Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Üyelerin Mekanı > Aleviweb Konukları

Aleviweb Konukları Aleviweb'in Konuk ve Röportajları Bölümü

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 11.10.2008, 22:02   #11
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 155
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Tekrara merhaba Bir kaç soru daha sormak istiyorum müsadeniz ile;

Alevi gençlerinin birlikte hareket edebilmeleri için örgütlülüğü güçlendirmelerinin şart olduğunu hepimizin çok iyi bildiği bir dönemde. Bu anlamda atılan en büyük ve güçlü adımlardan birisi olan AGM (Aydınlık Gençlik Meclisi) hakkında olumlu, olumsuz düşünceleriniz ve önerileriniz nelerdir?


Alevi gençlerinin, ardından Ülke gençliğinin böyle bir oluşuma ihtiyacı varmıdır?


Alevi kurumlarını genel anlamda değerlendirimisiniz? Bildiğim kadarıylar gerek Alevi kurumları, gerek sivil toplum kuruluşları ile uzun yıllardır dirsek teması içerisindesiniz. Genel anlamda sol çevreleri içerisinde barındıran kurumları da değerlendirirsek, bu kurumların bir bütün olarak ortak hedeflere yürümesini ve ortak kazanımlar elde etmesinin koordinasyonu nasıl sağlanabilir?


Alevi dernekleri kendi içlerinden bir bölünme yaşamaktalar, fşkir birliği olmadığı gibi eylem birliğide çok fazla yok. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Alevi derneklerinin tek bir çatı örgüt altında yeniden toparlanıp tek vücut olarak hareket etmeleri nasıl sağlanabilir?

Cevaplar için teşekkür ederim.

Sevgiler

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
**Yorum** Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 12.10.2008, 18:05   #12
Yazar
35_58
Forumun Bir Parçası
 
35_58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 11.06.2008
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 898
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 54
İtibar Puanı: 864
35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip35_58 parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 3.459
626 Mesajına 1.846 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

sevgili ali abi soru bankası gibisin.. kimseye soru bırakmadın bizim adımızada sormuş olduğun için sana da teşekkür ederim..değerli konuğumuzada bu aydınlatıcı cevapları içinde teşekkür ederim..saygılar..

___________________İMZA___________________
Her YAĞMUR kendi iklimine düşer...
35_58 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
35_58 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 12.10.2008, 18:18   #13
Yazar
Pınar_34
Genel Sorumlu
 
Pınar_34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 12.11.2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.142
Memleket: ADIYAMAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1658
Pınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorPınar_34 ışıl ışıl bir geleceğe gidiyor

Ettiği Teşekkür: 4.077
1.448 Mesajına 3.903 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Merhaba,

Yılmaz müsaden olursa benimde sana birkaç sorum olacak.

1- Ülke ekonomisinin durumu malum hepimizce. Bugün Amerika'da 2 bankanın daha battığı haberi geldi. Ülkemiz bu krize 115 milyar dolar borç ile girdi. Sence ülkemiz bu krizi nasıl yönetmelidir?

2- Ülkemizde ciddi anlamda işsizlik sorunu var. Bu işsizlik sorunlarının temel sebepleri nelerdir?

3- Herkese sorduğum bir soruyu sana da sormak istiyorum. Ülkemizdeki eğitim sistemi ile ilgili düşüncelerin nelerdir?

4- Güncel hayatında alevi olduğun için karşılaştığın zorluklar, sıkıntılar oldu mu?

Cevapların için şimdiden teşekkür ederim.

Sevgiler,

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Pınar_34 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Pınar_34 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 13.10.2008, 01:24   #14
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 95
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.508 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Oldukça derin ve bir o kadarda mahiyetli soruların için ne desem azdır.Sağol.Bir çok sorunu haddim olmadan ama soruyu sorana saygı gereği olarak cevaplandırıyorum.


Alıntı:
Alevi gençlerinin birlikte hareket edebilmeleri için örgütlülüğü güçlendirmelerinin şart olduğunu hepimizin çok iyi bildiği bir dönemde. Bu anlamda atılan en büyük ve güçlü adımlardan birisi olan AGM (Aydınlık Gençlik Meclisi) hakkında olumlu, olumsuz düşünceleriniz ve önerileriniz nelerdir?

Örgütlülük yanlızca Alevi gençlerinin değil tümüyle geniş yıgınların temel meselelerinden biridir.

Bu mesele elbette biz Alevi Gençlerininde temel gereksinimlerinden biridir.

Örgütlülük, kimlerin olmazsa olmazıdır,kimlerin ihtiyacıdır?

Örgütlülük, en çok ezilenlerin,ezenlere karşı yürüttükleri ve Demokratik ilerlemenin önünün açılması mücadelesinde gereklidir.Anadolu'nun Kurtuluş Mücadelesi ve mücadele sonrasındaki süreçler buna en iyi örnekliği teşkileder.Örgütlülük ve örgüt, bir ihtiyacın belirdiği anda o ihtiyacın sahiplerinin sistematik bir biçimde konumlanışıdır bir manada.Acıyı,mutluluğu,yokluğu,varlığı "yadan gayrısını" paylaşmaktır.

Alevi gençleri neden örgütlenmelidir,nasıl örgütlenmelidir?

Mutlaka forumun bir çok yerinde bu konu ile ilgili pek çok fikirlerimin ve somut girişimlerimizin şahitliğini yapmış olanlar var.

Aleviler, içinde yaşadığımız ülkenin temelinde kullanılacak harç için gereken çimentoyu kendi elleriyle ürettiler,kendi elleriyle kardılar..

Yeni kurulan ülkeyi,eskisinden farklı ve eskiye inat kurdular.Bu ülkenin kuruluşundaki temel felsefe olan Bilim ve akıl yolunda yüzyıllardır südürdükleri yolculuğu, Anadolu isyanıyla birleştirip yeni ülkenin kuruluşuna tüm enerjileriyle destek verdiler.(Şimdi burada ilk kez yazıyorum,hem annemin dedesi hemde babamın dedesi Kurtuluş Savaşı Gazisidir.)En yakın somutlamayı buradan yapabilirim.Alevi köylerindeki genel durumun bu örneğe benzediğini düşünüyorum.(Eğer yanılıyorsam düzeltin.) Oysa, o günlerde kurulan ülkenin temel mantalitesine kökten karşı gelen zihniyetlerin,yaşam biçimlerinin,kültürlerin,inançların,kişilerin ve kurumların ileride kendilerine (Alevilere) verebilecekleri zarara karşı son derece savunmasız ve belkide olanca masumiyetleriyle çalıştılar,çabaladılar,uğrunda şehit,gazi veya sakat oldular.Ulusal bir çatı içinde,birlikte yaşamın gereğine ve beraberliğin önemine dair gösterilen somut çaba ve somut katılarında hala ısrar eden Aleviler Cumhuriyet'in kurulduğu yıllardan itibaren kendi iç yapılanmalarınıda bir kenara itmek pahasına, bir üst yapı olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hukusal,soyal,ekonomik şemsiyesinde varlıklarını tanımladılar.Asırlardır kendi iç hukuku,vergisi,mahkemesi ve yaşam biçimini geliştirmiş ve bir anlamda kapalı bir yapı, kendisini (bir anlamda) dışa açmış ve yüzyılların baskısından kurtulmanın yolunu Anadolu isyanında,Cumhuriyetin ilanında bulmuştur.Aradığı kurtuluşu bulmuşmudur?Burası biraz daha derin ve hepimizin bildiği bir yakın tarih hikayesidir?

Kültürel değerlerini ve tarihsel birikimlerini Cumhuriyet ile birleştiren Aleviler, yavaş yavaş ve bir anlamda ezeli rakiplerince önce iktidar çevrelerinden,sonrasında ise onları var eden kültürlerinden koparılmaya ve ilerleyen on yıllarda ise tamamen baskı ve sindirme operasyonları ile yok etmeye dönüşen bir süreçten geçtiler.Cumhuriyet'in kuruluşundaki iç isyanlarda Devrime ve Devrimin kazanımlarına karşı yeşil bayrak açanlar,Menemen'de Kubilay'ın başını yeşil bayraklara takıp gezenler,Maraş'ta,Çorum'da,Sivas'ta,Gazi'de insanlık tarihinin hiç bir zaman unutamayacağı katliamları gerçekleştirenler ve bu katliamların faillerini aramayan iktidarlar bu ülkede her insana bir şeyler öğretti, Aleviler bu süreçte en çok neyin eksikliğini duydular,şüphesiz Örgütlülük.

Elbette bu süreç öyle kolay olmadı.Alevilerin örgütlenme çabalarının çok çeşitli zamanlarda çok çeşitli yerlerde olduğunu görüyoruz.Cumhuriyet sonrası Alevilerin örgütlenme yerleri ve konumlanışları hakkında çeşitli kitaplar mevcut ama ben kısaca şu profili çizebilirim.

Cumhuriyet rüyası çabuk sona erer.İki ana siyasetin hüküm sürdüğü yıllarda Alevileri CHP içinde görmek mümkündür.Bir dönem (bazı bölgelerde) Menderes yanlısı veya hayranlığınında belirdiği görülsede bu anlık durum yine aynı hükümetçe hüsrana çevrilir.1960 yıllara gelindiğinde Türkiye'deki genel gidişatın bir yansıması Alevilerin konumlanışındada kendisini gösterir.Dikatatör,gerici bir iktidarın ve zihniyetin,basına,Demokrasiye,bilime,insana ve özgürlüklerine karşı baskı ve şiddeti örmesine karşı, başkaldıran bir yapı içinde yer alan ve toplumsal muhalefet ile kendi sorunlarını ortaklaştıran bir kesimdir Aleviler.1960 darbesi ve sonrasında yükselen öğrenci,işçi,memur ve tümüyle halk hareketliliğinde de Sol ve Sosyalist yapılar ile birliktelik hatta birebir bu yapıların inşaasında görürüz Alevileri.Bu yıllar Alevilerin kendi birikimlerini ve değerlerini,inançlarını ve kaynaklarını araştırmaya ve öğrenmeye çok fazla vakit ayırmadığı yıllardır bana göre.Ancak geride öylesine büyükçe bir birikim vardırki her toplumsal hareket veya siyasi yapı Aleviliğin bu birikimine kendisini yaslamadan boy gösteremez adeta.Soldan sağa tüm siyasi yapılar bir şekilde bu öğretinin genel ilkelerinden kendisine çıkarımlar yapar hatta bir ara "Alevi Partisi" ünvanı ile bir parti bile kurulur.Tabiki fiyasko ile sonuçlanır.Oysa gerçek başkadır.

Aleviliğin, binlerce yıldır biriktirdiği ve kulaktan kulağa fısıltılar ile yayılan büyükçe birikiminden nasip almayan hiç bir zihniyetin Alevileri temsil etmesi yada onları anlaması mümkün olmayacaktır.

Mümkünde olmamıştır.

70 li yıllar gerek halk muhalefetinin,gerekse Alevilerin, tarih içinde kendi kimliklerini ve yerlerini yeni baştan sorgulamalarının, en acı deneyimler ile bir kez daha yapıldığı yıllar olmuştur.Baskı ve şiddet öylesine pervasız bir hal almıştırki,12 Eylül Darbesine sarılan ve darbeden medet uman bir anlayış bazen gizlice, çoğu zamanda açıktan Alevilerin içinde yer bulmuştur.70 lerin sol ve Sosyalist yapılarında kendilerini konumlandıran Aleviler bu şiddetten paylarına düşeni iki kere yaşamışlardır.Birincisi Solcu yada Devrimci olmaları nedeniyle sağ ideolojinin hedefidirler,ikincisi ise yapılan iç çatışma senaryoları ve yeni kurulacak Türk-İslam modeli gereğince,Türkçü-İslamcı İdeoloji içerisinde "çıban" olarak görüldüklerinden adeta pervasızlaşan bir yokedilme ile yüzleşmişlerdir.

1980 öncesi ve sonrası birbirinden çok keskin çizgiler ile ayrılmaz aslında.Dün uygulanan her türlü yok etme veya asimilasyon çabası,bu günlerde de yapılmaya devam edilendir.

Şüphesiz yakın tarihimizin en çarpıcı ve en acımasız katliamlarından biridir Madımak Katliamı.Katliamın faillerinin hala aramızda dolaştığı yıllarda yaşıyoruz.Tıpkı diğer katliamcıların, belli başlı mevkilerde bizler için politika ürettiği on yıllarda süren aymazlık bu günlerde de sürmektedir.

Madımak Katliamı başından sonuna kadar sistematik ve planlı bir senaryo ile yapılan katliamlardan biridir.

O yıllarda kurulan örgütlenmeler, Alevi yol önderlerinin isimlerini almıştır.(Pir Sultan Abdal Derneği,Hacı Bektaşi Veli Deneği..)
Alevilerin içinde bulundukları ruh halini anlamak mümkündür.Devlet başta olmak üzere,her türden yapı karşısında kendilerini yanlız ve savunmasız hisseden bir ruh halidir bu.Hiç kimse Alevilerin bu ruh halini almalarındaki nedenleri sorgulamazken,kalkıp "Aleviler kendi inançları ve düşünceleri ekseninde neden örgütleniyorlar?" diyemez.Nitekim diyenlere ve her türden engellemelere rağmen 2002 de Alevi ön adını da alarak kurulan Alevi Bektaşi Federasyonu bu somut örgütlenmenin adıdır.

Alevi örgütlülüğü bir ayrılığın yada ayrışmanın değil,Demokratik,Özgürlükçü ve eşit bir Türkiye'ye katkının adıdır.

Aleviler, kendi örgütlenmelerini kurarken, toplumun diğer kesimleriyle bağlarını bütün asırlar boyunca sürdürdüklerinden dahada sıkı bir biçimde sürdürmeye ve kendi mücadelelerindeki başarının diğer toplumsal mücadeleler ile birlikte yürümesinin gereğini her alanda somutlamaya devam etmişlerdir.Bu manada,var olan Alevi örgütlülüklerini Demokratik mücadelede bir güç,örgütlenme bilincinde bir okul,aydınlanma ve ilericilik sürecinde bir kilometre taşı,Türkiye'nin özlediği "Birlikte barış içinde yaşamak" isteğinin somut ifadesi olarak görmemek olsa olsa bu mücadele önünde yok olup gidecek olanların ard niyetidir.

Alevi Bektaşi Federasyonu'nun kuruluşu var olan örgütlülüklerin bir çatı altına girmesinden daha öte, bir heyecana ve Aleviliğin kendi kültürel birikimine yüzlerce el tarafından mercekler tutulmasına yol açmıştır.

Elbette bu güç karşısında durmak ve uyumak bilmeyen karanlık odaklar kendi ideolojik hesaplarınıda yaparak içten Hızır Paşalar eli ile, dışardan ise, pek çok baskı ve asimile politikaları ile saldırmaya devam etmektedir.Federasyonun yarattığı olumlu ilerleyiş Avrupa'daki hereketliliğin genel olumlu pisikolojisinin rüzgarını da arkasına alarak bu günün kazanımlarını yaratmıştır.

Şimdi;

Alevi gençleri olarak bu süreçlerde çok mütevazı katkılar ile yer aldık.Bundan sonra da bu sürecin içinde,yanında ve yakınında (olacağız),olan kişi yada kurumlarla ittfakımız ve birlikte üretimlerimiz olacaktır.

Gelişen teknolojik ilerlemeler ve iletişim alışkanlıklarımızın veya ihtiyaçlarımızın bir ürünü olan internet ortamının sağladığı avantajlar ve imkanların bu mücadeleye olan katkıları yadsınamaz.Yaşayan ve üreten bir arkadaşımızın bu mücadeleyi ve bu kültürel birikimi olumlayacak bir süreç başlatması ile buralarda buluştuk.Bizleri buluşturan araç internet amaç ise Alevilik süreğidir.

Aydınlık Gençlik Meclisi sanaldan,salonlara, oradan alanlara taşan bir gençlik hareketliliği ve bu yönde atılmış, gücü tartışılan ancak haklılığı tartışmasız bir adımdır.

Özünde ,Alevi gençliğinin yabancısı olmadığı söylem ve kişilerce yaşam bulmuştur.Aydınlık Gençlik Meclisi, içinden geldiği değerlerin ışığını başka alanlara yansıtmak ve birikimlerini örgütlü bir şekilde artırmak adına bir ihtiyacın somutlanması oldu.Uuznca bir süredir sanal ortamda yapılan uzun ve yorucu tartışmaların ardından başlayan gerçek buluşmalar,toplantılar,organizasyonlar,eğlence ve kültr faaliyetlerinin ve bu süreçlerde edinilen yüzlerce deneyimin yanısıra,bu faaliyetlere katılanların dile getirmekten usandıkları bir eksiğin doldurulmasıdır.

"Herkes düşünür yada hayal kurar,birileri gerçekleştirir."

Geçmiş çabalarımız boyunca yapılmaya çalışılan,denenen,düşünülen,hayali kurulan,ihtiyacı hissedilen bir örgütlü gençlik oluşumu bu gün vücut bulmuştur.Ancak ne yazıkki bu seferde "bu örgütü ben kurmadım" "bu örgütlülük sanaldan öte geçmez" türevinden bir eleştiriye maruz kalmıştır.Geçmişte bazı değerler etrafında birleşmenin veya "yol cümleden uludur" şiarını dillendirenlerin bu gün bu tarz bir yaklaşımla saldırı oku üretmeleri AGM nezdinde herhangi bir etki yaratmamış görünüyor.Aksine kararlı ve dingin yapısı ile geçmişinden aldığı güç ve deneyimi birleştiren AGM hem geçmiş olumsuzlukların ve deneylerin üzerine büyükçe bir set örmüş hemde geleceğe dair örgütlü bir gençlik oluşumun yaratılmasında umut oluşturmuştur.

Bu oluşumun mayasına ve hamuruna yabancı biri değilim.Bu girişimin ve girişimcilerinin her birisini tanımayan yok.Ne demek istediklerini,ne istediklerini,nasıl yapacaklarını,bu yapının kimlere hizmet sunacağını herkes çok çok iyi biliyor.Bende biliyor ve izliyorumki,AGM bu gün tıpkı geçmişten gelen gelenek ve ilkelerinde olduğu gibi sağlam adımlar ile büyüyecek ve gerekirse "küçülmeyi" de sürdürecektir.Ancak haklılığı konusunda kimsenin şüphesi yoktur.Benim ise hiç yoktur.

Ülke gençlerini büyük oranda kapsayacak, daha geniş üretimleri,paylaşımları ortaya koyacak projeler için vizyonu olan bu oluşum bana göre kendisini reele taşıyacak bir yapıya dönüşmeli ve kurumsallaşmanın yollarını aramalıdır.Bu bir gereklilik ve ihtiyaçtır.Geçmişte olduğu gibi,bu günde AGM ekseninde,açıklanan ilkeler çerçevesinde destek vereceğimi açıklar bu yola gönül veren tüm canlarımıza başarı temeni ederim.

Alıntı:
Alevi kurumlarını genel anlamda değerlendirimisiniz? Bildiğim kadarıylar gerek Alevi kurumları, gerek sivil toplum kuruluşları ile uzun yıllardır dirsek teması içerisindesiniz. Genel anlamda sol çevreleri içerisinde barındıran kurumları da değerlendirirsek, bu kurumların bir bütün olarak ortak hedeflere yürümesini ve ortak kazanımlar elde etmesinin koordinasyonu nasıl sağlanabilir?
Somut olarak yukarıdaki cevaplarımın her biri birer düşüncedir.Gerçek birleşme ve gerçek çözümler ise gerçek ortamlarda yapılan işlerde belirlenir.Gerçekte bu kadar uzun soluklu işler çıkarabilmek burada bazı sorulara cevap vermekten çok daha zordur.İşte bu kabiliyeti ve istikrarı gösterecek olan örgütlülüktür.,örgütlüüğe yapılacak katkılardır.Oysa kendi adıma bir özeleştiri yapmam gerekirse bu çabalara yaptığım katkıyı çok yetersiz buluyorum.Bu yetersiz çablardırki geleceğimiz geçmişimize benzemeye mahkum kalıyor.O halde bu özeleştiriyi her kişi yada kurum yapmalıdır.İstediğimiz ve arzuladığımız Dünya'da özveri,çaba ve paylaşım var..Peki ya bu ideali yaşayan birimiyiz?

Alıntı:
Alevi dernekleri kendi içlerinden bir bölünme yaşamaktalar, fşkir birliği olmadığı gibi eylem birliğide çok fazla yok. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Özünde aşağıdaki sorulara cevap vermesi gereken kişilerden değilim ancak madem bu konulardaki fikirlerim merak konusu,bu konulara duyarlı biri olarak cevap vereyim.

Bu sorunuzu cevaplamak hem özeleştiri noktasına dönüşümüzü sağlar hemde bizlerin bu olumsuzluklara rağmen birliktelikler örebilmemizin güzelliğini artırır.

Hepimiz bu durumdan sıkıntılıyız aslında.Alevi gençleri kendi kurumlarında cereyan eden bu ayrışmayı çok fazla görmek istemiyor.Ama bir gerçek var.Bu gerçek birinci ağızlardan basına yansıyor ve kurumlardan taşıyor çoğu zaman.Ben şu kadarını söyleyebilirim,Aleviler kendi kurumlarına karşı güven duymak istiyorlar.Bu güven ihtiyacının karşılanması görevi sadece yöneticilerin veya üyelerin değil tümüyle toplumun görevidir.Alevi kurumları sadece Alevilerin değil toplumun tamamının özlemlerine,sorunlarına hitap etmektedir.O halde tepeden tırnağa bütünleşme ve tekleşme değilsede,iki başlı bir gidişi durdurmak hepimizin görevidir.Bu görevi sağlayacak ve bu birliği örebilecek kişileride uzaklarda aramak hastalığından kurtulmak lazım.Birliği sağlayacak olan bizlerin katılımı ve çabası olacaktır diye düşünüyorum.

Alıntı:
Alevi derneklerinin tek bir çatı örgüt altında yeniden toparlanıp tek vücut olarak hareket etmeleri nasıl sağlanabilir?
Eskiden var olan ve mevzumuza konu olduğunu düşündüğüm ABF içinde bir somut bölünme yoktur.(Bildiğim kadarıyla) Sözünü ettiğiniz konu ABF nin altında yer alan bazı derneklerin birbirinden farklı düşünmesi ise sorun yok,ancak özünde farklı düşünmeyide aşan bir zıtlaşma biçimini almışsa burada iş yine bundan rahatsızlık duyanlara düşer.Çünkü bu tarz bir gidişattan memnun olanların sayısı sanırım memnun olmayanlardan kat kat fazla.Bu sorularınızı söz konusu derneğin temsilcilerine,yöneticilerine sormak da gerekir.Ama bu sorulara verilen cevaplar sorunu giderirmi bunu bilemem.

Eğer her türden sorunu buralarda çözecek isek,o kadar beton harcayıp yaptığımız binalarda neler yapacağız değilmi?

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 13.10.2008, 01:54   #15
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 95
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.508 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Sevgili Pınar hep zor yerlerden geldi.Bu haftanın konuğu idim ama hafta sarktı.Diğer konuktan özür dilerim.

Alıntı:
1- Ülke ekonomisinin durumu malum hepimizce. Bugün Amerika'da 2 bankanın daha battığı haberi geldi. Ülkemiz bu krize 115 milyar dolar borç ile girdi. Sence ülkemiz bu krizi nasıl yönetmelidir?
Kriz yönetim birimi falan kurulsun istemiyorum

Şimdi kurulacak böle bir birime müdür atarlar,personel olur,bunların muhasebesi,çaycısı,sekreteri derken...belkide kriz yönetim binası,arabası..

Ülkemizde bir geleneksel yönetim davranışı vardır.Bir olumsuzluk olunca yöneticimiz çıkar bir açıklama yapar "bana bir şey olmuyor" yada "bize birşey olmaz" türünden bir yaklaşımdır bu.Ekonomistler artık tümüyle modeli tartışıyor.Kapitalizm konu başlığını taşıyan seminerlerden birinide TÜSİAD yaptı geçenlerde.Türkiye Özal döneminden bu yana çok ciddi br biçimde dönüşüm yaşadı.Buna "piyasa ekonomisi" diyorlar.Liberal bir düşünce içinde gelişen bu ekonomik modelin eleştirisi sol ve sosyalist çevrelerce her daim yapılırdı zaten.Şimdi birebir modelin kendisini sorgulayanlar modelin sahipleri.Yani ortada ciddi bir sıkıntı var.Ama biz bir şeyi daha biliriz.Bu sıkıntıların bir faturası olur ve genelde ödeyende bulunur

Bu anlamda diğer "acı reçete" lerde olduğu gibi bu reçetenin faturası da insanımızın cebinden çıkacak.Kriz denilince konuşulan kavramlara bile akıl erdiremeyen sevgili halkın köşede biriktirdiği üç beş kuruşunun korkusuyla ekranlardaki dolar euro borsa takiplerine kililenmiş durumda.Bu korku refleksi içindeki halka güven aşılayacak bir politikayı ve bu "kriz" ortamının yarattığı olumsuzlukları giderecek olan ise model değişikliğidir.Sat sat sat modeli yerine,üreten insan modeli,üç çocuk yerine,planlı aile yönetimi..gibi bazı çözümler geliyor aklıma ama asıl çözüm dışa bağımlı bir ekonomik model yerine kendi ayakları üzerinde duran bir üretim tarzı geliştirmektir.Bir çok alanda bunun yapılabilir olduğunu bütünüyle bilim kurumlarından biliyoruz ve izliyoruz.

Alıntı:
2- Ülkemizde ciddi anlamda işsizlik sorunu var. Bu işsizlik sorunlarının temel sebepleri nelerdir?
Pek çok sebep sayılabilir.Bölgesel olarak sorunları olan yerler var (Güney Doğu gibi) Genel olarak etkileyen sebepler var (Küresel kapitalizmin yapısı gereği) belki hızla artan nüfusun etkisi gibi çokca nedeni var.

Üretim yapan çoğu işletme ve kurumlar büyük bir hızla özelleştirildi.İstatistiki konular bunlar ama şukadarını biliyoruzki,özelleştirmeler sonucunda çalışan personelin büyükçe bir kısmı düşürülen ücretlere yada asgari ücrete tabi durumdadır.Üretim tesisleri belli başlı sermayedar şirketlerin elinde olunca başka başka üretim tesislerinin kurulması hem imkansız hemde zor.Bu anlamda tekeller oluşmuş durumda.Yani yeni iş alanları açılmıyor.Açılanların çoğu üretim tesisleri değil.

Yani sebep çok fazla ama en yapılabilir çözümleri uygulayıp biraz olsun çözüm için çaba göstermek iktidarların birinci hedefi olmalı.Yoksa tüm sorunların başı bu olarak kalacak.

Alıntı:
3- Herkese sorduğum bir soruyu sana da sormak istiyorum. Ülkemizdeki eğitim sistemi ile ilgili düşüncelerin nelerdir?
Eğitim denince insanın aklına Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı gelir.Ama bnim aklıma YÖK geliyor.Demokratik ve bilimsel bir eğitim hakkı için yürütülen mücadelede yüksek öğrenim yaşamı sonlandırımış biriyim.Sence ben bu tarz bir eğitim sistemi hakkında ne düşünebilirim?

Alıntı:
4- Güncel hayatında alevi olduğun için karşılaştığın zorluklar, sıkıntılar oldu mu?
Benim bilincinde olduğum ve bana kasten yapılmış özel bir muamele ile karşılaşmadım.Çünkü çok erken yaşlarda kimliğimle barışık başladım yaşama.Gittiğim her ortamda "benim inancım bu" diyerek kimliğimi açıkca söyledim.Bu açıklık karşı tarafta saygıyı ve anlayışı da getirdi diyebilirim.Ama mutlaka yaşadığım çok garip sııntılar olmadı da değil.Bilindik hikayeler işte.Bir keresinde "ben hiç Alevi görmedim" diyen bir kişininde bulunduğu kalabalık bir ortamda üzerimdekileri çıkarıp (sadece üst kısmını ortaya dikildiğimi biliyorum."iyice bak varmı senden farkım" demiştim.kalabalık dumur olmuştu.


sevgiyle kal..

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
gnost Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:14.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica