Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > İnsan/Yaşam > Açık Meydan

Açık Meydan Hiçbir kategoriye uygun görmediğiniz yazıları burada bizimle paylaşın

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 05.10.2015, 16:07   #1
Yazar
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.08.2008
Mesajlar: 492
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 210
HURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 75
220 Mesajına 329 Kere Teşekkür Edlidi


Standart PKK'nın Kandil'deki liderlerinden Cemil Bayık ABD'den öyle şeyler istedi ki...

cemil Bayık “YPG’de Önder Apo çizgisinde fedaice savaşan bir güçtür” dedi.




05.10.2015 13:53

PKK’nın Kandil’deki liderlerinden Cemil Bayık, “Şimdiye kadar biz ABD ile cepheden bir mücadele içinde olmadık” diyerek, “ABD'nin IŞİD’e karşı mücadele eden güçlerin zayıflamasını istemeyeceğini biz de düşünüyoruz. Şu anda ABD'nin bize karşı doğrudan bir savaş içinde olduğunu hissetmiyoruz. YPG’de Önder Apo çizgisinde fedaice savaşan bir güçtür” dedi. Bayık, PKK’nın Kuzey Irak Kürt yönetimiyle yaşadıkları sorunlardan da Türkiye’yi sorumlu tuttu.

Lübnan Al Axbar gazetesine konuşan Cemil Bayık, Türkiye’nin PKK’ya yönelik operasyonlarının Suriye’deki IŞİD’le mücadeleyi zayıflattığını öne sürerek, bu konuda ABD’den yardım istedi.

“YPG’de Önder Apo çizgisinde fedaice savaşan bir güçtür” diyen Cemil Bayık, ABD’ye seslenerek şöyle devam etti; “Bu yönüyle ortak düşmana karşı bir pozisyon almış durumdayız. Biz bundan rahatsız değiliz. Biz IŞİD'e karşı mücadeleye devam edeceğiz; ancak ABD'nin IŞİD'i büyüten, Suriye'de sorunların çözümünü bu kadar çıkmaza sokan Türkiye'nin, PKK karşısında sıkışması sonucu ikiyüzlü davranarak ‘Biz de IŞİD'e karşıyız’ dedikten sonra Türkiye'nin geçmişte yaptıklarını görmezden gelen yaklaşımlarını anlamıyoruz.”

ABD’nin PKK’nın karşısında olmadığını söyleyen Cemil Bayık, “ABD'nin IŞİD’e karşı mücadele eden güçlerin zayıflamasını istemeyeceğini biz de düşünüyoruz. Şu anda ABD'nin bize karşı doğrudan bir savaş içinde olduğunu hissetmiyoruz.” dedi.

Röportajın konuyla ilgili bölümü şöyle:

“Türkiye ile yeniden savaşa girmenizde ABD'nin rolü nedir? Sizin kanaatinize göre Washington PKK'yi vurabilmesi için Türkiye'ye yeşil ışık yakmış mıdır? Böyleyse bu ABD'nin zararına değil mi?

ABD “bizim Türkiye ile IŞİD konusunda işbirliği yapma girişimlerimizle Türkiye'nin PKK'ye saldırması arasında bir ilişki yoktur” açıklaması yaptı. Kendilerinin bu saldırılarla ilişkili olmadığını söylediler. Biz bu açıklamaya inanmak durumundayız. Ancak İncirlik görüşmeleri sonrası bu saldırıların yapıldığı da bir gerçektir. Türk devletinin ABD’den açık saldırı onayı almamış olsa da bu görüşme ve ilişkilerin Türkiye'yi cesaretlendirdiği açıktır. Türkiye'nin saldırılarını da ne kuvvetli biçimde kınamış, ne de eleştirmiştir. Ancak ABD'nin tekrar görüşmelere dönülsün çağrısı olmuştur.

Bize göre de şu anda ABD'nin PKK'ye saldırılarda bir çıkarının olmaması gerekir. Biz tüm siyasi sorunların demokratik yollardan çözülmesinden yanayız. Biz iç ve dış politikada bu yaklaşım içindeyiz. Şimdiye kadar biz ABD ile cepheden bir mücadele içinde olmadık. İdeolojik ve siyasi olarak farklılıklarımızı demokratik siyasal mücadele içinde çözülebileceği çerçevesinde ele aldık. Ancak ABD, NATO ilişkisi ve başka ilişkilerden dolayı bize karşı savaşında her zaman Türkiye'ye destek vermiştir. Önder Apo'nun esaret altına alındığı uluslararası komplo bunun en somut ifadesidir.

Biz ABD'nin Kuzey Kürdistan Kürtleri ve PKK'ye karşı tutumunu değiştirmesini bekliyoruz. Önder Apo'nun uluslararası komployla esaret altına alınması halkımızda büyük bir travma yaratmıştır. Kürt halkının bunu unutması mümkün değildir. ABD hala Önder Apo'nun Kürtler için ne anlam ifade ettiğinin farkında değildir. Önder Apo'nun esaret altına alınmasını siyasi ilişkileri çerçevesinde gerçekleşmiş bir durum olarak görmek, böyle mekanik ve soğuk yaklaşmak tabii ki halkımızın duygusunu ve tepkisini anlamamaktır. Biz ABD'nin komplodaki bu yerini, yarattığı olumsuz durumu telafi etmesini isteriz. Bize destek olsun demiyoruz, ancak dünyanın başka bir yerinde Kürt sorunu gibi bir soruna nasıl yaklaşıyorsa öyle yaklaşsın. Türkiye ağır suçlar işliyor. Dünyanın başka bir yerinde yapılsa kabul edilmeyecek politikalar izliyor; kabul edilmeyecek uygulamalar içine giriyor. Hiç değilse bunları görmezlikten gelmesin, tutum alsın. Bu, kendileri için de ahlaki, vicdani bir sorundur. Siyasi ahlak da bunu gerektirir. Çifte standartlı olmaması lazım.

Şu anda PKK Ortadoğu'daki temel bir demokrasi dinamiğidir. Önyargılı yaklaşmayan herkes bunu kabul eder. Bugün Ortadoğu'da IŞİD gibi faşist bir çeteye karşı en büyük mücadeleyi PKK vermektedir. Hiçbir güç gerilla kadar IŞİD'e karşı fedaice bir savaş yürütemez. Bunu son iki yıllık mücadelemiz kanıtlamıştır. YPG de Önder Apo çizgisinde fedaice savaşan bir güçtür. Bu yönüyle ortak düşmana karşı bir pozisyon almış durumdayız. Biz bundan rahatsız değiliz. Biz IŞİD'e karşı mücadeleye devam edeceğiz; ancak ABD'nin IŞİD'i büyüten, Suriye'de sorunların çözümünü bu kadar çıkmaza sokan Türkiye'nin, PKK karşısında sıkışması sonucu ikiyüzlü davranarak “Biz de IŞİD'e karşıyız” dedikten sonra Türkiye'nin geçmişte yaptıklarını görmezden gelen yaklaşımlarını anlamıyoruz. Çünkü şu anda IŞİD ve El Nusra gibi faşist çetelerin dolaylı dolaysız destekçisi hala Türkiye’dir. Türkiye'nin PKK'ye saldırmasının bir boyutu da IŞİD’in yaşadığı sıkışıklıktan dolayı onu rahatlatmak istemesidir. Kuşkusuz Türk devletinin bu saldırısı olmasaydı IŞİD üzerinde yoğunlaşmamız daha fazla olurdu.

ABD'nin IŞİD’e karşı mücadele eden güçlerin zayıflamasını istemeyeceğini biz de düşünüyoruz. Şu anda ABD'nin bize karşı doğrudan bir savaş içinde olduğunu hissetmiyoruz. Kuşkusuz Türkiye ve bazı güçler ABD'yi bizim üzerimize sürme çabası yürütüyorlar. Bunun da farkındayız. ABD'nin şu anda bize karşı saldırı içinde olması ya da bazılarını saldırtması kendileri için de tarihi bir hata olur. Umarız böyle bir hata içinde olmazlar.”

“KDP İLE SORUNLARIMIZIN KAYNAĞI TÜRKİYE”

Röportajın devamında KDP ile PKK’nın yaşadığı sorunların merkezinde Türkiye’nin olduğunu öne süren Cemil Bayık şöyle devam etti:

“Aslında biz KDP ile bizim aramızdaki bazı sorunların kaynağının Türkiye olduğunu düşünüyoruz. KDP ile Türkiye'nin çok iyi olan ilişkileri, bizim Türkiye ile mücadele içinde olmamızdan dolayı bize olumsuz yansımaktadır. Türkiye tüm dünyayla ilişkilerinde bize karşı tutumu esas alıyor. Sorun Kürtler ve KDP olunca ilişkilerin merkezine bizi koyduğu açıktır. Bu gerçekliği biz 40 yıl içinde çok iyi gördüğümüz gibi, tüm dünya bile bunu biliyor. Öyle ki, dünyanın başka bir köşesindeki bir devlet bile Türkiye'den taviz koparmak için bizi kullanıyor. İşin kötüsü, KDP de bizim güçlenmemizden rahatsız olunca Türkiye-KDP ilişkisi farklı bir biçime bürünüyor. Bizim güçlenmemizi kendisinin güçlenmesi olarak görmesi gerekirken bunu anlamıyor. Biz de KDP'nin bu yaklaşımını gerçekten de hala anlamış değiliz. Biz, KDP ile ilişkilerimizin iyi olmasını istiyoruz. Önderlik de böyle istiyor. Bunun için KDP'ye de mektuplar gönderdi. Ancak aramızda ciddi sorunlar olmasa da KDP ile ilişkilerde istediğimiz düzeyi yakalayamadık.”

Odatv.com

HURUFİCAN-ERZİNCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:05.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica