok uzunca bir süre önce Aleviweb de siyaseti ve siyasal meseleleri konuşabilmek adına görev almıştım.O tarihlerde fikirlerimi yazdığım başlıklara hemen hemen hiç ilgi olmadı.Yani belkide aw ye uğrayanlar için o konu başlılarını aratmak zahmetli geldi ve her daim yeni ve benzer konular açıldı.İşte onlardan biri..

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bazen şablonlar öylesine keskin çizilmiştirki,siz ne yapsanız ve ne düşünseniz ya Faşist,ya işbirlikçi yada ne biliym,Kemalist,Komünist falan ilan edilirsiniz Türkiye'de..Bakın bir fikrim yüzünden ADKF li ilan edilmiştim.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

yani sevgili revival;

Türkiye'de siyaset yapabilmek için Türkiye'nin algılarıyla oynayan şablonlardan kurtulmak lazım.

Alıntı:
Gençlerin, özellikle Alevi gençlerinin siyasete olan ilgisi ne durumdadır?

Konular son derece geniş araştırmalardaki eksikliğimizide ortaya koyuyor ancak genel pratikler üzerinde cevap vermek mümkün.

Alevigençliğini sizler ile birlikte tanıyoruz.Siyasal yelpazede genellikle solda görüyoruz Alevi gençliğini.Ancak okumaktan çok izleyen bir yapımız var.Günlük şablonlar dediğim bazı sunumların peşinde figüran olmak kolaycılığı var.Oysa kendi birikimlerini ortaklaşırarak adım adım ve birim birim ilerleyen bir siyasi yapı içinde Alevi gençliğide yer alabilmelidir.Böylesine bir uyanışın başındayız ama henüz Alevi gençliğinin siyasete yönelimlerini net tanımlamalar ile ançıklamak çok fazla mümkün değil.Alevi gençliği henüz siyasi bir konsensüs üzerinde şekillenmedi.Bundan daha fazla (ve bencede doğrusu budur) siyaset için turnusol olabiliecek konularda birlik gösterdiler.Örneğin Madımağı müze yapmayı taahhüt etmeyen bir siyasal yaklaşım Alevi gençlerinden "evet" alamaz.Bu taleplerini ortaya koyan Alevi gençliği ülke içinde ve ülke dışında bütün ilerici ve çağdaş kesimlerin "evet" ini almıştır.Bu olumlu gelişmenin devamlı olmasını temenni ederim.


Alıntı:
Bilindiği üzere Türkiye'de Sol çökmüş durumdadır, Sence Solun gerilemesinin sebebi nedir?

Sol'un yükselmesi için neler yapmalı?
Bu soruyu daha sonra mutlaka cevaplayayım..oldukça zor olmuş

Ama mutlaka..

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu gnost tarafından (07.10.2008 Saat 22:07 ) değiştirilmiştir.
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 07.10.2008, 23:39   #5
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Bu soruyu daha sonra mutlaka cevaplayayım..oldukça zor olmuş

Ama mutlaka..
Merakla bekliyorum

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.10.2008, 00:53   #6
Yazar
35_58
Forumun Bir Parçası
 
35_58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 11.06.2008
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 898
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 54
İtibar Puanı: 864
35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 3.459
626 Mesajına 1.846 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Değerli gnost;
Türkiye, denildiğinde (siyaset-ekonomi-askeri) size göre nasıl bir rota üzerinde ilerliyor?

ayrıca''Ergenekon Operasyon'ları'' hakkındaki düşünceleriniz nedir?


cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim..saygı ve sevgilerimle..

___________________İMZA___________________
Her YAĞMUR kendi iklimine düşer...
35_58 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
35_58 Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 08.10.2008, 23:05   #7
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Merakla bekliyorum
sevgili revivalin merakla beklediği konuya derin bir cevap vermek isterim.Çünkü konu çok derin.Ancak okuyucuyu sıkmamak adına bu günekadar belirttiğim düşüncelerime ve pratiklerimize bakarak özet yapamaya çalışacağım.

Soru tam olarak şöyle idi,

Alıntı:
Bilindiği üzere Türkiye'de Sol çökmüş durumdadır, Sence Solun gerilemesinin sebebi nedir?

Sol'un yükselmesi için neler yapmalı?
Revival dostumuz bir tesbitte bulunmuş "sol çöktü" gibi bir tesbit.Açıkca şunu söylemek isterim.Siyasi düşüncem ve bakış açım irdelendiğinde sol yada sola yakın bir yaklaşımım görülecektir.Bütünüyle her olaya ve her somut duruma dair sol yaklaşımlar sergilemek örgütlü ve partili bir yaklaşımdır.Ben ne bir örgütün ne de bir partinin yanında yada yakınında biride değilim.Bu anlamda kendi düşüncelerimin ve yaklaşımlarımın çöktüğü kanısında değilim.Oysa şunada eminim,içinden geçtiğimiz süreçlerde yaşanılan bulanık ve karamsar bir hava var.İdeolojik olarak sol bir iktidar olamama ve kendisini iktidara taşıyamama görüntüsüne hapsolmuş durumda.Sevgili revival bu somut durumdan hareketle bu durum için "gnost'un bu konudaki payı nedir?" dememiştir.Buda sorulması gerekenler arasındadır.Ben soru içinden çıkardığım ikinci soruyu her solcunun kendisine sormasını dileyerek tüm solu ve solun iktidar yolundaki yolculuğunun neden başarıya ulaşmadığına dair nacizane fikirlerimi sunayım.

Bütünüyle Türkiye solu hakkında okuduğum en son kitap,Bir Gün Gazetesinin çıkardığı "mahir,deniz,ibo" adlı kitap oldu.Sol denilince akla pek çok isim ve hadise gelmektedir.Kendi içinde sürekli olarak değişen koşullara bilimsel bir yolla bakış geliştirmek yada "sol" kavramını yerli yerine koyabilmek için başlatılan bütün tartışmaların üzerinden hayli zaman geçti.1960 lı yıllardan bu güne kadar "sol" kendi seyri içinde pek çok konuyu masaya yatırmıştır."Nasıl bir sol?" konusunda yapılan tartışmaların hemen her biri yeni ayrılıkların ve yol ayrımlarının nedenini oluşturdu.Bu "ayrılıklar sabitlendi ve bundan sonra her grup kendi yolunda devam edecek" düşüncesi son derece yanıltıcı oldu.Ayrılık ve kopmaların ardı ardı arkası kesilmedi.Bir değerlendirme sırasında zamanın Devrimci Gençlik liderlerinden birsi şu tesbiti yapıyordu."Sol kendi içinde pek çok franksiyon ayrımına girmişti.Oysa sol sınıfsal bir temelden hareket alıyordu.Bu durumda sorulması gereken soru şu olabilirdi.Kaç tane sınıf vardır?" Evet sol bir sınıfsal yaklaşımı barındırır,ancak madem bir tek sınıfın amaçlarına ve çıkarlarına bu denli bağlılık ve bu denli özveri ile pek çok eylemlere girişilmiştir o halde neden bu kadar fazla bölünme ve neden bu denli dğınıklık.Meraklısı için pek çok kopyala-yapıştır yapabilirim ama kısaca yukarıda değinmeye çalıştığım tartışmaların ve teorik ayrımların tarihi çok eski ve güncel somutların oldukça uzağındadır.Somut olanı ortaya net olarak koyalım o halde,bu gün solun durumu nedir?

1070 li yıllar, sol açısından hem teorik hemde eylem biçimleri bakımından bir netleşme ve restleşme dönemi oldu denilebilir.60 lı yılların FKF'si (Fikir Kulüpleri Fedrasyonu) içinde anılan pek çok isim 70'lere gelindiğinde kendi örgütünü kurmuş ve kendi solcu tanımlamasının ardından yürümektedir.Pek çok gençlik lideri,öğrenci gençlik liderleri bu saflaşma içinde bir yeri tercih etmiş ve bu gün hala tartışılan pek çok teorik ve pratik somutlulukları icra etmişlerdir.Solun biçimlenişini anlatırken bir yan eksik bırakılmamalıdır.Şüphesiz sol kendi içinde bunca çareleri ve arayışları gerçekleştirip çözüm farklılıklarında ayrışıyorsa öteki tarafta bir saldırının ve yok etme hareketliliğinin azgınca gelişi vardır.Faşizan bir katliamlar tarihi,darbeler,operasyonlar,sindirme,asimilasyon faaliyetleri ve çok net bir kontra-praovakasyoın ortamı vardır.Yoksa beş on kişi oturup "hadi devrimci olalım ve devirimi tartışalım ve ayrışalım" dememiştir.

Üniversite anfilerinden dağlara kadar süren ve darağaçlarında,katliamlarda biten bir öykü değildir sol.Ancak 1970 lerin sonuna gelindiğinde bir çeşit eylem biçiminin (haklı haksız bunu tarih içinde sizler bulun) yokedildiği ve acımasızca durdurulduğu nettir.Kimi gruplarca ve örgütlerce bu yokedilişlerin bir son olmadığı söylenmektedir ancak o yıllarda bu eylem biçimlerinde yer almış olanların kendi ağızlarından da dökülen cümleler bu demoralize ortamın izlerinin bu günlere kadar geldiğini görüyoruz.Solun en ciddi refleks ve duygu kaybı burada yaşanmıştır.

Sonrasına dair olaylar dizinine pek girmeye gerek yok.Benzer tesbit ve teori farklılıkları ve eylem biçimi tartışmalarından ve çoğu zaman hiç de sınıfsal olmayan nedenlerden dolayı oldukça dağınık bir portre çizen sol kendi içinden parti ve örgüt üretmekte geçmişinden hiç de geri değildir.Okuduğumu söylediğim kitabın son iki sayfası solun Türkiyedeki soyağacını içeriyor.İbret verici doğrusu.1920 lerden 2008 e kadar olan süreç içinde 100 e yakın örgütlenmenin nasıl ortaya çıktığını açıklamak sanırım çok daha derinlerde bir araştırmanın ve konunun birebir sorumlularının işidir.Ancak kendi adıma hem bu tarihsel süreci hemde bu günü anlamak için bu sol ayrışmalar tarihini bir kaç kezden fazla irdeledim.Bulduğum sonuç her kişinin yada örgütün, kendi adına her daim haklı olduğu idi.Sol içi tartışmalarda özeleştiri yerine eleştiri bir adım önde olmuştur.(Genellikle)

Dahada özet hali ile, solun Türkiye nezdindeki dağınık "çökmüş" durumunun nedenlerinin bir kısmı geçmişe dayalıdır.Franksiyonel ayrışmanın izleri üzerine kurulan yeni legal partiler ise geçmişin ince hesaplarını hiçde unutmuş görünmüyorlar.Birbirini "işbirlikçi,oportünist,hain,faşist.." ilan eden anlayış hala devam etmektedir.Elbette şurasını vurgulamdan geçmeyelim sol, mutlak suretle somut durumları yorumlamak ve somut tahliller yapmak zorundadır.Ancak bu somut tahlillerin sonucunda sol değerlere yabancı ve solun değerlerine düşman bir savunuyu ortaya koyan kim ve ne olursa olsun sol olamaz.Sol adına ortaya konulan mücadele biçimlerinin hemen her biçiminin üzerinde silindir gibi geçen darbeler ve ardı arkası kesilmeyen müdahale ve baskılar sol üzerinde gizemli bir korknun ve yılgınlığın nedenleri arasındadır.Nedenler sadece bununla sınırlı kalmaz.Bu gün kendisini sol veya socu olarak tanımlayan parti ve örgütlerin birbirine taban tabana zıt görüşlerini okumakta ve görmektesiniz.Bunun yegane nedeni sola "sol" bir vuruştur.Yani sol sözde sol tabela parti ve örgütlerince yıpratılmış ve tarihsel değerleri muğlak ve söylemleri bayat hale dönüştürülmüştür.Parti tüzüklerine sol kelimesini de ilave ederek siyasette yeni bir heyecan arayan partilerden tutunda,parti amblemlerini sol imgeler ile donatan partilere kadar her türden tahribat altında sol yada solcular silikleşmiştir.Geçmişin net ve diri eylem ve söylemleri yeni nesil solcularına yansımamış,yansıtılmamıştır.

Garip bir ironidir solun ve solcuların dillerinden düşürmedikleri kavramların içleri boşaltılmıştır."Özgürlük" (...pad kullanın özgürleşin) "devrim" (...Banka yaşamınızda Devrim yapmaktadır..) yoldaşlık (...lastik size uzun yolculuğunuzda yldaş olur) daha onlarca örneği olan bu yaklaşım savunulan değerleri önemsizleştirmenin yolu olmuş ve bu yolda hayli mesafe alınmıştır.Solun halk ile kurduğu bağlar zorla koparılmış ve bunun yerine solcu bir yaklaşımla sağcılar halkla bağlar kurmuştur.Varoş tabir edilen yerlerde yapılan yardım ve örgütlenme çabaları sonucunda varoşlar büyük oranda sağa teslim edilmiştir.Gerici çevrelerin en büyük desteği yine büyük bir ironi olarak varoşlardadır.

Sol adına hareketeliliği olan illegal yapılanmaların bu gün durdukları noktayı yine kendi çabalarınız ile bulmanız mümkündür ama bana göre şiddet kendi açmazını yaratmıştır."Nasıl bir sol?" sorusuna cevap verirken tamamen kişisel kalacak olan görüşüm, "şiddeti sadece savunma aracı olarak savunan bir sol" derim.Haricinde şiddete haketmediği payeler biçmek ne bizim içinden geldiğimiz öğretimiz ile nede kendi sol anlayışımız ile bağdaşmaz.Bu noktada Atatürk'ün güzel bir sözünü anımsamakta fayda var,"Mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir"

Tarihsel haklılığı ve tarafında olduğu değerleri ile buluşamamış bir solun yada sol partinin kitleler ile kopmuş olan bağlarını tamir etmesi mümkün değildir.Kitleler (kitleler derken şüphesiz emekçi,işçi,köylü,üretici,esnaf,zanaatkar,emekten yana,özgürlüklerden,barıştan,eşitlikten,demokrasid en,insandan,sevgiden yana olan kitlelerden söz ediyorum) ihtiyacı olan sol siyasi yaklaşımlara o yada bu şekilde uzaktır.Onlara gidip bu siyasal çözüm biçimini anlatacak ve onlarla birlikte çözüm üretecek bir sol ve her daim beklenen güçlü bir sol yaratmak yada parti örgütlemek solcu olduğunu söyleyen her kişi yada kurumun boynunun borcudur.

Sorunlarımızın tesbitini somutlayıp çözümlerini ortaya koyup çözüm için çaba sarfetmek noktasında bir çabadır sol.O halde burada oluşumuz, tüm sorunlar ve sorular karşısında düşünce ve emek yaratıyorsak umut devam ediyor demektir.

Alıntı:
Değerli gnost;
Türkiye, denildiğinde (siyaset-ekonomi-askeri) size göre nasıl bir rota üzerinde ilerliyor?

Türkiye'nin üzerinde ilerlediği rota görünür ve görünmez yüzüyle ayan beyandır.

Hangi açıdan bakarsanız bakın durumumuz (karamsar tablo çizmek ve olumsuzlukları bir kefede toplamak değilsede amacımız) iç karartıcıdır.Dünya ve Türkiye ölçeğinde ardı arkası kesilmeyen bir "krizler dönemi"yaşıyoruz.Özelleştirmeler,peşkeş çekmeler,talan etmeler,kadrolaşmalar,küresel sermaye dedikleri gücün pervasız saldırıları,işsizlik,aşsızlık,örgütsüzleştirmeler, içerideki şiddet ve terör,dışarıdaki şiddet ve terör,Feodal beyliklerin hala yerini koruyor oluşu...vs.Birde iç siyasetin ve basının sayesinde ve birazda çeşitli çıkar çevrelerinin çekişmeleri sonucunda ortaya dökülen,dökülmek zorunda kalan yolsuzluklar vs.Yani hangi kurumu örnek olarak ele alırsak alalım "Ne olacak bu Türkiye'nin hali" demekten kendimizi alamıyoruz.Peki bu kadar olumsuzluğun yanında hiç oralı olmayan ve bu olumsuzlukları yaşamayan kişiler,kurumlar yokmu? Var elbette.Ne yazıkki bu çelişkili durum nedeniyle daha çok sorun tartışacağız.Belkide tarih bu temel çelişkinin üzerinde şekillenmeye devam edecek.

Türkiye'nin bu günkü iktidarı başta olmak üzere, bu temel çelişkileri yok etmek adına gerek ekonomik,gerek kültürel,gerek askeri alanlarda somut bir sonucu olan iş üretememek soncundan her iktidar tek tek sorumludur.Sorumluluk sahipleri kıvrak manevralar ile içinden sıyrıldıkları her davadan sonra aklanabilirler ama bu temel çelişkiler olduğundan daha da büyümekte ve her Anadolu insanının evine ateş olup düşmektedir.

Alıntı:
ayrıca''Ergenekon Operasyon'ları'' hakkındaki düşünceleriniz nedir?[/
Bu konuya cevabımı yarın vereyim.

Ancak temel üslubum gereğince tüm tesbitlerimden sonra şunu bir kez daha yapmak zorundayım.

Eğer sorunlardaki tesbitlerimin çoğunun bu forumda ve başka başka yerlerde yıllardır söylenegelen tesbitler olduğunu düşünüyorsanız haklısınız.Peki benim buradaki tesbitlerimin aynılarını başka başka yerlerde görmeniz ne kadar olası?Çok.Fark ne olacak?Fark şudur..

Çözümü sorunun sahipleriyle üretmek, sorunu sorunu olanların yanında üretmek.En önemliside Birlikte üretmek."Ya hep beraber yada hiç birimiz."

Sevgilerimle.

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Alt 09.10.2008, 20:44   #8
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ergenekon meselesi diye tabir edilen olaylar dizini hakkında genel olarak bilinenler oldukça uzun..Bu uzun konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

En sonunda da bir açıklama var

Alıntı:
20 Ekim 2008- Davanın ilk duruşması yapılacak.
Bu durumda ifade özgürlüğümüz kısıtlıdır.

Alıntı:
ifade özgürlüğünün kısıtlama sebepleri arası
nda “yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amacı”
gösterilmiş olup ayrıca yine Anayasanın 138. maddesinin ikinci fıkrası
nda hiç kimsenin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere
tavsiye ve telkinde bulunamayacağı belirtilmiştir.
Oysa daha işin başında en düzeyde iki kişinin yorumları bu davanın yanlızca mahkeme salonlarındaki hukuk görevlilerince yürümediğini gösterdi.

Alıntı:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Ergenekon'un avukatıyım" diyen CHP lideri Deniz Baykal'a, "Biz mafyanın, çetenin veya çetelerin avukatı değiliz." sözleriyle karşılık verdi.
Hukuğu ağızlarından düşürmeyenler ayaklarının altına alıp çiğnediler.Şimdi bizde kalkıp bu mahkeme dışında devam ettirilen "dava" için "emekçilerin bu davada çıkarı yoktur" desek ne olur aceba?

Yani dava devam ederken süreci etkileyecek konuşmalar yapmak hukuken yasak.Ancak hepimiz şahidizki bazı basın organları bu konu ekseninde saflaştılar adeta.Toplumuda bu saflaşmaya itekleyip suni sayılabilecek bir çekişmeye taraf oluşturdular.Oysa bu dava gerek gericiliğin,gerek çetelerin,gerek yer altı teşkilatlarının,gerek sermayedarların nufuz yaratma çabalarına set çekme davası olabilirdi.Dava ile ilgili gözaltına alınanlar listesine şöle bir bakınca insanın aklı karışıyor.Bilgi sahibi olabilmek ve olaylara dair çok daha net görüş koyabilmek için süreci bekliyorum.

Saygılarımla sevgili can..

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Alt 10.10.2008, 17:00   #9
Yazar
HazaL*
ALêVi KıS
 
HazaL* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.07.2008
Bulunduğu yer: İstanbuL
Yaş: 28
Mesajlar: 1.880
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 63
İtibar Puanı: 715
HazaL* parlak bir geçmişe sahipHazaL* parlak bir geçmişe sahipHazaL* parlak bir geçmişe sahipHazaL* parlak bir geçmişe sahipHazaL* parlak bir geçmişe sahipHazaL* parlak bir geçmişe sahipHazaL* parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 1.819
587 Mesajına 1.086 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Dogrusunu Söylemek Gerekirse Size hangi Soruyu sorucagımı cok Düşündüm Ama En sonunda BiseyLeR bLdum GaLiba

İlk Sorum oLaRak Şuanda Herkezin ve bildigi bir konu var son zamanlarda sesini cok duyurdugu "TERÖR" bir sürü sehitlerimiz oluyor...Ve hala birsey yapıLmıyor bu konu hakkındaki yorumunuz..

İkinCi Sorum iSe "Deniz Feneri" oLayı oLuCak


Şimdiden TeşekkürLer

___________________İMZA___________________
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Hü demmine Yâ Allah Yâ Muhamed Yâ Ali !

La Feta iLLa ALİ La Seyfe iLLa ZüLfikaR

Bütün yozlara ve yobazlara inat ALEVİYİZ!


EskiLer iyi TanıR " AlevikıS "

..Adım SözLérimé KéfiL..! ==> ♥ ~ђคzคl~ ♥


mod: "ÖSS"
HazaL* Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.10.2008, 23:10   #10
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Dogrusunu Söylemek Gerekirse Size hangi Soruyu sorucagımı cok Düşündüm Ama En sonunda BiseyLeR bLdum GaLiba

İlk Sorum oLaRak Şuanda Herkezin ve bildigi bir konu var son zamanlarda sesini cok duyurdugu "TERÖR" bir sürü sehitlerimiz oluyor...Ve hala birsey yapıLmıyor bu konu hakkındaki yorumunuz..
Eğer Sivas madımak katliamı toplumsal ve bireysel anlamda belleklerimizde büyükçe bir iz bırakmış ve bir çok insan için unutulmaz bir hal alıp dönüm noktası oluşturmuş ise, bu hadiseler de, pek çok açıdan geri dönülmesi ve tamir edilmesi imkansız yaralar ve tahribatlar açmaktadır.Toplumun tamamı büyük bir travma içine girmiş ve adeta ok yaydan çıkmıştır.Bu anlamda aşağıdaki sözlerimin bu "ok" üzerinde bir fayda getirmesi olasılığı çok azdır.Umarız olumlu bir fayda sağlar.

Gündemde her daim ağırlığını hissettirmiş olsada şu sıralar toplumsal belleklerimize çok derin izler bırakan bir mesele.Tabiki bu konu hakkındaki fikirlerim çok açık ve nettir.Ancak soruna dair ve sorunun tüm tarihsel boyutlarına dair çokca bilgi ve belge oluşmuştur,bu entellektüeliteyi sağlamadan yapılacak duygusal açıklama ve fikirlerin "meslenin çözülmesi" ne katkı koymayacağını düşünüyorum.Kaldıki üzerinde ne konuşursak konuşalım kimse bizim fikirlerimiz ile harekete geçmiyor yada hareketliliğini durdurmuyor.

Türkiye'de ve Dünya'da terör konusunda söylenmeyen hemen hiç bir şey kalmadı.Dünya'nın her yerinde belli şiddetlerde belli gerilimler ve toplumsal meseleler mevcut.Geçmiş yıllarda yaşanan hadiselerden ve hadiselerin geçtiği Coğrafyalardan tek tek bahsetmek isterim ancak terör konunda sitemizin belli kuralları var.

Alıntı:
27 - Forumumuzda yasadışı örgütlerin (özellikle de PKK) propagandası veya bu şekilde yorumlanabilecek yazılar yasaktır. Forumumuzda bu örgütlerin eleştirisi (olumlu veya olumsuz) yer bulamaz. Bu tür konular forumumuzla ilgili değildir. Konular kapatılır. Israrcı olan üyelere yaptırım uygulanır.
Konu sadece forumumuz açısından değil Türkiye'de yaşayan ve bu olaylarda yaşamlarını yitirmiş pek çok aile için hassastır.Çok derin bir yara ve çok derin bir acılar yumağıdır terör."İlk kim yapmıştır,kimdir terörist,hangi olay ilk terörizm olayıdır?" bu tanımlama kişiden kişiye,toplumdan topluma,ülkeden ülkeye değişkenlik gösterir.Bana göre terör;

Bir yaşam düzeni-sistemi içinde insanı yok etmeye yönelik,şiddet olayları ve bu olayların etrafındaki düşünsel hareketliliklerdir.Hedefler,amaçlar ve biçimler son derece değişkendir.Ancak temelinde yaşama kast,insana karşıtlık vardır.

Örnek iki terör hadisesini vereyim.Menemen olayı bir terörize harekettir,Sivas'ta yaşanan Madımak Katliamı bir terör olayıdır.

Ancak sevgili canımızın verdiği bir örnek var.(Hiç gündemden düşmeyen ancak)Son zamanlarda gündemimize (bir ölçüde alıştığımız bir biçimiyle gelen) Güney Doğu'da meydana gelen çatışmalar ve bunun sonucunda yaşanan kayıplar,şehitlerimiz,arkadaşlarımız,akrabalarımız ,kardeşlerimiz...

Etrafında evladını bir terör meselesinde yitirmiş biri varmı?Eğer varsa bu günlerde mutlaka onlara bazı sorular yöneltin.Bakın size neler diyecekler.İşte mesele, benim yada bir başkasının yaşanan olayları yorumlaması,bu olaylardan sonra parti kurması,bu olaylar üzerinden milletvekili olması,yada iyi bir yazı ile "gündemde benimde fikrim olsun" tavırları değil.Mesele benim açımdan bu olayların bu kısır döngü ortamından bir an önce çıkması.Dahası ve açıkcası, daha çok insan kaybı yaşanmadan bu konunun çözümlenmesi.Başka insanlarında bu olaylardan zarar görmemesi temennimdir."Bu konu nasıl çözülür,hangi metodlar denenmelidir,neler doğru yapılmıştır,neler yanlış yapılmıştır?" bu konular yıllardır konuşuldu,uygulandı,yazıldı,çizildi..Zaten konu bir kangren halindedir.Bu durumun üstüne "ben olsam şöle çözerim,şunu yaparsak biter,üç saatte yok ederim" gibi beylik düşüncelerim yok.O bölgede askerliğini diğer bütün arkadaşlarımla birlikte yapmış biriyim.Sigaranı,harçlığını,mektuplarını,yokluğunu ,yoksulluğunu,geçim derdini,sevdiklerinin hatıralarını,hasret ve özlemlerini ve birlikte yaptığın pek çok işi paylaştığın birinin paramparça olmuş bedeniyle karşılaşmak insanı insan olmaktan çıkarır.Bu görüntülerin yaşanmasını durdurmak adına bana bir görev düşüyorsa seve seve yaparım.

Şunu bir kez daha vurgulamamak bir açığı doğurur,terör bu gün ülkemizin Güney Doğusun'da acılara neden oluyorken bir başka zamanda ve yerde de başka biçimlerde de can almış ve acılar yaşatmıştır,yaşatabileceğini göstermiştir.

Tümüyle insanı ve onun yaşamını hedef alan şiddet hareketliliklerinin (kim tarafından ve hangi biçimlerde yapılırsa yapılsın) durması,durdurulması şarttır.Şiddet durduğunda sorunları konuşmak olası hale gelebilir.

Alıntı:
İkinCi Sorum iSe "Deniz Feneri" oLayı oLuCak
Konu ülkemzin gündeminden diğer konular kadar çabuk çıkmış olsada untmayanlarda olmuş

Peki,
Siz,..Ne olmasını istersiniz? Yada nasıl olması sizin açınızdan uygundur? Bunları bilmek isterdim ama madem soruları cevaplamak sırası bende o halde çok kısa cevaplayayım.

Hiç Kimsenin yardıma mahkum halde olmadığı bir Türkiye hayal gibi gelebilir,ancak bunun mümkün olabileceğini pekala herkes biliyor.Oysa bu gerçeğin üzeri çok kalın bir tabaka ile örtüldüğünde ortaya yoksullar,garibanlar ve muhtaçlar ordusu çıkıyor.Eee tabi bu durumdan istifade, "gariban dostu" kurumlar,kişiler,teşkilatlar çıkabiliyor.Deniz Feneri mantığı yüzeysel olarak bakıldığında insancıl bir mantık.Hatta yapılan tüm açıklamalarda bunun savunusu içeriyor.Aynı ve benzer düşünceleri taşıyoruz."Madem kimsenin bu yoksulluğu ve açlığı durdurmaya niyeti yok ve becerilemiyor, o halde biz ne yapabiliriz?" gibi bir mantık.Bu durum sadece mantığı oluşturan temel algıların dışında birazda duygularımıza hitap eden bir konudur.İşin içine inanç vs yi katarsan...Al sana geri dönülmez bir hareketlilik ile ilerleyen süreç.Yardım konusundaki fikrimiz belli,mutlaka yapılmalıdır.Ancak kavramların adını daha doğru seçip daha doğru biçimlerde yapılmalıdır.

Üretim fazlamızı belli bir yerde (Devletin kurumları vasıtası ile) toplayıp üretim açığı olanlar yada üretemeyenler ile paylaşmak.Hatta mümkün ise bunu bizlere bırakmadan devletin kendisinin yapabilmesi.Bu amaçla kurulmuş kurumlar var.Ancak o yada bu biçimde gerek bu kurumlar ile halkın arasındaki güven duygusunun zayıflığı,gerekse toplumdaki siyasi ve inançsal ayrışmanın ulaştığı boyutlar itibari ile bu yardım konusu hep "kendinden yana olana tolerans" biçiminde her daim objektiflikten kayar idi.Şimdi ise görünen o ki,"kendinden olanı da soymak" manasında iyiden iyiye rayından çıkmış bir görüntü var."Neresi için söylüyoruz?" Tabiki sonuçlanmış davaları olan Almanya'daki Deniz Feneri ew davası için.

İşin Türkiye boyutunu ise sizler gibi bende bekliyorum...Eğer varsa böyle bir boyutu (ki bu konuda idaa sahipleri var) mutlaka bir yargı süreci ile konu kararabağlanabilir.Ancak dediğim gibi her konuda olduğu gibi bu konularda da "keşke" kelimesini kullanmak istemiyorum.


Sorularınız için teşekkür ederim..

Bu hafta oldukça ağır ve oldukça dolu bir gündem ile geçiyor..Geçmiş haftalara bakıldığında da durum bir aşağı bir yukarı aynı idi.Tüm bu "ağır gündem" içinde yaşamı ve insanı mutlu eden her güzellik sizlerle olsun sevgili dostlar.Hani konular ve sorular ağır olunca hem okuyucuya hemde bana bir ağırlık çöktü..(sanırım??)

İnsanın ve yaşamın güzelleşmesi mümkün olacaksa her türden yüke hazırız orası da not kısmı olsun.

Sevgiyle.

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:47.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica