Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Kültür-Sanat > Edebiyat

Edebiyat Edebi yazılar, şiirler, sizin şiirleriniz, edebiyat tartışmaları

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 03.12.2006, 18:23   #21
Yazar
maymen58
Tecrübeli Üye
 
maymen58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.09.2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 79
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
maymen58 - MSN üzeri Mesaj gönder maymen58 - YAHOO üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 10
maymen58 iyi yolda gözüküyor
maymen58 - MSN üzeri Mesaj gönder maymen58 - YAHOO üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 0
11 Mesajına 15 Kere Teşekkür Edlidi


Standart El TutuŞa TutuŞa

Ne kadar çok elimiz varmış meğer
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel işçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi

CAN YÜCEL

maymen58 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
maymen58 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 08.02.2007, 04:15   #22
Yazar
dileqqss
Üye
 
dileqqss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.01.2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 24
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 10
dileqqss iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
4 Mesajına 6 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Can yücel'in en çok anladım şiirini seviyorum. ama bütün şiirleri çok güzel. sizinde emeğine sağlık. paylaşımlarınız için teşekkür ederim

dileqqss Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.02.2007, 12:29   #23
Yazar
@ÇELY@_06
Üye
 
@ÇELY@_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.09.2006
Bulunduğu yer: ANKARA & BOLU
Mesajlar: 43
Memleket: BOLU
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 25
@ÇELY@_06 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 17 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Can Yücel

Şair, yazar, felsefe hocası, milletvekili, konservatuar ve köy enstitülerinin kurucusu Hasan Ali Yücel'in oğlu Can Yücel, 1926'da İstanbul'da dünyaya geldi. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. 1950 'de yurda geri döndü ve aynı yıl babasının önerisi ve desteği ile ilk kitabı ''yazma''yı çıkarttı. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu yıllarda Che Guevera ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıla mahkum oldu. İki yıl sonra genel bir afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından ''Bir Siyasinin Şiirleri'' adlı kitabını yayınladı. Şair'in bu kitabı için ilk kez yoğun ve ciddi şiirle ilgilendiği dönemin şiirlerini içerir diyebiliriz. "Bir Siyasinin Şiirleri" nin önsözünü yazan Refik Durbaş, kitabı ''Can Yücel'i geniş okuyucu kitlesiyle buluşturan, kişisel ve toplumsal yaşamın acı bir dönemini dile getiren, öfkeli, alaycı, boyun eğmeyen, siyasal şiirlere ağırlık verilen bir kitap'' olarak değerlendirir. Can Yücel ise yazdıktan seneler sonra, "kişinin dış baskıların hışmı karşısında kendi özünü hırpalattırmamak için, hatta yitirmemek için kullandığı bir savunma mekanizması, baskının, acının üstüne gidiş" olarak nitelendirir.

Şair 1973'de "Sevgi Duvarı" kitabıyla kitlelerle daha yaygın bir şekilde buluştu. Şiir kitapları ardarda gelmeye başladı : "Ölüm ve Oğlum", "Şiir Alayı", "Rengahenk", "Gökyokuş", "Gece Vardiyası", "Güle Güle Seslerin Sessizliği" ..... Bunlardan bazıları.

Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Bu kendine has çeviriler kimi zaman beğenilip ayakta alkışlanırken, kimi zaman eleştiri konusu oldu. Son yıllarda her hafta "Leman"da her ay "Öküz" de yazıları ve şiirleri yayınlandı. "Mekanım Datça Olsun" demişti. 12 Ağustos 1999 gecesi yitirdiğimiz şair, çok sevdiği Günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya gömüldü.

1988' de kendisiyle yapılan bir söyleşide bu ifadeyi kullanan Can Yücel, müziğe geçişini şöyle anlatır : ''İlk şiirimi on yaşında yazdım. Babamın metresi olan hanımın yuvasındayken. Yuvada bir çocuk öldü. Çok üzüldüm, arkasından bir şiir yazdim. Şiirime babamın yardımı çok oldu. Şiire elverişli bir dünya yaratmıştı babam bana... Hep şiir çevresindeydim. Dili iyi biliyorsan, şiirin ne olduğunu biliyorsan yazmadan duramazsın.''

Şairin şiire bakış açısını düşündüğümüzde, Octavia Paz'la ilişkilendirmekte zorlanmayız. Bu ilişkiyi kuran ortaklık, ''Tek bir şiirin, kendini bütün şairlere yazdırması'' düşüncesidir. Octavia Paz, ''Şairler aslında bir tek şiiri yazar'' derken, Can Yücel şunları söyler : ''Ben şiiri ciddiye almıyorum ki zaten, yeter ki şiir beni ciddiye alsın! Davetsiz misafirdir...Pat diye gelir O, ya bir afrika menekşesini ya ölen bir delikanlıyı bahane eder, oturur karşıma, kaldırabilirsen kaldır artık.''

Şiiri yaşamı çepeçevre saran bir bütünsellik olarak değerlendiren şairin şiirindeki temel öğeler, bu bütünsellik anlayışıyla bağdaşır : Mizah, alay, yergi, öfke, sevecenlik, lirizm, eleştirel bir dünya görüşü, siyasal bilinç...

Can Yücel'de mizah ve yergi başkasını küçük düşüren, gülünçleştiren bir mizah değildir. Yalanı, aldatmacayı, haksızlığı toplumsal düzenin ürünü olması açısından ele alır ve zaman zaman bunların farkında değilmiş gibi kendisiyle de dalga geçer. O'nun şiirlerinde aldatanın da aldatılanın da gülünçlüğünü buluruz.

Can Yücel şiirlerinde var olan ironi için şunları söyler :

''Harika odur ki, insanlar kendi adlarına değil, kainat adına yazarlar. Bütünselliğin dışında bir şiir yoktur. Hayat ve ölüm de bir bütündür. Şiir bu bütünden çıkan çılgınlıktır. Çok ağır geçen hayatımızın içinde ironi, bütünselliği bozmayacak ana çaredir. Bir direnç kahkahasıdır.''

Kendisiyle yapılan bir söyleşide, şiir ve dil hakkındakı görüşlerini şöyle aktarmaktadır : ''Goethe der ya : dil orman gibidir. Ağaçlar çürür orman kalır. Bizde ağaçları kesmeye kalktılar.Bizde katıldık buna.Hala kahroluyorum.Yanlıştı. Sadeleştirme meselesi o bütünlüğün içinde sözcükleri, tümceleri nereye oturttuğunun hesabını vermek meselesidir. Kelimeler bütünselliğin parçalarıdırlar. Şiir kelimeleri bu galaksiye hediye etmektir.'' Can Yücel şiirine bu sözler ışığında baktığımızda, töresel dil anlayışına karşı çıkışı görürüz. Bu karşı çıkış şiirse sözcük dağarcığının genişletilmesi ile beslenir. Küfürler ve kaba sözcükler bu karşı çıkışla, şiirin içine girmiştir.

Can Yücel'in şiirsel imgesini kuruşundaki kaynakları; doğa, insanlar, olaylar,kavramlar, heyecanlar duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanları buluruz. ''Maaile'' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Şair için ailesi çok önemlidir, eşi, çocukları torunları, babası... Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımaktadır. ''Küçük Kızım Su'ya'', ''Güzel'e'', ''Yeni Hasan'a Yolluk'', ''Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim'' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.

Şairdeki imgeyi dönüştürme işlemi, gerçeküstücülerin üzerinde durmuş oldukları bilinçdışını özgürleştirme çabasıyla bağdaşır.

Eserleri:
Nazım, nesir çevirileriyle de tanınan Can Yücel, şiir alanında ilk kitabı Yazma (1950).
Sevgi Duvarı (1974)
Bir Siyasinin Şiirleri (1974)
Ölüm ve Oğlum (1976)
Şiir Alayı (1981, ilk dört şiir kitabının toplu basımı)
Rengahenk (1982)
Gökyokuş (1984) kitaplarında topladı.

Bütün şiirleri (Gökyokuş dışında) 1985’te yayımlandı: Beşibiyerde.

Öteki şiir kitapları:
Canfeda (1986)
Kısa Devre (1990)
Kuzgunun Yavrusu (1990)
Çok Bi Çocuk (1992)
Gece Vardiyası (1993)
Güle Güle-Seslerin Sessizliği(1993)
Gezintiler (1994)
Maaile (1995)
Seke Seke (1997)
Mekanın Datça Olsun (1999)
Alavara (1999)

___________________İMZA___________________
BAZI HATIRLAYIP SORSAN NE OLUR
BİR SELAMIN DERDİME DERMAN OLUR
SEVDİĞİMDİN BENİM İLK GÖZ AĞRIMDIN
NE YAPTIYSAM YİNE UNUTULMUYOR...
@ÇELY@_06 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.02.2007, 12:40   #24
Yazar
@ÇELY@_06
Üye
 
@ÇELY@_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.09.2006
Bulunduğu yer: ANKARA & BOLU
Mesajlar: 43
Memleket: BOLU
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 25
@ÇELY@_06 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 17 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde".

CAN YÜCEL

___________________İMZA___________________
BAZI HATIRLAYIP SORSAN NE OLUR
BİR SELAMIN DERDİME DERMAN OLUR
SEVDİĞİMDİN BENİM İLK GÖZ AĞRIMDIN
NE YAPTIYSAM YİNE UNUTULMUYOR...
@ÇELY@_06 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
@ÇELY@_06 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 15.02.2007, 12:46   #25
Yazar
@ÇELY@_06
Üye
 
@ÇELY@_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.09.2006
Bulunduğu yer: ANKARA & BOLU
Mesajlar: 43
Memleket: BOLU
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 25
@ÇELY@_06 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 17 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Aşk Ve Ayakkabi

AŞklar da ayakkabilar gibidir...

Bazilari çamur yagmur, toz toprak kar buz gibi her türlü "kötü hava" kosullarina dayaniklidir.Bazilari ise ummadiginiz kadar kisa zamanda çabucak "yamulur" ilk yagmurlu havada "alti açilir" veya güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider.
Asklari da ayakkabilar kadar "itinayla" seçmezseniz, tipki ayaginizda oldugu gibi yüreginizde NASIR olusabilir.
Dar gelen bir ayakkabiyi sadece tarzini begendiginiz için "zamanla açilir" diyen saticiya inanarak alirsaniz, zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" baslar.
Ruhunuzu daraltan bir ask içinde yalnizca fiziksel begeniye kapilip "zamanla düzelir" diyenlere kanarsaniz, yine zamanla içinizdeki olumlu duygularin "çarpildigini" görebilirsiniz.
Asik olabileceginiz insan türü, tipki ayakkabilar kadar degisik stillerde, farkli kalitelerde ve sayisiz "renktedir".... Aski bir çesit serüven olarak "spor" gibi yasayanlar, aynen "spor ayakkabi" gibi dikkat çekici ve rahat kisileri bulurlar.
Tersine askta tutucu ve istikrarli olmayi benimseyenler "klasik ayakkabi" gibi muhafazakar çizgiler tasiyanlara tutulurlar.
Dekolte ayakkabilar gibi sadece cinsellik ve eglence zevkleriyle ateslenen asklar vardir.
"Bez" ayakkabilar gibi kisa ömürlü "tatil asklari" ise hemen herkesin kisisel tarihinde mevcuttur.
"Marka" ayakkabi alir gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" asiklar görürsünüz.
Kati plastikten "yagmur çizmesi" edinir gibi mantik süzgecinden geçirip "ise yarar" biçimde yasamak isteyenleri de bilirsiniz.
Ayrica ne tuhaf ki, psikolojik testlerde "zaafi"olup evine sayisiz çesitte ayakkabilar yigan insanlarin ayni zamanda "degisik" türde asklara da zaafi oldugu söylenir.
Evet ask "ayakkabidir".
Aynen ayakkabiniza bakim yapmayip "hor" kullandigniz zaman kolayca eskittiginiz gibi, askiniza da dikkatli davranmayip özen göstermediginiz zaman kisa sürede "eskitirsiniz".
Ve nasil ki "delik" bir ayakkabiyi tamir ettirdiginizde yalnizca "bir miktar" ömrünü uzatmis olursaniz; "delik" bir aski onarmaya kalkistiginizda da "asla eskisi gibi olmayacaktir"!
CAN YÜCEL

___________________İMZA___________________
BAZI HATIRLAYIP SORSAN NE OLUR
BİR SELAMIN DERDİME DERMAN OLUR
SEVDİĞİMDİN BENİM İLK GÖZ AĞRIMDIN
NE YAPTIYSAM YİNE UNUTULMUYOR...
@ÇELY@_06 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
@ÇELY@_06 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 15.02.2007, 12:50   #26
Yazar
@ÇELY@_06
Üye
 
@ÇELY@_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.09.2006
Bulunduğu yer: ANKARA & BOLU
Mesajlar: 43
Memleket: BOLU
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 25
@ÇELY@_06 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 17 Kere Teşekkür Edlidi
Standart öylesine Bir MektuP

Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.
Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?
Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.
Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.
Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Yapış yapış, vıcık vıcık bir yalnızlık bu. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.
Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.
Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.
"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da.
Neler yazmışım diye merakımdan.
Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

___________________İMZA___________________
BAZI HATIRLAYIP SORSAN NE OLUR
BİR SELAMIN DERDİME DERMAN OLUR
SEVDİĞİMDİN BENİM İLK GÖZ AĞRIMDIN
NE YAPTIYSAM YİNE UNUTULMUYOR...

Konu @ÇELY@_06 tarafından (15.02.2007 Saat 18:06 ) değiştirilmiştir.
@ÇELY@_06 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
@ÇELY@_06 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 15.02.2007, 14:03   #27
Yazar
psSeDa
Forum Katılımcısı
 
psSeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 27.09.2006
Mesajlar: 160
Memleket: ELAZIĞ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 46
İtibar Puanı: 31
psSeDa iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 55
31 Mesajına 53 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

çok güzeldi eline yüreğine sağlık....

___________________İMZA___________________
dervişlik hırkada tacda değildir
hararet nardadır, sacda değildir
her ne arar isen kendinde ara
kudüste, mekkede, hacda değildir.

sakin bir kimsenin gönlünü yıkma
gerçek erenlerin sözünden çıkma
eğer insan isen ölmezsin korkma
aşığı kurt yemez, uçda değildir
psSeDa Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.02.2007, 19:11   #28
Yazar
@ÇELY@_06
Üye
 
@ÇELY@_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.09.2006
Bulunduğu yer: ANKARA & BOLU
Mesajlar: 43
Memleket: BOLU
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 25
@ÇELY@_06 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 17 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Özleme Dair

Özledim seni...
Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
beynimi uyuşturuyor özlemin...
Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi
nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
Yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen
bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları akşamları her işi bir
kenara koyup seninle başbaşa konuşmaları
özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu
küskünlüğünü...
Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir
çift kısık gözle kendini, ellerimin okşayışına bırakırken.
Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları
söyleyemeden 'git artık' demek.
'Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek
sana ne de zor..
Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi
bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

Can Yücel

___________________İMZA___________________
BAZI HATIRLAYIP SORSAN NE OLUR
BİR SELAMIN DERDİME DERMAN OLUR
SEVDİĞİMDİN BENİM İLK GÖZ AĞRIMDIN
NE YAPTIYSAM YİNE UNUTULMUYOR...
@ÇELY@_06 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 14.03.2007, 23:28   #29
Yazar
keza
Forumla Bütünleşmiş
 
keza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.04.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.106
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 74
İtibar Puanı: 626
keza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 839
545 Mesajına 883 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Hayata Tersten Başlasaydık ....

Hayata Tersten Başlasaydık ....

Yasamin en tatsız tarafi sona eris
seklidir.

Süphesiz ki yasami tersten yasamak daha
güzel, hatta mükemmel olurdu. Nasil mi ?

Cami'de uyaniyorsunuz. Bir tahta sandik
içersinde, herkes karsinizda saf durmus, iyiliginize

dua ediyor ve tüm haklar helal edilmis
vaziyette.Tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli

olarak.Herkes etrafinizda, büyük br
itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazir. Arabaniza


kurulup evinize gidiyorsunuz.Dogar dogmaz
devlet size maas bagliyor, aylik veya üç ayda bir

maasinizi aliyorsunuz. Ne güzel, hazir maas,
hazir ev... Altmisli yaslara kadar hersey garanti,

huzur içinde yasiyorsunuz. Sagliginiz
gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.


Bir gün çalismak istiyorsunuz ve ise ilk
basladiginiz gün size hosgeldin hediyesi olarak bir

plaket ve altin kol saati veriyor
patronunuz.. ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir


makamdan tecrübeli bir insan olarak ise
basliyorsunuz. Herkes karsinizda elpençe divan...

Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de
basliyor. Gittikçe zayifliyor forma giriyorsunuz.

Diger hormonal aktiviteler artiyor,
fevkalade.....Aman ne güzel günler basliyor... Derken birgün

patron size artik Üniversiteye gitsen
daha iyi olur diyor. Bu arada Babaniz ortaya çikmis,

"fazla çalistin" diyor "artik eve dön, isi
birak, okumaya basla, harçiligin benden olsun..."

Keyfe bakar misiniz ? Okudugunuz dersler
gittikçe kolaylasiyor. Ekmek elden, su gölden bir

dönem basliyor. Partiler, Diskotekler,
Kizlarin sayisi artiyor. Derken Anne ve Babaniz sizi

götürüp getirmeye basliyor, araba
kullanma derdi de yok artik... Günün birinde sizi okuldan


da aliyorlar, "evde otur, keyfine bak,
oyuncaklarinla oyna" diyorlar...Mamaniz agziniza veriliyor,


zaman zaman altinizi bile
temizliyorlar, hatta bu durum aliskanlik yaratiyor ve hiç tuvalet


kullanmamaya basliyorsunuz. Derken
Anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska

bir keyifli dönem basliyor. Mama artik
her yerde, her an ve en taze seklinde hazir. Bir gün

karanlik ilik ve sicak bir ortama
giriyorsunuz. Beslenmek için agzinizi açmaya dahi gerek yok,

bir kordondan besleniyor, sicacik,
yumusacik, gürültü ve patirtisiz bir ortamda yasiyorsunuz.

Kuculuyor, kuculuyor, ufacik bir hücre
halini aliyorsunuz. Ve günün birinde müthis keyifli bir

orgazm ile hayatiniz bitiyor....



CAN YÜCEL

___________________İMZA___________________

MUNZUR ONURUMDUR...! MUNZURUMA DOKUNMA...!

BAŞEĞMEZLİK VE ÇİÇEK ÜLKESİ DERSİMDE BARAJLARA GÜMÜŞ KAPIDAN GÜMÜŞ RENKLİ MUNZUR DAĞLARINDAN GEÇİT YOK...!

Werin canino em bibin yek li Mûnzûrê semah bigrin


Yansak Kavrulsak Alevin Kızgınlığında...
Dilimizde Aynı Şarkılar...
keza Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 14.03.2007, 23:29   #30
Yazar
keza
Forumla Bütünleşmiş
 
keza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.04.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.106
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 74
İtibar Puanı: 626
keza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyekeza isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 839
545 Mesajına 883 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Dörtlük

DÖRTLÜK

Kaybederken kazanmayı şiirden öğrendim
Öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm
Mağlup bir şah iken gâlip bir nefer-i merkûm
Yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.

Can YÜCEL


___________________İMZA___________________

MUNZUR ONURUMDUR...! MUNZURUMA DOKUNMA...!

BAŞEĞMEZLİK VE ÇİÇEK ÜLKESİ DERSİMDE BARAJLARA GÜMÜŞ KAPIDAN GÜMÜŞ RENKLİ MUNZUR DAĞLARINDAN GEÇİT YOK...!

Werin canino em bibin yek li Mûnzûrê semah bigrin


Yansak Kavrulsak Alevin Kızgınlığında...
Dilimizde Aynı Şarkılar...
keza Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:00.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica