Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Tarihi

Alevilik Tarihi Alevi toplumunun tarihi, tarihsel olaylar, kişiler, durumlar, değerlendirmeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 08.02.2009, 02:37   #91
Yazar
elmali95
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 27.08.2008
Mesajlar: 410
Memleket: BURDUR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -35
elmali95 hakkında olumsuz fikirler mevcut

Ettiği Teşekkür: 264
117 Mesajına 154 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Alıntı:
elmali95 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu sözkonusu....Arastirmacilara göre ..Batini dinler sapiktir....Bu yaziyi..Savunan geri zekali..kendince..bir ilmi yakalamis...Allah seni bildigi gibi yapmis..hayvansin...insanliktan nasibini almamissin....
Emevi Ansiklopesinde...Alevilik
yok....
Üçüncü bir rivayete göre, Hz. Ali Medine’de Fatima’nin mezarı yanına (yani bugünkü cennet el-baki kabristanından medfundur) defnedilmiş idi.

adi herif...ücüncü rivayeti kabul ediyorsun....birincisini yazaydinya!!!!!ikncisini yazaydin ya!!!!yasmis olsaydin bile ücüncüsünü kabull ederek ...Alevilige ters düsmüssün..Satilmis....Asimile olmus kisi.....sen bize Aleviligi anlatamasin.....

Ücüncü yorum bitti...Dördüncü rivayet ise, Hz. Ali’nin mezarı Kasr el-İmara civarında olduğu rivayet edilmektedir. Buna göre, Necef’teki mezar, gerçekte Hz. Ali’nin mezarı değil de, islamdan önceki devirden kalma mukaddes bir mezar olabilir; zaten burada Adem ve Nüh’un mezarlarının bulunduğu da söyleniyordu. Kaynak: İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma.Necef, M.E.B.Y.

Kaynak cok ...80 Yil Ali ve Hz. Muhammedin .ehline küfür edilen,,,mekanlarin camiler oldugu belli...Y>ahu pes bu kaynaklara göre biz aleviler ..mum söndürüyoruz,,
Bu zalimlerin tarihinden Alevikligi alatmaya calisan ayni zalim kisi..kim olursan ol bize yuturamasin....

elmali95 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.02.2009, 14:09   #92
Yazar
KARMATİ
Forumla Bütünleşmiş
 
KARMATİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 07.04.2008
Mesajlar: 1.123
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 53
İtibar Puanı: 249
KARMATİ hakkında olumlu dusunceler mevcutKARMATİ hakkında olumlu dusunceler mevcutKARMATİ hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 904
655 Mesajına 1.271 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Sumeyra Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1- Muhammed Ali nin yoludur denilmiş yukarıda. Tam tersi olacaktı.
İslam dini ve Kuran Peybamberimize indi. Hz. Ali nin yolu Peygamberimizin
yoludur. Burada Hz. Ali' yi adeta peygamberleştirmişsiniz.

2- Peygamberler ( ALLAH ın izniyle ) mucize göstermişlerdir.
Diğerlerine gelince onların gösterdiklerine keramet denilir.
Peygamberler harici hiç bir kimse mucize gözsteremez.
Hz. Ali ye gelince onda keramet olabilir, ama mucize asla değil.
Mucize diye yakıştırma yapmak Hz. Ali ye Peygamber gözüyle
bakmak demektir. Son Peygamber Hz. Muhammad Mustafa s.a.v. dir.

3- Neden Peygamberlere mucize verildiği meselesine gelince. Bir insan yeni
bir dini ALLAH tarafından alıp yayması çok zor bir iştir. İnsanları inandırmak
ve ikna edebilmek için olağan dışı bir takim ıcraatlar göstermeleri lazımdır.
Aksi halde her ortaya çıkan '' Ben Peygamberim '' der. İnsanları nasıl ikna
edeceksiniz ?

4- Peygamberimizin en büyük mucizesi KURAN dır.

5- Kuran asla tahrip olmamıştır ve değişmemiştir. O bir mucizedir.

yukarda öyle birşey denmemiş..ne zaman okuduklarını doğru anlıycaksın merak ediyorumm..

islamda bazı ayetler vardır(değiştirilmeden kalmış)

'ben size şah damarınızdan daha yakınım'

'tanrı insanı çamurdan yarattı ve ona ruhunu üfledi'

tanrı insanı çamurdan yaratıyor..hiçliktende yaratamazmı(yoktan var edemezmi)

neden tanrı yaratırken bir malzeme kullanıyor??

islam alimler(gerçek) şöyle yorumlarlar..insan çamurdan evirimleşerek gelmiştir(bu yaratım süresi uzundur)

ve cansızdan evrimleşen insan tanrısal nuru taşır...bütün canlılar cansızdan evrimleşmiştir ama tanrısal ruhun en üst düzeyde taşıyıcısı insandır...


bu noktada eğer herkesi tanrısal nuru taşıyorsa herkesin iyi olması gerekmezmi..

işte bu noktada insanın şeytanı olan nefsin de taşıyıcısı oldugunu görüyoruz..

tanrısal nur derinlerdedir..nefs ise şu anki halimizde baskın olandır..

'bir ben vardır benden içeri' derken yunus emre bunu anlatır..

hepimiz nefsiyle hareket eden insanlarız.. bazılarımız nefsini terbiye etmiş, bazılarımız edememiş..

sonuçta baskın olan nefstir..

kamil insan nefisini terbiye etmiş insan değildir, nefsini tamamen öldürmüş insandır..

'ölmeden önce ölmek,öldükten sonra dirilmektir' bu..

'süleyman kuş dilini bilir dediler
süleyman vardır süleymandan içeri'

derken yunus emre tanrısal nura ulaşan kişinin doğanın dilini bileceğini söylemek ister..

demekki insan tanrısal nurun taşıyıcısıdır ama islam(alevi) öğretisinden geçmeden tanrısal nura ulaşamaz!!

4 kapı 40 makam öğretisi bunun içindir..

tanrıya- tanrıda- tanrıdan...

4 kapı öğretisini alan kişi tanrıya doğru yürür(içsel alemde)

sonuçta kişi tanrıda yüzer..

ve tanrıdan halka döner...

(kamil insan) kamil toplum için mücadele eder..tanrıdan halka dönüş bunu ifade eder..

hz muhammet miraç olayında doğruluk atına binerek tanrıya yürümüştür..böylece tanrısal nurla bütünleşmiştir..tanrıda yüzmüştür..

sonra halka dönmüştür...


bu sayede tanrısal nurun sözü onun sözü olmustur...

demekki islam kişiyi özünde olan tanrısal nurla buluşturmak için vardır..

ahlak dini islam, nefs ile mücadele için vardır..

'Doğruluk mancınığı istiğfar taşı ile. Doğru vardı atıldı, yıkıldı nefs kal'ası'

derken yunus emre tamda bunu anlatıyor..nefs kalesini doğruluk mancınıgı ile yıkmak!!!


Konu KARMATİ tarafından (08.02.2009 Saat 14:19 ) değiştirilmiştir.
KARMATİ Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
KARMATİ Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 10.02.2009, 13:36   #93
Yazar
kızılbaş62
Forumu İyi Bilen
 
kızılbaş62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 08.02.2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 340
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 39
İtibar Puanı: 70
kızılbaş62 yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 32
79 Mesajına 112 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

.Z Ali nin Şehadeti Ve Gerçek Ölümü

--------------------------------------------------------------------------------

Hicret’in 40. yılı Ramazan ayı gelmişti. Hz.Ali, Muâviye’nin üzerine yürümek için hazırlık yapmakla meşguldü.

Taberi ve İbn’ül-Esir, Hz.Ali’nin şehâdet sebebini şöyle anlatır:

Mülcemoğlu, Haccâc ve Temim boyundan Amr;


“Halkın kurtulması için, Hz.Ali’nin, Muâviye’nin ve Âsoğlu Amr’ın ortadan kaldırılması” gerekli olduğu kanâatine vardılar. Bu işi yapacak kişilerin üçüde Hâricîlerdendi.

Mülcemoğlu Hz.Ali’yi, Haccâc Muâviye’yi, Amr da Âsoğlu Amr’ı, öldürmeye karar verdiler. Ramazan ayının 18. günü sabah namazında işlerini başaracaklardı.
İbn-i Mülcem Kûfe’ye geldi, mezhepdaşlarıyla buluştu; fakat yapacağı işi kimseye açmadı. Mülcemoğlu bir gün, mezhepdaşlarından birinin evinde pek güzel bir kadın gördü, vuruldu adeta. Kadına evlenme teklifinde bulundu.

Kuttame adındaki kadın:

“Benim mehrim pek ağır” dedi. “Üçbin dirhem vermedikçe bir köle ve halayık satın alıp bağışlamadıkça ve Ali’yi öldürmedikçe sana varmam ben” demişti.

Mülcemoğlu:

“İlk iki şartı kabul ederim” dedi; “Fakat Ali’yi öldürmek elimden gelmez benim.”

Kadının; babası ve kardeşi, Nehrevan da öldürülen Hâricîlerdendi. “İmkânı yok” dedi. “Ali öldürülmedikçe yüreğim soğumaz benim. Ben sana yardımcı bulurum.” dedi. Mülcemoğluna, Şebib ve Verdan’ı tanıştırdı; bunlar da Mülcemoğluna yardım edeceklerdi.

Mülcemoğlu, daha önce Hz.Ali’ye bey’at edilirken, bey’at etmek istemiş, Hz.Ali onu iki kere reddetmişti. Hz.Ali, üçüncüsünde mübarek elleriyle başlarına ve sakallarına işaret buyurarak; “Buradan akacak kanla şunu boyayacak kişiyle ne işim var benim” demiş ve şu iki beyiti okumuşlardı:

“Ölüm gelip çatınca kuşan kemerini sen; seninle buluşunca telâşa düşme, dayan.
Ölüm, mahallene kondu mu, acıklanma, sızlanma dayan.”

Hz.Ali, zaten yaşamaktan bıkmıştı. “Allah’ım, sen beni bunlardan hayırlısıyla buluştur, bunlara da kötü birini musallat et” diye duâ etmişti.

Hz.Ali, bir gece Hz.İmâm Hüseyin’in, bir gece Cafer-i Tayyâr oğlunun evinde kalıyor, üç lokmadan fazla bir şey yemiyor; “Allah’ıma boş karınla temiz olarak kavuşmam daha sevimlidir bence” diyordu.

Ramazan ayının 18. günü, Hz.Ali evden çıkarken Hz.İmâm Hasan ve Hz.İmâm Hüseyin’e hediye olarak getirilmiş olan ördekler gagalarıyla eteğini tutmuşlardı.
Hz.Ali, onları kovalayanlara; “Bırakın” buyurmuştu; “Onlar ağlayanlardır; seher çağında da kader, yerini bulur.”

Hz.Ali; “O gece Hz.Resûlullah’ı rûyada gördüğünü” de bildirmiş, şehâdete tam hazırlanmıştı.

Mescide giren Hz.Ali:

“Namaz, namaz” diye uyuyanları uyandırmağa başlamıştı ki; Şebib bir kılıç salladı; fakat kılıç mescidin kapısına geldi. Bunun üzerine önceden gelip mescide gizlenen Mülcemoğlu:

“Yâ Ali! Hüküm ancak Allah’ındır” diye bağırarak Hz.Ali’nin mübarek başlarına bir kılıç vurdu. Kılıç, Hendek savaşında Amr’ın yaraladığı yere geldi; imâme yarılmış, kılıç mübarek başlarına gömülmüştü.

Yere düşmüştü Hz.Ali; “Andolsun Kâ’be’nin Rabbine” buyurmuştu. “Kurtuldum” dedi.

Suikastçılar kaçıyorlardı; kaçarken de bağırıyorlardı:

“Emîr’ül-mü’minin şehit edildi!...”

Şebib’i birisi yakaladı, kılıcını elinden aldı; fakat o, atik davrandı, kurtulup evine sığındı. Sesi duyan halk birbirine karışmıştı. Şebib’in amcasının oğlu, o gece Şebib’de konuktu. “Hâricî” değildi bu zât. Şebib’in telaşını görünce; “Yoksa” dedi, “Mü’minler emîrini sen mi öldürdün?”

Şebib:

“Hayır” diyecekken “Evet” dedi; o da kılıcını çekip Şebib’i öldürdü.

Mülcemoğlu’nu da birisi yakaladı, sürüyerek mescide götürdü. Hz.İmâm Hasan ve Hz.İmâm Hüseyin ile yakınları mescide girdikleri zaman, Hz.Ali’yi mihrabın önünde yerden toprak alıp; “Ondan yarattık sizi, yine oraya iâde edeceğiz; ordan çıkaracağız bir kere daha sizi” meâlindeki âyeti okuyup, yarasına basıyor buldular. (Tâhâ 55. âyet)

Hz.Ali’yi yaralı halde eve götürdüler. Yaranın şiddetinden, evdekilerin kimi kendinden geçiyor, kimi kendine geliyordu. Hz.Ali bir aralık mübarek gözlerini açıp başucundakilere bakarak şöyle buyurdu:

“En güzel, en yüce arkadaşa, en hayırlı konağa, en güzel huzûr ve istirahat yerine gidiyorum.”

Sonra Mülcemoğlu’nu, elleri bağlı olarak Hz.Ali’nin yanına getirdiler.

Hz.Ali:

“Ey Allah’ın düşmanı” dedi, “Ben sana iyilik etmedim mi?”

Mülcemoğlu:

“Evet” dedi, “İyilik ettin.”

Hz.Ali:

“Peki” dedi, “Bu yaptığın ne?”

Mülcemoğlu:

“Kılıcımı kırk sabah biledim, Allah’tan, onunla halkın en kötüsünü öldürmesini diledim.” dedi.

Hz.Ali:

“Sende onunla öldürüleceksin; halkın en kötüsü, görüyorsun ki sensin” buyurdu ve yanındakilere dedi ki:

“Bunu götürün, hapsedin, eziyet etmeyin, aç bırakmayın; siz ne yiyor, içiyorsanız buna da onu verin. Ben sağ kalırsam ne yapacağımı bilirim; ölürsem, o bana bir kılıç vurdu; siz de onu bir vuruşta öldürün; ama Allah’ın sizi bağışlamasını da istemez misiniz?”

Hak’ka kavuştuğu gece Hz.Ali’ye bir bardak süt sunmuşlardı. Yarısını içtikten sonra bardağı verdi; “Bunu” dedi; “O esirinize götürün, onu sakın aç bırakmayın.”

Sütü Mülcemoğlu’na götürdüler; “Zehirlidir” diye içmedi. Bu olayda, adâletle-zulüm, îmanla-îmansızlık, yücelikle-alçaklık, fazîletle-hıyânet; bir bardak sütle tarihe, insanlık tarihine geçti.

Hz.Ali Emîr’ül-mü’minîn, Ramazan ayının 21. gecesine kadar yaşadılar. Hz.Ali bu fânî dünyadan göçmeden önce, oğlu Hz.İmâm Hasan ve Hz.İmâm Hüseyin’i yanına çağırdı; onlara vasiyyetini yazdırdı ve imâmlık emanetlerini Hz.Hasan’a teslim etti.

Hz.İmâm Ali, Hicret’in 40. yılı (Milâdi 661) Ramazan ayının 21. gecesi, Hak’ka vuslat etmiştir. Hz.Ali Hak’ka kavuştuğunda 63 yaşında idi. Türbesi Necef şehri-IRAK’tadır.


En doğrusunu Allah bilir

Ya Ali, benim Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur. Ve kim Ehlibeytime buğz ederse helak olur.
Ya Ali, sen benim dünyada ve ahrette sancaktarımsın.
Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. İlmi isteyen kapıya gelsin.

kızılbaş62 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
kızılbaş62 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 01.07.2015, 10:26   #94
Yazar
HATAYİCAN
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 29.06.2015
Bulunduğu yer: Osmaniye
Yaş: 36
Mesajlar: 14
Memleket: OSMANİYE
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 13
İtibar Puanı: 10
HATAYİCAN iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 2 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Merhaba arkadaşlar.Bu forumda yeniyim ve heyecan doluyum.Çok güzel konulara değiniyorsunuz.bende bir şeyler eklemek istiyorum.
Benim fikrimce Hz. Ali ölmedi.
Alevilikte don(beden)değiştirmeden bahsedilir.Bir örnek Ali gitti Veli(H.B.Veli) geldi.
Bu birinci örnek
İkinci örnek ise erenler evliyalar hiç bir zaman ölmezler.İçimizde,çevremizde(dürüst biri olursak yaklaşabiliriz),dünyada kainatta ve gelecekte her yerde her daim vardırlar.
İmam Ali'de erenlerin başı olduğuna göre
sizce Ali öldü mü?
Yoksa ona münacat(çağırmak)kadar yakın mı?
Ölen sadece et ve kemik olur canlar.Ama asıl olan bilinç ve akıl kısmı candır.Canlar ölesi değil der yunus emre hz.leri
Büyük olalım büyük düşünelim,sevgiler

HATAYİCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 01.07.2015, 23:30   #95
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 157
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Ölen sadece et ve kemik olur canlar
Alevilik inancında Kamil insana erme durumu ile açıklanabilir bu söylediğiniz. Yani beden ölür ama can geri doğar ve Kamil olana kadar geldiği yere yani tanrıya ulaşamaz. Kamil insan olduğunda ise tekrar doğma süreci sona ermiş olur. Aleviler Hakk a yürüyenlerin ardından devr-i daim olsun derler nedeni ise tekrar doğma işi son bulması ve artık Kamil mertebeye kavuşmuş olması temennisidir.

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu **Yorum** tarafından (01.07.2015 Saat 23:34 ) değiştirilmiştir.
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.07.2015, 14:54   #96
Yazar
HATAYİCAN
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 29.06.2015
Bulunduğu yer: Osmaniye
Yaş: 36
Mesajlar: 14
Memleket: OSMANİYE
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 13
İtibar Puanı: 10
HATAYİCAN iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 2 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Evet,söylemek istediklerim bunlardı.
Teşekkürler.

HATAYİCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.2016, 15:31   #97
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 613
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 24
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 349
202 Mesajına 255 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ey sipihr-i bivefa biyhude evran eyledin
Kasd-ı din ettin binay-i şer-i viran eyledin
Sernigün kıldın ibadet minber ü mihrabını
Mabed-i İslam toprak ile yeksan eyledin
Leşker-i İslamı koydun server ü serdarsız
Noldun ey zalim ki kasd-i şah-ı Merdan eyledün...

(FUZULİ)
Açıklama:
Ey vefasız gökyüzü, boşa devran eyledin.
Tanrı din binasını kasten viran eyledin
İbadetin mihrapla minberini ters kıldın,
Şu mabedi toprakla karıp karman eyledin.
İslamın ordusunu koydun başsız, serdarsız,
Ne oldun, yiğitlerin Şahına Ta'n eyledin.

(Saadete erenlerin bahçesi, s, 245)

slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:41.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica